Dha Yurt Bülteni-5

Dha Yurt Bülteni-5

1)AKÇAKALE'DE 3 DEAŞ'LI ADLİYE YE SEVK EDİLDİŞANLIURFA'nın Akçakale ilçesinde, jandarmanın düzenlediği operasyonda gözaltına alınan terör örgütü DEAŞ üyesi Suriye uyruklu 3 kişi, adliyeye sevk edildi.

Dha Yurt Bülteni-5

1)AKÇAKALE'DE 3 DEAŞ'LI ADLİYE YE SEVK EDİLDİ

ŞANLIURFA'nın Akçakale ilçesinde, jandarmanın düzenlediği operasyonda gözaltına alınan terör örgütü DEAŞ üyesi Suriye uyruklu 3 kişi, adliyeye sevk edildi. Akçakale İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, terör örgütü DEAŞ üyesi oldukları belirlenen Suriye uyruklu E.A., A.A. ve K.H.'yi takibe aldı. Bu kişilerin terör örgütü ile irtibatlı olduklarını belirleyen ekipler, savcılık kararıyla şüphelileri Harran ve Akçakale ilçelerinde çeşitli adreslere düzenlediği operasyonla yakaladı. Gözaltına alınan şüpheliler, sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

Jandarma ekipleri

Şüphelilerin adliyeye konulması

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Hadi KURT -ŞANLIURFA -DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 70 MB

================================================

2)SİİRT'TE VİYADÜK ASMA KÖPRÜSÜ ÇÖKTÜ 

TÜRKİYE'nin en büyük konsol viyadüklü köprüsü olan Siirt'in Pervari ilçesindeki Beğendik köprüsünün bir bölümü, henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı çöktü. Çökme sırasında can kaybı yaşanmadı. Pervari ilçesinde yapımına 2013 yılında başlanan, 150 metre yüksekliğindeki viyadükte yapılan, 410 metre uzunluğundaki Beğendik Asma köprüsü, bugün sabah saatlerinde henüz belirlenemeyen bir sebeple çöktü. 200 kişinin inşaattında çalıştığı ve bitmesine çok az kalan köprünün son bağlantılarının yapıldığı sırada büyük bir gürültüyle çöken köprü inşaatında can kaybı yaşanmadı. Köprü inşatının şantiye şefi Ali Okumuş, 2013 yılında yapımına başlanan köprünün 2018 yılında tamamlanmasının planlandığını belirterek köprünün, son bağlantısının yapıldığı sırada çöktüğünü söyledi. Beğendik köprüsünün son bağlantısının yapılırken yaklaşık 50 metrelik bölümün çöktüğü belirtildi. Köprünün neden çöktüğü konusunda mühendisler inceleme başlattı. Öte yandan 2013 yılında başlanan Beğendik asma köprüsünün, Türkiye'nin en büyük konsol viyadüklü köprüsü olduğu öğrenildi. 150 metre yüksekliğinde ve 410 metre uzunluğunda olan köprü maliyetinin de 100 milyon lira olduğu kaydedildi. 200 kişinin çalıştığı köprünün, 2018 yılı sonlarında tamamlanması planlanıyordu. 

Görüntü Dökümü

-------------------------

Köprünün yıkılmamış inşaatı devam eden köprü (Arşiv)

Genel ve detay görüntüleri

-Fotoğraflar

Haber-Kamera: Mehmet Yücel DURAK/SİİRT, -

====================================================

MUĞLA'DA FETÖ'NÜN ÇATI DAVASI BAŞLADI

3)FETÖ MAĞDURU OLDUĞUNU İDDİA EDEN SAVCI, FETÖ SANIĞININ AVUKATI OLDU

MUĞLA'da, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmasında 22'si tutuklu 41 sanığın, 'Silahlı terör örgütüne üye olma ve örgüt yöneticiliği' suçundan yargılanmasına başlandı. Fethullah Gülen hakkında ilk iddianameyi hazırlayan DGM eski Savcısı Nuh Mete Yüksel'in Muğla Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MUSİD) eski Başkanı olan, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan Sami Çoban'ın avukatı olması dikkat çekti. Yüksel'in, FETÖ'nün kumpas kasedi sonucu görevden alındığı ileri sürülmüştü.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 29 Nisan 2015 tarihinde ifadesine başvurulan gizli tanık 'Burak'ın Muğla'daki FETÖ yapılanmasına ilişkin anlatımları üzerine, dosya Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. 8 Eylül 2017 tarihinde 22'si tutuklu, 41 şüpheli hakkında 'Silahlı terör örgütüne üye olma ve örgüt yöneticiliği' suçlarından iddianame hazırlandı. 360 sayfalık iddianamede, FETÖ kapsamında Muğla'da faaliyet gösteren ve örgütün kontrolünde olduğu değerlendirilen Bereket Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş. ve Çağlayan Dağıtım Pazarlama Basım Yayın Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin ortakları, örgütün sözde il imamı ve onların yardımcısı olan kişiler ile mütevelli heyeti soruşturmaya dahil edildi. Hazırlanan iddianamede, Muğla'daki FETÖ'ye ait okul, dershane ve yurtların Bereket Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş. üzerinden faaliyete geçirildiği, örgüt üyelerinin bu şirket üzerinden sigortalanarak okul, yurt, dershane hatta örgüte ait öğrenci evlerinde faaliyet gösterdikleri, himmet, kurban, bağışı gibi paraların toplandığına yer verildi. Örgüt liderinin talimatlarının örgüt üyelerine iletildiği faaliyetler olan örgüt toplantılarının da buralarda yapıldığı, bu şirketin örgütün diğer il ve ilçelerde kontrolündeki diğer şirketler ile irtibatlı olduğu, her birinin örgütün sözde il imamına bağlı olarak faaliyetlerini yürüttükleri de iddianamede yer aldı. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, örgütün mali yapısına ilişkin deliller de ortaya konuldu. Örgüte ait çek, senet ve himmet gelirlerinin güvenilir örgüt üyelerinin adlarına kayıtlı banka hesapları üzerinden nakde çevrilip, örgütün para kuryesine verilerek, bağlı bulundukları Denizli veya İzmir'deki daha üst düzey yöneticilere elden teslim edildiği kaydedildi. Bir işadamının 2014 yılı Ocak ayında sözde il imamı İ.K.'nin (İlker Kaya) emri ile 1 milyon 63 bin ABD doları nakit parayı altı örgüt üyesine teslim ettiği, Bank Asya'ya destek olunması için bu paraların bankaya yatırıldığı tespit edildi.

İddianamede il imamı İ.K. ile il ablası A.Ç. arasında 19 Şubat 2016 tarihinde terör örgütünün gizli haberleşme sistemi ByLock üzerinden yaptıkları yazışmalara da yer verildi. A.Ç.'nin ilçelerde bulunan örgütün bölge mesulleri ile Fethiye'de tanıdık bir otelde bir veya iki gün kalınmasına ilişkin talebine, sözde İl İmamı İ.K. tarafından, "A. hocam, şu anda her taraf karışık. Siz mümkün mertebe hareket etmeyin. Yapabileceğiniz en iyi iş, ilden çıkarken tedbirli bir şekilde çıkalım. Gideceğimiz yeri kimseyle paylaşmayalım. Müessese değil, ablaların evini kullanalım. Tel kesinlikle götürmeyelim. Ekip 7 kişiyi geçmesin" yazdığı ortaya çıktı.Muğla çatı iddianamesinde sözde il imamı olan İ.K.'nin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini açıklamasının ardından, bu davanın tutuklu sanıklarından olan O.Ö.'nün yakınlarına cezaevinden bir pusula gönderdiği ortaya çıktı.

DAVA BAŞLADI

FETÖ/PDY Muğla çatı davasının ilk duruşması Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin duruşma salonuna dönüştürülen Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Salonu'nda bugün başladı. 22'si tutuklu sanık, yoğun güvenlik önlemleri altında cezaevi ring araçlarıyla duruşmanın görüleceği salona getirildi. Tutuksuz sanıklardan da gelerler oldu. Avukatlar da hazır bulundu.

Öte yandan Fethullah Gülen hakkında ilk iddianameyi hazırlayan DGM eski savcısı Nuh Mete Yüksel'in, Muğla Sanayici ve İşadamları Derneği'nin eski başkanı olan, FETÖ/PDY soru7şturması kapsamında tutuklanan Sami Çoban'ın avukatı olması dikkat çekti.

Duruşma kimlik tespitiyle başladı.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Şüphelilerin cezaevi aracıyla getirilişi

-Şüphelilerin araçtan indirilişi ve salona götürülüşü

Haber-Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

=====================================================

4)ODASININ TAVANINA KENDİSİNİ İPLE ASIP, İNTİHAR ETTİ 

ŞANLIURFA'da yaşayan Ömer Faruk M. (21), odasında kendisini tavana iple asarak, yaşamına son verdi.Olay, merkez Hekimdede Mahallesi'nde meydana geldi. Odasına giren Ömer Faruk M., kendisini iple tavana astı. Bir süre sonra odaya giren yakınları tarafından tavanda asılı bulunan genç için polis ve sağlık ekiplerinden yardım istedi. Eve gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Ömer Faruk M.'nin yaşamını yitirdiği belirlendi. İntihar eden gencin cenazesi, otopsi için Adli Tıp Kurumu'na götürülürken, intiharın nedenine ilişkin soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü

---------------------

Olay yerinde toplanan kalabalık      

Cenaze aracının gelmesi      

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali LEYLAK-ŞANLIURFA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 58 MB

=====================================================

(ÖZEL)

5)ÜNLÜ DAĞCIDAN DOĞA YÜRÜYÜŞÜ VE TIRMANIŞ UYARILARI

AKDENİZ Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) öğretim görevlisi ve Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Antalya Birim Sorumlusu Yılmaz Sevgül, son yıllarda popüler olan günübirlik yürüyüşlerde kişilerin doğaya eğitim verilmeden çıkarıldıklarını söyledi. Sevgül, "Kişinin kalp hastalığı, panik atağı var mı? Psikolojileri uygun mu? Bunların hiçbiri bilinmeden serseri mayın gibi birisini alıp, dağa taşa götürüyorlar" dedi.2010 yılında 8850 metrelik Everest'in zirvesine Türk bayrağı diken Türkiye'nin ünlü dağcılarından Yılmaz Sevgül, doğa yürüyüşlerinin ciddi bir iş olduğunu, yürüyüş öncesi kişiye 8 saatlik temel eğitim verilmesi gerektiğini belirtti. Doğa yürüyüşünde kullanılacak gözlükten çantaya, ayakkabıdan batona kadar her şeyin çok önemli olduğunu vurgulayan Sevgül, kişinin doğada olmasının felsefi ve etik yönden anlatılmasının da bu eğitimin bir parçası olduğunu dile getirdi.

Yurt dışında günübirlik yürüyüşlere katılmak isteyenlerin giysi, ayakkabı, çanta gibi malzeme bilgisinin yanı sıra doğada olmanın felsefi ve etik yönleriyle ilgili 8 saatlik temel eğitim aldıklarını anlatan Sevgül, "Doğaya çıkacak kişilere malzeme bilgisinin yanında 'Neden doğadayız?' ve 'Doğada nasıl davranmalıyız?' sorularının etik ve felsefi yönleri anlatılmalı. 'Giysi seçiminde hangi giysi, nasıl kullanılacak, hangi çanta daha uygun, yürürken nasıl beslenmek gerekir, nasıl mola verilir' gibi pek çok sorunun yanıtı katılımcılara anlatılmalı. En basitinden çanta bile doğru seçilmemişse kişiyi olumsuz etkiler. Duruş bozukluğuna neden olur. Mesela doğada mutlaka güneş gözlüğü kullanılmalı. Gözlüğün filtre özelliğini bilmiyorsanız kırıcı özelliği yoksa sürekli doğaya çıkan bir kişi, gözleriyle ilgili sorun yaşayabilir" dedi.

'KİŞİNİN HASTALIKLARI BİLİNMELİ'

Doğa yürüyüşlerinde kişinin sağlığının uygun olup, olmadığının bilinmesinin önemine değinen Sevgül, "Kişinin kalp hastalığı, panik atağı var mı? Psikolojileri uygun mu? Bunların hiçbiri bilinmeden serseri mayın gibi birisini alıp, dağa taşa götürüyorlar. O anda bir kriz yaşansa kentten çok uzaktasınız. Hangi müdahaleyi yapabilirsiniz? Hangi grup yanında doktor götürüyor ki? Eğer doğaya çıkacak kişiye 8 saatlik temel eğitim verilirse o zaman kişi hakkında bilgi edinilebilir" diye konuştu.

Yürüyüş gruplarının standardının 20 kişi olduğunu da vurgulayan Sevgül, bu sayının en fazla 40 olabileceğini söyledi.

'EVEREST'TE TERLESEK DONARDIK'

Doğa sporlarında kullanılan giysilerin çok önemli olduğunu anlatan Sevgül, "Bazı giysiler hareket halinde, bazı giysiler durduğunuz zaman kullanılır. Mesela hareket halinde kullanılan ürünlerin soluma özelliği çok fazladır. İçeriye hava ve suyu geçirmez, içeride bulunan ısınızı süpürmez. O zaman vücut terlemez ve durduğunuz zaman da üşümezsiniz" dedi.Everest'e 2010 yılında üç kat giysiyle çıktıklarını hatırlatan Sevgül, "Everest tırmanışında hızlı olduğumuz ve terlemek istemediğimiz için kıyafetlerimizi ona göre belirledik. Terlemememiz gerekiyordu; çünkü durduğumuz anda donardık. Kaz tüyü giymiş olsaydık terlerdik. İçimiz ıslak olduğu için de durduğumuz anda donardık. Dağcılıkta giysi seçimi kişiye göre değişebilir. Yavaş hareket eden dağcılar, kaz tüyü tercih edebilir. Burada önemli olan giyside katmanları iyi seçmek" diye konuştu.

'HAFTADA BİR GÜN YÜRÜMEK TEHLİKELİ'

Haftada bir gün uzun yürümenin tehlikeli olduğuna dikkat çeken Yılmaz Sevgül, şunları söyledi:

"Haftada bir gün yürüyüp, diğer günlerde durağan yaşantı varsa bu iyi değil. Haftada birkaç gün bu uzun yürüyüşü destekleyici en az 40 dakikalık yürüyüşler yapılmalı. Bunun nedeni, kasları kuvvetlendirmektir. Haftada bir gün doğada 15 km yürüyen biri, orta yaş üstüyse dizlerdeki ve eklemlerdeki tahribat artar. Bir sonraki aşamada kronikleşmeye başlar. Bu eklemlerin en büyük destekleyici bacak kaslarıdır ve bu kasların kuvvetlendirilmesi gerekir. İnsanların birçoğu, birkaç yıl yürüdükten sonra diz eklemi sorunu yaşıyor."

'AYKIRI DAVRANIŞLAR GÖRÜLEBİLİYOR'

İnsanın doğayı sonsuz bir özgürlük alanı olarak gördüğünü kaydeden Sevgül, şöyle konuştu:  

"İnsan, doğanın içinde nasıl var olması gerektiğini bilmiyor artık. Bağırıyor, çağırıyor, taşları yuvarlıyor. Aykırı davranışlarda bulunuyor. Mesela tek sıra yürümek istemiyor. Oysa ki tek sıra yürümek, hem doğayı tahrip etmemek adına hem de kendi güvenliği için çok önemli. Çünkü öndeki rehber, nereden geçiyorsa o da oradan geçiyor. Mesela yüzde 25 eğimli bir yerde taş yuvarlansa ve grup dağınık olarak yürüyorsa o yuvarlanan taş mutlaka birisine çarpar. Ölümcül bir hata olur. Karda dağınık yürürseniz çığı düşürürsünüz; ama aynı hattı takip edip adımlarınızı büyük atarsanız çığ oluşmaz."

'DOĞAYA HAK EDEN ÇIKMALI'

Doğa yürüyüşü yapan kişinin etrafıyla ilgili olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz Sevgül, "Kişi, doğadaki renklerin güzelliğini fark etmiyorsa yaprağın sesini duymuyorsa grup lideri, o kişiyi buna odaklanmaya zorlamalı. Mesela sonbaharda eğer kırmızı, sarı, turuncu renkler gördüğünde insanın ruh hali eğer başka bir yere gitmiyorsa o rehber, hedefine ulaşamamış demektir. Bazı insanlar, doğaya, estetiğe, duyarlılığa kapalıdır. O yürüyüşteki amacı sosyalleşmektir. Böyle insanlara, belki acımasız olacak ama 'Sen buraya göre değilsin' demek gerek. Benim felsefem, doğaya hak eden çıkmalıdır" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

Yılmaz Sevgül'ün doğada yürürken görüntüleri

RÖP: Yılmaz Sevgül

Yılmaz Sevgül'ün doğaya çıkarken kullanılan malzemeleri anlatması

Yılmaz Sevgül arazideyken çekilmiş drone görüntüleri

534 MB/// 04.46

HABER: Selma KUNAR- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA,

======================================================

6)MERSİN'DE SAHTE İÇKİ OPERASYONU

MERSİN Emniyet Müdürlüğü ekipleri, düzenledikleri operasyonda 325 şişe sahte içki ele geçirdi.

Aldıkları istihbari bilgiyi değerlendiren KOM Şube Müdürlüğü Kaçakçılık Büro Amirliği görevlileri, Mersin'in sahte içki imalatı yaptığı belirlenen Z.G. ve A.Y.'nin içinde bulunduğu aracı durdurdu. Araçta yapılan aramada 325 şişe sahte içki ele geçirildi. Gözaltına alınan Z.G. ve A.Y. işlemlerinin ardından adliyeye sevkedildi. 

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Şüphelilerin içerisinde olduğu araç takip edilirken 

-Ekipler aracın önünü keserken

-Şüpheliler yere yatırılırken

-Araçta arama yapılırken

-Bagajda bulunan şişeler

-İçkilerin görüntüsü

-Genel ve detay görüntüler

SÜRE: 01: 51  BOYUT: 60.13 MB

Haber-Kamera: MERSİN,

==============================================

7)FETÖ OPERASYONUNDA ÖĞRETMENLİKTEN İHRAÇ EDİLEN 3 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

AKSARAY'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)  soruşturması kapsamında daha önce öğretmenlikten ihraç edilen 3 kişi gözaltına alındı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, aynı soruşturmada öğretmenlikten ihraç edilen 3 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Bunun üzerine polis tarafından bugün sabah saatlerinde eş zamanlı yapılan operasyonda 3 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere Emniyet Müdürlüğü'nü götürüldü. 

Görüntü Dökümü 

----------------

Şüphelilerin sağlık kontrolüne getirilmesi 

Salğık kontrolünden çıkartılması 

Haber- Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ AKSARAY DHA)

===================================================

(ÖZEL)

İNGİLİZ ELLEN İLE EVRİM'İN AŞKI ERCİYES'TE ZİRVE YAPTI

8)ERCİYES'TE SONLANAN BİR AŞK HİKAYESİ

İNGİLİZ içmimar Ellen Dunkason (21) ile Kayserili dağcı-kayakçı ve Üniversite son sınıf öğrencisi Evrim Ünal arasında internet üzerinden başlayan1 yıllık aşk, Erciyes dağında meşaleli,alevli,havai fişekli ve şampanyalı bir geceyle bembeyaz karlar üzerinde mutluluğa dönüştü. Türk genci Evrim, İngiliz Ellen'e aşkını, renkli görüntüler arasında evlilik teklif edip, yüzük takarak noktaladı. 2016 yılında internette tanışan Hacette Üniversitesi İngilizce Eğitim Fakültesi son sınıf öğrencisi Kayserili  Evrim Ünal, İngiliz kızı Ellen Dunkason'a  tutkunu olduğu Erciyes dağında evlenme teklif etti. Kısa sürede  arkadaşlıkları aşka dönüşen  Evrim ve Ellen  hayatlarında ki bu önemli  kararı Erciyes dağının 2 bin 100 metredeki Tekir yaylasında  kendilerini ilgiyle izleyen yerli ve yabancı turistlerin arasında ilan ettiler. Evrim Ünal, aralarındaki yazışmalar sonrası Ellen'i,2 kez Türkiye'ye çağırarak, Erciyes dağında ağırladı. Kayserili genç, ateş bacayı sarınca bu kez İngilis sevgilisini, babası mühendis Ray ve annesi Lynn'ı Kayseri'ye davet ederek annesi Nuray Karakaya ile tanıştırdı.  Dunkason ailesi Kayseri'de bir hafta kaldıktan sonra dönüş hazırlığına geçerken Evrim Ünal, çok küçük yaşlardan beri hem zirvesine çıktığı hem de vadilerinde snowboard yaptığı Erciyes dağına olan tutkusu yüzünden  evlilik teklifini de   Erciyes'te yapmanın çok daha anlamlı olacağını düşündüğü için sürpriz bir proğram yaptı. Sonra, Erciyes Dağında 2bin 100 metre irtifadaki Tekir yaylasında ve kendi spor kulübü olan Arlbergspor kulübü tesisleri önünde renkli bir evlilik teklifinin hazırlıklarını tamamladı. Metal, çok büyük harflerle dağa,İngilizce  'Will u marry me' yazan ve harflerin ateşlenmesiyle bütün dağda görünen evlenme teklifi yazısının önüne damat adayı Evrim Ünal,snowboardla kayarak geldi.  Sonra İngiliz kızın parmağına yüzük takarak, evlilik teklif etti. Birlikteliklerini patlatıkları şampanya ile kutlayan Evrim Ünal ve Ellen  bu mutluluklarını   aileleri ve yakın dostları ile birlikte paylaştılar. İngiltere'den ilk kez Kayseri'ye gelen Ellen ve ailesi de bu mutlu tablo karşısında mutluluk gözyaşlarını tutamadı. Anne Nuray Karakaya "Sevginin aşkın sınır tanımadığının en güzel kanıtı olan  değerli oğlum ve sevgili  Ellen'e ömür boyu mutluluklar diliyorum. Düğünlerini de dağda, sporcusu olduğu Alberg kulübünde yapacağız" dedi

Görüntü Dökümü

--------------------

-Erciyes Kayak Merkezinde sürpriz evlilik teklifi yapılması

-Dama Evrim'in snowboardla kayarak ateşli evlilik yazısının önüne inmesi

-Ateşle evlilik yazısının yazı yazılması

-Damat adayının diz çöküp İngiliz kıza evlilik teklif etmesi

-Çiftin eglenmesi

-Kızın ve ailesinin konuşmaları

-Genel detay

Haber: Oktay ENSARİ - Kamera: KAYSERİ,DHA)

DV 1 Dosya 6 Dakika 26 Saniye/ 392 MB

=======================================================