Dha Yurt Bülteni-3

Dha Yurt Bülteni-3

1)'ZEYTİN DALI HAREKATI'NDA 41'İNCİ GÜN; 2 BİN 222 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİSURİYE'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik 41 gündür yürütülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 222'ye yükseldi.

Dha Yurt Bülteni-3

1)'ZEYTİN DALI HAREKATI'NDA 41'İNCİ GÜN; 2 BİN 222 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

SURİYE'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik 41 gündür yürütülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 222'ye yükseldi.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, Türkiye'nin sınır hattı ile bölgedeki güvenlik ve istikrarın sağlanması, bölge halkının teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarılması amacıyla Suriye'nin kuzeybatısında bulunan Afrin bölgesinde PKK/KCK/PYD-YPG'li ve DEAŞ'lı teröristlere yönelik 20 Ocak'ta başlatılan 'Zeytin Dalı Harekatı'nda 41'inci güne girildi.

Genelkurmay Başkanlığı, teröristlere ait hedeflerin kara ve hava operasyonlarıyla imha edilmesiyle sürdürülen harekatın başından bu yana 38'i son 24 saatte olmak üzere toplam 2 bin 222 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

HATAY, KİLİS, -

=======================================================

(ÖZEL)

2)SAROS KÖRFEZİ'Nİ KATLEDEN, KALKER VE TAŞ OCAKLARI ESKİ HALİNE ÇEVRİLSİN 

EDİRNE'nin Keşan ilçesinde açılan kalker ve taş ocakları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Saros Körfezi kıyısındaki, 'Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi ile Özel Koruma Bölgesi' ilan edilen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 'Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu gereksizdir' kararı verdiği ormanlık alanlarla ilgili açılan davada mahkeme, 'ÇED gereklidir' kararı verdi. Kararın ardından çevreciler, ocakların hemen kapatılmasını ve sahiplerinin taahhütlerini yerine getirerek, tahrip ettikleri alanları yeşillendirip eski haline getirmesini istedi.  Keşan'a bağlı Mecidiye köyünün Saros Körfezi kıyısındaki ormanlık alan, 2006 yılında Kütür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi', 2010 yılında ise 'Saros Körfezi Özel Koruma Bölgesi' ilan edildi. Buna rağmen Türkiye ve dünyadan dalış yapmak için grupların akın ettiği Saros Körfezi'nde denize yaklaşık 500 metre uzaklıkta bulunan ormanlık alanlarda taş ve kalker ocakları art arda açılmaya başlandı. Saros'un yeşil kıyıları, ormanlık alanları tahrip edilirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, geçen mart ayı başında bölgedeki kalker ocakları için, 'ÇED raporu gerekli değildir' kararı verdi. Karar üzerine Saros Körfezi Mecidiye Turizm ve Çevre Kültür Varlıklarını Koruma Derneği, avukat Bülent Kaçar aracılığıyla Edirne İdare Mahkemesi'ne yürütmeyi durdurma talebiyle başvurdu. Mahkeme, 'ÇED raporu gerektiği' yönünde karar verdi.

'TERK EDİLİP, REHABİLİTE EDİLEN OCAĞA RASTLAMADIM'

Saros Körfezi Mecidiye Beldesi Turizm Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Geliştirme Derneği avukatı Bülent Kaçar, mahkemenin kararını ardından bölgedeki kalker ve taş ocaklarının derhal faaliyetlerini durdurması için Edirne Valiliği'ne başvurdu. Saros Körfezi'ndeki işkencenin durdurulmasını isteyen Kaçar, şöyle dedi:

"Gerek Saros'da gerek Istranca ve Trakya'nın diğer yerlerinde bugüne kadar terk edildikten sonra rehabilite edilen taş ocağına rastlamadım. Normalde çevre ve maden mevzuatına göre taş ve kalker ocakları veya her hangi bir maden ocağı, kömür ocağı işletmesi sona erdikten sonra tahrip edilen alanların eski haline döndürülmesi, gerekli ağaçlandırılıp rehabilitesi yapılması gerekiyor. Ancak bugüne kadar Türkiye'de dahil bunun olumlu örneklerini görmüş değiliz. Bu tür taş ve maden ocakları terk edilip gidiliyor ve o bölgeler tozuşmaya, su biriktirmeye devam ediyor. Dolayısıyla tozlar ağır metaller çevreye tarım alanlarına yayılarak sağlığa ve bölgeye zarar vermeye devam ediyor. Biz bu konuda Edirne Valiliği'nin veya diğer bakanlıkların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere yasadan mevzuattan kaynaklı rehabilitasyon denetimi, ocakların eski haline getirilebilmesi için etkin denetimi yapmasını bekliyoruz. Çünkü bu işletmelere karşı devlet gücünü göstermek, eğer yasal mevzuat gereği ağaçlandırma eski haline getirme yapılmıyorsa, her tür yaptırımı uygulamak zorunda. Çünkü Anayasa ve çevre yasasının emrettiği hükümler bunu gerektiriyor." 

Mahkemenin verdiği kararın Saros ve Trakya'da kalker ocağı açıklamayacağını bir kez daha gösterdiğini söyleyen Kaçar,

"Biz Saros'da, Istrancalar'da, Trakya'da kalker ve taş ocakları zulmünün ve işkencenin bitmesini istiyoruz. Trakya çok özel ekolojik değerlere sahip. Trakya'ya baktığımızda 3 tarafı denizlerle ve ormanlarla  kaplı. 3 ayrı dağı ve inanılmaz verimli tarım alanlarına sahip bir bölge. Bu çerçevede baktığımızda yerin üstü, yerin altından çok daha değerlidir. Çünkü bu yerin altındakilere, biz Istranca, Koru Dağları'nı, Ganos'u, Soros'u, Uçmakdere'yi, Dubnisa Mağarası'nı İğneada'yı, değişemeyiz. Değiştiremeyiz. Biz burada yüz yıllarca oluşmuş toprak varlığından bahsediyoruz. Toprak ve su hayatın olmazsa olmazları.  Ama maden öyle değil. Şu an her madencilik faaliyeti ağır metallerin yer yüzüne o verimli alanlara, içme sularına, tarıma doğaya saçılması demektir. Eğer siz bu madenciliği Türkiye'de, adam akıllı mevzuata, çevre korumacılığa, canlı sağlığa uygun yapamıyorsanız yapmak zorunda değilsiniz. Çünkü bu beraberinde kanseri ve ölümü getiriyor. Dolayısıyla sağlık etki değerlendirmesi yapmadan, çevresel etki değerlendirmesi yapmadan, hiç bir politika hiç bir karar verilmemelidir. Bugün gelinen noktada doğayı korumak, yaşamı korumaktır. Bugünkü yapılan her yıkıcı faaliyet içme sularımızı, tarım alanlarımız, ormanlarımızı yani hayatımızı köreltmekte yok etmektedir. Biz bu çerçevede Trakya Platformu olarak  bugüne kadar bilimsel hukuksal itirazlarımızı Trakya'da yaşamak adına yaptık. ve bu çerçevede de her türlü yıkıcı, ekolojik yıkım getiren, politika karar proje  işletmenin takipçisi olacağız. Çok iyi sağlık etki değerlendirmesi, çevresel etki değerlendirmesi gerçekçi ve bilimsel olarak yapılmadan bu süreçlere dahil karar ve politika, devlet yetkililerince valiliklerce bakanlıklarca üretilmemelidir. Hele hele kamuoyunda Trakya halkına, insanlara yaşayanlara sormadan hiç bir işletmeye doğaya ve insana sorulmadan izin verilmemeli, ruhsat verilmemelidir. Yargının hukukun ilkesi gereği verdiği bir çok karar çerçevede Trakya'nın koruması altına almıştır. Biz bu konunu da devletin ve bakanlıkların Trakya konusunda çok hassas olmasını bekliyoruz"

Görüntü Dökümü

----------------------------

Saros'un tahrip edilen yerlerin havadan görüntüsü

Taş ve kalker ocakları

Ocakları tahrip ettiği alanlar

Yeşilin yok olduğu bölgeler

Kalker ocağındaki kamyonların çalışması

Bülent Kaçar'ın açıklaması

Denizden tahrip olan bölgeler

Detaylar

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE, - 

====================================================

3)ULUDAĞ'A BİR GECEDE 30 SANTİMETRE KAR YAĞDI 

YURDU etkisi altına alan kar yağışı Bursa'da etkili oldu.  Dün kar kalınlığının 142 santimetre olarak ölçüldüğü Uludağ'a gece 30 santimetre kar yağdı. Tatilcilerin dışarda park ettikleri araçlar tamamen kar altında kalırken, Karayolları ekipleri yolların kapanmaması için çalışmalarını 24 saat aralıksız sürdürüyor.

Kar yağışı Bursa ve ilçelerinde etkili oluyor. Dün gece başlayan kar yağışı bu sabah da devam etti.  Kar yağışı özellikle sezonun son günlerini yaşayan Uludağ'da otel işletmecilerini sevindirdi. Uludağ'da dün 142 santimetre olarak ölçülen kar kalınlığı bu sabah 172 santimetreye yükseldi. Hava sıcaklığı sıfırın altında 10 derece olarak ölçülen Uludağ'da otellerde konaklayan tatilcilerin dışarı park ettikleri otomobilleri ise tamamen karların altında kaldı.

Bu arada Uludağ yolunun kapanmaması için Karayollarına bağlı ekipler gece boyunca çalışırken araçlara zincir kiralamak ve satmak isteyen vatandaşlar ise ilginç görüntüeler sergiledi.

Meteoroloji yetkilileri Bursa'da cuma gününden itibaren sağanak yağış beklendiğini hava sıcaklığının ise 14-15 dereceye kadar çıkabileceğini belirtti.

Görüntü Dökümü

------------------------

Uludağ'da kar atında kalan araçlar

Uludağ yolunda kar temizleme çalışmaları

Zincir satıp kiralamak iste yenler

Bursa'dan kar görüntüsü

Detaylar

Röportajlar

Mehmet İNAN/BURSA

====================================================

4)TORNACIDA SÖKTÜRÜLEN PİSTONLARDAN 633 BİN CAPTAGON HAP ÇIKTI

ADANA'da bir kamyonette ele geçirilen ve götürüldüğü tornacıda tek tek sökülen pistonlardan piyasa değeri 10 milyon lira olan  633 bin 560 captagon uyuşturucu hap ele geçirilirken olayla ilgili baba ile oğlu gözaltına alındı.

Merkez Sarıçam ilçesinde uygulama yapan polisler, şüpheli bir kamyoneti durdurdu. Sürücü 43 yaşındaki Ali K. ile oğlu 19 yaşındaki Ömer K., taşıdıkları tahta kasalarda su arıtma pompası ve piston olduğunu söyledi ancak narkotik köpeği tepki  verdi. Ekipler aracı en yakındaki metal sanayiye götürdü. Ağır çelik pistonları atölye getirip, torna makinesiyle açan ekipler pistonlara gizlenmiş 633 bin 560 adet Captagon uyuşturucuyu buldu. Saatlerce süren çalışma sonucu çıkartılan ve piyasa değirinin 10 milyon lira olduğu belirtilen haplar çuvallarla taşınırken baba ile oğlu gözaltına alındı. Sorgularında, piston ve su arıtma cihazı içindeki uyuşturucudan haberlerinin olmadığını söyleyen baba tutuklanırken oğluda ev hapsi kararı ile serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü

------------------------

Zanlıların adliye binasına getirilişi

Polis köpeğinin araçta narkotik maddeyi bulması

Araçta bulunan tüpleri polis ekiplerinin açması

Tüplerin içinde bulunan narkotik madde

Açılamayan pistonların tornacıda açılması

Narkotik maddenin kutuya boşaltılması

Emniyette Çekilen narkotik madde fotoğrafları

   Süre: 03'54" Boyut: 238 MB

Haber: Çağlar ÖZTÜRK- Kamera/ADANA,

=========================================================

5)AVRUPA ŞAMPİYONU HALTERCİ ŞIRNAK'TA YENİ ŞAMPİYONLAR YETİŞTİRİYOR

ŞIRNAK'lı Avrupa Şampiyonu halterci İsmet Algül, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde 3'ü kız olmak üzere toplam 15 sporcuya eğitim vererek, bu sporcuları halter şampiyonalarına hazırlıyor. 

2008 yılında rekor kırarak Avrupa Şampiyonu olan Halterci İsmet Algül, imkansızlıklar içerisinde Avrupa Şampiyonu olduğunu belirterek, şimdiki olanaklarla gençlerin dünya şampiyonu bile olabileceğini söyledi. 2003 yıllında beden eğitimi öğretmenin yönlendirmesi ile okulun bodrum katında haltere başladığını anlatan Algül, 2 kez Avrupa rekoru kırarak şampiyon olan Algül, hedefinin Şırnak'tan yeni şampiyon halterciler yetiştirmek olduğunru söyledi. 

Türkiye'nin halter sporu dalında Avrupa şampiyonlukları bulunan Şırnak'lı milli halterci İsmet Algül, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde 3'ü kız 15 sporcuya eğitim vererek halter şampiyonalarına hazırlıyor. 2003 yılında öğretmeninin teşfiki ile okulun bodrum katında haltere başladığını belirten İsmet Algül, "Halter sporuna 2003 yılında Arif Kıran hocam sayesinde başladım. İmkanlarımız yeterli değildi hatta hiç yoktu. Okulların zeminlerinde, bodrum katlarında çalıştık. O zaman şartlar da iyi değildi. Biz yine de ellimizden geleni yaptık, çok çalıştık. Ailem ilk başta izin vermiyordu. Onlardan uzak durmamı istemiyorlardı. Sürekli yarışmalara gidiyorduk. 1-2 ay kamplar sürüyordu. Yarışmalar 1 hafta 10 gün sürüyordu. Hep uzak kalıyordum ailemden. Ankara'ya transfer oldum. Yılda 1-2 hafta gelebiliyorum ailemin yanına. Sonra başarılar elde etmeye başladığımda ailemde bir şey dememeye başladı. Onlarda destek çıkmaya başladı. Ben o imkansızlıklarla Avrupa şampiyonu olmuşsam, şimdiki gençlerimiz bu imkanlarla inşallah Avrupa ve Dünya Şampiyonu olurlar. Allah'a şükür gittik bir çok yerde madalyamızı da aldık. Şırnakımız'ı da, Allah'a şükür ülkemiz Türkiyemiz'i de en güzel şekilde temsil ettik. Hedefim önümüzdeki yıllarda hem Şırnakımız'a hemde Türkiyemiz'e güzel başarılar elde etmek" diye konuştu. 

Türkiye'nin doping yüzünden Avrupa kupalarından men edilmesinden dolayı boş oturmaktansa önümüzdeki yıllarda Türkiye'yi Avrupa ve Dünya şampiyonlarında temsil edecek sporcular yetiştirmek istediğini ifade eden Algül, "Eksikliklerimiz var. Malzeme eksiğimiz var. Eşofman, ayakkabı gibi malzeme eksikliklerimiz var. Sporcularımıza az bir destek çıkılırsa, eminim çok güzel başarılar gelecek"dedi. 

Yaklaşık 1 yıldır halter çalışan Şırnak Spor Lisesi öğrencisi Müslüm Oğan, öncelikli hedefinin Türkiye Şampiyonluğu olduğunu belirterek, "Hedefim, önce Türkiye Şampiyonu olup milli formayı gitmek. Sonrasında Avrupa ve Dünya'da başarılar elde etmek istiyorum.  2 hafta önce Amasya'da düzenlenen Türkiye halter müsabakalarına gittik. Orada 6'ıncı oldum.  Ama, Avrupa Şampiyonu hocamız sayesinde daha iyi yerlere geleceğiz. Hocamız sayesinde ilk önce Türkiye şampiyonu ardından da olimpiyatlara katılmayı hedefliyorum" dedi. 

Şırnak'ta halter ile uğraşan sayılı bir kaç kızdan biri olan Belgin Tarandır ise, olumsuzluklara rağmen halter sporunu sevdiğini ifade ederek, "Halteri görünce çok ilgimi çekti. Şırnak'ta hiçbir kızın halter yaptığını görmedim. Halteri çok kötülüyorlardı. Ailem de bu sporu yapmamam için çok baskı yaptı. Ama, ben bu branşı bırakmadım. Hedeflerime ulaşmak için antrenmanlara geldim, çok çalışıyorum. Başımızda Avrupa Şampiyonu olmuş bir hocamız var. Hocamızın bize çok büyük katkısı var. Halter yaptığım için dışarıda benim hakkımda çok kötü konuşuyorlar ama ben halteri bırakmayacağım. Ben turnuvalara gidip, geldikçe başarılar elde ediyorum. Ben kuvvet kazandıkça halter sporu, ailemin de ilgisini çekmeye başladı. Ailem de beni artık destekliyor. Şu anda en büyük destekçim babam. Bütün kızlara sesleniyorum; hedeflerinizden vazgeçmeyin, gelin haltere bakın, deneyin"diye konuştu. 

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Haltercilerin ısınması

-Ağırlık kaldırmaları

-İsmet Algül, Müslüm Oğan ve Belgin Tarandır'ın konuşmaları

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Sekvan KÜDEN/ŞIRNAK, -

===========================================================

6)53 YILDIR KAPORTACILIK YAPIYOR

BURDUR'da ilkokulu bitirdikten sonra çırak olarak kaportacılığa başlayan 66 yaşındaki Ahmet Özmen, 53 yıldır Küçük Sanayi Sitesi'nde aralıksız mesleğini sürdürüyor. Meslek hayatı boyunca 10'dan fazla çırak yetiştirdiğini söyleyen Özmen, "Şimdi çıraklık işi bitti. Hiç çırak yok" diyerek çırak yetişmemesinden yakındı.

Yeşilova'ya bağlı Çeltek köyünde 1965 yılında ilkokulu bitirdikten sonra Burdur Sanayi Sitesi'ne bir kaportacıda çıraklığa başlayan Ahmet Özmen, 6 yıl İstanbul'da çalışmaya gittikten sonra tekrar Burdur'a dönerek mesleğini devam ettirdi. Yıllardır da Burdur'daki dükkanında kaportacılık yapan Ahmet Özmen, kentte bu mesleği yapan en eski ustalardan biri oldu.

'BU İŞİ YAPAN EN YAŞLI BENİM'

Ahmet Özmen, mesleğine başladığında 5 yıl Burdur'da çalıştığını daha sonra İstanbul'a gittiğini ve burada 6 yıl kadar kaportacılığa devam ettiğini aktardı. Ardından Burdur'a döndüğünü anlatan Özmen, "53 senedir bu zanaata devam ediyorum. Şu anda Burdur Küçük Sanayi Sitesi'nde bu işi yapan en yaşlı benim" dedi.

'ÇIRAKLIK İŞİ BİTTİ'

Meslek hayatı boyunca 10'dan fazla çırak yetiştirdiğini ve bunların bazılarının sanayide mesleklerine devam ettiğini kaydeden Özmen, "Şimdi çıraklık işi bitti. Hiç çırak yok. 10'dan fazla çırak yetiştirdim ama şimdi çırak yetişmiyor. Eskiden ilkokuldan çıktımı geliyordu. Şimdi çocuklar kaç yaşında okulu bitiriyor. O saatten sonra da mesleğe yönelmesi zor oluyor" diye konuştu. 

'BİZ KURTULDUK AMA GELECEK NESLİN İŞİ ZOR'

Mesleğin çırak yetişmemesi nedeniyle ölme noktasına geldiğini vurgulayan Özmen, şöyle dedi:

"Çırak olsaydı meslek devam ederdi ama çırak olmayınca meslek ölüyor. Herkes kendi ailesinden çırak yetiştirmeli. Çırak yetişmeyince bu meslek ölüyor. Sabah 8'den akşam 5'e kadar dükkanda çalışıyorum. Akşam 5'e kapatacağım diye bir şey yok. İş olursa çalışmaya devam ediyorum. 66 yaşında çalışmaya devam ediyorum. Allah sağlık verdiği müddetçe çalışmaya devam edeceğim. Biz kurtulduk ama gelecek neslin işi zor sanayide. İş, Alman usulüne dönecek, herkes kendi işini kendisi yapacak." 

Görüntü Dökümü:

-------------------------

Ahmet Özmen çalışırken

Ahmet Özmen'le röportaj  

Detay

263 MB/// 04.23"

 HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

Kaynak: DHA