DHA YURT BÜLTENİ - 4

DHA YURT BÜLTENİ - 4

Karadeniz yaylaları tatilci akınıRamazan Bayramı'nda, 9 günlük tatillerini Karadeniz'de doğa ile baş başa geçirenler, yaylalara akın etti.

DHA YURT BÜLTENİ - 4

Karadeniz yaylaları tatilci akını

Ramazan Bayramı'nda, 9 günlük tatillerini Karadeniz'de doğa ile baş başa geçirenler, yaylalara akın etti. Bölgede bayram tatili nedeniyle gözde turizm merkezlerindeki konaklama tesisleri de yüzde yüz doldu.
Ramazan Bayramı'nda 9 günlük tatillerini eşsiz doğası ile ilgi çeken bölgede tatillerini geçirenler, bulutların üzerindeki yaylalara çıktı, yöresel lezzetlerin tadına baktı. Tulum ezgileri dinleyen tatilciler, yaylada müzisyenlerin çaldığı ud ve klarnet enstrümanlarıyla keyifli anlar geçirdi. Tatilciler, ahşap evlerin önünde, sis bulutlarının üzerinde anı fotoğrafı çektirerek, doğa yürüyüşü de yaptı. Rize'de en çok ziyaret edilen yerlerin başında Pokut, Petran ve Çat Yaylaları geldi.
Tatilciler, bayramda gezdikleri Karadeniz'in eşsiz doğasına hayran kaldıklarını belirterek sis bulutlarının üzerinde olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Turizm işletmecisi Haluk Sönmez de Pokut Yaylası'nın eşsiz bir doğaya sahip olduğunu belirterek "Yüzlerce yayla var ama Pokut bir başka. Pokut Yaylası mankene benzer. Çoğu zaman sisle kaplanıyor ve her zaman güzelliğini göstermiyor. Misafirlerimize kendi ürettiğimiz balı, sütü ikram ediyoruz. Gelenlerde çok memnun kalıyor" diye konuştu.  
Rize'nin Ayder Yaylası da 9 günlük bayram tatilinde, tatilcilerin akınına uğradı. Yerli ve yabancı binlerce turistin araçları ile geldiği yaylada uzun araç kuyrukları oluştu. Ücretli giriş noktasından başlayan araç kuyrukları Ayder Yaylası güzergahı boyunca uzayıp gitti. Araç yoğunluğu nedeniyle trafik kilitlendi. Yaylaya ulaşanlar yeşil örtünün keyfini çıkardı, doğa yürüyüşü yaparak tulum eşliğinde horon oynadı, kurulan salıncaklarda sallandı, piknik yaptı, çimlere uzanarak dinlendi.

Görüntü Dökümü
------------
Yayla detayları
Tatilcilerden detay
Klarnet, ud ve tulum ezgileri
Tatilcilerle röp.
Sis bulutu yaylalar
Haluk Sönmez ile röp.
Detaylar

Boyut: 923 mb.

Haber-Kamera: Muhammet KAÇAR RİZE,

========================

Serinlemek için girdiği denizde boğuldu

Antalya'da Deniz Çapşek (26), serinlemek için girdiği denizde boğuldu. Çapşek'in cansız bedeni, sahile geldiği bisikletiyle birlikte cenaze aracına konuldu.
'Olay, Konyaaltı Beach Park'ta saat 08.30 sıralarında meydana geldi. Denize girenler, açıkta su üzerinde bir kişinin hareketsiz yattığını görüp, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye deniz polisi ve sağlık ekibi sevk edildi. Açıktan bota alınan kişinin, öldüğü belirlendi.
Deniz Çapşek olduğu belirlenen kişinin cansız bedeni, olay yeri inceleme ekipleri tarafından sahile çıkarıldı. Olayı gören Aynur Aslan, Çapşek'in bisikletiyle sahile geldiğini ve sonra denize girip boğulduğunu anlattı.
Yapılan incelemenin ardından Çapşek'in cansız bedeni, cenaze aracına yerleştirildi. Sahile geldiği bisikleti ise cenaze görevlilerince aracın arka koltuğuna konuldu. Deniz Çapşek'in cenazesi, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Görüntü Dökümü
------------
Ölen kişinin bisikletinden görüntü
Bisikletin cenaze aracına konulması
Boğulan kişinin sahildeki görüntüsü
Görgü tanığı ile röportaj
Olay yerinden görüntü

283 MB/// 02.15ö

Haber: Alparslan ÇINAR- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA,

=====================

81 yaşındaki berber halen işinin başında

Aydın'ın Söke ilçesinde, 69 yıldır berberlik yapan 81 yaşındaki Halil Arabacı, ömrü yettiği sürece mesleğini yapmaya devam edeceğini söyledi.
Yaşıtları ayakta durmakta güçlük geçerken, evli ve 2 çocuk babası Halil Arabacı, her gün saat 06.30'da Yenicami Mahallesi'ndeki 12 metrekarelik berber dükkanını açıyor. 12 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini 69 yıldır sürdüren Arabacı, bu meslekten emekli olmasına rağmen dükkanını kapatmayı aklının ucundan bile geçirmediğini söyledi. İki çocuğunu berberlikten kazandığı para ile okuttuğunu belirten Arabacı, "Amacım para kazanmak değil, vakit geçirmek. Akşama kadar evde boş boş oturulmaz ki. Müşteri olsun, olmasın her sabah düzeni olarak dükkanımı açıp, işimin başına geçerim. Müşterilerim daha çok eski müşterilerimin çocukları ya da torunları. Onlarda büyüklerinden beni bildikleri için gelirler. Onun dışında şimdi gençlerin çoğu bende tıraş olmaz. Bugüne kadar iki dükkan değiştirdim. Bu son dükkanımda 35 yıldır hizmet veriyorum. Kullandığım tıraş malzemelerim de dükkanım kadar eski" dedi. 
Söke Berberler Odası'nın kurucu üyelerinden olduğunu vurgulayan Arabacı, sağlığı el verdiği sürecede dükkanını açmaya devam edeceğini belirtti. Arabacı, kendisiyle aynı dönemde mesleğe başlayan arkadaşlarının büyük bölümünün hayatta olmadığını da söyledi.
20 yıldır Halil Arabacı'nın dükkanına tıraş olmaya geldiğini belirten 55 yaşındaki Süleyman Kurtulmuş, "Kendisi işinde titiz ve tecrübeli biri. burada kendimi rahat hissediyorum. Tıraşından da çok memnunum" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Berber dükkanından görüntü
-Halil Arabacı'nın tarış yaarker görüntüsü
-Berber Halil Arabacı ile röp.
-Traş olan müşterilerden Süleyman Kurtulmuş ile röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber  - Kamera: Burhan CEYHAN/ SÖKE (Aydın),

====================

Bu ormandan yıllardır ağaç kesilmiyor

Kırklareli'nin Bayramdere köyünde bulunan Keşkek Dede Ormanı'nda inançlara göre yıllardır ağaç kesilmiyor. Köy Muhtarı Kemal Çetin, "Orman milletin inancına göre okunmuş olduğu için ağaç kesmiyoruz. Milletin inancı gereği yüz yıllardır sürdürdüğümüz bu inanç geleneği ormanımızı koruyoruz. Ormandan ağaç kesmek inançlarımıza göre yasak" dedi.
Kırklareli'nin merkeze bağlı Bayramdere köyünde bulunan Keşkek Dede Ormanı'nı yıllardır köylüler tarafından sıkı bir şekilde korunurken, tek bir ağaç kesimine de inançları gereği izin verilmiyor. İddiaya göre, köye 1800'lü yıllarda ilk yerleşenler, köyün ihtiyaçlarını cenaze için mezar tahtası, cami, okul veya köy yararına kullanılmak şartıyla bir ormanlık alan oluştururlar, köyün ihtiyaçları karşılandıktan sonra sınırlarını işaretleyip, okunan dualarla tek bir ağaç kesilmemesi kararı alınıp, o günden sonra ağaç kesilmez. Ormanlık alana da duayı okuyan Keşkek Dede adı verilir.
'OKUNMUŞ OLDUĞU İÇİN AĞAÇ KESMİYORUZ'
Büyükdere köyü Muhtarı Kemal Çetin, duayla okunan ormanda inançları gereği köylülerin yıllardır ağaç kesmediğini ve ağaçlardan dal daha koparmadığını söyledi. Çetin, "Bize dedelerimizden, babalarımızdan kalan bir inanç. Biz orada köylü olarak ağaç kesmiyoruz. Sadece mezarlıklara tahta için odun kesiyoruz. Orman milletin inancına göre okunmuş olduğu için ağaç kesmiyoruz. Zarar geleceğinden dolayı inancamıza göre kesinlikle ağaç kesilmiyor. Yakmak için veya hayırlı bir iş için kullanılması gerekirse o zaman satılıp kullanılıyor ama o gelen para okul ya da camiye harcanıyor. Kanunen bir yasağı olsa da milletin inancı gereği yüz yıllardır sürdürdüğümüz bu inanç geleneği ormanlarımızı koruyor" dedi.
Yaşanmış hikayelerin gerçeğe dönmemesi için köylünün korktuğunu ve bu inanca göre ormandan ağaç kesilmediğini söyleyen
Çetin, "Keşkek Dede Ormanı'nda büyüklerimizin anlatmasına göre tatbikat yapan askerler  bu bölgede  ağaç kesip arabasına koyduğu ve o aracın ilerlemeyerek orada kaldığı anlatılıyor. Bir vatandaşında zamanında öküz arabasının boyunluğu kırılmış ve onu ağaç keserek yapmaya çalıştığında araba ilerlememiş, hayvan orada çökmüş kalmış. Bu tür anlatımlar bulunuyor ormanla ilgili" dedi.
Köylülerden Galip Akay, ise babası Yusuf Akay'ın ormandan ağaç kesip getirmek istediğinde ağaçları ormandan çıkaramadığını anlattığını söyledi. Akay, "Babam odunları oradan çıkaramadığı için arabasını boşaltmak zorunda kalıyor. Buna benzer ormanımızla ilgili çeşitli rivayetler bulunuyor. Biz de köylü olarak ormanımızı koruyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
Drone ile havadan ormanlık alan
Köyden detaylar
Ormandan detay
Köylülerle röp.
Ağaçlardan detay
Yürüyen görüntü
DHA muhabiri Ali Can ZERAY anonsu
Detay görüntü
Kemal Çetin ile röp.
Köy içinden detay
Köylüler ile röp.

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/KIRKLARELİ,

=======================

Tarihi su değirmeni asırlar geçmesine rağmen un öğütmeyi sürdürüyor

Sakarya'nın Erenler ilçesinde bulunan yaklaşık 300 yıllık su değirmeni günümüzde işlevini devam ettirerek mısır unu öğütmeyi sürdürüyor. Menderes Satıroğlu aile büyüklerinden kalan değirmenin hala ilk gün olduğu gibi çalışmaya devam ettiğini söyledi.
Erenler Değirmendere Mahallesi Büyükdere üzerinde Rumların yaşadığı dönemden kalma su değirmeni günümüzde işlevini devam ettirerek buğday ve mısır öğütmeyi sürdürüyor. Menderes Satıroğlu (55) işletmeciliğini yaptığı su değirmeninde  300 yıldır çevredeki köylerden ve illerden getirilen buğday ve mısırın öğütüldüğünü belirtti. Menderes Satıroğlu köylülerin buğday unu, mısır unu ve hayvan yemi ihtiyaçlarını buradan karşıladıklarını belirterek, "Atalarımızdan kalan bir değirmen burası. Bütün civar köylerin ve şehir dışından gelenlerin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Değirmen güzel ilgi görüyor. Köylülerin mısır unu ve buğday unu ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Su ile çalışan değirmenimizde elektrik kullanmıyoruz, doğal bir şekilde çalışıyor. Bu değirmenin 300 senelik bir geçmişi vardır. Rumlar zamanında burası kullanılmış. Yaklaşık 150 yıldır da ailemiz işletiyor." dedi.
Eşi Menderes Satıroğlu ile beraber değirmende çalışan Sevgi Satıroğlu, değirmene ilginin hala olması memnun ettiğini ifade ederek, "Değirmenimiz dedelerden kalma eski tarihi bir değirmendir. Su ile çalışması ve taş değirmen olmasından dolayı tercih ediliyor. İstanbul ve çevre illerden çok gelen oluyor. İlginin olması da bizi memnun ediyor." diye konuştu. 

Görüntü Dökümü 
------------
Detaylar
Değirmenden görüntü 
Un üretimi
Röportajlar

Haber-Kamera: Aziz GÜVENER/SAKARYA,  

=====================

Yeşilçam'ın Şişko Nuri'si Kent Müzesi'nde yaşatılıyor

Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi'nde yaşamını sürdürürken geçen yıl hayatını kaybeden Yeşilçam'ın unutulmaz isimleri arasında yer alan 'Şişko Nuri' lakaplı sanatçı Sıtkı Sezgin için Kent Müzesi'nde oluşturulan köşe, ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi'nde kalan ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü hastanede geçen yıl 18 Ağustos'ta hayatını kaybeden 'Şişko Nuri' lakaplı sanatçı Sıtkı Sezgin'in (68) hatırasının, Kent Müzesi'nde yaşatılması için yapılan çalışmalar tamamlandı. Yeşilçam'da 300'den fazla filmde rol alan Sezgin için Kent Müzesi'nde özel bölüm hazırlandı. Sezgin'in rol aldığı filmlerde hayat verdiği karakterler, fotoğrafları, ödülleri ve özel eşyalarının sergilendiği köşe, müze ziyaretçilerinin yanı sıra özellikle çocukların da ilgi odağı oluyor.
'ONUN ANISINI HATIRLATIYORUZ'
Kent Müzesi Rehberi Samet Kayhan, düzenlenen köşenin ilgi gördüğünü belirterek, "Yakın zaman da kaybettiğimiz Samsunlu sanatçımız Sıtkı Sezgin için burada bir köşe ayrıldı. Yaklaşık bir sene oldu kendisi vefat edeli. Bu bölümde Sıtkı Sezgin'in namı değer 'Şişko Nuri'nin kendi aldığı ödülleri ve onun kıyafetlerini burada sergilemekteyiz. Buraya genellikle Sıtkı Sezgin için minik ziyaretçilerimiz için ilgi odağı oluyor. Çünkü hepimizin bildiği üzere Sezercik filminde unutulmaz bir film repliği var; 'Babam alacak baba sıpayı. Üstüne binicem vurcam kırbacı' herkesin hafızasındaki bir film repliği. Bu şekilde Samsun Kent Müzesi'nde onun anısını hatırlatıyoruz insanlaraö dedi.

Görüntü Dökümü:
-----------
-Hatıra köşesinden detaylar 
-Kent Müzesi'nden detaylar
-Röportajlar
-Detaylar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/SAMSUN,

======================

Keramet Ilıcası'na ziyaretçi akını

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde, suyunun şifalı olduğuna inanılan Keramet Ilıca Tesisleri, 9 günlük bayram tatilinde ziyaretçi akınına uğradı. Çevre kentlerden tesislere gelenler, sıcak suya girip, doğa harikası bölgede tatilin keyfini çıkardı.
İznik Gölü'nün 200 metre iç kesimlerde kalan Orhangazi Keramet Ilıca Tesisleri, 9 günlük bayram tatilinde yerli turistlerin akınına uğradı. Doğal sit alanı kapsamında bulunan, zeytin bahçeleriyle çevrili ılıca, içerdiği zengin mineraller ve sodalı suyu ile cilt hastalıklarına şifa arayanların da uğrak yeri oldu. Kayaların arasından çıkan suyun etrafında oluşan doğal havuzun derinliği 1- 3 metre arasında değişiyor. Ziyaretçiler, havuzun yakınındaki tesiste, eşsiz doğal güzelliklerin tadını çıkarıyor. Bayram tatilinde, şehrin gürültüsünden uzakta, büyük metropol şehirlere kısa mesafede yer alan ılıcaya gelenler, buranın hem şifalı suyu, hem de doğal güzelliğiyle önemli bir merkez olduğunu, ancak tesislerin yetersiz kaldığını belirtti.
YAZ KIŞ ZİYARETÇİ AKINI
Keramet Ilıca Tesisleri hem yazın hem de kış aylarında çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Kayaların arasından çıkan 34 derece suya sahip ılıcada, vatandaşlar günübirlik tatil yapabiliyor.
Bölgeye 9 günlük bayram tatili süresince İstanbul, Yalova, Kocaeli, Sakarya ve Bursa başta olmak üzere ilçe dışından binlerce tatilci akın etti. Tesiste, Keramet Köyü Kadınları Derneği tarafından açılan ve içerisinde el yapımı doğal ürünlerin satışının yapıldığı bir de pazar bulunuyor.

Görüntü Dökümü
-----------
-Ilıcandan görüntüler
-Araç ve insan yoğunluğu
-Yüzenlerden görüntüler
-Dükkanlardan detayalr

Süre: 05.00 dk Boyut: 621 MB

Haber-Kamera: Hasan BOZBEY/ORHANMGAZI-DHA
 


Kaynak: DHA