DHA YURT BÜLTENİ - 20

DHA YURT BÜLTENİ - 20
Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel

Türkiye'nin otomobili tanıtıldı, Cumhurbaşkanı ilk siparişi verdi (2) CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE KANAL İSTANBUL YAPILACAKTIRCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilişim Vadisi'ndeki programın ardından Körfez Hereke Sahili'ne giderek vatandaşlara hitap etti.

Türkiye'nin otomobili tanıtıldı, Cumhurbaşkanı ilk siparişi verdi (2)

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE KANAL İSTANBUL YAPILACAKTIR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilişim Vadisi'ndeki programın ardından Körfez Hereke Sahili'ne giderek vatandaşlara hitap etti. Otobüs üzerinden halka seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nasıl oldu da bugün buradayız, malum bugün hakikaten Türkiye kendi otomobilini hamdolsun dünyaya takdim etti. Bilişim Vadisi'nde bugün törenimizi yaptık. Çok güzel bir tevafuk oldu, o da şöyle İsmail Bey Meclis Başkanıyken külliyeye bir halı siparişi verdi. Nereden verdi, Hereke'den verdi. Hereke Halı Fabrikası'nda o halı dokundu ve yaklaşık söyle 1,5-2 ay kadar önce o halıyı teslim ettiler. 108 metrekare. Bunu el işleriyle dokuyanlar kimlerdi? Herekeli hanım kardeşlerimdi ve kendilerini de misafir ettim, geldiler külliyede beraber olduk" dedi.'HER ŞEYİ ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR AMA BİZ YOLUMUZA DEVAM ETTİK'İktidarda oldukları süre boyunca CHP'nin yaptıkları bütün projelere olumsuz tepki verdiğini ifade eden Erdoğan, "Mensubu olduğunuz millete tutkuyla bağlı değilseniz muhakkak arkasına gizlenecek bir bahane bulursunuz. Bunun için atalarımız ne güzel denmiş, 'Her vakte bir bahane bulur bi-namaz olan', Bir bahane bulur namazsız olan, namaz kılmaya niyeti yok ya bir bahane uydurur. Çalışmakta, üretmekte, millete ve ülkeye hizmet etmekte gözü olmayan siyasetçi de bir sürü bahane üretir. Bu tipler ne hizmet ederler ne de hizmet edene izin verirler. Ellerine geçen imkanları da mega projelere taş koymak için kullanırlar. Bu tarz şahıslara hayatın hemen her alanında hepimiz rastlıyoruz, ancak Türkiye'de takoz siyasetinin kurumsallaştığı tek yer vardır. O kadar. Üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle, CHP bu ülkenin başına gelmiş en büyük felakettir. Hizmet etmek istersiniz karşınıza ilk CHP dikilir, yasakları kaldırmak istersiniz karşınızda yine CHP'yi bulursunuz. Havalimanı, otoban, köprü, metro yapmak istersiniz herkesten önce CHP karşınıza çıkar. Kentsel dönüşüm projeleriyle depreme dayanıklı konutlar yapmak istersiniz karşınıza çıkan yine CHP'den başkası değildir. Bu ülkede dikili tek bir ağaçları olmadığı halde eleştirmede, engellemede, projeleri yokuşa sürmede önceliği kimseye bırakmazlar. Son 17 yılda, tek bir eser yoktur ki CHP karşı çıkmasın, takoz koymaya çalışmasın. Marmaray'dan Avrasya Tüneli'ne, Osmangazi Köprüsü'nden, İstanbul-İzmir Otoyolu'na kadar her projemize mani olmak istediler. Ülkenin ve milletin faydasına olacak hiçbir çalışmanın içinde yer almadılar. Biz bu köprüleri onlara rağmen yaptık. Yani, her şeyi engellemeye çalıştılar ama biz evvel Allah dinlemeden yolumuza devam ettik" diye konuştu.'DEVRİM İÇİN NE DEDİYSELER BUGÜN AYNISINI TÜRKİYE'NİN OTOMOBİLİ İÇİN SÖYLEDİLER'Devrim otomobiline muhalif olan zihniyetin bugün Türkiye'nin otomobili için iş başında olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Kimi zaman mahkeme kararlarıyla, kimi zaman sokak olaylarıyla hep bize engel çıkardılar. Bugün de aynısını Kanal İstanbul projemiz ile ilgili yapıyorlar. Hiçbir bilimsel, mantıklı, makul açıklaması olmayan iddialarla projeyi daha başlamadan bitirmeye çalışıyorlar. Maalesef aynı tavrı bugün ön gösterim araçlarını tanıttığımız Türkiye'nin Otomobili ile de sergilediler. CHP'ye muzahir yayın organları bu projeyi kötülemek için son bir haftadır adeta seferberlik ilan ettiler. Daha aracı bile görmeden kimi zaman farını, kimi zaman aynasını, kimi zaman butonunu bahane ederek içlerindeki kin ve nefreti ortaya döktüler. 60 yıl önce Devrim otomobiline karşı ne söylendiyse bugün aynısını Türkiye'nin Otomobili için de söylediler. Devrim otomobiline karşı çıktılar, bu da devrin otomobili bunu böyle bilesiniz. İsteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul yapılacaktır, yapılacaktır. Çıkmış ne diyor biliyor musunuz? Diyor ki, 'O parayı insana harca' Kanal İstanbul kim için? İnsan için değil mi? İnan buna sor, insan nedir ya da insan kimdir bunu bize bir tanımla, onu bile tanımlayamaz. Zira insan kıymeti anlasaydı SSK'nın başında olduğu zaman insana değer verirdi. Bunlar SSK'nın başında olduğu zaman insana değer mi verdiler? Yahu SSK'yı dağıtan bu değil mi? Bitti yahu bu kadar basit ama ne yazık ki bunların yandaşı olan medya bu zata hiçbir zaman bunun hesabını sormadı. Neden? İdeolojik sebeplerden dolayı. Ama biz tuttuk şehir hastanelerini yaptık. Şimdi bu şehir hastaneleri de bunları çıldırtıyor."'REZİL ETTİNİZ İZMİR'İ'İzmir ile ilgili eleştiride bulunan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "İnsan kadrinin biz bildiğimiz için yol arkadaşım Binali Bey 6 bin kilometreden aldık bölünmüş yolları, 26-27 bin kilometreye çıkardık. Şimdi bu yollardan gayet huzurlu gidiyoruz değil mi? Kendisi İzmir Milletvekili. Şu anda 3,5 saatte İstanbul'dan İzmir'e gidiyoruz. Kadir kıymet bilen teşekkür ediyor ama bunda öyle bir şey yok ki. Yahu İzmir'e böyle bir şey yaptınız teşekkür ederiz demiyorlar. Bakın şimdi İzmir sular altında. Utanmasa ne diyecek biliyor musunuz? İstanbul'un kanalizasyonlarını da siz yapın diyecek. Belediyenin işi bu gelsin yapsın belediyeler. Bak kaç yıldır burası sizde, İzmir AK Parti belediyeciliği görmedi, rezil ettiniz İzmir'i. Cumhurbaşkanlığı'nın kabul salonundaki Hereke halısına bile kulp takmaktan çekinmediler. Oysa biz sizlerin ele emeği, göz nuru ile Hereke'yi değil, tüm Türkiye'yi temsil etsin diye oraya serdik. Yurtdışından gelen misafirlere ne diyoruz biliyor musunuz? 'Bu halı ithal halı değil, bu halı benim Herekeli hanım kardeşlerimin el emeği göz nuruyla yapılmış halı' diyoruz. Ama bunlar bırakın arabayı, halıya bile tahammül gösteremediler. Türkiye'nin sevincine, gururuna, heyecanına ortak olamadılar. Biz elbette bunların ne düşündüğüne, ne yaptığına bakmıyoruz. Bizim için önemli olan sizlerin kanaatidir, sizlerin düşüncesidir. Halk ve hak razı olduğu sürece CHP ve uzantılarının eleştirilerinin bizim gözümüzde hiçbir kıymeti yoktur."

HABER: Ergün AYAZ-Alişan KOYUNCU-Dinçer AKBİR

==================================

Kırşehir'de şarbon hastalığında telef olan hayvan sayısı 28'e yükseldi Kırşehir'in Mucur ilçesinde, hayvancılıkla uğraşan Kadir Das'ın (64) mandırasında görülen şarbon hastalığı nedeniyle telef olan hayvanların sayısı 14'ü büyükbaş, 14'ü küçükbaş olmak üzere 28'e yükseldi. Şarbonlu eti yiyen Das'ın oğlu Berdan Das (25) ve gelini Elif Das da (21) hastanede tedaviye alındı.Şatıroğlu Mahallesi'nde bulunan Kadir Das'a ait ahırda önceki gün 11'i büyükbaş 14 hayvan telef oldu. Kadir Das'ın ihbarı üzerine Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemede, hayvanların şarbon virüsünden telef olduğu belirlendi. Bunun üzerine mahalleyi karantinaya alan ekipler, ilaçlama ve aşı çalışması yaptı. Geçen sürede ahırda bulunan hayvanlardan 3'ü büyükbaş, 11'i küçükbaş 14 hayvan daha hastalık nedeniyle telef oldu. Ölen hayvan sayısı toplam 28'e yükseldi.Öte yandan, hastalık nedeniyle rahatsızlanan hayvanlardan birisini kesip, etini yiyen Kadir Das'ın oğlu Berdan Das ile diğer oğlunun eşi olan Elif Das da rahatsızlandı. Vücutlarında yaralar çıkan Berdan ve Elif Das, Mucur Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Berdan ve Elif Das'ın sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.Kadir Das, toplam 18 büyükbaş hayvandan 14'ünün, 160 küçükbaştan da yine 14'ünün telef olduğunu söyledi. Kadir Das "Çok zor durumdayız. Hayvanların birini yiyince gelinimin parmağında yara çıktı. Sonrasında şarbon olduğunu öğrendik. Bir gün sonra oğlum da şarbon teşhisiyle hastanede tedavi altına alındı. Biz de bu hastalık nedeniyle korkuyoruz. Yetkililer bize yardımcı oldu. Onlardan da Allah razı olsun" şeklinde konuştu.Elif Das'ın eşi Erhan Das (28), ahıra girdiklerinde bir hayvanlarının telef olduğunu gördüklerini söyleyerek, "Onu kazdığımız kuyuya gömdük. Ertesi gün bir hayvanımız daha rahatsızlandı, ölmeden kestik. Sonra eşim ve kardeşim rahatsızlandı. Eşimi hastaneye götürünce şarbon olduğu belirlendi. Biz de bunun üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkililerine başvurduk. Kendilerinden Allah razı olsun. Bizimle çok ilgilendiler. Aşılama işlemini gerçekleştirdiler. Bugüne kadar 28 hayvanımız öldü. Biz bütün önlemlerimizi aldık; ama hayvanlarımız hala ölüyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü--------------Erhan Das ile röportaj-Kadir Das ile röportaj-Ahırdan görüntü-Drone görüntüsü-Genel görüntü

Haber-Kamera: Olcay DÜZGÜN-Muhammed KISIR/KIRŞEHİR,

==================================

Bursa protokolünden 'yerli otomobil' açıklaması Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yerli otomobilin kentte üretilecek olmasının gurur verici olduğunu belirterek "Otomotiv şehri Bursa yerli, milli ve elektrikli ilk otomobilinde üretim üssü olacak. Ben bu akımın dalga dalga Türkiye'ye ve bütün dünyaya yayılacağını düşünüyorum" dedi.Türkiye'nin yüksek teknolojili yerli otomobilinin üretim tesisinin Bursa'nın Gemlik ilçesinde yapılmasının kararlaştırılmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekilleri açıklama yaptı. Bugün tarihi bir ana şahitlik ettiklerini söyleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, "Hem bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hem Bursa'da yaşayan biri olarak, hem de Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak gerçekten çok farklı bir gün yaşıyorum. İşin tarihsel sürecini de bildiğinizde duygulanmamak mümkün değil. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, çok kıymetli Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederim. Bugün tarihi bir gün. Otomotiv şehri Bursa yerli, milli ve elektrikli ilk otomobilinde üretim üssü olacak. Ben bu akımın dalga dalga Türkiye'ye ve bütün dünyaya yayılacağını düşünüyorum" dedi.Aktaş, Bursa'nın dünya şehri olabileceğini vurgulayarak, "Göreve geldiğimizden beri iddia ettiğimiz bir şey var. Bursa sanayilerle kaplı bir şehir ama bundan sonra yüksek teknolojiyi bünyemizde barındırmamız lazım. Bu vesileyle bir dünya şehri olabiliriz. Turizmimizi daha da geliştirebiliriz. Bu manada farklı yatırımlar atılımlar var. Bunlardan bir tanesini meyvesini bugün aldık. Ben bunu sadece Bursa'nın kazanımı değil, Türkiye'nin kazanımı olarak düşünüyorum. Çünkü yıllar önce 'Devrim' adıyla yapılmaya çalışılan otomobil o gün farklı sebeplerle engellenmiştir. Yine Türkiye kendi uçağını yapmaya çalışmıştır fakat o da farklı sebeplerle engellenmişti. Bugün artık teknoloji üreten bir Türkiye var. Gerçekten çok üst segment bir otomobil üreteceğiz. Üst düzey çalışan bir ekip var. Yapılacak fabrika şehrimize çok ciddi istihdam sağlayacak" diye konuştu.'YERLİ OTOMOBİLLE BİRLİKTE PRANGALARIMIZI KIRMIŞ OLACAĞIZ'Yerli otomobilin Bursa'da üretilecek olması nedeniyle çok mutlu olduğunu belirten TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, "Bu konuyu sadece bir otomobil olarak anlamamak lazım. Biliyorsunuz Türkiye'nin sanayileşme, teknoloji anlamında gelişmesi için uzun yıllardır bir uğraşı var. Geçtiğimiz yüzyıla baktığımız zaman bu anlamda çok yetenekli mühendislerimiz ortaya çıkmış. Bu mühendislerimiz birçok proje üretmiş fakat geriye dönüp baktığımızda tüm bu hamleler akamete uğramış oldu. Bazıları tamamlandı ama sürüme geçemedi, bazısı tamamlanmak üzere yarım kaldı. Geçmişe baktığımızda bugünün değerini daha iyi anlamamız gerekiyor. Bugün Türkiye kendi otomobilini yapıyor ama bu sadece bir otomobilden ibaret değil, bu tanıtım. Aynı zamanda otomobille beraber bu prangalarını kırdığı, artık geçmişin o kötü hatıralarını adeta çöpe attığı ve yeni bir döneme evrildiği tarih olarak görmek gerekiyor" dedi.'BURSA İLKLERİN ŞEHRİ'Yerli otomobilin Bursa için ayrı bir önemi olduğunu söyleyen AK Parti Bursa milletvekili Mustafa Esgin ise "Bursa çok yönlü bir şehir. 1962 yılında ilk organize sanayi bölgesinin Türkiye'de kurulduğu şehir. Bursa bu anlamda ilklerin şehridir. Yine ilk otomotiv fabrikasının 1972'de Bursa'da kurulduğunu görüyoruz. Bursa ihracat anlamında da Türkiye'nin ikinci büyük şehri. Bu çerçevede Bursalı olarak ayrı bir heyecan duyduğumuzu belirtmek istiyorum" diye konuştu.'GEMLİK'TE BÜYÜK BİR HEYECAN VAR'Gemlik ile ilgili uzun süredir çalıştıklarını belirten AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, "Sayın Cumhurbaşkanımıza bunun Bursa'da olmasından dolayı, özellikle de benim bölgem olan Gemlik de olmasından dolayı çok teşekkür ediyorum. Gemlik'te büyük bir heyecan var. Yakındaki bir süreçte inşaat hızla başlayacak. İnşallah 2022'de de ilk aracımızı banttan çıkarmış olacağız" dedi.

(GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ)

HABER: Huzeyfe ÖZDEMİR- Muammer İRTEM- Semih ŞAHİN/BURSA,

================================

Başkan Aktaş'tan yerli ve milli otomobil açıklaması Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yerli ve milli otomobilin üretileceği Gemlik'te basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bursa'nın, alınan kararla birlikte yerli ve milli elektrikli otomobilde üretim üssü olacağını belirten Başkan Aktaş, "Bu akımın dalga dalga tüm Türkiye'ye, dünyaya yayılacağını düşünüyorum. Bursa, sanayisi güçlü bir şehir fakat bundan sonra yüksek teknolojiyi bünyemizde barındırmamız lazım. Bu vesile ile dünya şehri olabilirizö dedi.Başkan Alinur Aktaş, Gebze'de yapılan yerli ve milli elektrikli otomobil lansman toplantısına katıldı. Toplantının ardından Gemlik Atatepe Sosyal Tesisleri'nde Bursalı basın mensuplarıyla buluşan Başkan Aktaş, tarihi üretim için konum olarak Bursa'nın belirlenmesi nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Mustafa Varank ve emeği geçenlere teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün Gebze'de yaptığı konuşmada yerli ve milli elektrikli otomobil üretiminin merkezinin Bursa olacağını açıkladığını ve alınan karar nedeniyle duygulandıklarını ifade eden Başkan Aktaş, "Göreve geldiğimizden beri iddia ettiğimiz bir şey vardı. Bursa, sanayi şehri fakat yüksek teknolojiyi bünyemizde barındırmamız lazım. Bu vesile ile turizmimizi geliştirebiliriz. Bu manada yapılan farklı yatırımlar, çalışmalar var biliyorsunuz. Hamdolsun, bunlardan bir tanesinin meyvesini bugün aldıkö diye konuştu."BURSA İÇİN CİDDİ KAZANIM"Yerli ve milli, elektrikli otomobilin Bursa'dan çıkacak olmasının Türkiye'nin kazanımı olduğunu belirten Başkan Aktaş, "Sayın cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruzö şeklinde konuştu. Bundan yıllar önce 'Devrim' adıyla çalışılan otomobilin o gün farklı nedenlerle engellendiğini, yine Türkiye'nin geçmiş dönemlerde kendi uçağını yaptığını fakat o projenin de çeşitli nedenlerle uygulanamadığını hatırlatan Başkan Aktaş, "Bugün artık teknoloji üreten bir Türkiye var. Yerli ve milli otomobilin fabrikası da bunun ispatıdır. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte yaptığımız Gökmen Uzay Havacılık Merkezi'nin de, yüksek teknoloji bölgesi Teknosab'ın da kısa sürede başlayacak olması, bizim için avantaj. Bu tür yatırımların Bursa adına çok ciddi kazanımları olacaktırö ifadelerini kullandı.Başkan Aktaş, basın mensuplarının 'yerli ve milli otomobil yatırımının istihdama katkısı yönündeki' sorusunu da cevapladı. Kurulacak fabrikanın 5 bini direkt, 15 bini de dolaylı olarak 20 bin kişiye ekmek sağlayacağını söyleyen Başkan Aktaş, "Şimdiden bununla alakalı siparişler, organizasyonlar başlayacak. Bugün lansman toplantısında otomotiv mühendisi profesörler vardı. O kadar olumlu şeyler dinledik ki, hocalarımız da 'Beklentimizin çok üzerinde' ifadelerini kullandı. Çok ciddi bir beyin gücü, ekip var. Gerçekten 'Emeğimizin karşılığını aldık' diye düşünüyorumö açıklamasında bulundu.

(GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ)

HABER: Berktuğ ÖNCÜ/BURSA,-

==================================

Öğretmenin öldüğü, müdür yardımcısının yaralandığı kazada sürücünün serbest kalmasına tepki Rize'de, yolun karşısına geçmeye çalışırken minibüsün çarpması sonucu felsefe öğretmeni Nazan Koçer'in (49) yaşamını yitirdiği, Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Marife Özay'ın (46) da ağır yaralandığı kazada otomobil sürücüsü K.E.K., olayın 1'inci yıl dönümünde serbest bırakıldı. Rize Adliyesi önünde toplanan kazada ölen ve yaralananların yakınları sürücünün serbest bırakılması kararına tepki gösterdi.Kaza, 27 Aralık 2018'de, Gülbahar Mahallesi, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı'nda meydana geldi. K.E.K. yönetimindeki 53 AAG 699 plakalı minibüs, yolun karşısına geçmeye çalışan Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Marife Özay ile aynı okuldaki felsefe öğretmeni Nazan Koçer'e çarptı. Kazada, Özay ve Koçer yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine gelen sağlık görevlilerince ilk müdahalesi yapılan 2 yaralı, Rize Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi alınan yaralılardan Nazan Koçer, kurtarılamadı. Kazanın ardından minibüs şoförü K.E.K. ise tutuklandı. Hastanede uzun süre Yoğun Bakım Ünitesi'nde kalan Marife Özay'ın ise sağ kolu işlevini yitirdi, hareket kabiliyeti azaldı.SÜRÜCÜ SERBESTKazadan sonra tutuklu yargılanan sürücü K.E.K. hakkında 'taksirle bir kişinin ölüme sebebiyet vermek' ve 'bir kişinin yaralanmasına neden olmak' suçlarından dava açıldı. Eylül ayında hakim karşısına çıkan sürücü K.E.K.'nin tutukluluk haline karar veren mahkeme duruşmayı gelecek yıl Şubat ayına erteledi. Ancak sanık avukatı, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak karara itiraz etti. Mahkeme sanığın tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. Sanık önceki gün tahliye edildi.KARARA TEPKİSürücünün serbest bırakılması tepkilere neden oldu. Rize Adliyesi önünde toplanan kazada hayatını kaybeden öğretmenin yakınları, yaralanan Marife Özay ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve halk karara tepkilerini dile getirdi. Burada konuşan Marife Özay, kazada arkadaşının hayatını kaybettiğini kendisinin ise ağır yaralandığını belirterek "Kazada yola savrularak hastanede günlerce yaşam mücadelesi verip aylarca yatağa bağımlı kaldım. Kazada sağ kolum işlevini yitirdi, vücudumuzdaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlara etkisi 6'ncı derecen olduğu raporlarda belirtilmiştir. Ameliyatlar ve uzun tedavi süreçleri ile geçen 1 yılı tamamladım henüz mesleğime de geri dönemedim. Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen son duruşmada sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi. Ancak Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi sanığın tahliyesine karar vermiştir. Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın asli kusurlu olduğu, yayaların kusursuz oldukları belirtilmiştir. Asli kusurlu olması, Nazan Koçer'in kafatası, vücudunda çoklu kırıklarla ölümüne sebebiyet vermesi, hayati tehlikem olacak şekilde ağır yaralanmam, sağlığımda kalıcı hasarların oluşmasına rağmen sanık tutuksuz olması çektiğimiz üzüntü ve acıları daha da artırmıştır. Adaletin yerini bulması için hukuk mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir" dedi.'ASLİ KUSUR SÜRÜCÜDE BUNA RAĞMEN SERBEST BIRAKILDI'Trafik kazasında hayatını kaybeden Nazan Koçer'in kardeşi Nalan Demirel da ablasının bir trafik canavarı tarafından dünyadan, ailesinden, dostlarından, öğrencilerinden koparılışının 1'inci yılında olduklarını belirterek "Raporda asli kusurun tamamen sanıkta olmasına rağmen sürücü serbest bırakıldı. Biz yandık, onun acısıyla yanacağız. Ablamın huzurla yatabilmesi için hakkını sonuna kadar arayacağız" diye konuştu.Hayatını kaybeden Nazan öğretmenin öğrencisi Zehra Coşkun da öğretmeninin hediye ettiği kolyeyi boynunda taşıdığını belirterek "Bu kolye bana ondan kalan son şey, ben sadece adaletin yerini bulmasını istiyorum" diyerek gözyaşlarını tutamadı.Öğretmeninin hayatını kaybetmesinden büyük üzüntü duyduğunu ve hala da acıyı üzerinden atamadığını söyleyen Kazım Can Demirbaş "Bize bu acıyı yaşatan suçlunun cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü--------------Adliye önünden detaylar-Açıklama yapılması-Konuşmacılar-Detaylar

Haber: Arzu ERBAŞ - Kamera: Mehmet Can PEÇE RİZE-DHA

===================================

Cezaevi firarisi Mengen'de yakalandı Bolu'nun Mengen ilçesinde, cezaevi firarisi A.Ç. jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla, saklandığı evde yakalandı.Bolu Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndan 17 Aralık'ta firar eden A.Ç.'nin yakalanması için İl Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı. İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılıkla ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yaptıkları çalışmayla A.Ç.'nin Mengen'de saklandığını belirledi. Belirlenen adrese operasyon düzenleyen ekipler, A.Ç.'yi yakalayıp, gözaltına aldı. Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemleri tamamlanan şüpheli adliyeye sevk edildi. 'Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak', 'hükümlü veya tutuklunun kaçması', 'basit yaralama' ve 'hırsızlık' suçları olmak üzere 6 suçtan aranması olan ve 8 ayrı suçtan da kaydı bulunan hükümlü A.Ç. cezaevine gönderildi. 

Görüntü Dökümü--------------Şüphelinin adliyeye getirilmesi

Haber-Kamera: Yurdaer ÖZTÜRK/MENGEN(Bolu),

==================================

 


Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title