Dha Yurt Bülteni-4

Dha Yurt Bülteni-4
Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel

Kozan'da orman yangını ADANA'nın Kozan İlçesi'nde sabah saatlerinde orman yangını çıktı.

Kozan'da orman yangını

 

ADANA'nın Kozan İlçesi'nde sabah saatlerinde orman yangını çıktı. 

Yangın, Kozan'ın Karabucak Köyü'de karaçam ağaçlarından oluşan ormanlık bölgede saat 09.00 sıralarında başladı. Nedeni belirlenemeyen yangın poyrazın da etkisiyle kısa sürede yayıldı. Yaklaşık 20 dönümlük alanda etkili olan yangına Adana Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı 20 arazöz, 10 su tankı, 2 helikopter, 1 uçak ve yaklaşık 100 işçi ile müdahale edildi. Bölgedeki askeri birlikler ve köylülerin de de katıldığı söndürme çalışmaları devam ediyor.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Haber: Yaşar KORKUSUZ/KOZAN (Adana), - 

=====================================

Varto'da 1.5 ton amonyum nitrat ele geçirildi

MUŞ'un Varto İlçesi'nde terör örgütüne yönelik yürütülen arama- tarama operasyonları sırasında toprağa gizlenmiş halde 1.5 ton amonyum nitrat ele geçirildi. 

Valililikten yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı birlikler tarafından Varto İlçesi'ne bağlı Kayalıkale Köyü bölgesinde operasyon yapıldı. Şehit Piyade Uzman Çavuş Bekir Anıl Erdal anısına düzenlenen operasyonda arazide arama yapıldı. PKK/KCK terör örgütü mensupları tarafından araziye gizlenmiş vaziyette üzeri naylon ile örtülmüş, ağızları kapalı 30 torbada 1500 kilogram amonyum nitrat gübresi ele geçirildi. Olayla ilgili adli işlemlere başlandı.

Görüntü Dökümü

--------------------------

Haber : Fatih ÇELİK/VARTO (Muş), - 

===================================

Iğdır'da kaza: 2 ölü

IĞDIR'ın Halfeli Beldesi'nde cami imamı, 34 yaşındaki Zekeriya Yılmaz'ın yönetimindeki otomobil, karşı yönden gelen kamyonetle çarpıştı. Kazada sürücü ile babası, 64 yaşındaki Aydın Yılmaz öldü.

Kaza, Kars'ın Kağızman İlçesi yakınında meydana geldi. Iğdır'ın Halfeli Beldesi Hacı Fettah Camii'nde 6 yıldan bu yana imam, Zekeriye Yılmaz, boyun damarında tıkanıklık olan babası Aydın Yılmaz'ı muayene ettirmek için Erzurum'a götürdü. Iğdır'a dönerken Yılmaz'ın yönetimindeki 76 AC 650 plakalı otomobil, karşı yönden gelen Kemal Çelik yönetimindeki 76 AD 979 plakalı kamyonetle kafa kafaya çarpıştı. Kazada evli ve 2 çocuk babası Zekeriye Yılmaz olay yerinde, babası Aydın Yılmaz ise kaldırıldığı Kars Devlet Hastanesi'nde öldü. Otomobilde bulunan imamın amcası 55 yaşındaki İbrahim Yılmaz ile Kamyonet sürücüsü Kemal Çelik, kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.

İmam ile babası Iğdır'ın Halfeli Beldesi'nde gözyaşları arasında toprağa verilirken yaralı kurtulan İbrahim Yılmaz, "Ağabeyim Aydın, 16 gün Iğdır Devlet Hastanesi'nde tedavi gördü. Doktorlar Erzurum'a sevk etti. Erzurum'a götürdük, film çekildi, ilaç yazıldı. Doktoru '6 ay sonra gel bakalım düzelmesse ameliyat ederiz' dedi. Bizde Iğdır'a dönerken Kağızman yakınlarında karşıdan gelen ve bizim şeride giren kamyonetle kafa kafaya çarpıştık. Kazada yeğenim Zekeriye ile ağabeyimi kaybettim. Çok üzgünüm" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-İbrahim yılmaz ile röp

-Aydın yılmaz ve Zekeriye Yılmaz'ın fotoğrafları

Haber-Kamera: Suat DENİZ/ IĞDIR,

==========================================

Mahallelinin tüp geçit çıkışı kaza korkusu

DENİZLİ'nin Pamukkale İlçesi'ndeki Kayhan Tüp Geçidi'nin çıkışında sıklıkla trafik kazası yaşandığını söyleyen vatandaşlar, eylem yaptı. Başta yaşlı ve çocuklar olmak üzere yolun karşısına geçişte zorlandıklarını söyleyen vatandaşlar, yetkilileri önlem almaya çağırdı.

Pamukkale İlçesi Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan Kayhan Tüp Geçidi'nin çıkışında sıklıkla yaşanan trafik kazaları, mahallelinin tepkisini çekti. Tüp geçidin çıkışının hem sürücüler hem de yayalar için tehlike oluşturduğunu belirten vatandaşlar, muhtarlık binası önünde bir araya gelerek eylem yaptı. Tüp geçidin çıkışının hemen yanında olan Duran Ali Rıza Gölcük Cami'ye giden yaşlıların ve yolu kullanan çocukların tehlike altında olduğunu belirten mahalle sakinleri, yolda gereken önlemlerin alınmasını ve düzenlemelerin yapılmasını istedi.

"BU YOLDAN KORKUYORUZ"

Mahalle Muhtarı Tamer Narcı, Kayhan Tüp Geçidi çıkışında kazaların olukça fazla yaşandığını ve mahalle sakinleri olarak bu durumdan şikayetçi olduklarını ifade etti. Yaşlı ve çocukların yolun karşısına geçmekte zorlandığını aktaran Narcı, "Büyükşehir Belediyesi'ne 5 defa dilekçe yazdık. Bu noktada haftada 4-5 kere kaza yaşanıyor. Bunların vebali bizim üzerimizde. Bir an önce bu yola bir çözüm bulunmalı. Kaldırımların genişletilmesi gerekiyor. Çocuklarımız camiye, Kuran kursuna gidiyor. Cami cemaati genellikle yaşlı insanlardan oluşuyor. Ara yollardaki giriş çıkışlarda tabelalar eksik. Yani bu tünel bizim için tam bir facia. Yolun yapımında da teknik bir hata yapılmış. Yolumuz dar. Buradan günde 5 bin araç geçiyor. Bu yoldan korkuyoruz. Yol dar, yayalar geçmekte zorlanıyor. Belediyenin yola bir çözüm bulması lazım. Kaldırımların kenarının ve orta şeridin çelik bariyerlerle kapatılması gerekiyor" dedi.

"HEPİMİZ RİSK ZATLINDAYIZ"

Vatandaşlardan Ayşenur Ildız, "Bir an önce önlem alınmasını istiyoruz. Gözardı edilmesin. Hepimiz risk altındayız. Camiden çıkan yaşlılar ve çocuklar tehlike altında. Neredeyse her gün bu yolda kaza oluyor. Korkarak bu yolu kullanıyoruz" dedi.

10 yaşındaki Işıl Ceren Ildız ise, "Her gün bu yoldan arkadaşlarımızla birlikte geçiyoruz. Sürekli trafik kazası oluyor. Yolun karşısına geçerken korkuyoruz. Bir an önce yapılamasını istiyoruz" diye konuştu.

Mahalle sakinlerinden Hasan Oymak, akşam trafiğin oldukça yoğun olduğunu, insanların karşıya geçmekte güçlük yaşadığını söyledi. Yaşlıların camiye gitmek için karşıya geçmekte zorlandığını vurguladı. Yol için yetkililerden çözüm beklediklerini belirtti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Kayhan Tüp Geçidi çıkısında bulunan noktadan detay

Karşıdan karşıya geçmeye çalışanlardan detay

Vatandaşların tepkileri

Muhtar, Tamer Nalcı röp.

Ayşenur Ildız, Işıl Ceren Ildız röp.

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

=====================================

Bayram için ülkelerine giden Suriyeliler'in dönüşleri sürüyor

RAMAZAN Bayramı nedeniyle ülkelerine giden Suriyeliler'in Kilis'teki Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden Türkiye'ye dönüşleri devam ediyor.

Kilis Valiliği tarafından izin verilen Suriyeliler, Ramazan Bayramı'nı ülkelerinde geçirdikten sonra Türkiye'ye dönmeyi sürdürüyor. Kilis'in Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden 13- 23 Haziran tarihleri arasında ülkelerine giden Suriyeliler, Halep'e bağlı Azez İlçesi'ndeki Babul Selam Sınır Kapısı'nda uzun kuyruklar oluşturuyor. Suriyeliler, Türkiye'ye girişlerinde eşyaları ve üst aramalarından sonra, Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından işlemleri yapılıyor. Yaşlı, engelli, hamile ve çocuklu ailelerin geçişlerine öncelik verilen Suriyeliler, Öncüpınar Sınır Kapısı'nda kurulan sağlık merkezinde bulaşıcı hastalıklara karşı önlem amacıyla tedavi edilip, 0- 15 yaş grubundaki çocuklarının eksik aşıları yapılıyor. Sınır kapısında otobüslere bindirilen Suriyeliler, Türkiye'ye dönüp Kilis'ten barındıkları kentlere gidiyor.

Ramazan Bayramı'nı geçirmek için ülkelerine giden 68 bin 238 Suriyeli'den bugüne kadar 43 bininin Türkiye'ye dönüş yaptığı belirtildi. Ülkelerine giden Suriyelilerin 14 Temmuz'a Türkiye'ye kadar dönebilecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Otobüsle gelişleri

Otobüsten inişleri

Türkiye'ye Girişte konrol

Röportajlar

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)

========================================

Dünya tekvando şampiyonu Nur Tatar: Dövdüğüm 2 kişiyi babam hastaneye götürdü

DÜNYA Tekvando Şampiyonu Nur Tatar Askari, Türkiye'de bir kadının kendini koruyabilecek kadar savunma sporu bilmesi gerektiğini, karşılaştığı bir olayda kendini korumak için 2 kişiyi dövmek zorunda kaldığını söyledi.

Güney Kore'de düzenlenen Dünya Tekvando Şampiyonası'nda kadınlar 67 kiloda şampiyon olan ve geçen mayıs ayında İran asıllı tekvandocu Mehran Askari ile hayatını birleştiren milli sporcu Nur Tatar Askari, 12 Ağustos'ta yapılacak düğün hazırlıklarına başladı. Nur Tatar Askari, şampiyon olduktan sonra yaşamında fazla bir şey değişmediğini söyledi. Bu yolda elde ettiği büyük başarıların büyük bedellerinin yanı sıra çok güzel yanları da olduğunu söyledi. Askari, "Tekvando sayesinde bir eşim oldu, dünyalara bedel. Ailemin, akrabalarımın değil bütün Türkiye beni tanıdı. İnsanlar tanıyıp- tanımadan benim için dua etti, yanımda oldu. En önemli şeyler bunlar. Ayrıca sosyal hayatım, özgüvenim, okulda, eğitimimde, spor hayatımda birçok yükseliş başardım" diye konuştu.

"HAYALDİ GERÇEK OLDU"

Yaklaşık 10 yıl önce milli takıma girdiğini, bir gün dünya şampiyonu olacağını hep hayal ettiğini ifade eden Askari, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünya, olimpiyat ve Avrupa madalyasını hep hayal ettim. Ülkemi temsil etmeyi, bayrağımı dalgalandırmayı çok küçük yaştan beri istiyordum ve buna ulaştım. O gün İstiklal Marşı çalarken ve o bayrağım en üst seviyede durduğunda gurur ve onur duydum. Bu madalyayı Türkiye'ye getirmek benim için çok güzeldi. Hayaldi gerçek oldu. İnşallah 2020'de de gerçek olur."

Tekvandonun sert bir dövüş sporu olarak görülmesine karşın bir savunma sporu olduğunu söyleyen Askari, kız çocuklarının mutlaka kendini savunabilecek kadar savunma sporu bilmesi gerektiğini belirtti. Bir kadının kendini savunabilecek kadar tekvandoyu 4-5 ayda öğrenebileceğini aktaran Askari, şunları kaydetti:

"Günümüzde her kadının başına gelebilir. Türkiye'de bir kadın kendini koruyabilecek, savunabilecek kadar savunma sporu bilmesi lazım. Çünkü başımıza bir çok olay gelebiliyor. Bir sürü olay görüyor, yaşıyoruz. Ben bunu her zaman savunuyorum, Türkiye'nin genelinde doğuda, batıda kız çocuklarının tekvando ya da tekvandoya benzer, kendilerini savunabilecekleri branşları yapmalarını öneriyorum."

"KENDİMİ KORUDUM"

"Antrenmandan çıkıp eve giderken yolda herhangi bir durumda kendimizi korumamız gerekiyor" diyen Askari, "Benim de başıma geldi. Ben de sonuçta bir kadın olarak kendimi savunabildim, koruyabildim. İki kişiydi. Onları dövmek zorunda kaldım. Kendimi koruduğum için ilk tepkim mutluydum. Hatta o kişileri babam hastaneye götürmüştü" diye konuştu.

2020 Olimpiyatları'ndan sonra tekvando sporculuğunu sonlandırmayı düşündüğünü belirten Askari, "Sonrasında tecrübelerimi gelecek nesillere aktarmak için çalışacağım. ve kadınların özellikle tekvandoyu sevmesi için elimden geleni yapacağım" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

Nur tatar ve eşinin antrenmanından görüntü

RÖP: Nur Tatar

-Antrenmandan görüntü

Haber: Selma KUNAR-Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,

===========================================

Menderes'te yanan bölge kasım ayında ağaçlandırılacak

ORMAN ve Su İşleri Bakanlığı, İzmir'in Menderes ilçesindeki orman yangınında zarar gören alanda temizlik çalışmalarına başladı. Bölgenin kasım ayında yeniden ağaçlandırılacağı bildirildi.

Menderes'te 1 Temmuz Cumartesi günü öğle saatlerinde başlayan, mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklık ve rüzgarın etkisiyle hızla büyüyen yangın, 3 günde kontrol altına alınabildi. Yangına 14 helikopter, 5 uçak, 35 su tankeri, 104 arozöz ve 25 iş makinesi ile müdahale edildi, söndürme çalışmalarının ardından alanda uzun süre soğutma yapıldı.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun talimatıyla, bölgede soğutma çalışmaları ile birlikte yanan 1000 hektarlık orman alanında arazinin temizlenmesi ve fidan dikimine hazırlanması için gerekli çalışmalara da başlandı. 15 iş makinesi ve 50 işçinin yer aldığı temizlik ve toprak hazırlama çalışmalarının en kısa sürede bitirileceği ve yangından zarar gören alanın, dikim sezonu olan kasım ayında yeniden ağaçlandırılacağı bildirildi.

Bakan Veysel Eroğlu, Menderes'te çıkan orman yangınına 10 dakika gibi bir sürede müdahale etmeye başladıklarını belirterek şunları söyledi: "Maalesef İzmir'de ve ülkemizin başka yerlerinde orman yangınları ile karşı karşıya kaldık. Ancak orman teşkilatımız çok büyük bir gayret gösterdi. Yangına çok kısa sürede müdahale etti ve canları pahasına mücadele sergiledi. Ben de söndürme ve soğutma çalışmalarının hemen ardından buranın yeniden ağaçlandırılması için talimat verdim. Kasım ayında dikim sezonunun başlamasıyla birlikte fidanları toprakla buluşturmak için çalışmaları şimdiden başlattık."

Görüntü Dökümü

------------------------

-ARŞİV

-Yanan alanda ngörüntü 

Haber: İZMİR, - 

============================================

Kaymakam Üncü: Çokal Barajı'ndaki balık ölümleri inceleniyor

TEKİRDAĞ'ın Şarköy İlçesi'nde Çokal Barajı'nda görülen balık ölümlerinin ardından Şarköy Kaymakamı Hamdi Üncü, tahlil için sudan örnekler alındığını ifade ederek, "Malkara'da bulunan fabrikalardan atıkların derelere verildiği, hayvan pisliklerinin derelere atıldığı iddia ediliyor. Çevre Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü balıkların öldüğü bölgeden derelerden ve Çokal barajının bir çok bölgesinden tahlil amaçlı su alarak inceleme başlattı" dedi.

Trakya Bölgesi'nin büyük bir bölümünün içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan ve 'Trakya'nın GAP'ı' olarak nitelendirilen Çokal Barajı'ndaki balık ölümleri, çevre halkı da tedirgin etti. Şarköy Kaymakamı Hamdi Üncü, medyaya yansıyan haberlerin ardından su örneklerinin alınarak konuyla ilgili inceleme başlatıldığını söyledi. Kaymakam Üncü, "Bu baraj üç şehre içme ve kullanma suyu olarak veriliyor. Şarköy, Gelibolu Evreşe, Eceabat, tamamen Çokal barajından su ihtiyacını karşılıyor. Malkara'da bulunan fabrikalardan  atıkların derelere verildiği hayvan pisliklerinin derelere atıldığı iddia ediliyor. İl Çevre Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü balıkların öldüğü bölgeden, derelerden ve Çokal barajının bir çok bölgesinden tahlil amaçlı su alarak inceleme başlattı. Önümüzdeki günlerde tahlil sonuçları açıklanır. Valilik ve İl Tarım Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü açıklama yaparö diye konuştu.

Görüntü Dökümü

----------------------------

(DÜN GEÇİLEN GÖRÜNTÜ) 

Ölen balıklardan detaylar

Baraj genel

Su içindeki ölü balıklar

Kıyaya vurmuş ölü balıklar

Detaylar

Haber:  Nuri ÇAĞLAR/ŞARKÖY (Tekirdağ), - 

===========================================

Çorlu'da uyuşturucu operasyonu: 9 gözaltı

TEKİRDAĞ'ın Çorlu İlçesi'nde sokakta uyuşturucu sattığı belirlenen kişilere yönelik düzenlene operasyondan 3'ü kadın 9 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda satışa hazırlanmış, bonzai, esrar ve eroin ele geçirilirken, uyuşturucuların çarşı iznine çıkan askerlere satılacağı ortaya çıktı.

Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri, Hıdırağa Mahallesi'nde uyuşturucu satıldığı bilgisi üzerine harekete geçti. Mahkeme kararıyla 3 eve baskın düzenleyen polis ekipleri, satışa hazırlanmış 400 gram eroin ve 300 gram esrar, 300 gram bonzai uyuşturucu maddesi ele geçirdi. Olayla ilgili 3'ü kadın 9 şüpheli gözaltına alındı. Hazırlanan uyuşturucuların çarşı iznine çıkacak askerlere satılmasının planlandığı belirlendi. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler ifadeleri için Çorlu Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Ele geçen tepsi içindeki uyuşturucu

-Polisin ev araması

-Yakalanan zanlıların götürülmesinden görüntü

-Üst araması görüntüsü

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),-

==========================================

Dolandırılmaktan son anda kurtuldu

ESKİŞEHİR'de 71 yaşındaki Fatma Öncel, banka güvenlik görevlisi ile polisler sayesinde 40 bin lira parasını dolandırıcılara kaptırmadı.

Olay dün saat 17.00'de meydana geldi. Cep telefonundan Fatma Öncel'i arayan kimliği belirsiz bir kişi, kendisinin polis olduğunu söyleyerek "Eskişehir'de bir kuyumcu soyuldu. Kimlik bilgileriniz kuyumcuda bulundu. Çalınan altınlar da sizin evinizde saklanıyormuş. Soyguncuların yakalanması ve sizin bu işten kurtulmanız için vereceğimiz banka hesap numarasına 40 lira yatırmanız gerekiyor" dedi.

Telefonla arayan dolandırıcının isteği üzerine evinden çıkıp ticari taksiye binerek Cumhuriye Mahallesi Cengiz Topel Caddesi'ndeki bir banka şubesine gelen Fatma Öncel, hesabındaki 40 bin lira parayı çekip başka bir hesaba yatırmak istediğini söyledi. Öncel'in telaşlı olduğunu ve dolandırılabileceğinden şüphelenen banka özel güvenlik görevlisi, polisi arayarak durumu bildirdi. Kısa sürede bankaya gelen polisler, Fatma Öncel ile görüştü. Polisler, Öncel'e kendisini arayan kişinin dolandırıcı olduğunu söyleyerek 40 bin lira paranın başka hesaba yatırmasını engelledi.

Fatma Öncel polislere ve banka güvenlik görevlisine teşekkür ederek, "Televizyonda bu tür dolandırıcılık olaylarını izliyordum. Benim başıma nasıl geldi anlayamadım. Telefon eden kişi polis olduğunu ve kuyumcu soyulduğunu söyleyince korktum. Banka kapanmak üzere olduğu için hemen bir taksiye binip geldim" dedi.

Görüntü dökümü:

-Fatma Öncel'in banka önünde polislerle birlikte,

-Polis memurunun cep telefonuyla konuşması,

-Fatma Öncel'in basın mensuplarına olayı anlatması,

-Fatma Öncel'in cep telefonuyla konuşmasından çekilen görüntüsü bulunuyor.)

Haber-Kamera: Hakan TÜRKTAN-ESKİŞEHİR,

============================================

Çöp evden, 22 kilo madeni para ile farelerin parçaladığı 3 bin lira çıktı

BURSA'da 56 yaşındaki Mehmet Cahit Öztalın'ın evinden, şikayet üzerine polis ve zabıta eşliğinde yapılan temizlikte, 1 kamyon çöp çıkarıldı. Evde 22 kilo madeni para ile çürümüş ve fareler tarafından parçalanmış 3 bin liralık kağıt para da çıktı. Öztalın geçen Ramazan ayında bir caminin önünde otururken Zabıta ekipleri tarafından dilencilik yaptığı gerekçesiyle yapılan üst aramasında da üzerinde 30 bin lira nakit para ile banka hesabında 450 bin lira oldğu ortaya çıkmıştı.

Merkez Osmangazi ilçesi Fevzi Çakmak Caddesi'nde İl Müftülüğünün karşısındaki Şehreküstü Camii önünde oturup dua ederken dilencik yaptığı gerekçesiyle Zabıta ekipleri tarafından geçen haziran ayında zabıta merkezine götürülen Mehmet Cahit Öztalın'ın üzerinde 30 bin lira nakit para ve banka hesabında ise 450 bin lira çıkmıştı. Daha sonra yapılan araştırmada ise Mehmet Cahit Öztalın'ın dilenci olmadığı, annesinin ölümünden sonra ruh sağlığının bozulduğu belirlenince, el konulan paralar iade edilmişti.

MAHALLELİ ŞİKAYET ETTİ

Merkez Osmangazi İlçesi Osmangazi Mahallesi Satı Sokak'ta bulunan bir evden kötü kokular geldiği ihbarı üzerine zabıta ve polis ekipleri harekete geçti. Savcılıktan alınan izinle çilingir yardımıyla girilen evin çöp ev olduğu belirlendi. Temizlik görevlileri tarafından poşetlere konulan bir kamyon çöp, geri dönüşüm sahasına götürüldü. Evin ise Ramazan'da üzerinde 30 bin lira nakit para çıkan Mehmet Cahit Öztalın'a ait olduğu belirlenirken, bir çuval içinde madeni para ile fareler tarafından kemirilmiş ve bozulmaya yüz tutmuş 3 bin liralık kağıt para bulundu. Zabıta ekipleri saymakta zorlandığı madeni paraları bir manava götürüp tartırıldı. Miktarı belirlenemediği için 22 kilo gelen bozuk paralar tutanak ile kayıt altına alındı.

"ACIYAN PARA VERİYOR DİLENCİ DEĞİL"

Mehmet Cahit Öztalın'ın evinin temizlendiği sırada toplanan mahalle sakinleri, "Mehmet Cahit Öztalın annesi öldükten sonra kardeşleri de kendisine bakmayınca, akli dengesini yitirdi. Emekli maaşı ve mülkü var. Yaşam tarzı çok kötü. İnsanlar 'dilenci' sanarak ona para veriyorlar. O da paraları evinde biriktiyor" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Evde çuvalla paraların bulunması

Zabıta ekiplerinin paraları sayması

Paraların Manavda tartılması

Çöp evin temizlenmesi

Zabıta ve polis ekipleri

Mahalle Halkı ile röportaj

////////

Banka hesap cüzdanları (Arşiv)

Paraların sayılması (Arşiv)

Mehmet Cahit Öztalın'ın görüntüsü (Arşiv)

Haber: Hüseyin TÜCCAR/BURSA, -

===================================

Üreticilerin sulama göletinde sızıntı tedirginliği

 

ÇANAKKALE'nin Bayramiç İlçesi'nde 2 bin dönüm araziyi sulayabilecek kapasitede inşa edilen Örenli Köyü göletinden arazilere su aktarılan borulardaki sızıntı, üreticileri tedirgin etti. Bazı üreticiler, ilerleyen günlerde yaşanabilecek su sıkıntısı nedeniyle endişeli olduklarını belirterek, çözüm bulunmasını istedi.

Bayramiç ilçe merkezine 3 kilometre mesafede, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 2006'da ihale edilen ve 2010'da tamamlanarak hizmet vermeye başlayan Örenli Köyü göletinde, araziye su aktaran borularda son dönemde yaşanan su sızıntısı, bölgedeki üreticileri tedirgin etmeye başladı. Su sızıntısı nedeniyle ortalama 2 bin dönüm arazide sulama yapılması gerekirken, şu ana kadar 700 dönüm arazide sulama yapılabilmesi sıkıntısının ortaya çıktığı belirtildi. Gölette su seviyesinin azalmasıyla sıkıntı yaşayan üreticiler, sorunun bir an önce çözülmesini istedi.

Bölgede arazisi bulunan 62 yaşındaki Nevi Bozkurt, "Her yıl aynı kabusu yaşıyoruz. Mağduriyetlerimiz her yıl artıyor. Sulama göletinde bulunan sulama tesisatında yaşanan arızalardan bıktık. Bir an önce sorunun çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Bu yıl ektiğim ürünler var. Yaşanan bu sıkıntı nedeniyle sulama sezonunu geçirebileceğime inanmıyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Barajdan gelen görüntü

Sulama yaptığı alanlardan görüntü

Üretici ve kooperatif üyesi Nevi Bozkurt ile röportaj

Haber- Kamera: Fatih DALDAL/ BAYRAMİÇ (Çanakkale),

==================================================

Uluslararası Sancak Beyi Atlı Okçuluk müsabakaları yapıldı

Birinci Uluslararası Sancak beyi atlı okçuluk müsabakaları 12 ülkeden 44 sporcunun katılımı ile başladı.

Erciyes Üniversitesi atçılık spor sahasında yapılan Birinci Uluslararası Sancak beyi atlı okçuluk müsabakalarında Türkiye, Bulgaristan, Tayland, Katar, Almanya, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Romanya, Macaristan, Kuveyt ve Malezya ülkelerinden gelen sporcular yarıştı. Müsabakaları Vali Yardımcısı Mehmet Emin Avcı, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Güven ve öğretim üyeleri ve davetliler izledi.

Sancak beyi atlı okçuluk yarışı ile ilgili bilgi veren Sipahi Spor kulübü yöneticisi Emrah Koç, " At ve Ok geçmişten günümüze gelen önemli kültür mirasıdır. Bizlerde bu kültür mirasını yaşatmak gelecek nesillere aktarmak için mücadele ediyoruz.  Ata mirasının yeniden canlanması amacıyla gerçekleştirilen uluslararası Atlı okçuluk şampiyonasına dünya birçok coğrafyasından 44 sporcu geldiö dedi.

Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof.Dr Muhammed Güven ise yaptığı konuşmada Birinci Uluslararası Sancak beyi atlı okçuluk müsabakalarına ev sahipliği yapmanın mutluluğu içerisinde olduklarını belirtti.

İki günde üç farklı etapta hünerleri sergileyecek sporcular, temsil ettikleri ülkelerin bayrakları ile geçiş yaptıktan sonra kabak hedeflerine atış yaptı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Yarışmacıların hazırlıklarından görüntü

Atların hazırlık koşusu

Sipahi Sancaktarlığı Kulübü adına Emrah Koç'un konuşması

ERÜ Rektörü Prof.Dr Muhammed Güven'in konuşması

Yarışma görüntüsü

Detay

Haber: Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ,  

==============================================

Afrika sıcağı Adana'da 400 bin dönümdeki karpuzu yaktı

ADANA'da karpuz üreticileri, geçen ayın sonunda tüm yurdu etkisi altına alan Afrika sıcakları ve sonrasında esen şiddetli poyraz nedeniyle hasadı gelmiş ürünlerin tarlada sarardığını belirterek, bölgenin afet kapsamına alınmasını istedi.

Yüreğir Ziraat Odası öncülüğünde bir araya gelen ve tarlada kilosu 15 kuruşa dahi alıcı bulamayan karpuz üreticileri, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Muhammet Ali Tekin'e uğradıkları zararı anlattı. Ocak ve şubat aylarında don nedeniyle kuruyan karpuz fidelerinin yerine ikinci kez ekim yaptıkları için zararlarının katlandığını anlatan üreticiler, 'büyük bir afet' yaşadıklarını dile getirdi. 

Hissedilen hava sıcaklığının 50 dereceyi gördüğü günlerde esen poyrazın, henüz hasat günü gelmemiş karpuzu olgunlaştırdığını, olgunlaşmış karpuzu da sarartıp hasat edilemeyecek duruma getirdiğini belirten üreticiler, Adana'nın bir an önce afet bölgesi ilan edilerek, yaraların sarılmasını istedi. Toplantıda, poyrazı sigorta kapsamına almayan Tarım Sigortaları Havuzu'na (TARSİM) yönelik tepkiler de dile getirildi. 

SEKTÖRDE PANİK

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 1-2 Temmuz'da esen şiddetli poyrazdan en fazla Yüreğir ve Seyhan bölgesinin etkilendiğini söyledi. Doğan, ekim zamanı don, hasat zamanı poyrazın vurduğu çiftçinin, devletin 'şefkat eline' ihtiyacı olduğunu kaydetti. Çiftçinin asıl ödemelerinin bundan sonra başlayacağını ifade eden Doğan şöyle konuştu:  "Üreticinin borçlarını ödeme şansı kalmadı. Çünkü karpuz afet nedeniyle tarlada kaldı. Zarar görmeyen bölümü de zaten nakliyesini karşılamadığı için alıcı bulamıyor. Herkesin içi yanıyor. Ayrıca, sektörde bir panik başladı. İlaççıda, fidecide, işçide, mazotçuda panik var. Herkes parasını kurtarmanın derdine düşmüş durumda. Karpuzun para etmediğini duyan, henüz vadesi gelmemiş alacağının peşine düşüyor. Sektör tamamen kilitlenmiş durumda."

Oda Başkanı Doğan, çiftçinin tefecinin eline düşmemesi için Ziraat Bankası ve tarım-kredi kooperatiflerine olan borçlarının ertelenerek, zararının hiç değilse bir kısmının afet kapsamında karşılanmasını istedi. 

TARIM MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN RAPOR

Üreticileri dinleyen Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Muhammet Ali Tekin de poyrazdan zarar gören ekili alanlarda gerekli hasar tespit çalışmalarını yaptıklarını söyledi. Müdür Tekin, bu konuda bir rapor hazırlayıp, öncelikle borçların ötelenmesi, sonrasında çiftçinin zararının bir bölümünün karşılanması için Bakanlık nezdinde görüşmeler yapacaklarını ifade etti. Tekin, konuyu TARSİM'le de görüştüklerini, aşırı sıcaklar nedeniyle oluşan zararın sigorta kapsamına alınması ile ilgili onlara da bir rapor sunacaklarını açıkladı. 

400 BİN DÖNÜM ETKİLENDİ

Bu yıl don, aşırı sıcak ve poyraz gibi doğal afetlerin hepsinin üst üste geldiğini belirten Tekin, şöyle devam etti: "80 yıl sonra ilk kez Türkiye'de böyle bir sıcak olmuş. Bütün karpuz, kavun, narenciye hepsi bu iklim şartlarından olumsuz etkilendi. Yaptığımız tespitlere göre Adana'da bu sene içerisinde doğal afetlerden dolayı 400 bin dönüme yakın arazi zarar görmüş durumda. Bu zarar narenciyeden tutun karpuz, kavun, domatese kadar hepsini kapsıyor. Şu anki karpuz üreticisinin zararı da gerçekten çok büyük. Buradaki tek bir çiftçinin zararı belki de küçük bir ilçenin böyle afetlerde yaşadığı zarardan büyük. Biz bunun bilincindeyiz ve gerekli çalışmaları yapacağız.

Haber: ADANA,- 

====================================

JAK, Uludağ'da kaybolan 3 kampcıyı buldu

BURSA'da yanlarına rehber almadan kamp yapmak amacıyla Uludağ'a çıkan E.Ö., K.E. ve M.Y. havanın yoğun sisli olması nedeniyle ormanlık alanda yönlerini kaybetti.  Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri yaklaşık 4.5 saat süren arama ardından kamp yapmak isteyen 3 kişiye ulaştı.

Kış ve Turizm merkezi Uludağ yaz aylarında kampçı ve doğa yürüyüşü yapanların gözde mekanı haline geldi. Dün ormanlık alanda kamp yapmak için Uludağ'a çıkan  E.Ö, K.E. ve M.Y. havanın yoğun sisli olması nedeniyle ormanlık alanda saat 18.00 sıralarında yönlerini kaybetti. Yolu bulumayan 3 genç durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Cep telefonundaki konum belirleme sisteminden yerleri tesbit edilen 3 kişi saat 22.30 sıralarında Sarıalan Bölgesi Küçük Bakacak Mevkii'ndeki ormanlık alanda bulundu. Sağlık kontrollerinden geçirilen üç kişi iadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Haber: Hüseyin TÜCCAR/BURSA, - 

===================================

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title