DHA YURT BÜLTENİ-3

DHA YURT BÜLTENİ-3

1)BAKAN KURUM, ASKERLERLE BAYRAM KAHVALTISI YAPTIÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, memleketi Konya'da İl Jandarma Komutanlığında askerlerle bayram kahvaltısı yaptı.

DHA YURT BÜLTENİ-3

1)BAKAN KURUM, ASKERLERLE BAYRAM KAHVALTISI YAPTI

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, memleketi Konya'da İl Jandarma Komutanlığında askerlerle bayram kahvaltısı yaptı. Kurum, İslam coğrafyasında savaşların olduğunu hatırlatarak, "Bayramlar,  o gönüllerin birleştiği, barışın dostluğun arttığı günler olur." dedi. 
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bayram namazını memleketi Konya'da Araplar Büyüksinan Cami'de kıldı. Namaz çıkışı, hemşerileriyle bayramlaşan Bakan Kurum, yaptığı açıklamada birlik ve beraberlik mesajı verdi. Bakan Kurum, şunları söyledi:
"Kurban kardeşliktir, kurban yardıma ihtiyacı olana yardım etmektir, yoksulun ihtiyaçlarını gidermektir, komşuyu ziyarettir. Maalesef birçok coğrafyada, birçok İslam coğrafyasında yardıma ihtiyacı  olan mazlumların, kadınların, çocukların olduğu, savaşların olduğunu bugün hep birlikte görüyoruz, şahit oluyoruz. İnşallah bugünler bayramlar, o gönüllerin birleştiği, barışın dostluğun arttığı günler olur. Tabi biz Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2023'ün Türkiye'si için, güçlü Türkiye için, gece gündüz demeden çalışıyoruz.  Çünkü ülkemizin güçlü olması sadece Türkiye'yi değil, tüm  mazlum coğrafyasını, yardıma ihtiyacı olan tüm mazlumları, çocukları, kadınları ilgilendiriyor. O vesileyle ülkemizin  güçlü olması çok önemli."
Bakan Kurum, daha sonra İl Jandarma Komutanlığı'nı ziyaret edip, askerlerle bayramlaştı. Jandarmanın kurbanının kesilmesine katılan Bakan Kurum, bahçedeki 60 metre yükseklikteki direğe asılan 600 metrekarelik Türk bayrağının açılışını gerçekleştirdi. Ardından da erlerle birlikte bayram kahvaltısı yapıp, sohbet etti. 

Görüntü Dökümü 
------------------
Bakan Kurumun askerlerle bayramlaşması 
Kurbanlık kesimi 
Bayrak direğindeki açılış 
Askerlerle kahvaltı yapması 
Bakan Kurum'un açıklama yapması 

Haber- Kamera: İsmail AKKAYA KONYA DHA
================================================

'TÜRK MİMARİSİNİN VİTRİNİ' OLARAK NİTELENDİRİLEN ÇAKIRAĞA KONAĞI 2,5 YILDIR KAPALI

İZMİR'de yemyeşil dokusuyla saklı kalmış tarihi ve kültürel bir hazineyi andıran, tarihi millattan önce 2 bine kadar uzanan Ödemiş'in Birgi Mahallesi'nde bulunan 3 katlı, 14 odalı 250 yıl önce yapılan Çakırağa Konağı, 1990'lı yılların başında restore edildi ve müze haline dönüştürülerek ziyarete açıldı. Korunan özgün dokusu nedeniyle, 'Türk mimarisinin vitrini' olarak nitelendirilen Birgi'deki konak, tekrar restore edilmek üzere 2 buçuk yıl önce kapatıldı. Birgi'de yaşayanlar, restorasyon çalışmaları bir türlü başlamayan ve çatısında çökmeler meydana gelen konağın hizmete sunulmasını istiyor.  
İzmir'in Ödemiş ilçesinde Bozdağlar'ın serin yamaçları arasına gizlenen göz alıcı adres Birgi, taş duvarlı, ahşap pencereli tarihi evleri ile turist çeken önemli mahallelerden biri. Persler, Bergama Krallığı, Bizanslılar, Romalılar, Aydınoğulları gibi medeniyetlerin izlerini taşıyan, tarihi millattan önce 2 binli yıllara kadar uzanan, 2012'de UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne eklenen Birgi'de bulunan ve Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden olan 250 yıllık Çakırağa Konağı, 1990'lı yılların başında kamulaştırıldı. 1761-1764 yılları arasında zengin bir tüccar olan Çakıroğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılan 3 katlı ahşap konak, restore edilerek müze haline dönüştürüldü. Turistlerin yoğun ilgisini çeken konak, 2,5
yıl önce restore edilmek için kapatıldı. Ancak restorasyon çalışmalarının başlamadığı tarihi konağın çatısında çökmeler meydana geldi. Birgi'nin turizmi açısından önemli bir yere sahip olan konağın restore edilerek yeniden açılmasını isteyen mahalle sakinlerinden Yaşar Günaydın, konağın duvarlarına çizili resimlerden dolayı Binbir Gece Masalları'nı andırdığını söyledi. 14 odalı konağın, en çok kök boyaları ile yapılan ve bugüne  kadar gelen kalem işi süslemelerinin dikkat çektiğini de anlatan Yaşar Günaydın, "İzmir, İstanbul, Hazine Odası gibi odalar var. İki tane de müştemilatı var. Eşsiz bir yapı. Ama restore edileceği belirtilerek kapatılan konak açılmadı. Özellikle konağı görmek için gelenler muzdarip. Değişik zamanlarda gelip, 'Yine mi kapalı' diye sitem ediyorlar. Bu durum Birgi'nin turizmini sekteye uğrattı" dedi. 
'YAŞAYANLARDAN ÇOK ÖLÜLER VAR'
Konağın restore edilerek yeniden hizmete açılmasını istediklerini kaydeden mahalle sakini Yaşar Günaydın, Birgi'nin bir çok tarihi ve kültürel varlığa sahip olduğunun belirterek, "Türkler buraya geldikten sonra her yüz yılda farklı bir eser bıraktı. ya bir cami, medrese ya da hamam. Hepsi de simgesel. Daha önceki medeniyetlerden birkaç izin olduğu ender yerlerden. Birgi'nin bir zamanlar Zeus'un kenti, insanlık kenti mertebesine yükseldiği söyleniyor. 17'nci yüzyıla kadar da Batı Anadolu'nun en önemli kentlerinden biri olmuş. Yaşanmışlığı hissediyorsunuz. Her yerde mezarlık var. Yaşayan insanlardan kat be kat daha çok mezarlık var. Şuanda bilinen 35 mezarlık var. Buraya genelde insanlar inanç ve kültür turizmi için gelmekte. Misafirlerlerimiz her geçen gün artmakta" diye konuştu.
Osmanlı Devleti zamanında yetişen ve farklı isimlerle de tanınan alimlerden İmam Birgivi'nin ömrünün son 10 yılını burada geçirdiğini aktaran Günaydın, "Burada çok faydalı işler yapmış. 50'den fazla kitap yazmış. Onun mezarı Ege'de en çok ziyaret edilen mezarlardan biri. Bu nedenle burada bir adak kültürü de var" cümlelerini kullandı. İlk Türkçe tıp kitabının yazarı Celaleddin Hızır Ali Paşa'nın mezarının da Birgi de olduğunu kaydeden Günaydın, bölgede  keşfedilmeyi bekleyen muhteşem değerlerin bulunduğunu ifade etti. Birgi Mahalle Muhtarı Mutlu Sulukan da, konağın bir an önce turizme kazandırılmasını istediklerini aktardı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Ödemiş'in Birgi mahallesinden görüntü 
-Çakırağa Konağı'ndan görüntü
-Mahallenin sokakları ve tarihi evlerinden görüntü
Yaşar Günaydın ve mahalle muhtarı Mutlu Sulukan ile röp.
-Genel ve detay görüntü

HABER: Umut KARAKOYUN - KAMERA: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,


===================================================
ŞİDDET GÖREN EŞEĞİ SAHİPLENDİ, ADINA 'ELMAS' DEDİ

AYDIN'ın Efeler ilçesinde, sahibi tarafından terk edildiği sanılan aç, susuz bitkin halde bulunan eşeği İzmir'den hayvansever Bahar Türe sahiplendi. Menderes'te bulunan çiftliğe gelen eşeğin dişlerinin dökülmüş olduğunu ve aç bırakıldığını belirten Türe, 'Elmas' adını koyduğu eşeğin çiftlikte bulunan diğer eşek Rıfkı'ya arkadaş olacağını ve bir ayda sağlık durumunun toparlanacağını söyledi.
Aydın'ın Efeler ilçesindeki Mesudiye Mahallesi'nde, 1 Ağustos Perşembe günü sahibi tarafından terk edilmiş, aç ve susuz kaldığı belirlenen yaşlı bir dişi eşek gören çevredekiler, durumu Aydın Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Şenay Tekinbaş'a iletmişti. Tekinbaş'ın devreye girmesiyle sahipsiz eşek Aydın Büyükşehir Belediyesi'ne ait hayvan barınağına götürülüp, karnı doyuruldu, su verilerek bakımı yapıldı. Tekinbaş'ın sahipsiz eşeği sahiplendirmek için sosyal medyadan başlattığı çalışmalara İzmir'de yaşayan hayvansever Bahar Türe (50) yanıt verdi. Yaşlı eşeğin Türe'nin çiftliğinin bulunduğu Menderes ilçesine gönderilmesi için sosyal medya üzerinden 5 kişinin verdiği destek ile 400 TL toplandı. 6 Ağustos'ta Menderes'teki çiftliğe varan eşeğin çok zayıf olduğunu ve  şiddet gördüğü için dişlerinin dökülmüş olduğunu söyleyen Türe, "Eşeğimizin adını 'Elmas' koyduk. 2 yıl önce sokaktan sahiplendiğim eşek 'Rıfkı' ile birbirlerine arkadaşlık edecekler. Eşek Rıfkı da çiftliğe ilk geldiğinde böyleydi fakat şimdi tosun gibi oldu. Elmas günlerce, aylarca aç kalmış, geldiğinden beri doyurmaya çalışıyoruz. Dişleri döküldüğü için yulaf, karpuz ve ıslatılmış poğaça veriyoruz. Sağlık durumu bir ay içinde toparlanır. O artık yaşamının geri kalanında mutlu bir şekilde bizimle bu çiftlikte yaşayacak" dedi. 
Daha önce sokaktan birçok kedi ve köpek de sahiplendiğini belirten Türe, "Onu görünce haline çok acıdım. Dişleri yok, çok zayıf, sokakta yaşayamayacağını düşündüm. Biz bakmazsak kim bakacak? Bizler örnek olacağız ki herkes böyle sahiplenecek" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

-Eşek Elmas'tan genel ve detay görüntüler
-Bahar Türe eşeği beslerken ve severken görüntüler
-Eşek Elmas ve Eşek Rıfkı yan yanayken görüntü
-Bahar Türe ile röp.

Haber: Melis KARAKUZULU, Kamera: MÜCAHİT BEKTAŞ/ İZMİR,

===================================================

ESKİ MARANGOZDAN VERİMLİ ZEYTİN ÜRETİMİ

ADANA'da 40 yaşına kadar marangozluk yapan ve işini bırakıp zeytine yönelen Yahya Aşık Bekiroğlu (52), zirai ilaç kullanımını en aza indirerek ağaç başı 20 kilogram olan zeytin üretimini yaklaşık 100 kilograma çıkardı.
Uzun yıllar marangoz ustalığı yaptığını ve işini bir anda bırakıp zeytin üretimine yöneldiğini belirten 3 çocuk babası Yahya Aşık Bekiroğlu, yaptığı uzun araştırmalar sonucu üretimde yeni teknikler denediğini belirtti. Zamanla bu tekniklerin üretimini neredeyse 5 kat arttırdığını dile getiren Bekiroğlu, özellikle sulama ve budama alanında çiftçilerin eski yöntemleri kullanmak yerine değişikliğe gitmesi gerektiğini kaydetti.
DAMLAMA SULAMA VE AZ BUDAMA
Çiftçiler arasında zeytin ağaçlarının çok su istemeyeceği inancı olduğunu ve bu durumun doğruyu yansıtmadığını söyleyen Bekiroğlu, zeytin ağaçlarının suyu sevdiğini özellikle sıcak iklimlerde damlama sulamanın verimi artırdığını vurguladı. Ağaç budamasında ise bilinçsiz davranmanın ürün verimini dibe düşüreceğini iddia eden Bekiroğlu, "Hava girecek diye her dalı buduyorlar. Bu durum hem ağaçların zarar görmesine hem de gövde yanıklığına neden oluyor. Örneğin obur dalları verimsiz diyerek kesiyorlar. Oysa ki sabretseler bir süre sonra o dallardan yüzlerce zeytin alacaklarö dedi.
AĞAÇ BAŞI 100 KİLOGRAM
9 dönümlük arazisinde 360 tane zeytin ağacı olduğunu dile getiren Yahya Aşık Bekiroğlu, özellikle zeytin sineği olarak bilinen sineklere karşı yoğun zirai ilacı kullanmanın yanlış olduğunu söyledi. Bu tür ilaçlarının aşırı kullanımının verimi en aza indirdiğini belirten Bekiroğlu, zirai ilaç kullanımı en aza indirerek ağaç başı 3 kilogram olan zeytin üretimini yaklaşık 100 kilograma çıkardığını belirtti. Ürettiği zeytinlerin kimyasal etki altında büyümediği için doğal olduğunu kaydeden Bekiroğlu, zeytinlerden elde ettiği yağı da satışa sunduğunu ve yoğun talep aldığını vurguladı. Her sene zeytinini Tarım İl Müdürlüğü'nde analiz ettirdiğini ve asit oranının ideal olduğunu dile getiren Bekiroğlu, şöyle konuştu:
"12 yıldır bu işe baş koydum. Elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Hedefim seneye ağaç başı 150 kilogram. Ben her şeyin zamanlamasını doğru yapıyorum. Eğer üzerine düşülürse zeytin Adana'da bir numara ekonomik gelir kaynağı olabilirö

Görüntü Dökümü
-------------------------
-Zeytinlerden detay 
Zeytin bahçesinden detaylar
- Yahya Aşık Bekiroğlu ile röportaj
Genel ve detay görüntüler

SÜRE: 03'36"  BOYUT: 399 MB
Haber-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,

===================================================

KURU PATLICANIN KİLOSU ALTINLA YARIŞIYOR

MUĞLA mutfağında önemli yer tutan kışlık kuru sebzeler, satıcıların tezgahlarını süslüyor. Birçok sağlık problemine iyi geldiği bilinen kuru patlıcan, kilosu 200 liralık satış fiyatıyla gram altınla yarışıyor. 
Muğla'da kış aylarında tüketilmek amacıyla bu yılın mahsulüyle hazırlanan bamya, biber, kabak ve patlıcan gibi sebzelerin kuruları, tezgahlardaki yerini alarak, satışa sunuldu. Rengarenk görüntüsüyle pazar yerini süsleyen kurutulmuş sebzeler içinde en dikkat çeken, kilosu 200 lira ile patlıcan oldu. Muğla'nın merkez ilçesi Menteşe'de 22 yıldır manav işleten evli ve 3 çocuk annesi Sevgi Boz, "Sebzeleri kurutmaya haziran ayında başlıyoruz. Kent merkezimizde havanın nemli olmaması nedeniyle sebzeleri rahatça kurutabiliyoruz. Yerli ve yabancı turistler ürünlerimize ilgi gösteriyor. En pahalı sebzemiz kuru patlıcan. Kilosu 200 lira olduğu için genellikle müşterilerimiz 1 dizi şeklinde alıyor. Dizinin fiyatı ise 15- 20 liraya geliyor. Eskiden tütün dizerdik şimdi ise bamya, biber, kabak ve patlıcan diziyoruz. Diğer illerden kuru sebze talebi olduğu zaman hesabıma ücretini havale yapan kişilere kargoyla gönderiyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------------
-Halk pazarından görüntü 
-Kurutulmuş sebzelerden görüntü 
-Müşterilerden görüntü 
-Manav Sevgi Bozun'un kuru patlıcanlar ile görüntüsü
-Manav yapan Sevgi Boz ile röp.
-Genel ve detay görürntüler

(Haber-Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

==============================================

SAHİLLERİN GÜVENLİLİĞİ 'ATLI' BİRLİKLERE EMANET

 ANTALYA Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Atlı Polis Grup Amirliği Atlı Polis Timleri, Kurban Bayramı süresince 7 kilometre uzunluğundaki Konyaaltı Sahil şeridi ve Belek turizm merkezinde devriye görevi yapacak. Arife günü başlayan devriye sırasında, tatilciler atlı polis timine yoğun ilgi gösterdi.
Antalya'da sahillerde Kurban Bayramı boyunca görev alacak İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Atlı Polis Birliği ekipleri, sahile indi. Araçlı polis ekiplerinin giremediği sahil bölgelerinde görev alacak atlı polis birlikleri, hem güvenliği sağlayacak hem de bayram boyunca düzenlenecek etkinliklerde görev alacak. İki at ve binicileri gerek yaz sezonu gerekse bayram nedeniyle yoğunluk yaşanan Konyaaltı Sahili'nde sürekli devriye atacak.
YOĞUN İLGİ GÖRÜYORLAR
Atlı ekipler, sahile gelen vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Yerli ve yabancı tatilciler polislerle sohbet edip atları sevme şansı buldu, fotoğraf çektirdi. İstekleri kırmayan polisler, bazı çocukları da atlara bindirerek bir süre gezdirdi. Polis araçlarının giremediği park, bahçe ve sahillerde görev yapan atlı polisler, gösterilen ilgiden oldukça memnun.
Bayram süresince sahilde devriye yapacaklarını belirten atlı polis memuru Davut Kaymaz, "Devriyemiz sırasında vatandaşlardan olumlu tepki alıyoruz. Özellikle çocuklar çok ilgi gösteriyor. Bu bizim için çok önemli. Çünkü çocukların polise ilgisini, hayvan sevgisini çok önemsiyoruz. Yakınlıkları bizi mutlu ediyor" dedi.
İKİ CANLININ TEK VÜCUT OLDUĞU GÖREV
Atlı polis memuru Yusuf Demirel ise polis, vatandaş ve hayvanların iç içe olduğu bir devriye görevini yapmaktan dolayı mutlu olduklarını söyledi. Demirel, "İki canlının aynı anda hareket edip tek vücut olduğu bir görevdir atlı polis. Bizim diğer polis timlerinden farkımız, araçlı ekiplerin giremediği yerlere atlarımızla çok rahat şekilde girip devriye görevimizi yerine getirebiliyoruz" diye konuştu.
Atlı Polis Grup Amiri başpolis Nevzat Budak ise Konyaaltı ve Belek sahillerinde iki timin görev yaptığını kaydetti. Bayram süresince devriyelerin devam edeceğini anlatan Budak, "Vatandaşlarımızdan gördüğümüz ilgi bizi çok mutlu ediyor. Ekiplerimizle fotoğraf çektiren vatandaşlarımız polislerimizle de sohbet ediyor, tanışma imkanı yakalıyor" dedi.
Vatandaşlar ise atlı polisleri karşılarında gördüklerinde çok heyecanlandıklarını söylüyor. Kimisi çocuklarıyla atları seviyor, kimisi de öz çekim yaparak sosyal medya hesaplarında görselleri paylaşıyor.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------
Atların polisler tarafından araçtan indirilmesi
Polislerin atlara komutla binmesi
Atların sahile doğru gitmesi
Atların karayolundan sahile geçmesi
Atlı polislerin meraklı bir tatilciye atları anlatması
Tatilcilerin atları sevmesi
Vatandaş röp 1
İki çocuklu vatandaşla röp 2
Genç kızın atı sevmesi
Genç kız röp 3
Atları seven tatilcilerin genel görüntüsü
DRONE GÖRÜNTÜSÜ
Sahilden atlara PAN
Atarın sahilde ilerlemesi ve vatandaşların bakması
Atların sahil kenarındaki görüntüsü
Atlı Polis Memuru ile röp 4
Atlı Polis Memuru ile röp 5
Atlı polislerden sorumlu baş polis ile röp 6
Atların sahil kenarından ilerleyişinden görüntü
DRONE GÖRÜNTÜLERİ
702 MB - 6.18'

 Haber: İbrahim LALELİ-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA,


 


Kaynak: DHA