Dha Yurt Bülteni-2

Dha Yurt Bülteni-2

1)SAMSUN'DA 19 MAYIS KUTLAMALARINA YAĞMUR ERTELEMESİ SAMSUN'da hava muhalefeti nedeniyle Yarı Maraton Koşusu dışındaki tüm törenler yarına ertelendi.

Dha Yurt Bülteni-2

1)SAMSUN'DA 19 MAYIS KUTLAMALARINA YAĞMUR ERTELEMESİ

 

SAMSUN'da hava muhalefeti nedeniyle Yarı Maraton Koşusu dışındaki tüm törenler yarına ertelendi. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları Samsun'da hava şartları nedeniyle ertelendi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatmak için 18 silah arkadaşıyla birlikte Bandırma vapuruyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gelişinin 98'nci yıldönümü nedeniyle düzenlenecek etkinlikler yağmur engeline takıldı. Atatürk'ün Samsun'a çıktığı nokta olan Tütün İskelesi'nin önündeki Kurtuluş yolundaki tören, Valilik binası önündeki tören alanındaki etkinlikler, Paramotor Gösterileri, Sahil Güvenlik'in arama kurtarma gösterisi Türk Yıldızları ve Solo Türk ekibi jet uçakları gösterisi yarına ertelendi.

Bugün sadece 19 Mayıs Yarı Maraton koşusu yapıldı. Vali İbrahim Şahin tarafından startı verilen yarışların ödül töreni de yarına yapılacak.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR 

SAMSUN, - 

===========================================================

2)CENAZE YOLUNDA KAZA: 2 ÖLÜ, 4 YARALI

SİVAS'ın Suşehri ilçesinde kontrolden çıkan minibüsün takla atması sonucu 2 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı. Kaza sabaha karşı 02.00 sıralarında D-100 Karayolu üzerinde Suşehri ilçesine bağlı Aşağı Sarıca köyü yakınında meydana geldi. İstanbul'dan Gümüşhane'ye bir yakınlarının cenazesi için yola çıkan Abdullah Mutlu (51) yönetimindeki 34 AY 5629  plakalı panelvan minibüs  bölgedeki yoğun sis nedeniyle kontrolden çıkarak takla attı. Kazanın duyulmasının ardından olay yerine çok sayıda sağlık polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada araç içerisinde bulunan Ramis Mutlu(41) ile Günay Coşkun(46) yaralı olarak kaldırıldıkları Suşehri Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.  Minibüs sürücüsü Abdullah Mutlu ile araçtaki Süleyman Şahin(51), Engin Mutlu(45) ve Oğuzhan Karakoç(21) ise yaralandı. Yaralılar ambulanslarla Suşehri Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılardan sürücü Abdullah Mutlu ile Süleyman Şahin buradaki ilk müdahalenin ardından ambulansla Sivas kent merkezindeki hastanelere sevk edildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Kaza yerinden görüntü

-Aracın görüntüsü, ekiplerin çalışması

-Hastaneden görüntüler

-Detaylar

Haber-Kamera: Bülent TATLI/SUŞEHRİ(Sivas),

(160 mb)

===================================================

3)MUKEDDES NİNE, EVİNİ ATATÜRK MÜZESİNE ÇEVİRDİ

EDİRNE'de yaşayan emekli 79 yaşındaki Mukaddes Çırak, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e olan sevgisini iki katlı evinin her köşesine, bahçesine ve binanın dışına Türk bayrakları ve Atatürk fotoğraflarıyla donatarak yaşıyor.

Almanya'da yıllarca fabrikada çalışan Mukaddes Çırak, 1985 yılında emekli olup memleketi Edirne'ye yerleşti. Çavuşbey Mahallesi'ndeki iki  katlı evde oturan Çırak, babasından gördüğü Atatürk sevgisini evinin her köşesine yayarak adeta Atatürk Müzesi kurdu. İki çocuk annesi Mukaddes Çırak, evinin odalarına, pencere camlarına, balkonunu, bahçesine Atatürk fotoğrafları ve Türk bayraklarıyla donattı. Binanın dış cephesine dev Atatürk posteri asarak, Atatürk sevgisini gösteren Mukaddes Çırak da binlerce fotoğraflarının yanı sıra Atatürk'ü anlatan görüntülerin yer aldığı CD'ler ve kitaplarda bulunuyor. Evini gören Çırak'ın Atatürk'e olan hayranlığını görüyor.

Annesi Fatma Kokeralp'ın Selanikli olduğunu ve Atatürk'ün oturduğu komşusu olduğunu belirten Mukaddes Çırak, "Annem Atatürk'ü ve annesi Zübeyde Hanım'ı çok iyi tanıyordu ve komşulardı. Sonra annemler Edirne'ye yerleşti ardından da ben 1965 yılında işçi olarak Almanya'ya gittim. Burada da eşimle evlendim 1985 yılında da Edirne'ye yerleştim. Ancak Almanya'da yaşadığı zamanda içimde Atatürk aşkı vardı. Babamdan böyle gördüm ve bende Atatürk sevgimi hep yaşadım. Edirne'ye taşındığımdan beri Atatürk'ün ne kadar fotoğrafı, portresi varsa evime asmaya başladım. Hatta ilk eve girdiğimizde o zamanlarda önce ayna, süpürge ve Kuran-ı Kerim alınırdı, ben yanına Atatürk fotoğrafı da almıştım. Şimdi binlerce Atatürk fotoğrafım, kitapları, yazıları, görüntülerinin yer aldığı CD'ler evimin her köşesinde var" dedi.

TÜM RESMİ TÖRENLERE KATILIYOR

İlerlemiş yaşına rağmen Edirne'de tüm resmi törenlerle elinde Atatürk fotoğrafı ve Türk bayrağıyla katılarak en ön önde yer alan Mukaddes Çırak, Atatürk'e hareket edildiğinde gözyaşlarına hakim olmadığını söyledi. Çırak, "Evimde yer kalmadı ama yer buldukça asmaya devam ediyorum. Atatürk kendi için değil vatan için çalıştı. Şimdi Atatürk'e hakaret edildiğinde çok üzülüyorum. Bunların cezalandırmaları lazım" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Mukaddes Çırak'ın evi

-Balkonundaki Atatürk ve Türk bayrakları

-Mukaddes Çırak ile röp.

-Evin içindeki Atatürk fotoğrafları

-Duvardaki fotoğraflar detay

-Evinin bahçesi

-Duvarda asılı dev Atatürk portresi

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Ali Can ZERAY/EDİRNE,-

=================================================

4)İMAM HATİPLİLER PROJELERİYLE TÜBİTAK'A GÖZ KIRPTI

ÇANAKKALE'nin Biga İlçesi'nde, İmam Hatip Ortaokulu Bilişim Sergisi'nde birbirinden ilginç 14 projeyle dikkatleri üzerine çeken Robotik Eğitim Sınıfı öğrencilerinin yaptığı 'Su Piyanosu' projesi, sergiyi gezenlerin beğenisini topladı.

Biga İmam Hatip Ortaokulu Robotik Eğitim Sınıfı'nın 24 öğrencisi, hazırladıkları projeleri Bilişim Sergisi'nde beğeniye sundu. Biga İlçe Milli Eğitim Müdürü Erkan Bilen, Şube Müdürü Ebru Boladan, okul müdürleri, öğretmen, öğrenci ve velilerin katıldığı törende, konuşmaların ardından kurdele kesilerek açılış yapıldı. Öğrencilerin hazırladığı Su Piyanosu, Akıllı Ev ile Hayatınızı Kolaylaştırın, Akıllı Baston, Akıllı Otopark Kart Okuma Sistemi projeleri, sergiyi gezen katılımcıların ilgisini çekti. 

Bilişim Sergisi Koordinatörü Bilişim Öğretmenleri Aylin Canlı ve Erdem Aslan, projeler hakkında bilgi verdi. Bilişim Öğretmeni Aylin Canlı, 4 ay önce 5. sınıf öğrencileri ile Robotik Eğitim Sınıfını kurduklarını ve kodlama eğitimine başladıklarını söyledi. Öğrencilerin birbirinden ilginç projeler yaptıklarını anlatan Canlı, "Sergilenen projelerimiz arasında su piyanosu var. Bu projede su ve elektriği birleştirerek nasıl ses elde edilir onu göstermek istedik. Su doldurduğumuz kapların her biri için farklı bir nota tanımladık. Dokunduğumuzda o notaları çıkarmaları için programladık" dedi. 

Akıllı Ev ile Hayatınızı Kolaylaştırın adlı projeyi de tanıtan Canlı, "Arduino karta takılan ve programlanan ışık algılama sensörü (LDR) sayesinde ortamdaki ışık miktarı belirli bir değerin altındaysa bahçedeki lambalar yanmakta, evin penceresi kapanmakta, ortamdaki ışık miktarı belirli bir değerin üstündeyse bahçedeki lambalar sönmekte, evin penceresi açılmaktadır. Akıllı baston projemiz ise görme engellilerin hayatını kolaylaştırmak için tasarlanmıştır. Arduino karta yerleştiren mesafe algılama sensörü sayesinde, 50 santimden daha yakın cisimler tespit edilip buzzerın çalması programlanmıştır. Algılanan cisimler yaklaştıkça ses sıklığı da artmaktadır. Projelerimiz arasında akıllı otopark kart okuma sistemi de yer almaktadır" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------------

Bilişim Öğretmenleri Aylin Canlı ve Erdem Aslan'ın projeleri anlatmalarından görüntüler

Öğrencilerin projelerinden görüntüler

( Haber-Kamera: Safiye TARI GÜNER / BİGA (Çanakkale),

=====================================================

5)TATLISES, ÇALIŞANIYLA KARAKOLLUK OLDU

ÜNLÜ şarkıcı İbrahim Tatlıses'in Kuşadası ve Bodrum'daki otelleri için çeşitli işleri yaptığını, resmi işlemler için onlarca kez vekalet aldığını belirten Murat Özey, patronuyla karakolluk oldu. Tatlıses'in polis karakoluna giderek Özey'den haneye tecavüz gerekçesiyle şikayetçi olduğu öğrenildi. Özey ise ünlü şarkıcının kendisini tehdit ettiğini öne sürdü.

Geçen cumartesi günün yaşanan olayda, iddiaya göre, alacağını vermediğini öne sürdüğü patronu İbrahim Tatlıses'in kapısına dayanan Murat Özey, ödeme yapılmasını istedi. Ancak taraflar anlaşamadı. Tatlıses ise polis çağırdı. Daha sonra Kuşadası Merkez Karakolu'na giden Tatlıses, haneye tecavüz ettiğini öne sürdüğü Murat Özey'den şikayetçi oldu. Özey'e alacağını ödediğini, kendisine hiçbir borcunun olmadığını öne sürdü. Özey'in, Tatlıses'e yaklaşmaması konusunda polis tarafından yazılı uyarıldığı öğrenildi. 

"ONUN KAÇAK OTELİNİ YASALAŞTIRDIM"

Gerek Kuşadası gerekse Bodrum otellerinin belediyeler ve kamu kurumları karşısında tüm iş ve işlemlerini, İbrahim Tatlıses'in verdiği tam yetkili vekaletnameyle takip ettiğini, inşaat ve dekorasyon işlerini kendisinin yaptığını söyleyen Murat Özey ise açıklama yapıp, hakkının gasp edildiğini öne sürdü. Özey, "İbrahim Tatlıses'in birinci derece yetkilisiydim. Devlete vergi, KDV ödemek istemediğini söyleyerek resmi kontrat, sözleşme yapmadı. Hak edişlerimin faturalarını aynı gerekçeyle iptal etti. Ben, onun kaçak otelini yasallaştırdım. Bir sürü iş yaptım. Bürokratik işlerde ilişkilerimi kullandı. Otelinin mermerleri benim, kapı cam, iç döşeme benim. Peyzajını ben yaptım. Kuşadası'nda çöken havuzu, yeniden ben yaptım. İki tane arabamı sattım. Evdeki çeyiz altınlarımı sattım, çoluk çocuğumun rızkını onun borçları için ödedim. 25 yıllık birikimim gitti. Malım, mülküm gitti. Bana tüm otellerin bürokrasi ve inşaat işlerini yaptırdı. Beni kullandı. Sonra da mağdur ve perişan ederek arkasını dönüp gitti. 'Otelimi sattıktan sonra senin tüm hak edişlerini ödeyeceğim' diye söz verdi. 850 bin liralık alacağımın karşılığında 600 bin ödeyecekti, ondan da vazgeçti. Otelini sattıktan sonra ise telefonlarıma çıkmamaya başladı. Bana borcunun olmadığını söyledi. Her zaman yaptığı gibi beni iş mahkemelerinde süründürmek istiyor. Ben çocuklarımın rızkını gasp eden İbrahim Tatlıses'e hakkımı helal etmiyorum" dedi. Özey, süreç içerisinde oteller ve bürokrasi işlemlerini kendisinin yaptığını içeren iki bavul dolusu belgeyi basın mensuplarına gösterdi.

"TATLISES BENİ TEHDİT ETTİ"

Alacağını ısrarla istediği için Tatlıses'in gazabına uğradığını söyleyen Murat Özey, Tatlıses'in kendisini tehdit ettiğini öne sürdü. Özey, ünlü türkücüye seslenerek, "Beni silah ve tehdit zoruyla yıldırmaya, paramı ödememeye çalışıyorsun. Bana silah çekip adam gönderiyorsun. Gel de hakkımı öde. Silahlarla beni yıldırmaya çalışma. Bana silah çekme, adam gönderme üstüme. Ben buradayım çoluk çocuğum ile birlikte beni öldür. İbrahim Tatlıses, ondan hakkımı, alın terimi istediğim için benden şikayetçi oluyor. Beni karakola şikayet ediyor. Bazı şeyleri örtbas etmeye çalışıyor, ama başaramayacak, artık örtbas edemeyecek. Hepsinin belgeleri var. Şansızlığım ise dava açacak, harç yatıracak param bile kalmadı. Perişan haldeyim. O ise vergi bile vermek istemediği devletin uçağı ile tedaviye gidiyor" dedi. Özey, devlet yetkililerinden destek beklediğini söyledi. 

Görüntü Dökümü

----------------------- 

Murat Özey'in konuşmalarının tamamı

Tatlıses'in verdiği vekaletnameler, iptal edilen faturalar.

İki bavul evrak.

Murat Özey çocuklarıyla. 

(Haber- Kamera: Latif SANSÜR / KUŞADASI (Aydın),

====================================================

6)KRALİYET SARAYLARINA BİLE HALI GÖNDERİLİYOR

MANİSA'da, 200 yıl önce eşek sırtında komşu ilçe Gördes'e giderek halı dokumayı öğrenen Demircililer, bugün Macaristan Kraliyet Sarayı, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne halı gönderiyor. İhracatın yanı sıra ülkedeki camilerin büyük çoğunluğunun ilçede dokunan halıları tercih ettiği de belirtildi.

Demirci hem yurtiçinde hem de yurtdışında, ürettiği yün halılarla ünlendi. İlçenin önemli bir geçim kaynağı olan halıcılık, yan sektörleri de hareketlendirdi. Kadınların ellerinde ilmek ilmek dokunan halılar, ihracatla dünyanın birçok yerine gönderildi. Demirci halısının ünlenme hikayesini anlatan Demirci Atölye Halıcılığını Geliştirme Dernek Başkanı Kazım Aysan, 200 yıl önce komşu ilçe Gördes'e giden kişilerin halı dokumayı öğrendiğini ve bunu ilçeye taşıdığını aktardı. Aysan, "Demirci'de halıcık 200 yılı aşkın şekilde devam eden bir geçim kaynağıdır. Komşu ilçe olan Gördes'ten gelmiş. Osmanlı sarayları için halı ihtiyacı doğunca, talep patlamasıyla birlikte, Demirci'den iki aile eşek yükü ile birlikte Gördes'e halı öğrenmeye gitmiş. Atalarımız geçim kaynağı olarak halıcılığı seçmiş. El halıcılığı iyi bir şekilde yürütülüyor. Sadece dokumada değil pazarlamada da yer edinilmiş. Bugün için revaçta olan ne halısı varsa bugün Demirci'de hemen yapılabilir. Bir gecede model, renk değiştirebilecek altyapıya sahibiz. Yüzde 100 yün halılarla piyasada söz sahibi olmuş" dedi. 

KRALİYET SARAYINA HALI GÖNDERİLDİ

İlçede dokunan halıların ilgi gördüğünü ve önemli yerlere gönderildiğini kaydeden Aysan, son olarak 3 ay önce 95 metrekarelik halının Macaristan Kraliyet Sarayı'na gönderildiğini söyledi. Aysan, "Amerika'da Atlanta'da yapılan en özgün halı yarışmasında Demirci halısı birinci seçildi. Şu anda Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Macaristan Kraliyet Sarayı'nda Demirci halıları var. Macaristan'a saraya 3 ay önce halı gönderildi. 4 kadın 95 metrekare halıyı dokudu. Halı kraliyet sarayına gönderildi. Topkapı Sarayı'nda padişahlara dokunmuş Demirci halılarımız var" diye konuştu.

HALININ BAŞKENTİ

Yün dokuma halısı ile ünlenen ilçede, makine halıcılığı da gelişti. Kazım Aysan, el halıcılığının rekabet gücünün kaybolmasının ardından makine halıcılığına yöneldiklerini, el halısının metrekaresinin 200 liradan, makine halısının da metrekaresinin 50 liradan başladığını belirterek, "İlçe makine halıcılığında her camiye, her otele, her yurda ayrı ayrı desenlerde halı dokuyarak bu pazarda yer edindi. Cami halıcılığında ilçe lider konumda. Ayrıca halıcılık diğer yan sanayileri de geliştirdi. İplik atölyeleri, yıkama, malzeme imalatı yapan yerler açıldı. Demirci, Türkiye'de halının başkentidir" dedi. 

Ucuz işgücüne dikkat çeken Aysan, "Çin, Afganistan, Hindistan gibi yerlerdeki ucuz işgücü bizim pazar payımızı azalttı. Şu anda Isparta'da dahi halıcılık bitmişten Demirci'de halıcılık hala yaşatılıyor. En büyük sıkıntı genç neslin ilgi göstermemesidir. Buna rağmen bir nesil halıcılığı ileri götürmek için devam ediyor. El halısına değer verilirse yeniden canlanacaktır" diye konuştu. 

İlçede önceden çok sayıda el halısı tezgahı bulunduğunu, ancak son zamanlarda azaldığını kaydeden Aysan, tezgah sayısının 2 bine düştüğünü, ancak ilçenin nitelikli ve sipariş halı dokumacılığına yöneldiğini dile getirdi. 

YANMAZLIK ÖZELLİĞİ TERCİH NEDENİ

Demirci'de el dokuma halıcılığının yanı sıra son zamanlarda yün makine halıcılığı da büyük bir sektör haline geldi. Yüzde 100 yün olarak sipariş üzerine üretilen halılar, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de kulislerini süsleyecek. Demirci'de halı fabrikası sahibi Bülent Arslan, yıllardır halıcılıkla uğraştıklarını ve geçmişte babasının da bu işi yaptığını söyledi. Üretilen halıların yüzde 60'ını yurt dışına gönderdiklerini anlatan Arslan, "Dünyanın hemen hemen her kıtasına halılarımızı gönderiyoruz. Yoğunluk olarak Avrupa ülkeleri, Amerika ve Türk Cumhuriyetlerine gidiyor. Yün halıların en büyük özelliği alev almamasıdır. Bu özelliğinden dolayı güvenlik açısından çok büyük önem taşıyor. Laboratuvarlarda, ürettiğimiz her halı kontrol ediliyor. Raporlara göre satışımızı yapıyoruz. Can güvenliği olması, insan sağlığına zararlı olmaması tercih nedeni oluyor" diye konuştu. 

Özellikle cami halıcılığı üzerine çalıştıklarını, ancak son zamanlarda otellerin ön plana çıktığını dile getiren Arslan, "Türkiye'deki büyük camilerin yüzde 90'ı Demirci halıları ile döşelidir. Evlerde de yün halı tercih ediliyor. Oteller de can güvenliği, konfor ve lüks nedeni ile yün halıları alıyor. Otel halısında da öne çıktık, ürünlerimiz tercih ediliyor" dedi. Yün halıcılığının meşakkatli bir iş olduğunu ve tezgahlarda günde ortalama 50 metrekare ile 500 metrekare arasında halı dokunduğunu kaydeden Arslan, yün halıların Avrupa'daki örneklerine kıyasla ucuz olduğu için Avrupa'da tercih edildiğini söyledi. 

ESKİTİLEN HALILAR AMERİKA'YA GÖNDERİLİYOR

Dünyadaki trendlere göre hareket eden halı üreticileri, eski halılara ilgi gösterenler için değişik yöntemlere başvurdu. İlçede kurulan bir atölyede yeni dokunan halılar 6 kez özel malzemelerle yıkanıyor, güneşin altında bekletiliyor ve eskimesi için asfalta seriliyor. Atölye Halıcılığını Geliştirme Dernek Başkanı Kazım Aysan, eskitilmiş halılara yurtdışından talep geldiğini belirterek, "Dokunan halı, yıkama atölyelerinde bir kez düz yıkamadan geçiyor. Ancak talep olursa eskitme yapılıyor. Yaya trafiğine açık yollara serilerek, 6 kez yıkanarak, güneşte bekletilerek eskitme yapılıyor. Eğer 'biz 50 yıllık halı gibi görünsün istiyoruz' derlerse bu talep geri çevrilmiyor. Halılar doğal olarak eskitildiği için antika görünümü veriliyor. Eskitme halılarda fiyat 2-3 kat artıyor" diye konuştu. 

Demirci'deki halıcılık ev kadınlarının da geçim kaynağı oldu. Mahallelerde muhtarlık binaları dokuma atölyesine çevrildi. 9 kişinin çalıştığı atölyede halı dokuyan 49 yaşındaki Güler Ünlü, "11 yaşımdan beri sürekli halı dokuyorum. Bana yengem öğretti, çok heves etmiştim. Hiç ara vermedim. El halısı olduğu için, sanat olduğu için değerli. Biz bu halıyı 2 ayda dokuyoruz" dedi. 

Görüntü Dökümü

------------------------

Atölyede kadınların halı dokuması

Dernek Başkanı Kazım Aysan'ın konuşması

Kadınların konuşması

Halıların yünlerinin yapıldığı fabrikadan görüntü

Halıların ipliklerinin boyandığı fabrikadan görüntü

Halı dokuma makinelerinden görüntü

Halı üretimi yapan işletmenin sahibi Bülent Arslan'ın konuşması

Halıların renklerinin kontrol edildiği laboratuvardan görüntü

Halıların eskitilme işlemi yapılırken görüntü

Halı işletmesi sahiplerinden görüşler

Genel ve Detay görüntü

(Haber- Kamera: Nermin UÇTU / MANİSA,

=====================================================

7)ATA'NIN HUZURUNDA EVLENME TEKLİFİ

AYDIN'ın Kuşadası ilçesinde yaşayan 28 yaşındaki Salih Karaman, kız arkadaşı 24 yaşındaki Buse Karabulut'a Atatürk anıtı önünde sürpriz evlenme teklifi yaptı. 

Kuşadası'nda, bir süredir beraber olduğu Buse Karabulut'a evlenme teklifi etmek isteyen Salih Karaman, büyük kartonların bir yüzüne "Senden iyi arkadaş olur", diğer tarafına ise "Benimle evlenir misin" yazdırdı. Bir inşaat firmasında çalışan Salih Karaman, her harf için görevlendirdiği arkadaşlarını Atatürk Meydanı'na davet etti. Bir kemancı ve konfetilerini de hazırlayan Karaman, Kuşadası Belediyesi'nde çalışan kız arkadaşı Buse Karabulut'u gezmeye çağırdı. Çift Kuşadası Atatürk Meydanı'ndaki anıtın önüne geldiğinde, arkadaşları ellerindeki kartonların "Senden iyi arkadaş olur" tarafını gösterdi. Buse Karabulut, arkadaşlarının yaptığı sürpriz karşısında şaşkınlık yaşarken, kemancı, şarkıcı Göktan'ın 'Sen' isimli parçasını çalmaya başladı. Elindeki yüzük kutusu ile kız arkadaşının karşısına geçen Salih Karaman, konfetiler eşliğinde pankartların "Benimle evlenir misin?" sözcüklerine dönmesiyle diz çöktü. Bir süre şaşkınlığını atamayan Buse Karabulut, sevgilisinin evlenme teklifini kabul etti. Çok mutlu olduğunu söyleyen Salih Karaman, "Günler önceden bu planı yaptık. Buse ile benim ortak arkadaşlarımdan 25'i görev aldı. Çağdaş Türkiye'nin gençleri olarak Ulu Önder'in anıtının önünde, şehrin en merkezi yerinde herkesin tanık olduğu bir teklifle evliliğimize giden ilk adımı attık. Buse şaşkınlıkla bir süre kalınca ya kabul etmezse diye düşündüm. 'Evet' deyince rahatladım. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. Buse Karabulut ise çok hoş bir sürpriz olduğunu belirterek, "Salih'in bana böyle bir sürpriz yapacağını hiç düşünmemiştim. Gezintimiz devam ederken, aniden gelişen bu teklifle şaşırdım. Ne diyeceğimi bilemedim. Çok mutluyum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Evlenme teklifinin görüntüsü,

-Vatandaşlar izlerken görüntü.

 Haber - Kamera: Latif SANSÜR / KUŞADASI (Aydın),