Dha Yurt Bülteni-4 - Haberler
Haberi Paylaş

Dha Yurt Bülteni-4

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Dha Yurt Bülteni-4

1)DEMİRTAŞ: ÖCALAN HİÇBİR ZAMAN BİZİMLE TALİMAT OLARAK ALGILANABİLECEK BİR İLİŞKİYE GİRMEDİDİYARBAKIR Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle 4 Kasım 2016 tarihinden beri tutuklu olan HDP Eş Genel eski Başkanı Selahattin Demirtaş, İmralı Cezaevi'nde bulunan...

1)DEMİRTAŞ: ÖCALAN HİÇBİR ZAMAN BİZİMLE TALİMAT OLARAK ALGILANABİLECEK BİR İLİŞKİYE GİRMEDİ

DİYARBAKIR Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle 4 Kasım 2016 tarihinden beri tutuklu olan HDP Eş Genel eski Başkanı Selahattin Demirtaş, İmralı Cezaevi'nde bulunan Abdullah Öcalan'ın hiçbir zaman kendisi ve partisi ile talimat olarak algılanabilecek bir ilişkiye girmediğini söyledi.  Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel eski Başkanı Demirtaş'ın, avukatları aracılığıyla gönderdiği yazılı açıklama, HDP Genel Merkezi tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Demirtaş, açıklamasında, tutuklu yargılandığı dosya kapsamında Ankara'da yapılan duruşmadaki bazı sözlerinin çarpıtıldığını ve bazı basın- yayın organlarında yanlış yer aldığını öğrendiğini belirterek, şunları kaydetti. "Konunun açıklığa kavuşturulması açısından bir kez daha belirtmek gerekirse; sayın Öcalan hiçbir zaman benimle ve partimle talimat olarak algılanabilecek bir ilişkiye girmemiştir. Ancak, Hükümet, Sayın Öcalan'ın bazı değerlendirmelerini bize talimat gibi sunmaya çalışmıştır. Oysa Sayın Öcalan'dan bugüne kadar bize yönelik ne bir talimat alabilmişlerdir ne de bize herhangi bir emrivakiliği kabul ettirebilmişlerdir. Ancak, İmralı Çözüm Sürecini siyasi bir baskı ve şantaj aracı haline getirmeye çalışmışlardır. Bu baskılara ne Sayın Öcalan ne de biz boyun eğmedik. Bu açıklamaları yapmamın nedeni de spekülatif bir gündem yaratmak değil, yargılandığım dosyada hakkımdaki bu yönlü iddialara cevap vermektir. Duruşmada söylediklerimin tamamı da yüzde yüz doğrudur. Hükümetin çözüm süreçlerine yaklaşımdaki samimiyetsizliğinin de anlaşılması açısından bunların bilinmesinde fayda olduğunu düşünüyorum."

Ferit ASLAN-DİYARBAKIR/DHA

======================================================

2)ÖĞRENCİLER, HOCALARININ TABUTUNU DERSE GÖTÜRDÜ

DENİZLİ'de kanser sonucu hayatını kaybeden ve bedenini öğrencilerinin eğitimi için kadavra olarak bağışlayan Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Oğuzhanoğlu için görev yaptığı hastanede tören düzenlendi.  Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Adıgüzel, törende yaptığı konuşmada Oğuzhanoğlu'nun bedenini bağışlamasını hocalık hayatında son ders olarak gördüğünü söyledi.Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Oğuzhanoğlu (61), geçtiğimiz Cuma günü mide kanseri tedavisi gördüğü PAÜ Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Oğuzhanoğlu, vasiyetinde bedenini öğrencilerinin anatomi eğitimi için bağışladığını belirtmesi üzerine eşi kendisi gibi akademisyen olan Prof. Dr. Nalan Oğuzhanoğlu'nun da onayıyla bedeni bağışlandı. Oğuzhanoğlu için bugün görev yaptığı PAÜ Tıp Fakültesi Anatomi Laboratuvarı önünde tören düzenlendi. Törende konuşan Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı ve Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Adıgüzel, tıp camiasının çok önemli bir ismini kaybetmenin hüznünü yaşadıklarını söyledi.

Oğuzhanoğlu'nun vücudunu öğrencilerine adayarak son dersini verdiğini ifade eden Adıgüzel, şöyle konuştu:

"Oğuzhanoğlu, vefatının ardından bıraktığı bedeniyle bilime ışık tutmaya devam edecek. Bir hocanın kendi vücudunu öğrencilerine adaması çok önemli. Kendimi çok zor tutuyorum. 22 yıldır tanışıyoruz. Hiç olmayacak yerlerde deneyler yaptı. Biz onunla çok şeyler paylaşıyorduk. Çok derin bir insandı. Onun vasiyetiydi, kendisinin ve pek çok insanın yaşamını sonlandıran kanser ve daha nice amansız hastalıklara karşı insanların galip gelmesinin yolunun ancak bilimle ve iyi hekimlerin emeği ile mümkün olacağından bedenini eğitim için bağışladı. Bunu belki de onun hocalık hayatındaki son ders olarak görüyoruz. Bilimi yüceltmek istiyorsak, karanlığın duvarını yıkmak istiyorsak onun gibi bir ruh taşımalıyız. Atilla ağabey, kendi öğrencilerinin eğitimi için kendi burada bulunacak. Bana 'Niye buraya alıyorsunuz, başka üniversiteye verseydiniz.' diye soruyorlar. Atilla ağabeyin istediği zaten asıl buydu. Biz de elimizden geleni yapacağız. Sizlerin de desteğine ihtiyacımız var. Bu düşünceyi yayabilmek için, tıbbın önüne geçen tıp dışı uygulamaları, cahillerin eline düşmüş hastaları kurtarabilmemiz için bu yolu açabildiğimiz kadar açmak zorundayız. Burada öğrencilerin en büyük dersi aldıklarını sanıyorum."

'HOŞÇA KAL' DEMİYORUM

Törende söz alan Oğuzhanoğlu'nun eşi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nalan Oğuzhanoğlu ise duygusal bir konuşma yaptı. Eşinin ölümünün kendisi için garip bir nikah olacağını ifade eden Oğuzhanoğlu, "Sözlerim bugün sevdaya dair olacak ama sözcüklerim bunu anlatmaya yetmez. Sevgilim, senin ölümün benim için garip bir nikah. 'Hoşça kal' demiyorum. En son karşılıklı dinlediğimiz şarkıda ağladığımız gibi 'Hoşça kal' demiyorum çünkü aslında hep içimdesin. Gittiğim her yerde senden aldıklarımla benimlesin. Biliyorum ruhun öğrencilerinin belleğinde yaşam boyu taşınacak. Belki onlardan da öğrencilerine akacak. Senin engin bilgeliğinde çok şey öğrendiler. Senden sevginin üretmek olduğunu, her gün biraz daha candan sevmenin hayatı anlamlı kıldığını da öğrendiler. Sevgilim ölüm hem çok sığ hem sonsuz geliş. Her şey için teşekkür ediyorum. Çocuklar, hocanızın ne kadar titiz olduğunu biliyorsunuz. Ders saatinin bir dakika geç kalmasına izin vermez. Şimdi ders saati başlıyor. Lütfen hocanızı alıp derse başlayalımö dedi. Yaptığı konuşmanın ardından Oğuzhanoğlu gözyaşlarını tutamadı.

Törende saygı duruşunun ardından, tıp fakültesi öğrencileri, Türk Bayrağı'na sarılı Oğuzhanoğlu'nun cenazesini Anatomi bölümüne götürdü.

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

Ramazan ÇETİN/DENİZLİ,

=======================================================

(ÖZEL HABER)

3)PROFESÖRÜN ODASINDA 500 MİLYON YILLIK TRİLOBİT FOSİLİ

VAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Doğu, çalışma odasını fosil ve taşlardan oluşan ilginç bir koleksiyona dönüştürdü. Prof. Dr. Doğu, 40 yıllık meslek hayatında Anadolu'nun çeşitli kentlerinden birinci, ikinci, üçüncü jeolojik dönemlere ait fosiller biriktirdiğini, bunlar arasında en eski olanının 450-500 milyon yıllık trilobit fosili olduğunu söyledi.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yaklaşık 17 yıldır görev yapan Prof. Dr. Doğu, bilimsel çalışmalarını yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden ve Anadolu'nun çeşitli kentlerinden de ilginç özellikleri olan taş ve fosiller biriktirdi. Biriktirdiği bu fosil ve taşlarla da bölüm başkanlığını yaptığı  Edebiyat Fakültesi'ndeki çalışma odasını koleksiyona dönüştürdü. Koleksiyonundaki materyallerden yararlanarak öğrencilerine uygulamalı eğitim veren Prof. Dr. Doğu, koleksiyonunda birinci, ikinci ve üçüncü jeolojik dönemlere ait trilobit, nümilit ve amonit fosillerinin de aralarında bulunduğu taş ve çeşitli minerallerin bulunduğunu söyledi.

Koleksiyonunu büyük bir titizlikle koruyan Prof. Dr. Doğu, birinci jeolojik çağa ait olan en eski fosili Mardin'in Derik bölgesinden getirdiğini belirterek, "Bunların içerisinde Hakkari, Toros ve Tendürek Dağları'ndan getirdiğim çeşitli materyaller de bulunuyor.En eski fosil birinci jeolojik çağa ait Mardin'in Derik bölgesinden getirdiğimiz trilobitler, bunlar 450-500 milyon yıllık "dedi.

Prof. Dr. Doğu, Türkiye'de çok az şehirde tabiat müzesi bulunduğunu, Van'a da böyle bir müzenin kurulmasını gerektiğini söyledi. 40 yıldır biriktirdiği koleksiyonun bu müzede sergilenmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Doğu, şöyle konuştu:

"Koleksiyonumda yer kabuğunu oluşturan çeşitli taşları ve bu taşların sistematiğini görebiliyoruz. Bu küçük bir müze sayılabilecek bir koleksiyon. Bunu derslerde öğrencilerime anlatıyorum. Bunun içerisinde birinci jeolojik çağdan, ikinci, üçüncü ve yakın çağa kadar hemen hemen her temel türlü fosil, mineral bulunuyor. Van Büyükşehir olan bir ilimiz. Burası bir tabiat varlıkları müzesini hak ediyor. Bu küçük örneğini gördüğümüz çok daha geniş kapsamlı arkeoloji müzesi gibi bir tabiat dalı müzesi, belki yeni kurulan arkeoloji müzesi içerisinde böyle bir bölüm düşünülür. İlkokuldan üniversiteye kadar, öğrencilerimizin her aşamaya kadar görsel malzeme ile eğitilmesi büyük önem taşıyor. Batı'da bu anlamda müzeler 140-150 yıllık geçmişe sahip. Büyükşehirlerimizde belki çok yeterli olmayan seviyelerde müzeler var. Ama bunun yaygınlaşması büyük önem taşır."

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Prof Dr.Fuat Doğu'nun çalışma odası

-Taş ve fosillerden detaylar

-Odanın genel görüntüsü

-Prof. Dr. Doğu'nun fosil ve taşlarla ilgili bilgi vermesi

-Prof. Dr. Doğu ile ropörtaj

-Koleksiyondan detaylar

Behçet DALMAZ-Safa ATMACA/VAN,

=========================================================

4)FETÖ ŞÜPHELİSİ 11 ASKER ADLİYEDE

BOLU merkezli 8 ilde düzenlenen FETÖ/PDY operasyonunda ankesörlü telefonlar aracılığıyla örgütün mahrem yapısındaki kişilerle irtibat kurdukları iddiasıyla gözaltına alınan 11 asker adliyeye sevk edildi.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, ankesörlü telefonlar aracılığıyla örgütün mahrem yapısındaki kişilerle iletişim kurdukları değerlendirilen 1 kurmay binbaşı, 7 üsteğmen ve 3 astsubay hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bolu Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından geçen Perşembe günü gerçekleştirilen operasyonlarda Bolu, İstanbul, Isparta, Konya, Kütahya, Ankara, Sivas ve Hakkari'de oldukları tespit edilen 11 kişi yakalandı. Bolu Emniyet Müdürlüğü'ne getirilen şüphelilerin daha önce farklı yıllarda Bolu 2. Komando Tugayı'nda görev yaptıkları belirtildi. Emniyetteki işlemlerin ardından 11 kişi adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Şüphelilerin adliyeye getirilmesi

-Detaylar

Süre: 01: 28 Boyut: 166.9 MB

Haber -Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

==========================================================

(ÖZEL)

5)MİNİK ÖĞRENCİLER, ŞEHİTLER İÇİN FİDAN DİKTİ

GAZİANTEP'in Nurdağı ilçesindeki Sevgi Feyzullah Yıldırır Anaokulu öğrencileri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin Afrin kentini terör örgütünden temizlemek için başlattığı 'Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan askerler anısına okul bahçesine zeytin fidanları dikerek şehitlerin adını verdi.Aileleriyle birlikte okula gelen çocuklar üzerlerinde 'Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan askerlerin isimlerinin yazdığı zeytin fidanlarını toprakla buluşturdu. Küçük öğrenciler okul bahçesine diktikleri fidanları suladıktan sonra ellerindeki Türk bayraklarını açarak, 'En büyük asker bizim asker', 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganları attı.

Okul Müdürü Fatma Güneri, çocukların ve ailelerin etkinlikten memnun olduklarını ifade ederek, "Çocuklarımıza 'Zeytin Dalı Harekatı'nı anlattık. Şehit olan askerlerimizden bahsettik. Onlardan da böyle bir fikir çıktı. Fidanları bahçeye dikince çok mutlu oldular. Bundan sonra çocuklarımız diktikleri ağaçlarla büyüyecek. Şehitlerimizin adı ise okulumuzun bahçesindeki bu fidanlarda yaşayacak. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------------

Okulun levhası

Okul bahçesinedki öğrenci ve veliler

Çocukların fidan dikmesi

Bir kız çocucuğunun İstiklal Marşı'nı okuması

Öğretmenlerin fidan dikimine yardım etmesi

Şehityerin adının yazıldığı fidanlar

Çocukların slogan atması

Genel ve detay görüntüler

( Haber -Kamera: Ramazan TUNCER- NURDAĞI(GAZİANTEP)-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 137 MB

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri
/beğendim
/alkışladım
/beğenmedim
/güldüm
/üzüldüm
/sinirlendim
/şaşırdım
title