DHA YURT BÜLTENİ - 20 - Haberler
Haberi Paylaş

DHA YURT BÜLTENİ - 20

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
DHA YURT BÜLTENİ - 20

Bakan Gül: O eve yazılan yazı, hepimizin evine yazılan yazıdır (2)DEĞERLENDİRME TOPLANTILARININ 7'NCİSİAdalet Bakanı Abdulhamit Gül, Palandöken Kayak Merkezi'ndeki bir otelde düzenlenen 'Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme ve Basit Yargılama Usulleri Eğitim Semineri'ne katıldı.

Bakan Gül: O eve yazılan yazı, hepimizin evine yazılan yazıdır (2)

DEĞERLENDİRME TOPLANTILARININ 7'NCİSİ

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Palandöken Kayak Merkezi'ndeki bir otelde düzenlenen 'Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme ve Basit Yargılama Usulleri Eğitim Semineri'ne katıldı. Basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından Bakan Gül, bölge değerlendirme toplantısında konuştu.

Erzurum'da değerlendirme toplantılarının 7'ncisinin düzenlendiğini belirten Bakan Gül, hem mevcut duruma ilişkin tespitler yaptıklarını hem de geleceğe yönelik hedefleri paylaştıklarını söyledi. Erzurum'da yapılan değerlendirmelerin çalışmalarına yön vereceğini ifade eden Gül, Ankara'ya döndüklerinde bunların kendileri için ev ödevi olacağını kaydetti.

TÜRKİYE'DE NİTELİKLİ HUKUKÇU SORUNU OLDUĞU BİR GERÇEKTİR

Hakim Savcılar Kurulu Başkanvekili, üyeleri ile Bakan Yardımcıları ve hakim savcıların katıldığı toplantıda konuşan Bakan Gül, kanunlaşan yargı paketiyle getirilen önemli düzenlemelerden birinin hukuk mesleklerine giriş sınavının getirilmesi olduğunu söyledi. Türkiye'de hukuk sorunundan öte nitelikli hukukçu sorunu olduğunun bir gerçek olduğunu ifade eden Bakan Gül, "Artan hukuk fakülteleri, buna oranlı artamayan oluşmayan hukukçu akademisyen ihtiyacı nitelikli hukukçu sorunu temel meselelerden birisidir. Bu nedenle mesleğe girmeden önce sınavın getirilmesi önemli bir ardım oldu. Bu düzenleme kanunlaştıktan sonra ilk olarak YÖK'e yazı yazdık. Hukuk fakültelerine girişte başarı oranı 190 bin hukuk fakültelerine yakışmayan bir orandır. Bu oranın yükseltilmesi lazımdır dedik ve biz esasen 100 bin de ısrar ettik. Ama ilk etapta 125 bine yükseltildi. Bunun sonucunda birçok hukuk fakültesinin kapatılacağı ya da kontenjanlarını dolduramayacağına inanıyorum. Bunu ilk olarak 2020 sınavında göreceğiz. Daha nitelikli daha yüksek puanlar alanların hukuk fakültelerine gireceğine şahit olacağımızı düşünüyorum. Başarı puanının daha yukarı çıkmasının takibinde olacağız. İyi bir hukuk eğitiminden sonra iyi bir hukukçu olacağı herkesin takdir edeceği bir konudur" diye konuştu.

2019'UN TAKVİMDE ÖZEL BİR YERİ VAR

Yargının işleyişi ve hukuk politikaları açısından 2019'un takvimde özel bir yeri olduğunu anlatan Bakan Gül, şunları söyledi:

"Bu yıl güven veren, erişilebilir adalet anlayışına hizmet eden reformlarımızı bir bir harekete geçirmek üzere adımlar attık. Mevzuatta çok önemli değişiklikler yaptık. Adalet mekanizmasında yapısal yenilikleri hayata geçirdik. Ancak attığımız bu adımlar yolun sonu değil başlangıcıdır. Sizlerin gayretiyle bu ülkenin adaletini hukuk standartlarını çok daha iyi bir seviyeye taşıyacağız. Toplumların huzur ve güven duygusunu teminatı adalettir. Adaletin zamanında hakkaniyetle işlediğine duyulan inanç ilerlemenin, kalkınmanın ilk şartıdır. Bu topraklarda adalete duyulan hürmet 'Adalet mülkün temelidir' sözüyle hafızalara kazınmıştır. Türkiye yargısı işte böylesi kültürel kod üzerinde yükselmektedir. Yargı milletin yargısıdır, devletin bütün fonksiyonları gibi yargının temeli de millettir. Bugün içinde bulunduğumuz bilişim çağında yargı kararlarının sadece duruşma salonunda kalmadığı hepimizin malumudur. Artık Anadolu'nun bir köşesinde verilen karar bütün Türkiye'ye mal olabilmektedir. Bu durumda yargı kararlarına milletin mahşeri vicdanın da hakemliğini getirmektedir. Bununla birlikte dosyanın içeriğinden haber siz negatif algı oluşturmaya yönelik söylemlerin dolaşıma sokulduğunu görmekteyiz. Algı ile olgu arasında farkı gidermek için hepimiz taşın altına elimizi koymalıyız. Yargı kararlarının polemik konusu yapılması tutumu karşısında yargı mensupları vakarını korumalıdır. Bu da yargı kararlarıyla korunur. Yargı kararı yargının lisanıdır, yegane dilidir. Yargı tarafsızlık vasfını koruyarak ihtilafları çözebildiği ölçüde sosyal barışı sağlar. Verdiği kararlar tartışmaları bitirmelidir, yeni tartışmaları alevlendiren yeni tartışmaları başlatan karar veren bir makamda olmamalıdır. Milletimizin beklentisi budur."

ADALET BAKANLIĞI'NIN TAŞRA TEŞKİLATI OLAMAZ

Erzurum'da bakanlıkların taşra teşkilatları bulunduğunu hatırlatan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Adalet Bakanlığı'nın taşra teşkilatı olamayacağını vurguladı. Bakan Gül, "Adliyenin kapısından giren hakim ve savcı cübbesini giyer giymez Anayasa'dan talimat alır. Dolayısıyla bağımsızlık ve tarafsızlığınızı millet adına karar verirken asla ve asla bir an için adaletten şaşmadan, bu konuda mesleğin vakarını, adaletin terazisini en hassas şekilde tuttuğunuzu, vatandaşın bu anlamda size baktığını izlediğini ve ona göre adalete inancının arttığı azaldığını unutmayalım. Dosyalar gelir geçer, evraklar tamamlanır, adil olmak ve adil kalmak asıl vazifedir. Mahkeme kadıya mülk değildir. Bu görevler bir gün biter gider ama adil şekilde yargılama milletin beklentisi budur" dedi.

BÜTÜN SORUNLAR ÇÖZÜLMÜŞ DEĞİLDİR

Mayıs ayında açıklanan birinci yargı paketi, yargı reformunun mecliste kanunlaştığını ifade eden Bakan Gül, bunun yargıda bir milat olduğunu vurguladı. Henüz yolun başında olduklarını kaydeden Gül, "Bu konudaki adımları atmaya devam edeceğiz. İlk paketin çıkmasının çok olumlu yansımalarını bulunması çok önemlidir. Bu paketin uygulamasının bazı kısımları seri yargılama, basit yargılama 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girecek. Paket yürürlüğe girince bütün sorunlar çözülmüş değildir. Bu bir iradenin ortaya konulması anlamında önemli evredir. Bu konuda her türlü çalışmayı yasama, yürütme yargı olarak, paydaşlar olarak başarıya ulaştırabiliriz" diye konuştu.

YARGIDA HEDEF SÜRELERİ ANLATTI

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, konuşmasında 1 Ocak 2019'da yürürlüğe giren yargıda hedef süre uygulaması hakkında da bilgi verdi. Kanunun uygulanmasında Erzurum'da hedef sürelere uyumda ceza mahkemelerinde yüzde 84, hukuk mahkemelerinde yüzde 82, idare mahkemelerinde yüzde 83, vergi mahkemelerinde yüzde 72 olduğunu vurgulayan Bakan Gül, hedef sürenin soruşturma aşamasında yüzde 71 olarak gerçekleştiğini söyledi.

Bakan Gül, konuşmasından sonra toplantıya katılanlarla birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

(GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ)

Haber : Salih TEKİN - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

============================

Bitlis'te toprağa gömülü 15 kilo patlayıcı ele geçirildi

Bitlis'te, jandarma tarafından düzenlenen operasyonda, PKK'lı teröristler tarafından toprağa gömülü, düdüklü tencere içerisinde hazırlanmış el yapımı patlayıcı (EYP) ele geçirildi. Amonyum nitrat ile güçlendirildiği belirlenen 15 kiloluk patlayıcı, bulunduğu yerde imha edildi.

Bitlis İl Jandarma Komutanlığı ekipleri,  bugün 'PKK'lı teröristleri bulup etkisiz hale getirmek ve kullandığı sığınaklar ile barınakları imha etmek' amacıyla operasyon başlattı. 'Şehit GK Muhsin Apak 2019-92' adı verilen operasyon kapsamında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetleri sırasında toprağa gömülü halde düdüklü tencere içerisine hazırlanmış ve amonyum nitrat ile güçlendirilmiş 15 kilogram EYP bulundu. Çok sayıda yaşam malzemesi de ele geçirildi. Patlayıcı ve yaşam malzemeleri bulundukları yerde imha edildi. Bölgedeki operasyon sürüyor.

Görüntü Dökümü

-------------

-Patlayıcı ve yaşam malzemelerinin imha edilmesi

-Yükselen dumanlar

HABER: Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS,

============================

Ormanları korumak için yapılması gerekenler konuşuldu

Muğla'da, yerel bir yönetim tarafından Türkiye'de ilk kez, 'Ormanlarımızı korumak görev değil, sorumluluktur' konulu orman çalıştayı düzenlendi.

Muğla il merkezinde bu yılın 11 aylık döneminde 259 orman yangını çıktı, 933 hektar alan kül oldu. Orman yangınları açısından Türkiye'nin en hassas bölgelerinin başında gelen Muğla'da, Türkiye'de ilk defa bir yerel yönetim tarafından orman çalıştayı düzenlendi. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çalıştay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi'nde başladı. Türkiye Ormancılar Derneği İkinci Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara'nın moderatörlüğünde başlayan çalıştayın ilk gününde, Menteşe Belediye Başkanı CHP'li Bahattin Gümüş, Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Osman Gürün'ün ile Vali Yardımcısı Ayhan Yazgan konuşma yaptı. Başkan Gürün, "Orman sadece ağaç değil. Her yangından sonra neyi kaybettik bunların analizini yapmamız gerekiyor. Bu çalıştayın yılda 1 kez düzenlenmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Sürekli olarak gündemde tutmalıyız. Elimizden gelen neyse yapmaya hazırız" dedi. Vali Yardımcısı Ayhan Yazgan, "Geleneksel metotları geride mi bıraktık, yoksa her şeyi teknolojiye mi teslim ettik? Her şeyi teknolojiden bekler hale geldik. Yangın küçükken büyümeden söndürülebiliyordu. Eski ve yeniyi birleştirmek faydalı mıdır? Hocalarımızın katkısıyla bu çalıştayın ülkemize örnek olacağına inanıyorum" diye konuştu. Daha sonra Orman Mühendisi Vehbi Tutmaz, orman yangınlarının sebeplerini anlattı. Muğla Orman Yangınları ile Mücadele Şube Müdürü Mehmet İşçi ise, yangınlara karşı alınması gereken önlemleri detaylarıyla paylaştı. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Kantarcı, 'orman yangınlarının ekolojik hayata etkileri'; Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, 'yerleşim yerlerinde ve tarımsal alanlarda olası bir orman yangının sebepleri ve alınması gereken önlemler'; Doç. Dr. Ali Kavgacı, 'Akdeniz tipi ekosistemlerinde yangın sonrası yapılması gerekenler' ve Prof. Dr. Mustafa Avcı ise 'Muğla'daki kızılçam ormanlarında yangınların fauna ve çam balı üretimine etkileri' konulu sunumlar yaptı. Çalıştayın yarın yapılacak ikinci gününde katılımcılar Göcek, Bodrum, Dalaman gibi geçen yaz orman yangınlarının yaşandığı turizm bölgelerini ziyaret ederek, incelemelerde bulunacak.

Görüntü Dökümü

-------------

-Salondan görüntü

-Başkan Osman Gürün ile röp.

-Genel ve deaty görüntüler

HABER: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

============================

Engelli genci işkenceyle öldürenlere yeniden aynı ceza verildi

Bolu'da, zihinsel engelli Erhan Gümüş'ü (30) işkence edip, boğazını keserek öldüren ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden yargılanan sanıklar Gökhan Çakır (36), Ömür Baltacıoğlu (50) ve Ömer Şancı (34), yine ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası ile 6'şar yıl hapis cezasına çarptırıldı.

2016 yılının Şubat ayında meydana gelen olayda, otobüs firmasının servis şoförü Gökhan Çakır, arkadaşları Ömer Şancı ve Ömür Baltacıoğlu ile birlikte kendisine küfür ettiğini iddia ettiği zihinsel engelli Erhan Gümüş'ü aracın bagajına koyup ormanlık alana götürdü. 3 kişi, vücudunun çeşitli yerlerini çakmakla yaktıkları Erhan Gümüş'ü boğazını keserek öldürdü. 17 gün sonra yeniden olay yerine giden 3 kişi, Gümüş'e ait cesedi gömdü. Çakır, Baltacıoğlu ve Şancı polisin araştırması sonucu yakalanıp, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan sanıklar hakkında 2017 yılının Mayıs ayında 'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme', 'Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu ve 6'şar yıl hapis cezası verildi.

YARGITAY KARARI BOZMUŞTU

Yargıtay, yerel mahkemenin kararını, maktulün özürlülük oranı ve sanıklardan Ömer Şancı'nın cezai ehliyetinin olup olmadığının tespiti nedeniyle bozmuştu.

Bolu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen davada karar çıktı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Gökhan Çakır, Ömür Baltacıoğlu ve Ömer Şancı katıldı. Taraf avukatları da duruşma salonunda hazır bulundu. Maktul Erhan Gümüş'ün engelli olduğuna dair belge dosyaya eklendi. Ömer Şancı'nın da cezai ehliyetinin olduğu yönündeki evrak da dava dosyasına konuldu.

CİNAYETİ KABUL ETMEDİLER

Son sözleri sorulan sanıklardan Ömür Baltacıoğlu, suçlamaları reddederek, "Ben işlemediğim bir suçun cezasını yatıyorum. Tehdit altında bu suçu işlediğini kabul etmiştim ama kesinlikle bu suçu işlemedik. Sağ kolum yüzde 70 sakat elimi bile kullanamıyorum. Bu işi Ömer yaptı. Kanser oldum bu nedenle. Beraatimi talep ederim" dedi.

Gökhan Çakır ise, "Ben bu suçu işleseydim zaten kabul ederdim. Diğer sanıklar işledikleri eylemi bana anlattılar. Ben de polise anlattım. Hiçbir suçum olmadığı halde cezaevindeyim" diye konuştu.

Ömer Sancı ise, "Bu olayda benim hiçbir eylemim yoktur. Diğer sanıklar maktulü önce dövüp sonra boğazını kestiler. Ben olaya ilişkin video kaydı yaptım. Fotoğraflar çektim. Savcılığa verecekken tehdit edildiği için sildim. Gökhan Çakır kayıtları sildi.  Beraatimi istiyorum" dedi.

KARAR

Sanıklarının son sözlerinin ardından mahkeme heyeti kararı açıkladı. Kararda, 3 sanık hakkında 'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ve 'Cebir, Tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 6'şar yıl hapis cezası verildi. Ayrıca sanıklardan Gökhan Çakır hakkında, olayın ardından kendisini sorgulayan bir polis memuruna iftira attığı gerekçesiyle 'İftira' suçundan da 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Görüntü Dökümü

-------------

-Olaya ilişkin ARŞİV görüntüler

Haber : Murat KÜÇÜK/BOLU,

====================================

Kızını darbettiğini iddia ettiği öğretmene diğer veliler sahip çıktı

İzmir'de, 4'üncü sınıf öğrencisi S.S.'nin babası Hakan S., kızının başına kitapla vurduğu iddiasıyla kadın öğretmen G.B.'den şikayetçi oldu. Sınıftaki diğer öğrencilerin velileri ise çok memnun oldukları öğretmenin böyle bir şey yaptığına inanmadıklarını söyledi. Veliler, karakola giderek öğretmenlerine destek verdi.

Mustafa Urcan İlkokulu 4'üncü sınıfta okuyan S.S.'nin babası Hakan S., sınıf öğretmeni G.B. hakkında, kızının başına İngilizce kitabını evde unuttuğu gerekçesiyle kitapla vurduğunu iddia ederek, Yeşilyurt Polis Merkezi Amirliği'nde şikayetçi oldu. Baba Hakan S., Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden darp raporu aldıklarını söyleyerek, "Kızımın kafasına, İngilizce kitabını evde unuttuğunu söylediği için sinirlenip, kitapla vurmuş. Bugün okuldan haber geldi, kızımı ambulansla hastaneye kaldırmışlar. Suçu sadece kitabı evde unutmakmış. Buraya geldik ve öğretmen hakkında şikayetçi olduk" dedi.

'ÖĞRETMENDEN MEMNUN OLMAYAN TEK VELİ BU ŞAHIS'

Öğretmen G.B. ise polis merkezine giderek kendisini suçlayan Hakan S.'den şikayetçi oldu. G.B.'yi sınıftaki diğer öğrencilerin veliler karakolda yalnız bırakmadı. Velilerden Ekrem G., "Sınıfta öğretmenden memnun olmayan bir kişi var, o da bu kişi. Biz öğretmenimizden eminiz ve böyle bir şey yapmadığını biliyoruz. Kendi çocuğum ile konuştuğumda, S.'nin kitabı kendi kafasına vurduğunu söyledi ve sınıftaki diğer tüm çocuklar da bunu söylüyor. Zaten S. kızımız sık sık sınıftaki arkadaşlarına gidip, 'Öğretmen bizi dövüyor diyelim' diyor. Bizler bunları bildiğimiz için öğretmenimizin masum olduğunu da biliyoruz ve ona destek olup savunmak için yanındayız" dedi.

Bir diğer veli Münevver A. ise "İlkokul 1'inci sınıftan beri öğretmenle tartışıyorlar. S., benim kızıma da 'Kalemle bacaklarımızı çizelim ve öğretmenimiz yaptı diyelim' demiş. Benim 20 yaşında kızım var, bir sürü öğretmen gördüm ama G.B. hanım gibisini görmedim. Kendisinden çok memnunuz. Daha sonra veli okula gelince G.B. hanıma da saldırdı. Biz de ondan şikayetçiyiz" dedi.

Her iki tarafın da şikayetçi olduğu olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü

-------------

Hakan Saygılı ile röportaj

Diğer velilerle röportaj

Polis merkezinden görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber : Davut CAN - Kamera: Nevra UÇKAÇ/ İZMİR,

======================

Usulsüz sağlık raporu şüphelilerinden 7'si adliyeye sevk edildi

Bilecik merkezli 3 ilde düzenlenen usulsüz sağlık raporu operasyonunda gözaltına alınan 28 şüpheliden 7'si de adliyeye sevk edildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Bilecik, Bursa ve Eskişehir'de, sahte ve usulsüz sağlık kurulu raporu alan ve bunların iş takibini yaptığı belirlenen şüphelilere yönelik 'Engel-11' operasyonu düzenlendi. Operasyonda 28 kişi gözaltına alındı. Bilecik Emniyet Müdürlüğü'nde ifadeleri alınan şüphelilerden 21'i serbest bırakılırken, işlemleri tamamlanan A.F.T., S.Y., L.K., M.D., S.Ö., M.K. ve M.Y 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık resmi belgede sahtecilik' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

-------------

-Şüphelilerin adliyeye getirilmesi

-Bilecik adliyesi

-Genel görüntüler

Haber -Kamera: Cafer ELMAS/BİLECİK,

======================


Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri
/beğendim
/alkışladım
/beğenmedim
/güldüm
/üzüldüm
/sinirlendim
/şaşırdım
500