Dha yurt bülteni - 2

Dha yurt bülteni - 2

Küresel iklim değişimi, Van'daki derelerin debilerini etkilediKüresel iklim değişimi her geçen yıl kendisini daha da hissettirirken Van Yüzüncü yıl Üniversite Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van'daki derelerin debilerinin geçmiş yıllara oranla büyük ölçüde azaldığını söyledi.

Dha yurt bülteni - 2

Küresel iklim değişimi, Van'daki derelerin debilerini etkiledi

Küresel iklim değişimi her geçen yıl kendisini daha da hissettirirken Van Yüzüncü yıl Üniversite Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van'daki derelerin debilerinin geçmiş yıllara oranla büyük ölçüde azaldığını söyledi. Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, "Bir tarafta suya ihtiyaç duyan balıklar, diğer tarafta da suya ihtiyaç duyan çiftçiler. Dolayısıyla azalan su kaynaklarını efektif kullanmamız lazım" dedi.
Van Gölü'nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan ilkbahar aylarında ise üremek için göl çevresindeki derelere Norveç'teki somon balıkları gibi adeta uçarcasına akın eden ve bu esnada da görsel bir şölen sunan inci kefalinin yaşam alanları daralıyor. Uzmanlar, 15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında balıkların üreme göçü yaptıkları derelerin su debilerinde önemli azalmaların olduğuna dikkat çekiyor. Van Yüzüncü yıl Üniversite Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş da inci kefalinin üreme göçünün en güzel izlenebildiği yerlerden biri olan Muradiye İlçesi'ndeki Bendimahi Çayı önünde açıklamalarda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, son 23 yıl içerisinde Bendimahi Çayın'daki su debisindeki azalmanın yaklaşık yüzde 40-60 seviyelerinde olduğunu belirtti. Akkuş, bunun da en büyük nedeninin küresel iklim değişimleri olduğunu söyledi.
Bu durumun kontrol altına alınmaması halinde balıkların yaşam alanlarının daralacağını, balıkçılık yaparak geçimini sağlayan 14 bin insanın ve tarım arazilerini sulamak zorunda kalan insanların zor günler geçireceklerini anlatan Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, tek çözümün su kaynaklarının efektif kullanılması olduğunu ifade etti. Bu konuda herkese önemli sorumluluklar düştüğünü anlatan Akkuş, şöyle konuştu:
"Van Gölü'ne dökülen en büyük akarsu olan Bendimahi Çayı'nın önündeyiz. Bu bölgedeki en büyük doğal kaynaklardan birisi ve 14 bin insanın geçimini sağladığı Van Gölü İnci Kefali balıkçılığını ayakta kalmasını sağlayan en büyük kaynaklardan birisi. Fakat son yıllarda küresel iklim değişiminin etkileriyle beraber, özellikle 1996 yıllardan günümüze kadar geldiğimiz süre içerisinde Bendimahi Çayı'nın debisinde yüzde 40'lık yüzde 60'lık bir azalma olduğunu görüyoruz. Bu aslında bölgemizdeki küresel iklim değişiminin en bariz etkilerinden birisi. Artık geçmişteki gibi dağlara fazla kar yağmıyor. Geçmişteki gibi yağmur da yağmıyor. Eğer kış aylarında dağlarda kar yoksa yazın maalesef derelerde su bulmamız mümkün olmuyor. Tabu bu beraberinde büyük bir sorunu getiriyor. Çünkü doğal kaynaklar ekonominin temelini oluşturuyor. Bugün Van Gölü'ndeki İnci kefali avcılığından 14 bin insan geçimini sağlıyor. Yine Bendimahi Çayı'nın etrafında bulunan binlerce insan tarım yaparak geçimlerini sağlıyor. Fakat su yoksa ekmek yok ve ekonomide büyük sorun var demektir. Bu noktada suyu iyi kullanmamız iyi yönetmemiz gerekiyor."
Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, bir tarafta suya ihtiyaç duyan balıkların, bir tarafta da suya ihtiyaç duyan çiftçilerin olduğuna dikkat çekerek, "Dolayısıyla azalan su kaynaklarını efektif kullanmamız lazım. İşte bu noktada yapmamız gerekenler öncelikli olarak sulama kanallarının hepsini elden geçirmemiz gerekiyor. ve minimum akış oranına dikkat etmemiz gerekiyor. Örneğin Bendimahi Çayı için söylemek gerekirse 2 metre küp/saniye suyu her daim bulundurmamız lazım. Artık farklı sulama yöntemlerine geçmemiz lazım. Salma sulama yada vahşi sulama denilen yöntemlerden vazgeçip, bunun yerine daha efektif sulama yöntemlerini kullanmamız lazım. Gerekiyorsa ürün desenini değiştirmemiz, daha az suya ihtiyaç duyan ürünler elde etmemiz gerekiyor. Şuna dikkat etmemiz lazım. Eğer doğal kaynakları koruyamazsak bunun bize geri dönüşü, binlerce işsiz insan ve binlerce sorun şeklinde olacaktır" dedi.

Görüntü Dökümü
------------
-Van'daki derelerden genel
-Suyun azalması
-Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş ile röportaj
-Genel ve detaylar
-İnci Kefallerinden arşiv görüntüler
-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Gülay KUYUCU-Orhan AŞAN/VAN,  

====================

Otomobil ata çarptı: 1 ölü, 2 yaralı

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde önce başı boş ata ardından da refüje çarpan otomobilin sürücüsü Hüseyin Keleç (72) yaşamını yitirdi, aynı araçtaki 2 kişi ve at yaralandı.
Kaza, Afyonkarahisar- Antalya karayolu Sandıklı Yeni Sanayi Sitesi karşısında sabaha karşı 04.30 sularında meydana geldi. Antalya'dan Afyonkarahisar istikametine hareket halindeki Hüseyin Keleç'in kullandığı 26 NH 083 plakalı otomobil önce yola çıkan sahipsiz ata çarptı ardından da refüje çarparak yaklaşık 20 metre sürüklendi. Kazada otomobil sürücüsü Hüseyin Keleç olay yerinde yaşamını yitirirken, aynı araktaki Cemile Keleç (72) ve Beyza Nur Karakum (24) ağır yaralandı.
Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar sıkıştıkları yerden Sandıklı Belediyesi'ne bağlı itfaiye ekipleri ve sağlık ekipleri tarafından kurtarılarak, Sandıklı Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada ilk müdahaleleri yapılan yaralılar daha sonra Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hüseyin Keleç'in cenazesi savcının incelemesi sonrası Sandıklı Devlet Hastanesi morguna konuldu. Kazada hafif yaralanan at ise tedavisi için hayvan barınağına götürüldü.

Görüntü Dökümü
--------------
-Kaza yerinden kaza yapan otomobil, itfaiye ve sağlık ekipleri yakın görüntü
-Kaza yerinde otomobil yakın görüntü
-Kaza yerinde ki otomobilde itfaiyenin araçta çalışma görüntüsü
-Attan görüntü
-Cenaze ceset torbasına konulduktan sonra olay yerinden görüntü
-Cenaze araca yüklenirken görüntü

146 MB/// 01.18"

Haber-Kamera: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar),

=================

2,5 yaşındaki Yusuf 'biyonik kulak' ile ilk kez duymaya başladı
İLK KELİMESİ BABA' OLDU

Van'ın Çaldıran İlçesi Dilekli Mahallesi'nde yaşayan Kerem ve Kamile Kaçmaz çiftinin hiç duyamayan çocukları 2,5 yaşındaki Yusuf, Sağlık Bakanlığı'nın sağladığı imkanlarla artık duyabiliyor. Abla Rojbin Kaçmaz, Yusuf'un artık söylediklerine tepki verdiğini ve ilk sözünün ise 'baba' olduğunu söyledi. 
Van kent merkezine yaklaşık 140 kilometre uzaklıkta bulunan İran sınırındaki Çaldıran İlçesi'nin Dilekli Mahallesi'nde yaşayan Kerem ve Kamile Kaçmaz'ın 9'uncu çocukları olan Yusuf, 2.5 yıl önce dünyaya geldi. Yusuf'un seslere tepki vermemesi üzerine baba Kerem Kaçmaz, Yusuf'u uzman doktora götürerek sağlık kontrolunden geçirdi ve burada da işitme bozukluğu tanısı konuldu. İki kulağı da duymayan Yusuf, Van'dan Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.
DÜNYALAR BİZİM OLDU
Çiftçilik yaparak ailesini geçindiren Kerem Kaçmaz'ın imkanları Yusuf'u tedavi ettirmeye yetmeyince de Sağlık Bakanlığı devreye girdi. Bakanlığın sağladığı imkanla Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat olan Yusuf, sağlığına kavuştu ve takılan 'Biyonik Kulak' sayesinde ilk kez sesleri duymaya başladı. Aile büyük mutluluk yaşarken anne Kamile ve baba Kerem Kaçmaz yetkililere teşekkür etti. Çocuklarını artık tüm seslere tepki verdiğini ve bunun mutluluğu yaşadıklarını anlatan baba Kerem Kaçmaz, "Yusuf hastaydı ve Çaldıran'dan Van'a sevk ettiler. Bizim seslenmemize rağmen bize tepki vermiyordu. Sonra Ankara'ya götürdük. ameliyat oldu ve durumu şuan için iyi. Ameliyat olduktan bir kaç ay sonra bize tepki vermeye başladı. O zaman dünyalar bizim oldu" dedi. 
YUSUF'UN DUYMAMASI İÇİMİZİ YAKIYORDU
Yusuf'un ablası Rojbin ise yapılan ameliyattan sonra Yusuf'un artık duymaya başladığını belirterek, "Yusuf doğduğundan beri seslere tepki vermiyordu. Geçtiğimiz yıl hastaneye götürdük ve onlarda Ankara'ya sevk ettiler. Orada bize ameliyat olacağını söylediler. Çünkü 2 kulağıda duymuyordu. 2 cihaz takıldı. Yusuf şunda bizi duyuyor. Ama daha önce bizi hiç duymuyordu. Şimdi seslendiğimizde bize bakıyor. Artık abla, baba, anne diyebiliyor. Ailece çok mutluyuz. Daha önce Yusuf'un duymaması içimizi yakıyordu. Ama Yusuf duyduğundan beri çok mutluyuz. Yusuf'un ilk kelimesi de baba oldu. Gelişmesi artık çok iyi" diye konuştu.  

Görüntü Dökümü
---------
-Yusuf'un ablası ile birlikte dışardan eve gelmesi
-Yusuf ve ailesi evde otururken
-Yusuf'un ablası ve kardeşleriyle oynaması
-Yusuf'tan detaylar
-Baba ve abla ile röportaj
-Genel görüntüler ve detaylar

Haber-Kamera: Gülay KUYUCU-Orhan AŞAN/VAN, -

=====================

Van'da yaşlı, engelli ve kimsesizlere evde kuaförlük hizmeti

Van'ın Tuşba Belediyesi, yaşlı engelli ve kimsesiz durumda olan vatandaşlara evde kuaförlük hizmeti veriyor. Yapılan çalışma vatandaşları memnun ederken, Tuşba Belediye Başkanı Salih Akman, 'Sosyal sorumluluk projesi' kapsamında  ilçede 5 ayda 500 vatandaşa, evlerinde saç ve sakal tıraşı yapıldığını söyledi.
Tuşba Belediyesi, 'Sosyal sorumluluk projesi' kapsamında, vatandaşlara verdiği temizlik ve sağlık hizmetlerine, yaşlı, kimsesiz ve engelliler için berberlik hizmeti de ekledi. 5 ay önce başlatılan proje kapsamında belediyede görevli 2 persenel, Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından daha önce tespit edilen yaşlı, kimsesiz ve engelliler, tek tek evlerinde ziyaret edilerek saç ve sakalları tıraş ediyor. Belediye Başkanı Salih Akman da beraberindeki Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Gül Erinç ile birlikte yapılan çalışmalara eşlik edip, ailelerin bu konudaki memnuniyetini sordu. İlçenin Altıntepe Mahallesi'nde oturan ve 9 ay önce geçirdiği beyin kanaması nedeniyle felç olan Hüsnü ve eşi Ziynet Arslan'ı evlerinde ziyaret eden Belediye Başkanı Akman,  yürüttükleri çalışmayla yaşlı, engelli ve kimsesiz vatandaşları mutlu ettiklerini ve onlardan dua aldıklarını söyledi.
5 AYDA 500 VATANDAŞA SAÇ VE SAKAL TIRAŞI YAPILDI
Vatandaşların bu hizmetten memnun kaldıklarını anlatan Başkan Akman, "5 ay önce başlatılan çalışmalarda 500 vatandaşımıza saç ve sakal tıraşı yapıldı, 250 vataşdaşın de evlerinde temizlik yapıldı. Bu temizlik hizmeti haftada bir yapılıyor. Bu tür çalışmalarımız devam ediyor. Sağlık alanında da çalışmalarımız var. Doğum yapan ve maddi durumu iyi olmayan bayanlarımızı evlerinde ziyaret edip, "Hoş geldin bebek, hoş geldin melek" diyerek çeşitli hediyeler takdim ediyoruz. Bu hizmetleri gönül birliği ve aşkla yapıyoruz. Hani diyoruz ya.'Belediye işi gönül işi, aşk işidir. 'Biz çok memnunuz, bu hizmetlerimizden zevk duyuyoruz.Yapmaya da devam edeceğiz."dedi.
VATANDAŞLAR HİZMETTEN MEMNUN
9 ay önce geçirdiği beyin kanaması sonucu belden aşağısı felç olan Hüsnü Arslan ise, belediyenin yapmış olduğu hizmetten çok memnun kaldıklarını söyleyerek,"Allah başkanımızdan razı olsun. Bu işi yapanların eline sağlık. Çok metluyuz." dedi.

Görüntü Dökümü
----------------
-Eve gelen belediye görevlyisi
-Evde yaşlı çiftle sahbet eden Tuşba Belediye Başkanı Salih Akman 
-Saç ve sakal tıraşı için sandalyeye oturturulan 
-DHA Muhabirinin anonsu
-Hüsnü Arslan
-Arslan'a saç ve sakal tıraşı yapılırken
-Belediye Başakı Salih Akman ile röportaj
-Tıraştan genel ve detaylar
-Tıraş olan Arslan ile röportaj
-Ziynet Arslan ile röportaj
-Kuaför Metin Ülüfer ile röportaj
-Engelli bir vatandaşın tıraş edilmesi
-Engelli vatandaşın annesi Gönül Günyurt ile röportaj
-Tıraş yapılırken
-Evden çıkan kuaför Metin Ülüfer 

Haber-Kamera: Behçet DALMAZ/ HAKKARİ,

====================

Dede muay thai, torunu karateci

Bolu'da, Durmuş Bağcı (60) Muayh Thai, torunu Ceren Bağcı (10) karate sporunu aynı salonda yapıyor.
Bolu'da, 5'inci sınıf öğrencisi Ceren Bağcı, 2 yıl önce Bolu Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nün ücretsiz karate kursuna yazıldı. Durmuş Bağcı, 6 torunundan biri olan Ceren'i karate kursuna getirip götürürken, heves ederek kendisi de Muayh Thai kursuna katıldı. Dede ve torunu haftanın 3 günü Gençlik ve Spor Müdürlüğü'ne ait 17 Temmuz Spor Salonu'nda Bolu Belediyespor Kulübü bünyesinde spor yapıyor.
Durmuş Bağcı haftanın 3 günü spor yaptığını ifade ederek, "Çocukluktan beri hevesim vardı ama burada bir senedir yapıyorum. Torunumla birlikte geliyoruz. Torunum haftada 2 gün geliyor, ben 3 gün geliyorum. Evde de bazen ikimiz yapıyoruz. Parka çıkıp, parkta yapıyoruz. Çok güzel bir his herkese tavsiye ederim." dedi.
Ceren Bağcı dedesiyle birlikte çalıştıklarını belirterek, "Karate ile uğraşıyorum. Dedem bana destek oluyor, ben de ona destek oluyorum. Birlikte karate ve Muayh Thai yapıyoruz. Ben dedemi alıştırdım. Buradaki antrenmanların dışında da birlikte çalışıyoruz. Bazen parkta çalışıyoruz. Burada bir şeyler öğreniyorum. Kendimi savunmayı öğreniyorum. Herkesin spor yapmasını öneriyorum. Çünkü herkesin kendisini savunması gerekiyor, özellikle kızların." diye konuştu.
Dede ve torununun antrenörü Emrah Sarıcaer ise, "Kurslarımız tamamen ücretsiz. Herhangi bir yaş grubuna hitap etmiyoruz. 7'den 70 herkese hitap ediyoruz. Ceren bizimle çalışıyor. Bu sayede Ceren'in dedesiyle çalıştık. Sonra ona da spor yaptırmak için belli telkinlerde bulunduk. O da Muay Thai sporuna karar verdi. Biz de onu o sporda değerlendirdik. Sporun hiç bir şekilde yaşı yok. Spora herkesi bekliyoruz. Spor sağlıktır, disiplindir." dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Dede ve torunun antrenmanından görüntüler
-Röportajlar (yazım sırasıyla)
Detaylar

Süre: 04.51-Boyut: 542 MB

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

=================

Şanlıurfa'da 15 gün gösteri ve yürüyüş yasağı

Şanlıurfa Valiliği kent merkezi ve ilçelerde 15 gün boyunca açık alanda uygun görülenler dışında her türlü etkinliğin yasaklandığını duyurdu. 
Şanlıurfa Valiliği, 20 Eylül ile 5 Ekim tarihleri arasında uygun görülenlerin dışında her türlü gösteri, yürüyüş, oturma eylemi, açlık grevi, basın açıklaması, afiş asma, bildiri dağıtılmasını yasakladı. Yapılan açıklamada, "Valilik ile kaymakamlık makamlarının uygun göreceği etkinlikler hariç olmak üzere 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11/C maddesi ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. maddesine istinaden yapılması muhtemel her türlü toplanma, yürüyüş, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, miting, çadır kurma, bildiri dağıtma, afiş asma, yazılama, kuşlama ve benzeri türdeki tüm açık alanlardaki etkinlikler, 20 Eylül 2019 saat 00.00'dan 4 Ekim 2019 saat 23.59'a kadar 15 gün süreyle il merkezi ve ilçelerimiz dahil olmak üzere Şanlıurfa coğrafi sınırları içerisinde yasaklanmıştır" denildi.

ŞANLIURFA,- 


Kaynak: DHA