DHA YURT BÜLTENİ -2

Patlamanın ikinci gününde kayıplar aranıyorSAKARYA'nın Hendek ilçesinde 4 kişinin öldüğü havai fişek fabrikasındaki patlamayla ilgili, ekiplerin soğutma çalışmaları ikinci günde devam ediyor.

DHA YURT BÜLTENİ -2
04.07.2020 09:42 | Son Güncelleme: 04.07.2020 14:50

Patlamanın ikinci gününde kayıplar aranıyor

SAKARYA'nın Hendek ilçesinde 4 kişinin öldüğü havai fişek fabrikasındaki patlamayla ilgili, ekiplerin soğutma çalışmaları ikinci günde devam ediyor. Kayıp 3 kişi için devam eden arama çalışmaları, drone ile havadan görüntülendi.

Hendek ilçesi Yukarı Çalıca mevkiindeki havai fişek fabrikasında dün meydana gelen patlamada 4 kişi yaşamını yitirdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca patlamada, 114 kişinin yaralandığını açıklarken, hastanelere kaldırılan işçilerin büyük kısmı taburcu edildi. Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım hastanelerde tedavi gören hasta sayısının 16'ya kadar düştüğünü açıkladı.

Fabrika sahasında soğutma çalışmaları bu sabaha kadar devam etti. Sabah gün ağarmasıyla birlikte kayıp 3 kişiyi bulmak için çalışmalara hız verildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne bağlı Afet Kriminal İnceleme ekipleri de enkaz bölgesinde arama çalışmalarına katıldı. Enkaz kaldırma ve ekiplerin çalışması drone ile havadan görüntülendi. Kayıp 3 kişinin arama çalışmaları sürüyor.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı, fabrikadaki patlamaya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında Başsavcı Lütfi Dursun koordinesinde toplam 10 savcı ile itfaiye, polis ve jandarma ekiplerinden oluşan uzman ekiple heyet oluşturdu.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİGürkay GÜNDOĞAN-Ergün AYAZ-Alişan KOYUNCU-Güven HAŞBAŞ/SAKARYA

=========================

KAYIP İŞÇİLERİN YAKINLARI BEKLEYİŞİNİ SÜRDÜRÜYOR; "AMA İYİ AMA KÖTÜ KUZENİMİZİ BULMAK İSTİYORUZ"

Patlamanın ikinci gününde kayıplar aranıyor (2)KAYIP İŞÇİNİN KUZENİ: AMA İYİ AMA KÖTÜ KUZENİMİZİ BULMAK İSTİYORUZ

Haber alınamayan 3 işçiden biri olan ve 8 yıldır fabrikanın patlayıcı fitilleme bölümünde çalışan Halis Yılmaz'ın (26) kuzeni Ramazan Ün, patlamanın ardından fabrika çevresinde bulunan bağ ve bahçelerde ailecek arama çalışması yaptıklarını ama bir sonuç alamadıklarını söyledi. Halis Yılmaz'dan en son patlamanın yaşandığı saatten 10 dakika önce haber alındığını söyleyen kuzeni Ramazan Ün, "Biz dünden beri hiçbir şekilde kuzenimizden haber alamadık. Sülale boyu burada bekliyoruz. Acımız, üzüntümüz çok büyük. Burada vefat edenlerin de ailelerine sabır diliyorum Allah'tan. Ama iyi ama kötü biz insanımızı bulmak istiyoruz" dedi."BÖYLE BEKLEMEK ÇOK ZOR"Dün öğle saatlerinden bu yana fabrika önünde bekleyen Ramazan Ün, sözlerine şöyle devam etti: "Halis sabah evden çıkıyor, fabrikaya geliyor. En son patlamadan önce, 10 dakika öncesine kadar içerideki arkadaşlarıyla sohbet, muhabbet ediyor. Ondan sonra bir daha haber alınamıyor Halis'ten. Bildiğim kadarıyla patlayıcı fitilleme bölümünde çalışıyordu. Olayın ardından hiçbirinin telefonuna ulaşılamıyor. Telefonları soyunma odasında bırakmışlar. Biz burada kendi imkanlarımızla bağlarda, bahçelerde dört bir yanda aradık. Fabrikanın etrafını biz dolaştık. Yardım ekipleri de geldi, biz kendimiz aile olarak da örgütlendik aradım ama bulamadık. Bir an önce bu işin sonuçlanmasını bekliyoruz, böyle beklemek çok zor bir durum Allah kimseye yaşatmasın."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Fabrikanın önünde bekleyen ailelerden görüntü-Jandarma ekiplerinin çalışması-Kayış işçin Halis Yılmaz'ın kuzeni Ramazan Ün ile röportaj-Detaylar

Haber-Kamera: Ergün AYAZ-Alişan KOYUNCU/HENDEK(Sakarya),

========================

Gümüşhane'de yol yapımı sırasında heyelan: 2 ölü GÜMÜŞHANE'nin Kürtün ilçesi Özkürtün beldesinde, yol yapımı sırasında meydana gelen heyelanda sürüklenen iş makinesi 300 metrelik uçuruma yuvarlandı. Olayda operatör Şenol Çakmak ile taşıyıcı sürücüsü Tekin Şeker hayatını kaybetti.Gece saatlerinde Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün beldesinde özel bir firma tarafından yürütülen Süme Mahallesi Değirmen mevkisindeki yol yapımı sırasında heyelan meydana geldi. Heyelanın sürüklediği iş makinesi ve çekici, yaklaşık 300 metrelik uçuruma yuvarlandı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, AFAD ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler 3 saatlik çalışmanın ardından indikleri uçurumda iş makinesi operatörü Şenol Çakmak ile taşıyıcı sürücüsü Tekin Şeker'in cansız bedenine ulaştı. Uçurumdan çıkarılan cenazeler, Kürtün Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ Sinan UÇAR/KÜRTÜN (Gümüşhane),

========================

JANDARMADAN TERÖRİSTLERİN KULLANDIĞI BÖLGEYE UYUŞTURUCU OPERASYONU BİN 230 KÖK KENEVİR ELE GEÇİRİLDİ

Tunceli'de, geçmiş yıllarda, teröristlerin kullandığı bölgede uyuşturucu ekimi yapıldığı ihbarı üzerine operasyon düzenleyen jandarma, bin 230 kök kenevir ve kubar esrar maddesi ele geçirdi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİTUNCELİ

========================

Bilim Kurulu Üyesi Çelik: Yazın bulantı, kusma ve ishal en çok görülen belirtiler

SAĞLIK Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik, "Koronavirüsün birçok etkisi var. Yaz ayında bulantı, kusma ve ishal en çok görülen belirtiler oldu" dedi.Prof. Dr. İlhami Çelik, koronavirüs salgını ile mücadelenin sürdüğünü belirterek, "Birinci dalga tamamen bitmiş değil. Ancak yaz geldiği için insan vücudu biraz daha dirençli. Yazın çok fazla zatürre ve solunum sıkıntısı yaşamadığımız için virüsün etkisi bu şekilde gözüküyor. Yoğun bakım ünitelerinde halen tedavi gören hastalarımız var. Ortalama 70 yaş üzerinde ölüm görüyorduk ancak, kendi hastanemizde 50 yaş civarında kaybettiğimiz hastalarımız da oldu. Virüsün hastalık yapıcı etkisinde azalma söz konusu değil" diye konuştu.'KORONAVİRÜSÜN BİRÇOK ETKİSİ VAR'Koronavirüs vakalarında farklı belirtilen ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Çelik, "Koronavirüsün birçok etkisi var. Uluslararası vakalar var. Nörolojik semptomlar bunlardan bir tanesi. Yaz ayında bulantı, kusma ve ishal en çok görülen belirtiler oldu. Klasik olan öksürük, ateş ve nefes darlığı idi. Halen öksürük, yüksek ateşi görüyoruz; ama bunların yanında bulantı, kusma ve ishali de görüyoruz. Ciltte döküntü, koku kaybı da halen görülen semptomlar. Mayıs'ta çok sık kemik ve eklem ağrıları yoğun görülmeye başlanmıştı. Haziran ayı itibarıyla yüksek ateş belirtisi devam ediyor" ifadelerini kullandı.'SONBAHAR'DA VAKA ARTIŞI OLABİLECEĞİNİ SÖYLEMEK MÜMKÜN'Sonbaharda koronavirüsün artış göstermesini beklediklerini ifade eden Prof. Dr. Çelik, "Şu an için ikinci dalgadan söz etmek mümkün değil; çünkü biz birinci dalgada vakaları sıfırlamadık. Biz henüz hastalığı minimum düzeye indiremedik. Yazın daha az seviyede olacağını söylüyorduk. Karantina, sokağa çıkma kısıtlamalarını daha erken kaldırmış olsaydık vaka ve hasta sayısı daha büyük rakamlara ulaşmış olacaktı. Sonbaharda insanlar daha çok kapalı alanlara gireceği için vaka sayısında artış olabileceğini söylemek şimdiden mümkün. Eylül ayında meteorolojik durum çok önemli. Salgının seyri, virüsün hastalık yapıcı özelliği belirleyici olacak. Sonbaharda hastalığın yüksek sayılara çıkacağından söz edebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜBilim Kurulu Üyesi Prof.Dr İlhami Çelik'in açıklamasıDiğer görüntüler

Haber- Kamera: Yasin DALKILIÇ- İlyas KAPLAN KAYSERİ,

========================

Kırım kongo kanamalı ateşi ölümleri 5 kat arttı: Uzmandan uyarı

ADANA Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, bu yıl 'hyalomma marginatum' türü taşıyıcı kenelerin ısırmasıyla meydana gelen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle ölüm vakalarının 5 kat arttığını ve 17 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, "Uzun vadede veteriner hekim bilim insanlarının kene kısırlaştırma konusunda çalışma yapması gerekiyor. Söylenince çok ütopik gelebilir ama miyaz sineklerinde başarılı olmuş bir çalışma" dedi.Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yeni tip koronavirüs vakaları konuşulurken, bir dönem ölüm vakalarının gündemde sıklıkla yer bulduğu KKKA hastalığına bağlı ölüm vakaları da bu yıl önceki yıla göre 5 kat arttı. Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, hastalığı taşıyan hayvanlardan kan emen kenelerin insanları ısırmasıyla hastalığın yayıldığını belirterek, "Bu yıl 480 vaka tespit edildi, bunlardan 17'si hayatını kaybetti. Koronavirüs konuşulduğu için bunlar unutuluyor" diye konuştu.EN KISA SÜREDE VÜCUTTAN ÇIKARILMALIKKKA hastalığının koronavirüsten daha ölümcül olduğunu dile getiren Nihat Köse, önlem almak isteyen vatandaşları şöyle uyardı: "Bazı keneler zararsız ancak bu hastalığı 'hyalomma marginatum' denilen keneler taşıyor. Bunları dış görünüşleriyle birbirinden ayırmak için uzman bir göz gerekiyor. Vatandaşların 'Bizim bölgede bu yok, bize bir şey yapmaz' dememesi lazım. Keneler vücuda girdiğinde birkaç saat dolaşır daha sonra 8-12 saat kan emer ve daha sonra alışverişe başlar, virüsü nakleder. Vatandaşlarımız kene bulaşmaması için pikniğe gittiklerinde ya da mera gezilerinde paçalarını çoraplara soksun, açık renk kıyafetler giysin. Dönerlerken de vücutlarını kontrol etsinler. Eğer keneyle karşılaşırlarsa en yakın sağlık kuruluşuna gitsinler. Sağlık kuruluşu yoksa en kısa sürede keneyi vücuttan çıkarmak lazım. Kimyasal dökülmemeli, ısı kullanılmamalı. Yaparsanız kan alışverişi oluyor ki bu daha tehlikeli. Kenenin vücuda birleştiği noktadan cımbız, pens ya da iplikle çekip alınabilir. Mutlaka eldiven kullanmalı, kene patlatılmamalı."RADYASYONLA KISIRLAŞTIRILIYORLARKeneyle mücadele çalışmalarından da bahseden Nihat Köse şunları anlattı: "Ankara Üniversitesi'nde Parazitoloji alanında Prof. Dr. Zafer Karaer hoca kenelerin kısırlaştırılmasıyla ilgili makale yayınlamıştı. Duyunca garip gelebilir ama erkek kenelerin kısırlaştırıldığında popülasyonun azaldığını söylüyor. Dişi bir kenenin 10 bin civarı yumurtası oluyor. Hayatında bir kez çiftleşiyor, spermler deposunda bulunuyor ve sürekli bunları yumurtluyor. Doğadan keneler toplanıyor, laboratuvar ortamında üretiliyor. 1 kene 10 binlere ulaştığı için çok hızlı üretiliyor. Erkekler radyasyonla kısırlaştırılıp doğaya salınıyor. Daha önce miyaz sineklerinde bu denenmiş ve popülasyonunda azalma olmuş. Uzun vadede veteriner hekim bilim insanlarının kene kısırlaştırma konusunda çalışma yapması gerekiyor. Söylenince çok ütopik gelebilir ama miyaz sineklerinde başarılı olmuş bir çalışma."

Köse, bir başka mücadele yönteminin ise ilaç yoluyla imha olduğunu sözlerine ekleyerek, "Keneler doğada ağaç kovuklarında, çatlaklarda barınırlar, kışlarını geçirirler. Mart ayından Eylül'e kadar doğada, sonra da kışlaklardalar. Kışladıkları yerde ilaçlamak, yok etmek yöntemlerden biri olabilir" dedi. 

Kaynak: DHA

title