Dha Yurt Bülteni-3

23.02.2018 10:08 | Son Güncelleme: 23.02.2018 10:08
Dha Yurt Bülteni-3

1)ZEYTİN DALI HAREKATI'NDA 35'İNCİ GÜN; 1873 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜSURİYE'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik 35 gündür sürdürülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1873'e yükseldi.

1)ZEYTİN DALI HAREKATI'NDA 35'İNCİ GÜN; 1873 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

SURİYE'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik 35 gündür sürdürülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1873'e yükseldi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nce (TSK), sınırda ve bölgede güvenlik ile istikrarın sağlanması, bölge halkının, teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarılması amacıyla Suriye'nin kuzeybatısında bulunan Afrin bölgesinde PKK/KCK/PYD-YPG'li ve DEAŞ'lı teröristlere yönelik 20 Ocak'ta başlattığı 'Zeytin Dalı Harekatı'nda 35'inci güne girildi. Türk savaş uçaklarının, teröristlere ait belirlenen hedefleri havadan bombaladığı harekat, karadan da topçu bataryaları ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) desteğiyle sürdürülüyor.

Genelkurmay Başkanlığı, 32 askerin şehit olduğu, 9 sivilin de hayatını kaybettiği harekatın son durumuna ilişkin bilgilendirme yapıldı. Bilgilendirmede 44'ü son 24 saatte olmak üzere harekatın başından bu yana toplam 1873 teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi.

HATAY, KİLİS, -

======================================================

2)ZMO BAŞKANI GÜNGÖR: ÖZELLEŞTİRME DURUMUNDA, ÜRETİM GEREKTİĞİ GİBİ OLMAYACAK

ZİRAAT Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Özden Güngör, hükümetin 14 şeker fabrikasının satışından vazgeçmesi gerektiğini belirterek, "Özelleştirme durumunda yarın, burada üretim gerektiği gibi olmayacak. Birçok pancar üreticisi üretim yapmayacak ve 'nişasta bazlı şeker' (NBŞ) üreten firmaların önünü açacak" dedi.

ZMO Genel Başkanı Güngör, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve ZMO Kahramanmaraş Şubesi iş birliğiyle düzenlenen 'Ziraat mühendisliğinde kariyer planlaması' konulu konferansa katıldı. Konferans öncesi konuşan Güngör, 14 şeker fabrikasının satışı dolayısıyla üzüntü duyduğunu belirtti. Şeker fabrikalarının, özelleştirilmesi yerine modernize edilip, alet ve ekipmanları yenilenerek, daha verimli hale getirilmesi gerektiğini savunan Güngör, şöyle konuştu:

"Hatırlarsanız 15 yıl önce 400- 500 bin aile pancar sektöründe çalışıyorlardı; ama şimdi bu yanlış politikalar nedeniyle 200 bin aileye düştü. Genel olarak bakacak olursak şeker pancarı üretimi dahil yan sanayisi, işçisi, nakliyesi, hepsini topladığında 10 milyon nüfus buradan geçimini sağlıyor. Yani devletin kamu mallarını bu şekilde satmak, özelleştirmek doğru değil. Gerçi Özelleştirme İdaresi 'Çiftçilerin haklarını koruyacağız üretimde bir sıkıntı olmayacak' diyor. Bunun Türkçe meali şu; yarın, burada üretim gerektiği gibi olmayacak. Birçok pancar üreticisi üretim yapmayacak ve nişasta bazlı şeker üreten firmaların önünü açacak."

'AVRUPA'DA NBŞ KOTASI YÜZDE 1, BİZDE YÜZDE 25 ARTIRILIYOR'

NBŞ'nin gerçek şeker olmayıp, mısırdan üretildiğine ve bunun da insan sağlığı açısından çok riskli olduğuna dikkat çeken Güngör, Avrupa ülkeleri ile ABD'de NBŞ kotalarının kısıtlanmış şeker türü olduğunu söyledi. Güngör, "Nişasta bazlı şeker ağırlıklı olarak Türkiye'de tatlılar, hamurlar, çorbalar, her türlü şekerlemelerde ve aklınıza gelecek birçok şeyde nişasta bazlı şeker kullanılıyor. gazlı içeceklerde de var. En büyük sorun da karaciğer de yağlanma, obezite ve kanser riski en yüksek olan kısımlardan bir tanesi Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığına göre. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir çalışmada nişasta bazlı şekerden kaynaklanan obezite oranı son 5 yılda yüzde 40 artmış ve kotalarını düşürdüler. Bazı Avrupa ülkelerinde nişasta bazlı şeker kotaları neredeyse sıfır, bazı yerlerde bir. Bizde ise nişasta bazlı şeker kotaları sürekli arttırılıyor, yüzde 15- 25 arttırılıyor. Çünkü nişasta bazlı şeker, şeker pancarı şekerine göre daha ucuz. Daha ucuz olduğu için sanayi kesimi bu şekeri tercih ediyor" diye konuştu.

'KÖYLERDE ÜRETİM YAPACAK İNSAN BULAMAYACAĞIZ'

Şeker fabrikalarının satışında, nişasta bazlı şeker sektörünün temsilcilerinin baskılarının olduğunu düşündüklerini belirten Başkan Güngör, hükümete özelleştirmeden vazgeçmesi çağrısında bulunarak, şunları söyledi:

"Devletin, hükümetin bu konuyla ilgili yeniden düşünmesi lazım, özelleştirme veya satılma işlemini geri çekmesi lazım. Buy fabrikaları daha aktif, daha faal, daha modernize bir şekilde yaparak bu kamu mallarını bizim korumamız lazım. Maalesef ülkemizde kamuya ait bugüne kadar birçok yerlerimiz satıldı. Hatırlayın, enerji sektörümüz olsun, hatta birçok bankalar, aklınıza gelebilecek birçok kurum kuruluşlar devredildi, satıldı, diskalifiye oldu. Eski et balık kurumumuz, Sümerbank, birçok kurum kuruluşlarımız elden çıktı. Bugün hepsi atıl durumda. Biz, Ziraat Mühendisleri Odası olarak Bakanlığı, hükümeti, bu konuda bir kez daha uyarıyoruz. Yani bu doğru bir yaklaşım değildir. Türkiye'de şeker üretiminde son derece sağlıklı bir üretimimiz var, insan sağlığı açısından da bir risk teşkil etmiyor. Bu sektöre hitap eden 10 milyon nüfus var. Bu üreticileri biz düşünmek zorundayız. Aksi taktirde Türkiye'de tarım toprakları bir taraftan daralırken, mera alanlarımız daralırken artık köylerde üretici kesimi azalırken bizim bu politikaları yeniden değerlendirmemiz lazım. Yoksa buradaki üreticilerin büyük bir bölümü yarın şehirlere gidecek. Zaten yapılıyor bu. Bu sefer köylerde üretimi yapacak insan bulamayız diye düşünüyorum."

14 FABRİKADA 4 BİN 410 KİŞİ ÇALIŞIYOR

ZMO'nun Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin 2016- 2017 dönemine ait verilerden derlediği bilgiye göre, özelleştirilecek Bor, Çorum, Kırşehir, Yozgat, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Turhal, Afyon, Alpullu, Burdur, Elbistan ve Muş'taki şeker fabrikalarında 4 bin 410 kişi çalışıyor. Bu 14 fabrikanın 125 bin 402 hektarlık ekim alanında 47 bin 758 çiftçi tarafından üretilen 7 milyon 6 bin 100 ton şeker pancarının işlenmesi sonucunda 946 bin 758 ton şeker, 322 bin 370 ton melas ile 2 milyon 74 bin 129 ton yaş küspe üretildi.

10 FABRİKA, 922 MİLYON DOLARA SATILMIŞ ANCAK İPTAL EDİLMİŞTİ

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca 2008'de özelleştirme kapsamında alınan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba'daki şeker fabrikaları; 2009'da yapılan ihaleyle 606 milyon dolara Ak-Can Şeker'e satılmış ancak itiraz üzerine ihale Danıştay tarafından iptal edilmişti. Satıştan vazgeçmeyen Özelleştirme İdaresi'nce 2 yıl sonra 10 şeker fabrikası, 2 ayrı portföyde satışa çıkarıldı. 2011'de yapılan ihalelerde Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba'daki şeker fabrikalarının yer aldığı portföyü 656 milyon dolarla Ak-Can Şeker, diğer portföyde yer alan Elbistan, Malatya, Erzincan ve Elazığ'daki şeker fabrikalarını ise 266 milyon dolarla Kolin-Limak Ortak Girişim Grubu almış; ancak toplam 922 milyon dolarlık satış, 2012'de başkanlığını dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından iptal edilmişti.

Görüntü Dökümü

---------------------

Özden Güngör

Güngör ile röp.

( Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 290 MB

=====================================================

3)DATÇA'DA İTÜ'DEN DEPREM ÇALIŞMASI

İSTANBUL Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinden oluşan bir ekip, geçen yıl 21 Temmuz'daki Gökova depreminden en fazla etkilenen Muğla'nın Datça ilçesindeki Reşadiye ve Karaköy mahallerinde hasar tespit belgeleme çalışmaları yürütüyor. Datça Belediyesi'nin talebi üzerine bölgeye gelen 5'i öğretim üyesi, 10'u yüksek lisans ve 20'si lisans öğrencisi olmak üzere toplam 35 kişiden oluşan ekip, deprem sonrası hasar görmüş yapıların tespiti ve restorasyon projelerinin yanı sıra Reşadiye ve Karaköy'ün kentsel SİT alanı sınırları içinde koruma projelerinin hazırlanması için çalışmalar yapıyor. 10 günlük bir çalışma sonunda hazırlanacak olan projeler, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu, Datça Belediyesi ve mülk sahiplerine öneri olarak sunulacak.

İYİLEŞTİRME YAPILMALI

İTÜ Mimarlık Fakültesi adına çalışmaları yürüten alan sorumlusu Yrd Doç. Dr. Yıldız Salman, başta kültür varlıkları olmak üzere hasar görmüş yapıların iyileştirme çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi. Salman, "Datça Belediyesi'nin talebi doğrultusunda mülk sahiplerine destek olmak amacıyla bu çalışmayı yürütüyoruz. Lisans öğrencileri, DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu) kapsamında, çeşitli hasar görmüş yapıların restorasyon projelerini hazırlayacaklar. Yüksek lisans öğrencileri ise Reşadiye ve Karaköy'ün bütünü için, bütüncül bir koruma yaklaşımı nasıl olmalı, çağdaş ekler nasıl düzenlenmeli gibi konularda çalışmalar yapacaklar" dedi.

"SORUN, YEREL YAPIM TEKNİKLERİ KAYNAKLI"

Çalışmaları yürüten öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Gülsün Tanyeli ise depremde hasar gören yapıların büyük çoğunluğunun, yerel yapım tekniklerinden kaynaklandığının tespit edildiğini belirterek, "Burada gördük ki, sivil mimarlık yapıları ve konutların çoğu, geleneksel olarak ilk yapımından kaynaklanın bazı problemlerden ötürü depremde ağır hasar görmüşler. Köşeler, ahşap atılların yeterli olmaması ya da bağlantılarının düzenli yapılmaması ve çatı konstrüksiyonlarına zaman içerisinde yapın müdahaleler, (çürüme ve değişiklikler vb) gibi nedenlere bağlı olarak yapılar ağır hasar almış. Yapılacak müdahalelerin hangi kapsamda olacağı, nelere dikkat edileceği gibi hususlar konusunda bir takım önerilerimiz olacak" diye konuştu. 

ACİLİYET GEREKİYOR

Yapılar dış etkenlere karşı açık bulundukça, depremden kaynaklanan hasarlar ilerleyeceğine dikkat çeken Tanyeli, "O yüzden kurumlar ile mal sahipleri arasında dinamik bir ilişki içerisinde, sürecin iyi yönetilmesi yararlı olacaktır. Bizim hazırlayacağımız uygulama rehberi doğrultusunda, gerek belediyenin, gerek diğer kurumların ve gerekse de koruma kurulunun bu aciliyete binaen, sorunları daha da ağırlaşmamak üzere hızlıca ele almalarını öneriyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------

İTÜ ekibi tarafından Reşadiye'de yapılan çalışmalardan görüntü

Öğrenciler hasar gören yapılar üzerinde tespit yaparlarken görüntü

Yrd Doç. Dr. Yıldız Salman ile röp.

Yrd Doç. Dr. Gülsün Tanyeli ile röp.

Haber- Kamera: Mehmet ÇİL/ DATÇA (Muğla),

======================================================

4)ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNDEN 'ZEYTİN DALI' KLİBİ

KIRKLARELİ'nin Üsküp Beldesi, Atatürk Ortaokulu öğrenciler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de terörist unsurlara yönelik sürdürdüğü Zeytin Dalı Harekatı'na destek vermek için klip çekti. 

Üsküp Atatürk Ortaokulu Müdür Yardımcısı Emrah Mutluer ile 7 öğrenci, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de terörist unsunlara yönelik sürdürdüğü Zeytin Dalı Harekatı'na destek vermek için klip hazırladı.Yaklaşık 1 hafta içinde hazırlananan klip, erkek öğrencilerin, 

'Her Türk asker doğar' sözleri ile başlıyor ve öğrencilerin Mehmetçiklerin kahramanlıklarını anlatımlarıyla sürüyor. Klipte, FETÖ/PDY terör örgütünün 15 Temmuz  darbe girişiminde, bulunduğu sırada  şehit düşen Ömer Halisdemir de anılıyor. Atatürk'ün Türk askeri için söylediği sözlerin de yer aldığı klip, 'Bayrak' şiirinin ardından, öğrencilerin hep bir ağızdan, 'Bir ölür, bin diriliriz'in söylenmesi ve öğrencilerin oluşturduğu TSK koreografisi ile sona eriyor. Sosyal medyada paylaşıyan klip büyük beğeni topladı.

Üsküp Atatürk Ortaokulu Müdür Yardımcısı Emrah Mutluer, klibi Afrin'de Zeytin Dalı Harekatı'na katılan kahraman Türk askerleri için hazırladıklarını söyledi. Mutluer,  "Atatürk'ün oldukça önem verdiği eğitim ordusunun bir neferi olarak öğrencilerimizi vatana, millete hayırlı bireyler olarak yetiştirmek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.  Gerek, operasyonda olan kahraman Mehmetçiğimize de bir nebze olsun destek olabilmek, yüreğimizin onlarla olduğunu hissettirebilmek için bu klibi hazırladık "dedi. Okul Müdürü Mustafa Akyüz de klibin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, "Kahraman Mehmetçik için ne yapsak hakları ödenmez. Rabbim muzaffer eylesin" dedi.

Görüntü Dökümü

--------------------------------

Öğrencilerin 'Her Türk asker doğar'ı söylemesi

Asker fotoğraflar

Öğrencilerin sözleri

Askerlerin tatbikat görüntüleri

Atatürk ve Türk askeri

Asker ve minik öğrenci

Çanakkale Savaşı görselleri

Öğrencilerin anlatımı

Öğrencilerin TSK yazısı oluşturması

Haber: Ali Can ZERAY/KIRKLARELİ,- 

=================================================

5)TRAFİKTEN MEN EDİLEN KAMYONLA KAZA YAPTI 

BURDUR'da, Mehmet Erciyes'in kullandığı plakasız kamyon ile Yaşar Özer yönetimindeki TIR'ın çarpıştığı kazada maddi hasar meydana geldi. İncelemede, kamyonun daha önce trafikten men edildiği ortaya çıktı. 

Burdur-Tefenni Karayolu'nda meydana gelen trafik kazasında tali yoldan ana yola çıkan Mehmet Erciyes yönetimindeki plakasız kamyon ile Tefenni istikametine seyreden Yaşar Özer'in kullandığı 07 P 6275 plakalı TIR çarpıştı. Sürücülerin yara almadığı kazada, TIR çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkarak refüje çıktı. Olay yerinde inceleme yapan polis, Mehmet Erciyes'in kullandığı kamyonun daha önce trafikten çekilen 42 YZ 510 plakalı araç olduğunu belirledi. Sürücüye 1.002 TL ceza yazılırken kamyon trafik otoparkına çekildi.

Görüntü Dökümü

--------------------------------

 - Kazaya karışan kamyonlar 

Yoldaki trafik  

Detay

93,8 MB/// 01.33"

 HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

=================================================

6)ESKİŞEHİR'DE RÖLYEF SERGİSİ

ESKİŞEHİR,- ESKİŞEHİR Büyükşehir Belediyesi Sanat Meslek Eğitim Kursları (ESMEK) kapsamında Emek Eğitim Merkezi'nde düzenlenen kağıt rölyef kursuna katılanların yaptıkları eserler sergilendi. 

ESMEK Emek Eğitim Merkezi'nde Nuray Yıldırım eğitmenliğindeki kursiyerlerin hazırlamış olduğu kağıt rölyef sergisi Büyükşehir Belediyesi Turgut Özakman Salonu'nda açıldı. 20 kursiyer tarafından 63 çalışmanın yer aldığı serginin açılışını Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Abdülkadir Adar ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt gerçekleştirdi. Kursiyerlerin çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve ortaya çıkan eserlerden mutlu olduklarını belirten Başkan Vekili Adar, belediyelerin görevlerinin yalnızca alt yapı ve üst yapı çalışmalarının olmadığını söyledi. Adar," Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal belediyecilik anlayışıyla ESMEK bünyesinde başta çocuklarımız ve kadınlarımıza olmak üzere ücretsiz kurslar ile hem aile bütçelerine katkıda bulunmalarını sağlıyor hem de kursiyerlerimize sosyal hayata katılabilecekleri ortamlar yaratıyoruz" dedi. 

Kağıt rölyef çalışmaları aynı fotoğrafın üzerindeki detayların kesilerek 10-12 katman halinde üst üste yapıştırılmasıyla oluşturulan çalışmalardan oluşuyor. Fotoğrafların üst üste yapıştırılmasıyla resme üç boyutlu bir görünüm sağlandıktan sonra çiçek, yaprak gibi materyaller yapıştırılarak da resimlerdeki gerçeklik arttırılıyor. 

Görüntü Dökümü:

-Sergi açılışına katılanların,

-Sergiyi gezenlerin,

-Büyükşehir Belediye Başkan vekili Abdülkadir Adar'ın konuşması,

-Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un konuşmasından çekilen görüntüler bulunuyor.)

Haber-Kamera: ESKİŞEHİR,

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title