Dha Yurt Bülteni - 4

Dha Yurt Bülteni - 4

Mehmetçik, Afrin'de sivillere sıcak yemek dağıttıZeytin Dalı Harekatı ile terör örgütlerinden arındırılan Afrin merkezinde Türk Silahlı Kuvvetleri; İnsani Yardım Vakfı tarafından kurulan mobil aşevinde sivillere sıcak yemek dağıttı.

Dha Yurt Bülteni - 4

Mehmetçik, Afrin'de sivillere sıcak yemek dağıttı


Zeytin Dalı Harekatı ile terör örgütlerinden arındırılan Afrin merkezinde Türk Silahlı Kuvvetleri; İnsani Yardım Vakfı tarafından kurulan mobil aşevinde sivillere sıcak yemek dağıttı.


İHH İnsani Yardım Vakfı, terör örgütü PYD/PKK'dan temizlenen Afrin ilçe merkezinde kurduğu aşevinde günde 10 bin kişiye sıcak yemek dağıtımına devam ediyor. Afrin merkezinde güvenliği sağlayan ve patlayıcı taraması yapan Mehmetçik, İHH'nın mobil aşevinde sivillere sıcak yemek dağıtımı da yapıyor. Afrinli siviller, kendilerini teröristlerden kurtardıktan sonra sıcak yemek ikramında bulunan askerlere teşekkür etti.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------


Mobil aşevi ve siviller


Askerin yemek dağıtması


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Hasan KIRMIZITAŞ-GAZİANTEP,


=============================================


Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde ikinci gün


 


Türkiye'nin önemli ekonomi buluşması 'Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin 7'ncisi Uludağ'da devam ediyor.


Capital ve Ekonomist dergileri tarafından bu yıl 7'ncisi düzenlenen, CNN Türk, Hürriyet Gazetesi ve Doğan Haber Ajansı'nın medya ortağı olduğu Uludağ Ekonomi Zirvesi, Grand Yazıcı Otel'de 'Gelecek' ana teması ile gerçekleşiyor. Bugün sona erecek Uludağ Ekonomi Zirvesi, Türkiye'den ve dünyadan 1200'e yakın katılımcıyı ağırlıyor. Zirvede sanayiden ticarete, üretimden perakendeye, finanstan eğitime pek çok sektörün nabzı tutuluyor.


GAYRİMENKULUN GELECEĞİ


Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin ikinci gününde ilk oturum 'Gayrimenkulün Geleceği' başlığı ile yapıldı. Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü moderatörlüğündeki oturumda Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Aziz Torun, DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya, GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Doç Dr. Feyzullah Yetgin, NEF İcra Kurulu Başkanı Erden Timur ve DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz konuştu.


'SEKTÖRÜN EN ZAYIF KARNI FİNANSMAN MODELLERİ'


Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Aziz Torun, gayrimenkul sektörü kavramının değiştiğini belirterek, konut, ofis, AVM, otel, sağlık merkezi, eğitim merkezleri, köprüler, havalimanları, metrolar ve yolların 'gayrimenkul' kavramı içine girdiğini kaydetti. Sektörün 200'e varan yan sektörü beslediğini ve 2 milyona yakın istihdam sağladığını söyleyen Torun, sektörün kurumsallaşması gerektiğini belirterek, sadece satıp yapan sektör değil, burayı geliştirerek uzun vadeli yatırımların yapıldığı sektör olarak kıymetli eserler çıkabileceğini vurguladı. Sektörün finansman bulması gerektiğini kaydeden Torun, "Proje geliştirmek uzun zaman alıyor. En az 2 yıl sürüyor. Fizilibilite, ruhsatlar alınması, inşaata başlanması 4 yıl. Bu kadar uzun vadeli olunca satışı, kiralanmasını çok kısa zamanda bekliyoruz. Sektörün en zayıf karnı finansman modelleri. Satarak yapmak üzerine yola çıkıyoruz. AVM, otelde olmasa da konut ve ofiste ağırlık böyle. Bundan sonra en büyük tehdit finansman maliyetlerinin yüksek olması. Çok daha finansmanın pahalı olduğu döneme giriyoruz. 7-8 sene paranın bol olduğu dönem yaşadık. Bundan sonra kolay olmayacağını dikkate aldığımızda yeni finansman modellerine ihtiyaç var. Bu da gayrimenkul yatırım ortaklığı şeklinde sermaye piyasası ortaklıkları olması gerekiyor. Güçlü ortaklıklar kurulması gerekiyor. Yabancı ortaklıklar olması gerekiyor. Teşebbüste güçlüyüz, emek var ancak sermaye geldiğinde sıkıntı yaşıyoruz. Uzun vadeli sermayeye ihtiyaç duyuluyorö dedi.


BANKALARIN KREDİ VERMESİ İLE CİDDİ İVME ALDI


DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya ise gayrimenkul sektörünün lokomotif olduğunu belirterek, Türkiye'nin büyümesine bağlı olarak sektörün de büyüdüğünü kaydetti. Biraz parası olanın sektöre bir yerden girmek istediğini söyleyen Dumankaya, "Bu doğal bir süreç. Her zaman net pozisyon almak gerekiyor. Gayrimenkul sektörü hayatımızın parçası. 2004'ten sonra bankaların konut kredileri vermesinden itibaren ciddi ivme aldı. Geçişte kooperatiflerle yürüyen 100-300 dairelik üreten sektör; bin, 5 bin konutlu çeşitli projeler yapmaya başlıyorö diye konuştu.


REKOR YIL OLDU


Geçen yıl 1 milyon 400 bin konut satıldığını ve 650 binin birinci el konutta gerçekleştiğini söyleyen Dumankaya, "Banka faiz oranları yükselmesine rağmen 2017 rekor yılı. Her yıl rekor beklemek haksızlık olur. Ocak ve Şubat aylarında küçük azalış var. TÜİK verilerine göre 600 bin kişi her yıl evleniyor, 125 bin kişi boşanıyor. Herkes ayrı evlere çıkıyor. 125 bin kişi ülkeye giriş yapıyor. İlk el konut ihtiyacı 800 bin. Bizim karşılayabildiğimiz 650 bin bandına oturmuş durumda. Yıllık, 200 bin açık var. 5 yıllık hedefte 4 milyon hedef koyuldu ve 1 milyon konut üretememişiz. Finansman üretmek için orta ve alt gelir grubuna üretemiyoruz. Buna çözüm üretmemiz gerekiyor.  Burada farklı davranmak lazım. Katma değer üretecek konut kredi faizlerinin gelir vergisinden mahsubu gibi… 1 milyon insana verebilirsek hayırlı, bereketli iş yapmış olunuz. Formüller üretmemiz lazımö dedi.


'KENDİMİZE İHANET EDİYORUZ'


Kentsel dönüşümün gayrimenkul sektörünün olmazsa olmazı olduğunu belirten Dumankaya, "Apartman yıkıp, apartman yaparak kentsel dönüşüm yapmamalıyız. Kendimize ihanet ediyoruz. Aynı meydan, aynı park yoğunluk artıyor. Master plan ile makro ölçekte bakmamız lazım. Çok büyük yanlış yapıyoruz. Kentsel dönüşüm için gayrimenkul sertifikası, fonları değerlendirmemiz lazım. Her şey bitmeden kentsel dönüşümün başlatılmaması lazım. Beklenti yönetimi çok önemli, alan bazlı olmalı. Finansmana erişim sağlanmalıö diye konuştu.


'KALİTE VE TASARIMDA İLERDEYİZ'


NEF İcra Kurulu Başkanı Erden Timur, Türkiye'nin ABD'den sonra konut satışında ikinci sırada geldiğini söyledi. Türkiye'nin gayrimenkul sektöründe kalite ve tasarımı konusunda çok ilerde olduğunu ifade eden Timur, "Yeni nesil yaşam konusunda çok gelişim yok. Gayrimenkul ürünü 600 yıldır hiç değişmemiş. Odalı ve salonlu ürün varö dedi.


'ROBOTİK GELİŞME YAŞANABİLİR'


Gayrimenkulün bir yerlerde üretilip, yerinde birleştirilebilse lokallik sorunun aşılabileceğini vurgulayan Timur, Avrupa'da daha fazla kesime üretim konusunda bu şekilde sorunun aşılabileceğini kaydetti. Dünyada bunun örneklerinin yapılmaya başladığını belirten Timur, "Robotik gelişme yaşanabilir. Sonuçta 30'a 60 seramik yapıştıracak. Şimdi Hollanda'da 3D ev yapmaya başlıyoruz. 4'üncü Sanayi Devrimi yardıma yetişti. Bununla trene binebilirizö diye konuştu.


DİKEY YAPILAŞMA


Gayrimenkul sektörünün ihracat içerisine alınabileceğini söyleyen Timur, yüzde 80'inin yurt içinden sağlanarak, en fazla katkı sağlayan sektörlerden olduğunu kaydetti. Kentsel dönüşüm ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Timur, master plan ile bunun gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. Yeşil alanın artırılması anlamında dikey yapılaşma gerektiğini ifade eden Timur, "Dikey yeşilleşmeye gidiyor. İstanbul'un en önemli mevcut yeşili koruması. Mevcudun içinde dikey yeşil ile kurtarabilirizö dedi.


'YABANCI YATIRIMCI GELMİYOR'


GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Feyzullah Yetkin, dünyadaki getiri oranlarına bakıldığında Türkiye'de getirinin çok yüksek olduğunu belirterek, müktesep hak olmadığı için yabancıların tercih nedenleri arasında yer almadığını söyledi. Geçen sene 30 Eylül'de sona eren çok önemli teşvikler verildiğini hatırlatan Yetkin, "1 milyon dolarlık rakam yüksek. Biz önümüzdeki dönemde de devam etmesini istiyoruz. Lokomotif sektörün istihdam ile birlikte 2023 ve 2071 hedefleri içerisinde önemli sorumlulukları varö diye konuştu.


'İHRACAT MANTIĞI İLE TEŞVİKLER BEKLİYORUZ'


Gayrimenkul sektöründe 5 milyar dolara yakın alım yapıldığını söyleyen Yetkin, "İhracat mantığı ile biraz teşvikler bekliyoruz. En büyük meselemiz belirtildiği gibi petrol, yer altı zenginliğimiz olmadığı için turizme ve yabancı yatırımcıya satışa odaklanmamız gerekiyor. İşin özü üretimdir. Katma değerli üretim yapıp, ihraç etmektir. Gayrimenkulde hizip noktası olsa da çapraz noktaya müsait. Trabzon, Yalova, Akdeniz Bölgesi'nde birkaç ay geçirip harcama yapıyorlar. Sektörde rakamsal revizyon yapılması gerekiyor. Gayrimenkulün büyümeye teşvik eden sanayi olduğunu göz ardı etmemek gerekirö dedi.


AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTLER


Gayrimenkul sektörü ve Türkiye'nin deprem gerçeği ve riski bulunduğunu vurgulayan Yetkin, "Bir an önce 7,5 milyon konutu dönüştürmemiz gerekiyor. Akıllı ve sürdürülebilir kentler diyerek ekliyorum. Biz artık 7,5 milyon konutun, 1999 depreminden önce en az yarısı riskli diyoruz. Avrupa birçok ülkede pejmürde eski yapılar görüyorum. Biz onlardan zengin değiliz. Kalıcı, estetik yeni şehirler oluşturmamız gerekiyorö diye konuştu.


'DEVLET OLARAK TANITIM YAPMALIYIZ'


DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz sektörün ciddi potansiyeli olduğunu ancak toplum, ülke ve sektör olarak değerlendirilemediğini söyledi. Coğrafyanın yeterince pazarlanamadığını vurgulayan Yılmaz, "TOKİ gibi Emlak Konut gibi sektörde kurumsallaşmış, üretici olan kurumlarla bir araya gelebilsek ve bizden potansiyel olabilecek ülkelerde fon oluşturup tanıtabilsek, koyları, Boğaz'ı, coğrafyayı, yaşamı, kültürü ve dokuyu sunabilsek turizm ve konut satışını patlatırız. Dubai, çöl konut satışı ve yatırımlarla çölün ortasında vaha oluşturdular. Kendi ülkemizde rahatlıkla yaratabiliriz. İyi tanıtımları devlet olarak yapmamız lazım. Bu şekilde 3-5 yılda 15 -20 milyar dolara erişebiliriz. 10 yılda sektöre kentsel dönüşüme 800 milyon TL civarı para harcanması azım. Yapılanları çıkarırsak, şu an 730 milyon daha harcanması gerekiyor. Yabancıya mülk satışı ile bu kaynağı oluşturabilirizö dedi.


'ARAZİ GİRDİLERİ YÜKSEK SOSYAL KONUT ÜRETEMİYORUZ'


Gayrimenkul sektörüne sanayiden çok oyuncu girdiğini söyleyen Yılmaz, ancak kendilerinin sadece yapı inşa etmediklerini, geliştiricilik, satış-pazarlama yaptıklarını kaydetti. Dünyada kişi başına 1,8 oda düşerken, Türkiye'de bu oranın 0,7 olduğunu ve bu sayının çok düşük olduğunu ifade eden Yılmaz, özellikle büyük kentlerde arazi girdileri çok yüksek olduğu için sosyal konut üretemediklerini vurguladı. Sektörde dinamiklerin hızlı ilerlediğini belirten Yılmaz, "Önümüz açık ama bölgesel sıkıntılar olabiliyor. Bilinçli üretirsek, arz talebe göre hareket edersek, sektör dinamiklerinin önü çok açık. 7 milyon ortalama konut talebi olacak. İnsanlar standartların dışında yerlerde oturuyor. Tabii ki enflasyon bizim sektörümüzde çok daha üzerinde ilerliyor. Arsa da olunca maliyetler şişiyorö diye konuştu.


GÖRÜNTÜLER CANLI VERİLDİ 


Haber: BURSA,


===========================================


Birleşik Krallık Büyükelçisi'nden ithalatçıya "finansman" müjdesi


Birleşik Krallık Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott, Türk ithalatçılara ve ara girdisinde ithalat olan ihracatçıya "finansmanö müjdesi verdi: "Eğer ithalat gerçekleştiren bir Türk şirket, ithalat girdisinin yüzde 20'sini Birleşik Krallık'tan tedarik etmeyi vaat ederse, Birleşik Krallık İhracat Finansmanı (UK Export Finance) ihtiyacının yüzde 100'ünü finanse edecek. Yani bu harika bir haber. İstanbul'daki Başkonsolosluğumuzda bu konuya dedike bir çalışanımız da var artık. UK Export Finance'ten elde ettikleri finansman Türk yatırımcılar için büyük bir fırsat."


DHA'nın sorularını yanıtlayan Sir Chilcot, ithalatçılara yönelik finansman müjdesinin ayrıntılarını şöyle anlattı: "Bunun birkaç basamağı var; eğer Avrupa Konseyi'nde her şey yolunda giderse Birleşik Krallık önümüzdeki yıl Mart ayında Avrupa Birliği'nden ayrılacak. Sonrasında 2020 sonuna kadar sürecek bir uygulama dönemi olacak. Bu süre içinde Türkiye ve Birleşik Krallık arasında şu an geçerli tüm şartlar aynı şekilde devam edecek ve değişen bir durum olmayacak.


"TÜRKİYE İLE AYRI BİR İKİLİ TİCARET ANLAŞMASI İÇİN GÖRÜŞME YAPILABİLECEK"


"2020'den sonra ne olacak dediğimizde, bunu şu an net bilmiyoruz. Çünkü öncelikle Avrupa Birliği ile gelecekteki ilişkilerimizin müzakereler sonucu netleşmesi gerekiyor. Bu görüşmelere paralel olarak Türkiye'nin de tarafı olduğu Gümrük Birliği çerçevesinde sahip olduğumuz haklara dair anlaşma tekrar görüşülecek ve sonuçları Türkiye'yi de Gümrük Birliği kapsamında iki yönlü yararlandıracak. Sonrasında ise Gümrük Birliği kapsamında olmayan ürün ve hizmetler için Türkiye ile ayrı bir ikili ticaret anlaşması için görüşme yapılabilecek.


"ŞİMDİLİK 2020 SONRASI İLİŞKİLERİMİZE DAİR BİRÇOK BELİRSİZLİK VAR"


"Yani şimdilik 2020 sonrası ilişkilerimize dair birçok belirsizlik var. Fakat şunu söyleyebilirim ki hükümetler olarak iki ülke arasındaki ticaret hacmini kesinlikle en az bugünkü seviyede tutmayı, sonrasında da şartları karşılıklı ticaret için kolaylaştırarak şu anda hızla artmakta olan ikili ticaretimizi artırmaya devam etmeyi hedefliyoruz. "Hatta Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisi söyledi bana; Hedefimiz şu anda 16-17 milyar dolar düzeyinde olan ikili ticaret hacmimizi hızlı bir şekilde 20 milyar dolara çıkartmak ve bunu kısa vadede yapabilmek." Birleşik Krallık'taki yatırım fırsatlarını Türk işadamlarına ulaştırmak istediklerini de ekleyen Büyükelçi Sir Dominick Chilcott, "Öncelikle dünyadaki tüm yatırımcılara ne sunuyorsak, Türk yatırımcılara da aynı fırsatları sunuyoruz" dedi ve şu değerlendirmeleri yaptı:


"GİRİŞİMCİLİK VE GENEL OLARAK TİCARİ FAALİYET GÖSTERMEK İÇİN İYİ BİR ÜLKEYİZ"


"Birleşik Krallık'ta yatırım yapmak isteyen Türk yatırımcılara ne vadediyoruz derseniz, öngörülebilirlik, hukukun üstünlüğü - kurumlarımız ve mahkeme sistemlerimiz aracılığıyla ticari faaliyet gösteren şirketlerin her biri adil bir şekilde değerlendirileceğini bilir, ayrıca iş yapma ortamımız da çok yatırımcı dostu. Dünya Ticaret Örgütü veya benzer bir uluslararası kurum tarafından yapılan güncel araştırmalardan biri İngiltere'nin iş yapma kolaylığı konusunda ilk ondaydı. Yani girişimcilik ve genel olarak ticari faaliyet göstermek için iyi bir ülkeyiz.


"LONDRA DÜNYANIN EN ÖNEMLİ FİNANS MERKEZLERİNDEN BİRİ"


"Açık pazar felsefesindeyiz. Kural ve düzenlemeler minimuma indirildi. Çok eğitimli bir iş gücümüz var. Dünyanın en iyi on üniversitesinden dördü Birleşik Krallık'ta. Yani şirketiniz çok iyi yetkinlikte teknoloji ve araştırma  gerektiren bir iş faaliyet kolundaysanız, daha iyi bir yer yok. Ayrıca dünyanın en önemli finans merkezlerinden biri olan Londra Finans Merkezi'ne sahibiz. Yani vadettiğimiz kesinlik, adalet, finansman, küresel ticaret ve çok yetenekli bir iş gücü. Bence hayli cazip bir paket."


"ANKARA ANLAŞMASI'NA BENZER BİR ANLAŞMA İMZALAMAMIZ GEREKECEK" 


Türkiye'de çok ilgi gören ve son dönemde bazı değişiklikler yapılan Ankara Anlaşması için ise Büyükelçi Sir Chilcott, "2020'ye – yani uygulama sürecinin sonuna - kadar anlaşma aynen bugünkü şartlarıyla geçerli olmaya devam ediyor. Fakat bu anlaşma AB ve Türkiye arasında yapılan bir anlaşma olduğu için, Brexit sonrası bu anlaşmanın taraflarından biri olmayacağız. Bu durumda Türkiye ile yeni Ankara Anlaşması'na benzer bir anlaşma imzalamamız gerekecek" dedi ve şunları söyledi: "Ankara Anlaşması ile Birleşik Krallık'a gelebilir, iş kurabilirsiniz" "Son değişiklikler Ankara Anlaşması'nda Birleşik Krallık topraklarında yeterli sıklıkta bulunmayan ve üç yılın ardından süresiz oturma izni talep eden fakat reddedilen bir bireyin iddiası üzerine mahkemenin bu yönde karar vermesi sonucu gerçekleşti. "Mahkeme bu bireyi haklı bulsa da, kanunun uzun bir süredir tarafımızdan yanlış uygulandığına, süresiz oturma izni için üç yılın yeterli olmayacağına karar kıldı. Yani değişen bir şey yok, yine Ankara Anlaşması ile Birleşik Krallık'a gelebilir, iş kurabilir, ailenizi yanınızda getirebilir ve üç yılın ardından da tekrar üç yıl uzatma talep edebilirsiniz. Sonrasında da yine geçici oturma iznini yenileyebilirsiniz. "Öte yandan tüm bunlara paralel olarak Birleşik Krallık'ta süresiz şekilde kalmak isteyen bireyler için yine Ankara Anlaşması kapsamında bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz. Fakat şu anda mevcut hükümler süresiz oturma izni vermemize olanak tanımıyor." 


Görüntü dökümü:


------------------------


Birleşik Krallık Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott ile söyleşi


Haber: Hilal Sarı/BURSA, 


============================================


CHP'den SP'ye iadeyi ziyaret


 


Geçen ay yönetime seçilen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il yönetimine ziyaret gerçekleştiren Saadet Partisi (SP) İl Başkanı Mahmut Arıkan'a  CHP'den iadeyi ziyaret gerçekleştirildi.


CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, İl Başkanı Ümit Özer ve İl Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı ziyarette, yerel gündem ve genel gündem üzerinden değerlendirmelerde bulunuldu. Kayseri Milletvekili Arık, gündemlerinin şuan da seçim güvenliği olduğunu ve bunun üzerinde önemle durduklarını söyledi. SP İl Başkanı Mahmut Arıkan'da, "2019 Seçimlerinin ülkemiz için milletimiz için hayırlara vesile olması temennisiyle seçimlere şaibe karışmadan tamamlanmasını diliyoruz" dedi.


Haber: KAYSERİ,


===========================================


Oto yıkamacıya erkek çocuğu tacizden 17.5 yıl hapis


Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde E.U. (10) adlı erkek çocuğu taciz ettiği iddiasıyla yargılanan oto yıkamacı Ali Kibarkaya (31), yargılandığı Kahramanmaraş 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 17 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.


Olay, 27 Nisan 2017'de Pazarcık'ta bir oto yıkamacıda meydana geldi. Arka taraftaki oto yıkamacının sahibi ile çay içen T.U., iddiaya göre, oğlu E.U.'yu yanına çağırıp, boş çay bardaklarını dükkana götürmesini istedi. Küçük çocuk bardakları oto yıkamacıya götürüp tezgaha koyarken, burada çalışan Ali Kibarkaya arkadan gelierek taciz etti. Kibarkaya, ardından da "Bu olayı kimseye anlatma. Anlatırsan seni öldürürüm" diyerek çocuğu tehdit etti.


GİZLİCE ÇOCUKLARININ KONUŞMASINI DİNLEDİ


Babasının iş yerine dönen küçük çocuk, kardeşine oto yıkamacıda çalışan Ali Kibarkaya'nın kendisinin çeşitli yerlerine dokunduğunu anlattı. E.U.'nun kardeşine tüm anlattıklarını o sırada kendilerini gizlice dinleyen babaları da duydu. Oğlunu yanına çağıran T.U., kardeşine söylediklerini kendisine de anlatmasını istedi. Duyduklarından sonra T.U., oğluna yanlış anlayabileceğini söyledi. Ancak E., anlattıkların tekrarladı. Şüphelenen baba, oğluna bir şişe su verip tekrar oto yıkamacıya gönderdi, ardından da bilgisayarın başına geçerek oto yıkamacıyı gören güvenlik kamerasını izlemeye başladı. Kameradan Ali Kibarkaya'nın oğluna sarılıp öpmeye çalıştığını gören baba, polise giderek şikayetçi oldu.


'İT GİBİ PİŞMANIM'


Olay günü işe başladığı ortaya çıkan Ali Kibarkaya, polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kibarkaya, savcılık sorgusunda küçük çocuğu taciz ettiğini itiraf etti. Cinsel eğiliminin hemcinslerine karşı olduğunu ve daha önce de erkeklerle birkaç kez birlikte olduğunu belirten Ali Kibarkaya, ifadesinde şunları söyledi: "E.'yi birkaç kez öpüp arkadan sarıldım. Benim hemcinslerime karşı cinsel eğilimim vardır. Yaklaşık 1.5 sene önce Bodrum'da otelde çalıştığım sırada gelen erkek turistlerle birden fazla kez birlikte oldum. Cinsel eğilimim hemcinslerime yöneliktir. E., dükkanıma geldiğinde şeytana uydum. İt gibi pişmanım." Ali Kibarkaya, sorgusunun ardından sevk edildiği mahkemede çocuğu tehdit etmediğini ve tedavi olmak istediğini söyledi. Şüpheli, tutuklanarak cezaevine konuldu.


17.5 YIL HAPİS


Soruşturma sonunda Ali Kibarkaya hakkında Kahramanmaraş 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğa karşı cinsel taciz, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetini yoksun kılma' suçlarından dava açıldı. Davaya, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da müdahil oldu. Davanın karar duruşmasında Ali Kibarkaya suçlamaları kabul etmedi. E.U., babası ve annesi ile tanıkları da dinleyen mahkeme heyeti, duruşma sonunda Ali Kibarkaya'yı 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan 12 yıl 6 ay, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan da 5 yıl olmak üzere toplam 17 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------


Adalet Sarayı binası


Genel ve detay görüntüler


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 8 MB


Haber: Ömer KOÇ Kamera: KAHRAMANMARAŞ,


===========================================


Van Gölü'nün yüzey suyu 2,4 derece ısındı


Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü'nün yüzey suyu sıcaklık ortalamasının son 20 yılda yaklaşık 2,4 derece artarak 7,2 ile 8 derecelere ulaştığını, bunun da göldeki ekolojik yapıda öngörülemeyen sonuçlara yol açacağını söyledi.


Bilinçsiz su tüketimi, yanlış su politikaları, insan etkisiyle kuruyan göller, küresel ısınma gibi birçok faktörün sonucunda tükenmeye başlayan su kaynakları kırmızı alarm verirken, küresel ısınma Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü'nü de olumsuz yönde etkiliyor. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü'ne ait son 20 yıllık uydu görüntülerini incelediklerini, göldeki yüzey suyu sıcaklığındaki değişiklikler nedeniyle ekosistemde olumsuzluklar meydana geldiğini söyledi.Dünyadaki su sıcaklıklarının giderek arttığını, su kaynaklarının debilerinde ise ciddi azalmaların meydana geldiğin anlatan Yrd. Doç. Dr. Akkuş, şöyle konuştu:  "Basında ya da yayınlanan bilimsel makalelerde okyanusların, denizlerin yüzey suyu sıcaklıklarının arttığını görmekteyiz. Van'da da bu sene adeta bahar havasında bir kış yaşadık. İlk kez Van merkezde kar yağmadan bir kış geçirdik. Bunun Van Gölü'ne etkisini incelemek için de geçmiş yıllardaki verilere baktık. Son 20 yıllık uydu görüntülerine baktığımızda Van Gölü'nün Aralık ve Ocak ayında yüzey suyunun sıcaklık ortalamalarında 2,4 derecelik bir artış yaşanmış. Bilindiği gibi sucul ekosistemler belli bir dinamik döngüye sahiptir. Bu dinamik döngüde, özellikle Van Gölü gibi yüksek enlemlerde yer alan göllerde sıcaklık artı 4 dereceye düştüğü zaman yüzey suları ile dip suları yer değiştiriyor. Bu da besin zincirine organik madde girerek ekosistemin sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlıyor. Fakat bu sene Van Gölü soğumadı. Mart ayı itibariyle Van Gölü'nün yüzey suyu sıcaklığı 7,2 ila 8 derecelerde seyrediyor. Bu durum da besin zincirinde sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor."  Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü'nün bazı yıllar aniden çekileceğini, bazı yıllar da aniden yükseleceğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Akkuş, "Ekolojik konularda ileriye dönük tahminleri yapmak oldukça zor. Çünkü ekoloji bir bilinmeyen bütününden oluşuyor. Fakat şu bir gerçek ki; yüzey suyu sıcaklık ortalaması son 20 yılın en yüksek seviyesinde. Van Gölü kapalı bir göl. Kış aylarında, ilkbahlar aylarında yağmurla beraber göle su girdisi oluyor. Yaz aylarında ise buharlaşma ile birlikte bir su dengesi oluşuyor. Yaz aylarında yüzey suyu sıcaklığı ortalamasının fazla artması veya bu sene şahit olduğumuz gibi karın yağmaması, ister istemez ileriki yıllarda Van Gölü su seviyesinde ani değişimlere yol açacaktır. Van Gölü kimi yıllar hızlıca düşecek, geri çekilecek. Kimi yıllar aniden yükselecek. Bu sene Van Gölü'ndeki çekilmeye hepimiz şahit oluyoruz" diye konuştu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------------


-Van Gölü kıyısından görüntü


-Van Gölü sahilinde bulunan teknelerden ve vatandaşlardan görüntü


-Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkuş ile ropörtaj


-Van Gölü'nden detaylar


Haber: Orhan AŞAN-Arif KARAKAŞ/VAN,


===========================================


Zehirlendiği iddia edilen köpeğin can çekişmesi kamerada


KONYA'da zehirlendiği iddia edilen köpeğin yerde can çekişmesi bir vatandaşın cep telefonu tarafından saniye saniye görüntülendi.


Olay, merkez Selçuklu ilçesi 500 evler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, bir vatandaş yol üzerinde can çekişen bir köpek gördü. Vatandaş, bu anları cep telefonu ile saniye saniye görüntüledi. Görüntülerde köpeğin yerde can çekiştiği ve ağzından köpüklerin çıktığı görülüyor. Aynı bölgede başka zehirlenmiş köpeklerinde olduğu ileri sürüldü.


SOSYAL MEDYADAN TEPKİ


Sosyal medyada da paylaşıyan görüntüye tepki yağdı. Vatandaşlar yaptığı yorumlarda, "Bu garibi bilerek zehirleyenler ahirette hesabını verecek" "Bunu yapanda inşallah böyle can verir, zararsız hayvandan ne istiyorsunuz?" "Bizim vatandaşta bunu yaptıysa insanlık çoktan ölmüştür. Halbuki bizim beslememiz gerekirken çok yazık" gibi yorumlar yapıldı.


Görüntü dökümü:


------------------------------


Köpeğin yerde can çekişmesini gösteren görüntüler


Haber-Kamera: Tolga YANIK KONYA,


==============================================


Ukraynalı kadınlar, Çanakkale Şehitleri için söyledi


Antalya'da, yerleşik yaşayan Ukraynalılardan oluşan ve ağırlıkla kadınların yer aldığı Bereginya Korosu, Çanakkale Şehitleri anısına konser verdi.


Geçen yıl ekim ayında Konyaaltı ilçesinde kurulan Ukrayna Kültür ve Sanat Derneği üyelerinden oluşan Bereginya Korosu, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 103'üncü yıldönümü kapsamında Çanakkale şehitleri anmak için konser verdi. Konyaaltı Belediyesi Feslikan Salonu'ndaki konserde 35'i kadın korist olmak üzere 40 kişilik koro, Türk bayrağının renkleri olan kırmızı ve beyaz kıyafetlerle sahneye çıktı. İzleyenler koro üyelerini uzun süre ayakta alkışladı. Derneğin kurucusu Olesya Mercan'ın yönetiminde 'Çanakkale Türküsü', 'Yemen Türküsü', 'Tuna Nehri', 'Hey 15'li' türkülerini seslendiren Bereginya Korosu'nu davetliler ilgiyle takip etti. Koro seslendirdiği Türkülerle zaman zaman duygusal anlar yaşattı.


BAŞKAN BÖCEK: BARIŞ İÇİNDE YAŞIYORUZ


Konser arasında konuşan Konyaaltı Belediyesi Başkanı CHP'li Muhittin Böcek, Türkiye'nin farklı illerinden gelen vatandaşın, Ukrayna ve diğer ülkelerden gelip Antalya'ya yerleşen insanlarla dostluk, barış ve sevgi içerisinde yaşandığını söyledi. Bereginya Korosu'nun konserinin çok anlamlı olduğunu da belirten Başkan Böcek, bu türden etkinliklerin sayısının artmasını diledi.


'KALBİMİZLE ÇALIŞTIK'


Derneğin kurucusu Olesya Mercan da Çanakkale Şehitleri'ni andıklarını ve Çanakkale acısını paylaştıklarını söyledi. Çanakkale türkülerini söylemenin ve savaş sırasında yaşananların çok zor olduğunu da aktaran Mercan, "Biz konser verince, türküleri söyleyince insanlar duygulanıyor, ağlıyor. Çok zorlandık türküleri çalışırken. Makamları, sözleri, notaları bizim şarkılarla tamamen ters. Ama çok çalıştık, kalbimizle çalıştık" dedi. Konuşmaların ardından konser, devam etti.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


----------------------------


-Koronun sahneye gelişi


-Koronun türküleri seslendirmesi


-Koro yöneticisi ve dernek kurucusu Olesya Mercan detayı


-Piyano detayı


-Konyaaltı Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek'in konuşması


-Davetlilerden detay


-Koro üyelerinden yakın plan detay


-Olesya Mercan röp


3,49///418 MB (HD)


Haber-Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA,  


==============================================


Çanakkale Bisiklet Festivali'nde heyecan başladı


Çanakkale'de 24-25 Mart tarihleri arasında düzenlenen Çanakkale Bisiklet Festivali başladı.


Çanakkale Bisiklet Festivali'nin ilk ayağı olan Troia etabı bugün saat 10.30'da Troya kavşağından başladı. Saat 09.30'dan itibaren Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen 5 bine yakın bisikletçi startın verileceği başlangıç noktasında yerini aldı. Saat 10.30'da, Çanakkale Vali Yardımcısı ve Eceabat Kaymakamı Turan Yılmaz, CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve Osman Okyay'ın start düdüğünü çalması ile Troia etabı başladı. 32 kilometre pedal çevirecek olan bisikletçiler Troia tören yerine ulaşacak. Burada gün boyu devam edecek etkinliklerin ardından Kale Çanakkale Bisiklet Festivali'nin ilk etabı tamamlanacak.


YARIN'DA ŞEHİTLER İÇİN PEDAL ÇEVİRECEKLER


Çanakkale Bisiklet Festivali'nin ikinci etabı ise yarın saat 10.30'da Gelibolu Şehitler Saygı etabı ile Eceabat'tan başlayacak. Bu turda bisikletçiler, Çanakkale Savaşı'nda hayatını kaybeden kahraman şehitler için "Şehitlere Saygı" etabında 56 kilometre pedal çevirecek. Etabın bitişiyle bisikletlilere Namazgah Tabyası önünde katılım madalyası ve katılım belgeleri dağıtılacak.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


--------------------------------


-Start noktasından genel ve detay görüntü.


-Bisikletçilerin başlamasından genel ve detay görüntü.


2 dakika 11 saniye. 243 MB.


Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ ÇANAKKALE,

Kaynak: DHA