Dha Yurt Bülteni-5

Dha Yurt Bülteni-5

Saray'da selde şehit olan askerin cesedi bulundu (3)SELE KAPILAN ARAÇTA BULUNAN AKSOY: HERKES BİR YERLERE TUTUNTUSaray'da Topçu Onbaşı Sefa Parhan'ın sela kapılarak şehit olduğu araçta bulunan ilçede emlakçılık yapan 26 yaşındaki Murat Aksoy, yaşadıkları hayatta kalma mücadelesini anlattı.

Dha Yurt Bülteni-5

Saray'da selde şehit olan askerin cesedi bulundu (3)

SELE KAPILAN ARAÇTA BULUNAN AKSOY: HERKES BİR YERLERE TUTUNTU

Saray'da Topçu Onbaşı Sefa Parhan'ın sela kapılarak şehit olduğu araçta bulunan ilçede emlakçılık yapan 26 yaşındaki Murat Aksoy, yaşadıkları hayatta kalma mücadelesini anlattı. Çerkezköy Devlet Hastanesi'ndeki kontrolünden sonra taburcu edilen Aksoy, ölümle burun buruna geldiği için çok endişe ettiğini ifade eden Aksoy, şunları anlattı:

"Çok yağış oldu, dereler taştı. Sonra askerler ve polisler vardı. Derenin karşısındaki yolda yardım isteyenler vardı. Sel suları dere yolunun üzerinden aktığı için mahsur kalmışlardı. Daha sonra zırhlı personel taşıyıcı aracı geldi. Mahsur kalanları kurtarmak için 4 asker, 2 polis ve ben araca bindik. Araçla karşıya geçerken sol taraftan beton gibi bir yere çarptığımızı hissettim. Çarpmadan sonra hakimiyetini kaybetti ve araç sel sularında sürüklenmeye başladı. Biz dere sularına kapıldık ve su aldığını fark ettik. Aracın üst kapağı açıktı 400 metre sürüklendikten sonra oradan dışarı çıktık. Açık olmasaydı hepimiz boğulurduk. Sağ tarafa doğru yattığında bizde kapaktan dışarı çıktık. Bizde hemen atladık içinden, akıntıya kapıldık. Bazıları çok su yuttu, bir yerlere tutunmaya çalıştık. Bir iki defa dalıp çıktım ve sığ bir noktaya geldim. Ayağa kalkıp kendimi sabitlemeye çalıştım. Üzerimdeki montu çıkardım herkes o anda bir yerlere tutundu" dedi.

Sel sularına kapılan askerin bir ağaca tutunduğunu bir süre sonra gözden kaybolduğunu anlatan Aksoy şunları söyledi: "İki asker iki ağaç vardı derenin ortasında ona tutundular. Kepçe ve halatla yardım edip bizi kurtarmaya çalıştılar. Beklediğimiz sırada askerin sesini duydum, 'ben yüzme bilmiyorum' diyordu. Sonra gitti diğer asker arkadaşı da arkasından 'gitti' diye bağırdı. Asker gözden kayboldu. AFAD ve polis ekipleri botla nehre girip bizi kurtardılar. Kurtarma sırasında bile çok zorlandılar, akıntı vardı. O askerimiz bir yerlerde tutunmuştur diye umuyorum. Ben o an ölümle burun buruna geldiğimi hissettim. Bir iki kez suya battığımda öleceğimi zannettim. Kendimi toparlayınca kurtuldum diye düşündüm. Çok farklı bir duyguydu, bir anlık boşlukla bir anda sele kapılabilirdim. Yüzerek geçmek bile aklıma geldi ama akıntı çoktu. Sonra bot gelip kurtardı"

Görüntü Dökümü:

-Murat Aksoy detay

-Aksoy'un yaşadıklarını anlatması

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Mehmet YİRUN-Şenol AKSOY/SARAY(Tekirdağ),-

======================================

Saray'da selde şehit olan askerin cesedi bulundu (4)

ŞEHİDİN ŞARKI SÖYLERKEN GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

Saray'da askeri zırhlı personel taşıyıcı aracın sele kapılması sonucu şehit olan Topçu Onbaşı Sefa Parhan'ın birliğinde asker arkadaşlarına şarkı söylediği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı.  Saray 3'üncü Zırhlı Tugay Komutan Yardımcılığı Orgeneral Fatih Türesel Kışlası'nda vatani görevini yürütürken şehit olan Parhan'ın, kışlada bir arkadaşının çaldığı saz eşliğinde Orhan Ölmez'in, 'Su Misali' adlı şarkısını söylediği ortaya çıktı.

Şehit Parhan'ın söylediği şarkının görüntülerine sosyal medya hesabına, "Anca böyle geçer günler. Amatörce yaptık birşeyler" notuyla paylaştığı görüldü. 

Görüntü Dökümü

-----------------------------

Şehit Sefa Pahan'ın şarkı söylemesi

Haber: Engin ÖZMEN-Mehmet YİRUN/SARAY(Tekirdağ),

===========================================

Zonguldak'ta dalga boyu 4 metreye ulaştı

 

ZONGULDAK'ta, şiddetli rüzgar nedeniyle  denizde 4 metreye ulaşan dalgalar oluştu.

Kentte aralıklarla yağan yağmurla birlikte şiddetli rüzgar etkili oldu. Saatteki hızı yer yer 30 kilometreyi bulan rüzgar nedeniyle denizde metrelerce dalgalar oluştu. Zonguldak Limanı'nda kayalıklara çarparak yükselen dalgaların boyu 4 metreyi buldu. Dalgalar, zaman zaman mendireği aşarak liman içine kadar ulaştı. Şiddetli rüzgar nedeniyle balıkçı tekneleri ve kuru yük gemileri denize açılamadı.

Görüntü Dökümü:

-Dalgalardan detaylar

-Limanı aşan dalgalar

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

==============================================

İçki masasındaki tartışmada kan aktı

BALIKESİR'in Edremit İlçesi'nde, içki masası kuran iki arkadaş arasında henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan tartışmada 52 yaşındaki Ahmet Bilgiç pompalı tüfekle vurularak öldürüldü. Katil zanlısı Ali A. gözaltına alındı.

Olay, bugün saat 02.30'da, Akçay Mahallesi Leman Akpınar Caddesi Sarıkız Mevkii'nde bulunan deniz malzemeleri satışı yapılan işyerinde meydana geldi. Ali A. ve Ahmet Bilgiç, gece işyerinde içki masası kurup viski içti. İlerleyen saatlerde bilinmeyen bir nedenle tartışma çıkınca Ali A., pompalı tüfekle tek el ateş ettiği Ahmet Bilgiç'i yaraladı. Silah sesini duyan, çevrede devriye görevindeki polis ekibi, olay yerine gitti. Ali A. polise teslim oldu. Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Ahmet Bilgiç'in öldüğü belirlendi. Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Bilgiç'in cesedi otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanı sürdüğünü, aşırı alkollü olan Ali A.'nın işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Olay yerinden detaylar

Olay yerinde incelemeler

Nöbetçi savcının incelemesi

Cenazenin götürülmesi

Haber- Kamera: Fatih Emrah ERDOĞAN / EDREMİT (Balıkesir),

===================================================

Fuhuş için geldi, kilo alınca kendi çetesini kurdu

ANTALYA'da fuhuş operasyonunda 10 yabancı uyruklu kadın ile kadınları fuhşa zorlayan 4 kişi yakalandı. Çetenin lideri olduğu belirtilen 42 yaşındaki K.T.'nin 15 yıl önce Antalya'ya geldiği, uzun süre fuhuş yaptıktan sonra kilo alınca kendi çetesini kurduğu, 2'si akrabası 12 kadını yanında çalıştırdığı ortaya çıktı

Antalya Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro ekipleri, kent merkezinde belirlenen, aralarında bazı otellerin de bulunduğu adreslere 3 gün önce sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Fuhuş yaptıkları öne sürülen 4 Ukrayna, 2 Gürcistan, 2 Kazakistan, 1 Kırgızistan ve 1 Moldova uyruklu 10 kadın gözaltına alındı. Yabancı uyruklu kadınları fuhşa zorladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan K.T., M.T., M.K. ve M.A. Asayiş Şube Müdürlüğüne götürülerek ifade alma işlemi tamamlandı.

Operasyonda çetenin lideri olduğu belirtilen K.T. ve M.T.'nin evli çift oldukları ortaya çıktı. Polis, K.T.'nin 15 yıl önce Türkiye'ye gelip Antalya'ya yerleştiği, para karşılığı fuhuş yaptığı, defalarca polis tarafından gözaltına alınıp işlem yapıldığını belirledi. Fuhuş yapmaya devam eden K.T'nin kilo alması nedeniyle kendi çetesini kurduğu ve yanında 2'si akrabası 12 kişiyi çalıştırdığı ortaya çıktı.

Yabancı uyruklu kadınlardan birinin 3 aylık hamile olduğu, 7 yaşında erkek çocuğu bulunduğu HIV virüsü taşıdığı ortaya çıktı. İfadeleri alınan yabancı uyruklu 8 kadın İl Göç İdaresi tarafından sınır dışı edildi. 4 şüpheli ise sağlık kontrolü sonrasında adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

Şüphelilerin şubeden çıkışı

Polis aracına binmeleri

Aracın adliyeye gidişi

 Haber: Bülent TATOĞULLARI- Kamera:  Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

=========================================================

Kanlı Tabya Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi oldu

RUSLAR'ın bir gece baskınında 600 kişilik bir tabur askerin şehit edilmesi ve yakın çatışmalar nedeniyle duvarlarının kanla kaplanması üzerine 'Kanlı Tabya' adı verilen tabya, Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi olarak turizme açılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 2015 yılında başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarında sona gelindi.

Kanlı Tabya, daha önceleri bakımsız ve atıl durumdaydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın girişimleri sonucu bölge kurtarılmaya başlandı. Çevre düzenlemesi yapıldı, binanın taşları temizlendi aslına uygun şekilde korundu. Bu çalışmalar kapsamında 1921 Kars Antlaşması için Kars'a gelen Rus generallerinin Kazım Karabekir Paşa'ya hediye ettiği Kars Müze Müdürlüğü bahçesinde bulunan Beyaz Vagon da sergilenmek üzere Kanlı Tabya bahçesine getirildi.

Halitpaşa Mahallesi'nde 7 bin metrekare alan üzerinde 1200 metrekare kapalı alana sahip Kanlı Tabya'daki çalışmalar açılış öncesi hızlandırıldı. Kanlı tabyadan içeri girenleri ilk olarak sizi tabya ile ilgili, "1828 yılında Rusların bir gece baskını esnasında bu tabya içerisinde bulunan bütün askerlerin şehit edilmesi üzerine tabyanın adı halk arasında Kanlı Tabya olarak kaldı" bilgi notu karşılıyor. Teknolojik olanaklar kullanılarak tasarlanan projede, görsel efektler, interaktif kurgular ve ses efektleriyle yakın tarihimizde cereyan eden olayların bir kez daha canlandırılması amaçlandı.

Girişin yanı başında sonsuzluğa giden bir ışık kervanı görülüyor. Aynalar vasıtasıyla bu görüntü özellikle verildi. Işıkların bulunmuş olduğu yerde askerlerin o dönem kullandıkları çarıklar var. Bu çarıklar ışıklandırılarak şehitlerimizin sonsuza kadar anılması için bir görüntü oluşturuldu. Tabya içerisinde 3 oda da ise interaktif canlandırmalar yapıldı. Tabyada kalan askerlerin revir, ameliyathane ve mutfak bölümlerinde gerçeği aratmayan dizaynlar yapıldı. İnsan maketlerinin gerçeği yansıtan görüntüsü görenleri adeta o günlere geri götürüyor. Yaralı askerler, ameliyat edilen askerler ve kovuşta istirahata çekilen askerlerin mektup okuması, düşünmesi ve dolaşması anlatılıyor. Yine o günlerde tabya içerisindeki askerlerin iaşelerinin karşılanması için bulunan mutfakta çalışan askerlerin görüntüleri ve yine o dönem kullanılan malzemeler bulunmakta. Heybesinden, güğümünden ve yiyecek olan mısır, biber, kuru soğan, patates ve yumurtalar bulunmakta. Kovuşta ise askerlerin bazıları yaralı halde geziniyor, bazıları mektup okuyor bazıları da düşünüyor.

Kahramanlık destanlarını yazan bu milletin kurtarıcıları önce Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları yanı başında Kafkas Cephesindeki komutanların fotoğraf ve kısa bilgilerinin de bulunmuş olduğu bölümünde bulunduğu tabyada o dönemlere ait top mermileri ve savaş malzemelerinin teşhir edildiği can korumalı oda bulunuyor. Çalışmaların son aşamaya geldiğini, teşhir tanzim çalışmalarının da bitmek üzere olduğunu söyleyen Kars Müze Müdürü Necmettin Alp, bu müzenin Türkiye'nin üçüncü interaktif müzesi olduğunu belirterek şöyle dedi: "Türkiye'de en çok tabyanın olduğu 46 tabyaya sahip olan Kars'ta en önemli tabya Kanlı Tabya'dır. 1801-1803 tarihlerinde Padişah 3'ncü Selim tarafından yaptırılmış, ilk yaptırıldığında ismi Yani Tabya'dır. Ancak. 1828 tarihinde Rus savaşları sırasında bir baskın yapılarak tabyadaki yaklaşık 600 askerimizin (Bir tabur) bir gece baskınında şehit edilmesi sonucu Kars halkı arasında adı Kanlı Tabya olarak anılmıştır. O tarihten beri de Kanlı Tabya olarak biliniyor" diye konuştu.

Binanın yaklaşık 7 bin metrekare bir alan üzerine kurulduğunu bunun 1200 metrekaresinin kapalı alan, 4 ana bölümden oluşan 2 büyük salon, 4 ayrı yan salonlarla birlikte 6 salondan oluşan bölümlerin mevcut oduğuna değinen Alp, şöyle dedi: "Yakın tarihimizi ilgilendiren yani; 1854-55 Kars Zaferi'nden 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi'nden (93 Harbi) ve Kurtuluş Savaşı'ndan Kars'ın önemli değerlerini, şahsiyetlerinin bilgi panolarının bulunduğu bu dönem içerisinde 150 yıllık yakın tarihimizde Rus ve İran savaşlarında özellikle Rus savaşlarında top mermisi ve benzeri askeri savaş malzemelerinin sergilendiği interaktif bir müze. Türkiye'de interaktif özellikli Çanakkale Tabya Müzeleri var, ikincisi Edirne Tabyaları, üçüncüsü de inşallah Kars'ta açılıyor. İnteraktif özellik; elektronik donatılarla tanıtım ve seslendirme yapılan, o günkü şartlarda oluşan atmosferi ziyaretçilere daha vurgulu şekilde anlatmak için sesli ve görüntülü sunum yapılarak müzede tanıtımı sağlanacak." 

Müzenin teşhir tanzim çalışmalarının Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü uzmanları, Kars Müze Müdürlüğü uzmanları ve ilgili firmanın denetimi ve kontrolünde Kafkas Üniversitesi'nden Prof.Dr. Selçuk Ural'ın bilimsel danışmanlığında çalışmaların hızla devam ettiğini ifade eden Müze Müdürü Necmettin Alp, böylelikle Kars'ta ikinci bir müze açmanın mutluluğu ve heyecanı içerisinde olduklarını belirtti.

BEYAZ VAGON MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN KANLI TABYA'YA GETİRİLDİ

1921 Kars Antlaşması için Kars'a gelen Rus generallerinin Kazım Karabekir Paşa'ya hediye ettiği Beyaz Vagon'un Kanlı Tabya bahçesinde sergilenmek üzere Haziran ayında Tabyaya getirildiğini ifade eden Alp, iç düzenlemelerinin de tamamlandığını, bilgi yazıları ve diğer resimlerle birlikte demirbaş etnografik eserlerin tamamını götürdüklerini ve Beyaz Vagon'un da açılışa hazır hale getirildiğini, gerek Kanlı Tabya gerek dış mekan unsurları ve gerekse kazım Karabekir Paşa'ya ait Beyaz Vagon'un açılışla birlikte ziyaretçilere sunulacağını kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Binadan dış görüntüler

-Kazım Karabekir Vagonu genel ve detaylar

-İç dizayndan detaylar

-Gerçeği aratmayan asker figürleri

-Müze Müdürü Necmetti Alp'in konuşması

Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK / KARS,

============================================

Kocaoğlu: Kentsel dönüşüm değil mülkiyete tecavüz yasası 

BAŞBAKAN Binali Yıldırım'ın dün açılışını yaptığı, Ege Ekonomik Forum'unun ikinci gününde açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu yaptı. Kocaoğlu, kentsel dönüşüm yasasının 'mülkiyete tecavüz yasası' olduğunu öne sürerek, "Bir yeri bakanlık imara açıyor. Kentsel dönüşüm yapıyorum diye oraya site yapıyor. Buna kentsel dönüşüm denmez. Bu kentsel dönüşüm değil. Bu konut üretimidir. Bir de son çıkan yasa var. Ben bunu 'mülkiyete tecavüz yasası' diye tabir ediyorum" dedi.

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Ege Ekonomik Forumu'nun ikinci gününün açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yaptı. Kocaoğlu, İzmir'in hormonlu büyümeyi reddettiğini, kentin büyümesinde ranta değil planlara öncelik verdiklerini belirterek, "İzmir kendini koruyarak büyümeyi yeğliyor ve moda deyimiyle sürdürülebilir kampanyanın yol haritasında yürüyor rantta değil. Yaptığımız planlamalarda kentlinin yaşam biçimini örnek aldık. Kent master uygulama planlarıyla şekillenir. Bu planlarla biz gücümüzün yettiği kadar yapıyoruz. Büyük baskı altındayız hukukun el verdiği kadar, kentin büyümesi bozulmadan ve ileride telafi edilmeyecek sorunlar yaşamadan bunu sağlamaya çalışıyoruz. Planlarımıza sadık kalmaya çalıyoruz" dedi. 

KENTSEL DÖNÜŞÜM YASASINI ELEŞTİRDİ

Kentsel Dönüşüm Yasası'nı eleştiren Aziz Kocaoğlu, şunları söyledi:   "Bir yeri bakanlık imara açıyor. Kentsel dönüşüm yapıyorum diye oraya site yapıyor. Buna kentsel dönüşüm denmez. Bu kentsel dönüşüm değil. Bu konut üretimidir. Bir de son çıkan yasa var. Ben bunu 'mülkiyete tecavüz yasası' diye tabir ediyorum. Alsancak'ta eski bir binada çatı katı alan müteahit, dayanıksız diye rapor aldırıyor. Millet mecburen o müteahhite teslim oluyor. Müteahhit binayı yıkıyor. Binayı yıkılıyor, bina yapılıyor. Benim babamın binası da eskimişti, binayı yıktık, üç kardeş yaptırdık. Bu da kentsel dönüşüm değil, bu da bina yapımı çünkü bir metre yeşil alan artmıyor. Biz de kentsele dönüşüm yapıyoruz. Bakanlıktan onay alarak buradaki tapu sahipleriyle çarpık yapılanmanın olduğu insanlarla görüşüp proje yapıp yüzde 100 mutabakatla karşılıklı inanarak tapuyu alıyoruz. Kimsenin mağdur olmadığı bir sistem yapıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak var olan yasayı kentsel dönüşümde kullanmayacağız. Çünkü onun mülkiyeti gasp ettiğine inanıyoruz."  

"2016 YILINDA İSTANBUL'DAN İZMİR'E 16 BİN BEYAZ YAKALI İNSAN YERLEŞMEK ÜZERE TAŞINDI"

Kocaoğlu, kırsal kalkınma çalışmalarından söz etti ve kadınların kentteki rolünü şu sözlerle anlattı:  

"Kırsalda ilk çalışmamız hiç kimsenin duymadığı siyasilerin aklına gelmeyen üretim yolları arazi yolları yayla yolları tarım yapılan arazinin yollarını asfaltlamakla başladık. Bugün İzmir'in kırsalda yüzde 95 civarında asfaltlanması tamamlandı. Bugün bütün üreticilerimiz arazilerine asfalt yoldan gidiyor. Ürünler tozdan kurtulduğu gibi kışın da arazilerine girip İzmir'in bu uygun ikliminde üretim yapıyorlar. Şu anda İzmir beyaz yakalı göç almaya başladı. TÜİK verilerine göre 2016 yılında İstanbul'dan İzmir'e 16 bin beyaz yakalı insan yerleşmek üzere taşındı. Onlarda İzmir'in kucak açması benimsemesi, kabul etmesiyle karşı karşıya kalacak. İzmir bu ev sahipliğini yaşam felsefesini, bu kadar göç almasına rağmen nasıl sürdürüyor sorusunun da cevabı İzmir'in kanaat önderlerinde, yöneticilerinde, işadamlarında daha da önemlisi İzmir'in kadınlarında. İzmir'in kadını hayatın içinde, ekonominin içinde. Kadının sahiplendiği bir kentte yaşıyoruz. Kadın her olaya sosyal yaşantıya müdahale ediyor. Kente adaptasyon sıkıntısı çekenleri kadınlarımız ve bizler koruyoruz. Üç sene İzmir'de yaşayan insan 'ben İzmirliyim' diyor. İzmir ruhu gelişerek büyüyor ve sürüyor. Bizim bir Kordon'umuz var. Kordon'a çıktığınızda kimi görmek istediğinizde bir kilometre yürüdüğünüzde görürsünüz. Herkes oradadır. Gençler de, ekonomik durumu sıkıntılı olanlarda en büyük işleri yapanlar da oradadır. Tavla oynar, nargile içer ve İzmir'i konuşur." 

Görüntü Dökümü

---------------------

-Kocaoğlu'nun açıklamaları 

Haber: İZMİR  

===========================================

Artvin'de piknikçilere tilki sürprizi

ARTVİN'in Kafkasör Yaylası'nda ormanlık alanda piknik yapan arkadaş grubu yiyeceklerini yanlarına gelen tilkiyle paylaştı. Sosyal medyada paylaşılan sevimli tilkinin karnını doyurduğu anlara ait görüntüler de beğeni topladı.

Kentte bin 200 rakımlı Kafkasör Yaylası'nda piknik yapan bir grup genç ormanlık alandan yanlarına gelen tilkiyi görünce şaşkınlık yaşadı. Doğada aç kalan ve mangalda pişirilen etlerin kokusu alan tilki grubun yanına giderek kendisine verilen etlerle karnını doyurdu. İnsanlara aldırış etmeden kendisine verilenleri yiyerek gruba bir süre eşlik eden sevimli tilki daha sonra bölgeden uzaklaştı. Piknikçilerin elleriyle beslediği tilkiye ait cep telefonu görüntüleri de sosyal medyadan paylaşıldı. Görüntüler takipçilerin yanı sıra birçok hayvan sever tarafından da beğeni kazandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Tilki'nin karnını doyurması

HABER : ADEM GÜNGÖR / ARTVİN  

===============================================

Cumhuriyet Bayramı provası yapan askeri araçlar heyecana neden oldu

ADANA'nın işlek caddelerinden geçen askeri araç konvoyu, görenlere heyecan yaşattı.

Suriye'nin İdlib kentindeki çatışmazlık bölgesi için batı illerinden gönderilen askeri araçların geçiş yaptığı Adana'nın merkez Yüreğir İlçesi'ndeki 6'ncı Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Orgeneral İzzettin Çalışlar Kışlası'ndan bir grup zırhlı araç çıkış yaptı. Polis eskortluğunda Yüreğir İlçesi'nden Seyhan İlçesi'ne geçen zırhlı araçları görenler kısa süreli heyecan yaşadı. Vatandaşların cep telefonuyla görüntülediği askeri araçların Suriye sınırına gittiği öne sürüldü.

Ancak, şehrin en işlek caddelerinden geçiş yapan askeri araçların Atatürk Caddesi'nden Uğur Mumcu Bulvarı'na geçip 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlaması provası yaparak tekrar kışlaya döndü.

Görüntü Dökümü

------------------------

Askeri araçların seyir halinde görüntüleri

Haber-Kamera: Bekir KARAKOCA/ADANA,

================================================

Van'daki kitap fuarını bir haftada 65 bin kişi ziyaret etti

VAN Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen kitap fuarını, bir haftada 65 bin kişi ziyaret etti.

Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen kitap fuarında, 100 yayın evinden  onbinlerce kitap yer alıyor. Van ve çevre  illerden gelen vatandaşlar, kitap fuarına büyük ilgi gösteriyor. Geçen hafta Van'a gelen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından açılışı yapılan kitap fuarını, yaklaşık bir haftada 65 bin kişi ziyaret etti.

Eylül Fuarcılık Organizasyonu Genel Koordinatörü Remzi Çayır, 29 Ekim tarihine kadar kitapseverlere açık kalacak olan kitap fuarını, 150 bin kişiyi ziyaret edilmesini beklediklerini söyledi. Çayır, "Van'ın ilk kapsamlı kitap fuarını biz düzenliyoruz. Türkiye'nin en gözde 100 yayınevi burada. Van kitap fuarı, gerçekten dopdolu bir fuar. Şu ana kadar 65 bin ziyaretçi geldi. Vatandaşlar ayaklarına kadar gelen bu kültür fuarından çok memnun. Yayınevi yetkilileri de, satışlardan oldukça memnun. Aynı zamanda Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nün  desteğiyle de öğrenciler fuara geliyor. Buradaki kitaplardan istifade ediyor. İnşallah bu fuar geleneksel hale gelir. Biz de bundan sonraki yıllarda bunu daha kapsamlı hale getireceğiz" dedi.

Van'da böyle bir fuarın düzenlenmesinden dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Ahmet Yarin "Bugün bütün kitapseverler olarak bu fuardayız. İnanılmaz bir yer. Çok iyi yayınevleri stant açmış. Fiyatlar gayet iyi ve ulaşamadığım bir çok kitabı satın alma imkanı  buldum. Fuarı düzenleyenlere çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Kitap fuarı

-Fuarı gezenlerden detaylar

-Kitap detaylar

-Kitapları inceleyenler

-Ropörtajlar

Haber-Kamera: Arif KARAKAŞ/VAN,-

=====================================