Dha yurt bülteni - 24
Haberler » Güncel » Dha yurt bülteni - 24 - Haber

Dha yurt bülteni - 24

Bilal Erdoğan: Kurumları iftiralarla kirletenlere izin vermemeliyizDENİZLİ'de, Türkiye Gençlik STK'ları Platformu tarafından düzenlenen 'Ege Buluşmaları' toplantısına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu TGSP Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, STK'ların karşılıklı...

Dha yurt bülteni - 24

Bilal Erdoğan: Kurumları iftiralarla kirletenlere izin vermemeliyiz

DENİZLİ'de, Gençlik STK'ları Platformu tarafından düzenlenen 'Ege Buluşmaları' toplantısına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu TGSP Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, STK'ların karşılıklı iletişim kuramadığını belirterek, "Karşılıklı bir iletişim yapmıyoruz. Biz bunu TÜRGEV'de yaşadık, ondan önce de Deniz Feneri'nde onu yaşadık. Ensar Vakfı'nda bunu yaşadık. Şimdi Türkiye'de Deniz Feneri çok başarılı işler yaparken, FETÖ ve Alman istihbaratının ortak operasyonuyla ciddi bir dosya hazırlanıp üzerlerine gidince bizim kendi insanımız bile Deniz Feneri'ne bağışları kesti. İçeriye bir tane yanlış insan karışır bir hata yapar, onun hatasıdır. Burada bir kurum zan altında bırakılmamalıdır. Kurumları iftiralarla kirletenlere izin vermemeliyiz" dedi. 

Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Türkiye Gençlik STK'lar Platformu Ege Buluşmaları İstişare toplantısına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu TGSP Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan başta olmak üzere 11 ilden gelen STK temsilcileri ve üyeleri katıldı. Toplantıda önce STK temsilcilerinin soruları alındı. Ardından Bilal Erdoğan, genel bir konuşma yaparak sorulara cevap verdi. Konuşmasında STK'ların karşılıklı iletişim kuramadığını belirten Erdoğan, bunu TÜRGEV'de, Deniz Feneri'nde, Ensar Vakfı'nda yaşadıklarını ifade ederek, "Buraları böyle mevzi hadiselerle veya iftiralarla kirletmelerine izin vermemeliyiz. Kurumlarımızla ilgili çıkan şeylerde gönül rahatlığıyla savunmalıyız arkadaşlar. Olsa olsa içeriye bir tane yanlış insan karışır bir hata yapar onun hatasıdır. Burada bir kurum zan altında bırakılmamalıdır." dedi.

"SIRTIMIZI BELEDİYE VE DEVLETE DAYAYARAK İŞ YAPMA HASTALIĞINA YAKALANMAYALIM"

Bilal Erdoğan, özellikle son günlerde öğrenci yurt  meselesini konuştuklarını ve illerde bulunan yurtların değerlendirilerek stratejik ve akıllı davranmak gerektiğini belirterek, "Devlet, YURTKUR'un FETÖ'den boşalan yurtları çok küçük olduğu için işletmiyor. Çünkü YURTKUR bir yerde yurt açtığı zaman 30-40 personelle açıyor. Ona göre personeli var, müdürü var. Şimdi 100 kişilik FETÖ yurdunu, YURTKUR alamaz işletemez, istemiyor. 'Bu verimsizlikte bir yurt işletmeciliğini ben yapamam' diyor. Kim işletecek. Bu yurtlardan çıkan çocuklar kimin yurtlarına gidecek. 'Kimin yurtlarına gidecekse onlara emanet etmem lazım' dedi devlet. Çok mantıklı şekilde. Bizim maddi imkanlarımız bu yurtların  altından kalkacak boyutta olmadığı için şuan bir çok ulusal faaliyet gösteren TGSP üyesi olan vakıf ve derneklerimizin ciddi mali sıkıntıları olduğunu söylemeliyim. Onun için hep ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız. Sırtımızı sadece belediye ve devletlere dayayarak iş yapma hastalığına yakalanmamaya çalışmalıyız. Bu bir hastalık haline gelmemeli. Mevzi olarak ihtiyacımız olduğu zaman başı sonu belli bir şekilde elbette yapılabilir." diye konuştu.

"YERİMİZE GELECEK GENÇLER YETİŞTİRMEMİZ LAZIM"

STK'ların gençlere yönelmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öncelikle gençlere yönelik çalışmalar yapmamız lazım. Burada konuşan büyüklerimizden bir tanesi dedi ki, 'yerimize gelebilecek gençler yetiştirmek lazım' dedi. Herhalde yerimize geçebilecek adam yetiştiremiyoruz ki, gençlik STK'larında yaş ortalaması 50, özeleştiri de yapmamız lazım. Ne yapıp edip, TGSP'nin bir farkı hani burda yaş ortalaması biraz 35 - 40 civarına yaklaştı galiba. 5 yıldır çalışıyoruz tabi yaş ortalaması da artıyor. Ama komisyonlarımızın hepsinde 20'li yaşlarda arkadaşlarımızın çalışmasına özen gösteriyoruz. ve gerçekten işin bütün hammaliyesini, yapılacak projeleri belirlemeyi ve sürdürmeyi o genç arkadaşlarımız yapıyor. Ama inanın gençlere yaptırabildiğimiz zaman gençlere ulaşabiliyoruz. Çünkü bizim anlamadığımız, bizim dialog kuramadığımız yaş grupları ve kesimlerle gençler kendileri dialog kurabiliyorlar."

"KURUMLARIMIZIN İFTİRALARLA KİRLETİLMESİNE İZİN VERMEMELİYİZ"

Erdoğan konuşmasında, STK'ların karşılıklı iletişim kuramadığını belirterek, şunları söyledi:

"Karşılıklı bir iletişim yapmıyoruz. Biz bunu TÜRGEV'de yaşadık, ondan önce de Deniz Feneri'nde onu yaşadık. Ensar Vakfı'nda bunu yaşadık. Şimdi Türkiye'de Deniz Feneri çok başarılı işler yaparken, FETÖ ve Alman istihbaratının ortak operasyonuyla ciddi bir dosya hazırlanıp üzerlerine gidince bizim kendi insanımız bile Deniz Feneri'ne bağışları kesti. Aldığı bağışlar ve yardımlar 10'da 1'e düştü. Biz de sahip çıkmadık, kimse de sahip çıkmadı. 'Aman Deniz Feneri'ne sürtünürsem bana da bir şey olur mu? Sonra Ensar'a sürtünürsem bana birşey olur mu? Ondan sonra acaba Türgev'de adım anılırsa iyi olur mu?' Böyle böyle biz sürekli devamlı mevzi ve kurum kaybediyoruz. İmam hatiplerle ilgili hala bir mücadele veriyoruz. Kurumlarınızın itibarı öyle kolay kolay kazanılmış itibarlar değildir. Kolay kolay kazanılacak itibarlar değildir. Ensar Vakfı 40 yıllık kurum, İlim Yayma Vakfı 46 yıllık kurum, İlim Yayma Cemiyeti 70 yılına dayanmış bir kurum. Buraları böyle mevzi hadiselerle veya iftiralarla kirletmelerine izin vermemeliyiz. Kurumlarımızla ilgili çıkan şeylerde gönül rahatlığıyla savunmalıyız arkadaşlar. Olsa olsa içeriye bir tane yanlış insan karışır bir hata yapar onun hatasıdır. Burada bir kurum zan altında bırakılmamalıdır. Çünkü o kurumun itibarı değerlidir. İmam hatip liselerimizin ve ortaokullarımızın isimlerini düşünün hala imam hatipleri sadece din eğitimi verdiğini sanan ciddi bir kesim var bu ülkede. Hala imam hatiplerin 19. yüz yıldaki en zayıf medreselerle kıyaslayan cahiller var bu ülkede. Bu STK'larımıza ve markalarımıza da gerektiğimiz zaman siper olabilmek zorundayız. Her şeyden önce iletişimimizi dışarıya yönelikte doğru yapmanın gayretinde olmalıyız."  

'17-25 ARALIK'I YAŞAYINCA ANLADIM'

İletişimin önemide de dikkat çeken Erdoğan, "Nasıl doğru dürüst bir web sitesine sahip olmak gerekir. Sosyal medya hesaplarınızı nasıl yönetmelisiniz. Bu konuda bizim size sağlayabileceğimiz imkanlar var mıdır? gibi. Muhakkak kendimizi doğru tanıtacağız. Kişisel olarak şunu söylüyorum. 17-25 Aralık tecrübesini yaşayınca anladım. Ondan önce 'biraz daha keşke kendimi daha iyi anlatma fırsatım olsaydı kamuoyuna' dedim. Çünkü kendinizi anlatmadığınız zaman birisi üstünüze bir şey attığı zaman üstünüzde o kalıyor. Kurumlarımız içinde bu böyle. Türkiye'de Ensar Vakfı ne yapar dediklerinde, insanların kafasında bir şeyi bizim önceden kurmamız gerekiyor ki, kalkıp bir yerden bir şey atıldığı zaman onun üstüne en azından gelsin. Belki tutma ihtimali daha zor olur. Ama siz bugün kendinizi doğru anlatamazsanız. Şirketler bugün cirolarından yüzde 1, yüzde 2 veya yüzde 3 reklam harcaması yapıyorlar. Markasını devamlı o reklam harcamasıyla desteklemesi gerekiyor. Bizim de artık yavaş yavaş yani imkanlarımız ne kadar kısıtlı da olsa bu kısıtlı imkanların içinden bir şekilde tanıtımımızı yapmamız lazım. Bununda en verimli yolunun, başarı hikayelerimizin anlatmak olduğunu düşünüyoruz. Yani bizim dokunduğumuz, hayatına değdiğimiz ve hayatında açılımlar, sıçramalar ve gelişmeler kaydettiğimiz, çocuklarımızı, gençlerimizi, bireylerimizi kamuoyuyla buluşturmaya çalışalım. Örnek yapmaya çalışalım. Dolayısıyla bu iletişim meselesine de değinmemiz lazım." Bilal Erdoğan'ın konuşmasının ardından toplantı sona erdi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:  
------------------------------
-Bilal Erdoğan'dan detay
-Salondan detay
-Kuran okunmasından detay
-Bilal Erdoğan'ın konuşmasından detay

Haber-Kamera: Ramazan ÇETİN/DENİZLİ,

=================

Adıyaman'da kaza: 1 ölü, 2 yaralı

ADIYAMAN'ın Gölbaşı ilçesinde, otomobil ile hafif ticari araç çarpıştı kazada 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Kaza, akşam saatlerinde Gölbaşı-Adıyaman karayolunun 10'ncu kilometresinde meydana geldi. Ali Ekber Emeröz yönetimindeki 44AU 005 plakalı hafif ticari araç ile Mustafa Türkmen (50) idaresindeki 08 AR 287 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada her iki araç sürücüsü ile otomobildeki Güldane Türkmen yaralandı. Yaralılar ihbarla olay yerine gelen sağlık görevlileri tarafından Gölbaşı Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Acil serviste tedavi altına alınan yaralılardan Güldane Türkmen, doktorların tüm çabasına karşın yaşamını yitirdi. Türkmen'in cenazesi otopsi yapılmak üzere hastane morguna konuldu.
Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------------
Olay yeri
Kaza yapan araçlar
Trafik polislerinin olay yerindeki incelemeleri
Acil servis önü
Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZ-ADIYAMAN-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 150 MB

==========

Otomobilini satın aldığı gün kaza yapan sürücü yaralandı
 
SAMSUN'da sürücülerin dikkatsizliği sonucu çarpışan iki otomobilden biri, yol kenarındaki su kanalına yuvarlandı. Kazada 3 kişi yaralandı. Ters dönen otomobilin sürücüsü Taner Seval itfaiye tarafından sıkıştığı yerden güçlükle çıkarılırken, aracı bugün satın aldığı iddia edildi.

Kaza, geç saatlerde Canik ilçesi Çevre Yolu 200 Evler mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre Abdullah Fırat yönetimindeki 34 BFJ 308 plakalı otomobil, Taner Seval yönetimindeki 55 ACK 251 plakalı otomobille çarpıştı. Dikkatsizlik sonucu meydana gelen kazada Seval'in kullandığı otomobil, çarpışmanın şiddetiyle yol kenarındaki su kanalına yuvarlandı. 3 kişinin yaralandığı kazada Taner Seval, ters dönen otomobilde sıkıştı. Yaralanan sürücünün çıkarılması için olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından çalışma yapıldı. Yaklaşık bir saat süren çalışma sonucunda sürücü Seval araçtan çıkarıldı. Kazada yaralanan Seval ile diğer aracın sürücüsü Fırat ve aynı araçta bulunan Mustafa Ozan Karakuş olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahale sonrasında Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile bir özel hastaneye götürülerek tedaviye alındı. Kadın kuaförü olan Taner Seval'in otomobilini bugün satın aldığı iddia edildi.

Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Kaza yapan araçlardan detay
-Yaralının ters dönen araçtan çıkarılması
-Yaralının ambulansa taşınması
-Polis ekiplerinden ve itfaiyeden detaylar
-Detaylar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER/SAMSUN,  

===============

Bursa'da, 2,5 metre boyunda 10 kök hint keneviri ele geçirildi

Bursa'nın İnegöl ilçesinde İnegöl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda 2,5 metre boyunda 10 kök hint keneviri ele geçirildi. Olayla ilgili bir kişi gözaltına alındı.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube ekipleri, Mesudiye Mahallesi'nde bir bahçede hint keneviri ekili olduğunu tespit etti. Bunun üzerine harekete geçen ekipler, söz konusu yere baskın düzenledi. Baskında, bahçeye ekilmiş 2,5 metre boyunda 10 kök hint keneviri ele geçirildi. Olayla alakalı F.G., gözaltına alındı.

Görüntü Dökümü
-----------------------
-Yakalanan uyuşturucudan detaylar

-Süre: 0.29 Boyut: 6 MB
Haber-Kamera:  Yavuz YILMAZ/ İNEGÖL (Bursa),

==============================

Edirne'de Uluslararası Balkan Müzik Festivali
 
KLARNET sanatçısı Serkan Çağrı'nın kurucu başkanlığını yaptığı Trakya Kültür Sanat Eğitim Vakfı (TARSEV) tarafından Edirne'de Uluslararası Balkan Müzik Festivali düzenledi. Festivalin açılış konserinde sahne alan Çağrı, çaldığı birbirinden güzel eserlerle katılanlara unutulmaz bir gece yaşattı.  

Klarnet sanatçısı Serkan Çağrı'nın girişimleriyle TARSEV tarafından, '1'nci Uluslararası Balkan Müzik Festivali' düzenledi. Trakya Üniversitesi Konservatuvar Salonu'nda gerçekleşen festivalin ilk gününde Serkan Çağrı ve şef Orhan Şallıel yönetimindeki Trakya Üniversitesi Balkan Senfoni Orkestrası konser verdi. Konserde orkestra ile birlikte birbirinden güzel eserlerle izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı.

'TRAKYA'DA ÇALIŞMALARIMA DEVAM EDECEĞİM'

Serkan Çağrı, müzik hayatına Trakya'da yapacağı çalışmalarla devam edeceğini belirterek, "Bu akşam çok heyecanlıyım. Dünyanın her yarinde konserler vermeme rağmen bu akşamki yaşadığım heyecanım çok farklı, insanın kendi evinde konser vermesi en büyük heyecanmış.  Bu akşam aranızda sadece bir müzisyen kardeşiniz olarak bulunmuyorum. Trakya Kültür Sanat Eğitim Vakfı'nın kurucu başkanıyım bu arada. Bana 'neden Serkan bu işi girdin,' derlerse de şunu söylüyorum, ben Trakya'ya her şeyimi borçluyum. Bu topraklarda edindiğim güzellikler bilgiler beni bugünlere taşıdı. Bu güzelliklerin benim halkımın, benim bölgemin bütün insanlarımın yaşaması içinde Trakya'da çalışmaya geldim. Artık Trakya'da sizlerle çalışacağız.  Henüz vakfımızın mekanı olmasa da faaliyetlerimize başladık. ve ardından Uluslararası Balkan Müzik Festivali'ni yapalım diye böyle bir organizasyon gerçekleştirdik" dedi.  

Serkan Çağrı ve şef Orhan Şallıel yönetimindeki Trakya Üniversitesi Balkan Senfoni Orkestrası ile başlayan festival, yarın Cafe Aman İstanbul grubunun konseriyle devam edecek. Trakya Üniversitesi Balkan Araştırmaları Enstitüsü 28 Eylül'de Balkanlarda kültür, sanat ve müzik temalı seminer düzenlenecek. Festival, 27 Eylül'de Gökçe, 29 Eylül'de Makedon müzisyen Dzambo Agusev, Balkan müziğinin klarnetteki ismi İsmail Lumanovski ve Suzan Kardeş sahne almasıyla son bulacak. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------
Konserden genel detay
Serkan Çağrı'nın konuşması
Klarnet çalması
Orkestradan detay
Farklı açılardan detay

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE,


 


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler