Dha Yurt Bülteni-4

Dha Yurt Bülteni-4

Van'da 60 kilo eroin ele geçirildi, 1 gözaltıVAN'da polis tarafında şüphe üzerine durdurulan bir araçta yapılan aramada 60 kilo 560 gram eroin ele geçirildi.

Dha Yurt Bülteni-4

Van'da 60 kilo eroin ele geçirildi, 1 gözaltı

VAN'da polis tarafında şüphe üzerine durdurulan bir araçta yapılan aramada 60 kilo 560 gram eroin ele geçirildi. Araç sünücüsü gözaltına alındı.

Van Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Van Gürpınar karayolu Kurubaş mevkisinde yaptıkları yol kontrolü sırasında C.D.'nin kullandığı minibüsü durdurarak arama yaptı. Eğitimli köpek 'Rexo' ile yapılan aramalarda aracın çeşitli bölmelerine zulalanmış 60 paket halinde 60 kilo 560 gram eroin ele geçirildi. Olayla ilgili araç sürücüsü C.D. gözaltına alınırken soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-İçinde eroin bulunan araç

-Köpekle yapılman arama

-Zulalardan eroin paketlerinin çıkarılması

-Araçtan, eroinden detaylar

Haber-Kamera : Orhan AŞAN/ VAN, - 

===================================

(ÖZEL) - Minarede tehlikeli çalışma

ŞANLIURFA'da yapımı devam eden bir caminin minaresinde kurdukları tahta iskelede hiçbir önlem almadan çalışan işçiler, görenleri şaşırttı.

Batıkent Mahallesi'nde hayırseverler tarafından finansmanı sağlanarak yapımı devam eden bir caminin yerden 20 metre yükseklikteki minaresinde çalışan başlarında baret bulunmayan 4 işçinin etrafına kurulan tahta iskele üzerinde güvenlik tedbiri almadan çalışması şaşırttı. Metrelerce yüksekte 20 santim kalınlığındaki tahta kalaslara basan ve görenlerin yüreklerini ağızlara getiren işçiler, bir eliyle iskeleye tutunup, diğer eliyle harç döküp, kalıp betonlarla minareyi örmeye çalışıyor. Görenlerin hayret ettiği işçiler ise şaşkın bakışlara aldırış etmeden çalışmalarını sürdürüyor. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Cami inşaatında çalışan işçiler  

Minarede duvar ören işçiler

İşçilerin tahta iskeleye çıkması  

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Uğur BUDAK-ŞANLIURFA-DHA)

===========================================

Çocuğuna saldırdığını öne sürdüğü köpeğini av tüfeği ile öldürdü 

Güvenlik kamerası görüntüleri 

KONYA'da bir sanayi sitesindeki çöp konteynerinin yanında vurularak öldürülmüş olarak bulunan sokak köpeğinin yapılan şikayet üzerine sitede işyeri bulunan 39 yaşındaki Süleyman K. tarafından öldürüldüğü belirlendi. Polis tarafından gözaltına alınan Süleyman K., köpeği çocuğuna saldırdığı iddiasıyla av tüfeği ile vurarak öldürüldüğünü ileri sürüldü. Süleyman K.'nın vurduğu köpeği sürükleyerek çöp konteynerinin yanına taşıması bir işyerinin güvenlik kamerası tarafından da görüntülendi.

Olay, 4 Ağustos günü saat 18.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Horozluhan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, sanayi sitesi içerisinde 4 yaşlarındaki bir sokak köpeğinin tüfekle vurularak öldürülmesi ile ilgili yapılan ihbar üzerine polis çalışma başlattı. Polisin araştırması sonrası köpeği sanayi sitesinde havalandırma boruları yapan bir işyerini işleten Süleyman K.'nın öldürdüğü belirlendi. Gözaltına alınarak polis merkezine götürülen Süleyman K.'nın buradaki ifadesinde, "İşyerimdeyken dışarıda oynayan çocuğumun bağırdığını duydum. Dışarı çıkarken çocuğum içeri kaçıyordu. Köpeğin saldırdığını söyleyince bende dışarı çıkıp köpeği kovaladım. Oğlum yine kapıda oynarken köpek yeniden oğluma saldırdı. Bende ruhsatsız av tüfeğim ile köpeğe ateş ettim. Sonra köpek yere düşüp öldü. Bende ortada kalmasın diye çöpün yanına bıraktım. Ben keyfi olarak durduk yere köpeği öldürmedim. Çocuğumuza zarar vermesin diye ateş ettim" dediği öğrenildi.

Süleyman K.'nın köpeği öldürdükten sonra çöp konteynerine doğru sürüklemesi bir iş yerinin güvenlik kameraları tarafından da görüntülendi. Diğer taraftan aldıkları ihbar üzerine sanayi sitesine giden Konya Mevlana Doğayı ve Hayvanları Sevenler Derneği üyeleri, vurulmuş halde buldukları köpeği Selçuk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Acil Kliniği'nde götürerek burada rapor alıp, Süleyman K. hakkında şikayetçi oldukları belirlendi.

Genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması ve Hayvan Hakları Koruma Kanunu'na aykırı davranmak suçundan hakkında işlem başlatılan Süleyman K. ise alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Köpeğin çöpe sürüklenirken güvenlik kamerası görüntüsü

-Köpeği fotoğrafları

 Haber-Kamera:  Tolga YANIK/KONYA,

===========================================

Tartıştığı baba ve oğula av tüfeğiyle ateş açtı

ANTALYA'nın Kaş İlçesi'nde iş makinesi operatörü 32 yaşındaki Soner İ., iddiaya göre bir iş için anlaştığı aynı yaştaki Aydın Kavcar ve babası 61 yaşındaki Bilal Kavcar'la tartıştı. Olay yerinden ayrılan baba ve oğlun önünü kesen Soner İ., av tüfeğiyle ateş açtı. Baba ve oğlunun yaralandıkları saldırı anını cep telefonuyla kaydetti.

Kaş'a bağlı Sarıbelen Mahallesi'nde işyeri olan Aydın Kavcar, geçen pazar günü iş makinesi operatörü Soner İ.'ye bir iş için 1000 TL'ye anlaştı. Bir süre sonra babası Bilal Kavcar ile 07 L 9083 plakalı kamyonetiyle işyerine giden Aydın Kavcar, iddiaya göre verilen işi yapmadığı gerekçesiyle Soner İ.'ye verdiği paranın iadesini istedi. Burada taraflar arasında çıkan tartışmanın ardından Aydın ve Bilal Kavcar olay yerinden kamyonetle ayrıldı. 

Baba ve oğlu Uğrar Mahallesi'ndeki evlerine yaklaştıkları sırada ise Soner İ. önlerini kesti. Aracından aldığı av tüfeğiyle baba ve oğlun yanına gelen Soner İ., kısa süreli tartışmanın ardından kamyonete ateş açtı. Aydın ve Bilal Kavcar vücuduna isabet eden saçmalar nedeniyle yaralandı. Saldırganın boşluğundan yararlanan baba ve oğul olay yerinden kaçarak hastaneye gitti. Jandarmaya teslim olan Soner İ. sevk edildiği sulh ceza hakimliğince adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

Aydın Kavcar, saldırı anını cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntülerde belinde sarılı fişek kemeri ve elinde av tüfeğiyle araca yaklaşan Soner İ.'nin "Ben o... ç... değilim tamam mı" diye bağırdığı, araçtakilerin "Sık" demesi üzerine bir el araca ateş ettiği ve camın kırıldığı görülüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

(cep telefonu görüntüsü)

-----------------

Soner İ.'nin tüfekle araca gelmesi

Bağırması

Ateş etmesi

Haber: Ahmet ACAR- Kamera: KAŞ(Antalya), -

================================================

(ÖZEL) Türkiye'nin ilk serbest bölgesi özelleşiyor

TÜRKİYE'de ilk olan Mersin Serbest Bölgesi'ni işleten Mersin Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.'nin (MESBAŞ), sermayesinin yüzde 21.2 oranındaki Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.'ye ait hissesi özelleştirilecek.

1987'de faaliyete geçen Mersin Serbest Bölge İşletmecisi MESBAŞ Genel Müdürü Edvar Mum, özelleştirmenin yüzde 21.2'lik kamu sektörüne ait hisseleri kapsadığını açıkladı. Mum, "Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin özelleştirme kapsamında bulunması nedeniyle MEŞBAŞ'taki hisseleri de satışa sunuldu. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca açılan ihale kapsamında teklif ve ihale şartname dosyalı isteklilere veriliyor. Son teklif verme tarihi 24 Ağustos 2017'dir" dedi.

Yapılacak ihale sonrası kamuya ait hisselerin özel kesime geçeceğini belirten Genel Müdür Mum, Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin diğer limanlarının da kademeli olarak özelleştirileceğini kaydetti Mum şunları söyledi: "Sermaye yapımızda bir değişiklik yok, sadece hisselerin kamuya ait bölümü değişiyor. Böylece bundan sonraki süreçte satış sonrası artık bu hisseler de özel kesime geçmiş olacak. Özelleştirme şirkete olumlu bir etki yaratacak. Çünkü şirketimizin faaliyetlerinin hangi yönde olacağına dair gerek 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu gerek Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmenliği, gerekse de şirketimiz ve Ekonomi Bakanlığı arasında yapılan sözleşme çerçevesinde şirket faaliyetlerine devam ettirecektir. Bu anlamda şirketin sermayesine katkı verecek diğer özel kesimin de girmesi ile şirket faaliyetlerinin olumlu yönde gelişeceğini düşünüyoruz."

470 FİRMA, 8 BİN 300 İSTİHDAM

Mersin Serbest Bölgesi'nde şu anda 470 firmanın faaliyet gösterdiğini ve bu firmalar bünyesinde 8 bin 300 kişinin istihdam edildiğini de vurgulayan Mum bu konuda şunları kaydetti: "Bölgede hem üretim hem de ticari faaliyetler ön plandadır. Dolayısıyla bölgenin kuruluşunda üretimde tekstil ile başlayan üretim, daha sonra çelik boru, ambalaj, gıda ürünleri değişik kimyasal ve medikal ürünler olmak üzere faaliyetlerini geliştirmiştir. Yapılan üretimlerin yüzde 95'i yurt dışına gönderilmektedir. Bu anlamda Serbest Bölge amacına uygun olarak çalışmaktadır. Aynı zamanda bölge coğrafik olarak içinde bulunduğu durum itibariyle Ortadoğu ülkelerine yakınlığı konumuyla da bu ülkelerle olan ticareti ön plandadır ve özellikle Irak, İran ile önemli boyutta ticaretimiz vardır. Bu anlamda Mersin Serbest Bölgesi'nde yapılan ticaretle beraber geldiğimiz süreçte kuruluşundan itibaren 58 milyar dolarlık işlem yapılmıştır. Yıllık olarak ortalama 3.3 milyar dolarlık bir işlem hacmi gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede Mersin Serbest Bölgesi Doğu Akdeniz'de ülkemizin en önemli Serbest Bölgesi olarak faaliyetlerine devam etmektedir."

ALBENİSİ YÜKSELECEK, İSTİDAM ARTACAK

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut ise özelleştirmenin arkasından da o bölgede yapılacak olan önemli yatırımlar olacağını kaydetti. Özelleştirmeye giren kısmın yüzde 21 civarında devlet hissesi olduğunu anlatan Aşut, şu değerlendirmede bulundu: "Tabi bu özelleştirmenin arkasından da o bölgede yapılacak olan önemli yatırımlar var. Altyapı yatırımları, iskele yatırımları ve oranın bir rehabilitasyona tabi tutulması söz konusudur. Bunun yanında da önümüzdeki süreçte bu özelleştirilme iyi bir şekilde gerçekleştirilebilirse TEKFEN arazisinin bu bölge ile birleştirilip daha aktif bir Serbest Bölge haline gelmesi gerekiyor.  Ben pozitif yönde bu işi tetikleyeceğini düşünüyorum. Albenisi ve ticareti daha yüksek olacak. İstihdam oranı yükselecek. Katma değeri yüksek ürünleri üretebilir pozisyona geleceğiz."

BU İŞE SORUMLULUK PROJESİ OLARAK BAKIYORUZ

İhalede iyi bir konsorsiyum yapısı ile bu işten çok büyük kar amacı gütmeden yeni grupların bir araya gelmesi gerektiğine de işaret eden Aşut şu görüşlere yer verdi: "Orada çok büyük bir kar yok. Orada 28 milyon doların üzerinde bir yatırım var. O yatırım yapılacak. Uzun bir süre oradan kar payı alınamayacak. Bu yatırımlar yapıldıkça orası yavaş, yavaş kara geçecek. Sonunda da daha aktif bir serbest bölge olacak. Biz de dosya alıp üzerinde çalışıyoruz. Deniz Ticaret Odası ile birlikte konuları müzakere ediyoruz. Bize gelen, bizimle birlikte hareket etmek isteyenlerle hareket ediyoruz. Çünkü, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'nın tetiklemesi ile Serbest Bölge kuruldu. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası da bu işe sahip çıkarak yürümek zorundadır. Bu işe şu sosyal sorumluluk projesi olarak bakıyoruz. Biz buradan kar amacı değil, işletmelerin karlı işletme olması, istihdam ve katma değini yüksek olan bir bölge oluşturmaya çalışacağız."

Görüntü Dökümü 

----------------------------

(ÖZEL)

Mersin Serbest Bölgesi'nin havadan görüntüleri 

Mersin Serbest Bölge girişi 

Bölgeye giden çalışanlar 

Bölgeden çıkan araçlar 

Bölge içindeki bir işyerinden görüntü 

İşyerinde çalışanlar 

İşyerinde üretilen çeliklerden görüntü 

Kaynak yapan işçinin görüntüsü 

Mersin Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. Genel Müdürü Edvar Mum ile röp 

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut ile röp

Haber: Ali Ekber ŞEN  -Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN, 

======================================================

Van'da Urartulara ait dini mekan bulundu

TARİHİ Van Kalesi civarında, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar başkanlığında yapılan kazı çalışmalarında ilk kez yeni bir kutsal mekan bulundu. Bu gelişmenin çok önemli olduğunu belirten  Doç. Dr. Konyar, "Biz Urartu dinini genellikle stadellerde, kalelerdeki tapınaklardan daha çok biliyoruz. İlk defa sivillerin aşağı yerleşmede, halkın dini inanışlarını yansıtan bir mimariyle karşılaştık" dedi. 

Urartu Krallığı tarafından yaptırılan ve Urartuların başkenti olan Tuşba'yı kuş bakışı gören Van Kalesi 3 bin yıldır görkemiyle ayakta kalmaya devam ederken, etrafındaki tarih de araştırılıyor. Van Kalesi civarında 5 yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar başkanlığında sürdürülen kazı çalışmaları, bu yıl Türkiye'nin değişik üniversitesinden 46 Öğretim Üyesi ve lisansüstü öğrenciyle devam ediyor. 

KAZILARDA SÜPRİZ YAŞANDI

Kazıların Eski Van Şehri, Van Kalesi ve Van Kalesi Höyüğü olmak üzere 3 aşamada sürdürüldüğünü belirten Doç. Dr. Erkan Konyar, Van'ın 5 bin yıllık tarihinin araştırıldığı kazı çalışmalarında bu yıl bir süpriz yaşandığını söyledi. Van Kalesi'nin kendileri için her zaman önemli olduğunu belirten Konyar, şöyle konuştu:

"Bu yıl önemini daha çok anlamış olduk. Çünkü çok sürpriz gelişmeler oldu. Bir sütunlu salon ortaya çıkardık ki olasılıkla bu sütunlu salon, kutsal bir mekan. Stadel dışındaki Van halkının, Urartuların dini törenlerinin yapıldığı kutsal bir alan. Büyüklüğü, yapı malzemesinin niteliği, sütunun olması gibi ve kapı aralıklarının ölçüleri, bütün bunları bir araya getirdiğinizde böyle bir sonuca ulaşmak mümkün oluyor. Çevresinde daha küçük boyutlu bu alana hizmet eden mekanlar olduğunu ortaya çıkardık. Bunlar yemek pişirilen, ocaklı alanlar, hizmet sektörünün barındığı ve buraya hizmet sunduğu alanlar ki, kiler, küçük depo yapıları gibi yani bu kutsal ve kült alanını olduğu alan merkez ve etrafında bu merkezin aslında yardımcı birimlerinin olduğu anlaşılıyor." 

ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK

Bulunan mekanın önemine de değinen Doç. Dr. Erkan Konyar sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz Urartu dinini genellikle stadellerden, kalelerdeki tapınaklardan daha çok biliyoruz. İlk defa sivillerin aşağı yerleşmede, halkın dini inanışlarını yansıtan bir mimariyle karşılaştık. Bu noktada içindeki buluntulardan da yola çıkarak, yeni yorumlara gideceğiz. Çünkü Urartu'nun şimdiye kadar devlet dini ve tanrıları tanınıyordu. Bu aşamada aslında çok yeni bir bilgi kaynağına ulaştık. Bu çerçevede devam edecek kazılarda bu alanın niteliği daha da netleşecek ve dini uygulamalar çerçevesinde nasıl bir gelişim gösterdi ortaya çıkmaya başlayacak." 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------------

-Kazı yapan ekip

-Kazı çalışmaları genel

-Çalışmalardan genel ve detaylar

-Doç. Dr. Erkan Konyar ile röportaj

-Bulunan kutsal mekan

-Kazı ekibinin çalışmaları

-Detaylar

-Van Kalesi genel ve detaylar

Haber-Kamera; Gülay KUYUCU/VAN, - 

==============================================

Homeros Ödülü Troia Kazı Başkanı Aslan'ın

ÇANAKKALE Belediyesi'nce düzenlenen 54'üncü Uluslararası Troia Festivali'nde, 'Homeros Bilim, Kültür ve Sanat Ödülü', Troia Ören Yeri Kazıları Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan'a verildi. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise festival açılışında barış ve özgürlük mesajı verdi.

Çanakkale Belediyesi'nce "Ey Özgürlük" sloganıyla bu yıl 54'üncü kez düzenlenen Uluslararası Troia Festivali'nin resmi açılış töreni, 5 bin yıllık geçmişe ışık tutan Troia Ören Yeri'nde gerçekleşti. Çanakkale Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Çanakkale Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan, CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz, Troia Kazıları Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve çok sayıda vatandaş törene katıldı.

Program öncesi davetlilere antik kentin simgesi olan tahta atın önünde kokteyl verildi. Ardından 5 bin yıllık Odeon'daki açılış töreni başladı. Festival kapsamında 2002'den itibaren her yıl bir kişiye verilen 'Homeros Bilim, Kültür ve Sanat Ödülü', bu yıl Troia Kazıları Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan'a takdim edildi. Aslan'a ödülü, Başkan Gökhan verdi.

Ardından konuşma yapan, barış ve özgürlük mesajı veren Başkan Gökhan, "Bu güzel yaz gecesinde sadece bir festivalin açılışını değil aynı zamanda 'Ey Özgürlük' haykırışını da Troia'dan yapıyoruz. 10 yıl tutsak edilen bir kentten her türlü tutsaklığı lanetliyor, özgürlüğü için direnenlerin kentinden özgürlüğü yüceltiyoruz. Sloganı 'Ey Özgürlük' olan festivalimizin açılışında tarihin özgürlük kahramanlarını da selamlamak istiyorum. Selam olsun, işte burada özgürlük için mücadele eden kahraman Priamos'a, Hektor'a ve Paris'e. Selam olsun işte orada boğazda ve Yarımada'da özgürlük için direnen kahramanlara, 'Ya İstiklal, ya Ölüm' diye haykıran Mustafa Kemal Atatürk'e selam olsun" dedi.

Homeros Bilim, Kültür ve Sanat Ödülü'nün alan Troia Kazıları Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ise, bugün Troia'da yaşadığı en onurlu, en güzel günlerden biri olduğunu belirterek, "Ben bu akşam burada Homeros'un kentin öyküsünü anlatarak, yaktığı şiir ateşi adına bu ödülü alıyorum" diye konuştu.

Uluslararası Troia Festivali'nin resmi açılış töreni, Troia'nın geçmişini müzikli, danslı ve şiirsel bir gösteri olan 'Bin Gemiye Yelken Açtıran Aşk'ın sahnelenmesiyle sona erdi.

Festival, 9-13 Ağustos arasındaki kentin değişik mekanlarında düzenlenecek etkinliklerle gerçekleşecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Truva atı önündeki kokteylden görüntü

Homeros Bilim, Kültür ve Sanat Ödül töreninden görüntü

Ülgür Gökhan konuşma görüntü

Rüstem Aslan konuşma görüntü

Dans ve müzik gösterisinden görüntü

Haber- Kamera: Burak GEZEN- Mustafa SUİÇMEZ/ ÇANAKKALE,

==============================================

Kükürtlü ve sodalı suya girip şifa arıyor ve serinliyorlar

ANTALYA'nın Demre İlçesi'ndeki şifalı olduğu söylenen kükürtlü ve sodalı suyun doğduğu su kaynakları her yıl hem bölge halkı hem de yerli ve yabancı tatilcilerin akınına uğruyor. Sıcaklığı 12- 13 derece olan suya girenler yaz sıcağından kurtulurken, çeşitli hastalıklar için de şifa arıyor.

Demre'nin Kekova'ya açılan penceresi Çayağzı Limanı yolunun sağında ve solunda buz gibi, kükürtlü ve sodalı sular fışkırıyor. Sağ tarafta fışkıran kaynak küçük bir çay oluşturuyor. İki kaynağın da yaz aylarında sıcaklığı 12- 13 derece. Sıcaktan bunalan Demreliler ve ilçeye tatile gelenler bu soğuk su kaynaklarına akın ediyor. İki kaynağın dört noktasında suya giriliyor. İki kaynak da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) ve Demre Belediyesi'nin katkıları ile düzenlenerek havuzlar ve suya girecek bölümler oluşturuldu. 

Sağdaki kaynağın çıktığı yerde Likya döneminden kalma küçük taş havuz ve sonradan yapılan büyük bir havuz bulunuyor. Taş havuza ancak 4- 5 kişi girebiliyor. Buraya gelenler havuzlara atlayarak ve suyun kaynağına oturarak serinliyor. Havuzların yanındaki çamurda birçok kişi iyi geldiği söylenen çamurla yüzünü ve vücudunu kaplıyor. Soğuk suyun da güneş yanıklarına, böcek ısırmalarına, cilt hastalıklarına ve kas ağrılarına iyi geldiği belirtiliyor. Soldaki kaynakta da küçük bir taş havuzdan su kaynıyor. Bu suyun açken içildiği zaman mide hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. Bu kaynağın yatağında kano gezileri de yapılıyor. 

Fatma Gül Cesur iki yıldır cilt sorunu için bu su kaynaklarına geldiğini belirterek, "Kükürt ve çamurun cilt hastalıklarına etkisini duydum. Onun için geldim. Rahatlattığını gördüm. Herkese tavsiye erdim" dedi.

Demreli Ahmet Levent de "Hava sıcaklığı burada 40 derece. Türkiye'de herkes yanıyor, biz burada donuyoruz. Tüm Türkiye'yi bekliyoruz, davet ediyoruz" diye konuştu.

İstanbul'dan gelen Mustafa Balcı, "Tavsiye üzerine geldim. Dışarıda 40 dereceye yakın bir sıcaklık var. Burada buz gibi bir su. Çok serinledik. Herkese tavsiye ediyorum. Doğal bir kaynak. Arayıp da bulamayacağımız kadar güzelliklere sahip" dedi.

Antalya'dan gelen Muhammet Pınar ise "Demre'ye ilk kez geliyorum. Arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine. Hava sıcaklığı şu anda 40 derecenin üzerinde. Suya girip çıktıktan sonra herhangi bir sıcaklık hissetmedim. Buraya herkesin gelmesini tavsiye ederim" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Soğuk suyun akışı

Değişik noktalardan bölümler

Taş havuza girenler

Büyük havuza atlayanlar

Değişik noktalardan suya girenler

Kano yapanlar

Kanoda köpek

Röportajlar

HABER- KAMERA: Ahmet ACAR/DEMRE (Antalya),

==============================================

Bu da Manavgat İHA'sı

ANTALYA'nın Manavgat İlçesi'nde 10 yıldır pastacılık yapan 35 yaşındaki Onur Böyük, 1000 lira maliyetle Türkiye'de ilk kez üretilen insansız hava aracı ANKA'nın modelini yaptı. 'Manavgat İnsansız Hava Aracı- MİHA' adı verilen model uçak yarım saat havada kalabiliyor. 5 kilometre menzile sahip MİHA, video ve fotoğraf çekebiliyor.

Manavgat'taki Alba Royal Resort Hotel'de pasta ustası olarak çalışan Manavgat Model Uçak Kulübü üyesi Onur Böyük, yaklaşık 2 ay önce Türk yapımı insansız hava aracı ANKA ile ilgili izlediği bir belgesel sonrası, ANKA'nın model uçak versiyonunu yapmaya karar verdi. İnşaatlarda kullanılan strafor ve kırtasiyeden aldığı maket kartonuyla çalışmaya başlayan Böyük, yaklaşık 1000 TL maliyetle ve 10 günlük çalışmanın sonucunda model uçağı bitirdi. 

ADINI ALBAY KOYDU

Uçağı kumanda eden kişinin pilot gözüyle uçuşu görebilmesini sağlayan FPV (First Person View) kamera sistemi, uzaktan kumanda kontrol sistemi ve motor takan Onur Böyük, uçağı havalandırmayı başardı. Böyük, yaklaşık yarım saat havada kalabilen, 5 kilometre menzilli, video ve fotoğraf çekebilen uçağı kendisi gibi model uçak meraklısı arkadaşlarıyla kurdukları Manavgat Model Uçak Kulübü'nün geçen ay Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen sergisinde tanıttı. Sergiyi gezen Çolaklı Jandarma Eğitim ve Dinlenme Tesisleri Komutanı Albay İbrahim Enver Sungur, uçağı çok beğendi ve adını 'Manavgat İnsansız Hava Aracı-MİHA' koydu.

"BELGESELDE İZLEDİM, YAPMAK İSTEDİM"

Onur Böyük, daha önce birçok uçak modeli yaptığını belirterek, bir süre önce televizyonda ANKA belgeselini izlediğini ve bunun modelini yapmayı istediğini anlattı. Böyük, "Çünkü Türkiye ilk kez kendi emekleriyle böyle bir uçak yapmıştı. Tamamen yerli bir uçaktı. Ben de modelini yapmak istedim. Yaklaşık 10 gün sürdü. Gövdesi tamamen bildiğimiz inşaat straforu. Kanadı ise herhangi bir kırtasiyede bulunan maket kartonu. Tamamen el emeğimdir. Şu anda üzerinde kısa mesafe için kullanılan kamera verici var. FPV sistemi deniyor buna. Halihazırdaki sistemle ortalama 5 kilometre gidebiliyor" dedi. 

"MALİYETİ 1000 LİRAYI BİLE BULMUYOR"

Yaptığı uçağın toplam ağırlığının 1450 gram, havada kalma süresinin ise 30 dakika olduğunu kaydeden Böyük, şu bilgileri verdi:

"Bu deneme amaçlı yapılan bir uçak. 2 metre kanat açıklığı var. Boyu 1 metre 20 santimetre. Tamamen kumandadan kontrol edilebiliyor. Şu anda düşük bir motor kullanıyoruz ve uçağın menzili 5 kilometre. Sonra motor olsun, elektronik ekipmanı olsun daha profesyonel bir sistem kuracağız. Daha uzun mesafelere gitmeyi planlıyoruz. Bu 30, 40 kilometre olabilir. Otonom uçuş dediğimiz görevlendirme uçuşları yapabilecek. Yani şu mesafeye git, oradan fotoğraf video çek, sonra kalkış yerine dön gibi görevler verebileceğiz. Maliyeti ise 1000 TL'yi bulmuyor. Bu maliyet içinde üstündeki kamera, kumandanın alıcısı var, bunun dışında elektronik sistem, motoru, elektronik hız kontrol cihazı, ana kanatta ve arkada 2'şer, kamerada ve ön tekerde olmak üzere toplam 6 adet servo var. Bunlar uçağın havada yönlendirmede kullandığımız elektronik parçalar."

"PASTA YAPARKEN MODEL ÇİZDİM"

Uçağın çıkabileceği en yüksek irtifa konusunda rakam veremeyeceğini anlatan Onur Böyük, Sivil Havacılık Kurumu'nun güvenli uçuş için verdiği maksimum irtifanın 120 metre olduğunun söyledi. Model uçak ve pastacılığın ince işlerinin fazla olması nedeniyle birbirine benzediğini aktaran Böyük, "Bazı modellerimin planını pasta yaparken çizdiğim oluyor. Pasta yaparken aklıma geliyor, kağıt kalem alıyorum ve modelin genel görünüşünü çiziyorum. Daha sonra eve gidince bu uçak daha ayrıntılı nasıl olur, genel özellikleri teknik özellikleri modelin büyüklüğü nasıl olmalı gibi çizimler yapıyorum. Pastacılığın buna artısı var, pastacılık ince bir iş" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Pistte bulunan model uçak ve dronelar

ANKA'nın model uçağı

Alba Royal Resort Hotel girişi

Onur Böyük'ün otele girişi ve pasta yapması 

Uçak pistinden koyun sürüsünün geçişi

Manavgat model uçak kulübü üyelerinin pistte uçaklarını hazırlamaları

Onur Böyük'ün model uçağı MİHA'yı hazırlaması

MİHA'nın pistten kalkışı

MİHA'nın uçuş görüntülerinin kontrol ekranında izlenmesi

MİHA'nın Manavgat ırmağı ile Akdeniz'ın buluştuğu Boğaz Mevkii'nde çektiği görüntü

MİHA'nın inişi

Model Uçak Kulübü üyelerinden birine ait yakıtlı model uçağın kalkışı

RÖP: ONUR BÖYÜK (3 parça)

Detay görüntüler

MİHA'nın inişe geçmeden hemen önce pist üzerinde çektiği görüntüler

 HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGAT (Antalya),

=============================================