Dha Yurt Bülteni-4

Dha Yurt Bülteni-4

Mersin'de polis merkezine saldırı girişiminde bulunan Suriyeli canlı bomba öldürüldü (2)- (yeniden) MERSİN'de MİT Bölge Müdürlüğü binası ile yan yana olan 50'nci Yıl Polis Merkezi'ne bu sabah saldırı girişiminde bulunan Suriye uyruklu 'canlı bomba' Abdulkadir E. ölü ele geçirildi.

Dha Yurt Bülteni-4

Mersin'de polis merkezine saldırı girişiminde bulunan Suriyeli canlı bomba öldürüldü (2)- (yeniden)

 

MERSİN'de MİT Bölge Müdürlüğü binası ile yan yana olan 50'nci Yıl Polis Merkezi'ne bu sabah saldırı girişiminde bulunan  Suriye uyruklu 'canlı bomba' Abdulkadir E. ölü ele geçirildi.

Olay saat 09.30 sıralarında merkez Yenişehir İlçesi 2 Çevre Yolu üzerindeki MİT Bölge Müdürlüğü ile yan yana olan 50'nci Yıl Polis Merkezi önünde meydana geldi. Cadde üzerindeki şüpheli hareketleriyle dikkati çeken kişiyi polis takibe aldı. Kısa süre sonra MİT Bölge Müdürlüğü yanındaki 50'nci Yıl Polis Merkezi'ne yönelen bu kişiye polis 'dur' ihtarında bulundu. İhtara uymayın hızlanan şüpheli, 50'nci Yıl Polis Merkezi'ne ulaşmasına 50 metre kala açılan ateşle öldürüldü. Çevre güvenliği alındıktan sonra gelen bomba uzmanları, cesetteki patlayıcıyı etkisiz hale getirdi. Ceset olay yerinde yapılan incelemenin ardından Mersin Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

SURİYELİ ÇIKTI

Yapılan ilk soruşturmada 50'nci Yıl Polis Merkezi'ne saldırı girişiminde bulunan 'canlı bomba'nın Suriyeli 20 yaşındaki Abdulkadir E., olduğu belirlendi. Polis merkezi yakınındaki bir apartmanda oturduğu belirlenen Abdulkadir E.'nin evine baskın yapan polisler, babası  Ahmet E.'yi gözaltına aldı ve evde arama yaptı.

Bir yol önce Mersin'e ailesiyle birlikte yerleşen Suriyeli teröristin oturduğu evlerinin balkonundan karakolun rahatlıkla görüldüğü saptandı.

'Canlı bomba' Abdulkadir E.'nin  2 kardeşinin Suriye'deki çatışmada öldüğü. kendisinin de başından şarapnel parçasıyla yaralandığı ve sol tarafının kısmi felç olduğu bilgisine ulaşıldı.

BAŞSAVCISI: TERÖR SALDIRISI

Polis merkezine gelen Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Ercan, olayın terör saldırısı olduğunu belirterek, "Saldırgan polis merkezine yaklaştığı sırada 'dur' ihtarında bulunulmuş, ancak ihtara uymaması üzerine etkisiz hale getirilmiştir. Saldırganın terör ve diğer bağlantıları araştırılıyor" dedi.

VALİLİK: KABLOYA ELİNİ ATMASI ÜZERİNE VURULDU

Mersin Valiliği'nin yaptığı yazılı açıklamada da 'canlı bomba' teröristin dur ihtarına uymayıp, elini kabloya atması üzerine vurularak etkisiz hale getirildiği belirtildi. Valilik açıklaması şöyle: "Yenişehir İlçesi 50'nci Yıl Polis Merkezi Amirliği'ne 50 metre mesafede şüpheli hareketlerde bulunan bir erkek şahıs görülmüş, bunun üzerine şüpheli şahsa 'dur' ikazında bulunulmuş, ancak dur ikazına uymayarak polis merkezine doğru yürüyerek ilerlemeye devam etmesi ve omzundan aşağı doğru sallanan kabloya elini atması üzerine, vurularak etkisiz hale getirilmiştir. Ölü olarak ele geçirilen erkek şahsın açık kimlik bilgileri ve örgütsel ilişki ve irtibatlarının tespitine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Ülkemiz genelinde olduğu gibi ilimizde de terörle mücadele etkin bir şekilde sürdürülmekte olup, aralıksız bir şekilde devam etmektedir."

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ 

Haber-Kamera: Ali ŞEN- Mustafa İNSAN- İbrahim MAŞE, - 

==============================================

Kaçırıldığı öne sürülen 14 yaşındaki kız İzmir'de bulundu

MANİSA'nın Sarulanlı İlçesi'nde, 7 gündür kendisinden haber alınamayan 14 yaşındaki E.M., İzmir'in Buca İlçesi'nde, kendisini kaçırdığı iddia edilen 17 yaşındaki A.A.'nın halasının erkek arkadaşının evinde bulundu. E.M.'nin ailesi kızlarını teslim almak üzere İzmir'e geldi.

Manisa'nın Şehzadeler ilçesi Şehitler Mahallesi'nde yaşayan E.M., 31  Ağustos akşamı ailesiyle bayram ziyareti için babaanne ve dedesinin Saruhanlı ilçesinin eskiden belde olan Dilek Mahallesi'ndeki evine evine gitti. Ailesiyle gece orada kalan E.M, sabah yatağında bulunamadı. Çocuklarının hayatından endişe eden anne Gülziye ve baba Selman M., Manisa Emniyeti Çocuk Şube Müdürlüğü'ne kayıp başvurusunda bulundu. E.M.'yi bulmak için geniş çaplı araştırma başlatan ekipler, küçük kızın telefon sinyalinden en son İzmir'in Bayraklı İlçesi'nde olduğunu tespit etti. Bunun üzerine Manisa Emniyet Müdürlüğü ile İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri genç kızı bulmak için özel bir ekip kurdu. E.M.'yi kaçırdığı öne sürülen A.A.'nın akrabaları üzerinde duran ekipler, Bergama, Buca ve Menderes ilçelerinde bulunan akrabalarının evlerine eş zamanlı operasyon düzenledi. A.A.'nın yakınları ifadelerinde kaçırma olayını redderken, Menderes'teki akrabası M.Y. gözaltına alındı. Yapılan sorguda M.Y., E.M. ve A.A.'yı Buca'ya götürdüğünü ve A.A.'nın halası B.A.'ya bir kafede teslim ettiğini itiraf etti. Bunun dışında M.Y.'nin, çocukların bir gece kendisinde kaldıklarını söylediği de öğrenildi. Bunun üzerine Buca'daki B.A.'nın evine operasyon düzenleyen ekipler, adreste E.M. ve A.A.'yı bulamadı. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, B.A.'nın erkek arkadaşı R.Y. ile kafeye geldiğini belirledi. Bunun üzerine R.A'nın evine yapılan baskında E.M. ve A.A. bulundu. E.M. ve A.A. ifadelerini alınmak üzere Çocuk Şube Müdürlüğü'ne getirildi. E.M. ve A.A.'nın aynı köyde yaşadıkları ve bir düğünde tanıştıktan sonra arkadaşlıklarını ilerlettikleri öğrenildi. E.M.'nin bulunduğu öğrenen Selman ve Gülziye M. çifti İzmir'e geldi. E.M. ve A.A.'nın emniyetteki işlemleri sürüyor.

AMCA: BAYRAM YAPAMADIK

E.M.'nin bulunduğunu öğrenince İzmir'e gelen amca Mutlu M. (45), "Biz bayram yapamadık. Bayram kızımızı aramakla geçti. Bizim bayramımız bugün. İnşallah bugün yapacağız. Bugüne nasipmiş bayram yapmak. Manisa Valisi, Emniyet Müdürümüz, İl Jandakma Komutanımıza teşekkür ederiz. Bu işin üzerinde çok durdular. Gece dörtte arayıp bulunduğunu söylediler. Benim adım mutlu, ama şimdi mutlu oldum. Çok sevindik. Buca'da bulunmuş. Şikayetçi olduk. Sonuçta bu 2003 doğumlu bir çocuk. Evlenme vaadiyle kaçırılmış. 14 yaşında bir çocuğa nasıl evlenme vaadi oluyorsa'Hangi çağda yaşıyoruz'Karşı tarafla temas kurduk. Babasına kızımızı teslim et dedik. O da bulup getireceğim dedi ama teslim etmediler. Ateşle oynuyorsunuz dedik. Emniyetimiz çok çalıştı ve buldu. Kızımıza daha önce nasıl iyi davrandıysak öyle davranacağız. Bağrımıza basacağız. Sonuçta bizim evladımız canımız. Okuluna adapte etmeye çalışacağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

E.M.'nin sağlık kontrolüne götürülüşü

Çocuk şubeden görüntü

Genel ve detay görüntü

Amca Mutlu Merter ile röportaj

Haber: Mehmet CANDAN - Kamera: Yasin TİNBEK / İZMİR,

=======================================================

Bayramı ülkelerinde geçiren Suriyeliler'in dönüşü sürüyor

KURBAN Bayramı'nı geçirmek için ülkelerine giden Suriyeli sığınmacıların Türkiye'ye dönüşleri devam ediyor.

Kurban Bayramı'nı kutlamak için 15- 30 Ağustos tarihleri arasında 53 bin 798 Suriyeli, Kilis'in Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden ülkelerine gitti. Fırat Kalkanı Harekatı'yla terör örgütlerinden temizlenen bölgelere gidip bayramı ülkelerinde geçiren Suriyeliler, dünden itibaren yeniden Türkiye'ye dönmeye başladı. Suriyeliler, Türkiye'ye gelmek için Suriye'nin Halep kentine bağlı Azez İlçesi'ndeki Babul Selam Sınır Kapısı'nda uzun kuyruklar oluşturuyor. Sınırda işlemleri yapılan Suriyeliler, eşyaları ve üst aramaları yapıldıktan sonra Öncüpınar Sınır Kapısı'na geçişlerine izin veriliyor. Burada da Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından işlemleri tamamlanan Suriyeliler, otobüslerle Türkiye tarafına getiriliyor. Bayram ziyareti kartını teslim eden Suriyeliler, Türkiye'de yaşadıkları şehirlere dönüyor. Ülkelerine giden Suriyelilerin 15 Ekim tarihine kadar Türkiye'ye dönmeleri gerektiği belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Suriyelilerin yürüyerek gelmesi

Minibüs ile gelen Suriyeliler

Yapılan röportajlar

Öncüpınar Sınır Kapısı

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)

==============================================

Eren Bülbül'ün annesi: Oğlumun kanı yerde kalmasın

TRABZON'UN Maçka İlçesi'nde PKK'lı teröristlerin erzak çaldığını ihbar eden ve girdikleri evi gösterirken teröristlerin açtığı ateşle şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, ilçede kendilerine alınan evle ilgili konuşmasına ait sosyal medyada paylaşılan video görüntüsü yürekleri burktu. Acılı anne yeni evde evladı olmadan yaşayamayacağını belirterek "Çocuğumun katilini bulsunlar kanı yerde kalmasın istiyorumö dedi.

Geçen 11 Ağustos'ta Maçka İlçesi Vazelon Manastırı Mevkii'ndeki bir evden erzak çalan teröristlerin açtığı ateş sonucu Astsubay Ferhat Gedik ile Eren Bülbül'ün şehit olduğu saldırı sonrası, güvenlik güçlerince teröristleri etkisiz hale getirmek için başlatılan operasyonlar sürerken, şehit Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül de Reşadiye Mahallesi'ndeki yeni evlerinde oğlu olmadan yaşayamadığını söyledi. Ayşe Bülbül, ilçede kendilerine alınan ev ve oğlunun katillerinin bulunmasına ilişkin konuşmasına ait sosyal medyada paylaşılan video görüntüsü yürekleri sızlattı.

'ÇOCUĞUMUN KATİLİNİ BULSUNLAR'

Kısa sürede binlerce kişi tarafından paylaşılan görüntüde acılı anne Ayşe Bülbül, "Eren'im gittikten sonra, ben çocuksuz ne yapayım evi. Şimdiye kadar benim çocuklarımın yatacağı yeri yiyeceği kabı, bir şeysi yoktu ki. Şimdiden sonra ben evvela çocuğumun katilini istiyorum. Ben yetim çocuğum olmadan karnımı doyuramam. Kimsenin haberi yoktu ki bizden. Çocuğumun katilini bulsunlar kanı yerde kalmasın istiyorumö dedi.

EŞYA DİZENLER GÖZYAŞI DÖKTÜ

İlçe merkezinde alınan ev için teşekkür eden Ayşe Bülbül'ün eve yeni eşyaların dizilmesi sırasında, "Ben bu yataklarda nasıl yatayım Eren'imin yatağı bile yoktuö demesi evde o sırada eşyaları dizen çalışanları da göz yaşlarına boğdu. Şehit oğlunun kara lastiklerini ayağından bir an olsun çıkartmayan anne Ayşe Bülbül daha önce de "Oğlum askerde şehit olmak istiyordu kapının önünde değil"demişti. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Ayşe Bülbül konuşma

////////// 

ARŞİV

Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül: "Oğlum askerde şehit olmak istiyordu kapının önünde değil" (14 AĞUSTOS) 

Haber-Kamera: Osman ŞİŞKO/TRABZON, - 

===================================================

Apartman yöneticisi, kız çocuklara cinsel tacizden tutuklandı

TEKİRDAĞ'ın Çorlu İlçesi'nde, emekli astsubay 63 yaşındaki Ayhan Y., yöneticiliğini yaptığı apartmanda oturan, yaşları 8 ile 11 arasında değişen 3 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuklandı.

Çorlu'nun Muhittin Mahallesi'nde bir apartmanda yöneticilik yapan, evli ve 2 çocuk babası emekli astsubay Ayhan Y., iddiaya göre, aynı apartmanda oturan 2'si kardeş 3 kız çocuğunu, yönetim odasına götürerek, burada porno filmler izletip, cinsel istismarda bulundu. 8 ve 11 yaşındaki iki kız kardeş, durumu anne ve babasına anlattı. Bunun üzerine aile hemen polise giderek şikayetçi oldu.Çorlu Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, emekli astsubay Ayhan Y.'yi gözaltına alırken, kız kardeşlerin de psikolog eşliğinde ifadeleri alındı. Kız kardeşler, apartman yöneticisinin  kendilerini yönetim odasına götürüp, film izlettiğini ve taciz ettiğini anlattı. Gözaltına alınan Ayhan Y.'nin sorgusu devam ederken, bu kez aynı apartman oturan 9 yaşındaki kız çocuğu da ailesine Ayhan Y.'nin kendisine cinsel tacizde bulunduğunu anlatması üzerine bu aile de şikayetçi oldu.

Polisteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Ayhan Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.

Haber: Mehmet YİRUN/ÇORLU (Tekirdağ), - 

==================================================

Adli yılın ilk gününe adliye önünde silahlı kavga

KAYSERİ'de adli yılın başladığı ilk gün, aralarında husumet bulunan iki aile arasında Adliye önünde silahlı kavga çıktı. Tabanca ile açılan ateş, adliyenin giriş camına isabet etti.

Önceki gün Talas İlçesi Alaybey Mahallesi'nde yaşanan silahlı kavga sonrası gözaltına alınan 2 kişiyi adliyeye getirildi. Savcılıkta verdikleri ifadenin ardından adliyeden çıkan iki kişiye tabanca ile ateş açan Mustafa Çağlar, adliye polisi tarafından yakalandı. Çağlar'ın husumetli oldukları kişilere doğru açtığı ateş adliye camlarının kırılmasına neden oldu. Polis olay yerinde yaptığı incelemede 5 boş kovan bulurken, Mustafa Çağlar silahı ile birlikte gözaltına alındı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

Silahlı kavganın yaşandığı adliye önünde genel görüntü

Olay inceleme polislerinin boş kovan araması

Açılan ateş sonucu kırılan adliye camı

Detay görüntü

Haber - Kamera: Yasin DALKILIÇ/ KAYSERİ,

==========================================

Maganda kurşunu ile yaralanan kadın öldü

 

KOCAELİ'nin Başiskele İlçesi'nde evinin balkonunda otururken maganda kurşunu ile başından vurulan 68 yaşındaki Fatma Kutal tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Olay, 27 Ağustos tarihinde Başiskele Servetiyecami Mahallesi'nde meydana geldi. Evinin balkonunda oturan Fatma Kutal, bir magandanın tabancasından çıkan kurşunla başından vuruldu. Yakınları tarafından hastaneye kaldırılan Fatma Kutal tedavi altına alındı. Jandarma olayın ardından bölgede araştırma başlatarak havaya rastgele ateş ettiği belirlenen 44 yaşındaki Murat Turan'ı gözaltına alırken, olayda kullandığı tabancayı da ele geçirdi.

Akrabası olan Fatma Kutal'ı ziyarete geldiği, daha sonra dışarıda havaya ateş ettiği belirlenen Murat Kutal tutuklandı. Seka Devlet Hastanesi'nde 10 gündür yoğun bakım servisinde tedavi gören Fatma Kutal yaşamını yitirdi. 5 çocuk annesi Fatma Kutal, yarın Servetiyecami Mahallesi Merkez Camisi'nde öğle vakti kılınacak cenaze namazı sonrası toprağa verilecek.

Haber: Faruk KIYAK/İZMİT(Kocaeli), - 

===============================================

Fındık, üreticiyi üzdü, esnafı sevindirdi

 

ORDU'da fındığın kilo fiyatının serbest piyasada 9 lira olması üreticilerin tepkisini çekerken, fındık toplamak için birçok şehirden memleketlerine gelen üreticiler, esnafın yüzünü güldürdü. Altınordu Ziraat Odası Başkanı Selami Akarsu, 8 Ağustos tarihinde başlayan fındık hasadının halen devam ettiğini hatırlatarak, "Geçen yıl 15 Temmuz hain darbe girişimi nedeniyle, özellikle memur olan üreticilerimiz izinler iptal olması nedeniyle fındık hasadına gelememişti. Bu yıl geldiler. 10 bin üzerinde fındık işçisinin de gelmesiyle kent ekonomisine ciddi katkı sağlandı" dedi.

Geçen yıla göre bu yıl fındık rekoltesinde artış olduğuna dikkat çeken Altınordu Ziraat Odası Başkanı Selami Akarsu, fındık mevsiminin Ordu'da esnafın yüzünü güldürdüğünü söyledi. Doğu ve Güneydoğu Bölgesi illerinden bu yıl 10 binin üzerinde mevsimlik fındık işçisinin kente gelerek hasatta çalıştığını vurgulayan Başkan Akarsu, "Geçen yıl 15 Temmuz hain darbe girişimi nedeniyle gurbetçilerimizin büyük bölümü ve fındığı olan memurlarımız memleketlerine gelemediler. İzinlerin iptal olması nedeniyle geçen yıl gelemeyen memurlar bu sene fındık hasadına yoğun ilgi gösterdi. Hem gurbetçilerimizin, memurlarımızın gelmiş olması hem de yoğun şekilde mevsimlik fındık işçisinin gelmesi kent ekonomisine ciddi katkı sağladı" dedi.

Ordu'ya gelen mevsimlik fındık işçilerinde il ekonomisine ciddi katkı sağladığının altını çizen Selami Akarsu, "Fındıkta işin bir de ekonomi boyutu var. Gürcistan ve Suriye uyruklu işçiler, Doğu ve Güneydoğu'dan fındık için çalışmaya gelen mevsimlik işçiler, gurbetçilerimiz ekmeğini, sebzesini, meyvesini, çayını, şekerini, ununu buradan alıyorlar. Bu da ciddi bir piyasa ekonomisi ortaya çıkarıyor. Ordu'ya parasal olarak büyük girişi olduğunu, esnaflarımızda rahatlama olduğunu görüyoruz. 'Fındığı biz toplamıyoruz, dışarıdan gelen topluyor' diye bakmamak lazım. Ekonomik boyutuna bakarsak Ordu'ya ciddi para girdiğini göreceğiz. Gurbetten gelenler ve fındık işçilerinin toplu alışverişi oluyor.  Dışarıdan gelenler gelirken yiyecek getirmiyorlar. İhtiyaçlarını buradan karşılıyorlar. Ciddi boyutta ekonomik girdi var" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------

-Selami Akarsu ile röportaj

-Fındık harmanından görüntü

-Fındık hasadından görüntü

-Mevsimlik fındık işçilerinden görüntü

-Diğer detaylar

Haber-Kamera: Nedim KOVAN / ORDU

===============================================

Dalaman'daki son rafting parkuru da HES'e yenik düşecek endişesi

MUĞLA'nın Ortaca- Dalaman ilçelerinin sınırını çizen Dalaman Çayına yeni bir hidroelektrik santrali (HES) barajı daha yapılacak olması bölge insanı kadar, bölgeye yılda ortalama, 30 bin kişiyi rafting için getiren merkezlerde de endişeye neden oldu. Kendilerine 'akarsuyun oğulları' diyen rafting rehberleri, HES barajı gelince bölgenin güzelliği ve dolayısıyla rafting sporunun biteceğini, ekonomiye ve turizme katkısı olan sporla elde edilen gelirin de yok olacağı görüşünde birleşiyor.

Akdeniz ve Ege Bölgesinin sınırını oluşturan Dalaman Çayı denilince ilk akla gelen şey olan rafting, HES çalışmalarıyla sona erme tehlikesi yaşıyor. 3 bin 500 kilometrekarelik havzaya sahip Dalaman Çayı üzerinde Dalaman HES Santralleri adı altında 7 santral bulunuyor. Yeşilgöl Dağları'ndan doğarak Ortaca- Dalaman sınırını çizen 229 kilometrelik Dalaman Çayı Narlı Mevkisi'ne MAYES Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Narlı Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) yapılacak. Şantiye sahası ve baraj yolu için çalışmalar başladı. Toplam, 89 bin 146 MW kurulu gücündeki santralin drenaj alanı 4 bin 629 kilometrekare olacak. Dalaman Havaalanı'nın yapılmasından sonra turizm hareketliliği artan bölgede barajlar ve HES'ler öncesi 26 kilometrelik alanda rafting yapılırken artık çay üzerinde zorluk derecesi 4 olan 4-8 kilometrelik bir alanda rafting yapılabiliyor. R3 adı verilen bu parkurun da yeni yapılacak Narlı Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) ile kapanabileceği belirtiliyor.

RAFTİNG, BÖLGE İÇİN BACASIZ FABRİKA

Dalaman Çayı'na rafting heyecanını yaşamak için Türk vatandaşlarının dışında Muğla'nın Marmaris, Bodrum, Ortaca ve Fethiye ilçelerine tatile gelen turistler de büyük ilgi gösteriyor. Rusya, İngiltere, Hollanda, Almanya'nın yanı sıra İran, Lübnan, İsrail ve Suudi Arabistan'dan turistler de yoğun olarak Dalyan Çayı'ndaki rafting turlarına katılıyor. Dalaman Çayı üzerinde 5 merkez aracılığıyla yapılan rafting, 4'ü Nepal'den diğerleri Türkiye'nin farklı illerinden gelen yaklaşık 40 rehberle birlikte, yakın köylerle birlikte transfercisi, yemekçisi, aşçısı, rehberleri ve aileleri ile yaklaşık 1000 kişiye de iş imkanı sağlıyor. Bir önceki barajın yapılmasıyla Dalaman Çayı'na gelen ziyaretçi sayısı ile rafting turlarlarında elde edilen yıllık ortalama 8 milyon liralık gelirin yarı yarıya azaldığı belirtiliyor. Kendilerine 'akarsuyun oğulları' diyen rafting rehberleri en yoğun dönemini 15 Mayıs-15 Ekim tarihleri arasında yaşayan ve özellikle yabancı turistlerin akın ettiği Dalaman Çayı'ndaki rafting heyecanına HES'ler nedeniyle neredeyse nokta konulacağı görüşünde birleşiyor.

"RAFTİNGİN DEVAM ETMESİ HEM TURİZM HEM İSTİHDAM AÇISINDAN ÖNEMLİ"

1996 yılından beri rafting rehberliği yapan Salih Orhan, "Dalaman Çayı'nda rafting 1991 yılında başladı. R1 parkuru ile başladık. Dalaman'a en yakın parkurla başladık. Orası HES nedeniyle kapandı. R2 parkuru açtık yine baraj nedeniyle kapandı. R3 parkurunu açtık buraya da baraj yapılmak üzere. Projeyi bilmiyoruz ama bu parkurun da biteceğini söylüyorlar. Buraya yabancı ülkelerden ve ülkemizden yıllık ortalama 30 bin kişi rafting yapmaya geliyor. Baraj sonrası rafting kesinlikle bitecek. Herhangi bir açık parkur kalmıyor. Bir kısım suyu salacaklarını söylüyorlar ama şu anki su bile yeterli değil. Rafting yapılacak 5-6 kilometrelik parkur bırakılması önemli. Bu işten ekmeğin kazanan çok. Raftingin devam etmesini istiyoruz" dedi.

"BURAYA BARAJ VE HES YAPILDIĞINDA RAFTİNG ÖLECEK, TURİZM ZARAR GÖRECEK"

Extatlon Haydi Kampa firması rehberlerinden Özgür Tatar, "Bizim işletmemizde 8 rehber rafting yaptırıyor. Bunun dışında köylerden gelip çalışanlar var. Bu çayda 12 yıldır çalışıyorum. Barajlardan dolayı akarsularımız akmaz hale geliyor, parkurlarımız azaldı. Son olarak yine bir baraj gündemde. Baraj yapılıp sular alınırsa bizim bu parkurumuzun da kapanması ve turizmin sekteye uğraması söz konusu. Doğal çevre için akarsuların durdurulmasının zararını söylemeye gerek yok ama turizmde ciddi derecede etkilenecek. Barajın yapılmaması halinde rafting devam edecek, yapılırsa da raftingin devamı için su planlaması yapılması gerekir" dedi.

"R2 PARKURUMUZ DÜNYACA ÜNLÜ PARKURDU BARAJ SULARI ALTINDA KALDI"

HES'ler öncesi bölgeye günde en az 200 kişi gelirken HES ve barajların yapılması ve parkurların kapanmasıyla aylık 50 kişiyi zor bulur olduklarını belirten rehber Barış Koç, "7 yıldan beri Dalaman Çayı'nda rehberlik yapıyorum. Yıllardan beri eğlenceli vakit geçiriyoruz ve ülkemize dışarıdan gelen turistler de memnun ayrılıyor. 2012 yılında Dalaman Çayı alt tarafında AK Köprü'de baraj yapıldı. Elimizde kalan tek parkur da bu nedenle R3 parkuru ama bu parkurun üst tarafına da baraj ve HES yapılmak isteniyor. Bu baraj ve HES yapıldığında burada zaten bütün turizm ölecek. 2014 yılından beri büyük bir düşüş var. Önceden yüzde 75'i yabancı turist geliyordu şimdi bu sayı çok düştü. Neden derseniz Çayın her tarafına HES, baraj yapılıyor. Bu bizi çok kötü etkiliyor. R2 parkurumuz dünyaca ünlü bir parkurdu ve 7 yaşından 70 yaşına herkes rafting yapabiliyordu ama şimdi 150 metre su altında kaldı. Burada baraj yapıldığı zaman rafting kesinlikle bitecek. Buraya farklı illerden gelen rehberler olarak bizler mesleğimizi, köy halkı da geçim kaynağını kaybedecek. Sadece bizim şirketimiz kalabalık sezonda 15 rehberle çalıştırıyordu ama şu anda baraj ve HES'ler nedeniyle bu sayı 8'e düştü. Burada servisçilik yapan, gelen misafirlere yemek hazırlayan, bakkaldan ve elde ettikleri ürünlerden satan köy halkı var. Onlar da çok bu durumdan olumsuz etkilenecek. Burada HES yapılmasını kesinlikle istemiyoruz" dedi. Kano Turizm rehberlerinden Aydemir Orhan, "Buraya baraj yapılacağını duyduk bu bizi çok etkileyecek. Suyumuzu aldıkları zaman rafting bitecek. Bittiği zaman da ekmeğimizi nasıl kazanacağımızı bilmiyoruz" dedi.

"BURAYI ÇOK BEĞENDİK, RAFTİNG BİTMEMELİ"

Rafting yapan tatilcilerden Halil Atay, "Burada bir baraj çalışması yapılacakmış, Bunun turizmi çok fazla baltalayacağını düşünüyorum. Dünyada ilk 13 içinde olan rafting parkuru baraj suyu altında kalmış bu bizi çok üzdü. Umarız ki bu proje gerçekleşmez ve doğa sporu rafting Dalaman'da yapılmaya devam eder" dedi. Rafting sporunu severek yaptığını belirten vatandaş Şengül Başkıran, "Biz doğaseverler, doğanın gücüne ve devam etmesine inananlar olarak buraya yapılacak HES projesinin raftinge engel olacağı kanısındayız. Buraya HES projesi yapılmasını istemiyoruz" dedi.

"MANEVİ DEĞERLERİMİZİ YOK ETMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Narlı Köyü Muhtarı Mevlüt Yılmaz'ın oğlu Erdinç Yılmaz da suya gem vurulduğunu belirterek, "Burada HES projeleri var. Doğduğumuz, büyüdüğümüz, yaşadığımız yerleri ve manevi değerleri yok etmeye çalışıyorlar. Zaten Dalaman Çayı üzerinde 7 HES var. Yeterince yapıldı. Bu rafting yapılan son parkur ve buranın da bize kalmasını istiyoruz. Köyümüzün yakınında rafting turmarı yapan bir şirket var ama yarın çoğalacağına inanıyorum. Köyümüzün geleceği de canlanacak. 20-30 bin ziyaretçimiz olacak çünkü rafting için gelenler köye de uğruyorlar. Muhabbet ediyoruz, ufkumuz açılıyor. Yapılacak proje ile su altında kalınca köyümüz gibi rafting de kalmayacak. Buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz" dedi.

Narlı Köyü gençlerinden Kamil Kaan Kaya, "Köyümüze yaklaşık 1970 yılından beri baraj yapılacağı söyleniyor en sonunda baraj için anlaşma olmuş. Şantiye kurulmak için geldiler. Köyümüzden kimse gitmek istemez. Narlı köyümüzü gelip görsünler, çok güzel. Kendi gençliğimin de gitmesini, baraj yapılmasını istemiyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Dalaman Çayı'ndan görüntü

-Rafting görüntüleri

-Rafting rehberleri ile röp.

-Raftinge katılan vatandaşlar röp.

-Narlı Köyü Muhtarı Mevlüt Yılmaz'ın oğlu Erdinç Yılmaz ile röp.

-Rafting rehberlerini sporla ilgili katılımcılara bilgi vermelerinden görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadri KAYA / DALAMAN (Muğla),

==========================================

Şüphe üzerine durduruldu, suç makinesi çıktı

KONYA'da, polisin şüphe üzerine durdurup kimlik kontrolü yaptığı 46 yaşındaki Özcan Er'in üst aramasında ise 2 çalıntı cep telefonu ve başka kişiye ait kimlikler bulundu, arandığı ortaya çıktı.

Polis, dün merkez Karatay İlçesi Akçeşme Mahallesi Aziziye Caddesi'nde şüphe üzerine Özcan Er'i durdurdu. Yapılan üst aramasında 2 cep telefonu, içinde 210 lira para ve başka kişiye ait kimliklerin bulunduğu cüzdan bulundu. Bunun üzerine araştırmasını derinleştiren polis, Er'in, içinde para bulunan cüzdanı Aziziye Caddesi'ndeki bir marketin önünde park halinde duran otomobilden, cep telefonlarından birini merkez Meram İlçesi'ndeki Atatürk Meslek Lisesi'nde okul müdür yardımcısının odasından, diğer telefonu o bölgedeki bir işyerinden çaldığını belirlendi. Er'in, geçen 30 Ağustos günü de Konya Din Görevlileri Derneği binasından televizyon çaldığı saptandı. Şüphelinin dernekteki hırsızlık anı da güvenlik kamerasına yansıdı. Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 'güveni kötüye kullanma' suçundan arandığı da belirlenen Er'in, babasına ait otomobili, 3bin 300 lira borcu karşılığı bir oto elektrikçisine bıraktığı ortaya çıktı. Cep telefonları, cüzdan ile din görevlileri derneğinden çalıp sattığı televizyon, sahiplerine teslim edildi. Şüphelinin sorgusu sürüyor.

Görüntü DÖkülü

------------------------

-Okul kolidorunda yürümesi

-Odaya girip çıkması 

-Park halindeki araçtan hırsızlık yapması 

Haber: Tolga YANIK KONYA  

============================================

Mezarlığın ortasına elektrik direği dikildi

TEKİRDAĞ'ın Çorlu İlçesi'nde TEİAŞ, mezarlığın ortasından geçen yol üzerine elektrik direği dikmek için çalışma başlattı. Yakınlarının mezarlarını ziyaret gidenler ise yol ortasına elektrik direği dikilmesine tepki gösterirken, CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, "Burada bir hata bir yanlış vardır. Bunu kabul etmek doğru değildir" dedi.

Çorlu'da Omurtak Caddesi üzerindeki Asri Mezarlığa TEİAŞ tarafından elektrik direği dikilmesi için çalışma başlatıldı. Mezarlığın içerisinde yolun tam ortasına yapılan elektrik direği, yakınlarının mezarlarına ziyarete gelenlerin tepkisine neden oldu. Çorlu Belediye Başkan Yardımcısı Oktay Çolpan, gelen şikayetler üzerine mezarlıkta inceleme yaptıklarını söyledi. Mezarlığın Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı sorumluluğunda olduğunu kaydeden Çolpan, "Bilindiği gibi burası Tekirdağ Büyükşehir Belediyesine ait. Burada TEİAŞ ile Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan bir anlaşma olmuş. Burada tepki alındı. Ben bu olaya yeni müdahil oldum. Çorlu Belediyesi gerekirse yıkım olayı gerçekleştir" dedi.

CHP'Lİ KÖPRÜLÜ: SON DERECE YANLIŞ

CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü de mezarlığa gelerek yol ortasındaki elektrik direğini inceledi. Kendisine de çok sayıda şikayet geldiğini kaydeden Köprülü, "Şimdi tabi bayram dolayısıyla mezarlığa ziyarete gelen vatandaşlarımız bu durumla karşılaşınca bize de şikayetlerini dile getirdi. Bu direk yanlış bir yer dikilmiş. Bu konuda yaptığımız incelemede bu direk için bir yer ayrılmış ancak TEİAŞ bunu yol ortasına dikmişler. Gerek Çorlu belediyemiz, gerekse Tekirdağ Büyükşehir belediyemizle de görüştük vatandaşlarımızı rahat olsunlar en kısa sürede bu durum çözülecektir. Burada bir hata bir yanlış vardır. Bunu kabul etmek doğru değildir" diye konuştu.

TEİAŞ yetkilileri ise elektrik direğinin dikileceği alanı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın gösterdiğini kaydederek yeniden incelendiğini ifade etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Asri mezarlığı

-Yolun ortasındaki elektrik direği

-Direkten görüntüler

-Oktay Çolpan röp.

-Emre Köprülü röp.

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),-

==========================================

Hafif ticari araçlar çarpıştı: 2 yaralı

KOCAELİ'nin Başiskele İlçesi'nde iki hafif ticari aracın çarpışması sonucu sürücüler hafif yaralandı.

Kaza saat 11.00 sıralarında Başiskele Yeşilyurt Mahallesi Pasinler Caddesi üzerinde meydana geldi. Salim Çay idaresindeki 41 PT 018 plakalı hafif ticari araç ile İsmail Gündoğdu idaresindeki 41 BY 225 plakalı hafif ticari araç çarpıştı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri her iki aracın sürücüsüne ilk müdahalede bulundu. Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılar tedavi altına alınırken, sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Araçlardan görüntü

Yaralılara müdahale edilmesi

Haber: Faruk KIYAK/BAŞİSKELE(Kocaeli), - 

============================================

Demir yüklü kamyonetin tekerleri havaya kalktı

ŞANLIURFA'nın Siverek İlçesi'nde hareket halindeki demir yüklü kamyonetin ön tekerleri, havaya kalktı. Kazada şans eseri yaralanan olmadı.

Kaza, gece geç saatlerde Camikebir Mahallesi'nde meydana geldi. Hürriyet Caddesi'nde ilerleyen sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 33 PZ 717 plakalı demir yüklü kamyonetin ön tekerleri, yokuş çıkarken havaya kalktı. Kamyonetin kasasında bulunan demirler ise kasadan yola savruldu. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, demir başka bir kamyonete yüklendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

Kamyonet

Dökülen demirler

Çekim yapan vatandaşın konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet SEZGİN-ŞANLIURFA-DHA)

==============================================

Susuz kalan güvercine elleriyle su içirdi

ELAZIĞ'da aşırı sıcaklar nedeniyle halsiz düşen ve uçmakta zorlanan güvercini bulan vatandaşlar, elleriyle su içirerek yardım etti. 

Merkez Yeni Mahalle'de bulunan Kuğulu Park'ta oturan vatandaşlar, aşırı sıcaklar nedeniyle susuz kalan ve halsiz kalan bir güvercin buldu. Güvercinin susuzluktan çaresiz olduğunu gören vatandaşlardan Orhan Baysan, marketten aldığı su şişesinin kapağına su doldurarak güvercine su içirdi. Dakikalarca vatandaşın elinden su içen güvercin kendine geldikten sonra doğal ortamına bırakıldı. Yaşanan bu olayı, Orhan Baysan'ın arkadaşları da cep telefonu ile saniye saniye kayıt altına aldı. 

Görüntü Dökümü

Orhan Aysan'ın güvercine su içirmesi

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Şahismail GEZİCİ/ELAZIĞ, -

===========================================

Hüda-Par İl Başkanı Tanrıkulu: Hükümet 16 Nisan'dan sonra Kürt meselesinde beklenen adımı atmadı

HÜR Dava Partisi (Hüda-Par) Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu, 16 Nisan referandumundan sonra hükümetin Kürt sorunuyla ilgili adım atmasını beklediklerini belirterek, "Anadilde eğitim ve öğretim ile Kürtçe'nin resmi dil olarak kabul edilmesiyle Kürt meselesi tamamen çözülecekti. Fakat bu iki konuda hükümet bir türlü adım atmıyor" dedi. 

DHA Diyarbakır Bürosuna bayram ziyareti yapan Hüda-Par Diyarbakır il Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu çözüm sürecinin bitmesi, gündem ve FETÖ ile mücadele konularında açıklamalarda bulundu. Çözüm süreci zamanında PKK'nın bütün Kürtleri temsilen muhatap alınmasının ve sürecin şeffaf yürütülmemesinin büyük hata olduğunu söyleyen Hüda-Par il Başkanı Tanrıkulu şöyle konuştu:  "16 Nisan referandumundan sonra 'belki Kürt meselesiyle ilgili adım atar ve Kürt meselesini çözer' diye kamuoyu bekliyordu. İşte anadilde eğitim ve öğretim ile Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesiyle Kürt meselesi tamamen çözülecekti. Fakat bu iki konuda hükümet bir türlü adım atmıyor. ya da atmak istemiyor. Dolayısıyla 21'inci Yüzyılda temel hak ve hürriyetlerin arttığı bir ortamda, siz sadece bir televizyon açarak veya özel dil kurslarının serbest olduğunu söyleyerek 20- 30 milyon bir halkın yaşadığı ülkede 'bu özgürlüklerle yetinin' denmesini kimse kabul etmez. Fakat hükümet bu konuda adım atmıyor."

'KÜRT MESELESİ AYRI, PKK AYRI'

Hüda-Par İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu, Kürt meselesinin Kürtlerle, silah meselesinin ise PKK ile çözülmesi gerektiğini savunarak, "Kürt meselesini ayrı görmek lazım, PKK konusunu ayrı görmek lazım. PKK olduğu için Kürt meselesi yoktur. Yani PKK olmadığı zaman da, belki iki asırdır bu ülkede Kürt meselesi vardır. Sebep ile sonucu birbirine karıştırdılar" diye konuştu.

'FETÖ İLE İŞBİRLİĞİ YAPTINIZ, HESABINI VERMEDİNİZ'

Tanrıkulu, 15 Temmuz darbe girişimenden sonra FETÖ ile yapılan mücadele konusunda da hükümeti eleştirerek şunları söyledi: "FETÖ ile gizli ortaklık kurdukları ve iş yaptıkları ile 'ne istediniz de vermedik' demelerini hükümetin göz ardı etmesi, hesabını vermemesi de ayrı bir konudur. Siz 8 yıl boyunca bu ülkenin maddi kaynaklarını onların ayaklarına serdiniz. Her türlü imkanı verdiniz ama bunun hesabını vermediniz. AK Parti içerisinde siyaseten herhangi bir milletvekili veya bakanın görevden alındığı veya bunlarla ilgili işlem başlatıldığını görmedik. Siyasi ayağının da ortaya çıkarılması lazım. Hükümetin bu konuda ciddi ve samimi olarak bir mağduriyetler ordusu oluşturmamak için çok hassas davranması lazım. Bizim inancımıza göre, bir insan hakkında yüzde yüz deliller olmadığı sürece o insan suçlanamaz."

Haber: Ahmet ÜN/DİYARBAKIR, - 

=================================================

HDP'li Yıldırım: AYM'den aleyhimize de olsa kararlarını bir an evvel açıklamasını istedik

HALKLARIN Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, tutuklu olan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Miletvekilleri için dün Anayasa Mahkemesi Başkanı Zültü Aslan ile gerçekleştirdikleri görüşmeyi değerlendirirken, "AYM Başkanına, 'Hemen lehimize karar verin' diye bir şey söylemedik, söylemeyiz. 'Kararınızı açıklayın' dedik. 'Karanınız tahliye taleplerinin reddi temelinde mi olur, olursa yapacak bir şey yok. Ama kararınızı verin' dedik" diye konuştu.

Haklarında yürütülen soruşturmalar kapsamında 4 Kasım 2016'dan beri tutuklu olan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve diğer tutuklu milletvekillerinin Anayasa Mahkemesine yaptıkları başvurularda mahkemenin kararını bir an evvel açıklanması gerekçesiyle dün AYM binasında 'Vicdan ve Adalet' nöbeti tutan HDP heyeti, AYM Başkanı Zühtü Aslan ile görüştü. Heyette bulunan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, görüşmenin detaylarını anlattı. Eş Başkanları Demirtaş ve HDP'li vekiller tutuklandıktan sonra AYM Başkanı ile yaptıkları ilk resmi görüşme olduğunu söyleyen Yıldırım, "AYM Başkanı Aslan ile 1 saat 40 dakika görüştük. Görüşmede AYM Başkanı kalkıp bizim başvurularımızı alabildiğine sıradan böyle bir bireysel başvuru olarak gördüğünü gözlemledik. Şüphesiz biz bu ülkedeki bütün mağduriyetlerin, hukuk mecrasında ele alınmasını ve sağlıklı bir kararın verilmesini isteriz. Ama, her hukuk ve insan hakları mağduriyeti aynı yere tekabül etmiyor. Şimdi bir hırsızlık olayının bireysel başvurusu ile veya gerçekten bir KHK mağduru olan açığa alma ve ihraç ile 6.5 milyon insanın oyunu alarak Parlamentonun 3'üncü büyük grubu olmuş bir partinin eş genel başkanının aynı kefede değerlendiremezsiniz"dedi.

"AYM'NİN YARASINDAN FAZLA ÜYESİNİN VERDİĞİ HABERAL, BALKAN ALAN KARARLARI VAR

HDP Grup Başkanvekili Yıldırım, AYM'ye oradaki işleyişi, başvururun nasıl yapıldığını, mahkemenin nasıl karar verdiğini sormaya gitmediklerini de hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz toplum vicdanını sızlatan 306 gündür tutuklu olan, tutuklu olduğu dosyada mahkemeye çıkmamış eş genel başkanımız ve milletvekillerimizin dosyasını neden görüşülmediğini sormak üzere gittik. Çünkü bu yönlü verilecek ilk karar olmayacaktır. Bu konuda ilk başvuru bizimki olsa raportör epey bir içtahat tarar, önceki kararları tarar, uluslararası sözleşmeleri tarar mahkeme de bu konuda çok düşünür. Aynı mahkemenin yarıdan fazlası üyeleri yerinde duruyor. Verilmiş, Haberal, Balbay ve Engin Alan kararları var. Bir de bundan 1.5 yıl önce Can Dündar ile Erdem Gül'ün tutukluluğu 92'nci günde bu mahkeme tarafından sonlandırıldı. Doğru bir karar ile sonlandırıldı. Şimdi bütün bunlar orta yerde dururken, siz ülkenin ikinci büyük muhalefet partisi, Parlementonun 3'üncü büyük grubunun eş genel başkanı ve 10 milletvekilini, kaldı ki biz Enis Berberoğlu'nu da bu işin dışında tutmuyoruz. Kalkıp normal bir hukuk prosedürü anlatarak bize geçiştiremezsiniz, bu bizim için tatmin edici olmaz. Bizi tatmin etmeyen nokta odur. Bizim halk iradesinin parlamentoya yansıması, demokratik ve siyasi hayata saygı, siyaset yapma özgürlüğü ile dile getirdiğimiz hiçbir şey bırakın reddedilmeyi çoğu onlar tarafından doğrulandı. Onlar tarafından kabul edildi. Şu anda bu ülkede hiç milletvekili olmayan iller var. Siz kalkıp bu meclisin milletin tecelligahı olduğunu nasıl ilan edebilirsiniz. Buradan hereketle onların bizim söylediklerimizi kabul ettiği noktalar oldu. Kalkmış bize prosedür anlatıldı, bunu kabul etmeyeceğimizi söyledik."

'YARGI'YA BASKIDAN İMTİNA EDERİZ'

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, görüşmede konuyu gündemde tutucaklarını belirterek, AYM Başkanının da orada bulunmalarının bir baskı unsuru oluşturduğunu dile getirdiğini ifade ederek, "Bunu kesin dille reddettik. Mazlumun ve mağdurun hak arama süreci bir yargıya baskı anlamına gelmez. Yargıya baskı yapacak olanlar devletin yönetimini orantısız bir biçimde elende tutanlardır ve bunu da mütemadiyen siyasi iktidar yapmıştır. Bütün bunları kendilerine aktardık. AKP Genel başkanının yargıya müdahale anlamına gelebilecek sözlerini söylemekten geri durmadık. Biz yargıya baskı anlamına gelebilicek her şeyden imtina ederiz. Bu AYM'de olur bizi mağdur eden bir yargı kurumu da olsa"dedi. 

'ALEYHİMİZE DE OLSA KARARLARINI BİR AN EVVEL AÇIKLAMALARINI İSTEDİK'

Yıldırım, hem AYM Başkanı hemde AYM Başkan Vekili ile görüşmelerinde ısrarla vurguladıkları hususun kararın açıklanması olduğunu ifade ederek, "'Hemen lehimize karar verin' diye bir şey söylemedik, söylemeyiz. 'Kararınızı açıklayın' dedik. 'Karanınız tahliye taleplerinin reddi temelinde mi olur, olursa yapacak bir şey yok. Ama kararınızı verin' dedik. Daha fazla geciktirmeyin anlamında bir talebimiz oldu. Onlar daha dosyaya bakmadıklarını söylüyor ama bizim duyumlarımız öyle değil. Raportör dosyayı hazırlanmış ama raporu önlerine almamışlar. Öncelik ele alanması gerektiği için hemen karar vermeleri gerekir. Süre konusunda muğlak süreler verilmeye çalışıldı, bizim açımızdan kabul edilebilir olmadığını söyledik. AYM önündeki eylemlerimiz devam edecektir" diye konuştu.

Haber: Ferit ASLAN/DİYARBAKIR,- 

=============================================