DHA YURT BÜLTENİ-3
Haberler » Güncel » DHA YURT BÜLTENİ-3 - Haber

DHA YURT BÜLTENİ-3

Su altında kalacak ilçede defin yasağıArtvin'de, 151 yıllık tarihinde 6 kez yeri değiştirilen ve baraj inşaatı nedeniyle 7'nci kez taşınmaya hazırlanan Yusufeli ilçesinde, sular altına kalacak mezarların taşınması için tespit ve nakil çalışmaları sürüyor.

DHA YURT BÜLTENİ-3

Su altında kalacak ilçede defin yasağı

Artvin'de, 151 yıllık tarihinde 6 kez yeri değiştirilen ve baraj inşaatı nedeniyle 7'nci kez taşınmaya hazırlanan ilçesinde, sular altına kalacak mezarların taşınması için tespit ve nakil çalışmaları sürüyor. İlçede, sular altına kalacak eski mezarlıklara, 2020 yılından sonra defin işlemi yapılmasına ilişkin, belediye meclisince karar alınacağı belirtildi. Kararla, eski yerleşim yerindeki mezerlıklara defin yasağı getirilecek. 

Türkiye sınırları içerisinde 410 kilometrelik uzunluğa sahip, Kuzeydoğu Anadolu'nun en büyük nehirlerinden olan Artvin'deki Çoruh Nehri üzerinde, 26 Şubat 2013 tarihinde dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından temeli atılan Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin (HES) inşaatı sürüyor. 270 metre gövde yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek, dünyanın ise Çin'deki 292 ve Gürcistan'daki 272 metre yüksekliğindeki barajlardan sonra çift eğrilikli ince kemer baraj tipi kategorisinde 3'üncü en yüksek barajı olacak olan Yusufeli Barajı, ilçeyi sular altında bırakacak. İlçe merkezi ile 4 köyün sular altında kalacağı Yusufeli'nde yaklaşık 5 bin konut, 270 iş yeri ile 9 bin 430 dönüm tarım arazisi sulara gömülecek. 151 yıllık tarihinde 6 kez yerleşim yeri değiştirilen ve 7'nci kez taşınmaya hazırlanan Yusufeli'nde geri sayım başladı.

MEZARLAR TAŞINIYOR

1950 yılında son yerleşim yerinde kurulan Yusufeli ilçe merkezi, yaklaşık 12 kilometre uzaklıkta bulunan Yansıtıcılar mevkisindeki yeni yerleşim yerine taşınacak. Yeni yerleşim yeri için başlatılan altyapı çalışmalarında sona gelindi. Altyapı yatırımları ile 1638 konut inşaatının planlandığı Yansıtıcılar mevkisine mezarlar taşınmaya başladı. Yusufeli Belediye ekipleri, sular altında kalacak 7 toplu mezar yerinde bilirkişiler, muhtarlar ve belediye meclis üyelerinden oluşan komisyonlarla birlikte inceleme yaptı, taşınacak mezarları numaralandırıp, kayıt altına aldı. İlçe sakinlerinin talepleri ile tespit edilen yaklaşık 500 mezar, yeni yerleşim yerindeki toplu mezar alanına taşınacak.

ESKİ MEZARLIĞA DEFİN YASAĞI

2021 yılının nisan ayında su tutulmaya başlanması hedeflenen ilçede, belediyenin tespit ettiği ve yeni mezarlık alanı dışında sular altına kalacak eski mezarlıklara 2020 yılından sonra defin işlemi yapılmasının yasaklanacağı belirtildi. Yeni yılda, definlerin belirlenen yeni yerleşim yerinde yapılması ve eski mezarlıklara defin işleminin kaldırılması planlanan kararın, önümüzdeki günlerde ilçe belediyesi meclisinde gündeme getirileceği öğrenildi. Yusufeli Belediyesi Sosyal İşler Müdürü Erkin Tokgöz, sular altında kalacak eski mezarlıklara defin yapılmaması yönünde alınacak kararın ilçe meclisi gündeminde görüşüleceğini söyledi. Tespit edilen mezarlarda nakil için numaralandırma işleminin sürdüğünü kaydeden Tokgöz, "İlçedeki 7 mahallemizdeki mezarlıklarda şuanda kadar 500 yakın mezar tespit edildi. Tespit edilen mezarlarda nakil için numaralandırma işlemi yapıldı. Diğer mezarlar için de tespit çalışmalarımız sürüyor. Eski mezarlığın sular altına kalacağı için buraya 2020 yılından itibaren defin yapılmaması için meclis kararı alınması gündemde. Bu karar mecliste görüşülecek ve gerekli uyarılar yapılacaktır" dedi.

'MECLİS KARARI SÖZ KONUSU'İlçede en büyük kabristanlığın yer aldığı Ahalt Mahallesi Muhtarı Murat Selçuk Güngör, mahalledeki mezarlığa defin yapılmayacağını belirterek, "İlçemizin en büyük mezarlığı burası. Malum yapımı süren Yusufeli Barajı nedeniyle, mezarlığımız sular altında kalacağı için taşınacak. Mevcut mezarlığımızda defin işlemleri yapılmayacak. 2020'den sonra da burayla ilgili de ilçe belediyesince meclis kararı alınması söz konusu. Yeni yerleşim bölgesinde yeni bir mezarlık yapılacağı söyleniyor, biz de oraya defin taşıma işlemlerini gerçekleştireceğiz. Mezarlıkta tespit işlemleri gerçekleştirilerek numaralandırma yapıldı. Mezarları bilen kişiler muhtarlığa ya da belediyeye gelip kayıt yaptırıyor. Kabirlerin nakil işlemlerinin kolay yapılabilmesi için böyle bir çalışma yapıldı. Tüm mezarlarda numaralandırma yapıldı" diye konuştu.İlçe sakinleri ise, yeni mezarlık alanının bir an önce tamamlanıp, kabirlerin nakil edilmesi işleminin başlamasını bekliyor.

YUSUFELİ'NİN TAŞINMA SÜRECİYusufeli bölgesi, Çoruh Nehri havzasında, batıda Bayburt, İspir, doğuda Oltu ve kuzeyde Artvin bölgeleri kültür çevresinde yer almaktadır. Nehir havzaları insanoğlunun ilk önce yerleşik hayata geçerek tarım toplumunu oluşturduğu yerlerdir. 1892 yılına kadar 3 kez yerleşim yeri değişen Yusufeli'nin eski adıyla Kiskim olan ilçe merkezi Öğdem'den Ersis'e taşındı. 29 Haziran 1926 tarihinde çıkarılan kanunla da kaza merkezi yeniden Ersis'ten Öğdem'e nakledildi. 1 Haziran 1933 tarihinde Artvin vilayeti lağvedilerek, merkezi Rize olan Çoruh vilayeti kuruldu. Artvin'in kaza olması ile Yusufeli kazası ve köyleri tekrar Erzurum vilayetine bağlandı. Çoruh vilayetinin merkezi, 4 Ocak 1936 tarihinde çıkarılan kanunla Rize'den Artvin'e nakledildi. Aynı kanunla Yusufeli, Erzurum vilayetinden alınarak, tekrar Çoruh vilayetine bağlandı. 17 Şubat 1956 tarihinde Çoruh vilayetinin ismi Artvin olarak değiştirildi. 18 Şubat 1950 tarih ve 5531 numaralı kanunla Yusufeli ilçe merkezi, Öğdem'den bugünkü merkezi olan Ahlat'a nakledildi.

YUSUFELİ BARAJI VE HESArtvin'de, 270 metre gövde yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek, dünyanın ise Çin'deki 292 ve Gürcistan'daki 272 metre yüksekliğindeki barajlardan sonra çift eğrilikli ince kemer baraj tipi kategorisinde 3'üncü en yüksek barajı olacak Yusufeli Barajı'nda, 558 megavat kurulu güce sahip santral ile 650 bin nüfuslu bir şehrin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek. Türkiye'nin kendi öz kaynakları ile tamamı Türk mühendisler tarafından inşa edilen baraj projesinde, yaklaşık 3 bin kişi vardiyalı olarak 24 saat süreyle çalışıyor. Gövde yüksekliği 100 katlı bir gökdelene eş değer olacak Yusufeli Barajı'nda, Artvin'den Edirne'ye 13 metre platform genişliğinde beton yol veya 120 metrekarelik 60 bin konutun inşa edilebileceği 4 milyon metreküp beton kullanılacak. Gelecek yılın yarısından itibaren su tutulmaya başlanacak, 2020 yılında ise elektrik üretimine geçilecek. 2130 milyon metreküp su depolanacak ve 2,5 milyar liraya mal olması planlanan proje ile günlük 3 milyon lira elektrik enerjisi geliri elde edilecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Yusufeli drone görüntüler

-Baraj inşaatı çalışmaları

-Mezalıktan genel görüntüler

-Mezarlıktaki numaralandırmalar

-Muhtar konuşma

KAMERA: Nusret DURUR/ARTVİN-DHA

============================

Bel kuşağında uyuşturucu çıktı

Van Ferit Melen Havalimanı'na otomobiliyle gelen İ.A., beline taktığı özel yapım kuşakta 1 kilo 336 gram afyon sakızı ile yakalandı. Gözaltına alınan İ.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Van Emniyet Müdürlüğü Ferit Melen Havalimanı Şubesi ekipleri, havalimanı girişinde durdurdukları otomobilin sürücüsü İ.A.'nın hareketlerinden şüphelendi. Bunun üzerine sürücünün üst araması yapıldı. Aramada şüphelinin beline sardığı, özel hazırlanmış kuşakta 1 kilo 336 gram Afyon sakızı bulundu. Gözaltına alınan İ.A., emniyetteki ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------------------Şüphelinin üzerinde bulunan bel kuşağı-Bel kuşağının çıkarılması-Kuşağın açılması ve içerisinde çıkarılan uyuşturucu

VAN,  =========================

Otizmli Elif, konuşamıyor ama türkü söylüyor

Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde, doğuştan konulan otizm teşhisi nedeniyle konuşmakta zorluk çeken Elif İlpar Bilgen (15), lisede aldığı eğitimlerle hastalığının etkilerini azaltmayı başardı. Konuşup, cümle kurmakta güçlük çekse de, müzik eşliğinde şarkı ve türküyü kolayca söyleyebilen Bilgen, kendisini daha da geliştirip, konservatuar eğitimi almayı hayal ediyor.

Beşikdüzü ilçesinde, doğuştan otizm teşhisi konulan ve konuşmakta zorluk çeken Elif İlpar Bilgen, öğrenim gördüğü Vakfıkebir İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde aldığı eğitimle hastalığının etkilerini azaltıyor. Müzik öğretmeni Mustafa Bebek ve sınıf öğretmeni Ayşe Birinci'nin girişimleriyle müziğe yakın ilgi duyan Bilgen, cümle kurmakta güçlük çekse de, müzik eşliğinde şarkı ve türküyü kolayca söyleyebiliyor. Aldığı eğitimlerle kendisini geliştiren Bilgen'in seslendirdiği şarkı ve türküler, arkadaşları ile öğretmenlerinin yanı sıra dinleyenlerin de beğenisi kazanıyor. Lise 9'uncu sınıf öğrencisi Elif İlpar Bilgen, hayata bağlanmasında etkin rol oynayan müzikle kendisini daha da geliştirip, kazanmayı hedeflediği üniversitede konservatuar eğitimi almayı hayal ediyor.

'İLK ŞARKIDA GÖZLERİM DOLDU'

Elif'in şarkı söylediğini duyduğunda çok duygulandığını anlatan sınıf öğretmeni Ayşe Birinci, "Elif, okulumuza ilk geldiği zaman çok sessiz ve çok içine kapanık biriydi. Zaten otizmlilerin genel özelliği hayata karşı kendilerini kapatmalarıdır. Elif hiç konuşmuyordu. Zamanla Elif'i tanıdıkta bunları aşmaya çalıştık. Konuşmakta güçlük çekse de artık arkadaşları ve bizimle iletişim kurabiliyor. Arkadaşı ile el ele tutuşup okul bahçesinde geziyorlar. Eskiden kimseye dokunamazdı ve kimsenin kendisine dokunmasına izin vermezdi. Elif'in ilkokul öğretmeni ile tanıştığımda güzel şarkı söylediğini belirtti bana. Sonra okula geldiğimde Elif'ten şarkı söylemesi rica ettim. İlk şarkı söylediğini duyduğum zaman gözlerim doldu, duygulandım. Elif şarkı söylerken kendine hayran bırakıyorö dedi.

'ŞARKI SÖYLEMEK ONA ÇOK YAKIŞIYOR'

Müzik anlamında Elif'in yetenekli olduğunu söyleyen Müzik öğretmeni Mustafa Bebek, "Elif bize 2018-2019 eğitim ve öğretim sezonunda geldi. Kendisinin çok güzel sesi vardı. Aileden aldığı bir müzik kültürü vardı. Bizde elimizden geldiği kadar ona yardımcı olduk. Konuşmakta güçlük çekse de şarkı söylerken bunu hiç hissettirmiyor. Çok ağır hüzzam şarkıları okuyor, klasik eserleri de çok iyi seslendiriyor. Biz istiyoruz ki müzik anlamında bir geleceği olsun. Bu anlamda eğitim alsın. Çünkü şarkı söylemek ona çok yakışıyorö diye konuştu.

'İYİ BİR EĞİTİM ALMASI İÇİN ÇABALIYORUZ'

Okul Müdürü Sezgin Özdin ise, "Okulumuzun özel eğitim sınıflarında eğitim gören Elif kızımız, annesinin vefatından sonra çok sarsıldı. Biz onu burada bağrımıza bastık. Müzik yeteneği ile herkesi şaşkına çeviriyor. Elif'in iyi bir eğitim alması için çabalıyoruz. Umarım Elif, konservatuar okuyup toplumdaki bu tarz bireylere de örnek olurö diyerek Elif'in başarılı olması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Okuldan detaylar

- Öğrencinin okul bahçesinde arkadaşları ile gezmesi

- Öğrenci ile röportaj

- Öğrenciden detaylar

- Saz eşliğinde şarkı türkü söylemesi

-Okul müdürü ile röportaj

- Otizmli öğrencilerden detaylar

- Öğrencinin müzik öğretmeni ile org eşliğinde türkü söylemesi

-Müzik öğretmeni ile röportaj

- Sınıf öğretmeni ile röportaj

Haber: Aleyna KESKİN, Kamera: Selçuk BAŞAR-TRABZON/ DHA 

=========================

Görme engelliler için kafelere Braille alfabesiyle menü hazırladı

İzmir'in Torbalı ilçesinde yaşayan görme engelli rehberlik öğretmeni İdris Ekinci, öğrencilerle birlikte kendisi gibi görme engelli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmak amacıyla başlattığı projesiyle örnek oldu. Atölyelerde görme engelli bireylerin kafe ve restoranlarda tercih edecekleri yiyecek, içecek ve fiyatları daha rahat öğrenebilmeleri için Braille alfabesiyle işletmelere menü hazırlayan öğrenciler, minik yürekleriyle karanlığa ışık tuttu. Proje kapsamında 12 farklı işletmenin menüleri elektronik ortamda Braille alfabesiyle hazırlanarak, kabartma baskı ile basıldı ve işletme sahiplerine takdim edildi.İzmir Torbalı Rehberlik Araştırma Merkezi'nde görev yapan görme engelli öğretmen İdris Ekinci, kendisi gibi görme engelli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla proje hazırladı. Görme engelli vatandaşların 'özgür bireyler' olarak sosyal yaşamın her evresinde daha aktif olabilmesi için Torbalı Piri Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle birlikte, atölyelerde Braille alfabesiyle kafe ve restoranlara menü hazırlayan öğretmen, projesi ile takdir topladı. Proje kapsamında 12 farklı işletmenin menüleri elektronik ortamda Braille alfabesiyle hazırlanarak, kabartma baskı ile basıldı ve işletme sahiplerine takdim edildi. Engelsiz Bilişim Platformu tarafından 'Sosyal Sorumluluk Ödülü'nü kazanan proje, hem öğrencilerin engelli bireylere empati duygusu geliştirmesini, hem de görme engellilerin gittikleri yerlerde kendi seçimlerini daha rahat yapabilmelerini sağladı. Gittiği kafe ve restoranlarda kendisinin de zorlanması üzerine bu projeyi hayata geçirmeye karar veren öğretmen İdris Ekinci, "Ben de restoran ve kafelere gittiğimde Braille alfabesiyle menü olmadığı için zorlanıyordum, birilerine okutmak zorunda kalıyordum. Bazen karşımızdakini daha fazla yormayalım diye istemediğimiz bir seçimi yapmak zorunda kalıyoruz. Herkesin bir işi var, bir kişinin bana uzun süre ayırıp menüyü okuması çekingen hareket etmeme sebep oluyordu. Ancak bu proje ile öğrencileri de ortak ederek, gerçek bir sorunu çözüme ulaştırdık" dedi. 'PAHA BİÇİLEMEYECEK KADAR KIYMETLİ'Torbalı ilçesinde 12 tane işletmenin menüsünü kabartmalı olarak bastırdıklarını söyleyen Ekinci, bu tür etkinliklerin öğrencilerdeki farkındalığı daha da arttırdığını savunarak, şöyle dedi:  "Biz bu işi maddi bir sermaye olmadan yaptık. Hem yararlananlar hem de öğrenciler için paha biçilemeyecek derecede kıymetli bir iş oldu. Öğrenciler elektronik ortamda Braille alfabesiyle basılacak olan menüleri hazırladı. Öğrencilerin görme engellilere farkındalığının artması amacıyla gözlerini bağlıyorlar, bir takım etkinlikler düzenliyorlar veya onları tekerlekli sandalyeye oturtuyorlar ancak bunların çok anlık bir acıma hissi uyandırdığını düşünüyorum. İyi niyetli çalışmalar olsa da, çocuklar burada net sorunu kavrayamıyor. Bu çalışmalar çocuklara empati değil sempati kazandırıyor. Ancak biz burada çocukların gerçek bir sorunun çözümü için çabalamalarını sağladık."Projeyi yürüten Torbalı Piri Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kimya öğretmeni Gül Tiğinçe Güler Erten, "İdris hocamız bu proje fikrini bana sundu ve benden öğrencileri organize etmemi rica etti. Öğrencilerimize bu projeyi söyledim öğrenciler de bizlere yardım ettiler ve projeyi gerçekleştirdik. Okulumuzun laboratuvarlarını kullandık ve menüleri elektronik ortamda hazırladık" dedi.'KENDİMİZİ ONLARIN YERİNE KOYDUK'Projeye dahil olan okulun mezun öğrencilerinden Abdülkadir Yalçın, "Öğretmenlerimiz bu projeyi bize sunduğunda biz de gönüllülükle yardımcı olmak istedik. Yardımım dokunduğu için kendimi çok mutlu hissettim. Onların yaşadığı sıkıntıyı bir nebze olsun giderdik. Bizler nasıl olsa istediğimizi seçip başkalarını rahatsız etmeden sipariş verebiliyoruz. Onların da bu şekilde kendilerini rahat hissetmesi için böyle bir proje yaptık" diye konuştu. Bu projeyi gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden 12'nci sınıf öğrencisi Gamze Can, "Görme engelli bireyler menülerini istedikleri gibi seçemiyorlar biz bunun için bir çalışma gerçekleştirdik. Bu proje sayesinde görme engelli bireylerin kabartmalı yazılarla daha rahat sipariş vermesini amaçladık. Bunları hazırlarken biz de kendimizi onların yerine koyduk. Onların yaşadığı zorlukları hissettik" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜMenülerin hazırlanmasından genel detay görüntülerİdris Ekinci ile röp.Gül Tiğinçe Güler Erten ile röp.Öğrencilerle röp.

Hande NAYMAN - Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

=========================

İşitme engelli gencin dans tutkusu 

İZMİR'de yaşayan doğuştan işitme ve konuşma engelli Ümit Uygun (30), dans ile hayata tutundu. Lise yıllarında öğretmeni tarafından dans yeteneği fark edilen, o günden sonra da müziği duymadığı halde dans etmeye başlayan ve bunun kendisi için bir tutkuya dönüştüğünü işaret dili ile anlatan Uygun, görenleri kendine hayran bırakıyor. Müziği her ne kadar duymasa da hissettiğini söyleyen Uygun, "Duymak veya duymamak benim için hiç önemli değil. Hissetmek yeterli. Dans etmeyi çok seviyorum ve hiç vazgeçmeyeceğim" dedi. 

İzmir'in Bornova ilçesinde yaşayan doğuştan işitme ve konuşma engelli Ümit Uygun'un dans etme yeteneği, lise yıllarında öğretmeni tarafından fark edildi. Duymadığı halde müzik eşliğinde dans ediyormuşçasına kıvrak hareketler yapan, izleyenleri kendine hayran bırakan Ümit Uygun, hayata ve zorluklara dansla meydan okuyor. Kemalpaşa'da bir tekstil atölyesinde çalışan Uygun, dans ederek kendini ifade ettiğini, bununla da mutlu olduğunu söyledi. Tercüman Elvan Uçan aracılığı ile duygularını anlatan Uygun, "Müziği duymuyorum ama hissedebiliyorum. Dans figürlerini de bu şekilde yapıyorum. Bana göre işitme engelli biri ya da duyan insan, hiç fark etmez. Önemli olan hissetmek" dedi. Amacının bütün işitme engellilerin dans edebileceğini göstermek olduğunu belirten Ümit Uygun, dans etmeyi çok sevdiğini, çok çalıştığını ve emek verdiğini ifade etti. 'DUYAN BİRİ İLE ARAMIZDA FARK YOK'Dans etmenin kendisi için bir tutku olduğunu ve bundan hiç vazgeçmeyeceğini anlatan Uygun, "Okulda öğretmenim benim dans yeteneğimi fark ettiğinde, 'Sen işitme engelli olarak nasıl dans edebiliyorsun' demiş ve duruma şaşırmıştı. Öncesinde farkında olmadığım ama sonra benim için de yaşama sevinci, hayata tutunma nedeni olan dansa, sıkı sıkıya sarıldım. Dans ettikçe, dansı daha çok sevdim. İstanbul'a gittim. Orada bir dans grubu kurduk, yarışmalara katıldık. Bir yarışmada da yarı finale kadar çıktık" dedi. Ailesinin işitme engelli olduğunu öğrendiğinde çok ağladıklarını kendisine anlattıklarını belirten Uygun, "İlk zamanlar ailem durumuma çok üzülüyordu. Sonra benim dans ederek bir şeyler başardığımı görünce çok duygusallaştılar. Bu durum onların çok hoşuna gidiyor. Arkadaşlarım bana çok güzel şeyler söylüyor. Ben aslında bir işitme engelli ile duyan biri arasında fark olmadığını tekrar tekrar göstermeye çalışıyorum. Duyan, konuşabilen veya konuşamayan, duymayan hiç fark etmez. Bence herkes dans etmeli" dedi. En büyük hayalinin duygusal bir şarkı söylemek olduğunu anlatan Ümit Uygun, çalışarak güzel bir yerlere gelmek istediğini belirtti. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜİşitme engelli Ümit Uygun dans ederkenÜmit Uygun ile tercüman Elvan Uçan işaret dili ile konuşurkenÜmit Uygun ile röp.Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

=========================

Muhammet için işaret dili öğreniyorlar 

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğrencileri ile öğretim elemanları, işitme engelli olması nedeniyle kimseyle iletişim kuramamanın üzüntüsünü yaşayan 21 yaşındaki Muhammet Açıkgöz'ün mutluluğu için işaret dili öğreniyor.

Zonguldaklı Muhammet Açıkgöz, bu yıl girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim İş Öğretmenliği'ni kazandı. Açıkgöz, okulun ilk günlerinde 18 kişilik sınıfta arkadaşlarıyla iletişim kuramadığı için kendisini yalnız hissetmeye başladı. MSKÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Resim İş Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Çetin Çelebi, bunu farkedip, öğrencisi için bir şeyler yapmak istedi. İşaret dili öğrenebileceklerini düşünen Çelebi, sınıftaki öğrencilerle fikrini paylaştı. Öğrenciler de Çelebi'nin bu önerisini kabul etti. Menteşe Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü'ne iletilen talebin ardından işaret dili öğretmeni Sibel Okçu tarafından üniversitede haftanın 1 günü 2'şer saat süreyle ders verilmeye başladı. İşaret dili kursuna katılan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, "Gurur verici bir faaliyet. Engelli öğrencilerimizin önündeki her türlü engeli kaldırmak için çalışıyoruz. Evlatlarımıza uygulama yapacakları zeminler oluşturuyoruz. Her birinin öz güvenleri çok yüksek. Böyle bir faaliyete sürekli katılıyorlar. Emeği geçenlerini kutluyorum" diye konuştu. 'ENGELSİZ ÜNİVERSİTE'Öğretim Görevlisi Çetin Çelebi, 25 yıllık meslek hayatında ilk kez işitme engelli bir öğrenciyle ders yaptığını belirtip, "Daha önce fiziki engeli olan öğrencilerle ders yapmıştım. Temel tasarım dersinde genel işleyişi aktarırken Muhammet'in kenarda beklediğini gördüm. Öğrencimizin yanına gittim. Dersi yazılı olarak aktardım. Diğer öğrencilerin Muhammet ile aramızdaki diyalogu izlediğini fark ettim. Öğrencilerime dönerek 'Öğretmen adayı olarak buraya geldiniz. Sizin de ileride engelli öğrenciniz olabilir' dedim. 'Muhammet için işaret dilini öğrenmeye var mısınız' diye sordum. Hepsi önerimi tereddüt etmeden kabul etti. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi ümidimiz gençliktedir. Toplumumuzun empati kurmaya dönük bir tavır içinde olmasını istiyorum. Üniversitemizde 'engelsiz üniversite' olmaya yönelik bir alt yapı çalışması söz konusu." İLETİŞİMLERİ ARTTIÖğretmen Sibel Okçu'nun aracılığıyla duygularını anlatan Muhammet Açıkgöz, "Arkadaşlarımla işaret diliyle anlaşmaya başladığım için kendimi mutlu hissediyorum. Duyarlılıklarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum" diye konuştu. Öğrencilerden Melek Koca ise, "Gruba sonradan dahil oldum. Bu derse katıldığım için mutluyum. İleride bizim de işitme engelli öğrencimiz olabilir" derken, bir başka öğrenci İzzet Can Güleryüz de, "Muhammet ile zor anlaşıyorduk. Ders sayesinde arkadaşlığımız iyi noktalara geldi. O mutlu olduğu zaman bizde mutlu oluyoruz" diye konuştu. Menteşe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nde 3 yıldır işaret dili öğretmenliği yapan Sibel Okçu da, "Bunca yıldır kurs veriyorum ancak en özelinin bu sınıftaki olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarının tek isteği Muhammet ile iletişime haline geçebilmekti. Davranışları beni çok mutlu etti. Bu grubun içinde yer almaktan büyük keyif alıyorum" dedi. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ : -Sınıftaki işaret dili kursundan görüntü -Muhammet Açıkgöz'ün kurstaki görüntüsü -MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek ile röp.-Öğretim görevlisi Çetin Çelebi ile röp. -Öğrencilerden Melek Koca ile röp. -Öğrencilerden İzzet Can Güleryüz ile röp.-İşaret dili öğretmeni Sibel Okçu ile röp.Haber: Cavit AKGÜN - Kamera: Aykut KURT/ MUĞLA,

=========================

Görme engelli santral memurunun hafızası, telefon rehberi gibi

Bursa'nın İnegöl ilçesindeki devlet hastanesinde 18 yıldır santral memuru olarak çalışan görme engelli Selim Çakır (51), yaklaşık 2 bin telefon numarasını hafızasında tutuyor.

Retina dekolmanı hastalığı nedeniyle 1987'de görme yetisini kaybeden Selim Çakır, İstanbul Altı Nokta Görme Engelliler Rehabilitasyon Merkezi'nin santral bölümünde eğitim aldıktan sonra, 2001 yılında, İnegöl Devlet Hastanesi'nin santralinde taşeron işçi olarak çalışmaya başladı. Ortaokul 1'den sonra eğitimine ara veren evli ve 2 çocuk babası Çakır, eşi ve çocuklarının yardım ve desteğiyle önce ortaokulu ardından da liseyi dışarıdan bitirdi. 2012 yılında KPSS'ye giren Selim Çakır, hedefine ulaşıp, çalıştığı İnegöl Devlet Hastanesi'ne Veri Hazırlama Kontrol Memuru olarak atandı. Çakır, santralde çalışmaya devam etti. Çakır'ın, nadir rastlanabilen yeteneği ise görenleri şaşırtıyor. Yaklaşık 2 bin telefon numarasını ezbere bilen Çakır, tüm hastane personelinin dahilisi ve cep telefonu numaralarını, Bursa'daki tüm hastaneleri, eczaneleri, sağlık ocaklarını, kamu kurum ve kuruluşlarının numaralarını ezbere biliyor. 

"GÖRME ENGELİMDEN DOLAYI, BU YÖNÜM GELİŞTİ" 3 Aralık Engelliler Günü'nü kutlayan Selim Çakır, "Herkesin engelli adayı olduğunu belirtti. Çakır, "Yaklaşık bin 300 dahili, 700 harici numara ezberimde. Hangi personelimiz hangi dahilide duruyor, ilçemizdeki tüm resmi kuruluşlar, Bursa  genelindeki hastanelerimiz, bazı hastanelerimizle bağlantılı olan resmi kuruluşlar, eczanelerimiz, sağlık ocaklarımız, özel bankalar, bunların tamamının numaraları hafızamda var. Hastanemizde çalışan uzman, pratisyen, doçent doktorlarımızın, hastane personelimizin, ev ve cep telefonlarıda ezberimde. Görme engelimden dolayı bu yönüm gelişti." dedi.

"HAYATI SEVİN, YILMAYIN VE MÜCADELEYİ BIRAKMAYIN"Engellilerin hayattan kopmamaları gerektiğini vurgulayan Çakır, "Bizler doğuştan engelli olmayabiliriz, ben de öyle birisiydim. 19 yaşındandan sonra görme engelli oldum. Görme engelime rağmen yılmadım. Mücadeleler verdim. Kadere boyun eğmedik, bununla yaşamayı öğrendik. Hayat sürprizlerle dolu. Buna rağmen birtakım şeyleri başarıyoruz. Zorlukları da var tabii ki. Çalışma arkadaşlarım benim hafızama güvendikleri için sıkıntı yaşamıyoruz. İnsan neye mecbur kalırsa o konuda uzmanlaşıyor. Yani bir görme engeli, insanda kulak duyusunu ve hafıza yapısını daha da güçlendiriyor. Her engeli olan ya da normal olan vatandaş bunu başaramayabiliyor. Bunu başarıp bu noktaya gelebildiğim için çok mutluyum. İnşallah engelli arkadaşlara güzel bir örnek olurum. Görüpte hiçbir şey yapmayan insanlara görmeyip yaptıklarımı göstermek istiyorum. Toplum içerisinde engelli vatandaş bir işi kolay kolay yapamayan ve birçok şeyde faydalı olmayan imajı vardı. Ben bunu yıkmak istedim. Birtakım şeyleri başararak, bir yerlere gelmek istedim. Hayatta bir amacınız olsun.Sağlıklısınız ama engelli olmayacağınız anlamına gelmez. Her sağlıklı insan engelli adayıdır. Hayatı sevin. Kaybettikten sonra tedavisi veya tamiri mümkün olmuyor. Yılmayın, mücadeleyi bırakmayın" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ BİLGİSİ:  -----------Santralden görüntüler-Telefon ile görüşme yapmasI-Numaraları çevirmesiHaber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL,

 


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler