DHA YURT BÜLTENİ-3

DHA YURT BÜLTENİ-3

1)BOZYAZI'YA ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜFIRAT Kalkanı Harekat Bölgesi'nde 30 Nisan 2019 tarihinde PKK/YPG'li teröristlerin saldırısı sonucu yaralanan Piyade Uzman Onbaşı Yaşar Yıldırım, tedavi gördüğü hastanede şehit oldu.

DHA YURT BÜLTENİ-3

1)BOZYAZI'YA ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜ

FIRAT Kalkanı Harekat Bölgesi'nde 30 Nisan 2019 tarihinde PKK/YPG'li teröristlerin saldırısı sonucu yaralanan Piyade Uzman Onbaşı Yaşar Yıldırım, tedavi gördüğü hastanede şehit oldu.
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Yıldırım, yapılan tüm müdahaleye karşın kurtarılamadı. Şehidin cenazesi Şırnak'taki birliğinde yapılacak askeri törenine ardından, helikopterle memleketi Mersin'in Bozyazı ilçesine getirilecek. Şehidin naaşı, ilçedeki Merkez Büyük Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Ak Mezarlığı'nda defnedilecek. Bekar olan şehidin annesi Fatma Yıldırım'ın 4 yıl önce hayatını kaybettiği bildirildi.

Mithat ÜNAL/BOZYAZI(Mersin) -

=============================================

2)BAĞIŞLANAN ORGANLARIYLA HAYAT KURTARACAK

MUĞLA'da beyin kanaması geçiren ve tedavi gördüğü Konya'da beyin ölümü gerçekleşen Ayhan İçöz (59), bağışlanan karaciğeri,  böbrek ve kornealarıyla hayat kurtaracak. Muğla'da birkaç gün önce beyin kanaması geçiren Ayhan İçöz, tedavi için Konya'daki Başkent Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Burada tedavi altına alınan İçöz'ün dün akşam saatlerinde beyim ölümü gerçekleşti. Doktorların görüştüğü ailesi organlarını bağışlama kararı aldı. Hastanenin organ nakil koordinatöre ve başhekim yardımcısı Dr. Hakan Erdoğan başkanlığında yaklaşık 5 saat süren operasyon sonucu karaciğeri, sağ böbreği ve korneası alındı. Karaciğeri Akdeniz Üniversitesindeki bir hastaya, böbreği Konya'daki bir hastaya nakledileceği belirtildi. Kornealarının ise Konya'daki kornea merkezinde bekletildiği bildirildi. 

Görüntü Dökümü 
-------------------
Organların özel kap içinde çıkartılıp ambulansa alınması 
-Genel ve detay

Haber- Kamera: Mehmet IŞIK KONYA DHA))

============================================

3)HAŞHAŞ TARLALARI TABLO GİBİ

AFYONKARAHİSAR'da ekimi yapılan haşhaş bitkisinin açan çiçekleri, Afyon Ovası'nda tabloyu andıran görüntüler ortaya çıkardı.
Afyon Ovası'ndaki haşhaş tarlaları ilkbaharda açan, yazın da olgunlaşan çiçeklerle görsel şölenin yaşandığı bölge haline geliyor. Asırlardır çiftçinin geçim kaynağı olan, insanlık tarihinin en önemli ilaç bitkisi olarak kabul edilen haşhaşın beyaz ve mor çiçekleri Afyon Ovası'nda tabloyu andıran görüntüsüyle hayran bırakıyor. Bölge halkı ve tarlaların yakınından geçenler beyaz ve mor çiçekli haşhaş tarlalarının fotoğrafını çekiyor ve özçekim yapıyor.
Sorkun köyü haşhaş üreticilerinden Mevlüt Tunç, bu sene 10 dönüm haşhaş ekimi yaptığını belirterek, "Afyonkarahisar'ımızın simgesi olan haşhaşlarımız çiçek açmış durumda. Bu açan çiçeklerle birlikte Afyonkarahisar'ımızın köyleri aynı zamanda Afyonspor'un renkleri olan mor ve beyaza bürünmüş durumda. Her yıl bu dönemde Afyonlar yani haşhaşlar çiçek açmaktadır. Beyaz haşhaşın çiçekleri beyaz renkte, siyah haşhaşın çiçekleri de mor renkte açmaktadır. Her yıl 15 Mayıs ile 10 Haziran arasında haşhaş eken bölgeler çiçeğe bürünür. Bu bölgeye gelen misafirlerimiz de sık sık hatıra fotoğrafı çekmektedir" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------------------------
Drone ile çekilmiş haşhaş tarlaları görüntüsü
Beyaz Haşhaş tarlalarından görüntü
Mor haşhaş tarlalarından görüntü
Beyaz haşhaş çiçeği ve mor haşhaş çiçeği yakın görüntü
Haşhaş üreticisi Mevlüt Tunç tarla içerisinde gezinirken görüntü
Haşhaş üreticisi Mevlüt Tunç haşhaş çiçeklerini incelerken görüntü
RÖP: Mevlüt Tunç (Haşhaş üreticisi)
Vatandaşlar özçekim yaparken görüntü
Hatıra fotoğrafı çektiren vatandaşlar görüntü

319 MB/// 02.52"
HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar),

=============================================

4)MUŞ YAYLALARI ŞENLENDİ

MUŞ'ta yaylalar, göçerlerle dolmaya başladı. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden gelen göçerler, yaklaşık 6 ay kalacakları yaylalara yerleşiyor.
Uzun ve sert geçen kış mevsiminin ardından yeşile bürünün yaylalar, göçerlerle şenlendi. Güneydoğu Anadolu'nun kavurucu sıcaklarından kaçarak Muş'un serin yaylalarında hayvancılık yapmak isteyen göçerler, çadırlarını kurmaya başladı. 6 ay süreyle yaylada ürettikleri sütlerle peynir yapacak olan göçerler, sonbaharla birlikte evlerine geri dönecek. Korkut yaylasında çadır kurmaya başlayan Ahmet Çelik, "Bu yaylada 6 ay kaldıktan sonra Siirt'e geri döneceğiz. Serin yaylalarda besleyeceğimiz hayvanlardan elde edeceğimiz sütle peynir yaparak mandıracılara satacağız" dedi.
Yayla yaşamının zor olduğunu söyleyen Leyla Çelik ise "Bu hayata alıştık ancak 6 aylık zorlu bir süreç yaşıyoruz. Sabahın erken saatlerinde kalkarak, hayvanları sağıyoruz. Yayladaki işlerin yanısıra gün boyu çalışmamız sürüyor. Akşam ikinci kez sağdığımız hayvanlardan aldığımız sütle peynir yapımına başlıyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü 
-------------------
-Hayvanların yaylalara geliş yolculuğundan detaylar
-Yaylada çadırların kurulması
-Günlük yaşamdan detaylar
-Kuzulara biberonla süt verilmesi
-Çadırda yemek hazırlığı
-Röportaj

Haber-Kamera: Mehmet AYDIN/ MUŞ,

===================================================

5)KADINLAR ŞEHRİ GÜZELLEŞTİRİYOR 

KONYA'nın Beyşehir ilçesinde belediyede geçici olarak çalışan kadın işçiler, refüj ve yeşil alanlara çiçek ekiyor. Çiçeklerle ilçeyi renklendirip, güzelleştirildiklerini ifade eden kadınlar, aynı zamanda çalışarak aile ekonomisine katkı sağladıklarını belirtti. 
Yaklaşık 74 bin nüfusa sahip Beyşehir ilçesi adını taşıdığı gölü ve tarihi mekanlarıyla son dönemlerde yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı.  Kentin farklı noktalarında belediye tarafından yapılan peyzaj çalışmalarını ise kadın işçiler yapıyor. İŞKUR aracılığıyla geçici olarak çalışan kadın işçiler, refüj ve yeşil alanlara çiçek ekerek şehri güzelleştiriyor.
EV EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYORLAR
İşçilerden 2 çocuk annesi Kerime Sarı (42), çalışırken keyif aldıklarını belirterek, "Çalışma ortamımız ne kadar zor görünse de; arkadaşlarımızla yardımlaşarak eğlenceli hale getiriyoruz. İlçemizin hem görünümüne büyük katkı sağlıyoruz,  hem de arkadaşlarla birbirimize güç veriyoruz. Tabi birlik ve beraberlik kapsamında çalışmalarımızı devam ettiriyoruz." diye konuştu.  
Çalışarak ev ekonomisine de katkı sağladıklarını ifade eden 5 çocuk annesi Kezban Gökçen (45), "İlçemizi çiçeklendiriyoruz, güzelleştiriyoruz. Çok güzel, örnek tertemiz bir şehir olmasını istiyoruz. Arkamızda güzel ve kalıcı eserler bırakıyoruz,  çocuklarımıza, torunlarımıza göstereceğimiz işler yapıyoruz. Bu kapsamda gül dikimi çapaları ve peyzaj çalışmalarını biz kadınlar yapıyor. Bu sayede ev ekonomimize de katkıda bulunmuş oluyoruz. Biz kadın işçiler olarak bu işlerin devamlılığını istiyoruz çünkü 5 çocuğum var evimize katkıda bulunmak zorundayız.ö dedi.
Kadınların bir çiçek olduğunu ve elleri değdiği her yeri de çiçeğe çevirdiklerini belirten  Esma Özsoy (42), şunları söyledi:
"Kadınlar her yerde çiçektir ve her yeri de  çiçek gibi yapmaya çalışıyoruz. Çiçek gibi temiz tutmaya çalışıyoruz. Ayrıca kadınlar da kendi ayakları üzerinde durmak zorunda.  Bunun içinde çalışarak kendi ayaklarımızın üzerinde durmamız lazım. Evimize katkı sağlamak için çalışmak zorunda kalıyoruz; ama işimizi seviyoruz, severek yapıyoruz. Yaptığımız işleri sonradan görmek, arkadaşlarımıza göstermek, bunlar çok güzel şeyler. Bunlar bizi mutlu ediyor."  

Görüntü Dökümü 
-----------------
Kadınların çiçek dikmesi 
Çalışmalarından detay
Röportajlar 
Haber- Kamera: Muhammed SIDAL BEYŞEHİR KONYA DHA)
=================================================

6)DERNEK BAŞKANI FARKINDALIK YÜRÜYÜŞÜNÜN İLK ETABINI TAMAMLADI 

ANTALYA'nın Kaş ilçesi Yörük Türkmen Derneği Başkanı, turizmci Hüseyin Kayır (34) dün başlattığı 'Yürüyen Türkler Yörükler' farkındalık yürüyüşünün 50 kilometrelik Kaş- Demre etabını tamamladı.
Kaş Yörük Türkmen Derneği Başkanı Hüseyin Kayır, 'Sorunlar yürüdükçe çözülür' sloganıyla dün başlattığı 'Yürüyen Türkler Yörükler' farkındalık yürüyüşünün ilk etabını tamamladı. Sabah Kaş'tan yola çıkan Kayır, 50 kilometrelik Kaş- Demre etabını sorunsuz şekilde tamamladı. Turizmci Kayır akşama doğru geldiği Demre'ye 7 kilometre kala Şahin Tepesi mevkisinde Demre Yörükler Derneği Başkanı Mustafa Siviş ve Kumluca Yörük Türkmen Derneği Başkanı Nurcihan Karagünlü Uğurel ve bir grup dernek üyesi tarafından karşılandı.
Hüseyin Kayır, Kaş- Demre arasındaki 50 kilometrelik mesafeyi yaklaşık 12 saatte yürüdü. Nemli ve hissedilen sıcaklığın 31- 32 derece olduğu yolda zaman zaman dinlenen Kayır, yolda karşılaştığı bir çobanla ve vatandaşlarla sohbet etti. Demre'ye 7 kilometre kala kendisini karşılayan dernek başkanları ve dernek üyeleriyle sohbet eden Kayır, Demre'ye kadar birlikte yürüdü. Kayır 'sevgi' etabını verdiği Kaş- Demre etabını paylaşmayı, dostluğu bilen Yörük çocukları için yürüdü. Kayır bundan sonra Demre- Finike, Finike- Kumluca, Kumluca- Kemer etaplarını yürüyecek. Kemer- Antalya etabıyla yürüyüşünü tamamlayacak Kayır, 5 gün sürecek yürüyüşte toplam 187 kilometre yol yürümüş olacak.
Hüseyin Kayır, "Amacım Yörük ve Türkmen kültürünün tanıtılması, gelecek nesillere aktarılması. Bu kültürümüzün yeni gençlerimiz tarafından yaşatılması. Ümit ediyorum ki benim bu yürüyüşte atmış olduğumu her adım, gençlerimiz için yeni bir yol haritası ve kültürümüz adına yeni bir başlangıç olur. Çobanlığın geri kalmış, çağdışı, herhangi eğitim almamış insanların yaptığı bir uğraş değil, tamamıyla doğa ile iç içe, doğa ile barışık bir yaşam felsefesi ve insanlık tarihinin en eski, kadim mesleklerinden biri olduğuna farkındalık yaratmak istiyoruz. Önümüzdeki süreçler içerisinde gençlerimizin çobanlığı bir yaşam felsefesi, hayatlarında devam ettirmeleri gereken bir meslek olarak benimseyip, hem doğal ortamlarımızın korunması açısından hem de yeni nesillerin daha sağlıklı beslenmeleri açısından, daha sağlıklı ve verimli işler yapabilmeleri için yeni alternatif alanları oluşturmalarını sağlayacaktır. İşte çobanlık mesleğimizin de farkındalığını yeni nesillere aktarmak için bu yürüyüşümü gerçekleştirmiş bulunuyorum" dedi.

Görüntü Dökümü 
-------------------
Başkanın yürüyüşünden bölümler
Karşılama
Grupla birlikte yürüme
Dinlenme
Röportaj
409 MB 

HABER- KAMERA: Ahmet ACAR/DEMRE (Antalya),

============================================

7)İSLAHİYE ZABITADAN BAYRAM DENETİMİ

İSLAHİYE  Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde gıda satışı yapılan işyerlerine yönelik denetim yapıldı. Denetimlerde  el konulan ürünler imha edildi.
Belediye Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan bayram öncesi halk sağlığını tehdit edecek unsurları ortadan kaldırmak için ilçe merkezindeki bazı işyerinde denetim yaptı. Gıda satışı yapan işyerlerinde yapılan denetimlerde son tüketim tarihi geçmiş ve yırtık ambalajı ürünlere el konuldu. Ürünlere el koyan zabıta ekipleri işyerlerine cezai işlem uyguladı. Denetim sonucu el konulan ürünler zabıta kontrolünde yakılarak imha edildi.

Görüntü Dökümü 
-------------------
İslahiye Belediyesi
Zabıta el koyduğu ürünleri kamyonete yüklerken
Zabıta Müdürü Sedat Balta ile röp
Genel ve detay görüntüler

Haber- Kadir ÇELİK- Kamera: GAZİANTEP-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 134 MB

========================================

8)ŞANLIURFA'DA EŞİYLE BİRLİKTE KAZAZLIK MESLEĞİNİ YAŞATIYOR

ŞANLIURFA'da Mehmet Emin Güngör (77) ve eşi Anzeliha Güngör (69), unutulmaya yüz tutan kazazlık mesleğini 60 yıldır yaşatmaya çalışıyor. Güngör çifti, farklı renkteki ipek iplikleri eşiyle beraber ellerde çevrilerek başta gelin başı olmak üzere, kaytan, saç bağı gibi yöresel aksesuarlara dönüştürdüklerini söyledi.
Böceğin ürettiği ipliğin şekillendirilmesi adıyla özdeşleşen kazazlık mesleği Güngör çifti tarafından 60 yıldır yaşatılmaya çalışılıyor. Osmanlı döneminde gözde meslekler arasında yer alan kazazcılık, farklı renkteki ipek ipliklerini, ellerde çevrilerek başta gelin başı olmak üzere, kaytan, saç bağı gibi yöresel aksesuarlara dönüştürülmesine dayalı bir meslek. Şanlıurfa Valiliği'ne bağlı Geleneksel El Sanatları Merkezi'nde yok olmaya yüz tutan mesleği yaşatan Mehmet Emin Güngör, mesleği eşiyle birlikte sürdürdüğünü ifade etti.
'BU MESLEKLE 6 ÇOCUK BÜYÜTTÜM'
Mesleği kentte sadece kendisi ve eşinin yaşattığını ifade eden Güngör şunları dedi: "60 yıldır yok olmaya yüz tutmuş bu işi yapıyorum. Kazazlık yöresel takıların yapıldığı bir meslek. Burada saç bağı, zef, püskül denilen takıları yapıyoruz. Bu yöresel el işi ürünlerimiz genellikle sinema ve tiyatrolarda aksesuar olarak kullanılıyor. Oldukça eski olan bu mesleği ilerlemiş yaşıma rağmen eşimle birlikte yaşatmaya çalışıyorum. Ruhen ve bedenen kendimi çok dinç ve sağlıklı hissettiğim bu meslekle 6 çocuk büyüttüm. Osmanlı mesleği olan kazazlıkta Şanlıurfalı ustalar oldukça el üstünde tutuluyordu. O dönemin padişahları yeni bir hırka veya kaftan yaptırdığı zaman onun işlemesini Şanlıurfalı ustalara yaptırıyordu. Ancak ne yazık ki günümüzde bu meslek teknoloji karşısında yok olmak üzere. Şanlıurfa'da bu işi sadece ben ve eşim yapıyoruz. Bu mesleğin kaybolmaması için valilik bize destek verdi ve bu dükkanı açtık. Bildiğimiz el emeği göz nuru eserleri geçmişten günümüze uyarlayarak, bu mesleği yaşatmaya çalışıyoruz.ö

EŞİNE YARDIM EDEREK MESLEĞİ ÖĞRENDİ

Anzeliha Güngör ise bir çeşit süsleme sanatı olan kazazlık mesleğinin bölgede kadın mesleği olarak anılmasından dolayı bu işe pek fazla ilgi gösterilmediğini dile getirdi. Güngör, eşine yardımcı olmak için zamanla bu mesleği öğrendiğini belirterek, "Şanlıurfa'da sadece eşimin yaptığı bu mesleğin özü iğne dikiş işi olduğu için özellikle erkekler bu işe pek ilgi göstermiyor. Ben de eşime destek olmak istedim. Zamanla bu işi sevince birlikte bu mesleği yaşatmaya çalışıyoruz. Süslemelerimizi genellikle yurt içi ve dışından gelen turistler tercih ediyor. Bölgemizde ise düğünlerde ve özel günlerde giyilen yöresel elbiselere sırma ve nakış işliyoruz. Bizi tek üzen şey ise bizden sonra bu mesleği yaşatacak kimsenin olmaması" diye konuştu.

Görüntü Dökümü 
-------------------
Osmanlı nakışlarını yapan Mehmet Emin Güngör      
Anzeliha Güngör eşine yardım etmesi
Karı koca birlikte ipleri örmesi  
Güngör çiftiyle yapılan röp.
Genel ve detay görüntüler

Haber: Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL- ŞANLIURFA-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 514MB

========================================


Kaynak: DHA