Dha Yurt Bülteni -2

Dha Yurt Bülteni -2

Polise çarpan alkollü sürücü güvenlik kamerasındaDur ihtarına uymayan alkollü sürücü, yol kenarındaki polis memuruna çarparak yaraladıADANA'da trafik denetlemesinde, dur ihtarına uymayan alkollü sürücü Volkan Ç.

Dha Yurt Bülteni -2

Polise çarpan alkollü sürücü güvenlik kamerasında

Dur ihtarına uymayan alkollü sürücü, yol kenarındaki polis memuruna çarparak yaraladı

ADANA'da trafik denetlemesinde, dur ihtarına uymayan alkollü sürücü Volkan Ç., yol kenarındaki polis memuruna çarparak yaraladı, olay anını güvenlik kamerası ortaya çıktı.

Kaza, 14 Temmuz gecesi Çukurova İlçesi Süleyman Demirel Bulvarı'nda meydana geldi. Kız Lisesi önünde trafik denetlemesi yapan polisler, 39 yaşındaki Volkan Ç.'nin kullandığı 01 ALP 35 plakalı otomobili durdurmak istedi. Kontrol noktasına gelen otomobil birden hızlanarak Trafik Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Mehmet Akif Y.'ye çarpıp, kaçtı. Polislerin uyarı ateşi açıp kovaladığı otomobil, yaklaşık bir kilometre uzaklıkta refüjdeki yön levhalarına çarparak kaza yaptı. Olay anı ise güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Gözaltına alınıp, Fatih Polis Merkezi'ne götürülen Volkan Ç.'nin 176 promil alkollü olduğu tespit edildi. Ambulans ile Adana Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı polis memuru Mehmet Akif Y.'nin tedavi altına alındı.

6 GÜN CEZAVİNDE KALDI

Yapılan incelemede Volkan Ç.'nin daha önce de alkollü araç kullanmak hakkında işlem yapılıp bir süre ehliyetine el konulduğu belirlendi. Olayın ardından cezavine gönderilen Volkan Ç. 6 gün tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Çarpmanın etkisiyle vücudunun çeşitli yerlerinde, derin kesiler oluşan polis memurun ayaklarında kırıklar ve sağ diz kapağında parçalanma oldu. 

İddiaya göre polis memur,Volkan Ç,'nin tutuksuz yargılanmasına ettiği itirazda reddedildi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR 

Haber: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,- 

===============================================

Diyarbakır'da şafakta narkotik operasyonu

 

DİYARBAKIR'da uyuşturucu satıcılarına yönelik Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi'ne bağlı 100 polis, eş zamanlı olarak şafak operasyonu gerçekleştirdi.

Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekiplerince uyuşturucu ile mücadele kapsamında merkezdeki 4 ilçede tespit edilen 15 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Daha önceden tespit edilen ev ve iş yerleri için 100 kişilik ekip, gruplara ayrılarak şafak vakti saat 05.30'da operasyon için düğmeye bastı. Ekipler, 15 adreste yapılan aramada 5 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Ekiplerin daha önce değişik tarihlerde yaptığı çalışmalarda ise 538 kilo 839 gram kubar esrar maddesi ele geçirilirken, gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı.

Görüntü dökümü:

Polisin hazırlanması

Ekiplerin binaya girmesi

Güvenlik önlemleri

Gözaltına alınan şahıs

Şahsın getirilmesi

Genel ve detay

Haber-Kamera: DİYARBAKIR, -

=================================================

5 ayrı Koruma Kurulu kararı Ayder'i koruyamadı

RİZE'de 5 ayrı koruma kararına rağmen kaçak yapıların yükseldiği önemli turizm merkezlerinden olan Ayder Yaylası'nda Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından uygulanacak Kentsel Dönüşüm Projesi için ihale yapıldı.

Çamlıhemşin İlçesi'nde bulunan Ayder Yaylası, 1987 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile 'Turizm Merkezi' ilan edildi. Aynı zamanda belediye mücavir alanı olan ve doğal güzelliği ile öne çıkan yaylada bu tarihten sonra gelişigüzel yapılaşma başladı. 1994 yılında Milli Park, 1998 yılında ise Doğal SİT Alanı ilan edilerek koruma altına alınan Ayder, 2006 yılında da Bakanlar Kurulu Kararıyla, 'Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi' ilan edildi. 1998 yılında Doğal SİT Alanı ilan edilen yayla için yasaya göre valilik tarafından 2 yıl içerisinde Koruma Amaçlı İmar Planı oluşturulması gerekiyordu. Ancak, aradan 19 yıl geçmesine rağmen yayla için imar planları hazırlanmadı.

158 BİNA İÇİN YIKIM KARARI

Koruma planlarının uygulanması halinde yapılaşma tipi ve yoğunluğunun ancak projeler dahilinde yapılabileceği Ayder Yaylası, her geçen gün doğal özelliğini yitirdi. Kaçak ve beton yapıların inşa edildiği yayla ve çevresinde yüzlerce kişi, kaçak yapılaşma ile SİT ve Milli Park yasalarına muhalefetten yargılandı. Çamlıhemşin Belediyesi Meclisi, Ayder Yaylası'ndaki 290 yapıdan 158'i hakkında, kaçak ve ruhsata aykırı olduğu gerekçesiyle yıkım kararı aldı. Kaçak ve ruhsata aykırı yapıların yıkılması için Kamu İhale Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca hizmet alımı yoluyla açık ihaleye çıkıldı. Ancak yıkım ihalesine katılan firma olmayınca kaçak yapılar yıkılamadı.                        

KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN YENİ MODELLER HAZIRLANIYOR

5 ayrı koruma kararına rağmen kaçak yapıların yükseldiği Ayder Yaylası'nda TOKİ tarafından uygulanacak Kentsel Dönüşüm Projesi için 5 farklı yayla modeli hazırlanıyor. Uygulanacak modelde dikey yerine en fazla 2 katlı yatay yapıların yer alması öngörülüyor.

"AYDER'i KİRLETTİK REZİL ETTİK"

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Rize'de İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde partisinin İl Başkanları Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısındaki konuşmasında Ayder'deki gelişi güzel yapılaşamaya ilişkin sessizliğini bozmuş Ayder'in kirletilerek rezil edildiğini söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konu hakkında şöyle konuşmuştu:  "Dün akşam aramızda dertleşirken il teşkilatında yaylaları konuştuk. Şu andaki Ayder bizim temsilimiz olamaz. Allah'ın bize verdiği Ayder bambaşka, ama biz Ayder'i kirlettik rezil ettik. Başkan öyle olur mu, olmaz değil mi? Haşemoğlu'yla konuştuk o da hak veriyor. Buralar üzerinde devlet olarak da özellikle duracağız ve özellikle durmak suretiyle Ayder'i bu yapılanmayla değil, kentsel dönüşümle inşallah şanına yakışır bir hale getireceğiz. Bugün İçişleri Bakanımızla da Uzungöl'ü konuştuk. Aynı değişim ve dönüşümü de Uzungöl'de yapmamız lazım. Bunlar çekim alanı, bunu yaptığımız anda ben inanıyorum ki buraya gelenlerin sayısı çok ama çok fazla olacak. Rize'de bizim doğru dürüst bir otelimiz yok. Buraya gelenler nasıl kaçacağım diye düşünüyor. Bazı arkadaşlarımızı teşvik ediyoruz. Bunlar otel olayına girmeleri halinde Rize biraz rahatlayacak. Milletvekillerimiz sıkıştıracak, biz sıkıştıracağız. Rizeli hemşerilerimiz bu adımları atarsa Rize çok daha fazla turist çekecek."

Görüntü Dökümü

----------------------

-Ayder'in drone ile çekilen görüntüsü

//////

-Erdoğan'ın açıklamaları (DÜN GEÇİLDİ) 

Haber: Muhammet KAÇAR/ ÇAMLIHEMŞİN, (Rize), - 

==============================================

Bartın'da yüzmeye gittikleri koyma mahsur kalan 9 kişi kurtarıldı

Jet ski ile kurtarıldılar

BARTIN'nın Güzelcehisar Köyü'nde dün yüzmek için tekneyle gittikleri koyda dalgaların yükselmesi sonucu mahsur kalan ve geceyi ateş yakarak geçiren 2'si çocuk 9 kişi ancak bu sabah kurtarılabildi.

Güzelcehisar sahilinden yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta Kızılağaç mevkisindeki koya dün tekneyle giden ve gün boyu yüzen 3 aileden 9 kişi, akşam saatlerinde dalgaların yükselmesi nedeniyle mahsur kaldı. Sahile dönemeyen grup, İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü'nden yardım istedi. AFAD ekipleri karadan, Güzelcehisar sahilindeki cankurtaranlar ile Amasra Sahil Güvenlik Batı Karadeniz Grup Komutanlığı ekipleri de denizden kurtarma çalışması başlattı. Ancak denizdeki dalgalar ve bölgedeki sarp kayalıklar nedeniyle koya ulaşılamadı. AFAD ekipleri koyda mahsur kişilere ateş yakmaları için kayalıklardan çakmak ile birlikte süt, ekmek, su attı. Mahsur kalan 9 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilirken havanın kararması nedeniyle arama kurtarma çalışmaların bu sabah devam edilmek üzere son verildi.

JET SKİ İLE KURTARILDILAR

Sahil Güvenlik Batı Karadeniz Komutanlığı, İl Özel İdare ve AFAD ekipleri, koyda mahsur kalanları kurtarmak için  bu sabahın ilk ışıkları ile çalışma başlattı. Botlarla Kızılağaç Mevkii'ndeki koya yaklaşan ekipler, İl Özel İdaresi'ne ait jet- ski ile koyda geceyi ateş yakarak geçiren 9 kişiyi tek tek alıp Sahil Güvenlik Batı Karadeniz Komutanlığı'na ait 'TCSG-22' botuna çıkardı.

Can yeleği verilen tatilcilerin tümü kısa sürede güvenle bota alındı. Grup içinde bulunan 2 çocuğa Sahil Güvenlik ekipleri botta çubuk kraker ikram etti. Tatilciler, daha sonra botla Bartın Limanı'ndan karaya çıkarıldı.

Burada 112 Acil ekiplerinin yaptığı kontrolde 9 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu belirlendi. Tatilciler, daha sonra ifadeleri alınmak ve diğer işlemler için karakola götürüldü.

Görüntü dökümü:

-Tatilcilerin botla karaya çıkarılması

-Sağlık kontrolünden geçirilmeleri

Haber-Kamera: BARTIN,

================================================

Otomobilin çarptığı doğalgaz borusu patladı, sürücü yaralandı

ANKARA'nın Çubuk ilçesinde sürücünün direksiyon kontrolünü kaybettiği otomobilin çarptığı doğalgaz borusu patladı. Kazada, araç sürücüsü yaralandı.

Kaza,  Adnan Menderes Bulvarı üzerinde gece saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre kavşakta drift atarak ilçe merkezinden Adnan Menderes Bulvarı üzerinde seyir halinde olan Mustafa Samet Kantaş yönetimindeki 06 AGC 09 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bir işyerinin önünde bulunan doğalgaz hattına ve duvara çarparak durabildi. Kazada, sürücü Kantaş hafif yaralandı. Çarpmanın etkisiyle patlayan boru çevreye gaz kaçırması sonucu endişeye neden oldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, ambulans, polis ve doğalgaz ekipleri sevk edildi. Patlayan borunun etrafına güvenlik şeridi çeken ekipler, yolu da geçici bir süre kapattı. Ekipler, kaza sonrası doğalgazı keserek patlayan boruyu tamir etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Kaza yerinden görüntüler

Görgü tanığı açıklaması

Ekipler boruyu tamir ederken görüntü

Kaza yapan araçtan görüntü

Haber-Kamera: Müfit ONBAŞI/ÇUBUK(Ankara), - 

================================================

Çalışan El Sendromu hastalığı ile tıp tarihine geçti

Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi Nöroloi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan Özdemir, inşaat işçilerinde  'Çalışan El Sendromu' hastalığını teşhis ettiğini ve tedavisiyle ilgili çalışmalar başlatacağını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Özdemir, bu hastalığı nasıl teşhis ettiğini şöyle anlattı: "Ellerinde uyuşma ve ağrı şikayetiyle gelen inşaat işçisinin muayenesi normaldi. Sinir sıkışması olabileceğini düşündüm ve kesin tanı için elektrofizyolojik (EMG) yapılmasını istedim. Sonuç sinir sıkışması değildi fakat ellere gelen duyu sinirlerinde etkilenme mevcuttu. Ertesi gün başka bir inşaat işçisi aynı şikayetlerle başvurdu, onun da EMG'sinde aynı sonuçlar mevcuttu. Böyle 10'a kadar hastayı inceledikten sonra literatürü araştırdım. Hastalıkları kıyasladım. Nihai olarak literatürde böyle bir hastalık tanımlanmamış. Şimdi bu hastalığın tedavisine yöneleceğim" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Yrd. Doç. Dr. Gökhan Özdemir muayene ederken

-Yrd. Doç. Dr. Gökhan Özdemir ile röp

Haber-Kamera: ERZURUM,

========================================================

Yarım kalpli Miraç bebeğe kalp nakli yapılmazsa ölecek

SİİRT Belediyesi'nde taşeron firmaya bağlı temizlik işçisi olarak çalışan Aydın Baykara, 8 ay önce doğan yarım kalpli bebeği Miraç'ın, kalp nakli yapılmaması durumunda öleceğini belirterek, "Oğlum doğduktan sonra sırayla Siirt, Batman ve İstanbul'a götürdük. Doktorlar kalbinin yarım olduğunu söyledi. Doktorlar oğlumun yüzde bir yaşama şansı olduğunu söyledi. Ama maddi durumum yok. Hayırsever vatandaşlardan ve devlet büyüklerimden yardım bekliyorum" dedi. 

Siirt Belediyesi'nde temizlik işçisi olarak çalışan Aydın Baykara, 8 ay önce dünya gelen oğlu Miraç'ın 7 ay sonra yarım kalpli olduğunu öğrendi. Siirt ve Batman'daki hastanelerde tedaviye alınan Miraç, son olarak İstanbul'da özel bir hastaneye sevk edildi. 47 yaşındaki baba Baykara, Miraç bebeğinin tedavisini sürdürmek için Siirt'ten İstanbul'a gitti. Buradaki hastanin günlüğü bin 750 lira maliyeti bulduğu için 45 günlük tedavi boyunca, akrabalarında kaldı. Sabah Miraç'ı hastaneye götüren baba Baykara, akşam saatlerinde ise yine bir akrabasının evine döndü. 

ASGARİ ÜCRETLİ BABANIN DRAMI

Hastane masrafının yüklü olmasından dolayı Baykara ailesi çocukları Miraç'ı İstanbul'daki hastaneden alıp Siirt'te getirdi. Asgari ücretle çalıştığını anlatan 4 çocuk babası Aydın Baykara, Miraç'a  kalp nakli yapılması için 100 bin lira paraya ihtiyaç olduğunu söyledi. Bebeğinin tedavisi için Doğan Mahallesi'ndeki evi de satabileceklerini anlatan baba Baykara, yardımseverlerin desteğini bekliyor. Oğlunun, dünyaya gelişinden 7 ay sonra yarım kalpli öğrenmesinden sonra geceleri uyuyamadığını anlatan baba Baykara, "Oğlum Siirt'te dünyaya geldikten bir ay sonra sonra hastalanması üzerine acilen Siirt Devlet Hastanesi'ne kaldırdık. Buradaki doktorlar oğlumu Batman Bölge Hastanesi'ne sevk ettiler. Batman'daki hastane ise bizi İstanbul'a sevk etti. Oğlumu İstanbul'a götürüp, 45 gün boyunca tedavi gördü. Doktorlar bize oğlumuzun kalbinin yarım olduğunu söylemesi üzerine dünyalar başımıza yıkıldı. Miraç ile birlikte toplam 4 çocuğum var. Miraç'ın bu hastalığı ailece bizi yıktı ve perişan etti. Ben belediyede temizlik şirketinde çalışıyorum ve asgari ücret alıyorum. Belki durumum çok iyi olsa Miraç'ı çok daha iyi doktorlara götürebilirim ve tedavi olabilir. Doktorlar bize Miraç'ın yüzde 1 yaşaması şansı var diyorlar. Ben hayırsever vatandaşlardan, doktorlardan ve devlet yetkililerinden yardım istiyorum. Belki yardım edilirse oğlum yaşayabilir" diye konuştu.

"ÇOCUĞUM GÖZÜMÜN ÖNÜNDE ERİYOR"

Miraç bebeğin 46 yaşındaki annesi Remziye Baykara da, çocuğunun gözlerinin önünde eridiğini ve birçok doktora gitmelerine rağmen bir çare bulunamadığını söyledi. Çocuğunun kalp nakli yapılması halinde sağlığına kavuşacağını ifade eden anne Baykara, şöyle konuştu:  

"Miraç, İstanbul'da 45 gün boyunca tedavi gördü. Ancak faydalı olmadı ve doklar bize çocuğunuzun kalbinin yarım olduğunu, damarlarının çalışmadığını söylediler. Eşim asgari ücretle çalışmaktadır. Maddi imkanlarımız yeterli değildir. Çocuğumu götürdüğümüz hastanenin günlüğü bin 750 liraydı. Bu yüzden hastanede kalamadık. Her akşam başka bir yakınımızın evinde kaldık. Buna gücümüz yoktur. Hangi doktora gittiysem bana, çocuğuma ilaç tedavisinin fayda etmeyeceğini, öleceğini söylediler. Bunu duymak beni daha çok kahretti. Ben araştırdım İstanbul'da kalan Azerbaycanlı bir doktor benim çocuğum gibi hasta olan bir çocuğu iyileştirmiş. Ama bizim imkanlarımız olmadığı için biz bu doktora gidemedik ve şuan oğlumun elleri ve ayakları yara içerisinde, kulaklarından zaman zaman kan geliyor. Çocuğum ellerimde eriyor. Şayet bir kalp nakli yapılır ise çocuğum belki yaşar. Lütfen bize yardım edilsin." 

Görüntü Dökümü:  

-Küçük Miraç'ın annesi kucağındaki görüntüsü,

-Annesinin ağlayan Miraç'a bakması,

-Hastalığından dolayı elleri ve bacaklarını yara alan Miraç'ın görüntüsü,

-Baba Aydın Baykara'nın konuşması

-Anne Remziye Baykara'nın konuşması

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Turan KOYUNCU-Mehmet Yücel DURAK/SİİRT, - 

=======================================================

Spil Milli Parkı'nın özgür sahipleri yılkı atları

ENDEMİK bitki türü ve doğal güzelliğiyle ülkenin sayılı milli parkları arasında yer alan Manisa'daki Spil Milli Parkı'nda Osmanlı döneminden bu zamana kadar geldiği sanılan yılkı atları, güzellikleriyle ziyaretçileri büyülüyor. Milli Parkta sayıları yaklaşık 1000'e ulaştığı düşünülen yılkı atları, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Barındırdığı çeşitli endemik bitki türü ve canlılarla ülkenin seçkin milli parklarından biri olan, 6 bin 694 hektarlık alan üzerindeki Spil Milli Parkı'nın Osmanlı döneminden bu zamana kadar geldiği sanılan bekçileri yılkı atları göz kamaştırıyor. Osmanlı Devleti döneminde şehzadeler için seçilen atların Spil Milli Parkı Atalanı Mevkii'nde güçlenmeleri için öncelikle doğaya bırakıldığı ve belirli bir müddet sonra bu atların eğitilerek şehzadeler verildiği belirtiliyor. 50 yıl öncesine kadar Osmanlı'daki geleneğin devam ettiği, ihtiyarlıyan atların, son dönemlerini geçirmesi için Spil Milli Parkı'nda doğaya bırakıldığı ve bu zamana kadar çoğalarak günümüze kadar geldiği belirtildi. Bugün hala milli parkta yaşamakta olan yılkı atları sayısı 1000'i buldu.

ÖZELLİKLERİ ÖZGÜR OLMALARI

Spil Dağında özgürce dolaşan yılkı atları, Milli Parkın sahibi olduklarını herkese hissettiriyor. Genelde gruplar halinde dolaşan ve her grubun bir lideri bulunan atlar, kendilerine 100 metre yaklaşılmasına izin verse de, özgürlüğün verdiği yabanilikle saldırma ihtimalleri de bulunuyor. Yerli ve yabancı turistler, yılkı atlarını görmek için Spil'e gelirken, fazla yaklaşılması halinde atlar uzaklaşıyor. Yılkı atlarını görmek isteyenler de Spil Dağı Milli Parkı içindeki su göletine, yamaç paraşütü pistine, seyir tepesi yakınlarına ve Ayvacık Mahallesi civarına geliyor.

KESİN SAYILARININ TESPİTİ İÇİN ÇALIŞMA YAPILACAK

Yılkı atlarının kesin sayı tespiti ve üremelerinin kontrol altına alınması amacıyla Doğa ve Milli Parklar 4. Bölge Müdürlüğü tarafından önümüzdeki aylar içerisinde kapsamlı bir çalışma başlatılacak. Başlatılacak çalışma çerçevesinde Spil Milli Parkında ilk defa yılkı atlarının kesin sayıları tespit edilmiş olacak. Doğaya fazla zarar vermemeleri için sayılarının belli bir oranda tutulması planlanacak. Doğa Milli Parklar 4. Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler, ayrıca özellikle kış aylarında yılkı atlarının aç kalmaması için Spil Milli Parkına yem bırakma çalışması yapıyor.

"SPİL'İN DEĞERİ HALİNE GELDİLER"

İlçelerinde bulunan Spil Milli Parkı'ndaki yılkı atlarının artık burasının bir değeri haline geldiğini dile getiren Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer AK Partili Faruk Çelik, "Hem ilçemize hem de Spil Milli Parkına ayrı bir değer katıyor. Manisa yetişen şehzadelerimizin bindiği atlar olarak bilinen yılkı atları artık Spil Dağı'nın bir simgesi haline geldi. Yurt içinden ve yurtdışından bu atları görmeye, fotoğraflamaya gelen var. Yılkı atlarına ilgi çok büyük. İlçemiz ve Spil Milli Parkımız turizm konusunda istenilen potansiyele kavuştuğu zaman yılkı atlarımızın da değerinin artacağına inanıyorum. Yılkı atlarımızı tam manasıyla Türkiye'ye tanıtmış değiliz. Ancak ilgili kurumlarımız ile yapacağımız ortak çalışmalarımız çerçevesinde şehzadelerimizin bindiği bu atları tanıtabiliriz. Belediye olarak atlarımız için üzerimize düşen görevi de yerine getirerek özellikle kış aylarında gerekli noktalara yemler bırakıyoruz. Ayrıca Spil Milli Parkının belirli bölgelerine belediyemiz tarafından Yılkı atlarını su içmeleri için yalaklar yapıldı. Spil Milli Parkının gerçek sahibi olan yılkı atlarımıza belediye olarak sahip çıkıyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Yılkı atlarından görüntü

Haber- Kamera: İlker KILIÇASLAN/ MANİSA,

============================================

 Kayalıklarda mahsur kalan keçiler kurtarıldı

Niğde'nin Çiftlik İlçesinin Bozköy Beldesi Göllüdağ kuzu yeri mevkisinde 7 keçi mahsur kaldı. Keçi sahibinin durumu bildirmesi üzerine bölgeye gelen AFAD ekipleri, çalışma başlattı. AFAD ekipleri 2 saatlik çalışmanın ardından 72 saattir kayalıklarda mahsur kalan keçileri kurtarılarak sahibine teslim etti.  

Görüntü Dökümü

-------------------------

Ekiplerin çalışma görüntüsü

Keçilerin kurtarılması

Keçilerden görüntü

Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,

==============================================

Pazarcı esnafı turistler sayesinde İngilizce öğrendi

MUĞLA'nın Marmaris İlçesi'ne bağlı turistik Turunç Mahallesi'nde kurulan semt pazarında müşterilerin çoğunluğunu başta İngiliz olmak üzere yabancı uyruklular oluşturunca, esnaf ürünlerini satabilmek için İngilizce öğrendi. Yabancı uyruklu müşteriler pazara yoğun ilgi gösterirken, esnaf satışlardan memnun olduklarını söyledi.

Marmaris İlçe merkezine 23 kilometre mesafedeki turistik Turunç Mahallesi'nde sokağa kurulan 'Pazartesi Pazarı', yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor.

Mahallenin bir sokağında kurulan 50 metre uzunluğunda, altısı gıda olmak üzere giyim, hediyelik eşya, el emeği göz nuru dantel işlemeler ve tekstil ürünlerinin satıldığı toplam 45 standa yerleşik yaşayan yabancılar yanı sıra çoğunluğu İngiliz ve Almanlardan oluşan turistler geliyor.

ESNAF İNGİLİZCE'Yİ ÖĞRENDİ

Esnafın İngilizce seslenerek ürünlerini tanıttığı pazarda, fiyatlandırma euro ve dolar üzerinden yapılıyor. Turunç Mahallesi'nde yaşayanların bahçelerinde yetiştirdikleri meyve, sebze ve gittikleri çeşitli kurslarda öğrendikleri el emeği göz nuru hediyelik eşyaları satan pazarcı esnafı, ilgiden memnun olduklarını söyledi. Müşterilerin yabancı uyruklu olması sayesinde esnaf başta İngilizce olmak üzere yabancı dil öğrendi.

Pazara yoğun ilgi olduğunu vurgulayan baharatçı Ayhan Altıntaş, "Yabancı turistler, ülkelerinde sokakta böyle pazar olmadığı için ilgi gösteriyorlar. Onlar için pazar atmosferi çok güzel geliyor. Turistik yerlerde pazarcılık yaptığım için İngilizce öğrenmek amacıyla kursa gittim. Fakat pazarda pratik yapınca ve pazarlık olunca zamanla dili onlar kadar iyi konuşur hale geldik. Müşterilerimizi İngilizce olarak çağırarak ürünlerin satışında pazarlık yapıyoruz" dedi.

Bir diğer esnaf Derya Sarıoğlu, "Kurslarda temel eğitim alınıyor ama pazarda turistlerle yapılan pratikle İngilizceyi çok iyi öğreniyoruz. Pazara yabancı turistlerin yoğun ilgisi mevcut ve güzel dostluklar kuruyoruz" dedi.

Giyim ve kadın el çantası satışı yapan Mehmet Kurnaz ise, "Yabancı turistlere satış yapıp pazarlık yaparak İngilizceyi pratikle öğrendik. Yabancı turistler ile dostluklarımız arttı. Ülkemizin elçisi olmak güzel bir duygu" diye konuştu.

Marmaris ve kırsal mahallelerde bulunan, tekstil ürünlerinin satıldığı sokak pazarları üç yıl önce belediye meclisi kararıyla kapatıldı. Sokak pazarı olarak sadece Turunç Mahallesi kaldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Turunç Mahallesi tabelası görüntü

Turunç Mahallesi'ni hakim bir tepeden gören görüntü

Pazarda dolaşan, alışveriş yapan yabancı turistler ve turistlerin pazarcılar ile İngilizce konuşma görüntü

Ayhan Altıntaş, Derya Sarıoğlu ve Mehmet Kurnaz ile röp'ler

Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),

================================================

Kırkağaç kavununda hasat zamanı

MANİSA'nın Kırkağaç ilçesinin tadı ve aromasıyla ünlenen, coğrafi işaretle tescilli 'Kırkağaç kavununda' hasat başladı. Geçen yıla göre ekim alanı azalan Kırkağaç kavununda rekoltenin 20 bin ton civarı olması beklenirken, rekolte düşeceği için fiyatların ise artacağı düşünülüyor.

Manisa'nın Kırkağaç İlçesi'nde yetişen ve dünyaca ünlenen Kırkağaç kavununda bu yıl da hasat sevinci yaşanmaya başladı. Diğer kavun çeşitlerine göre hasadı geç başlayan Kırkağaç kavunu 2008 yılında patentinin alınmasıyla birlikte ününü Türkiye'ye duyurdu. İlçede yetiştirilen tadı ve aromasıyla diğer kavun çeşitlerinden farklı olan kavunlara da talep arttı. Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Süleyman Boğaz, ilçe için Kırkağaç kavununun çok önemli bir geçim kaynağı olduğunu hem de ilçenin adını duyurduğunu söyledi.

EKİM ALANI AZALDI

Hasadın başladığını dile getiren Süleyman Boğaz, geçen yıl ilçe genelinde 13 bin dekarda kavun üretimi yapılırken, bu yıl bu rakamın 7 bin dekara düştüğünü açıkladı. Boğaz, "Tat ve aromasıyla diğer kavun çeşitlerinden ayrılan ilçemize özgü Kırkağaç kavununda hasat başladı. Geçen yıl 13 bin dekar alandan 35 bin tonluk bir üretim yapılmıştı. Daha önceki yıllarda 10 ile 14 bin dekar alanda kavun ekiliyordu. Ancak çiftçi yetiştirdiği sebzeden daha çok para kazanmaya başlayınca kavun yetiştirmekten vazgeçti" dedi.

20 BİN TON BEKLENİYOR

Kırkağaç kavununda dekar başına ortama 3 ton verim alındığını dile getiren Boğaz, bu yıl 20 bin ton civarında bir rekolte beklediklerini söyledi. Rekoltenin azalması nedeniyle bu yıl fiyatların yüksek olmasını beklediklerini kaydeden Boğaz, şunları söyledi: "Kavun üretim alanı azalması nedeniyle kavun fiyatlarının geçen yıla oranla biraz daha yüksek olmasını bekliyoruz. Geçen yıl kilosu 80 kuruştan satılan kavunlarımızın bu yıl 80 kuruş ile 1 lira arasında satılmasını bekliyoruz. Geçen sezon hiç 1 liraya ulaşmamıştı. Türkiye'nin birçok yerinden talep gören kavunlarımız üreticimize de kazandıracaktır."

SAHTE KIRKAĞAÇ KAVUNUNA DİKKAT

Kırkağaç kavununun tescilli olduğunu ve etiketli satıldığına vurgu yapan Boğaz, tüketicilere de uyarı yaptı. Her yıl yol kenarlarındaki tezgahlarda Temmuz ayında Kırkağaç kavunu adı altında satış yapıldığını kaydeden Boğaz, "Gerçek Kırkağaç kavunu, ağustos ayından itibaren piyasaya çıkmaktadır. Bunun haricindeki kavunlar, gerçek Kırkağaç kavunu değildir. Gerçek Kırkağaç kavunu için üzerindeki sarı ve siyah renklerin eşit dağılımına dikkat edilmeli ve coğrafi etiketli kavunların tercih edilmesi gerekir" dedi.

KIŞ AYLARINDA DA GÜVENLE TÜKETİLİYOR

Yaz aylarında olduğu kadar kışın da tercih edilen Kırkağaç kavunu, ilçedeki soğuk hava depolarında saklandığına da dikkati çekip, "Hiçbir katkı maddesi bulunmadan askıda bozulmadan 5-6 ay boyunca kalabilmesiyle bilinen Kırkağaç kavunları kışın da üreticiye kazandırıyor. Özellikle kış aylarında tercih edilen kavunların depolardan çıkarıldıktan sonra büyük talep görüyor. avun hasadı başladıktan sonra hemen satılmayan kavunlar karlı kış günlerinde de tüketicilerimizin sofrasına ulaşıyor. Bizim kavunumuzun özelliği bu. 5-6 ay boyunca bozulmaması. Ağız tadıyla yenilebilmesi" diye konuştu.

Kavun üreticisi İsmail Yamaç da, hasat için heyecanlı olduklarını belirterek, kavunlarda hastalık görüldüğünü ancak, zararsız şekilde atlattıklarını anlattı. Yamaç, bu yılın kavun üreticileri için bereketli bir yıl olmasını diledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Kavun tarlalarından görüntü

-Kavun üreticileri ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Erdinç ALKAN - Nermin UÇTU/ MANİSA,

================================================

Roma İmparatoru Gallienus'un mektubu müzede sergileniyor

Antalya'nın Manavgat İlçesi Side Mahallesi'nde 2 yıl önce bir inşaatın temel kazısı sırasında bulunan Roma İmparatoru Gallienus'a ait taş üzerine yazılı mektubun orijinali Side Müzesi'ne konuldu. Mektup, bakım ve restorasyon işlemlerinin ardından sergilenmeye başladı. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Sabri Alanyalı başkanlığındaki kazı ekibi tarafından ortaya çıkarılan mektupta, İmparator Gallienus'un Sidelileri açlıktan korumak için ödemekle yükümlü oldukları tahıl vergisinin bir kısmından muaf tuttuğunu bildirmesi yer alıyor. İmparatordan aldıkları bu mektuba sevinen Side kent yönetiminin ise bu resmi mektubu taşın üzerine yazdırarak o dönem kent meydanında sergilediği kaydedildi. Aradan geçen sürede yerinden alınan mektubun bir evin avlusunda döşeme taşı olarak kullanıldığı ve MS 1200'lü yıllarda Side'nin terk edilmesinin ardından zamanla toprak altında kaldığı tahmin ediliyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Side Müzesi girişi

Side kazılarında yeni bulunan başsız kadın heykeli

Roma imparator mektubu (peşpeşe 3 plan)

Side Müzesi'nden görüntüler

Mektubun bulunduğu işyeri

Mektubun bulunduğu işyerinde kopyasının cam bölmede sergilenmesi

Mektubun bulunduğu işyerinin kazısı sırasında çekilen fotoğraflar

Zeminde avlu döşeme taşlarının bulunması (çamurlu hali)

Birkaç gün sonra yağmur yağınca taşlardan birinin farklı olduğu ve üzerinde yazı bulunduğu anlaşılıyor

HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGAT(Antalya),

===================================

'Genç Çiftçi' projesi geçim kaynağı oldu

Muş'un Varto ilçesine bağlı Eryurd Köyü'nden Beşikkaya Köyü'ndeki Levent Doğan ile evlenen Çiğdem Doğan, köyde girişimciliği ve çalışkanlığıyla tanınıyor.  Liseyi İstanbul'da okuyan ve aynı zamanda çalışan Çiğdem Doğan, köyde hem tarım hem de hayvancılık yapıyor. Tarım Bakanlığı'nın 'Genç çiftçi' projesi kapsamında 6 büyükbaş hayvanı hibe olarak alan iki çocuk annesi Doğan, "Kocam inşaatlarda çalışıyor ama evin geçimini ben sağlıyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Çiğdem gelin evinin önünde bulaşık yıkarken

-Çiğdem gelin tarla ve bahçede çalışırken

-Çiğdem gelin hayvan sağımı yaparken, sacda ekmek pişirmesi

-Çiğdem gelin ile röp

Haber-Kamera: Eser AYDIN/ MUŞ,

==========================================================