Dha yurt bülteni-4
Haberler » Güncel » Dha yurt bülteni-4 - Haber

Dha yurt bülteni-4

KARS'TA 'ATATÜRK' KLİBİ ÇEKİLİYOR Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Kars'a gelişinin 95'inci yıl dönümü nedeniyle sanatçılar, Atatürk'ün hatırasını canlandıracak.

Dha yurt bülteni-4

'TA 'ATATÜRK' KLİBİ ÇEKİLİYOR
 
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi 'ün, Kars'a gelişinin 95'inci yıl dönümü nedeniyle sanatçılar, Atatürk'ün hatırasını canlandıracak. Atatürk'e benzerliği ile tanınan sinema ve tiyatro sanatçısı Göksel Kaya, sanatçı Sefa Güneş'in çekeceği, 'Hoş Gelişler Ola, Mustafa Kemal Paşa' marşının klibinde oynayacak.

Tren garında çekilecek 'Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa' marşının klibini Karslı sanatçı Sefa Güneş çekecek. Atatürk'e olan benzerliğiyle bilinen Ardahanlı Göksel Kaya'nın rol alacağı klip için hazırlıklar başladı. 95 yıl önce Karslıların Atatürk'ü karşıladığı marşın klibi için kente gelen sanatçılar, vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Vatandaşların bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiği Göksel Kaya, Kars'ın tarihi binalarını gezdi. Halk arasında 'Kanlı Tabya' olarak bilinin Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi'ne giderek burada sergilenen tarihi olayların anlatıldığı bölümleri dikkatlice inceleyen Kaya, Rusya ile 13 Ekim 1921'de imzalanan Kars Antlaşması'nın ardından Rus heyetince dönemin 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa'ya hediye edilen 13 metre uzunluğundaki 'Beyaz Vagonu' da gezdi. Kaya daha sonra Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuarı'na giderek klipte oynayacak olan halk oyunları ekibinin provasını izledi.

Dünya Karapapak Türkleri Birliği (KARPAT) Kars Şubesi'ni ziyaret ederek genel başkan yardımcısı Özlem Öztürk ile görüşen Göksel Kaya, şunları söyledi:
"Kars'ın tanıtımına katkıda bulunmak, doğasını, kültürünü, tarihi binalarını da tanıtmak için buradayız. Sefa Güneş kardeşimizin klibinde birlikte oynayacağız. Bu rol benim için gurur kaynağıdır. Çok duygu yüklüyüm şu anda. Atatürk'ümüzü canlandırmak beni duygulandırıyor."
Sanatçı Sefa Güneş ise, "Kars'ımızın en güzel özelliklerinden biri de atasına, milletine, devletine bağlı olmasıdır. Atatürk'ü hatırasını canlandırmak için geldik. Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa marşına ilk kez klip çekeceğiz. Trenle geldiği Kars Garı'nda klibi çekeceğiz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Kazım Karabekir'e hediye edilen Beyaz Vagonu gezmeleri 
-Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesini ziyaret etmeleri
-Göksel Kaya'nın konuşması
-Göksel Kaya ile röp.
-Sanatçı Sefa Güneş ile röp
-Halk oyunları provalarını izlemeleri
-Fotoğraf çektirmesi

Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,

=============================

TRABZON'DA TEZGAHLAR DOLDU, HAMSİ FİYATI DÜŞTÜ

Trabzon'da, av yasağının sona ermesinin ardından balıkçılar, ağlarını denizlere bırakmayı sürdürüyor. Karadeniz'de bu yıl bolluk yaşanan hamsinin kilogramının 20 liradan 10 liraya gerilemesi, balıkçı ve vatandaşı memun etti.

Karadeniz'de, 1 Eylül'de av sezonunun başlamasıyla birlikte balık avı sürüyor. Sezonun gelmesiyle, balıkçı tezgahları da hamsi ve palamutla dolmaya başladı. Karadeniz'in batı kıyılarında sürü halinde görülen hamsiler, yönünü Karadeniz'in doğusuna çevirmeye başladı. Karadeniz'de bu yıl bolluk yaşanan hamsinin kilogramı 20 liradan 10 liraya geriledi. Fiyatların gerilemesi, vatandaş ve Trabzonlu balıkçıların da yüzünü güldürdü. Balıkçılar, deniz suyu sıcaklığının gün geçtikçe düşmesiyle birlikte tezgahlarda balıkların artıp, fiyatların da düşeceğini söyledi. Balıkçı tezgahlarını şenlendiren ağırlıkları 200 ile 600 gram arasındaki palamutlar, 10 TL'den başlayıp 30 TL'ye kadar satılıyor.

'TRABZON HAMSİSİ HORON OYNATIR'
Balıkçı Gökmen Aydın, hamsinin bu sezon bol olduğunu söyleyerek, "Yıllardır bu mesleğin içindeyim. Trabzon hamsisi geldi, vatandaşın yüzü güldü. Ama hamsi ince, biraz daha kalınlaşması lazım. İnce hamsiyi vatandaşlar ayıklayamıyor. Karadeniz hamsisi lezzetli. Havalar soğursa bollaşacak ve rağbet artacak. Hamsi bu sene bol. Trabzon hamsisi daha lezzetlidir. Trabzon hamsisi horon oynatır. Tavaya koyduğun zaman oynar. Marmara hamsisi oynamaz" dedi.

'HAMSİ DAHA BÜYÜK VE KALIN OLACAK'
Hava sıcaklıklarının soğumasıyla hamsinin daha büyük ve iri olarak avlanacağı belirten balıkçı Mehmet Canörseloğlu da,  "Trabzon hamsisi aynı kasatura gibi çevik ve atiktir. Aynı Trabzonspor gibi. Bu zamanlarda vatandaşların hamsiyi bol bol tüketmesini istiyoruz. Hamside bütün vitaminler var. Hem gelişim açısından, hem büyüme açısından yenilecek tek madde şuanda hamsidir. Hamsi sezonunun göbeğindeyiz. İnşallah hamsi daha büyük ve kalın olacak. Havalarda soğuma var. Hava soğuduğunda hava bol bol çıkacak. Daha da iri, vatandaşın özlem duyduğu şekilde olacak. Trabzon hamsisini yiyen dik oynar, çevik, atik oynar" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Balıkçı tezgahları görüntüleri

-Muhabir anonsu (Aleyna KESKİN)

-Hamsi detayları

-Balıkçılar detaylar

-Röportajlar

KAMERA: Selçuk BAŞAR-Aleyna KESKİN/TRABZON-DHA

=============================

DERİKLİ ÜRETİCİ, KARACADAĞ PİRİNCİNİN TANITILMASINI İSTİYOR
 
Mardin'in Derik ilçesindeki volkanik dağ olan Karacadağ eteklerinde yetişen çeltiğin hasadı yapıldı. Üreticiler, elde edilen pirincin çok kaliteli olduğunu ve tanıtımının yapılması gerektiğini belirtti.

Mardin'in coğrafi işaretli tarım ürünleri listesindeki Karacadağ pirinci, sofralardaki yerini almaya başladı. Sönmüş volkanik dağ Karacadağ bölgesinde bulunan Derik ilçesine bağlı kırsal Şerefli Mahallesi'nde, işçilerin hasadını yaptığı çeltik, biçerdöverlerle ayıklanıyor. Elde edilen pirinç, yerlere serilen sedirlerde kurutulmak için birkaç gün bekletiliyor. Kurutulma işleminin ardından pirinçler, fabrikaya götürülerek paketleniyor, ardından da sofralardaki yerini almak için marketlere dağıtılıyor.

Çiftçiler masrafların arttığını belirterek pirincin alımında iyileştirme yapılmasını talep etti. Üretici Faysal Yılmaz, hasadın çok zorlu olduğunu ifade ederek, "Ektiğimiz çeltikle sadece işçilerle bunu biçebiliyoruz. Erkek işçiler biçtikten sonra, kadınlar da toplayıp, bir alana serip, kurutuyoruz. Bölgemizde kurutma makinesi olmadığı için böyle bir yöntemi uyguluyoruz. Buradaki işlemler tamamlandıktan sonra Diyarbakır'a götürüp satıyoruz. Şu an tonunu 3 bin liradan satıyoruz. Karacadağ pirinci çok güzeldir. Burada siyah taşların olduğu yerde çeltiğin tadı bir başka oluyor. Beyaz taşların olduğu yere ekemiyoruz. Temennimiz, pirincimizin uluslararası alanda tanıtılması, Türkiye genelinde de satılmasıdır" dedi.
Üreticilerinden Nizamettin Pirinçioğlu (48) de Karacadağ bölgesinde yetişen pirincin tanıtımı yapılması gerektiğini söyledi.
30 yıldır çeltik ektiğini söyleyen Fesih Doğan ise Karacadağ pirincini siparişle Almanya, İsviçre, Norveç gibi ülkelere gönderdiklerini söyledi.

Görüntü Dökümü
-------
Pirinç tarlası
İşçilerin hasat yapması
Röportajlar
Genel ve detay görüntüle
Haber-Kamera: Emrullah KARAKAŞ/DERİK(Mardin),
=============================

YEDİEMİN OTOPARKI KADERİNE TERK EDİLEN ARAÇLARLA DOLDU

İzmit'te yediemin otoparkı işleten Özkar Dönge, otoparkında bulunan bine yakın araç arasında 8 yıldır bekleyen araçlar olduğunu, otopark ücreti olarak 2 milyon alacağının olduğunu söyledi.

İzmit'te yediemin otoparkı işletmeciliği yapan Özkar Dönge, otoparklarında yaklaşık bine yakın araç olduğunu söyledi. Araçların otoparklarda çürüdüğünü ifade eden Özkar Dönge, "Benim parklarımda şu anda ortalama bine yakın araç var. Bunu Kocaeli genelinde topladığımızda ise 10 bin araç civarında bir sayı ortaya çıkıyor. Bu araçlar bize 2 şekilde geliyor. Biri hacizli yakalamalı şekilde, diğeri ise trafikten men edilen araçlar. Trafikten men edilen araçlar kaza sebebiyle geliyor ya da sigortasız olabiliyor. Bu durum tamamıyla aracın değeriyle alakalı. Örneğin, vatandaşın aracının değeri bin 500-2 bin TL civarında, trafik sigortası yaptırmaya kalktığında bir o kadar da sigorta masrafı çıkıyor. O vatandaş da parayı ödemek yerine arabasını buraya terk ediyor. O araç bizim başımıza kalıyor. Hacizli araçlarda ise, kişilerin bankalara ya da başka kişilere borcu oluyor. Buna karşılık alacaklı taraf borçlunun arabasını yakalatıyor. Gelip baktıklarında, aracın değeri alacağı karşılamadığı için arabayı yakalatan da satmıyor. Bu sefer araba burada senelerce kalıyor" dedi.

"ARAÇLAR ÇÜRÜYOR"
Kendi otoparkında 8 yıla yakın süredir bulunan araçlar olduğunu söyleyen Özkar önge, "Bizim elimizde 8 yıla yakındır burada olan araçlar var. Bu araçlar 8 senede müthiş bir değer kaybına uğruyor. Çünkü araçlara çıplak ortamda bakılmıyor. Araçlar kendi kendine eskiyor, çürüyor, boyaları patlıyor. Araç değer kaybediyor. Bundan dolayı da herkes kaybediyor. Aracın sahibi kaybediyor. Biz otoparkçı olarak emeğimizin karşılığını alamıyoruz, kaybediyoruz. Devlet bu araçtan bandrol alamıyor, benzin, mazot satamıyor, kaybediyor. Yani bu araç burada durduğu sürece herkes kaybediyor." diye konuştu.

"ORTALAMA 500 MİLYON TL DEĞERİNDE ARAÇ ATIL DURUMDA"
Maddi kaybın çok büyük olduğuna dikkat çeken Dönge, "Şu anda benim otoparklarımda bine yakın araç var. Bir aracın ortalama 50 bin TL değerinde olduğunu düşünürsek. Sadece benim otoparklarımda 50 milyon TL değerinde araç bulunuyor. Bunu Kocaeli geneline vurursak, ortalama 500 milyon TL değerinde araç atıl durumda, bağlı halde duruyor. Bunların karşılığında sadece benim otopark ücreti olarak alacağım 2 milyon TL var. Ben bu paramı alamıyorum. Araçlar sürekli otoparklarda birikiyor. Otoparkımız dolduğu için mecburen başka bir otopark daha açmak durumunda kalıyoruz. Sürekli masraf ediyoruz. Sadece benim 2 milyon TL'lik alacağım karşılığında devletin ne kadar alacağı olduğunu düşünemiyorum." dedi.

"İHALE İLE SATILSIN"
Devletin yasal bir düzenleme ile bu konuya el atması gerektiğini söyleyen Dönge, şöyle konuştu:
"Naçizane fikrimi söylüyorum, aracın bağlanmasının ardından 6 ay içerisinde ne alacaklı ne de borçlu bu konuyu çözmüyorsa, devletimizin bu araçları ihale yoluyla satıp paraya dönüştürmesi gerekiyor. 6 ay sonra bu araçlara tekrar bandrol alınması, benzin satılması, sigorta yapılması maddi kaybı önler. Bakın 6 ayda bir araç burada eskimez, ama 8 yıl sonra bu araçlar eskiyor, bitiyor. Burada ben 2 bin TL'lik araca karşı da 500 bin TL'lik araca karşı da aynı sorumluluğu taşıyorum ve aynı otopark ücretini alıyorum. Fakat aracın bedeline göre bizim de sorumluluğumuz arttığı için otopark ücretlerinde de bir geliştirme yapılması gerekiyor"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Yediemin otoparkından drone görüntüleri
Anons
Otoparktan aktüel görüntüler
Otopark işletmecisi Özkar Dönge ile röp.
Detay
HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli),
=============================

SAHİBİNDEN SATILIK ADALAR

Marmaris'teki Karaca Adası 210 milyon TL, Balıkesir'in Ayvalık ilçesindeki Çiçek Adası ise 115 milyon TL bedelle internetten verilen ilanlarla satışa çıkarıldı. Üzerinde her biri 50 ile 100 metrekare arasında değişen 3 müstakil ev bulunan Karaca Adası'na günübirlik turizm tesisi ve küçük bir marina yapılabilecek.
ABD'de yaşayan Türk iş insanına ait, Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanlığı konutu karşısındaki 316 bin metrekarelik Karaca Adası, internet üzerinden satışa çıkarıldı. Metrekare fiyatı 665 TL olarak belirlenen adanın toplam fiyatı ise 210 milyon TL olarak açıklandı. 22 Eylül'de verilen ilanda, üzerinde her biri 50 ile 100 metrekare büyüklükte 3 müstakil ev bulunan adaya, mevcut imar durumuna göre günübirlik konaklama, yeme-içme, marina yapılabileceği belirtildi.
OTEL YAPMAK İÇİN ALDI, SİT ALANI İLAN EDİLDİ
Mülk sahibi adına adanın satışını takip eden İstanbul merkezli Bosforce Emlak Geliştirme ve Pazarlama şirketi yönetici ortağı Uğur Özcan, adanın krediye uygun olduğunu söyledi. Karaca Adası'nın 1980 yılında ABD'de yaşayan bir Türk iş insanı tarafından 7 yıldızlı otel yapılmak üzere satın alındığını belirten Uğur Özcan, adanın o zaman imarlı olduğunu kaydetti.
Adanın 1983 yılında birinci dereceden sit alanı ilan edildiğini vurgulayan Özcan, "Bu nedenle otel yatırımı gerçekleşmedi. Sahibi yıllardır vergisini ödediği halde istediği yatırımı yapamadı. Yatırım yapmaktan vazgeçtiği için satışa çıkardı. Üzerinde 3 müstakil ev ev bulunuyor. Ancak bunlar metruk durumda. İmar affı kapsamında yapı kayıt belgeleri alındı. Restore edilerek kullanılabilir. Yine adaya günübirlik turizm tesisi ve küçük bir marina da yapılabilir. Bunlara izin var. Şu an Muğla Büyükşehir Belediyesi sınırlarında bulunduğu için 5 yıl süreyle vergiden muaf. Süre dolduğunda yeniden vergisini ödeyecek" diye konuştu.
Sahibinin yatırım yapamadığı için zarara uğradığını anlatan Uğur Özcan, "Ada aynı zamanda mavi tur rotası üzerinde bulunuyor. 4 koyu bulunuyor. Toplam 316 dönüm tapu tescili var. Yine 65 dönüm orman kullanım alanı var. Adanın toplam büyüklüğü 381 bin metrekare" dedi.
ÇİÇEK ADASI DA SATILIK
Balıkesir'in 22 adasından biri olan Ayvalık ilçesinde bahar mevsiminde sarı ve beyaz 'koyun gözü' cinsi nergis çiçekleri açan ve adını buradan alan Çiçek Adası da 15 Eylül'de internet üzerinden satışa çıkarıldı. İlk kez 2002 yılında satışa çıkarılan Çiçek Adası, Ayvalık ve Gömeç ilçeleri açıklarında bulunuyor. Karaya 230 metre mesafede, 267 bin metrekare alana sahip Çiçek Adası, 115 milyon liraya satışa çıkarıldı. İçinde taban oturumu 450 metrekare 3 bina bulunan ada, Ayvalık'a 12 kilometre, Çanakkale- İzmir yoluna ise 3,5 kilometre mesafede. 4 tatlı su kuyusunun da bulunduğu adada 2 bin zeytin ağacı, 3 bin çam ve muhtelif meyve ağaçları bulunuyor. Ada, Katrinli, Katerin ve Hatırlı ailelerinin özel mülkü konumunda. En yüksek noktası 22 metre olan ada alıcılarını bekliyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
Karaca adasından drone görüntüler
Çiçek adasından drone görüntüleri
HABER: Yılmaz KILIÇKAYA- KAMERA
=============================

SANDIKLI'DA YAYLI OK ATIŞ KURSU

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde herkesi yaylı okla tanıştırmak isteyen ve ata sporu yaylı oku yaşatmak isteyen Mevlüt Kızak, yaylı ok atışı kursu açtı.
Daha önce İzmir'de yaşayan Mevlüt Kızak, hobi olarak yaptığı atlı Türk okçuluğunu geliştirmek istedi. Kurslara katılan Mevlüt Kızak, atlı okçuluk antrenörlüğü belgesini aldı. Memleketi Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesine dönüş yapan Mevlüt Kızak, herkesi yaylı okla tanıştırmak ve ata sporu yaylı ok atışını yaşatmak için Bedesten Çarşısı'nda yaylı ok atış kursu açtı. Ücretsiz olarak her gün akşamları gerçekleşen kursa isteyen her yaştan herkes katılabiliyor. Kursa 20'nin üzerinde çocuk yaşta sporcu katılırken, ilerleyen günlerde bu sayının artması ve yetişkinlerin de katılması bekleniyor.
Mevlüt Kızak, "İzmir'de geleneksel atlı Türk okçuluğumuzu yapıyorduk. Resmi belgemizi aldık. Atlı okçuluk antrenörlüğü yapmaktayım. Benim isteğim Sandıklı'da herkesin yaylı oku eline bir kere de olsa alması. Yaylı okla tanışması. Bu bizim kendi kültürümüz, ata sporumuz. Ecdat mirasımız. Biz burada çocuklarımızın fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sunarak yaylı okçuluğu geliştirmek için buradayız. Bay ve bayan arkadaşlarımızı yaylı okla tanıştırmak için buradayız" dedi.
8'inci sınıf öğrencisi Nur Aydın "Ok atmayı bana bir arkadaşım anlatmıştı. Kitaplardan okuyordum zaten. Ama burada ok atmak çok güzel. Herkesin gelmesini tavsiye ederim" diye konuştu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
Eğitmen Mevlüt Kızak kursa katılan öğrencilere ok atışını anlatırken değişik açılardan görüntü
Öğrenciler ok atışından görüntü
Öğrenciler attıkları okları hedeften alırken görüntü
RÖP 1: Mevlüt Kızak (eğitmen)
Bir öğrenci ok atışından görüntü
8'inci sınıf öğrencisi Nur Aydın'ın ok atış görüntüsü uzak ve yakın görüntü
RÖP 2: Nur Aydın (öğrenci)
Öğrenciler ok atış görüntüleri
HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI,
 


Kaynak: DHA