Dha Yurt Bülteni- 5

Dha Yurt Bülteni- 5

1)ZEYTİN DALI HAREKATI'NDA 47'NCİ GÜN; 2 BİN 940 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİTÜRK Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik sürdürülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nın 47'nci gününde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 940 oldu.

Dha Yurt Bülteni- 5

1)ZEYTİN DALI HAREKATI'NDA 47'NCİ GÜN; 2 BİN 940 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

TÜRK Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik sürdürülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nın 47'nci gününde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 940 oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından geçen 20 Ocak günü Türkiye'nin sınır hattı ile bölgedeki güvenlik ve istikrarın sağlanması, bölge halkının teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarılması amacıyla Suriye'nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde PKK/KCK/PYD-YPG'li ve DEAŞ'lı teröristlere yönelik başlatılan 'Zeytin Dalı Harekatı'nda 47'nci güne girildi.

Genelkurmay Başkanlığı, harekatın planlandığı şekilde teröristlere ait hedeflerin kara ve hava operasyonlarıyla imha edilmesiyle sürdürülen harekatın başından bu yana, 68'i son 24 saatte olmak üzere toplam 2 bin 940 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Harekatın planlandığı şekilde devam ettiği belirtilen açıklamada şöyle denildi:

"Harekatın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzii, silah, araç ve gereçler hedef alınmakta olup, sivil/masum kişilerin ve çevrenin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir. 'Zeytin Dalı Harekatı' kapsamında, kara ve hava operasyonları sonucunda 68 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Harekatın başlangıcından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2940 olmuştur. Hava harekatı ve kara ateş destek vasıtaları ile desteklenen kara harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir."

KİLİS/DHA

=========================================================

2)TRABZON'DA İSTİNAT DUVARI AÇIKLAMASI: ÖZENSİZ YAPILAR SÜRERSE ÇÖKMELER DEVAM EDER

 

TRABZON'da İnşaat Mühendisleri ve Jeoloji Mühendisleri Odaları tarafından kentte son günlerde çöken istinat duvarları ile ilgili ortak açıklama yapıldı. Açıklamada, mühendislik hatalarından yıkılan istinat duvarlarının yapımında kontrolsüz ve özensiz uygulamaların devam etmesi halinde, söz konusu olumsuz durumlarla karşılaşılmasının kaçınılmaz olacağı vurgulandı.Trabzon İnşaat Mühendisleri ve Jeoloji Mühendisleri Odaları tarafından yapılan ortak açıklamada son yıllarda ve özellikle de son bir yılda Trabzon ili yerleşim alanı sınırları içindeki alanlarda gerek beton, gerekse ağırlık tipi istinat duvarı görevi gören dayanma yapılarının yıkılma, devrilme, çökme gibi olaylarla sonuçlanan ciddi deformasyonlara uğradığı belirtildi. Trabzon ili yerleşim alanı sınırlarında son yıllarda artan inşaat sahaları ve bunlara bağlı yapılan temel ve yol kazı çalışmalarında şev duraylılığını sağlamak maksatlı imal edilen istinat duvarlarının sayısında da ciddi bir artış gözlendiğinin belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bu istinat duvarlarının, alanda jeolojik olarak yaygın şekilde gözlenen volkanik kökenli kayaçların ayrışmasıyla oluşan killi zeminlerde ve yine volkano-tortul niteliğindeki kayaçlar ve bunların ayrışması sonucu oluşan kil, silt, çakıl karışımlı zemin kütlelerinde konumlandırıldığı görülmektedir. Bölgenin iklimsel karakteri nedeniyle yılın her mevsiminde alınan yağış sonucu bu istinat duvarları arkasında tutulan/tutulmaya çalışılan suya duyarlı kil, silt türü kütlelerin suya doymasıyla birlikte tutucu duvar arkasında ilave bir yük oluşmaktadır. Hemen hemen çoğu 90 dereceye yakın eğimlerde açılan kazı şevlerinin yeterli düzeyde şev duraylılık analizlerinin yapılıp yapılmadığı, bu şevlerin önüne imal edilen duvarların temel derinliği, yüksekliği, boyu, kalınlığı vb. gibi boyutlandırma çalışmalarının bilimsel ölçüt ve değerlendirmelere göre mühendislik hizmeti ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, duvar arkasına yerleştirilecek olan malzeme parametrelerinin imalata uygun olup olmadığı kontrolünün yapılıp yapılmadığı, uygun yüzey ve yeraltı su drenaj yöntemlerinin uygulanıp uygulanmadığı gibi hususlar son karşılaşılan olaylar neticesinde ciddi soru işaretleri meydana getirmektedir. Bu hususlar, üzerinde düşünüp tedbir almaya muhtaç konular olarak karşımıza çıkmaktadırö

Trabzon ilinin heyelan potansiyeli göz önüne alındığında, söz konusun dayanma yapılarının gerekliliği ve öneminin ön plana çıktığına yer verilen açıklama şöyle devam etti: "Heyelan türü hareketleri ve insan eliyle açılan kazı şevlerinde oluşacak göçmeleri önleyici olması gereken bu yapıların, yukarıda sözü edilen nedenlerden ve olası mühendislik hatalarından dolayı yıkılmaları ise kentin zaten önemli bir sorunu olan heyelan problemini ikiye katlamaktadır. Söz konusu istinat duvarı yapılarının imalat öncesinde, sırasında ve sonrasında ilgili kurumlardan uzman inşaat mühendisleri ve jeoloji mühendisleri tarafından denetime tabi tutulması son derece önem kazanmaktadır. Mevcut kontrolsüz ve özensiz uygulamaların devam etmesi halinde, söz konusu olumsuz durumlarla karşılaşılması kaçınılmaz olacaktır. Bu durumun hiç arzu edilmeyecek zarar ve kayıplara mahal vermemesi adına ilgili kurumların ivedi olarak gerekli önlemleri almasında, bu amaçla yapılacak çalışmalara yasal düzenlemelerle hız vermesinde son derece önem görülmektedirö

Açıklama, "İstinat duvarları bir yapı türüdür. Yapı olarak kamuoyunun algıladığı binalar kadar önemlidir. Hassas, tüm etkenleri ile irdelenmiş önemli mühendislik eserleridir. Her yapı gibi, istinat duvarları da tek başına veya etrafındaki diğer yapılarla birlikte mutlaka gerekli mühendislik hesaplarını içerecek şekilde projelendirilmelidir.  Her yapı gibi, istinat duvarları da ruhsata tabi mühendislik yapılarıdır. İlgili yerel yönetimle ve kamu kurumları bu yapılar için tekil veya diğer yapıların eki olup olmadığına bakmadan ruhsatlandırma işlemi yapmalıdır. Ruhsata tabi her yapı, denetime de tabi olacaktır. Ruhsatı olmayan yapıların denetiminden bahsetmek mümkün değildir. İlgili meslek disiplinlerinin gözetim ve denetimi, projelendirme ve yapım sürecinin vazgeçilmez unsurudur.  Son günlerde yaşadığımız olaylardaki gibi, bir yerde istinat duvarlarında göçme olduğu zaman, sadece göçen kısmı yeniden yapmak riski ortadan kaldırmayacaktır. Göçen kısmın devamındaki tüm istinat duvarları yeniden incelemeye tabi tutularak, gerekiyorsa onların da yıkılıp, yeniden inşası gerçekleştirilmelidir" ifadeleri ile tamamlandı.  

Aleyna BAYRAM/ORTAHİSAR, (Trabzon) -

==================================================

3)ŞEHİT YAKINI VE GAZİLER MEHMETÇİK'E DESTEK İÇİN SINIRA GİDİYOR

SURİYE'nin Afrin bölgesindeki PYD-YPG/PKK ve DEAŞ'lı teröristlere yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekatı'na destek için tüm Türkiye'den toplam 3 bin şehit ailesi ve gazi Hatay'ın Hassa bölgesinde buluşacak. Merkez Yakutiye ilçesindeki Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şubesi önünde toplanan şehit yakınları ve gaziler, gözyaşları ile Hatay'a uğurlandı. Aralarında şehit annesi, babası, kardeşi ve tekerlekli sandalyeye mahküm, görme engelli gazinin de bulunduğu 50 kişilik ekibi yola çıkmadan önce Atatürk Üniversitesi Özel Vakıf okulları öğrencileri ziyaret etti. Gazilere Afrin'deki Mehmetçik ve polisler için annelerinin hazırladıkları yiyecek ve kendilerinin yazdığı mektupları teslim eden öğrenciler duygu mektupları okuyarak duygulu anlar yaşattı. Şehit yakınları ve gaziler Hatay'a götürecekleri yiyecekleri ve hediyeleri, dernek binası önünde bekleyen otobüse yükledi. Şiir ve marşlar okuyup, tekbir sesleri ile otobüse binen şehit yakını ve gazilerin vedalaşması sırasında gözyaşları sel oldu. 

 Mehmetçik'e destek vermek amacıyla, önce Hatay'a ardından Afrin bölgesine gitmek için yola çıktıklarını söyleyen Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanı Recep Akgül, "Türkiye'nin dört bir tarafına yayılan 60 şubemizden 50'şer kişilik gruplar halinde yola çıktık. Giderken de yanımıza halkın cephedeki asker ve polisleri için hazırladıkları yiyecek, giyecek ve mektupları götürüyoruz" diye konuştu.

 Sivas'ın İmranlı ilçesinde 2005 yılında operasyondan dönerken geçirdiği trafik kazası sonrası felç kalan tekerlekli sandalyeli Fırat Küçük, gerekirse cepheye bile gideceğini söyledi. Cephedeki asker ve polise moral vermek için gittiklerini ifade eden Küçük, "Biz gazilerin uzuvları eksik olsa da dağ gibi yürükleri var. Bugün deseler yine seve seve cepheye gideriz" dedi.

Gazi ve şehit yakınları, 'Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak' pankartı açarak bindikleri otobüsle yola çıktı.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Öğrencilerin gazileri ziyaret etmesi

-Öğrencilerin yazdıkları mektupları okuması

-Başkan Recep Akgül'ün konuşması

-Gazi ve şehit yakınlarının şiir okuması

-Otobüse binmeleri

-Şehit yakınlarnın ağlaması ve fenalık geçirmesi

Haber-Kamera: Turgay İPEK/ ERZURUM,

(Süre: 4.36/ 509 MB)

====================================================

4)ŞEHİT ANNESİ OĞLUNUN KIYAFETLERİNİ AFRİN'E KENDİ ELLERİYLE GÖTÜRÜYOR

HAKKARİ Yüksekova'da 6 yıl önce şehit olan Umut Bulut'un annesi Gülbahar Çayıroğlu (59), oğlunun kıyafetlerini Afrin'deki askerlere kendi elleriyle götürüyor.Türkiye Harp Malulü Şehit Dul Yetimleri Derneği Samsun Şubesi, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin'de bulunan askerlere moral vermek amacıyla Samsun'daki gaziler ve şehit yakınlarını Hatay'ın Hassa ilçesine götürüyor. Şehit Umut Bulut'un annesi Gülbahar Çayıroğlu'da oğlunun sivil ve asker kıyafetlerini operasyondaki askerlere kendisi götürüyor.

2012 yılında Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki Yeşiltaş Karakolu'na bir grup PKK'lı teröristler tarafından düzenlenen saldırıda şehit düşen Samsunlu Piyade Er Umut Bulut'un annesi Gülbahar Çayıroğlu, oğlunun kıyafetlerini önceki gün Afrin'de bulunan askerler götürmek istediğini belirtmişti. Bunun üzerine Türkiye Harp Malulü Şehit Dul Yetimleri Derneği'nin düzenlediği organizasyona katılan Çayıroğlu, kendi elleriyle şehit oğlunun kıyafetlerini Afrin'de görev yapan Mehmetçiklere verecek.

Dün akşam 22.00'de yola çıkan gaziler ve şehit yakınları bugün Hatay'ın Hassa ilçesinde olacaklar.

Etkinlik hakkında bilgi veren Türkiye Harp Malulü Şehit Dul Yetimleri Derneği Samsun Şubesi Başkanı Necati Yılmaz, "Dernek olarak Genel Merkezimizin almış olduğu bir kararla Afrin harekatına katılan Mehmetçiklerimize moral vermek, onların yanında olduklarımızı bildirmek amaçlı Hatay'ın Hassa ilçesine doğru yola çıkıyoruz.   gazilerimiz, şehit anne ve babalarımız var. Şehit kardeşlerimiz var, şehit çocuklarımız var. Toplam 44 kişi gidiyoruzö dedi.

Şehit oğlunun kıyafetlerini kendi elleriyle Afrin'deki Mehmetçiklere teslim edeceğini ifade eden Şehit annesi Gülbahar Çayıroğlu ise, "Afrin'e gidiyorum. Umudumun kıyafetlerinden götürüyorum askerlerimizi ziyaret etmek amacıyla. Kıyafetlerde Umut'un en sevdiği montu var, saati var, çok sevdiği asker üniforması var. Oradakiler de bizim umudumuz, oğlumun kıyafetleri onları korur diye içimden geldi götürüyorumö diye konuştu.

Görüntü Dökümü-HD

----------------------------

-Otobüsün önünde fotoğraf çekinmeleri

-Otobüse binmeleri

-Otobüs içerisinden detay

Türkiye Harp Malulü Şehit Dul Yetimleri Derneği Samsun Şube Başkanı Necati Yılmaz'ın konuşması

-Şehit Umut Bulut'un annesi Gülbahar Çayıroğlu'nun konuşması

-Otobüsün gitmesi

(SÜRE: 02.00 DK.)-(BOYUT: 64.3 MB)

Haber-Kamera: GÖKHAN İÇKİLLİ/SAMSUN,

=========================================================

5)YOĞUN BAKIMDAKİ AFGAN GENCİN SON İSTEĞİ ANNE VE BABASINI GÖRMEK

AFGANİSTAN'daki iç savaştan kaçıp Afyonkarahisar'a sığınan Bager Mutahari (24), 5 gün önce menenjit hastalığı nedeniyle hastanede yoğun bakıma alındı. Mutahari'nin ailesinin durumdan haberdar olduğunu ancak gelemediğini söyleyen arkadaşı Mohammad Rahim Alimi (24), yoğun bakıma alınmadan önce 'Keşke ölmeden önce annem ve babam yanımda olsaydı' dediğini söyledi.

Afganistan'da yaşayan Bager Mutahari, yaklaşık 1 yıl önce iç savaştan kaçarak yasa dışı yollarla Türkiye'ye giriş yaptı. Afyonkarahisar'a gelen Bager Mutahari, sığınmacı olarak burada yaşamaya başladı. Herhangi bir işte çalışamayan ve çeşitli derneklerin yanı sıra öğrenci değişimi programıyla Afyonkarahisar'daki hemşehrilerinin yardımıyla beslenme ihtiyacını karşılamaya çalışan Mutahari, 5 gün önce rahatsızlandı. Arkadaşları tarafından Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'ne getirilen Mutahari'ye menenjit teşhisi konuldu. Beslenme bozukluğundan kaynaklandığı belirtilen rahatsızlığı ağırlaşan Mutahari, yoğun bakımda tedaviye alındı.

AİLESİ TÜRKİYE'YE GELEMİYOR

Afyonkarahisar'a geldiğinde Bager Mutahari ile tanışan Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Sosyoloji Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Afgan Mohammad Rahim Alimi, arkadaşını hastanede yalnız bırakmadı. Yoğun bakıma alınmadan önce Mutahari ile konuştuğunu söyleyen Alimi, arkadaşının ailesinin durumdan haberdar olduğunu ancak Türkiye'ye gelemediklerini anlattı.

'ANNE VE BABASI AFGANİSTAN'DA YAŞIYOR'

Arkadaşının son nefesini vermeden anne ve babasını görmek isteğini kendisine söylediğini kaydeden Mohammad Rahim Alimi, yetkililere yardım çağrısında bulundu. Alimi, "Yaklaşık 1 yıl önce Afyonkarahisar'a geldi ve kendisiyle o zaman tanışmıştık. Sık sık bir araya gelip sohbet ediyorduk. Bir anda rahatsızlandı ve hastaneye getirildi. Acil serviste ilk müdahalesi yapıldı ve oradaki doktor ailesine bilgi vermemizi söyledi. Hastayı kaybetme durumunda sorumluluk alamayacaklarını ifade etti. Fakat ailesi burada yok. Anne ve babası Afganistan'da yaşıyor. Burada bizden başka kimsesi yok. Acildeki tedavisinin ardından yoğun bakıma alındı. 5 gündür yoğun bakımda. Yoğun bakıma alınmadan önce bana anne ve babasını görmek istediğini söyledi. Hatta, 'Son nefesimde annem ve babam yanımda olsun istiyorum' dedi" dedi.

'CUMHURBAŞKANIMIZ YARDIM ETSİN'

Mutahari'nin anne ve babasını görmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan yardım beklediklerini vurgulayan Mohammad Rahim Alimi, "Mutahari, annesi ve babasını son nefesinde görmek istiyor. Devlet büyüklerimize ve Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum; Bager Mutahari'ye yardım edin. Annesini ve babasını görmesini sağlayın. Lütfen anne ve babasını buraya getirsinler. Mutahari'nin tek isteği anne ve babasını görmek" diye konuştu.

'ANNE VE BABASINA SÖYLEDİK'

Bager Mutahiri'nin anne ve babasının Türkiye'ye gelmesi için nereye, nasıl başvuru yapacaklarını bilmediklerini aktaran Alimi, anne ve babanın durumdan haberdar olduğunu ve çok üzüldüğünü anlattı. Alimi, "Daha önce anne, babasına söylememiştik. Fakat yoğun bakıma alınınca söylemek durumunda kaldık" dedi.

SOLUNUM CİHAZINA BAĞLI YAŞIYOR

Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi göğüs cerrahisi uzmanı Mehmet Duran, Bager Mutahari'nin 5 gün önce beslenme bozukluğu şikayetiyle hastaneye getirildiğini söyledi. Mutahari'nin sağlık durumunun ciddi olduğunu kaydeden Duran, şöyle dedi:

"Uzun süre beslenme sorunu yaşamış. Bir veya iki aydır beslenmesinde ciddi problem varmış. Acil duruma geldiğinde genel durum bozukluğu vardı. Hastamız şu an itibariyle yoğun bakım ünitemizde solunum cihazına bağlı şekilde yatıyor. Enfeksiyon hastalıkları uzman doktorumuz hastamızı takip ediyor."

Görüntü Dökümü  (SD)

---------------------------------

Hastanenin dışından detay

Hastaneye gelen hastalardan detay

Hastane içerisinden detay

Hastane önünde Alimi'den detay

Mohammad Rahim Alimi'nin konuşması

Başhekim Mehmet Duran'dan detay

Mehmet Duran'ın konuşması

Bager Mutahari'nin fotosu

(Haber- Kamera: Sait KARADUMAN/AFYONKARAHİSAR,

=====================================================

6)İRAN VE IRAK'TAN HAKKARİ'YE KAYAK YAPMAYA GELİYORLAR

VAN ve Bitlis'te istenen kar kalınlığına erişelememesi nedeniyle kayakseverlerin tercihi bu yıl Hakkari oldu. Kar kalınlığının yaklaşık 1 metreyi bulduğu 2 bin 800 rakımlı Merga Bütan Kayak Merkezi, kayakseverlerle dolup taşıyor. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Reşit Güldal, Hakkari'deki Merga Bütan Kayak Merkezi'nde, İran, Irak ile komşu kentler olan Van ve Şırnak'tan çok sayıda kayaksever ağırladıklarını, bu durumdan da memnun olduklarını söyledi.

Bölgenin en yoğun kar alan kentleri olmalarına rağmen bu yıl kurak bir kış dönemini geride bırakan Van ve Bitlis'te en büyük hayal kırıklıklarından biri de kayak merkezlerini sezonu açamaması oldu. Bu durum ise, Van'a yaklaşık 200 kilometre uzaklıkta bulunan Hakkari'ye yaradı. Daha önceki yıllar Van'ın Gevaş ilçesinde bulunan Abalı Kayak Merkezi'ne giderek Mart ayı sonlarına kadar kayak yapan vatandaşların bu yılki tercihi Hakkari kent merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunan 2 bin 800 rakımlı Merga Bütan Kayak merkezi oldu. Kar kalınlığının 1 metreyi aştığı kayak merkezi özellikle hafta sonraları dolup taşıyor. Çevre kentler olan Van ve Şırnak'ın yanı sıra Irak ve İran'dan da çok sayıda kayaksever, burada kaymanın mutluluğunu yaşayıp stres atıyor.

Hakkari Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Reşit Güldal, bu durumdan oldukça menun olduklarını söyledi. Kentin özellikle kırsal bölgelerine bu yıl bölgenin aksine iyi sayılabilecek bir seviyede kar yağdığını kayak merkezindeki kar kalınlığı'nın da istenen seviyeye ulaştığını belirten Güldal, şöyle konuştu:  

"Türkiye'nin birçok yerinde kar yağmaması nedeniyle bu yıl kayak sezonu açılmazken, ilimizdeki kayak merkezinde şu an kar kalınlığı 1 metreye ulaşmış durumda. Merga Bütan kayak Merkezi, Aralık ayından bu yana kar kalınlığı istenilen seviyede. Hemen yanı başımızda bulunan Van ilinde bulunan Abalı Kayak Merkezi bu yıl sozunu açmadı. İran ve Irak  başta olmak üzere komşu iller Şırnak ve Van'dan da her hafta kayakseveler gelip burada kayak yapıyor. Bu da bizi mutlu ediyor. Şemdiden önümüzdeki yılın projelerini hazırlıyoruz. Bu porjeyle, kayak merkezimize saatte bin 200 kişi taşıyacak olan 4'lü telesiyej yapacağız. Bu anlamda Sayın Valimiz Cüneyit Orhan Toprak'a katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. İnşallah bu tesislerimizi büyüttüğümüzde, buradaki halka daha çok hizmet vereceğiz daha çok insan ağırlayacağız ve turizm açısından Hakkari'ye çok büyük bir katkı sağlamış olacağız." 

Kayak merkezine arkadaşlarıyla kaymaya gelen avukat Engin Çallı ise Türkiye'nin birçok ilinden kayak severlerin Hakkari'yi tercih ettiğini söyledi. Çallı, "Bu yıl Türkiye'de görülmemiş bir kuraklık söz konusu. Bir snowboardçu olarak Hakkari'de neredeyse Aralık ayından bu yana kaymaktayız. Mart ayı olmasına rağmen, hala burada kayak yapabiliyoruz. Nisan ayı sonuna kadar devam edeceğini tahmin ediyoruz. Türkiye'deki tüm kayakseverleri Hakkari'ye davet ediyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Kayak Merkezine gelenler

-Kayak yapanlardan genel ve detaylar

-Kayak yapmaya gelen Avukat Engin Çallı ile röportaj

-Gençlik Hizmetleri ve Spor il Müdürü Reşit Güldal ile röportaj

-Detaylar

BOYUT: 668 MB

SÜRE: 5 DK 58 SN

Mehmet ÖZKAN/HAKKARİ, - 

=======================================================

7)ANTALYA YOLLARINDA 'SİVİL SEÇİCİ GÖZ' UYGULAMASI

 ANTALYA'da kent merkezine giriş güzergahındaki 5 noktada yaya gibi görünen sivil polis memurlarıyla 'sivil seçici göz' uygulaması yapıldı. Kural ihlali yapan sürücülere çevirme noktalarında ceza yazıldı.

Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri, kentin 5 farklı noktasında kazaların yoğunlukla yaşandığı kavşaklarda denetim gerçekleştirdi. Serik, Kemer, Korkuteli, Burdur ve Isparta yolları üzerinde gerçekleştirilen uygulamada, kavşak ve yol üzerindeki ışıklı sistemlerde sivil polis memurları görev alarak denetim yaptı. Korkuteli-Antalya karayolu Nebiler kavşağındaki ışık sisteminde sivil kadın polis yol kenarında bekleyerek, sürücülerin hatalarını gözle taradı. Işık ihlali yapan, cep telefonu ile konuşan, emniyet kemeri takmayan, fazla yolcu taşıyan, hız kurallarına uymayan araçların plakalarını alan polis memuru, 2 kilometre uzaklıkta çevirme yapan ekiplere bildirdi. Eksik evrak ve kuralları ihlal eden sürücülere cezai işlem uygulandı.

SÜRÜCÜLER DENETİMDEN MEMNUN

Ölümlü ve yaralamalı kazalarda sıklıkla anılan kamyon ve TIR sürücüleri de denetlendi. Çevirme noktasında durdurulan kamyon ve TIR sürücülerinin kurallara uygun hareket ettiği ve eksiklerinin olmadığı dikkati çekti. Emniyet kemerleri takılı, takografları ve maksimum yük kapasitesini geçmedikleri görülen kamyon ve TIR sürücüleri, denetimlerin sıklaşmasından memnun olduklarını dile getirdi. Otomobiliyle Döşemealtı ilçesinden kent merkezine seyreden Ayvaz İpek, sık sık trafik ve asayiş uygulaması yapılmasından memnun olduklarını söyledi. Tahtalıbeli'nden kent merkezindeki bir beton tesisine kamyonuyla yük taşıyan Tezcan Durmaz adlı sürücü ise "Bu uygulama çok güzel. Ekipler özellikle yükümüzü ve miktarını kontrol ediyor. Fazla yük olduğu zaman bizim için de sıkıntı oluyor. Denetimler sıkı olduğu için herkes uymak zorunda kalıyor" dedi.

Bir başka kamyon sürücüsü Mehmet Bağhan da aracı kullanırken fazla yük almamaya ve sürat yapmamaya özen gösterdiğini belirterek, "Kendim hız yapmadığım gibi arkamdan hızla gelen sürücülere de elimi camdan dışarı çıkarıp 'Yavaş gidin' uyarısında bulunuyorum" dedi.

Görüntü Dökümü HD

-------------------------------

Sivil seçici göz uygulaması yapan kadın polis memuru detay

Kadın polis memurunun telsizden hatalı sürücülerin plakalarını bildirmesi

Kamyon ve otomobillerden detay

Trafik ışıklarından detay

Çevirme noktasında denetlenen sürücülerden detay

Resmi trafik ekiplerinin kamyon ve otomobilleri çevirme noktasına yönlendirmesi

Röp1: Sürücü Ayvaz İpek 

Röp2: Sürücü Tezcan Durmaz 

Röp3: Sürücü Mehmet Bağhan 

 Haber-Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA,

========================================================

8)ATIKLARDAN VE HES'DEN 30 BİN HANELİK ELEKTRİK ÜRETİLDİ

İZMİT Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A.Ş. (İZAYDAŞ) Genel Müdürü Muhammet Saraç, atıkların yakılmasıyla oluşan ısıdan, metan gazından, biyogazdan ve hidroelektrik santralinden, rüzgar enerji santrallerinden 2017 yılında 80 milyon kilowatlık enerji ürettiklerini belirterek, "Yaklaşık 25-30 bin hanelik bir enerji ortaya çıkarıyoruz. Bu da yaklaşık yüz bin nüfus eder" dedi.

İzmit Solaklar Köyü'nde 1997 yılında faaliyete geçen İZAYDAŞ, Kocaeli başta olmak üzere İstanbul, Bursa, Sakarya ve çevre illerdeki sanayi ve klinik atıkları yüksek dereceli fırınlarda yakıyor. 1997 yılından itibaren tesisin faaliyette olduğunu söyleyen İZAYDAŞ Genel Müdürü Muhammet Saraç, "Yakma tesisimizden, başından beri enerji üretimi yapıyoruz. Tehlikeli atıkların yakılmasıyla oluşan ısıdan enerji üretiyoruz. Birinci kaynağımız bu. İkinci kaynağımız evsel atıkları depoladığımız zaman organiklerin çürümesinden oluşan metandan da, çöp gazından da enerji üretiyoruz. Üçüncü kaynağımız buradaki tesisteki Türkiye'nin ilk biyogaz tesislerinden bir tanesidir. Tesislerimiz içerisinde biyogazdan enerji üretiyoruz. Dördüncü bir kaynağımız Yuvacık Barajı arıtma tesisi sahasındaki kot farkından istifade ederek kanal tipi bir hidroelektrik santralimiz var. Rüzgar enerji santrallerimiz var. Bütün bu kaynakları bir araya topladığımızda 2017 yılında 80 milyon kw saat enerji ürettik. Bunu anlamak için şöyle bir ölçeklendirme yapabiliriz. Bizim ortalama evlerimiz yılda 2 bin 500- 3 bin civarında enerji tüketir. Haneye böldüğünüz zaman yaklaşık 25-30 bin hanelik bir enerji ortaya çıkarıyoruz. Bu da yaklaşık yüz bin nüfus eder. Şöyle söyleyebiliriz, 80 milyon kw saat enerji ürettik ve bu da yüz bin nüfuslu bir yerin evsel enerji tüketimine karşılık gelmektedir ve tamamı yenilenebilir kaynaklardandır üretilmektedir" dedi.

YILDA 700 BİN TON ATIK BERTERAF EDİLİYOR

Muhammet Saraç birçok atık türünün bertaraf edildiğini belirterek, "Tabi ki bir atık tesisiyiz. Öncelikle evsel atıkları bertaraf ediyoruz. İlimizin nüfusu 1 milyon 883 bin. Bize günde bin 800 ton civarında evsel atık gelir. Evsel atık, sanayiden kaynaklanan tehlikeli atık, tıbbi atık, depolanan atık tüm bunları  üst üste koyduğumuz zaman 2017 yılında 700 bin ton civarında atık bizzat İZAYDAŞ üzerinden işlenmiştir ve bu atıkların çevreye zarar vermesi önlenmiştir artı enerji gibi değere dönüşmesi de sağlanmıştır. Yaklaşık 650 bin ton civarında sadece evsel atık geliyor, bunun dışında 40 bin ton civarında yakmaya atık geldi bir 50 bin ton civarında depolamaya atık geldi, 2 bin ton civarında tıbbi atık geldi. Bunların hepsini topladığımız zaman 700 bin tonu geçiyoruz. Bir yılda zararsız hale getirdiğimiz atıklar" diye konuştu.

'DENİZ UÇAĞIYLA TÜM MARMARAYI KONTROL ALTINA ALACAĞIZ'

Deniz uçağıyla tüm Marmara'nın havadan kontrol edileceğini açıklayan Saraç, şöyle konuştu:

"Yıllardan beri Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmit Körfezi'ne yatırımlar yapılıyor ve kontroller yapılıyor. Zaten Körfezi'nde kendini canlandırması bunu gösterdi. Bu anlamda bizim İZAYDAŞ olarak belediyemizin bize verdiği görevle, orada bir takım hizmetlerimiz var. Birinci hizmetimiz gelen gemilerin atıklarının alınıp bertaraf edilmesi işi. Bunu senelerdir yürütüyoruz. Onun dışında 4 tane deniz süpürgesi vasıtası ile deniz yüzeyini süpürüyoruz Belediyemizin verdiği görevle. Üçüncü bir hizmetimiz de denizde kirlenmeleri önlemek için bir uçak temin ettik, bu uçakla İzmit Körfezi başta olmak üzere bütün Marmara Denizi'nin kirliliğinin kontrolü hizmeti verilecek. Bu da başkanımızın bize verdiği görev ve talimatlar doğrultusunda yapıldı. Sadece körfezin temiz tutulmasıyla kalmıyor. Bütün Marmara'yı kontrol altında tutmak başkanımızın inisiyatifi ile oluşturulmuş bir proje ve biz de o projeyi fiili olarak yürütüyor olacağız. Zaman zaman deniz kazaları oluyor, geçen yıllarda bir fue oil sızıntısı oldu. Bu gibi durumlarda denize acil müdahale yetkisi için hazırlık yapıyoruz biz şu anda. Bunun için teknik ve yasal donanımlar gerekiyor. Deniz kirliliğiyle ilgili kazalara anında müdahale için, deniz kirliliğine müdahale yetkisi alacağız. Şu anda onun altyapısını hazırlıyoruz. Dolayısıyla denizle ilgili oldukça iyi hizmetlerimiz var"

Görüntü Dökümü

-------------------

-İZAYDAŞ'tan görüntüler

-İZAYDAŞ Genel Müdürü rop

-Biogaz bölümü, evsel atıklar bölümü ve tesisin içersinde detaylar

Haber: Ergün AYAZ-Kamera: Dinçer AKBİR-İZMİT-DHA

=========================================================

9)HEM ÖĞRETMEN, HEM AVUKAT

EDİRNE'de Trakya Birlik İlkokulu'nda sınıf öğretmeliği yapan Metin Küçükgüven (50), bir gün öğrencilere ders anlatırken, diğer gün cübbesini giyerek Edirne Adliyesi'nde avukatlık yapıyor. Hayalindeki iki mesleği de yapmanın kendisine büyük bir keyif verdiğini söyleyen Küçükgüven, "İnsanlara hem avukat hem de öğretmen olduğumu söylediğimde ilginç geliyor ve nasıl ikisini birden yürüttüğümü soruyorlar. Duruşma saatlerini ben okuldaki mesai saatlerime göre ayarlayıp giriyorum" dedi.

Edirne'de yaşayan evli ve bir çocuk babası olan Metin Küçükgüven, Trakya Birlik İlkokulu'nda sınıf öğretmenliğinin yanı sıra Edirne Barosu'na kayıtlı avukatlık mesleğini de yapıyor. İlkokul çağlarından bu yana öğretmen ve avukatlık mesleğinin hayali olduğunu ifade eden Küçükgüven, "Edirne'de Trakya Birlikte İlkokulu'nda sınıf öğretmenliği yapıyorum. Öğretmenlik mesleğinde 30 yılı aşkın bir süredir görev yapıyorum. Evli ve bir çocuk babasıyım, eşimde öğretmen. Okulda 3'ncü sınıf 27 öğrencim var. Öğrencilerimi gerçekten çok seviyorum. Onların sevgisi, bir şeyler öğrenmelerini bize güç veriyor" dedi.

'MESLEK LİSESİNDE OKUDUM, ÖĞRETMEN VE AVUKAT OLDUM'

Herkesin bir hayali olduğunu ancak kendisinin öğretmenliğin yanı sıra avukatlık mesleğinin de çocukluk hayali olduğunu anlatan Küçükgüven, 2001 yılına kadar devam eden hukuk okuyan öğretmenlerin avukat olmasına ilişkin yasadan faydalandığını belirterek, şöyle dedi:

 "Herkesin bir hayali vardır. Ben ilkokul sıralarında öğrenciyken, öğretmen olmak istiyorum. Lise sonlara geldiğimde hukuk okumak istedim. Aslında meslek lisesi mezunuyum ama daha sonra öğretmenlik okuyup öğretmen oldum. Hayalimdeki meslek olan avukatlığı da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi okuyup, avukatlık ruhsatımı 2000 yılında aldım. 2001 yılından sonra hukuk okuyan öğretmenler bu durumdan yararlanamaz duruma geldi. Ben geçmişe dönük hakkım olduğu için ikisini bir arada yapıyorum. Değişik yerlerde görev yapıyordum, fiziki imkanlarım yoktu. Bu nedenle baroya kayıt olup avukatlık mesleğini yapamadım. Son yıllarımda kayıt oldum ve öğretmenliğin yanı sıra avukatlık yapıyorum. Avukatlık yaparken ilk düşündüğüm sınıfımızı, öğrencilerimizi asla mağdur 

etmeyeceğim diye kararlar aldım. Bu kapsam içinde avukatlık işlerini almaya başladım. Avukatlık büromuzda iki arkadaşız, çok sıkıştığım dönemlerde benim yerime işleri yürütüyor. Mesai saatleri içerisinde öğretmenlik yapıyorum ve sınıfta bunların dışındaki zamanlarda hafta sonu soruşturmalarında avukatlık yapıyorum. Tatillerde davalara girme zamanım oluyor. Benim çocukluk hayalim öğretmenlik ve avukatlık mesleğiydi. Ben meslek lisesi elektrik bölümü okudum, öğretmenlik ve ikinci hayalim olan hukuk okudum ve avukatta oldum. Gerçekten okuması da zordu. Zor şartlarda çok uykusuz kalarak hukuk bitirdim" şeklinde konuştu.

'HAYALİMDEKİ MESLEKLERİ YAPMAK ÇOK KEYİFLİ'

Metin Küçükgüven, hayalindeki iki mesleği aynı anda yapmanın kendisine büyük keyif verdiğini kaydederek, "Hayalimdeki iki mesleği de gerçekleştirmiş hazzı keyfi bambaşka bundan dolayı çok mutluyum. İnsanlara hem avukat hem de öğretmen olduğumu söylediğimde ilginç geliyor ve nasıl ikisini birden yürüttüğümü soruyorlar. Duruşma saatlerini ben okuldaki mesai saatlerime göre ayarlayıp giriyorum. Şuanda da takip ettiğim davalar var. Ancak öğretmenliğim her zaman birinci sırada geliyor. Öğrencilerimin eğitimi benim için çok önemli" dedi.

'ÖĞRETMENİMİZ ÇOK GÜZEL DERS İŞLİYOR'

Trakya Birlik İlkokulu 3'ncü sınıf öğrencilerinden Erdem Şahin, öğretmeni Küçükgüven'in çok iyi ders anlattığını belirterek, "Öğretmenimizi çok seviyoruz. Derslerimiz çok güzel çekiyor. İyi ders anlatıyor, herkes dinliyor. Öğretmenimizin en belirgin özelliği bizi çok destekliyor. Bu yönünü çok seviyoruz, her şeye kızmıyor ve güzel ders işliyoruz" dedi. Öğrencilerden Eda Evrim'de öğretmenini çok sevdiğini ifade ederek, "Birinci sınıftan beri beraberiz, onu çok seviyoruz. Anlattıklarını iyi anlıyoruz, yanlışlarımızı hep gösteriyor. Bize örnek oluyor" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

------------------------------

Küçükgüven'in sınav girisi ve öğrencilerin kalması

Öğretmenin ders anlatması

Öğretmen ve öğrencilerden detaylar

Öğrencilere röp.

Öğretmenin okuldan çıkışı

Küçükgüven'in adliyeye girişi

Çeketini çıkarıp cübbe giymesi

Mahkeme salonunda

Küçükgüven ile röp.

Detaylar

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Ali Can ZERAY/EDİRNE,- 

========================================================

10)ATATÜRK'ÜN BURDUR'A GELİŞİ KUTLANDI

BÜYÜK Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Burdur'a gelişinin 88'inci yıldönümünde Ata'ya saygı yürüyüşü düzenlendi.

Atatürk'ün Burdur'a gelişinin yıldönümü dolayısıyla kente gelişinde karşılandığı Çatalpınar Kavşağı'ndan Cumhuriyet Meydanı'na kadar Ata'ya saygı yürüyüşü düzenlendi. Burdur Belediye Bandosu eşliğinde yapılan yürüyüşe Vali Şerif Yılmaz, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Garnizon Komutanı Albay Hakan Tutucu, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Baro Başkanı Ramazan Gedik ile öğrenciler ve vatandaş katıldı.

Cumhuriyet Meydanı'nda halk oyunları gösterisinin ardından Vali Şerif Yılmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve Garnizon Komutanı Tank Albay Hakan Tutucu tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.

Daha sonra konuşan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, "Burdur'un onur günü olarak kabul edilen bu özel günde Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ilimizde konuk etmiş olmanın gururunu, onurunu ve sevincini bir kez daha yaşıyoruz. 6 Mart 1930'da Burdur'umuza güneş gibi doğan Mustafa Kemal Atatürk'ün 88 yıl önce Çatalpınar'da yaşattığı onuru ve coşkuyu, bugün bizler aynı heyecanla yüreğimizde hissediyoruz. Bizler bu anlamlı günü kutlarken sadece büyük bir insanın ilimize gelmesini kutlamakla kalmıyor, aynı zamanda onun ilkeleri ışığında yükselen bağımsızlık ve gelişmişlik düzeyini de kutluyoruz. Atatürk yalnızca ülkemizi kan ve ateşlerden kurtaran, ulusal Kurtuluş Savaşı'na önderlik eden, zaferler kazandıran bir komutan değil, aynı zamanda ulusumuzun çağdaş, aydınlık geleceğine ışık tutan büyük bir devlet adamıydı. O bilgisi, sevgisi, hoşgörüsü, barışçılığı ve demokrat kişiliğiyle tüm insanlığın saygı duyduğu örnek bir liderdir" diye konuştu. 

Programda Atatürk'ün Burdur'a gelişi dolayısıyla düzenlenen atletizm yarışmalarında dereceye girenlere de ödülleri protokol üyeleri tarafından verildi.

Görüntü Dökümü

---------------

Yürüyüşten detay

Halk oyunları gösterisi 

Çelenk sunma 

Ercengiz'in konuşması 

Ödül töreni  

Detay

Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,

========================================================

11)DÜNYA FUTSAL ŞAMPİYONASINA OKULUN ASFALT ZEMİNLİ SAHASINDA HAZIRLANIYORLAR

ANTALYA'da Kepez Atatürk Anadolu Lisesi'nin futsal takımı oyuncuları, salonda hiç çalışmadan okul bahçesinin asfalt zemininde antrenman yaparak Türkiye birincisi oldu. Yırtık fileli, paslanmış kale direkleri olan zeminde çalışmalarını sürdüren şampiyon öğrenciler, Türkiye'yi temsil edecekleri Dünya Okul Sporları Futsal Şampiyonası'nda kupa hedefliyor.

Antalya'nın Kepez ilçesindeki Atatürk Anadolu Lisesi'ne 5 yıl önce atanan beden eğitimi öğretmeni Zafer Düğenci, okul futbol takımı kurmayı planladı. Öğrenciler arasında tarama yapan beden eğitimi öğretmeni, futbol takımı için yeterli oyuncu sayısına ulaşamadı. Futbol takımı için fikrini aldığı öğrencileriyle düşüncelerini paylaşan beden Düğenci, oyuncu sayısının daha az olması nedeniyle futsal (salon futbolu) takımı oluşturdu. Okulun futsal takımı ilk iki yılında aralıksız antrenman yaparak, müsabakalara katıldı.

ASFALT ZEMİNDE ANTRENMAN

Okulun salonu olmaması nedeniyle bahçedeki asfalt zemini futbol sahasına dönüştüren beden eğitim öğretmeni ve öğrencileri, sıcak ya da yağmurlu havaya aldırış etmeden çalışmalarına devam etti. Paslanmış direkleri, yırtık fileli kalesi bulunan asfalt sahada antrenman yapan Atatürk Anadolu Lisesi Futsal Takımı oyuncuları, yoğun çalışmalarının ardından geçen sene il birinciliği ve Türkiye ikinciliğini kazandı. Öğrencilerin futbola yönelmeye başlamasının ardından eğitimlerine daha da motive olması, ders notlarına da olumlu yansıdı.

SALONDA ÇALIŞMADAN TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLDU

Beden eğitimi öğretmeni Zafer Düğenci antrenörlüğünde, yardımcı antrenör Gülay Deran Alp Turhanoğlu'nun desteğiyle okul bahçesindeki asfalt zeminde antrenman yapan futbolcular, Türkiye şampiyonasına katıldı. Salonda hiç antrenman yapmayan Atatürk Anadolu Lisesi futbolcuları, 14-18 Şubat Zonguldak'ta finali oynanan Liseler Arası Erkekler Futsal Türkiye Şampiyonası'nda birincilik kupasını kazandı.

DÜNYA ŞAMPİYONASINDA TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDECEK

Türkiye Okul Sporları Federasyonu'nun Liseler Arası Erkekler Futsal Türkiye Şampiyonu unvanının sahibi Kepez Atatürk Anadolu Lisesi öğrencileri, 13-21 Mart'ta İsrail'de yapılacak ISF Dünya Okul Sporları Futsal Şampiyonası'na katılma hakkı elde etti. Türkiye birinciliği başarısını bir adım ileri taşıyıp dünya şampiyonluğunu kazanmak isteyen futsal takımı oyuncuları, asfalt zeminde antrenman yaparak şampiyona hazırlıklarına devam ediyor. Atatürk Anadolu Lisesi öğrencileri, şampiyonada D grubunda Brezilya, Gürcistan ve Tayvan ile karşılaşacak.

'DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNU İSTİYORUZ'

Okul futsal takımının kaptanı Azad Candan, beden eğitimi öğretmeninin oluşturduğu takımda arkadaşlarıyla çok çalışıp, Türkiye şampiyonluğunu kazandıkları için mutlu olduğunu söyledi. Atatürk Anadolu Lisesi öğrencileri olarak dünya şampiyonasında Türkiye'yi temsil edecekleri için gurur duyduklarını dile getiren Azad Candan, "Futsal salonda oynanan bir spordur ancak okulumuzun salonu olmadığı için bahçede asfaltta antrenman yapıyoruz. Takım kurulduktan sonra iki yıl çok çalıştık. Sonrasında il birinciliği ile Türkiye ikinciliği kazandık. Bu bizim kendimize güvenimizi artırdı. Bu sene Türkiye şampiyonu olduk. Dünya şampiyonasına katılacağız. Asfalt bahçede antrenman yaparak hazırlanıyoruz. Dünya şampiyonasında birincilik kazanmak istiyoruz. Asfalt zeminde antrenman yapmak çok zor. Antrenmanda çok dikkat ediyoruz. Sakatlanmalar da yaşıyoruz, önceden bir arkadaşımızın kolu kırılmıştı, asfalt sert olduğu için düşünce yaralanmalar da oluyor. Salon olmadan asfaltta çalışmak çok zor olsa da dünya şampiyonasında hedefimiz Türkiye'yi en iyi şekilde temsil edip, şampiyonluk kupasının sahibi olmak" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

----------------------

Okul dış plan görüntü

Takımın antrenmana çıkışı

Antrenmandan görüntü

RÖP: Azad Candan

Takım ve hocaların kupa ile görüntüleri

Detaylar

632 MB///05.46 (HD)

Haber: Tolga YILDIRIM-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,