DHA YURT BÜLTENİ - 3

Diyarbakır'da PKK'dan EYP'li tuzak; 5 sivil şehit DİYARBAKIR'ın Kulp ilçesinde orman işçilerini taşıyan aracın geçişi sırasında PKK'lı teröristler, yola tuzakladığı el yapımı patlayıcıyı infilak ettirdi.

DHA YURT BÜLTENİ - 3
08.04.2020 10:38 | Son Güncelleme: 08.04.2020 10:38

Diyarbakır'da PKK'dan EYP'li tuzak; 5 sivil şehit

 

DİYARBAKIR'ın Kulp ilçesinde orman işçilerini taşıyan aracın geçişi sırasında PKK'lı teröristler, yola tuzakladığı el yapımı patlayıcıyı infilak ettirdi. Saldırıda 5 sivil şehit oldu. Bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.Kulp ilçesi Güleç Mahallesi kırsalında sabah saatlerinde ormana giden işçileri taşıyan aracın geçişi sırasında PKK'lı teröristler, tuzakladığı el yapımı patlayıcı infilak ettirdi. Patlamanın ardından bölgeye sağlık ekipleri ve güvenlik güçleri sevk edildi. Güvenlik güçleri, teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için bölgede geniş çaplı operasyon başlattı.VALİLİK: 5 SİVİL ŞEHİT OLDUDiyarbakır Valiliği, Kulp ilçesinde PKK'lı teröristlerin ormana, kesime gidenleri taşıyan araca düzenlediği saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Saldırıda 5 sivilin şehit olduğu belirtilen açıklamada, şöyle denildi: "İlimiz Kulp İlçesi Güleç Mahallesi kırsalında 8 Nisan Çarşamba günü saat 06.30 sıralarında, orman kesimine giden sivil vatandaşlarımızın bulunduğu aracın geçişi esnasında, PKK terör örgütü üyelerince el yapımı patlayıcıyla yapılan saldırı sonucunda 5 sivil vatandaşımız şehit olmuştur. Saldırının faillerinin tespit edilmesi ve yakalanması için güvenlik kuvvetlerimiz tarafından operasyonlara başlanılmıştır. Menfur saldırı olayında şehit olan vatandaşlarımıza Yüce Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı ve sabır dileriz."

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİDİYARBAKIR,

=======================

Sivas'ta karantinadaki erasmus öğrencileri, tahliye oldu

ERASMUS programı için gittikleri İrlanda ve İskoçya'dan getirildikten sonra koronavirüs tedbirleri kapsamında Sivas'ta yurda yerleştirilen öğrenciler, karantina sürelerinin dolmasının ardından tahliye edildi.Erasmus programları kapsamında Türkiye'nin çeşitli illerinden İrlanda ve İskoçya'ya giden toplam 526 öğrenci, 15 gün önce Türk Hava Yolları'na ait uçakla Sivas Nuri Demirağ Havalimanı'na getirilerek, Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Başbakan Binali Yıldırım Kampüsü'ndeki yurtlara yerleştirildi. Öğrenciler 14 günlük karantina süresi sona erdi. Öğrencilerden 520'si bugün sabahın erken saatlerinde yurttan ayrıldı. 6 öğrencinin ise ilerleyen günlerde tahliye edileceği öğrenildi.Öğrenciler, kara ve hava yoluyla memleketlerine gönderilmeye başlandı. Öğrenciler için izin verilen Sivas-İstanbul uçağının kapasitesi artırıldı. Bazı öğrenciler de illere göre güzergah belirlenerek otobüslerle memleketlerine uğurlandı. Bazıları ise aileleri tarafından özel araçlarla alındı.'İMKANLAR İÇİN MİNNETTARIZ'İrlanda'dan gelen Muhammet Hasan Arvas, "Devletimizin sağlamış olduğu imkanlar için minnettarız. Bütün arkadaşlarım adına bir şey söyleyemem, herkesin yaşadığı duygular çok farklı. Allah herkesten, her şey için razı olsun. Karantina süresince tüm ihtiyaçlarımızı karşılayan personelden Allah razı olsun" dediÇağla Kayasaroğlu ise, "Şu an artık bitti. Evimize gidiyoruz. Herkes gibi mutlu olamıyorum. Biraz tuhaf ve duygusalım. İstanbul'a dönüyoruz. Allah'ın izniyle her şey çok güzel olacak. Burada sıkılmamamız için ellerinden geleni yaptılar" diye konuştu. Nermin Işık da çok iyi bir karantina süreci geçirdiklerini belirterek, "Ailelerimize kavuşacağımız için çok mutluyuz. Ayrıca da buradaki arkadaşlarımız ve çalışanlardan ayrılacağımız için çok hüzünlüyüz. Biz buradaki insanlarla aile gibi olduk. Çok güzel zamanlar geçirdik. Bu süreci bu kadar kaliteli geçirdiysek, onların sayesinde oldu. Herkese çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Yurttan görüntüler-Yurtan ayrılan öğrencilerin görüntüleri-Özel araçlar veya otobüslere binmeleri-Öğrencilerin konuşmaları-Detaylar

Haber-Kamera:  Hüsnü Ümit AVCI/Mert Taha VAROL-Rahmi MEYVECİ/SİVAS, 

=========================

3 arkadaşını öldürüp 'namus meselesi' dedi, halüsinasyonlar gördüğü ortaya çıktı

KONYA'da, arkadaşları Halil İbrahim Uzun (33) ve Yaşar Baki Uzun (37) adlı kuzenler ile Mehmet Ali Şeflek'i (30) öldüren Yusuf  Ö.'nün (33), halüsinasyonlar gördüğü, olaydan bir gün önce ailesi tarafından götürüldüğü hastanede doktor tarafından antidepresan ilaç verilip, eve gönderildiği ortaya çıktı. Yusuf Ö., ifadesinde 3 arkadaşını kendisini içeceğine ilaç katarak uyuttuktan sonra eşiyle ilişkiye girdikleri için öldürdüğünü anlattı. Bunun üzerine ifadesine başvurulan eşi A.Ö. (33), öldürülenleri tanımadığını söyledi.3 kişinin kurban gittiği cinayetlerden ikisi dün sabah Selçuklu ilçesi Horozluhan Mahallesi Bakım Sokak'taki iş yerinde yaşandı. TIR şoförü Yusuf Ö., motor yağı satışı yapan arkadaşları Yaşar Baki Uzun ve Mehmet Ali Şeflek'i, iş yerlerinde tabancayla başlarından vurdu. Ardından da 42 FR 587 plakalı hafif  ticari aracıyla Karatay ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Ankara Caddesi'ndeki kamyon bakım servisinde çalışan arkadaşı Halil İbrahim Uzun'un yanına geldi. Uzun'un başına da tabancayla defalarca ateş eden Özyörük, polis merkezine giderek, 3 kişiyi vurduğunu söyledi. Bunun üzerine 2 iş yerine polis ekipleri sevk edildi. Yaralı halde bulunan 3 arkadaş sağlık görevlilerinin müdahalelerine rağmen yaşamlarını yitirdi. EŞİYLE İLİŞKİ İDDİASICinayet Büro Amirliği'ne teslim edilen Yusuf Ö., 2'si kuzen olan 3 arkadaşını 'namus meselesi' yüzünden öldürdüğünü söyledi. Ö., ifadesinde arkadaşlarının kendisini içeceğine ilaç atıp uyuttuğunu ardından da eşiyle ilişkiye girdiklerini öne sürdü.Yusuf Özyörük, ifadesinde şunları söyledi: "Yaşar Baki Uzun ve Mehmet Ali Şeflek, içeceklerime uyuşturucu gibi bir şeyler koyuyordu. Onu içtikten sonra uzun süre kendime gelemiyordum. Ne koyduklarını tam olarak bilmiyorum. Ancak çok sersemliyor ve gözümü açamıyordum. Ben kendimde değilken Yaşar Baki, Mehmet Ali ve Halil İbrahim, eşimle ilişkiye giriyorlardı. Seslerini duyuyordum. Olaydan bir gün önce iş yerlerine gittiğim Yaşar Baki ve Mehmet Ali ile aramızda bu konudan dolayı kavga çıktı. Kavga sonrasında ben iş yerinden ayrıldım."    Ertesi gün Mehmet Ali Şeflek'in kendisini iş yerine çağırdığını iddia eden Ö., şunları kaydetti."Mehmet Ali, mesaj atarak iş yerine gelmemi istedi. 'Yanına silahını almadan gel, Yaşar Baki'yi de çağırıp konuşuruz' dedi. Bu esnada dışarıda olduğum için silah yanımdaydı. İş yerine gittim.' Onlara bana uyuşturucu verdikten sonra eşimle birlikte olup olmadıklarını sordum. Onlar da 'Evet yaptık' diyerek, beni doğruladılar. Aramızda boğuşma çıktı. Mehmet Ali elimden tabancayı almaya çalıştı. Tabancayı rastgele ateşledim. İkisi de vurulunca olay yerinden ayrıldım. Halil İbrahim'in iş yerine gittim. Konuyu anlattım. Üçünün eşimle ilişkiye girdiklerini söyledi. Tabancamla ona da ateş ettim. Yanımda yedek mermi vardı. Polis merkezine giderek, teslim oldum. Beni üçü tahrik etti. Pişmanım. Olayın bu duruma gelmesini istemedim" dedi.ÖNCE BİRLİKTE ÇAY İÇMİŞ SONRA VURMUŞPolis, kamyon bakım servisinde çalışan diğer işçilerin de ifadelerine başvurdu. İşçiler, Yusuf Ö.'nün Halil İbrahim Uzun ile birlikte önce çay içtiğini, ardından ikilinin konuşmak için dışarı çıktıklarını, bu esnada zanlının Uzun'a peş peşe ateş ettiğini anlattı.EŞİ "ÖLDÜRÜLENLERİ TANIMIYORUM"Soruşturma kapsamında ifadesi alınan katil zanlısının eşi 2 çocuk annesi A.Ö. ise, kocasının iddialarının doğru olmadığını, öldürülenleri tanımadığını söyledi. Yusuf Ö.'nün babası ise oğlunun halüsinasyonlar görmesi üzerine doktora götürdüklerini ifade etti. Baba, "Yusuf, geçen hafta cuma günü daraldığını söyledi. Hastaneye götürdük. Doktor, psikolojik sıkıntıları olduğunu söyledi. Olaydan bir gün önce öldürdüğü kişilerle kavga etmiş. O gün de hastaneye götürdük. Doktor, antideprasan ilaç verdi"dedi.Gözaltına alınan Yusuf Ö., emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilecek.

 GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -----------------Olay yerlerinden detaylarCenazelerin iş yerlerinden çıkartılmasıSağlık ekiplerinin müdahalesiŞüphelinin emniyete götürülmesiGenel ve detaylar

Haber-Kamera: Tolga YANIK - Hasan DÖNMEZ/ KONYA

==========================

Maskelere takılabilir ateş ölçer çip geliştirdiler

DÜZCE Bilim ve Sanat Merkezi öğretmenleri koronavirüs salgını nedeniyle kendi ateşlerini ölçmeye zamanları olmayan sağlık çalışanları ile güvenlik görevlilerinin enfekte olmaları durumunda ateşlerinin yükseldiği uyarısı veren ve maskelere takılabilen bir çip geliştirdi. Düzce BİLSEM öğretmenleri sağlık çalışanlarına hem zaman kazandıracak hem de ateşleri yükselmesi durumunda uyarı verecek bir çip geliştirdi. Geliştirilen çip istenilen ısıya ayarlanarak tek kullanımlık yüz maskesine ya da siper maskeye monte edilebiliyor. Nefes alışverişlerde ısıya göre çip kırmızı yanmaya başlayarak kişinin ateşinin yükseldiği uyarısı veriyor. Bu sayede özellikle sağlık çalışanları ile emniyet güçlerinin ayrıca ateşlerini ölçmesine gerek kalmıyor. Çipin geliştirilmesi fikrini veren BİLSEM öğretmenlerinden Adem Akkuş, "Biz yapmış olduğumuz çiple maskeye yapıştırdığımızda nefes alışverişlerde vücut sıcaklığını ölçüyor. Vücut ısısı 38 derece üzerine çıktıysa kırmızı ışık yanıyor ve karşıdaki kişi maskeyi takan kişinin enfekte olma ihtimali olduğunu anlıyor. Ürettiğimiz üründe termometreyi elektronik devreyle tamamlamış olduk." dedi. Geliştirilen çipin elektronik devresini tamamlayan Düzce Endüstri Meslek Lisesi Elektrik ve Elektronik Bölümü öğretmeni Barış Ticrop, "Malum koronavirüs yaygın herkesin ateşi bir şekilde ölçülüyor. Sağlık çalışanlarının ve dışarıda görev yapan güvenlik görevlilerinin ateşlerinin daha kolay ölçülmesi amacıyla bunu ürettik. Bu maskeye takılı duruyor. Maskede direk nefesten ateş ölçüyor. Basit bir yöntem olacağını düşündük ve prototip geliştirmeye karar verdik. Bu çip ateş ölçümünü daha da kolaylaştıracak." diye konuştu. BİLSEM Müdürü Kenan Göktepe ise sadece maske üretimi ile sınırlı kalmadıklarını bu süreç içerisinde yeni ürünler geliştirmek için çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:  "Sahada çalışan kamu görevlileri, güvenlik güçleri ve sağlık çalışanlarının kendi ateşlerini ölçemeyeceğini, koşturma esnasında bu tip bir cihazın önemli hale geleceğini düşünerek maskelerin üzerine sıcaklık ölçer devre yapımıyla harekete geçtik. Prototipi yaptık. Çalışmalarımızı tamamladık. İl Sağlık Müdürlüğü ile görüştük ve talep gelmesi halinde seri üretime geçeceğiz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ ----------------Çipten görüntü Çipin çalışma sisteminden görüntü Çipi tasarlayan Adem Akkuş'un anlatımı Elektronik devreyi tamamlayan Barış Ticrop ile röp Okul Müdürü ile röp ve detaylar 

HABER-KAMERA: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,  

========================

Reyhanlı'da cadde ve sokaklar gece dezenfekte edildi

HATAY'ın Reyhanlı ilçesinde, koronavirüsü ile mücadele kapsamında cadde ve sokaklar gece dezenfekte edildi.Reyhanlı Belediyesi Temizlik Hizmetleri ekipleri ilçe genelinde cadde ve sokakların dezenfekte edilmesi ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor. Ekiplerin çalışması devam ederken yetkililerde vatandaşların alınan kurallara uymalarını istedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Araçlarla yollar dezenfekte edilirken-Ekipler temizlik yaparken

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI,(Hatay),

=========================

Öykü Arin'in annesinden koronavirüs günlerinde ebeveynlere tavsiyeler

Antalya'da lösemi tedavisi gören Öykü Arin Yazıcı (5), koronavirüs günlerinde ev karantinasına girdi. Öykü Arin'in tedavisi boyunca yaklaşık 1,5 sene evde kalma sürecini anlatan anne Eylem Şen Yazıcı, koronavirüs günlerinde çocuklarıyla birlikte kalan ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu. Yazıcı, "Her çocuk kendine göre yaratıcılıkta başka güzelliğe sahip. Onu bulması için ona yardımcı olmak, onunla birlikte o güzelliği keşfetmek ve dünyayı yeniden anlamak sizin için bir fırsata dönüşebilir" dedi.İzmir'de geçen yıl Juvenil Miyelomonositik Lösemi (JMML) teşhisi koyulan Öykü Arin Yazıcı, tedavisi için Antalya'ya getirildi. Anne Eylem Şen Yazıcı ve baba Çağdaş Yazıcı tarafından 'Öykü Arin'e umut ol' kampanyası başlatıldı. Yurt içinde ve dışında binlerce kişi, Öykü'ye umut olabilmek için kök hücre bağışında bulundu. Geçen yıl 11 Nisan'da hastanede tedaviye alınan Öykü Arin'e, annesi Eylem Şen Yazıcı'dan yarı uyumlu nakil yapıldı. Nakil olumsuz sonuçlanınca 26 Haziran'da babası Çağdaş Yazıcı'dan yapılan yarı uyumlu nakilde ilik uyumu yüzde 98,5 oranında başarılı oldu. Tedavisi boyunca steril odada kalan Öykü Arin, çeşitli eğlenceler bularak vaktini geçirdi. Taburcu olmasının ardından uzun süre evde kalarak herhangi bir enfeksiyon kapmamaya özen gösteren Öykü Arin, bir süre sonra kalabalık ortamlara girmeden açık havada gezdi. Koronavirüsün ülkede görülmesinin ardından lösemi tedavisi olduğu için risk grubunda bulunan Öykü Arin, doktorlarının uyarısıyla ailesi tarafından ev karantinasına alındı. SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINA TAKILDIGeçen günlerde koronavirüsle ilgili alınan yeni karar üzerine 20 yaş altında kalan gençlere de 65 yaş üstü vatandaşlara olduğu gibi sokağa çıkma yasağı geldi. Geçen haftalarda daha 5 yaşına giren minik Öykü Arin için de sokağa çıkma yasağı kararı uygulandı. Yaklaşık 1,5 yıldır hastane odasında ve evde kalan Öykü Arin, her geçen gün kendisine yeni aktiviteler bulup vakit geçirmeyi öğrendi. Koronavirüs günlerinde evde dans edip, şarkı söyleyip, ekmek yapıp, halı dokuyup ve birçok aktiviteler yapan Öykü Arin, bu zor günlerde evde kalan bireylere de örnek oluyor.İŞİ ÇOCUKLARA BIRAKINÖykü Arin'in yaklaşık 1,5 yıldır evde kalma sürecini anlatan anne Eylem Şen Yazıcı, çocuklarıyla birlikte kalan ebeveynlere önerilerde bulundu. Kızı Öykü Arin'le birlikte video çeken Eylem Şen Yazıcı, "Aslında her şeyden önce işi biraz çocuklara bırakmak lazım. Mesela bir kitap okudunuz, o kitaptaki kahramanları birlikte canlandırabilirsiniz. Onları canlandırarak yeni oyunlar yapabilir, resimler yapabilirsiniz. Boyama, kesme, yapıştırma gibi aktiviteler de yapabilirsiniz. ya da bir film izlediniz, izlediğiniz filmle de aynı şeyleri yapabilirsiniz. Tabi çok öneri ve formül var. Ama en güzeli bazı şeyleri çocuğa bırakıp, onlarla birlikte yeni şeyleri keşfedebilirsiniz. Onun peşinden sürüklenmek belki de en güzel şeylerden biridir" dedi.GÜZEL ZAMAN GEÇİRDİKAkşamları ailecek oyun oynadıklarını anlatan Eylem Şen Yazıcı, ev içerisinde fiziksel aktiviteyi artırmak için yakalamaca oynayıp, yastık savaşı yapmayı ve saklambaç oynamayı tercih ettiklerini söyledi. Yazıcı, "Egzersiz yapıyoruz. Dans ediyoruz. İzlediğimiz animasyonların şarkılarını dinliyoruz. Bunun dışında birçok şey yapmaya çalıştık. Halı örmekten boyamaya, hatta uzay mekiği yapmaya kadar aklınıza gelebilecek birçok şey yaptık. En çok Öykü Arin'in çok sevdiği şeyleri yaptık. Her çocuk kendine göre yaratıcılığa, başka güzelliğe sahip. Onu bulması için ona yardımcı olmak, onunla birlikte o güzelliği keşfetmek ve dünyayı yeniden anlamak sizin için bir fırsata dönüşebilir. Bizim için öyle oldu. Hem Öykü Arin'le güzel zaman geçirmek, onu daha iyi tanımak hem de onunla birlikte tüm dünyayı yeniden öğrenmek için bir fırsat oldu. Umarım sizin için de öyle olur. Umarım sizde bir keşfe çıkarsınız" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Öykü Arin ve annesi Eylem Şen Yazıcı'nın görüntüleri Eylem Şen Yazıcı'nın açıklamalarıÖykü Arin'in evde kalanlara önerileriÖykü Arin'in halı dokumasıÖykü Arin'in boyama yapmasıÖykü Arin'in umut ol çağrısı

HABER -KAMERA: Aslı DURAN/ANTALYA,  

 


Kaynak: DHA

title