DHA YURT BÜLTENİ-23
Haberler » Güncel » DHA YURT BÜLTENİ-23 - Haber

DHA YURT BÜLTENİ-23

'Şeytanı yakıyorum' diyerek evini yaktı Bursa'nın İnegöl ilçesinde yalnız yaşayan ve şizofreni tedavisi gördüğü belirtilen Hafize N. (41), evini ateşe verdi.

DHA YURT BÜLTENİ-23

'Şeytanı yakıyorum' diyerek evini yaktı

 

Bursa'nın ilçesinde yalnız yaşayan ve şizofreni tedavisi gördüğü belirtilen Hafize N. (41), evini ateşe verdi. İtfaiye ekipleri tarafından kurtarılan kadın, çevresindekilere evdeki şeytanı yaktığını söyledi.

İnegöl ilçesi Mahmudiye Mahallesi, Latif Sokak üzerinde bulunan 3 katlı binanın ikinci katında tek başına yaşayan Hafize N., elinde bulunan çakmakla evi ateşe verdi. Alevler evi sararken, şizofreni tedavisi gördüğü belirtilen kadın, kendini odaya kilitledi. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinleri durumu emniyet ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederken Hafize N., kendini kilitlediği odadan kurtarıldı. İtfaiye ekipleri tarafından dışarı çıkarılan Hafize N., görevlilere, evindeki şeytanı yaktığını söyledi.

Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırılan Hafize N.'nin dumandan etkilendiği belirtilirken, evde hasar meydana geldi.

Görüntü dökümleri;-Olay yerinden detaylar-Kadının sedyedeki görüntüsü 

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/ İNEGÖL (Bursa),

=======================

Kayıp olarak aranırken, inşaatta cesedi bulundu

ORDU'nun Ünye ilçesinde 2 gündür kayıp olarak aranan Sedat Çakıcıoğlu'nun (45) cansız bedeni, yapımı süren inşaatın bodrum katında bulundu. Çakıcıoğlu'nun kesin ölüm nedeni otopsi sonucu belirlenecek.

Ünye ilçesine bağlı Yunus Emre Mahallesi Gemici Sokak üzerinde, yapımı süren inşaatın bodrum katında bir kişinin hareketsiz yattığını fark eden işçiler, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen ekiplerce yapılan incelemede hayatını kaybettiği belirlenen kişinin, ailesinin 2 gün önce kayıp başvurusunda bulunduğu Sedat Çakıcıoğlu olduğunu tespit etti. Savcılık incelemesinin ardından Sedat Çakıcıoğlu'nun cansız bedeni, otopsi için  Ordu Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. 2 çocuk babası Çakıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili polis, soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü-Olay yerinden görüntü

Haber-Kamera: Turgut DAĞDEVİREN/ ORDU

=========================

Eşini 32 bıçak darbesiyle öldürdü, 'Hayvan değiliz' dedi BOLU'da, eşini 32 bıçak darbesiyle öldüren Iraklı eski polis Haydar Fadıl Haşim'in (36) ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. Haydar Fadıl Haşim, eşini kendisini aldattığı için öldürdüğünü iddia ederken, mahkeme başkanının daha önce eşine şiddet uygulayıp uygulamadığı yönündeki soruya, "Hayvan değiliz. Akıl var fikir var, neden vurayım?" diye cevap verdi.

Olay, 7 Şubat'ta Beşkavaklar Mahallesi İskender Sokak'ta meydana geldi. Irak uyruklu Haydar Fadıl Haşim, bir süredir ayrı yaşadığı ve hakkında uzaklaştırma kararı olan 4 çocuğunun annesi eşi Saja Jamel Mansur'un (29) evine gitti. Daha önce ülkesinde polis memurluğu yaptığı öğrenilen Haydar Fadıl Haşim kendisini aldattığını iddia ettiği eşi ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesiyle Haydar Fadıl Haşim, eşini göğsünden 32 kez bıçaklayıp, boğazını kesti. Saja Jamel Mansur yaşamını yitirirken, Haydar Fadıl Haşim tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Haydar Fadıl Haşim'in, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmada, sanık Haşim ve maktul Saja Jamel Mansur'un çocukları R.B., G.B., R.B. ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada ifade veren Haydar Fadıl Haşim, "Kendisi beni aldatıyordu. Çorum'da birlikteydik. Sonra buraya geldim. Daha sonra eşim sebepsiz yere çocukları bırakıp 16 gün ortadan kayboldu. Sorun neydi ben de bilmiyorum. Irak'taki ailesine ulaştım. Kaçtığında 4'üncü çocuğumuza hamileydi. Çocuklarını düşünerek herhalde geldi. Bolu'ya dönünce beraber yaşamaya başladık" dedi.

'KIZIM BANA 'EVE BAŞKA ERKEKLER GİRİYOR, SENİN YATAĞINA YATIYOR' DEDİ'

Mahkeme başkanı, aldatıldığını nereden çıkardığı yönündeki sorusuna Haşim, "Sürekli bana yalan söylüyordu. Hastaneye gittiğini söylüyordu. Çocuk doğduktan sonra hala bunu devam ettirdi. Ben de çalıştığım için ilgilenmedim. Daha sonra yalan söylediğini anladım. Hastaneye gidiyordu ama ilaç getirmiyordu. Çocuğuma yatış da vermediler. Kendisine hep serum takıldığını söylüyordu. Ben anlamaya başlayınca gitmek istedim. Kızım daha sonra teyit etti. Kızım bana 'Eve başka erkekler giriyor, senin yatağında yatıyorlar' dedi. Ondan sonra anladım" diye cevap verdi.

'IRAK'A DÖNÜP ONDAN BOŞANACAĞIMI SÖYLEDİM'

Cinayetten bir hafta önce eşiyle boşanma kararı aldıklarını anlatan Haşim, "Eşimle yemek yiyorduk. Eşim çocuğa süt alıp döneceğini söyledi. Daha sonra karakoldan geldiler. Eşim beni şikayet etmiş. Beni çağırmışlar. Gittiğimde bana darp ettiğimi söylediler. Bir kere bile darp etmedim. Hastanede hiçbir şey çıkmadı. Benim için eve 90 gün giriş yasağı konuldu. Arkadaşım da yoktu otelde yattım. Karım beni aldattığı için kimse bizimle görüşmek istemiyordu. Burada boşanma davası açmak istedik. Burada evlenmediğimiz için kabul etmediler" dedi.

Çocuklarının şikayetiyle eve pencereden girdiğini anlatan Haşim, "Çocuğum bana annesinin onları darbettiğini ve kilitlediğini söyledi. Eşim bana Iraklı Mustafa diye biri ile olduğunu ve beni istemediğini, Irak'a gitmem gerektiğini söyledi. Çocuklarıma şiddet uyguluyordu. Ben o süreçte uzaklaştırma kararı nedeni ile evde değildim. Sokak başında bekliyordum. Eve camdan girmek zorunda kaldım. 1 gün önce adliyede itiraf etmişti zaten ihanet ettiğini" diye konuştu.

BIÇAĞI EŞİNİN ALDATTIĞI DİĞER KİŞİ VERMİŞ

Eşinin kendisine bıçağı verip öldür diyen arkadaşı ile de kendini aldattığını sonradan öğrendiğini belirten Haşim, "Bana bıçağı veren Emir lakaplı Abdülkerim denen kişiydi. O bana 'öldür' demişti. Karım aynı zamanda beni Abdülkerim isimli arkadaşım ile de aldatmış. Ben bıçak alalım dedim. Emir de bana 'Almana gerek yok' diyerek kendisi verdi bıçağı. Daha sonra Emir ile de beni aldattığını öğrendim. Abdülkerim büyük ihtimalle eşimin kendisi ile aldattığının da ortaya çıkmaması için böyle bir şey yapmış olabilir. Yani eşim beni hem Mustafa hem de Abdülkerim ile aldatıyordu" diye konuştu.

'HAYVAN DEĞİLİZ'

Mahkeme başkanı sanığa, eşine daha önce fiziksel şiddet uygulayıp uygulamadığını sordu. Sanık Haşim ise soruya, "Hayvan değiliz. Akıl var fikir var, neden vurayım?" diyerek cevap verdi.

'AKLIM YERİNDE DEĞİLDİ'

Son olarak olay gününü anlatan sanık Haşim, "Ben eve girdim. Bir anda bıçaklamaya başladım. Bir dakika sürdü zaten. Aklım yerimde değildi. Nereden bıçakladığımı ve ilk neresinden bıçakladığımı hatırlamıyorum. Ben vurduktan sonra gidip kendim teslim oldum" dedi.

Ardından ifade veren Haşim'in 3 çocuğu da annelerinin bazen kendilerine şiddet uyguladığını ve yemek vermediğini savundu. Çocuklar, annelerinin babaları evde yokken zaman zaman eve 2 erkekle geldiğini, babalarının ise daha önce annelerine hiç şiddet uygularken görmediklerini de ifadelerine ekledi.

Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, duruşmayı tanıkların dinlenmesi için erteledi.

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE 

Murat KÜÇÜK/BOLU,

==========================

Bolu Belediye Başkanı tekerlekli sandalye ile şehri gezdi

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle engelli vatandaşların sıkıntılarını anlamak amacıyla akülü engelli aracına binerek şehirde incelemelerde bulundu. Özcan, karşılaştığı aksaklıkları belediye personeline not ettirdi.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü sebebiyle engelli vatandaşların çektikleri sıkıntıları anlamak için kentin en işlek caddesi olan İzzet Baysal Caddesi'nde akülü engelli aracıyla tur attı. Başkan Özcan'a turunda Uluslararası Tüm Engelliler Federasyonu Bolu Şube Başkanı Satılmış Akman ve engelli vatandaşlar da eşlik etti. Başkan Özcan, engelli vatandaşlar ile birlikte engellilerin sorun yaşadığı noktaları belirledi. Belirlenen noktalar, belediye personeli tarafından not edildi.

İnceleme gezisi öncesinde bir konuşma yapan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan; "Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler günü ve bu anlamda bizde bedensel engelli kardeşlerimizle Bolu'nun bazı bölgelerinde onlarla birlikte tekerlekli sandalyeyle bir gezinti yapalım dedik. Yani sorunlar anlatmakla anlaşılmıyor, bugün bir empati yapmak istedik. Çünkü hiç birimizin yarın engelli olmayacağının garantisi yok. Allah korusun bir kaza ile bir hastalıkla hepimiz engelli durumuna düşebiliriz.  Bizim de yerel yönetici ve belediye başkanı olarak engelli vatandaşlarımızın da engelsiz bireyler gibi hayatını rahatça idame ettirebileceği şehirleri oluşturmamız gerekmekte. Bu anlamda bende bugün engelli vatandaşlarımızla aynı şartlarda, kullandıkları araçlarla bu gezintiyi yaparak sorunu yerinde görmek istedim. Bir farkındalık yaratmak istedik. 3 Aralık'ta böyle bir etkinlikle hem engelli vatandaşlarımızın sorunlarının tartışılmasına zemin hazırlayalım istedik hem de sorunları yerinde görerek bazı ufak dokunuşlarla çözebileceğimiz sorunları yerinde görerek çözelim istedik.ö dedi.

"BAZI SORUNLAR ANLATMAKLA OLMUYOR, O SORUNU YAŞAMANIZ LAZIM" Özcan, eski yapılmış yerlerde sorunlar olduğunu ifade ederek, "İlimizde eksikler tabi ki var. Yeni yapılan yollarda ve kaldırımlarla ilgili çok fazla sıkıntı yok. Yaptığımız yollar ile kaldırımların tamamında kendimizi engelli vatandaşlarımızın yerine koyarak hareket etmeye çalıştık ama Bolu yeni bir şehir değil. Özellikle eski Bolu'nun olduğu yerde engelli vatandaşlarımızın hayatını zorlaştıracak unsurlar mensup. Bunları etap etap gidermek istiyoruz. Zaten bunların bir kısmını da bugün yerinde görelim dedik. Bankamatiklerin oraya gideceğiz, orada bir sıkıntı olduğunu söylediler. Tabi bazı şeyleri anlatmakla anlayamıyorsunuz. Onu yaşamanız gerekiyor, biz de o yüzden böyle bir farkındalık etkinliği yapalım dedik"  diye konuştu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Tanju Özcan'ın açıklamaları-Şehirde gezmesi-Engelli vatandaşların eşlik etmesi-DetaylarHaber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

 


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler