Dha Yurt Bülteni-3

Dha Yurt Bülteni-3

El Bab'da bomba yüklü araçla saldırı, çok sayıda yaralı var (1)SURİYE'nin El Bab kentinde terör örgütü DEAŞ unsurları tarafından bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi.

Dha Yurt Bülteni-3

El Bab'da bomba yüklü araçla saldırı, çok sayıda yaralı var (1)

SURİYE'nin El Bab kentinde terör örgütü DEAŞ unsurları tarafından bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Ölenlerin olduğu belirtilen saldırıda yaralanan çok sayıda Özgür Suriye Ordusu mensubu ve Suriyeli sivil, ambulanslarla Kilis Devlet Hastanesi'ne getirildi.

Saat 10.30 sıralarında DEAŞ'tan temizlenen El Bab merkezinde sivillerin ve ÖSO güçlerinin bulunduğu alanda bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Saldırıda yaralananlar araçlarla sınır hattına taşındı ve ardından ambulanslarla Kilis Devlet Hastanesi'ne getirildi. Şu ana kadar hastaneye getirilenlerin sayısı 40'ı aşarken, halen yaralı helmeye devam ettiği kaydedildi.

Yaşanan hareketlilik sonrası hem hastanede hem de sınır hattında güvenlik güçleri önlemlerini artırdı.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber-Kamera: KİLİS,

============================================

Eylem için çalınan kamyonet ele geçirildi

HAKKARİ'de PKK terör örgütü mensuplarınca patlayıcı yüklenmek üzere çalınan bir kamyonet ele geçirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, "İlimiz merkezine bağlı Cevizdibi Köyü'nde, bölücü terör örgütü mensuplarınca kullanıldığı ve patlayıcı yükleyip eylem yapmak maksadıyla hazırlandığı değerlendirilen bir aracın bulunduğuna dair bilgiler elde edilmiştir. 23.02.2017 günü saat 12.00 sıralarında tespit edilen noktaya yönelik gerçekleştirilen operasyonda bir aracın kar altında gizlenmiş vaziyette olduğu görülmüş, aracın yapılan sorgulamasında çalıntı araç ve terör nitelikli ikiz plaka eylem istihbaratı kayıtlarından arandığı tespit edilmiştir. Olay yerine patlayıcı madde imha timi ve bomba arama köpeği sevk edilmiş, aracın araması yapılmış herhangi bir unsura rastlanılmamıştır. Araç muhafaza altına alınmış, konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir" denildi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-kamyonetin görüntüsü

-detaylar

Haber: HAKKARİ, -

=================================================

Hostes koltuğunun altında 108 kilo eroin ele geçti

ADANA'da şehirlerarası bir otobüsün hostes koltuğunun altındaki zulada 108 kilo eroin, 120 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildi.

Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu İncirlik park alanında uygulama yapan polis, şüphe üzerine durdurdukları bir şehirlerarası otobüste uyuşturucuya duyarlı detektör köpekle arama yaptı. Köpeğin, otobüsün ön kısmındaki hostes koltuğunun alt tarafına uyarı vermesi üzerine araç boşaltılarak geniş çaplı arama başlatıldı. Polisin yaptığı incelemede, hostes koltuğunun alt tarafına yapılan gizli bölmede, 108 kilo eroin maddesi, 120 karton gümrük kaçağı sigara ele geçti. Polis, otobüsteki 4 kişiyi gözaltına aldı. Soruşturma sürüyor.

örüntü Dökümü

--------------

Polislerin zulalardaki uyuşturucuları çıkarması

Paketlerin kontrol edilmesi

Otobüs içerisinde arama yapılması

Zulanın görüntüsü

Ele geçirilen malzemelerin toplu görüntüleri

Hostes koltuğunu görüntüsü

Koltuğun arkasındaki zula

Otobüsün içerisinden görüntü

Haber-Kamera; Fatih KARAÇALI/ ADANA,-

=============================================

Yüksekova'da çığ yolları kapattı

HAKKARİ'nin Yüksekova İlçesi'ne bağlı Güvenli Köyü yoluna çığ düştü. Ekipler yolu ulaşıma kapatan tonlarca karı temizlemek için büyük çaba gösteriyor.

Yüksekova'da etkili olan kar yağışının ardından kapalı köy yollarının ulaşıma açılması için seferber olan ekipler, bir yandan da çığlarla mücadele ediyor. İlçeye 50 kilometre uzaklıkta bulunan Güvenli Köyü yoluna önceki gün çığ düştü. Yolu ulaşıma kapatan tonlarca karı temizlemek için İl Özel İdaresi Yüksekova Şantiye Şefliği karla mücadele ekipleri bölgeye gitti. Yüksekliği yaklaşık 6 metreyi bulan karı temizlemek için yoğun çaba gösteren ekipler, çok yavaş bir şekilde ilerleyebiliyor. Kardan tünneler arasında çalışma yapan ekipler, yolu ulaşıma açmak için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.

Çığ nedeniyle köylerinin yolunun kapanmasının kendilerini perişan ettiğini belirten Hakka Bala, "Elimiz kolumuz bağlı bekliyoruz. Kış bizim için çok zor geçiyor. Yol kapanınca mezralarımızda bulunan hayvanlara yem götüremiyoruz. İnşallah en kısa sürede yolumuz yeniden ulaşıma açılır" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------

-Kar tünelinde çalışan iş makinaları

-çalışmalardan detaylar

-yer yer 7 metreye ulaşan kar kütleleri

-kar tünelinde geçen köylüler

-Genel detaylar

-köy sakinlerinden Hakkı Bala'nın konuşması

Haber-Kamera: Yaşar KAPLAN/YÜKSEKOVA (Hakkari), -

============================================

Beytüşşebap'ta eksi 15 derecede kaplıca keyfi

ŞIRNAK' Beytüşşebap İlçesi'ne 7 kilometre uzaklıktaki Ilıcak Köyü yakınlarında bulunan Zümrüt Kaplıcası, eksi 15 dereceye varan soğuğa rağmen şifa arayanları ağırlıyor. Bel ağrısı, Romatizma ve deri hastalığı olanlar kötü hava koşulları ve dondurucu soğuğa rağmen 24 derece sıcaklığında olan kaplıca suyuna girerek şifa bulmaya çalışıyor.

Beytüşşebap İlçesi'ne bağlı Kato dağı eteklerinde bulunan Ilıcak Köyü'ndeki Zümrüt Kaplıcaları, yaz kış demeden gelen misafirlerine şifa dağıtıyor. Kaplıcanın bulunduğu yerde 1992 yılında yapılan otelin PKK'lılar tafından ateşe verilmesiyle, otel kapanmak zorunda bırakılırken, Otele ait 2 açık havuz şifa bulmaya gelenlere hizmet vermeye devam ediyor. Kış aylarının çetin geçtiği bölgede soğuk havalara rağmen, vatandaşlar bel ağrısı, romatizma ve deri hastalıklarından dolayı havuza girerek, hastalıklarına çare arıyor.

Zümrüt Kaplıcası'nın turizme kazandırılması gerektiğini anlatan, Beytüşşebap ve Köyleri Kalkınma Kültür ve Eğitim Spor Derneği Başkanı Zekeriya Dursun, kapılıcanın hastalıklara şifa bulmasından dolayı yoğun bir ilgi gördüğünü söyledi. Dursun, "Zümrüt Kaplıcaları, Kato Dağı eteklerinde Habur Çayı'nın Beytüşşebap'tan çıkan kolunun yanında bir doğa harkası olarak bakir olarak duruyor. Tamamen doğal. Buradaki iki havuzdan hem kadınlar, hem de erkekler faydalanıyor. Ancak burada, otel, pansiyon kafeterya ve sağlık turizmine yönelik hiç bir tesis bulunmamaktadır. Yine jeotermal enerji de seracıklıkta faydalanabilir. Bölgede yeni ve çok güzel örnekleri var. Van'ın Çaldıran İlçesi'nde seracılıkta kullanılıyor. Yine Güçlükonak ve Çermik ilçelerinde güzel örnekleri var. Ancak, ilçemizdeki kaplıca bir sürü hastalığa iyi geldiği söyleniyor. Örneğin eklem ağrısına, bel boyun ağrılarına, prostat hastalıklarına, böbrek taşlarına, deri hastalıklarına, kadın hastalıklarına iyi geldiği bölge insanı tarafından söylenmektedir. Burada kış aylarında kayak yapılabilir. Diğer yandan rafting, doğa ve dağcılık sporları için çok önemli bir arazi yapısı vardır. İyi değerlendirildiğinde çok yakın komşularımız olan İran ve Irak'taki yatırımcıya açık bir alandır. Ülkemizin her tarafındanki yatırımcıların, buraya yatırım yapmasını istiyoruz. Yatırım sağlandığı taktirde, ilçemizden istihdam sağlar, aynı zamanda batı illerine yapılan göçleri de önler"dedi.

Kaplıcanın ziyaretçilerinden Naif Durmuş ise, kaplıcanın bakımsız olduğunu dile getirerek, buradaki kaplıca suyunun bir çok hastalığa şifa olduğunudan dolayı yoğun ilgi gösterildiğini ifade ederek, yetkililerin kaplıcaya yatırım yapılması için çağrıda bulundu.

"SAĞLIKLI İNSANLAR DA FAYDALANABİLİR"

Şırnak Halk Sağlığı Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Sibel Karaaslan da, Zümrüt Kaplıcası'nın yıllardır vatandaşların yararlandığı doğal bir zenginlik olduğunu ifade ederek, kaplıcalardan çeşitli hastalıklar için faydalanılabileceğini söyledi. Karaaslan, "Bunların başında, iltihabı olan veya olmayan romatizmal hastalıklar gelir. Ayrıca cilt, sindirim sistemi, kadın, solunum, böbrek hatta kalp ve damar hastalıkları için kaplıcalardan faydalanılabilir. Kaplıcaların sadece tedavi edici etkileri yoktur, aynı zamanda koruyucu etkileri de vardır. Bağışıklığı güçlendirici etkileri var. Bu açıdan sadece hastalar değil sağlıklı insanlar da kaplıca suyundan faydalanabilir"diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-Kaplıcadan görüntü

-Havuzdaki vatandaşlar

-Bölgeden görüntü

-Röportajlar

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Emin BAL/BEYTÜŞŞEBAP,(Şırnak),-

=====================================================

(ÖZEL) Yehova Şahidi kadına 'kan verilmeyecek' koşullu böbrek nakli

ANTALYA'da inançları gereği kan alıp vermeyen Yehova Şahitleri'nden 56 yaşındaki Semih Sabri Güzel, aynı inançtan eşi 52 yaşındaki Hülya Güzel'e 'Ölüm riski bile olsa kan verilmeyecek' yazılı belgeyi imzalayıp böbreğini bağışladı. Güzel çiftinin isteği doğrultusunda böbrek nakli, kan verilmeden gerçekleştirildi.

İçinde Tevrat, Zebur ve İncil'den sözlerin olduğu 'Mukaddes Kitap'a inanan ve Hıristiyanların kendilerinden ayrı bir inanç biçimi olarak gördüğü Yehova Şahitliği'nde, kişilerin kan almaları veya vermeleri yasak. İnanç mensupları, bu nedenle kan ihtiyacı riski olan nakil ameliyatlarından uzak duruyor.

Yehova Şahidi 35 yıllık evli çiftten böbrekleri iflas eden ev kadını Hülya Güzel ile emekli eşi Semih Sabri Güzel, kan almama riskini göze alarak, nakil için Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu. AÜ Organ Nakli Merkezi'nde toplanan konseyin ameliyat kararı alması üzerine çift, operasyon öncesi ve sırasında ölüm riski bile olsa kan verilmeyeceğinin yazılı olduğu belgeyi imzaladı. Belgeye, orada bulunan şahitler de imza attı. Semih Sabri Güzel, eşi Hülya Güzel'e bir böbreğini bağışladı.

35 YILLIK EŞİYLE ORGAN KARDEŞİ OLDU

Böbrek rahatsızlığına yakalanınca hiç kan almadan nasıl organ nakli olabileceğini araştırmaya başladığını söyleyen Hülya Güzel, yurt dışındaki bazı merkezlerde hastaların isteğine bağlı olarak Yehova Şahitleri'ne bu operasyonların yapıldığını, Türkiye'de ise daha önce bir kez bu ameliyatın yapıldığını öğrendiğini belirtti.

Nakil için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi'ne başvurduklarını söyleyen Hülya Güzel, özel durumları nedeniyle gereken tüm hassasiyetin yerine getirilebileceğini öğrendiklerinde çok mutlu olduklarını aktardı. Riski azaltmak için alınan önlemler ve bir hafta süren hazırlık sonunda operasyonun gerçekleştirildiğini söyleyen Hülya Güzel, 35 yıllık eşiyle bu kez organ kardeşi olduğunu kaydetti. Hülya Güzel, "Bugün gayet iyiyiz, yemek yiyoruz, yürüyoruz. Çok mutluyum" dedi.

Eşine böbreğini bağışlayan Semih Sabri Güzel de ameliyatlarının çok başarılı geçtiğini söyledi, kendileriyle yakından ilgilenen hastane personeline teşekkür etti.

'HİÇ KAN KULLANMADIK'

AÜ Hastanesi Başhekimi ve Organ Nakli Merkez Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı, hastaların inançlarını asla sorgulamadıklarını ve saygı duyduklarını söyledi. Prof.Dr. Aydınlı, "Bize geldiklerinde 'İnancımız gereği kan almadan ameliyat yapabilir miyiz' diye sordular. Biz de ameliyatlarda asgari kan kullandığımızı, kendileri için de özel ilaçlarla takviye yapıp ameliyatlarını yapabileceğimizi söyledik. Kendi özgür iradeleriyle belge imzaladılar. Hastamız Hülya Güzel'in de operasyon öncesi kan seviyesini yükselttik. Depolarını ilaç ve beslenme yoluyla doldurduk. Ameliyatı başarıyla uyguladık. Hiç kan kullanmadık. Şu an verici ve alıcı hastamız sağlıklı ve mutlular" diye konuştu.

Operasyonla da ilgili bilgi veren Prof. Dr. Aydınlı, "Karın içine hiç girmeden karnın altından 5-6 santimlik bir kesi yaptık ve bağırsakların arkasından böbreğe ulaşarak çıkarttık. Böylece karın içinin bütünlüğü hiç bozulmadı" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

Röp1: Semih Sabri Güzel,

Röp2: Hülya Güzel

İkiliden detay

Hastane dış plan

Haber- Kamera: Erol AKKIR/ ANTALYA, -

=======================================================

Sözlüsünden ayrılınca av tüfeğiyle kendini vurdu

EDİRNE'de 25 yaşındaki Nihat N., ayrıldığı sözlüsünün barışma teklifini kabul etmemesi üzerine av tüfeğiyle kendini vurarak ölmek istedi. Ağır yaralanan Nihat N., hastanede tedavi altına alındı.

1'inci Murat Mahallesi Güngör Mazlum Caddesi Ufuk Sitesi A Blok zemin katta ailesiyle birlikte oturan Nihat N., dün gece, bir süre önce ayrıldığı sözlüsünü telefonla arayıp, barışmak istedi. Genç kızın barışma teklifine "Hayır" demesi üzerine bunalıma giren Nihat N., av tüfeğini banyoda karnına ateşleyerek ölmek istedi. Ailesinin ihbarı üzerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Nihat N. hastaneye kaldırıldı. Nihat N.'nin hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Yaralı genç sedye ile gelişi

-Ambulansa bindirilmesi

-Olay yerinden genel detay

-Baba Nalbant polise zor anlar yaşatması

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE,

==========================================================

Patlayan lastiği kontrolden eden 2 arkadaşa kamyon çarptı: 1 ölü, 1 yaralı

AYDIN'ın Nazilli İlçesinde, patlayan lastiği kontrol etmek için otomobilden inen 30 yaşındaki Ergün Balkış ile 38 yaşındaki Mustafa Saygılı'ya kamyon çarptı. Balkış ölürken, Saygılı ağır yaralandı. Otomobilde bulunan arkadaşları Taner Sarıhan'ın ise kaza sırasında uyuduğu ve hiçbir şeyden haberi olmadığı ortaya çıktı.

Bugün saat 04.30 sıralarında, iİki arkadaşıyla Denizli'den Nazilli yönüne giden Ergün Balkış yönetimindeki 06 YJF 55 plakalı otomobilin lastiği Aydın- Denizli karayolu Mergen Köprüsü yakınlarında patladı. Yolun sağında duran Balkış, yanındaki arkadaşlarından Mustafa Saygılı ile otomobilden inerek patlayan lastiği kontrol etmek istedi. Bu sırada gelen bir kamyon, Balkış ve Saygılı'ya çarptı. Otomobile de sürterek geçen kamyon, durmayıp yoluna devam etti.

Balkış çarpmanın etkisiyle yaklaşık 10 metre ileriye fırlarken, Saygılı bariyerlere sıkıştı. Yoldan geçen diğer araç sürücülerinin haber vermesi üzerine gelen 112 Acil Servis ekibi Balkış'ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Yaşamsal fonksiyonları devam ettiği belirlenen Saygılı ise ambulansla Nazilli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Saygılı, buradaki ilk müdahalenin ardından Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne sevk edildi.

KAZADAN HABERİ OLMADI

Jandarma ekipleri, kazanın ardından otomobilde bir kişinin daha olduğunu fark etti. Otomobilin arka koltuğunda arkadaşlarının başına gelenden habersiz olan Taner Sarıhan, uyurken bulundu. Nazilli Devlet Hastanesi'ne götürülen Sarıhan'ın 1.83 promil alkollü olduğu tespit edildi. Taner Sarıhan'ın ilk ifadesinde, kazayı görmediğini söylediği öğrenildi. Otomobildeki üç arkadaşın birlikte içki içtikten sonra Nazilli'ye dönerken kazanın meydana geldiği anlaşıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatan jandarma, kaza yerinden kaçan kamyon şoförünün tespit edilip yakalanması için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Kazaya yerinden görüntü

-Yaralıya müdahale edilmesinden görüntü

-Ölen Ergün Başkış'ın opağı

-Yaralanan Mustafa Saygılı'nın opağı

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Cem ULUCAN/ AYDIN, DHA)

===================================================

Depremzede öğrencilere Kızılay'dan kahvaltı

ÇANAKKALE'nin Ayvacık İlçesi'ndeki deprem fırtınasından etkilenen ve konteynerlerde ders gören Gülpınar ve Korubaşı'ndaki ilk ve ortaokul öğrencilerine Kızılay tarafından kahvaltı verildi.

Ayvacık İlçesi'nde geçen 6 Şubat sabahı meydana gelen depremde okulları zarar gören Ayvacık'ın Gülpınar ve Kourbaşı köylerinde, konteyner okullarda ders gören öğrencilere, Kızılay ekipleri tarafından sabah kahvaltıları veriliyor. Türk Kızılayı Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Tan, Ayvacık'ın 2 köyündeki ilkokul ve ortaokulda toplam 260 öğrenciye Kızılay olarak kahvaltı ikram ettiklerini söyledi. Bölgede yaşanan depremlerde hasarlı olduğu tespit edilen okullara giremeyen öğrencilerin, konteyner okullarda ders gördüğünü hatırlatan Tan, "Okullarda hasar meydana geldiği için öğrencilerimiz AFAD ve Kızılay işbirliğinde hazırlanan konteyner okullarda ders görüyor. Onların biz de yanında olalım istedik. Ondan sonraki süreçte de bu kahvaltı organizasyonunu her sabah yapmaya karar verdik. Hem çocuklarımızla beraber oluyor hem de onların yalnız olmadığını hissettirmeye çalışıyoruz" dedi.

Ayvacık Gülpınar Şehit Jandarma Uzman Çavuş Aycan Özdil Yatılı Bölge Ortaokulu'ndaki öğrencilerle de bir araya gelen Tan, bir süre sohbet ederek, onlara tavsiyelerde bulundu. Tan, "Bu okulda okuyan birçok öğrencimiz ailesinden uzak bir şekilde eğitim görüyor. Onların yanında olmak daha çok mutluluk verici ve önem taşıyor. Yatılı okul olduğu için ailesinden uzak olan öğrencilerimize biz bir aile olmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Öğrenciler, kahvaltıdan dolayı Türk Kızılay ekiplerine teşekkür etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Kızılay'ın öğrencilere kahvaltı dağıtımından görüntü

Ercan Tan konuşma

Öğrenciler konuşma

Haber-Kamera: İpek GÜNEY/ AYVACIK (Çanakkale),

=============================================

(ÖZEL) TÜROFED Başkanı Ayık: İsrail pazarında 1 milyonu görmek mümkün

TÜRKİYE Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, İsrail devleti Türkiye'nin güvenlik seviyesini düşürdüğü takdirde 1 milyon İsrailli turist rakamını görmenin mümkün olduğunu söyledi.

TÜROFED Başkanı Osman Ayık, İsrail ve İran pazarını değerlendirdi. İsrail'de en büyük sıkıntının güvenlik derecesi olduğunu belirten Ayık, 2008 yılında İsrail pazarında 560 bin rakamına ulaşıldığını, 'one minute' olayından sonra rakamlarda çarpıcı düşüşler yaşandığını söyledi. Son yıllarda ilişkilerin yumuşamasıyla geçen yıl ülkeye 270 bin İsrailli turist geldiğini aktaran Ayık, "Fakat müşteri tipinde bir farklılık oldu. 2008'de yüzde 85 civarında Yahudi asıllı, yüzde 15 civarında da Arap asıllı İsrailliler gelirdi. Ama 2016 yılında bu rakam tersine döndü. Yüzde 15 civarında Yahudi asıllı, yüzde 85 civarında da Arap asıllı İsrailli geldi" dedi.

'1 MİLYONU GÖRMEMİZ MÜMKÜN'

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ile birlikte son İsrail ziyaretinin çok olumlu geçtiğini ve uzun aradan sonra ilk kez üst düzey bir ziyaret yapıldığını kaydeden Osman Ayık, "Oradaki İsrailli yetkililerle her anlamda görüşmeler yapıldı. Tek sorun İsrail'deki güvenlik seviyesi. İsrail hükümeti genel anlamda tüm vatandaşları için güvenlik konusunda çok hassas ve çok titiz. Ülkeleri de belirli anlamlarda derecelendirir. Türkiye'ye şu anda güvenlik anlamında en riskli anlamına gelen 4'üncü seviyeyi vermişler. Bunun pazarlıkları da yapıldı. Taleplerimizi ilettik. En kısa sürede güvenlik seviyesi 3'e, 2'ye indirildiği takdirde İsrail'deki hareketin çok hızlı olacağını düşünüyoruz. Orada kısa sürede 1 milyon rakamını görmemiz mümkün olabilir" diye konuştu.

'OTELCİLER İÇİN DE İYİ MÜŞTERİ TİPİDİR'

İsrailli misafir tipinin turizmcilerin çok arzu ettiği misafir tipi olduğunu vurgulayan Ayık, şöyle dedi: "Çünkü sadece tesisleri kullanmazlar, tüm alanları, çevreyi kullanırlar, şehirleri kullanırlar. Ciddi anlamda alışveriş yaparlar ve 3-4 günlük peryotlarla geldikleri için de ara boşlukları çok iyi doldururlar. Yani otelciler için de iyi bir müşteri tipidir. Türkiye'nin her yerine giderler. Kıyılara, merkez şehirlere, metropollere giderler. Dolayısıyla o pazarın tekrardan kazanılması bizim için çok önemli."

'İRAN'DAN VEFA BEKLİYORUZ'

İran pazarının da çok önemli olduğuna değinen Osman Ayık, şunları söyledi: "Potansiyeli çok yüksek bir pazar aslında. O pazarda bizim çok büyük rakamları görmemiz mümkün. Çünkü İran aşağı yukarı Türkiye kadar nüfusu olan ve uzun yıllardır kapalı yaşayan bir ülke. Türkiye bu dönem içinde İran'a son derece destek olmuştur her anlamda. Çünkü İran vatandaşları Türkiye'yi gerek ticari anlamda gerekse uluslararası anlamda hep atlama noktası olarak kullanmışlardır. Türkiye de onlara bu hizmetleri en iyi şekilde sunmuştur. Dolayısıyla şu anda İran yavaş yavaş tekrar dünyada sistemin içerisine dönüyor ama biz onlardan vefa bekliyoruz açık söylemek gerekirse. Geçmişte nasıl biz onlara destek olduysak, onların da bugün bize destek olması lazım. Ama maalesef İran hükümeti birçok anlamda karar alırken çok katı ve çok kuralcı, özellikle de charter seferleri konusunda çok katı davranıyor. Bunlarda bir yumuşama olduğu takdirde, charter uçaklarının her noktaya inebilmesine müsaade ettikleri takdirde, oradaki sayıları kısıtlamadıkları takdirde İran pazarında da çok iyi rakamları görmemiz mümkün olur diye düşünüyorum."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

Röp: Osman Ayık

Haber- Kamera: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya), -

============================================

(ÖZEL) Eski okul binası, okul ve tarım müzesi oldu

ANTALYA'nın Kaş İlçesi'nde engellilere yönelik eğitim veren Düşler Akademisi'nin yer aldığı eski Çukurbağ İlkokulu'nun giriş katı 'Tarım Müzesi' ve 'Okul Müzesi' olarak düzenlendi.

Engelli bireylere eğitim verilen Düşler Akademisi'nin hizmet verdiği eski Çukurbağ İlkokulu'nun giriş katındaki 180 metrekarelik bölüm, 'Okul Müzesi' ve 'Tarım Müzesi' olarak düzenlenerek hizmete açıldı. Okul Müzesi'nde, 1949- 1976 yılları arasında okulda kullanılan 172 kayıtlı eser yer alıyor. Eserler, Düşler Akademisi gönüllülerinden Okan Nalçacı tarafından derlendi ve birçoğu restore edildi. Okul Müzesi'nde sıralar, kitaplar, soba, daktilolar, dolaplar, ders levhaları, silgiler, kalemtıraşlar, fen bilgisi deney aletleri, öğrenci kütükleri, haritalar, fotoğraflar, okulun 35 yıl başöğretmenliğini yapan Sait Özel'in Köy Enstitüsü diploması, bazı özel eşyaları ve Sait Özel ve dört öğrencinin cansız mankeni yer alıyor.

TARIM MÜZESİ'NDE 65 ESER VAR

Tarım Müzesi'nde ise tamamı Çukurbağ Mahallesi'nde yaşayanların hediye ettiği 65 tarım aleti, mutfak aleti, giysiler, tartı aletleri yer alıyor. Bu aletler içinde döven, dokuma tezgahları, ütüler, köy gelinlikleri, taş değirmen, kirmanlar, tüfek gibi eşyalar bulunuyor. Tarım Müzesi, her geçen gün yeni aletlerle zenginleşiyor.

ZİYARETÇİLER ÇOK BEĞENDİ

Müzeyi ziyaret eden Hasan Akbal, "Annemin, babamın, dedemin ilkokul çağını gördüm bu müzede. 50 yıl önce kullanılan tarım aletlerini gördüm. Bu iki müze, geçmişi geleceğe taşıyor" dedi. Müzenin kurulmasına öncülük eden Okan Nalçacı da "İki müzenin de ortak amacı geçmişten geleceğe uzanacak bir kültürel mirası insanlarla paylaşmak. Gençlerle paylaşmak. Çocuklara o yıllardaki, özellikle bu İlkokul Müzesi'ni söylüyorum, o yıllarda çekilen çilelerin fotoğraflarını, yaşanan sıkıntıları aktarmak için oluşturduğumuz bir müze burası. Tarım Müzesi yine aynı şekilde tarım toplumundan sanayi toplumuna, oradan da bilgi toplumuna geçerken aradaki kültürel boşlukları doldurmak, çocuklara geçmişten geleceğe miras taşıdığımız etnografyayı göstermek, tanıtmak amacını gütmekte. Bu müzelerin üçüncü ayağı Ekoloji Müzesi. Açık alanda bir müze yapmayı tasarlıyoruz. Endüstriyel tarımdan önceki tarım tekniklerinin nasıl yapıldığı ile ilgili, gelecek kuşaklara miras taşımak istiyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

Müzelerden görüntü

Düşler akademisi tabelası

Müzedeki eserlerden görüntü

Tarım aletleri

-Okul araç ve gereçleri

Müzeyi zayret edenler

Ziyaretçilerle röp

Haber- Kamera: Ahmet ACAR/KAŞ (Antalya), -

===========================================

Ağrılı işadamı 165 kadını umreye gönderdi

İSTANBUL'da yaşayan ve iki yıl önce geçirdiği trafik kazasında ölümden dönen Ağrılı işadamı 33 yaşındaki Adem Kılıç, hasta yatağında verdiği söze yerine getirmek için 165 kadını Umreye gönderdi.

Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde belediyede önceki gün düzenlenen törene, Kaymakam Recep Öztürk, Belediye Başkanı Sebahattin Sarı, İstanbul'da müteahhitlik yapan işadamı Adem Kılıç ve Umreye giden kadınlar ile yakınları katıldı. Umre hayali gerçekleşen kadınlar törende işadamı Adem Kılıç'a teşekkür etti. Eleşkirt'ten 145 kadın 3 otobüsle Erzurum'a gönderildi. Kadınlar Erzurum'dan uçakla Umreye uğurlandı. Kılıç, ayrıca İstanbul'da oturan 20 kadını da İstanbul üzeri kutsal topraklara gönderdiğini belirtti. Belediye Başkanı Sebahattin Sarı, uğurlama töreninde işadamı Kılıç'a "Çok hayırlı bir hizmet yaptınız. İlçe halkı adına size teşekkür ediyorum" dedi.

İşadamı Adem Kılıç ise 2015 yılının Nisan ayında çok ağır bir trafik kazası geçirdiğini hatırlattı. Kazada vücudunun yüzde 75'inin yandığına dikkati çeken Kılıç, ölümden döndüğünü belirterek şunları söyledi: "Acıbadem Üniversitesi yoğun bakım ünitesinde 4 ay yattım. Yaklaşık 200 saat süren 40 ameliyat geçirdim. Tam 192 gün sonra hayata tutundum ve doktorların ifadesine göre, bir mucizeyi gerçekleştirdim. O zaman kendi kendime söz verdim. Eğer iyileşir ayağa kalkarsam, doğduğum topraklardaki kadınları Umre'ye götürmeye. Bu gün işte bu sözümü yerine getirmenin mutluluk ve sevincini yaşıyorum. Değerli anneler, bacılar, hepinizin huzurunda Allah'a binlerce şükrediyorum. Bana sizlerin dualarını almayı nasip eyledi. Yaşları 55 il 65 arasında değişen 300 kadın Umre'ye gitmek için başvurdu. İlk seferde 165 kadını 14 günlük Umre'ye gönderdim. Tüm masraflarını ben karşılıyorum. Seneye de bu yıl gidemeyenleri göndereceğim."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Umreye gönderilen kadınlar

-Adem Kılıç'ın konuşması

Haber-Kamera: Ayhan İSEN/ ELEŞKİRT, (Ağrı)

================================================

Kontrolden çıkan otomobil takla attı: 2 yaralı

KONYA'nın Ereğli İlçesi'nde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil karşı şeride geçerek takla attı. Kazada 2 kişi yaralandı.

Kaza, dün saat 22.00 sıralarında Konya-Adana karayolu üzerindeki Ereğli Organize Sanayi kavşağında meydana geldi. Durmuş Duman yönetimindeki 06 FA 1728 plakalı otomobil ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetti. Refüje çarpan otomobil, karşı şeride geçerek takla attı. Kaza sonrası otomobil sürücüsü Durmuş Duman ve yanındaki arkadaşı Ömer Aydilek yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulansla Ereğli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

---------------------

_ Kaza yerinden detay

Yaralıların ambulansa alınması

Araçtan detya

Genel ve detay

Haber- Kamera: Atilla ATMACA EREĞLİ KONYA DHA))

========================================

Cinsel istismar sanıklarının beraatine kadın hakimden muhalefet şerhi

DİYARBAKIR'da, 2014 yılında sosyal medyadan tanıştıkları 18 yaşındaki K.Ç.'ye tehdit, şantaj ve zor kullanarak cinsel istismarda bulundukları iddiasıyla 36'şar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklar V.B. ile M.N.E. hakkında, 'beraat' ve 'davanın düşürülmesi' kararı verildi. Mahkemenin kadın üyesi, 'sanıkların cezalandırılması gerektiği' kanaatiyle karara muhalefet şerhi koydu.

Savcılığın hazırladığı iddianameye göre 2014 yılında 18 yaşında olan K.Ç., sosyal medya üzerinden 21 yaşındaki M.N.E. ile tanışarak arkadaş oldu. Bir kafede buluşan M.N.E. ve K.Ç. daha sonra bir oto tamirci dükkanına gitti. M.N.E.'nin burada mağdurun elbiselerini çıkarmaya çalıştığını belirten savcı, K.Ç.'nin istemediğini söylemesine rağmen ağzını kapatıp, kollarını tutarak cinsel istismarda bulunduğunu kaydetti.

'ONUNLA NE YAŞADIĞINI BİLİYORUM'

Bu olayın ardından, M.N.E.'nin arkadaşı V.B.'nin internet üzerinden mağdur ile irtibat kurduğunu belirten savcı, mağdurun V.B.'nin arkadaşlık teklifini reddettiğini ifade etti. Bunun üzerine V.B.'nin mağduru telefonla arayarak "Onunla ne yaşadığını biliyorum. Teklifimi kabul etmezsen ailene anlatır, seni rezil ederim" dediğini belirten savcı, mağdurun bu nedenle arkadaşlık teklifini kabul etmek zorunda kaldığını söyledi.

ŞİDDET DE UYGULAMIŞ

V.B.'nin bir süre sonra mağduru çalıştığı internet kafeye çağırdığını ve eline sopa alarak "Bağırırsan seni öldürürüm. Benimle birlikte olacaksın" dediğini ifade eden savcı, K.Ç.'nin teklifi kabul etmemesi üzerine şüphelinin tokat atıp, zor kullanarak mağdura cinsel istismarda bulunduğunu belirtti. Şüphelinin bir hafta sonra yine işyerine çağırdığı mağduru "Gelmezsen videon elimde. O gün yaşadıklarımızın hepsini çektim. internete atarım, istersen gelme" diye tehdit ettiğini anlattı. Bu sözler üzerine internet kafeye giden mağdurun bir kez daha cinsel istismara uğradığını kaydeden savcı, bu tarihten sonra mağdur ve şüpheli arasında birden çok kez cinsel ilişki gerçekleştiğini, şüphelinin bu süreçte mağdura şiddet uyguladığını da ifade etti. Şüphelinin son olarak evine zorla götürdüğü mağdura tokat atıp, bıçak göstererek zorla cinsel istismarda bulunduğunu söyleyen savcı, K.Ç.'nin evden çıktıktan sonra polis merkezine gidip şikayetçi olduğunu ifade etti.

36 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

İddianamede, mağdur K.Ç.'nin şüpheli V.B.'den şikayetçi olmadığını belirten savcı, şüphelilerden M.N.E.'nin cinsel ilişki iddialarını reddettiğini, diğer şüpheli V.B.'nin ise, mağdur ile rızası ile ilişkiye girdiğini söylediğini kaydetti. Her iki şüphelinin de zor kullanarak cinsel ilişkiye girdiğini belirten savcı, mağdurun şüpheli V.B. tarafından ölümle tehdit edildiğini vurguladı. İddianamede şüpheliler M.N.E. ve V.B.'nin 'Cinsel istismar' ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 14 yıldan 36 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

AVUKAT BURAK GÖNCÜ: SANIKLARA İNDİRİM UYGULANMASIN

İddianamenin kabul edilmesinin ardından, soruşturma sürecinde tutuklanan ve bir ay sonra serbest bırakılan sanıklar V.B. ve M.N.E.'nin tutuksuz yargılaması Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Duruşmada ifadesi alınan sanıklar, suçlamaları kabul etmediklerini ve kendilerine iftira atıldığını söyledi. Davanın son duruşmasında esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, her iki sanığın da cezalandırılmasını talep etti. Daha sonra söz hakkı verilen mağdur K.Ç.'nin avukatı Burak Göncü, "Savcılık mütalaasına katılıyoruz. Mütalaa doğrultusunda sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz. Ayrıca sanıklar hakkında indirim uygulanmamasını istiyoruz" dedi.

DAVANIN DÜŞÜRÜLMESİ VE BERAAT

Kararı açıklayan mahkeme, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıkların 'Cinsel istismar' ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından beraatlerine hükmetti. Sanık V.B. hakkında 'Cinsel istismar' suçundan açılan davanın 'Reşit olmayanla cinsel münasebet' suçunu oluşturduğunu belirten mahkeme, bu suçun şikayete bağlı olduğunu ve mağdurun soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçtiğini belirterek, düşme kararı verdi.

KADIN HAKİM: SANIKLAR CEZALANDIRILMALI

Mahkemenin kadın üyesi Ayşegül Özaltun Baba'nın sanıkların beraatine muhalefet şerhi koyması nedeniyle, karar oy çokluğu ile alındı. Muhalefet şerhinde sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik ifadelerine itibar edilmemesi gerektiğini belirten Hakim Ayşegül Özaltun Baba, "Sanıkların 'Cinsel istismar' suçundan cezalandırılması

gerektiği kanaatiyle beraat kararına katılmıyorum" dedi.

Haber: Felat BOZARSLAN/ DİYARBAKIR, -

===================================