Dha Yurt Bülteni 4

Dha Yurt Bülteni 4

1 - Darbe gecesinin izlerini taşıyan o 2 oda olduğu gibi korunuyorMUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında saldırıya uğrayan 5 yıldızlı Turban Grand Yazıcı Otel'deki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çalışma ofisi olarak kullandığı oda ile şehit olan koruma...

Dha Yurt Bülteni 4

1 - Darbe gecesinin izlerini taşıyan o 2 oda olduğu gibi korunuyor

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında saldırıya uğrayan 5 yıldızlı Turban Grand Yazıcı Otel'deki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çalışma ofisi olarak kullandığı oda ile şehit olan koruma polisi Mehmet Çetin'in kaldığı oda, kapalı tutulup, o haliyle korunuyor.

Darbe girişiminin ardından otel yönetimi tarafından kapatılan ve müşterilere verilmeyen her iki odada eşyalar da olduğu gibi bırakıldı. Ziyarete de kapalı olan odalarda halen atılan kurşun ve el bombasının izleri duruyor. Girdiği çatışmada darbeci askerler tarafından şehit edilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın koruma ekibinden polis memuru Mehmet Çetin'in kaldığı odada, sıkılan 40 kurşunun izleri tek tek numaralanmış durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çalışma ofisinde de darbeci askerler tarafından sıkılmış 80 kadar merminin izleri göze çarpıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çalışma ofisindeki toplantı odasında bulunan masa üzerinde A-4 kağıtları ve dinlenme odasındaki seccade ve tespih de bırakıldığı yerde olduğu gibi muhafaza edilmiş durumda.

Otel yönetimi, 1800 kişilik tesisin 1 Ağustos'a tarihine kadar dolu olduğunu belirtip, "Yarısından fazlası Türk müşterimiz. Tatilcilerimizin bazıları 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma programına katılmak için önceden rezervasyon yaptırarak geldi. Çatışmanın olduğu odaları görmek isteyenlere izin vermiyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın darbe girişimi gecesi saldırıya uğrayan oteldeki çalışma ofisinden görüntü

-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şehit edilen koruma polisi Mehmet Çetin'in kaldığı otel odasındaki darbe girişimi gecesi izlerini taşıyan odadan görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),

(Toplam: 2 dakika 42 saniye-195 MB görüntü)

========

2- 15 Temmuz gazisi Algan: Bin canım olsa, vatan için feda etmeye hazırım

Nezir GÜNEŞ/MARDİN, - 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, İstanbul'da çıktığı tankın üzerinde darbeci askerler tarafından vurulduktan sonra tekerlekli sandalyeye mahküm olan Mardinli Halil Algan (47) "Bir değil bin canım olsa da bu vatan için feda etmeye hazırım. O gece canımızı vererek şehid olmaya çıkmıştık, gazilik nasip oldu."dedi.

15 Temmuz gecesi, İstanbul'da darbecilerin tanklarını durdurmaya çalışırken çıktığı tankın üzerinde vurulan 47 yaşındaki Halil Algan, omuriliğinin kopması nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahküm oldu. Darbecilerin saldırısından sonra 45 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Algan, daha sonra Ankara'da tedavi görmeye devam etti. 7 ay konuşma yetisini kaybeden Algan, 13 aylık tedavisinin ardından hayat mücadelesini kazanarak memleketine tekerlekli sandalyeyle geri döndü.

ŞEHİTLIK NASİP DEĞİLMİŞ

Şehid olmayı çok istediğini ancak gaziliğin nasip olduğunu söyleyen Algan, "Ankara'da tedavi görmeye devam ediyorum. Benim gibi tedavi gören asker ve sivil çok insan var. Ben Mardin'e tabut içerisinde, köyüme gideceğimi zannediyordum. Yüce Rabbim şehadeti değil, gaziliği nasip etti. Bir daha darbe girişimi olsa onlar daha başlatmadan zararlı çıkarlar. 15 Temmuz darbe girişimini birçok insan bilmiyordu, bilse o anda herkes sokağa çıkardı. O akşam belki milletin yüzde 30'u çıktı, bir daha olsa milletin yüzde altmışı çıkar, hepimiz çıkarız. Vurulduğum için ben çıkamasam dahi çocuklarımız çıkar. FETÖ kim ki; darbeye bir kere kalkıştılar başlarına ne geldi gördüler. Darbe yapmak o kadar kolay değil. Vatanımız için canımızı vermeye çıktık, gazi olduk. Bir kere değil, bin kere değil, sonsuza olsa gene çıkarız. Bir değil binlerce canımız da olsa bu vatan için seve seve vermeye hazırız."dedi.

KURUNUN YANINDA YAŞ DA YANMASIN

FETÖ'cü darbecilerin en ağır şekilde cezalandırmasını isteyen Algan, ancak kurunun yanında yaşın da yanmaması için dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. O gece yaşadıklarını anlatan Algan, "İşten geldikten sonra televizyon seyrediyorduk. Kanalların hepsi darbeden bahsediyordu. Hemen dışarı çıktım ve caddenin anne baba günü olduğunu gördüm. İnsanlar emniyete doğru gidiyordu. Ben de diyordum ki 'polisler karşımıza çıkacak.' Meğerse biz emniyeti asker ve tanklardan korumaya gidiyorduk. Emniyetin önüne gittik. Orada Cumhurbaşkanının çağrısını anlattılar ve havaalanında beklediğini söylediler. Esenler Atışalanı Köprüsü var, oradan ana yola indik. Ana yola inince insanların bir kısmı arabalı, bir kısmı arabasız yürümeye başladılar. Ben de arkadan yürüyordum. O esnada arkadan tanklar geldi. Arkamı döndüm, bir tank geliyordu. Tankın önünde durdum, yatmayı düşündüm. 'Yatacağıma tanka atlayayım.' dedim. Tankın üstüne atladım ve askeri dövmeye başladım. Ağladı, tutup onu öpmeye başladım. İçeride herhalde subaylar vardı, ben onlara tankı bırakın çıkın dedim. Beni tankın üstünde görenlerin de tanka çıkmasıyla tankın üstü doldu. Tank insanların arasına girdi insanları öldürmeye ve arabaları ezmeye başladı. Bir tane bayanın kocası şehit oldu, kendisinin ayağı koptu. Tank onları bariyerlere sıkıştırdı. Beyaz bir araç beni tankın üzerinde görünce arabasını tankın önüne sürdü, eşi ile beraber arabaydılar. Tank bir kartona basar gibi arabanın üzerinden geçti. İnsanlardan kurtulunca hızlanmaya başladı. O esnada herkes tankın üstünden atladı. Tankın üstünde 2 kişi kaldık. Tankın üstünde takozlar vardı. Takozlarla tankın içindeki askerlerin kafasına vurmaya başladım. Tanktakilere 'Çıkın, tankı burada bırakın.' dedim. İçerdekiler yukarıdaki askere G-3 uzattılar. G-3'ü askerden aldım. O esnada içeriden ateş ettiler 2 kurşun arkadaşıma isabet etti. Benim de bir kurşun deriyi sıyırdı, diğeri koltuk altından girdi, akciğeri çizip omurilikten çıktı. O esnada ben dua etmeye başladım. 'Ya Rabbim! Ben ölüyorum.' dedim ve dualarıma devam ettim. En son kendimi bıraktığım yer aşağı yukarı 3 kilometre uzaklıkta başka bir topluluğun içerisine girmişim. Atışalanı Köprüsünün yanında tankın üstüne atladım İstoç'un oralarında düşüyorum. Allah'tan orada bulunanlar beni alıp derhal hastaneye götürdüler. Yaklaşık 45 gün yoğun bakımda kaldım."dedi.

Görüntü sıralaması:

-------------------------

 Gazinin evinden görüntü

Çocukları ile oynaması

Eşinin çay ikram etmesi

Gelen ziyaretçilerle görüşmesi

Gazi'nin açıklamaları

Haber - Kamera: Nezir GÜNEŞ/MARDİN, - 

==========

3 - Kırmızı ışıkta beklerken eşinin boşandığı kocasının saldırısına uğradı

SAFRANBOLU(Karabük), - KARABÜK'ün Safranbolu ilçesinde Akif S.(32), kırmızı ışıkta beklerken otomobilinin içinde eşinin geçen yıl boşandığı kocası O.P.'nin(35) baltalı ve bıçaklı saldırısına uğradı. Vücudunun 5 yerinden yaralanan Akif S., O.P.'nin serbest bırakılmasına tepki göstererek, "Boşandığı eşiyle evlendiysem suçum ne? Bunun derdi nedir? Bir an önce cezasını bulmasını istiyorum." dedi.

Olay, 25 Haziran saat 08.30 sıralarında Safranbolu Kaya Erdem Caddesi'nde meydana geldi. Akif S., iş yerine gittiği otomobiliyle kırmızı ışıkta beklediği sırada 3 ay önce evlendiği 2 çocuk annesi Nuray S.'nin boşandığı eşi O.P.'nin saldırısına uğradı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayda O.P., arkasından koşarak geldiği otomobilin camını baltayla kırıp kapısını açtıktan sonra belinden çıkardığı bıçakla Akif S.'ye saldırdı. İleri geri hareket eden otomobilin içinde herkesin bakışları arasında saldırı devam etti. Vücudunun 5 yerinden yaralanan ve kaldırıldığı hastanede tedavisi tamamlanan Akif S., 20 günlük iş göremez raporu aldı.

Gözaltına alınan O.P., karakoldaki ifadesinde, "Kiraladığım araç ile seyir halindeyken Akif'in otomobilini gördüm. Bir anlık sinirle balta ve belimde taşıdığım çakı bıçağıyla araçtan indim. Akif'i yaralayıp yaralamadığımı bilmiyorum. Olay anında alkollüydüm. Böyle bir olayın yaşanmasını istemezdim." dedi.

Saldırının planlı bir şekilde yapıldığını, ancak O.P.'nin gözaltına alındıktan 1 gün sonra savcılık tarafından serbest bırakıldığını ifade eden Akif S. şöyle konuştu:

"Beni canice öldürmek maksadıyla biçti her tarafımı. 5 yerimden yaralıyım. 4 gün boyunca hastanede tedavi gördüm. Basit yaralama diye geçiyor bu olay. Bu nasıl bir adalet? Akıl sır erdiremiyorum. Bu iş nereye varacak? Bu adam beni ve eşimi öldürecekmiş. Tehdit üzerine tehdit alıyorum. Bu iş nerede bitecek? Bizim canımız alındıktan sonra mı bitecek? O zaman mı tutuklayacaklar? Neye uğradığımı şaşırdım. Arabadan çıkamadım. Darbeyi yedik. Ciğerim çıktı dışarıya. Can havliyle boğuştum. Arabanın içinde döndüm ve öbür kapıdan çıktım. Fırına sığınmak istedim ama 'sen kanlısın, içeri alamam' dendi, korkmuşlar. Oradan da kaçtım. Bir tandık vardı. İsmail abi içeriye aldı, beni korudu. Hayatımı onlara borçluyum. Bu hırsını alamamış, otomobilimin 3 camını daha kırdıktan sonra çıkıyor mahallesine gidiyor. Polisler arıyor. 'Ben yarım saat sonra geleceğim' diyor. Hiçbir şey olmamış gibi çayını içiyor ve çorba içmeye gidiyor. Böyle bir caniyi nasıl oluyor da salıyorlar. Ben şu anda sokakta rahat gezemiyorum. Evime köyüme giremiyorum. Nereye kadar böyle yaşayacağız biz? Bu ne yapmak istiyor. Çocuklarını günü gününe veriyoruz. Kendisi gelip alıyor. Hiçbir şey demedik, yapmadık. Boşandığı eşiyle evlendiysem suçum ne? Bunun derdi nedir? Bir an önce cezasını bulmasını istiyorum."

Eşi Nuray S. ise, "Nereden çıkacak, acaba oradan gelir mi ki, camımızı açtığımızda saldırabilir mi? diye şüphe içinde yaşıyoruz. Sevdiklerime zarar veriyor. Artık buna kesin bir çözüm bulunmasını diliyorum." diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Saldırı anı(güvenlik kamerası görüntüsü)

-Akif S.'nin açıklaması

-Nuray S.'nin açıklaması

-Akif S.'nin vücudundaki yaraların fotoğrafları

Haber-Kamera: Bülent DİKTEPE/SAFRANBOLU(Karabük),

650mb

=======

4 - Gelinlik üreticilerine düğün mevsiminde uyku yok

Kayseri ve çevre illerde artan düğünler nedeniyle gelinlik üretimi yapan işletmelerde 7 gün 24 saat mesai yapılıyor. Gelinlik üreticisi Ali Gülcan, müşterilerin işlerini yetiştirmek için zaman zaman uykusuz kaldıklarını, gelinlik  kiralama bedellerinin 1500 -den 4000 TL arasında değiştiğini  söylüyor

Yaz döneminde  işlerin  en yoğun yaşandığı sektörlerden birisi olan  gelinlik sektöründe  15 yıldır gelinlik üretimi ve satışı yapan Ali Gülcan, müşterilerinden gelen siparişlerini zamanında yetiştirebilmek için 7 gün 24 çalıştıklarını  dile getiriyor.  Ramazan bayramı sonunda işlerinde yüzde 100 artış yaşandığını ifade eden Gülcan," 3 aylık yaz döneminde çok fazla sipariş alıyoruz. Bundan dolayı da çalışma arkadaşlarımızla hiç izin yapmadan kimi zaman iş yerinde 1-2 saat uyumak suretiyle çalışıyoruz. Kayseri'de genellikle gelinlik kiralama şekli ile tercih ediliyor.Gelinliklerin fiyatı, modeli, işçiliği ve gelinliğin güpürüne göre 1.500 TL'den 4.000 TL'ye kadar değişiyor. Gelinliklerin olmazsa olmazları olan işçilik, kalıp ve model gelinliğin fiyatını belirleyen temel etkenlerdir. Ülke genelinde 2018 yılında gelinlik modelleri içinde helen ve balık modelleri çok fazla ilgi görüyor. Biz de bu ilgi gören ve genç kızların hayallerini süsleyen gelinlikleri üretmek için izinsiz, gece gündüz çalışıyoruz" diyor

Görüntü Dökümü

: --------------

 Gelinlikçilerin makine ile çalışmalarından genel ve detay görüntü

 Gelinliklerin taşlarının dikilmesi

 Gelinlik işletmecisi Ali Gülcan ile röportaj

-  Gelinlik çalışmalarından görüntü

 Diğer detay ve genel görüntüler

Haber -Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ

386 MB

==============

5 - Ahlat'ta 170 bin ton patates üretiliyor

Orhan AŞAN- Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, - TÜRKİYE'nin yüzde 5'nin, bölgenin ise yüzde 75'lik patates ihtiyacını karşılayan Bitlis'in Ahlat ilçesi'nde, bu yıl da yoğun bir patates üretimi yapılıyor. Ahlat Ziraat Odası Başkan Vekili İzzettin Altuntaş, patates ile birlikte ilçede fasulye, nahut, domates, ayçiçeği, buğday, arpa ve şeker pancarı üretimi yapıldığını, 27 bin 500 nüfuslu ilçede yaklaşık 10 bin kişinin tarımla uğraştığını söyledi.

Türk tarihi açısından önemli bir değere sahip olan ve Selçuklu döneminden kalma kalıntı ve mezar taşlarıyla bilinen Ahlat, sahip olduğu verimli topraklarıyla da önemli bir yer tutuyor. Van Gölü kıyısında bulunan Ahlat'ta yılda yaklaşık 170 bin ton patates, 350 bin ton buğday, 103 bin ton şeker pancarı, 120 bin ton fasulye, 15 bin ton nohut, 10 bin ton ayçiçeği, 45 bin ton arpa ile önemli miktarda domates üretimi de yapılıyor. Bu yılki patates üretimine ise ayrı bir önem veriliyor. Mazot, tohum ve gübre gibi girdiler, çeşitli hastalıklar ve ekim alanlarının azalması sonucu pazardaki fiyatı 5-6 liraya kadar çıkan patates için ilçede geçmiş yıllara oranla daha yoğun bir çalışma yürütülüyor.

Ahlat Ziraat Odası Başkan Vekili İzzettin Altuntaş, Türkiye'nin yüzde 5'inin, bölgenin de yüzde 75'lik patates ihtiyacının ilçeden karşılandığını, bundan dolayı da verilen emeğin karşılık bulmasını istediklerini belirtti. Tarihi ve kültürel yapısıyla bilinen Ahlat'ın ülke için önemli bir üretim merkezi olduğunu da belirten Altuntaş, yetkililerden destek istedi.

27 BİN 500 NÜFUSLU İLÇEDE 10 BİN KİŞİ TARIMLA UĞRAŞIYOR

Verimli topraklara sahip olduklarını ve daha çok üretim yapabileceklerini anlatan Altuntaş, "27 bin 500 nüfuslu ilçede yaklaşık 10 bin kişi tarımla uğraşıyor ve geçimini bu yılla sağlıyor. İlçede en çok patates üretimi yapılıyor. Patates hem ilçemizde, hem de ülkemizde büyük bir öneme sahiptir. Yılda 170 bin ton patates elde etmekteyiz. Nevşehir patatesi ülkede marka haline gelmiş durumda. Ahlat patatesi de markalaşma yolundadır. İlçemizde sertifikalı patates üretimi de yapılmaktadır. Artık üreticilerimiz patates tohumlarını kendisi üretiyor. Patates üretiminin yanında ilçemizde buğday, şeker pancarı, fasulye, nohut ve ayçiçeği üretimi var" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------------

-Drone ile tarlalardan genel görüntüler

-Tarlada çalışan işçilerden görüntüler

-Tarlalardan sulama yapılması

-Çalışan işçilerden detaylar

-Drone ile tarlada çalışan işçilerden görüntü

-Ahlat Ziraat Odası Başkan Vekili İzzettin Altuntaş ile ropörtaj

-Genel ve detay görüntüler 

SÜRE: 4 DAKİKA 45 SANİYE

BOYUT: 532 MB

==============

6 - Kırkpınar güreşlerinde ikinci gün heyecanı başladı

TARİHİ Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde ikinci gün müsabakaları başlarken, başpehlivanlar ilk tur kuraları için ilk kez çayıra çıkacak.

Edirne'de bu yıl 657'ncisi düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde ikinci gün heyecanı bu sabah 09.30'da Sarayiçi Er Meydanı'nda başladı. Başpehlivanlık dışındaki 13 boyda dün başlayan güreşlere devam edilirken, 30 dereceyi bulan sıcak hava nedeniyle pehlivanlar güreş tutarken güçlük çekti. Az sayıdaki güreş severin takip ettiği güreşlerde özellikle küçük ve orta boylardaki mücadeleler ilgiyle izlendi.

Davul ve zurnaların eşlik ettiği ikinci gün güreşlerinde 2228 pehlivandan ve baş kategorisinde yer alan 57 başpehlivan çayıra çıkarak ilk kez güreşe başlayacak. Başpehlivanların güreşi yarı final mücadelesine kadar sürecek. Yarı final ve devamı ise yarın yapılacak. Başpehlivanlar rakiplerini kura ile belirleyecek. UNESCO'nun somut olmayan kültür mirası listesinde yer alan ve üç gün süren Kırkpınar güreşlerinde toplam 2 ton zeytinyağı ile pehlivanların gözlerini silebilmesi için 5 bin adet salaşpur bezi kullanılacak. Edirne'de Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni yerli ve yabancı 450'ye yakın basın mensubu takip ediyor.

Başpehlivanlık kategorisinde ilk kuralar Sarayiçi Er Meydanı'nda saat 12.00'da çekilecek. 57 başpehlivandan biri bay olarak turu çekecek, diğer pehlivanlar ise kendi aralarında çektikleri kuralar ile rakiplerini belirleyecek. Bu yıl başpehlivanlık kategorisine Ünal Karaman, İsmail Erkal, Emre Erkal, Kürşat Şevki Korkmaz, Mehmet Yeşil Yeşil, İsmail Koç, Hüseyin Demir, Hüseyin İyican, Serhat Gökmen, Hasan Tuna, Onur Şenel, Salih Dorum, Şaban Yılmaz, Onur Balcı, Ahmet Selbest, Hüseyin Gümüşalan, Gökhan Arıcı, Kaan Kaya, Orhan Okulu, Hakan Çalışır, Ali Gökçen, Mecit Yıldırım, Ali Yanatma, Abdullah Güngör, Serkan Serttürk, Arif Akın, Ramazan Bircan, Hamza Köseoğlu, Ahmet Kavakçı, Semih Turgut, Osman Aynur, Şahali Kurt, Okan Acar, Fatih Koyuncu, İsmail Güzel, Salih Erinç, Recep Taslak, Hasan Zeybek, Osman Özgün, Erkan Ertan, Ali Altun, Ali Rıza Kaya, Ali Güngör Ekin, İbrahim Çoraman, Hasan Cengiz, Süleyman Aykırı, Mustafa Kemal Karaboğa, Faruk Akkoyun, Mustafa Batu, Fatih Çakıroğlu, Fatih Atlı, Turhan Balaban, İsmail Balaban, Ali Gürbüz, Serhat Balcı, Nedim Gürel ile Recep Kara kayıt yaptırdı.

657'nci Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nde başpehlivanlığı kazanabileceği düşünülen Mehmet Yeşil Yeşil, Orhan Okulu, Fatih Atlı, İsmail Balaban, Ali Gürbüz, Recep Kara ve Osman Aynur güreş severler tarafında favoriler arasında gösterildi.

Görüntü Dökümü:

-Pehlivanların kol bağlaması

-Pehlivanların çayırda yürümesi

-Güreşlerden görüntüler

-Pehlivanlar detay

-Havadan Er Meydanı ve güreşler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Ali Can ZERAY/EDİRNE,

====================

7 - Telefon dolandırıcısı Şanlıurfa'da yakalandı

ADANA'da telefonla aradıkları kişiyi soygun bahanesiyle korkutup 3 bilezik, bir yüzük ve 8 bin 600 lirasını dolandırdığı iddiasıyla aranan Kenan Türki (36), Şanlıurfa'da saklandığı evde yakalandı.

Ceyhan ilçesinde, kendisini polis olarak tanıtan kişi, Elif Zeytun'u arayarak, "Bir kuyumcu soygunu oldu. Olay yerinde sizin adınıza düzenlenmiş sahte kimlik var. Sizin suçsuz oluğunuzu biliyoruz, ancak evinizde altın ve para varsa onları alıp, inceledikten sonra size geri vereceğiz" dedi. Duyduklarıyla büyük şaşkınlık yaşayan Zeytun, evindeki 3 bilezik, 1 yüzük ve 8 bin 600 lirayı alıp, buluştuğu dolandırıcıya verdi. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan Elif Zeytun, polise haber verdi.

?Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarının kayıtlarını inceleyip, şüphelinin Fahri Özkan olduğunu saptadı. Ekipler ayrıca MOBESE görüntülerinden Özkan'ın bindiği otomobilin plakasını tespit etti. Plaka Takip Sistemi'nden (PTS) aracın, Mersin'in Tarsus ilçesinde olduğunun saptanması üzerine ekipler, operasyon düzenledi. Otomobili Tarsus'ta takip edilen Özkan, araçtan indiği sırada yakalanıp, gözaltına alındı.

Özkan'ın sorgusunda dolandırıcılık olayını Kenan Türki ile birlikte gerçekleştirdiğini söyledi. Özkan, çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, Türki de Şanlıurfa'da saklandığı evde yakalandı. Adana'ya getirilen Kenan Türki, Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Görüntü Dökümü

----------------------------

Zanlının emniyet müdürlüğünden çıkarılması

Polis aracına bindirilmesi

Polis aracının gidişi

Haber: Gökhan KESKİNCİ-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,

SÜRE: 41" BOYUT: 42 MB

=================