DHA YURT BÜLTENİ-3
Haberler » Güncel » DHA YURT BÜLTENİ-3 - Haber

DHA YURT BÜLTENİ-3

Resulayn'da hayatın normalleşmesi için çalışmalar sürüyorBarış Pınarı Harekatı ile terör örgütü PKK/YPG'den temizlenen Suriye'nin Resulayn kentinde, hayatın normalleşmesi için başlatılan çalışmalar sürüyor.

DHA YURT BÜLTENİ-3

Resulayn'da hayatın normalleşmesi için çalışmalar sürüyor

Barış Pınarı Harekatı ile terör örgütü PKK/YPG'den temizlenen Suriye'nin Resulayn kentinde, hayatın normalleşmesi için başlatılan çalışmalar sürüyor. Meskun mahal operasyonlarının devam ettiği Resulayn'da, yer altının teröristler tarafından diğer noktalarda da olduğu gibi tünel ve sığınaklar ile köstebek yuvasına dönüştürüldüğü görüldü.

Terör örgütü PKK/YPG tarafından işgal edilen Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinin karşısında bulunan Suriye'nin Resulayn kenti, 9 Ekim günü başlatılan Barış Pınarı Harekatı kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri ve Suriye Milli Ordusu tarafından teröristlerden temizlendi. Teröristlerden kurtarılmasının ardından hayatın normale dönmesi için çalışmaların başlatıldığı Resulayn'da, TSK ve SMO askerleri meskun mahal operasyonu başlattı. Operasyon kapsamında Resulayn sokak sokak taranarak teröristler tarafından tuzaklanan patlayıcılar tespit ve imha ediliyor.

Meskun mahal operasyonunun devam ettiği kentte, yaşamın normale dönmesine yönelik çalışmalar da aralıksız sürüyor. Teröristler tarafından tahrip edilen Resulayn Devlet Hastanesi'nin yeniden faaliyete başladığı kentte, ihtiyaç için mobil TIR'lar ile de Sağlık Bakanlığı tarafından Suriyeli sivillere sağlık hizmeti sunuluyor. Kızılay, AFAD ve diğer yardım kuruluşlarının ihtiyaç sahiplerine gıda ve yaşam malzemesi desteği verdiği Resulayn'da, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından da günde 5 bin kişiye sıcak ekmek dağıtılıyor. Suriyeli siviller yardımlarından dolayı teşekkür ettikleri Türkiye'nin işgale son vererek teröristlerden kendilerini kurtardığı için minnettar olduklarını vurguladı.YEREL MECLİS OLUŞTURULDUÖte yandan, hayatın normale dönmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğü Resulayn'a bugün Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin ile Suriye Geçici Hükümeti Başbakanı Abdurrahman Mustafa da gitti. Resulayn'da inceleme yapan Erin ve Mustafa, yetkililerden bilgiler aldı. Öte yandan teröristlerden temizlenen ilçede bugün 25 kişiden oluşan yerel meclisin de ilk toplantısı gerçekleştirildi. İlçede yaşayan tüm etnik unsurların temsilcilerinin bulunduğu meclisin bundan sonraki süreçte teröristlerden kurtarılan ilçeden zorunlu olarak giden sivillerin geri dönüşünü katkı sağlayacağı belirtildi. Suriye Geçici Hükümet Başkanı Abdurrahman Mustafa, terör örgütünden kurtarılan Resulayn'da, meskun mahal operasyonlarının başlamasının ardından güvenli hale gelen alanlara şu ana kadar 30 bin kişinin döndüğünü ve bu sayısının ilerleyen günlerde daha da artacağını kaydetti.HER YER KÖSTEBEK YUVASI GİBİResulayn'da kontrolün sağlanmasının ardından görev yapan Suriye Milli Ordusu askerleri ise teröristlerin sızma ve saldırı ihtimaline karşı görev yapmaya devam ediyor TSK ve SMO askerlerinin meskun mahal operasyonlarını sürdürdüğü kentte teröristler tarafından yapılan onlarca tünel ve sığınağa da ulaşıldı. Köstebek yuvasını andıran Resulayn'da bazıları patlayıcılar ile tuzaklanan tünellerin birçoğunun labirent şeklinde yapıldığı ve farklı noktalara çıkış ile teröristler tarafından hem hava bombardımanından korunma hem de kaçış amaçlı inşa edildiği belirlendi. Bazıları betonarme bazıları ise doğal mağaralardan oluşan tünellerin 1-2 metre yüksekliğinde ve 1 metre genişliğinde inşa edildiği görülürken, kimisine merdiven yardımıyla inilen tüneller tespit edilerek imha ediliyor.

Görüntü Dökümü-------------Resulayn'da toplanan SMO birlikleriKazılan tünellerSuriye Milli ordusu tünelde arama yapması İlçede önlem alan SMO askerleri Hasan Kırmızıtaş onos Genel ve detay görüntüler

Haber- Hasan KIRMIZITAŞ, Şafak SAĞI-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA

=========================Öğrenciler okulun bahçesinde ayın evrelerini izledi

Erzurum'da özel bir kolej, öğrencilere okulun bahçesine kurdukları teleskopla ayın evrelerini izletti. Ayı ve uzayı pür dikkat izleyen öğrencilere fizik öğretmeni Esra Yıldırım ve bazı öğrenciler ayın evreleri ile ilgili bilgiler verdi.Çok büyük ve karmaşık yüzey yapılarına sahip olan ayın evrelerinden ilk dördün kolej öğrencileri tarafından canlı olarak izlendi. Daha önce 27 Temmuz tarihinde Kanlı Ay tutulmasını da gözlemleyen öğrenciler 5 Kasım 2019 Salı günü okul bahçesinde kurdukları gezegen gözlemi için kullanılan Meade Polaris 130 tipi aynalı teleskop ile ay, birebir gözlemlendi. Aynı zamanda özel aparatıyla teleskopa monte edilen akıllı telefondan gelen görüntüler projeksiyon cihazı ile duvara yansıtıldı. Duvardaki Ay'ın görüntüsü eşliğinde 5'inci sınıf öğrencileri tarafından Ayın evreleri başlığı altında sunum yapıldı.Erzurum Özel Bilge Koleji kurucu Müdürü Abdullah Samancı, "Öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenmesine dikkat ediyoruz. Bu da bizi bilimsel etkinliklerde aktif olmaya yönlendiriyor bugün ve geçmişte gerçekleştirdiğimiz Fen ve Uzay bilimleri bağlamında önemli bir yer tutan Ay'ın evrelerinin gözlemini farklı zamanlarda tekrarlayacağız. Bu sayede öğrencilerimizin hem uzay bilimlerine olan merak güdülerini tatmin etmiş hem de somut öğrenme gerçekleştirmiş oluyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Öğrenciler ayın evrelerini izlerken-Öğrenciler arkadaşlarına bilgi verirken-Fizik öğretmeni Esra Yıldırım'ın açıklamalarıHaber-Kamera: Turgay İPEK/ ERZURUM, =========================

Çini Festivali'nde 'nın yöresel sanatları tanıtıldı

Kütahya'nın geleneksel sanatlarından seramik, tezhip, hat, ebru, iğne oyası, dokumacılık ve elmas işlemeciliği gibi birçok alandaki ürün İzmir'de Alsancak Tren Garı'nda başlayan Çini Festivali'nde meraklılarıyla buluştu. Rengarenk çinilerin sergilendiği festivalin ilk gününde, ziyaretçiler ustaların topraktan vazolar yapmasını ilgiyle izledi. 

Kütahya'nın geleneksel sanatlarından, başta çini ve seramik olmak üzere, tezhip, hat, ebru, iğne oyası, dokumacılık ve elmas işlemeciliğini tanıtmak amacıyla düzenlenen Çini Festivali, Alsancak Tren Garı'nda başladı. Kütahya Çiniciler, Fotoğrafçılar ve El Sanatları Odası tarafından organize edilen festivalin açılış gününde, seramik ustalarının topraktan yaptığı vazolara vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) 2017 yılında zanaat ve halk sanatları alanında 'Yaratıcı Şehir' unvanını verdiği Kütahya'nın rengarenk çini ürünleri, İzmirlilerin beğenisini kazandı. Kütahya'dan gelen zanaatkarlar ve firma sahipleri, birbirinden farklı desenlerdeki ürünlerini sergileyip satışını yaptı. En çok ilgi çekenler ise, kedi ve kuş şeklindeki çini süs eşyaları oldu.TAMAMI EL İŞİ, EL BOYAMASIFestival hakkında bilgi veren Kütahya Belediye Başkan Vekili Salih Özden, "Festivalimizi İzmir'de ilk defa düzenliyoruz. Dünya'da sadece Kütahya'da çini sanatı yüzyıllardan beri süregeliyor. Bu sanatı geliştirip, gelecek kuşaklara aktarmak için bu tanıtım çalışmalarına önem veriyoruz. Kütahya'nın tarihi milattan önce 6 bin yılına kadar gidiyor. Bu tür tarihi şehirlerin de oldukça çok tarihi mirası oluyor. O açıdan Kütahya'mız define hazinesidir. Festivalde çini, giyim, tezhip, ebru gibi sanatları görebileceğiz. Gastronomi alanında da Kütahya'ya özgü yiyecekler tadılabilecek" dedi.'YAPTIĞIMIZ İŞ FİZİĞE, KİMYAYA TERS'Kütahya'dan gelen çini ve seramik firması sahibi Ahmet Özmutaf ise, "Çamurun bir sefer pişmiş hali olan, bisküvi dediğimiz birinci pişirimdeki ürünler ve dekorasyona yönelik seramik ürünlerimiz var. Tamamı el işi, el boyaması ve elle şekillendirilmiş ürünler. Fiyatı 50 liradan başlayıp 4 bin liraya çıkan ürünler var. Bir metrelik vazolarımız var. Üretim şekli el işi olduğu için zor, riskleri çok büyük. Kırılma ihtimali çok fazla. 30 santimetreden büyük ürünler riskini katlayarak gidiyor. Biz bir ürünü ne zaman fırından çıktı ve kucağımıza aldık, o zaman olmuş sayarız. Yaptığımız iş fiziğe, kimyaya ters, toprağın üzerini camla kaplıyoruz. Toprak 'genişleyeceğim' diye, cam 'büzüşeceğim' diye uğraşıyor" diye konuştu.Kültür Bakanlığı El Dekoru Sanatçısı Muzaffer Çelik toprağı şekillendirmenin zor bir zanaat olduğunu belirterek şunları söyledi: "30 yıldır çini ve seramik imalatı ile ilgili çalışıyorum. Toprağı şekillendirmek, toprağa hayat vermek, sanat haline getirmek, çok meşakkatli bir yolculuk. Bütün tertipleriyle birlikte zor fakat hoş bir yolculuk. Severek yapıyorum. Buraya getirdiğim eserlerin hepsi kendi yarattığım ürünler. Çiniye her zaman ilgi var. Ben çini sanatını biraz daha modern bir hale getirdim. Modern tasarımlar yaptım, lale ve karanfilin dışına çıktım. Hem form olarak, hem dekor olarak farklı şekillere soktum. İlgi ve alaka çok güzel" dedi.Festival, 10 Kasım'a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Festivalden genel ve detay görüntülerUstaların topraktan vazo yapmasından görüntülerÇini ve seramik ürünlerden genel ve detay görüntülerAnonsKütahya Belediye Başkan Vekili Salih Özden ile röportajFestival katılımcılarıyla röportajHaber: Melis KARAKUZULU - Kamera: Tekin GÜRBULAK/İZMİR,

=========================

4 bin eserlik Hasankeyf Müzesi, ziyarete açıldı -  Ilısu Barajı projesi kapsamında su altında kalacak olan, Batman'ın tarihi Hasankeyf ilçesindeki arkeolojik kazılarda bulunan Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı, Demir Çağı, Orta Çağ ile Roma, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 4 bin eserin yer aldığı Hasankeyf Müzesi, ziyarete açıldı. Dicle Nehri'nin geçtiği Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt ve Şırnak'ı kapsayan, gövde bakımından Atatürk Barajı'ndan sonra ikinci olan, 12,3 milyar TL yatırım bedelli Ilısu Barajı projesinde sona gelindi. Baraj gölü altında kalacak olan, Batman'ın 12 bin yıllık tarihi Hasankeyf ilçesi, yeniden inşa edildi. Eski yerleşim yerine yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta oluşturulan yeni yerleşim alanındaki Kültürel Park'ta Hasankeyf Müzesi kuruldu. Müzede, Ilısu Barajı gölü havzasında kalan höyüklerden çıkarılan eserlerin yanı sıra Batman, Diyarbakır, Mardin ve Siirt sınırlarındaki höyüklerden alınan yaklaşık 4 bin eser yer aldı. Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı, Demir Çağı, Orta Çağ ile Roma, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 4 bin tarihi eserin bulunduğu müze, hem arkeolojik hem etnografik özelliğe sahip. Müzede eski yerleşim yerinden taşınan Zeynel Bey Türbesi, Er Rızk Camii minaresi, Süleyman Han Camii, Yamaç Külliyesi mihrabı, Koç Camii kapısı ve mihrabı, Orta Kapı, Kızlar Camii'nin maketleri de bulunuyor. 

Görüntü Dökümü------------Yeni hasankeyf'ten görüntüYeni Hasankeyf müzesinden görüntüArif Arslan anonsGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Arif ARSLAN-Reşat YİĞİZ/HASANKEYF(Batman),

=============================

Yayaya yol vermedi, ceza almamak için sürücülere lokum ikram etti -

Kahramanmaraş'ta yaya geçidinden yolun karşısına geçen Emre Birsen, yol vermeyen, ardından da çıkan tartışmada kendisini iten sürücü M.K. hakkında şikayetçi oldu. M.K. hakkında soruşturma başlatıldı. Birsen, M.K.'nın trafiğin yoğun olduğu Kıbrıs Meydanı'nda yayalara yol veren sürücülere ikramda bulunup, teşekkür etmesi halinde şikayetinden vazgeçeceğini söyledi. M.K., teklifi kabul etti ve 30 Ekim'de, yayalara yol veren 30 araç sürücüsüne lokum ikram etti.Olay, 29 Temmuz'da Şazibey Mahallesi Haydar Aliyev Bulvarı'nda meydana geldi. Edebiyat öğretmeni Emre Birsen, trafik ışığı olmayan kontrolsüz yaya geçidinde yolun karşısına geçmek isterken, M.K. otomobiliyle durmayarak Birsen'in karşıya geçmesine engel oldu. Birsen'in tepki göstermesi üzerine M.K. aracından inerek Emre Birsen'i eliyle itekledi. Bunun üzerine Emre Birsen, otomobilin fotoğrafını çekip darp raporu alarak karakola gitti, M.K. hakkında şikayetçi oldu. Hakkında soruşturma başlatılan M.K.'nın suçu, uzlaştırma kapsamına giren suçlardan olması nedeniyle Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı Uzlaştırma Bürosu'na gönderdi. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı Hasan Esat Işık, M.K. ve Emre Birsen ile görüşüp uzlaşma teklifinde bulundu.YAYALARA YOL VEREN SÜRCÜLERE LOKUM İKRAM EDİP TEŞEKKÜR ETTİIşık'ın uzlaşma önerisini kabul eden Emre Birsen, M.K.'nın hem yaya hem de araç trafiğinin yoğun olduğu Kıbrıs Meydanı'ndaki yaya geçidinde yayalara yol veren sürücülere ikramda bulunup teşekkür etmesi halinde şikayetinden vazgeçeceğini söyledi. M.K., Birsen'in teklifini kabul etti ve 30 Ekim'de şekerlemeciden aldığı lokumlarla yaya geçidine giderek yayalar karşıya geçerek araçların durmasını bekledi. M.K., uzlaştırmacı Hasan Esat Işık'ın gözetiminde yaya geçidinde yayalara yol veren 30 araç sürücüsüne hem lokum ikram etti hem de yayalara yol verdiği için teşekkür etti.BİRSEN: GÜZEL BİR ÖRNEK OLACAĞINI DÜŞÜNDÜMEmre Birsen, trafik ışığı olmayan kontrolsüz yaya geçitlerinde önceliğin yayalara ait olduğunu, İçişleri Bakanlığı'nın da 'Öncelik hayatın, öncelik yayanın' projesi başlattığını hatırlattı. Olayın yaya geçidinde gerçekleştiğini belirten Birsen, sonrasında yaşananları DHA muhabirine şöyle anlattı: "Yaya geçidinde yürürken, arkadaş ben yaya geçidi üzerindeyken aracı benim üzerime sürdü. Ben kenara çekilip tepki gösterdim 'Ne yapıyorsun?' dedim. Arkadaş el frenini çekip aşağıya indi, bana tepki gösterdi, eliyle beni itekledi. Sonradan arka kapısı açıldı aracın, annesi 'Sakin olun' dedi. O hafta da benim nikah işlemlerim olduğu için bir tatsızlık yaşanmasını istemedim. Uzatmadım olayı direkt aracın fotoğrafını çekip karakola müracaat ettim yaya geçidinde darp diye. Darp raporu aldım. Sonrasında şikayetim savcılık tarafından arabulucuya yönlendirildi. Esat bey beni arayıp 'Uzlaşmak ister misin?' dedi. Benim de aklıma yaya geçidi geldi ve o yaya geçidi de Kahramanmaraş'ın işlek caddesi olan hem yaya trafiğinin hem de araç trafiğinin fazla olduğu yer. 'Arkadaş burada durup yayalara yol veren 50 aracın sürücüsüne ikram da bulunup teşekkür ederse benim için iyi olur' dedim. Arkadaş da fazla bulmuş sayısı, 30'a indirdik biz de. Daha sonra bana haber verdiler, uygulamayı yapmışlar ben de oradan geçerken baktım gerçekten yapılıyordu. Güzel bir örnek olacağını düşündüm."IŞIK: HER İKİSİNE DE TEŞEKKÜR EDERİMUzlaştırmacı Hasan Esat Işık ise dosya kendisine gelince hemen Emre Birsen ile M.K.'yi arayıp uzlaşmanın ne olduğunu ve her iki tarafında hangi haklara sahip olduğunu anlattıktan sonra 'Uzlaşır mısınız?' sorusuna her ikisinin de 'Evet' cevabı verdiğini söyledi. Işık, "Müşteki, kendisine yaya olarak öncelik hakkı vermediği için araç sürücüsünün de yaya olarak 50 araç sürücüsüne önünden geçerken duran araç sürücülerine bir ikramda bulunmasını istedi, ikram için de 'Şüphelinin isteğine bağlı, lokum da olabilir çikolata da' dedi. Bunun üzerine tekrar şüpheliyle ilişime geçtik ve durumu izah ettik Şüpheli de 'Tamam olabilir, gayet iyi bir seçenek. Lakin, benim zamanım olmadığı için 30 kişiyle mutabık kılalım' dedi. Şüpheli, 30 lokumu kendisi alarak birebir yaya geçidinden geçerken duran araçlara ikramda bulunup teşekkür etti. Bu şekilde uzlaşma sağlanmış oldu. Şüpheli kabul de etmeyebilir, müşteki başka bir şey isteyebilirdi. Her iki tarafa da teşekkür ederim birbirlerini anlayışla karşıladığı için. Güzel bir uzlaşma oldu" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------M.K.'nın sürücülere lokum ikram etmesiEmre BirsenBirsen ile röp.Birsen'in yaya geçidinde yürümesiHasan Esat Işık ile röp.M.K.'nın lokum dağıttığı yaya geçidinden detay

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA

=================================Dalgıçlar ölü caretta caretta görüntüledi

Muğla'nın Fethiye ilçesi başta olmak üzere, Köyceğiz, Dalaman, Ortaca ilçelerinde dalış yapanların en çok merak ettiklerinin başında deniz kaplumbağaları geliyor. Dalgıçlar, bu kez deniz altında ölü bir caretta caretta ile karşılaşınca büyük üzüntü yaşadı.Türkiye'nin en önemli dalış noktalarının bulunduğu Muğla'da, dalmak isteyenlerin en çok merak ettiği su altı canlılarının başında kaplumbağalar geliyor. Ortaca ilçesine bağlı Dalyan'da bulunan dalış noktalarında bolca rastlanan özellikle caretta caretta ve yeşil kaplumbağalar yeni dalgıçların yoğun ilgisini çekiyor.  Dalış Eğitmeni Erhan Öztürk'ün geçen 30 Ekim'deki eğitimlerine katılan dalgıçlar, bu sevimli deniz canlıları ile bol bol fotoğraf çektiriyorlar. Kaplumbağalar da yakın temas kurdukları dalgıçlarla adeta dalgıçlarla dans ediyor. Dalyan'ın Delik Ada mevkisinde dalış yapan Erhan Öztürk ve bir grup dalgıç, başı ve ayakları parçalanmış bir caretta caretta ile karşılaştı. Diğer organları aynı şekilde durduğu için canlı sandıkları caretta carettanın yanına giden dalgıçlar, başı ve ayaklarının parçalanmış olduğunu görünce üzüntü yaşadı. Deniz kaplumbağasının bir teknenin motoru tarafından parçalanmış olabileceğini belirten Öztürk "Deniz altına dalanların en çok merak ettiği canlıların başında kaplumbağalar geliyor. Biz de eğitmenler olarak bu canlıları gösteriyoruz. Dalyan'daki dalış esnasında ölü bir caretta caretta karşılaşınca hepimiz çok üzüldük. Koruma altında olan bu canlılar, dalış turizmi açısından da çok önemli. Hepimizin nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarının korunması için daha iyi önlemler almalıyız" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Dalgıçların kaplumbağaları fotoğraflaması-Ölü bulunan caretta carettanın görüntüsüHaber - Kamera: Sedat ÜNAL/ FETHİYE (Muğla),

================================

Antalya'da yazdan kalma günler devam ediyor

Türkiye'nin turizm cenneti Antalya'nın Demre ilçesinde yazdan kalma günler yaşanıyor. Günübirlik tur tekneleriyle mavi tura çıkan tatilciler, güneşli havayı fırsat bilip deniz keyfi yaptı.Demre'ye gelen turist grupları, Çayağzı ve Üçağız Mahallesi'nden yatlarla Kekova turuna çıkmaya devam ediyor. Hava sıcaklığının 26, deniz suyu sıcaklığının 23 derece kaydedildiği ilçede, turist gruplarını mavi turda sık sık caretta caretta kaplumbağaları karşılıyor. Tatilciler, aniden karşılarına çıkan carettaların fotoğraf ve görüntülerini çekiyor. Mavi turda ilk olarak Batık Kent'i ziyaret eden tatilciler suya girmenin yasak olduğu bölgede fotoğraf çektirip bu anları ölümsüzleştiriyor. Yatların bir sonraki rotası ise Simena Antik Kenti oluyor. Kartal yuvasını andıran antik kenti yatlardan görüntüleyen turist grupları, doğal bir liman olan Gökkaya Koyu'nda yüzme molası veriyor. Akdeniz'in mavi sularına atlayan çoğunluğu Rus tatilciler, kulaç atarak denizin keyfini çıkarıyor. Yatlarda güneşlenme imkanı da bulan turistler, aynı rotayı takip ederek dönüşe geçiyor.TATİLCİLER HAYRAN KALDIRus tatilci Felix Yıshnyevetski, kasım ayında denize girmenin kendisi için bir rüya olduğunu söyledi. Rusya'da hava sıcaklığının gündüz bile şu anda eksi 8- 0 derece olduğunu anlatan Felix Yıshnyevetski, "Bu harika denizde, masmavi suda yüzmek çok güzeldi. Türkiye'ye bu mevsimde yine geleceğim" dedi.Ukraynalı Maria Olgtnina ise, "Ukyarna'da şu anda kış. Hava çok soğuk. Burada ise hava çok sıcak. Kekova bir harika. Bu mevsimde yüzmek büyük bir keyif" dedi.Rus tatilci Tabulna Muekapeon ise, "Rusya'da hava buz kesiyordu. Kasım ayında Kekova'da zümrüt gibi bir suda yüzmek harika bir anı. Su çok sıcak. Kekova tam bir cennet" diye konuştu.Kekova'ya her gün turist gruplarını getiren rehber Sadullah Üstüçar ise, "Kekova, Türkiye ve dünya turizminde bir marka. Doğa, tarih ve denizin iç içe olduğu ender yerlerden. Kasım ayında turistler denize giriyor. Kasım sıcağında denizin ve doğanın keyfini çıkarıyorlar" diye konuştu.

Görüntü Dökümü -------------Turistlerin limana gelişiDenizde caretta,Yatta turistler, Batık Kent, Simena Antik KentiYattan turistler, Gelip geçen yatlar, Denizde yüzenler, Röpler

Haber- Kamera: Ahmet ACAR/DEMRE(Antalya),


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler