Dha Yurt Bülteni-3

Dha Yurt Bülteni-3

1)BURSA'DA KÖPRÜDE EL YAPIMI PATLAYICI İNFİLAK ETTİ: 1 POLİS YARALI BURSA'nın merkez Yıldırım ilçesinde dere üzerindeki yaya köprüsüne bırakılan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 1 polis memuru yaralandı.

Dha Yurt Bülteni-3

1)BURSA'DA KÖPRÜDE EL YAPIMI PATLAYICI İNFİLAK ETTİ: 1 POLİS YARALI

 

BURSA'nın merkez Yıldırım ilçesinde dere üzerindeki yaya köprüsüne bırakılan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 1 polis memuru yaralandı. Olay, Merkez Yıldırım ilçesi Hacivat Mahallesi'nde saat 08.00 sıralarında Hacivat Deresi üzerindeki yaya köprüsünde meydana geldi. Köprüye bırakılan poşet içerisindeki el yapımı patlayıcı bir anda infilak etti. Patlamada köprüden geçen Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli bir polis memuru hafif yaralandı.  Patlamanın ardından olay yerine ambulans ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yaralı polis memuru, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Patlama nedeniyle köprüde küçük çaplı hasar meydana geldi. Bursa İl Emniyet Müdürü Osman Ak, olay yerine gelerek bilgi aldı, incelemelerde bulundu.

Polis ekipleri, pattlayıcı bırakan kişi ya da kişileri yakalamak için çalışma başlattı. 

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Enver Fatih TIKIR- Mehmet İNAN/BURSA, - 

==========================================================

2)ÇANAKKALE'DE FIRTINA NEDENİYLE GÖKÇEADA'YA TÜM SEFERLER İPTAL

ÇANAKKALE'nin Gökçeada ilçesine olumsuz hava şartları nedeniyle bugün yapılması planlanan tüm feribot seferleri iptal edildi. Kuzey Ege'deki etkili fırtına yüzünden, bugün Gökçeada'ya yapılması planlanan tüm feribot seferleri iptal edildi. Çanakkale Boğazı ile adalar arasında deniz ulaşımını sağlayan Gestaş A.Ş. yetkilileri, olumsuz hava koşulları nedeniyle bugün Gökçeada-Kabatepe arasında yapılması planlanan, Kabatepe'den Gökçeada'ya saat 09.00-17.00 seferleri ile Gökçeada'dan Kabatepe'ye saat 07.00-13.00'deki feribot seferlerinin iptal edildiğini duyurdu. Çanakkale Boğazı'ndaki diğer hatlardaki seferler ise normal olarak devam ediyor.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Gestaş Feribot iskelesinden görüntü.

-Boğazda sefer yapan gemilerden görüntü.

Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ ÇANAKKALE,

1 dakika 1 saniye. 114 MB.

==============================================

3)POLİS, KOKOREÇÇİDE GARSONU TOKATLADI, İŞ YERİ SAHİBİNE TABANCA DOĞRULTTU

KARAMAN'da komiser yardımcısı E.E., üç meslektaşıyla gittiği kokoreççide, kendileriyle ilgilenilmediğini öne sürüp, garsonu tokatladı, tartıştığı iş yeri sahibini yumruklayıp, başına tabanca doğrulttu. Çıkan arbede sırasında, E.E.'nin yanındaki özel harekat polisi B.Ş. de garsonu dövdü. Olay, iş yerindeki güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, geçen 28 Ocak'ta saat 23.00 sıralarında Alacasuluk Mahallesi Özcan Genç Caddesi'nde meydana geldi. Konya Emniyet Müdürlüğü Bosna Hersek Polis Merkezi'nde görevli komiser yardımcısı E.E., Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nde görevli özel harekat polisi B.Ş. ve Konya'da görevli iki meslektaşıyla birlikte memleketi Karaman'da, Fatih Taşkıran'a ait kokoreççiye gitti. Komiser yardımcısı E.E. yemek yerken, yanına garsonu çağırdı ve iddiaya göre 'Neden bizimle daha çok ilgilenmiyorsunuz?' diyerek kulağını çekip, tokat attı.

Yemeğin ardından 4 polis, hesabı ödemek için kasaya gitti. Kasada duran iş yeri sahibi Fatih Taşkıran, E.E.'ye, 'Elemanımızın bir kusuru mu oldu, neden tokat attınız?' diye sordu. E.E. de tepki gösterip, Taşkıran'ı yumruklamaya başladı. Taşkıran da kasanın yanındaki kolonya şişesiyle polise vurarak karşılık verdi. Bu sırada polislerden biri kavgayı önlemeye çalıştı. Diğer özel harekatçı B.Ş., önce kavgayı ayırmak isteyen iş yeri çalışanlarının arbedenin yaşandığı alana gelmesini engelledi, ardından da servis yapan garsonu dövdü.

TABANCASINI, İŞ YERİ SAHİBİNİN BAŞINA DAYADI

Kavga sırasında komiser yardımcısı E.E., belindeki tabancasını çıkarıp, iş yeri sahibi Fatih Taşkıran'ın başına doğrulttu. E.E.'nin tabancayı çıkarması üzerine diğer müşteriler korku ve panik içinde dışarı kaçtı. Kavga, içerideki bir polis memuru ve diğer iş yeri çalışanları tarafından güçlükle sona erdirildi. Bir iş yeri çalışanının dışarı çıkarmaya çalıştığı E.E., bu sırada önündeki bir müşteriye de tokat attı. İş yerinden çıkan E.E. ve diğer polisler, büfenin önünden ayrıldı. Olay, iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

İFADELERİNİN ARDINDAN SERBEST BIRAKILDILAR

Kokoreççideki diğer müşterilerin çağırdığı polis ekibi, 4 meslektaşını ifadelerini almak üzere polis merkezine götürdü. İfadeleri alınan polislerle ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

'VATANDAŞI KORUMASI GEREKEN SİLAHI, VATANDAŞA DOĞRULTTU'

Yaşananları anlatan kokoreççi Fatih Taşkıran, polis memurlarından şikayetçi olduğunu belirterek, "Bu tür kişilerin devleti temsil edemeyeceğini belirtmek istiyorum. O gün orada masum onlarca kişiye zarar verebilirlerdi. Bu kişilerden şikayetçiyim. Beni maddi, manevi zarara uğrattılar. Bu kişilerin gerekli cezaları almalarını istiyorum. Ben dükkanımın karşısında bulduğum iki adet boş kovanı da karakola teslim ettim. Çünkü dışarı çıktığında havaya ateş açmış. Vatandaşları koruması için verilen silahı, vatandaşa doğrultanlardan şikayetçiyim" dedi.

Görüntü Dökümü 

--------------------

_ Güvenlik kamerası E.E.'nin garsonu yanına çağırması 

E.E.'nin garsonun kulağını çekip tokat atması 

Garsonun ayrılması 

-E.E.'nin yemeğine devam etmesi 

Müşterilerden detay

E.E. ve arkadaşlarının hesap ödemeye gelmesi 

E.E.'nin iş yeri sahibine yumruk atıp saldırmadı 

Arbede 

B.Ş.'nin garsonu dövmesi 

E.E'nin beylik tabancasını çıkartıp iş yeri sahibinin başına dayaması 

Kavgayı ayırmaları 

Müşterilerin panik ve korku koşuşturmaları 

E,E,'nin dışarı çıkartılması 

Genel ve detay

Haber: Muammer ŞEN KARAMAN DHA)

============================================

4)ALAKIR'DA O ÇİFTİN 116 GÜNLÜK SUSUZLUĞA MAHKEME KARARIYLA BİTTİ

ANTALYA'nın Kumluca ilçesindeki Alakır Vadisi'nde, HES'lere karşı verdikleri mücadeleyle tanınan ve toprak evlerinin hemen yanındaki arazi kazılıp, yer altı su kaynağı HES şirketi tarafından kesilen Tuğba Günal- Birhan Erkutlu, 116 günün sonunda mahkemeye kararıyla sularına kavuştu.Beydağları'nın zirvesinden doğup, Kumluca'dan Akdeniz'e dökülen, yaklaşık 70 kilometrelik Alakır Nehri'nin bulunduğu, 15 yıl önce dağlık köy konumundaki Kuzca Mahallesi'ne yerleşen Tuğba Günal- Birhan Erkutlu, yıllardır HES'lere karşı verdikleri mücadeleyle tanınıyor. Son olarak geçen yılın Aralık ayında, Bakanlar Kurulu kararıyla Alakır'da 2 HES projesinin bulunduğu 724 bin metrekarelik alan 'Kesin Korunacak Hassas Alan (Birincil)', 8 milyon 322 bin metrekarelik alan 'Nitelikli Doğal Koruma Alanı (İkincil) ve 251 bin metrekarelik alan da 'Sürdürülebilir ve Kontrollü Kullanım Alanı (Üçüncül)' ilan edildi. Bu karar sonrasında, 3 HES projesi de yapılamaz hale geldi.

İSTANBUL'U BIRAKIP DOĞAYI SEÇTİLER

Tuğba Günal- Birhan Erkutlu çifti, yaklaşık 15 yıl önce, İstanbul'un lüks semtlerindeki yaşamlarını bırakıp, Alakır Vadisi'nde nehre yakın arazi satın aldı. Çift, önce çadırda ardından 'yuva' adını verdikleri toprak evlerinde yaşamaya başladı. Çiftin, toprak evlerinin de bulunduğu kırsal alandaki arazilerinin yanındaki arazi, 'Metamar- Dedegöl' enerji şirketinin şantiye şefi tarafından satın alındı. Çiftin arazisine yeraltından giden su kaynağı, kepçeyle kazılarak, yönü değiştirildi.

200 METREDEN SU TAŞIYORLARDI

Sularının kesilmesinden sonra 116 gündür 200 metre uzaklıktaki Alakır Nehri'nden bidonlarla engebeli arazide taşıdıkları suyla hayat mücadelesi veren çift, Kumluca 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ihtiyati tedbir talebiyle 'suya el atmanın önlenmesi' suçlamasıyla dava açtı. Mahkeme heyeti, verdiği ara kararda, doğal kaynak suyunun bulunduğu çeşmeden tedbiren boru hattı geçirilerek, çiftin su ihtiyacının karşılanmasına karar verdi. Heyet, bu konuda da icra müdürlüğünü görevlendirdi. Mahkeme kararı doğrultusunda çifte, bugünden itibaren su verilmeye başlandı.

HES ŞİRKETİNİN HAYRATINDAN SU ÇEKİLDİ

Mahkeme kararını sevinçle karşılayan çift, icra memuru ve bilirkişi gözetiminde su tesisat ustası tarafından sularının götürüldüğü hayrattan yaşam alanlarına su hattı döşendiğini açıkladı. Bu süreçte maddi ve manevi desteğini, duasını, ilgisini, sevgisini eksik etmeyen dostlarına sosyal medya üzerinden yaptıkları ortak açıklamayla teşekkür eden çift, "Mahkemenin aldığı bu ara karar ile birlikte 116 gün sonra suyumuza kavuşmuş olduk. Hukuki süreç devam edecek. Davanın sonunda da adaletin nihai olarak yerini bulacağına ve bizi susuz bırakmayacağına inanıyoruz" dedi.

MAHKEME MASRAFLARI İÇİN TUVAL SATIŞI

Sularının kesilmesi nedeniyle açtıkları davanın masrafını karşılayabilmek için 1999 yılında yaptığı 'Binyılın Son Tuvalleri' serisinden, 'Çölde' adlı, bez üzerine akrilik çalışmasını 5 bin liraya sattığını kaydeden Birhan Erkutlu, davanın ek masraflarını karşılayabilmek için yine aynı seriden 'Sirk' adlı 109x109 santimetre boyutunda, bez üzerine karışık malzemeyle yaptığı çalışmayı da satılığa çıkardığını belirtti. Erkutlu, "HES'lere karşı açtığımız davaların masraflarını oluşturduğumuz Alakır'ın Sesi müzik albümleri ile karşılamıştık. Nehri korumaya aldırıp o bölgede planlanan 2 HES'i iptal ettirdik. Şimdi de kendi suyumuzu HES'çilerden geri almak için resim çalışmalarımızı satıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü:

----------------------

Birhan ve Tuğba Erkutlu çiftinin bahçe girişinde karşılaması

HES şirketinin yaptırdığı hayrat çeşme ve havuzdan detay

Su borularından detay

DHA Muhabiri Mehmet Çınar'ın suların kesilmesinin nedenini anlattığı anons

Birhan ve Tuğba çiftinin yaşam alanlarından detay

Birhan Erkutlu röp

Vadiden detaylar

Su akan çeşmeden detaylar

Tuğba'nın çeşmeden bardak yıkaması

Birhan röp (suyun kesilmesine neden olan kazı alanında)

Alakır Nehri'nden detaylar

Birhan Erkutlu'nun uğurlaması (güle güle görüşürüz diyerek el sallıyor)

6,58 DK///758 MB 

Mehmet ÇINAR - Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA,  

=======================================================

5)EŞİNİN OTOMOBİLİNE BOMBA DÜZENEĞİ YERLEŞTİREN SANIK: ÖLDÜRME KASTIM YOKTU

ZONGULDAK'ın Ereğli ilçesinde boşanma davası açan eşi Yeliz Ö.'nün otomobilinin altına internetten inceleyerek çocuğunun oyuncak arabasının parçaları ve dinamitle yaptığı bomba düzeneğini yerleştiren Sezai Ö.'nün 20 yıl hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanmasına başlandı. Bomba düzeneğini eşini korkutmak amaçlı aracın altına yerleştirdiğini, gerçekçi olsun diye dinamit kullandığını söyleyen Sezai A., "Kesinlikle öldürme kastım yoktu, korkutmak amacıyla çocuğun oyuncak arabalarından yaptığım düzeneği aracına yerleştirdim" dedi.

Geçen 18 Temmuz'da meydana gelen olayda Sezai Ö., boşanma aşamasında olduğu eşi Yeliz Ö.'nün aracının altına bomba düzeneği yerleştirdi. Ereğli'de bir fabrikada çalışan Yeliz Ö. iş çıkışı evine gitmek için otomobiline bindi. Yeliz Ö.'nün aracının altından sarkan kabloları fark eden görevliler, aracı durdurdu. Yeliz Ö. ve görevliler, aracın altındaki bomba düzeneğini görünce uzaklaşarak polise haber verdi. Çevre güvenliğinin alınmasının ardından bomba imha uzmanı düzeneği fünye ile patlatarak etkisiz hale getirdi.

SAHTE SANILDI AMA GERÇEK ÇIKTI

Polis tarafından incelenen bomba düzeneği üzerindeki oyuncak malzemelerinden dolayı sahte sanıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şubesi yaptığı incelemede bombanın gerçek dinamitle hazırlandığı, ateşleme düzeneğinin olmadığını ancak herhangi bir statik elektrik halinde bombanın patlayabileceği yönünde rapor tuttu. Polis tarafından gözaltına alından bir fabrikada çalışan Sezai Ö., 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan tutuklandı.

20 YIL HAPSİ İSTENİYOR

Cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianamenin ardından Sezai Ö. hakkında 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Zonguldak 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede Sezai Ö.'nün ayrılma aşamasında olduğu eşinin aracına el yapımı bomba düzeneği koyarak öldürmeye teşebbüs ettiği belirtildi. Davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Sezai Ö. ve avukatı hazır bulunurken, eşi Yeliz Ö. katılmadı.

'BOMBAYI KOYDUM ANCAK ÖLDÜRME KASTIM YOKTU'

Sezai Ö., bomba düzeneğini aracın altına koyduğunu kabul ederek, "Doğrudur ben koydum. Koymadım demiyorum. Eşimle boşanma aşamamız vardı. Öldürme kastım kesinlikle yoktu. Çocuğun oyuncak arabalarını söktüm ve onla gelişi güzel yaptım. Sıkıntılı bir boşanma sürecimiz vardı. Ben çocuğumuz olduğu için boşanmak istemiyordum ama o istiyordu. Boşanmamak için böyle bir yola başvurdum. Kesinlikle öldürme kastım yoktu, korkutmak amacıyla çocuğun oyuncak arabalarından yaptığım düzeneği aracına yerleştirdim. Polisler beni aradığında Alaplı'daydım. 20 kilometre uzaktaydım. Öldürme kastım olsa bu kadar uzaklaşmazdım" dedi.

Mahkeme başkanının 'Dinamit kullanmışsın. Niye öldürme kastın yoktu da gerçek dinamit kullandın?' sorusunu Sezai Ö., "Gerçekçi görülsün diye dinamit kullandım. Ben kabloları yerleştirdim, gelişi güzel bağladım. Bu şekilde patlayacağını düşünmüyordum. Emniyette bomba yapımını internetten öğrendiğimi söylemedim. Ben oyuncaklardan yaptım. Ben internetten gelişi güzel baktım. Oyuncak arabadan söktüğüm kabloları gelişi güzel bağladım" diyerek cevapladı.

Mahkeme heyeti, Sezai Ö.'nün tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Olay yerinde Yeliz Ö.'nün beklemesi(arşiv)

-Polisin araca müdahalesi arşiv görüntüsü

-Sezai Ö.'nün tutuklanması(arşiv)

-Adliyeden detaylar

-Olay yeri fotoğrafları(arşiv)

-Sezai Ö.'nün fotoğrafı(arşiv)

Dosya Adı: zngdava

Süre: (6.26) Boyut: (392 MB)

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

========================================================

(ÖZEL)

6)'DUMAN', 6 AYDIR ÖLEN SAHİBİNİN KAPISINDA BEKLİYOR

ANTALYA'da trafik kazasında ölen Gamze Yılbaş'ın (17) kedisi 'Duman', 6 aydır genç kızın odasının önünde bekliyor. Acılı aile ise aylar geçmesine rağmen olaya ilişkin hala iddianame hazırlanmamasına isyan etti.

Kaza, geçen 19 Temmuz'da saat 07.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Sakıp Sabancı Bulvarı'nda meydana geldi. Medikal Koleji'ni bitirip özel hastanede staj yapan Yaren Su Şayli (18) ve Gamze Yılbaş, arkadaşları İlayda Kılıç'ın kullandığı 07 BBT 99 plakalı otomobile binerek hastaneye doğru yola çıktı. Aşırı hızlı olduğu iddia edilen otomobil, Sakıp Sabancı Bulvarı'nda kontrolden çıkarak, reklam tabelası ve refüjdeki demir çitlere çarpıp taklalar attı. Otomobilin arka koltuğundan yola fırlayan Gamze Yılbaş, olay yerinde yaşamını yitirdi. Kendi imkanlarıyla araçtan çıkan İlayda Kılıç, ambulansla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Yaren Su Şayli de Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldü.

AİLE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Kazadan bir ay sonra Gamze Yılbaş'ın ailesi, sürücü İlayda Kılıç hakkında 'taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma' suçundan Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ailenin avukatı Bilge Kağan Konyalıgil, olay günü araç sürücüsünün ifadesinde, sol şeritte bulunan trafikteki araçların yavaşladığı ve trafik sıkışınca da kendisinin sağa sinyal vererek orta şeride geçtiğini belirttiğini hatırlatarak, "Yine sürücü, arkadan gelen plakasını alamadığı, markasını bilmediği, rengini beyaz olarak hatırladığı bir aracın süratle gelip kendisini sıkıştırdığını, ardından korna çaldığını, paniklediğini ve sinyal vererek sol şeride geçtiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybettiğini belirtmiş. Bu ifadeler doğrultusunda da 4. Sulh Ceza Hakimliği de şüphelinin, yurt dışına çıkmamak suretiyle adli kontrol tedbirine tabi tutulmasına karar vermiş" dedi.

Kazanın oluş şeklini güvenlik kameralarının net olarak ortaya koyduğunu ifade eden avukat Konyalıgil, "Görüntüler kazanın oluşumunun şüphelinin anlatımlarını doğrular nitelikte olmadığını ortaya çıkmıştır. Şüpheli kendisinin başka bir araç tarafından sıkıştırıldığını beyan etmiş, ancak böyle bir araç kamera görüntülerinde yok. Kaldı ki otobüs kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere şüphelinin tehlikeli araç sürdüğü, kaza gerçekleşmeden 2 saniye öncesinde makas attığı açık bir şekilde görülmektedir. Somut olayda şüphelinin şehir içinde makas atarak hızlı ve tehlikeli bir şekilde araç sürdüğü açıktır. Bu şekilde araç süren bir kişinin kaza yapabileceğini öngörmesi muhtemeldir. Kazanın gerçekleşme saati de dikkate alındığında, işe yetişmek için her türlü neticenin kabullenildiği açıktır. Dolayısıyla somut olayda öncelikle olası kastla hareket edildiğini düşünmekteyiz. Aksi düşünülse bile somut olayın şartlarına göre şüphelinin bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü zorunludur. Sonuç olarak, şüphelinin tutuklanmasına karar verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.

'KAHVALTI BİLE YAPMADAN, AÇ KARNINA ÖLDÜ ÇOCUĞUM'

27 yaşında bir de erkek çocuk annesi olan Döndü Bora ise İlayda Kılıç'ın tek kızının ölümüne neden olduğunu belirterek, cezasını çekmesini istedi. "Ülkemizde adalet varsa yerini bulsun" diyen Döndü Bora, "6 aydır bir mahkeme görülmedi. Tek dosya elimize gelmedi. Kimseden ses seda çıkmıyor. Karşı taraf işinde gücünde biz yaşamıyoruz. Babası, ailem yaşamıyor. Gamze bizim umudumuzdu hepsi gitti" dedi. Ölen kızının kişisel eşyalarını arkadaşlarıyla birlikte Çocuk Esirgeme Kurumu'na verdiklerini kaydeden Döndü Bora, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Özel olan diğer eşyasına dokunmadım. Hepsi aynı duruyor. Bebeklik oyuncakları, ana sınıfı, ilkokul eşyaları, gitarı, içtiği sudan saatine varıncaya kadar her şeyi burada. Kızımın cüzdanını yanımda taşıyorum. İçindeki 5 TL son harçlığıydı. Kahvaltı bile yapmadan, aç karnına öldü benim çocuğum. 6 ay oldu kızımı kaybedeli. 6 aydır hiçbirimiz yaşamıyoruz. İlaçlarla ayakta duruyoruz. 17 yıldır gözüm gibi baktığım çocuk artık yok. Şimdi boş çarşaflara sarılıp yatıyorum. Tek söylemek istediğim. Karşı tarafın vicdanı rahat mı? Rahat uyuyabiliyorlar mı? Adaletimiz rahat mı? Çok merak ediyorum."

'KAPININ ÖNÜNDEN AYRILMIYOR'

Her sabah işe giderken kendisinin yaptırdığı ve üzerinde kızının fotoğraflarının bulunduğu yorgan ve yastıklarına 'Allahaısmarladık' dediğini, akşam geldiğinde ise 'İyi geceler' dediğini sözlerine ekleyen Döndü Bora, "Ondan hatıra kalan kedimiz 'Duman' var. O çok kötü. Fırsatını bulduğu takdirde ya yatağın üzerinde ya da içerisine giriyor. Ama mutlaka odasında. Duman artık doğru dürüst yemek yemiyor. İnanılmaz derecede zayıfladı, tüy döktü. Veterinerlere götürdük. Hala kızımı arıyor. Kapının arkasında bekliyor. Kapı açıldığında giriyor ve buradan ayrılmıyor."

İzmir'de oturan baba İsmet Yılbaş da Türkiye'de hak ve hukuk kalmadığını belirterek, "6 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanamıyorsa adalete nasıl güvenelim. Cumhurbaşkanı da Adalet Bakanı da sesimi duysun. İlla ki insanlar kendi kanunlarını, kendi cezalarını kendileri mi kessin. Hukuka güven olmayacak mı" diye konuştu.

Dede Cemal Bora ise torununu bebekken hastaneden kendisinin alıp eve getirdiğini belirterek, "Ben bu evleri onlar için yaptım. Annesi, biz perişanız. 6 aydır ne adalet, ne kanun var. Bu kazayı 17 kamera izledi. Emniyet müdürü açıklama yaptı. Hızdan dolayı bu kazanın olduğunu söyledi. Bu adalet daha ne bekliyor? İddianame bile hazırlanamadı. Adalet istiyoruz" dedi.

Gamze Yılbaş'ın küçükken sahiplendiği 'Duman' adlı kedisi, genç kızın oda kapısının açılması için sık sık tırmalıyor. Açılan kapıdan giren Duman, sahibinin dolapta asılı kıyafetlerini koklayıp yatağının üzerinde uyuyor.

Görüntü Dökümü

---------------

Ölen kızın odasında kişisel eşyalarından görüntüler

Anne Döndü Bora röp

Dede Cemal Bora röp

Baba İsmet Yılbaş ile İzmir'den cep telefonu ile görüntülü röp

Kedinin kapı önündeki beklemesi

Kedinin kapıyı koklaması

Kedinin kapıyı tırmalaması

Kedinin içeride ölen kızın kıyafetlerini koklaması

Annenin ağlayarak kızının diplomasını ve kendisine kızının hediye ettiklerini anlatması ve mezuniyet albümünü göstermesi

Yanına gelen kediyi annenin kucaklaması

1.01 GB - 9.19'

Görüntü Dökümü

---------------

Arşiv 19 temmuz 2017 

-Polisin inceleme yapması

-Takla atan araçtan görüntü

-Demir çit ve tabeladan görüntü

-Yolda bulunan genç kızın cesedinden görüntü

-Opak fotoğraf

-Detaylar

"193 MB- 1 DK 43 SN"

Görüntü Dökümü

---------------(Arşiv 03 Ağustos 2017

Takla atan aracın görüntü

Kalabalıktan görüntü

(Haber-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA,

=========================================================

7)HEYELAN BÖLGESİNE 4 BİN 500 FİDAN DİKİLDİ

KOCAELİ'nin içme suyu ihtiyacının büyük bir bölümünün sağlandığı Yuvacık Barajı çevresindeki dağlarda heyelan meydana geldi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi düzenleme yaptığı 27 bin metrekarelik heyelan bölgesine 4 bin 500 fidan dikti.

Başiskele'de 51 milyon metreküp kapasiteli Yuvacık Barajı çevresindeki dağlarda biriken karların erimesi sonucu topraktaki yumuşamaya bağlı olarak heyelan meydana geldi. Barajın batı kısmında bazı bölgelerde heyelan meydana gelmesi sonucu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri, heyelan olan bölgede iş makineleriyle düzenleme çalışması yaptı. 27 bin metrekarelik bölgeye farklı türlerde 4 bin 500 fidan dikildi. Çalışmalarda orman ağaçlarının yanı sıra yüzlerce dut, erik, hurma, ıhlamur, incir, kiraz, muşmula, vişne ve toros sediri dikildiği öğrenildi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Heyelan olan bölge

-Heyelan sonrası ağaçlandırılan alan

-Barajdan detaylar

-Anons

Haber: Ergün AYAZ-Kamera: Dinçer AKBİR-BAŞİSKELE-DHA

===========================================================

8)KIRIKKALE DE UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA 3 KİŞİ TUTUKLANDI  

KIRIKKALE'de polisin gerçekleştirdiği uyuşturucu operasyonunda 3 kişi tutuklandı.

Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, Bahşılı ilçesi girişinde şüphe üzerine bir ticari taksi durduruldu. Durdurulan araç içerisinde bulunan  D.Y. ve  H.E.'nin üzerinde yapılan aramada 500 gram poşet içerisinde esrar maddesi ele geçirildi. Zanlıların ifadesi sonrası merkeze bağlı Hacılar beldesinde narkotik ekipleri O.A. adlı kişinin evinde narkotik köpeği 'ares' ile arama yaptı. Yapılan aramada bahçe içerisindeki inşaata gizlenmiş 400 gram esrar maddesi ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen D.Y., H.E. ve O.A. 'uyuşturucu madde ticareti' yapmaktan tutuklanarak Keskin Cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Narkotik köpeği ile uyuşturucu aranması

Erhan GÖĞEM/KIRIKKALE,