Dha Yurt Bülteni -2

Dha Yurt Bülteni -2

Baba ile oğlu 9 yıl arayla aynı kaderi paylaştı9 YIL ARAYLA AYNI KAHVEDE HAYATINI KAYBETTİLERİzmir'in Bayraklı ilçesinde, iddiaya göre freni boşalan kum yüklü hafriyat kamyonun kontrolden çıkarak kahvehaneye girmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybederken, 6 kişi de yaralandı.

Dha Yurt Bülteni -2

Baba ile oğlu 9 yıl arayla aynı kaderi paylaştı

9 YIL ARAYLA AYNI KAHVEDE HAYATINI KAYBETTİLER

İzmir'in Bayraklı ilçesinde, iddiaya göre freni boşalan kum yüklü hafriyat kamyonun kontrolden çıkarak kahvehaneye girmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybederken, 6 kişi de yaralandı. Olayda hayatını kaybeden Hasan Küçükdemir'in babası Veli Küçükdemir, 9 yıl önce bir otomobilin aynı kahvehaneye girip çarpmasıyla hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

Onur Mahallesi'nde dün saat 18.30 sıralarında, iddiaya göre 7399/17 Sokak'ta ilerleyen Özcan Ç.'nin (55) idaresindeki 06 EB 499 plakalı kum yüklü kamyonun freni boşaldı. Kontrolden çıkan kamyon 7371 Sokak'taki kahvehaneye girdi. Kazada, inşaatta bekçilik yaparak geçimini sağlayan 2 çocuk babası Haki Küçükdemir (51) ile kömür ocağından emekli olduğu öğrenilen 5 çocuk babası Hasan Küçükdemir (59) hayatını kaybederken, 6 kişi de yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralıların tedavisi sürerken, kamyonun binanın ana kolonuna çarpması nedeniyle, yıkılma tehlikesine karşın bina boşaltıldı. Kahvehaneye giren kamyon, vinç yardımıyla çıkartıldı. Kazada yaralanan kamyon şoförü Özcan Ç. ise hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Diğer yaralıların tedavilerinin sürdüğü belirtildi.

9 YIL SONRA BABASI İLE AYNI KADERİ YAŞADI

Öte yandan, kazayla ilgili kahreden bir detay ortaya çıktı. 2010 yılında da İ.Y. (40) idaresindeki bir otomobilin frenlerinin boşalması sonucu kahvehaneye girdiği ve kazada yaralanan 78 yaşındaki Veli Küçükdemir'in kaldırıldığı hastanede öldüğü öğrenildi. Veli Küçükdemir'in öldüğü bu ilk kazada, Hasan Küçükdemir'in de kahvehanede olduğu ve o zaman yaralanmadan kurtulduğu belirtildi. 9 yıl önce aynı şekilde meydana gelen kazada ölen Veli Küçükdemir'in, dün akşam saatlerinde meydana gelen kazada ölen Hasan Küçükdemir'in babası ve Haki Küçükdemir'in ise amcasının oğlu olduğu ortaya çıktı.

'KAMYON GELİYOR KAÇIN'

Kahvehane sahibi Ali Küçükdemir (37), kaza anını DHA muhabirine anlattı. Küçükdemir, "Ben evden kahvehanenin önüne indim, sigara içeyim dedim ve o sırada sokağa baktığımda, hafriyat kamyonu yerinden kalktı, ama kalkmasıyla fren sesi bir oldu. Geriye döndüm araba geliyor kaçın dedim, kamyonun freni patladı dedim. Benim bağırışımla kahvehanede bulunan 20-25 kişi sağa sola kaçtı, arabanın gelmesi zaten 10 saniye sürdü. 10 saniye içerisinde kamyon içeriye daldı, arkadaşlar müdahale etmeye kalktılar, zaten 2 kişi o sırada kamyonun altındaydı. Kamyonun altında kalanlar yakınlarımdı. Amcamın oğlu Hasan ile Haki Küçükdemir altında kaldı. Daha öncede bir kaza meydana geldi, Veli Küçükdemir amcam olur, zaten Hasan Küçükdemir de Veli Küçükdemir'in oğludur. İkisi de aynı kaderi paylaştılar" dedi.

Görüntü Dökümü

--------

-Ali Küçükdemir ile röp.

EK GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR

Haber - Kamera: Halil İbrahim KARABIYIK/ İZMİR,

=================

Yüksekova'da Nehil Deresi taştı, evler sular altında kaldı

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde aşırı yağış nedeniyle Nehil Deresi taştı, Köprücük köyünde 5 ev sular altında kaldı.

Yüksekova ve çevresinde 2 gündür etkili olan sağanak yağmur hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Bazı mahalle ve köylerde su baskınlarına neden olan yağmur, ilçeye 10 kilometre mesafedeki Nehil Deresi'ni de taşırdı. Köprücük köyünde bulunan 5 ev, dere suları altında kaldı. Evlerinde mahsur kalan vatandaşlar, çocuklarını omuzlarına alarak, güvenli yerlere götürmeye çalıştı. 

Köy sakinleri, her yıl aynı sıkıntıları çektiklerini söylerken, evi sular altında kalan Lokman Cankurtaran, "Yağışlar devam ederse köyde daha fazla ev  sular altında kalacak. Her yıl bu işkenceyi çekiyoruz. Şimdiye kadar köyümüzde beş ev tahliye edilmiş durumda. Komşu ve akrabalarımızda kalıyoruz. Eşyalarımızın çoğu kullanılamaz hale geldi. Çıkarabildiklerimizi çıkarıyoruz. Yıllardır defalarca ilgili kurumlara başvurduk. Herhangi bir gelişme olmadı. Köyümüzün yanı başından geçen derede, önü kapandığı için su yükseliyor. Dere yatakları temizlense böyle olmazdı" dedi.

Görüntü Dökümü

--------

-Dronla havadan ovanın sular altında kalması

-Dronlar çevreden detaylar

-Çizmeleriyle evleine giden vatdanşardan detaylar

-Önemli eşyalarını evden alınması

-Vatandaşların konuşması

Haber-Kamera: Yaşar KAPLAN/YÜKSEKOVA (Hakkari), - -Genel detaylar

====================

Kaliforniyum'u 20 bin dolara satmaya çalışırken yakalandılar

Adana'da, dünyanın en pahalı maddelerinden biri olan ve altın aramada da kullanılan 'kaliforniyum' olduğu öne sürülen kimyasal maddeyi satmaya çalışan 1'i Suriye uyruklu, 3 kişi yakalandı.

Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde bir kır düğünü tesisinde çalışmaya başlayan Suriye uyruklu Abdulkerim El M., mesai arkadaşlarına kısa sürede zengin olacağını söylemeye başladı. Çalışanların dikkatini çeken Abdulkerim El M., 12 Nisan günü polise gelen ihbarla elindeki kan tüpleri içerisinde, 'kaliforniyum' adlı maddeyi 2 kişiye satmaya çalışırken yakalandı. Abdulkerim El M. ve ona yardım ettiği belirtilen Türk vatandaşları H.U. ile İ.K. gözaltına alındı.

Adana AFAD Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü, piyasa değeri yaklaşık 20 bin dolar olduğu belirtilen, uluslararası dolaşımı yasaklanmış ve radyolojik tehlikesi olan madde için bölgeye, Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer (KBRN) aracı ile 6 kişilik ekip sevk etti. Ekipler, inceledikleri maddeyi incelenmek üzere Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'na (TAEK) gönderdi.

Emniyete götürülen şüphelilerden Abdulkerim El M., sorgusunda, "Bu maddeyi bana Suriye'de bulunan bir akrabam göndererek 20 bin dolara satmamı istedi. Satış yapmam halinde bana da para verecekti. Bunun üzerine internet üzerinden araştırma yaptım, gerçekten kaliforniyum mu, bilmiyorum" dedi. H.U. ile İ.K. suçlamaları kabul etmedi. Şüpheliler işlemlerinin ardından, adliyeye sevk edildi. 

KALİFORNİYUM NEDİR?

Kaliforniyum maddesi, 98 atom numarasına ve Cf sembolüne sahip radyoaktif metalik bir kimyasal elementtir. 1950 yılının Şubat ayında ilk kez Kaliforniya Üniversitesi'ndeki laboratuvarda küriyumun alfa parçacıkları (helyum iyonları) ile bombardıman edilmesiyle üretilmiştir. Normal basınç altında biri 900 santigrat derecenin üstünde ve diğeri 900 santigrat derecenin altında olmak üzere iki farklı kristal yapıda bulunan kaliforniyum maddesi, oda sıcaklığında hava ile temas ettiğinde yavaşça matlaşmaktadır. Periyodik tabloda aktinitler serisinde bulunan kaliforniyum, yeryüzünde bilindiği kadarıyla doğal bir şekilde elde edilememektedir. Fakat çeşitli nükleosentezlerin meydana gelmesi nedeniyle uranyum cevherlerinde birkaç dakikalığına da varlığını sürdürmektedir.

NEREDE KULLANILIR?

Kaliforniyum, nükleer araştırmalarda fisyon parçacıkları kaynağı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca nötron kaynağı olarak, petrol kuyularında nem ölçüm aygıtlarında ve altın ya da gümüş araştırma çalışmalarında da kullanılan bir elementtir.

Görüntü Dökümü

----------

Zanlıların Adli Tıp Birimi'ne getirilmesi

Adli Tıp Birimi'nden çıkarılması

Polis aracına bindirilmesi

*ARŞİV*

AFAD görevlilerinin özel kıyafetler giymesi

İş yerine girmeleri

Özel kıyafetli görevlinin elindeki madde ile çıkışı

Maddeden detay görüntüler

Olay yerinden genel görüntüler

SÜRE: 02'40" BOYUT: 295 MB

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,

===================

Akıllı kabartma yazı klavyesi, engellilerin gözü kulağı oldu

Görme engellilerin yaşam standartlarını iyileştirmek ve bilgisayar kullanımını kolaylaştırmak için geliştirilen akıllı kabartma yazı klavyesi ilgi çekti. Engellilere kolay bilgisayar kullanma imkanı sağlayan klavye, Cumhuriyet Üniversitesinde engellilerin kullanımına sunuldu.

Türkiye'de faaliyet gösteren bir yazılım şirketi tarafından, engellilerin sosyal hayata aktif katılımının ve istihdam edilebilirliklerinin geliştirilmesi için akıllı kabartma yazı klavyesi geliştirildi. Her dile uyumlu olan klavye, görme engellilerin eğitimlerine yardımcı oluyor. Kitapların bilgisayar ortamında taramasını yapan, hafıza kartına yüklenen kitapları okuyabilme ve not alabilme özelliği bulunan akıllı kabartma yazı klavyesi, görme engellilerin teknolojiyi kullanmasını kolaylaştırıyor. Bilgisayar ortamındaki her türlü yazıyı hem sesli olarak duyulmasını ayrıca kabartma olarak okunmasını sağlayan akıllı klavye Türkiye genelinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki Körler Okulları'nda kullanılıyor. Bu cihazdan bir tanesi de, Engellilerin Sosyal Hayata Aktif Katılımının ve İstihdam Edilebilirliklerinin Geliştirilmesi Projesi (ESKİP) kapsamında Sivas Cumhuriyet Üniversitesine verilerek engellilerin hizmetine sunuldu.

'BİLGİSAYARDAKİ TÜM YAZILARI KABARTMA OLARAK OKUYABİLİYOR'

Türkiye'de engelliler üzerine çalışma yapan şirketin Genel Müdürü Osman Demirci, geliştirdikleri akıllı kabartma yazı klavyesi hakkında bilgi verdi. Görme engellilerin teknolojiyi kullanması noktasında önemli bir cihaz olduğunu belirten Demirci, "Bir bilgisayar teknolojisinin engelliler için neler yapılabileceğini gördük. Bilgisayar üzerine eklenen bir yazılımla, görmeyen biri bilgisayarı her şartlarda okuyup kullanabiliyor. Bilgisayarda ne varsa okuyup kullanabildiği için de sınırsız bilgiye erişim sağlamış oluyor. Görme engelli vatandaşlarımız bu bilgisayarın içerisine attığı kitabı hem dinliyor, hem de çalışmalarını yapabiliyor. Bilgisayar ekranındaki tüm yazıları kabartma olarak okuyabiliyor. Görmeyenler için kısaltma yöntemi ile çok hızlı okuma sağlanıyor. Ayrıca tek başına derslere girip, notlarını alıp herkesle eşit şartlar da eğitim yapabilir. Bu ekranla ayrıca her türlü dili öğrenmeyi yetkin olarak kullanılıyor. Artık Türkiye'de bu cihaza ilgi çok artmış durumda. Bu tip teknolojilerin daha da çok yaygınlaşacağını düşünüyoruz" dedi. 

'GÖRME ENGELLİLER ARTIK HER ŞEYE ERİŞEBİLECEK'

Görme engelli Araştırmacı Şair-Yazar Selman Devecioğlu ise ürünün öğrenmek isteyen bireyler için büyük önem taşıdığını belirterek, "Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Üniversitemizde görme engelliler için bir çığır açıldı. Biz görme engelliler için kitap tarıyorduk, bilgisayar ortamları oluşturup çalışmalar yapmaya gayret etmiştik. Ancak bu cihazın bize gelmesi büyük bir zaman tasarrufu oldu. 3 saatte tarayacağımız kitabı görme engellilerimiz bir araya gelip oturup 10 dakikada rahatlıkla okuyabilecekler. Normalde bu cihazlar çok pahalıdır. Bir görme engellinin tek başına alması zor bir programdır. Kurumların elde etmesi gereken bir cihazdır. Bu cihazla görme engelliler artık görenler gibi her şeye erişebilecek" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü

-----------

-Klavyenin görüntüsü

-Bilgisayarda kullanımı

-Şirket yetkilisinin açıklamaları

-Engelli Selman Devecioğlu'nun konuşmaları

-Detaylar

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,

====================

Pakistanlı turist, yeşil türbeyi ziyaret ederken hayatını kaybetti

Bursa'da ailesiyle birlikte turisttik seyahat  için gelen Pakistan uyruklu Muhammad Ayub Sılat (59), Yeşil Türbe'nin merdivenlerini çıktığı esnada geçirdiği kalp krizi neticesinde hayatını kaybetti. Pakistanlı turistin yere yığılma anı güvenlilk kameralarına yansıdı. 

Olay, Bursa'nın Yıldırım ilçesi Emirsultan Mahallesi'nde bulunan Yeşil Türbesi'nde meydana geldi. Turisttik seyahat için ailesiyle birlikte Bursa'ya gelen 59 yaşındaki Muhammad Ayub Sılat, Emirsultan Cami'ni ziyaret ettikten sonra, Yeşil Türbe'nin merdivenleri çıkarken bir anda yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Sılat'ı, Bursa Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Pakistanlı turist, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sılat'ın, kalp hastası olduğu ve geçirdiği krizden dolayı hayatını kaybettiği belirtildi. Öte yandan Muhammed Ayub Sılat'ın Yeşil Türbe'nin merdivenlerini çıkarken yere yığılması ve vatandaşların telaşı güvenlik kameralarına yansıdı.

UÇAKLA ÜLKESİNE GÖNDERİLDİ

Muhammed Ayup Sılat'ın cansız bedeni Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu'nda yapılan ilk otopsinin ardından tarifeli bir uçağın soğutmalı kargo bölümüyle Pakistan'a gönderildi. 3 çocuk babası olan Sılat'ın Multan şehrinde imamlık yaptığı öğrenildi. 

Görüntü Dökümü

-------

Güvenlik kamerasından görüntüler turistin yere düşmesi

Olay yerinden görüntüler

Yeşil türbeden görüntüler

Hastaneden görüntüler

Detaylar

Süre: 02.22Boyut: 266 MB 

Haber:  Serkan AKKUŞ-Kamera:  İsmail Hakkı SEYMEN/ BURSA, 

=================

Amerika'daki Manhattan Müzik Okulu'na dereceyle girdi, destek bulamazsa geri dönecek

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Devlet Konservatuvarı öğrencisiyken müzik eğitimi alanında dünyanın en iyi 3'ncüsü olan Manhattan School of Music'i  kazanan Selin Algöz, okulunun ve temel yaşam giderlerini karşılayamadığı takdirde okuldan ayrılmak zorunda kalacak. Manhattan Müzik Okulu'nda okumanın en büyük hayali olduğunu belirten Algöz, "Dünya çapındaki bu okulda bir Türk genci olarak ülkemi en iyi şekilde temsil etmek ve burada öğrenci olarak kalmayı çok istiyorum" dedi.

Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı 2'inci sınıf öğrencisi Selin Algöz, kemanda başta olmak üzere gösterdiği başarılarla alanında dünyaca ünlü kemanilerin ilgisini çekti. Selin bu başarıları sayesinde dünyanın en iyi 3'üncü müzik okulu olan Manhattan School of Music'i, 3 bin kişinin katıldığı sınavda ilk 10 kişinin arasına girerek kazandı. Yüzde 70 eğitim bursu ile okulu kazanan Algöz, bu okuldan yetişip dünya çapında tanınan sanatçılardan olmak için ilk adımı attı. Anne ve babası Bursa'da devlet memuru olarak çalışan Algöz, eğitiminin devamı için geriye kalan yüzde 30'luk eğitim ücreti kısmı ile barınma, sigorta, yemek gibi temel ihtiyaçları için yıllık 300 bin liraya ihtiyaç duyuyor. Algöz, Manhattan School of Music'deki eğitiminin devam etmesi için destekçiler bulamadığı takdirde eğitimini tamamlayamadan Türkiye'ye dönecek. Küçüklüğümden beri sanata hep ilgisi olduğunu söyleyen Selin Algöz, "Ailemizde dedemin babası dışında müzisyen olmamış. Dedemin babası da Türk Halk Müziği bestecisi ve keman sanatçısıymış. Ben de ailemizde ikinci bir müzisyen neden olmasın dedim ve 11 yaşında Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı Keman Bölümü'ne başladım. Şu ana kadar olan eğitim hayatımda güzel deneyimler edindiğime inanıyorum. Türkiye Gençlik Flarmoni Orkestrasıyla birlikte Avrupa'nın bir çok ülkesinde çok değerli konser salonlarında orkestranın bir üyesi olarak konserler verdim. Yurt içinde ve yurdışında bir çok ustalık sınıflarına katılarak dünyanın önde gelen isimleriyle çalıştım. Yurtdışındaki bazı festivallerden davetler aldım. Hayattaki en büyük mucize küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır derler. Ben bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorumö dedi.

"MÜZİKSEVERLERİN YARDIMINI BEKLİYORUM"

Manhattan Of School'da okumanın kendisinin en büyük hayali olduğunu belirten Selin Algöz, "Bu sene okula kabul edildim. Okul güzel miktarda bir burs verdi. Bunun için çok mutluyum ve kendimi çok şanslı hissediyorum. Başarımı ısrarcı olmakta yakaladım. Israrcı, istikrarlı ve disiplinli olmanın başarıyı getirdiğine inanıyorum. Kabul aldığım Manhattan Of School dünyanın en iyi müzik okullarından birisidir. Öğrenci almakta çok seçici davranan bir okuldur. Amerika'daki en iyi okullar sıralamasında ilk 3'te bulunuyor. Her yıl 3 binin üzerinde başvuru alan bu okul yaklaşık 70 öğrenci kabul ediyor. Bu 70 kişiden de çok az kişiye yüksek miktarda burs verir. Okul bana yüzde 70 oranında eğitim bursu verdi. Bu çok gurur verici. Fakat geriye kalan yüzde 30'luk kısmı ve barınma, kitap, zorunlu kılınan dil kursu, sigorta, yemekhane  gibi ücretleri devlet memuru olan annem ve babamın ödeyebilmesi mümkün değil. Prestijli bir okulda eğitim almak diğer okullara göre daha pahalı oluyor. Dünya çapındaki bu okulda bir Türk genci olarak ülkemi en iyi şekilde temsil etmek ve orada öğrenci olarak kalmayı çok istiyorum. Değerli müzik severlerin ve değerli büyüklerimin bu konuda destek ve yardımlarını bekliyorumö dedi.

"SELİN MEZUN OLDUĞUNDAN BAYRAĞIMIZI GURURLA TEMSİL EDECEK"

Okulu kazanan her öğrenciye kol kanat gerdiklerini söyleyen Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürü Prof. Dr. İsmail Göğüş, "Bu öğrencilerin içerisinde bazıları fazlaca sivriliyorlar. Onlara kanadınız biraz daha büyük olmak zorunda oluyor. Selin de bunlardan birisi. Selin bize geldiğinde henüz küçük bir çocuktu. Hocalarına soruyorsunuz, hepsinde başarılı olduğu belli olmaya başlıyor. Sonra her çocukta olduğu gibi o çocuğun da gelişmesini adım adım takip etmeye başlıyoruz. Önce sivriliyor, sonra gittiği her yerde her sınavı kazanmaya başlıyor, resitallerinin çok güzel olduğunu görüyoruz. Daha sonra senfoni orkestralarından davetler almaya başlıyor. Selin, bu başarılarının ardından bir gün geldi dedi ki, 'Ben artık yurt dışına gitmeye, Amerika'ya gitmek istiyorum.' Hocaları bu fikri destekledi, ailesi de ellerinden geleni yapacağını söyledi. Tabi bizde okul olarak elimizi taşın altına soktuk. Selin, o okuldan mezun olduğunda bayrağımızı gururla taşıyacak bir kızımız. Biz bütün duyarlı vatandaşları destek olmaya davet ediyoruz" dedi.

BABA ALGÖZ, KIZININ GERİ DÖNMEMESİ İÇİN YARDIM İSTİYOR

Kızı Selin ile her zaman gurur duyduğunu belirten baba Muzaffer Algöz, "Selin her zaman azimli, başarılı, kararlı bir çocuk olarak kendisini gösterdi. Küçük yaşta Uludağ Üniversitesinde keman eğitimleri almaya başladı. Gösterdiği başarılar sayesinde şu anda Amerika'da. Bu yıl girdiği Manhattan School Of Music'in sınavında başarılı bir performans göstererek yüzde 70'lik eğitim bursu kazandı. Bu sınavda 3 bin öğrencinin arasında ilk 10'a girdi. Bu okul, Selin'in küçüklüğünden beri hayaliydi. Kızımızın bu hayaline ulaşması anne baba olarak bizi çok mutlu etti. Ancak, okulun geriye kalan yüzde 30'luk eğitim ödemesi ve temel yaşam giderlerini devlet memuru olarak karşılama imkanımız ne yazık ki yok. Bir baba olarak ben kızımın bu başarısını devam ettirebilmesini yürekten istiyorum. Bu konuda vatandaşlardan, sanat severlerden ve yetkililerden destek bekliyoruz. Kızımın eğitim alamadan geri dönmesini istemiyorum. Bu başarıyı devam ettirerek orada ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine tam inanıyorum. Bir baba olarak bu konuda yetememenin verdiği baskı ve stresi üzerimde hissediyorum" dedi.

"SELİN, GELECEĞİN SUNA KAN'I

Selin ile keman eğitimine 8 yaşında başladığını belirten Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı Öğretim Görevlisi Seda Gülten, "2 yıl süren yarı zamanlı çalışmanın ardından başarı gösterince tam zamanlı olarak devam etmeye hak kazandı. İlk olarak ortaokul döneminin sonlarına doğru ciddi bir çıkış gösterdi. Albert Markov'un Bursa Senfoniye konsere geldiği bir anda mutlaka Selin'i dinlemesi gerektiğini düşündüm. Çünkü Baba Markov'un çok güçlü olduğunu, başarılı bir pedagog olduğunu biliyordum. Bir kayıt yapıp Baba Markov'a yollamamız Selin'e Amerika yolunu açtı. Manhattan School Of Music'in sınavlarında bu sene 3 bin kişinin arasında ilk 10'a girerek büyük bir başarı gösterdi. Kendi alanında da en yüksek oran olan yüzde 70'lik eğitim bursu kazandı. Ancak barınma, beslenme, kitap ve diğer yaşam giderleri kalan yüzde 30'luk ödemenin üstüne eklenince 300 bin lira gibi bir rakama ihtiyaç duyuyoruz. Selin desteklendiği takdirde Türkiye'nin gururu olacaktır. Belki bir Suna Kan, belki bir Ayla Erduran yetişecek" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Selin Algöz'ün keman çalmasından detaylar

-Selin Algöz'ün küçük yaştaki arşiv videoları

-Selin Algöz röportajı

-Baba Muzaffer Algöz röportajı

-BUÜ Devlet Konservatuarı Müdürü Prof.Dr. İsmail Göğüş röportajı

BUÜ Devlet Konservatuarı Öğretim Görevlisi Seda Gülten röportajı

Süre: 05.34 Boyut: 624 MB

Haber: Enver Fatih TIKIR-Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA,

==================

Genç kız, tereyağı hırsızlığından tutuklandı

Konya'da girdiği marketten 3 paket tereyağı çalan Havvanur B. (22) çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 

Olay, 22 Mart'ta merkez Selçuklu ilçesi Aydınlıkevler Mahallesi'nde bulunan Durmuş Ali Çelik'e ait markette meydana geldi. İddiaya göre, müşteri gibi markete giren Havvanur B., reyondan aldığı 3 paket tereyağını çantasına koyup hızla marketten uzaklaştı. İş yeri sahibi, genç kızın hareketlerinden şüphelenip güvenlik kamerası görüntülerini incelediğinde Havvanur B.'nin tereyağlarını çaldığını gördü. Bunun üzerine çalışma başlatan polis, daha önce hırsızlıktan 5 suç kaydı bulunan Havvanur B.'yi yakalayarak gözaltına aldı. Polisteki sorgusunda tereyağlarını kendisinin çaldığını itiraf eden Havvanur B., "Paraya ihtiyacım olduğundan tereyağlarını çaldım. Tereyağlarını çantama koyup marketten ayrıldıktan sonra tanımadığım Suriyeli bir kişiye sattım. Parasını da harcadım" dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Havvanur B., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Görüntü Dökümü

-----------

Şüphelinin adliyeye çıkartılması

Haber-Kamera: Tolga YANIK KONYA DHA))

========================

Marmaris'te mahalle sakinleri imece usulüyle sokağı 23 Nisan'a hazırladı

Muğla'nın Marmaris ilçesindeki 105 Sokak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları için 6'ncı kez halk tarafından Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle donatıldı.

Marmaris'te vatandaşlar 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesi yine seferber oldu. Terzi Salih Yazgan'ın (64) girişimleriyle Kemeraltı Mahallesi'ndeki 105 Sokak, bu yıl 6'ncı kez süslendi. 100 metre uzunluğundaki sokak, 2 bine yakın Türk bayrağı ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatük'ün posterleriyle donatıldı. Her yıl olduğu gibi Yazgan'ın mahallede bulunan terzihanesi merkez olarak kullanıldı. Çalışmalar bittiğinde, 19 Nisan Cuma gününden itibaren kutlamalar başlayacak. Mahalle sakinlerinin imece usulü yaptığı hazırlıklarda apartmanlar, balkonlar, pencereler, ağaçlar, trafolar ve geri dönüşüm kutuları dahil tüm sokak kırmızı-beyaza bürünecek. Terzi Salih Yazgan, Türkiye'de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı bir sokakta imece usulü hazırlık yaparak kutlayan tek yerin Marmaris olduğunu öne sürdü. Yaklaşık 2 bin kişinin yaşadığı mahallede komşuların desteğiyle sokağı Türk bayrağı ve Atatürk posterleriyle süslendiklerini belirtti. Yazgan, şunları söyledi:  

"Kimseyi rahatsız etmeden çalacağımız müzikler ve marşlar eşliğinde çocuklarımızla oynayacağız. 23 Nisan günü ücretsiz yiyecek ve içecek ikramımız olacak. Palyaçolar çocuklarımızın neşesine neşe katacak. Çocuklarımızın yüzlerine çiçek, ağaç resimleri çizilecek ve kırmızı-beyaza boyanacak. 6 yıl önce başladığımızda hedefimiz sokağımızın Türkiye çapında örnek olmasını sağlamaktı. Bugün bunu başardık. Her yerden destekler geliyor. Çocuklar okullarında bez afişlere resimler yapıp asmamız için gönderiyor. Bazı vatandaşlar Türk bayraklarının daha sık konulması için daha çok bayrak gönderiyor. İzmir'den bir kişi 100 Türk bayrağı ve 2 Atatürk posteri göndermiş. Cuma gününden itibaren sokağımız trafiğe kapatılarak eğlence başlayacak. 23 Nisan günü tüm Marmaris sokağımızda olacak ve çocuklarımızın mutluluğunu paylaşacak." 

Görüntü Dökümü

------------

105 Sokak'tan görüntü

Organizasyonu düzenleyen Terzi Salih Yazgan ile röp.

Genel ve Detay görüntü

(Toplam: 3 dakika 7 saniye-225 MB HD görüntü)

Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),

===================

Av yasağı, tezgahlardaki balık fiyatlarını yükseltti

15 Nisan'da başlayan av yasağında dolayı tezgahalara yeterice balık gelmeyince balık fiyatları yükseldi. Av yasağından önce kilogramı 20 ile 30 lira arasında olan balık türler, 15 Nisan'dan sonra 50-60 lira arasınmda satılmaya başlandı. 

15 Nisan'da başlayan av yasağından dolayı balık tezgahlarına yeterince balık gelmeyince fiyatlar tavan yaptı. Bursa'nın Mudanya ilçesindeki balık tezgahların 15 Nisan'dan önce kilogramı 35 liraya satılan çupra, 50 liradan alıcı bulurken, 30 liraya satılan levrek 55 liradan alıcı buluyor. Ayrıca tezgahların en pahalı balığı olan somunun fiyatı ise 75 liraya kadar yükseliyor. Yükselen balık fiyatlarıyla ilgili açıklama yapan Mudanyalı balıkçılar, "Av yasağı başladı, sanayi tipi avlanma yapamıyoruz. Tezgahlarda az balık olduğu için fiyatlar yükseldi. Av yasağının son bulacağı 1 Eylül tarihini bekliyoruz." dedi. 

Görüntü Dökümü

------------

-Balık görüntüsü

-Fiyatların görüntüsü

-Detaylar

Süre: 2.35 Boyut: 326 mb

Haber-Kamera: Merve KIZILKAYA/MUDANYA, 

========================

Muhtardan davullu zurnalı teşekkür yemeği 

Muğla'nın Datça ilçesinin Cumalı Mahallesi'nde 2'nci kez muhtarlığa seçilen 58 yaşındaki Semih Çukadar, mahalle sakinlerine davullu zurnalı teşekkür yemeği verdi.

PTT'de 25 yıl posta dağıtıcılığı yapıp emekli olunca, doğup büyüdüğü Cumalı Mahallesi'ne 5 yıl önce muhtar seçilen evli ve 2 çocuk babası Semih Çukadar, hemşerilerinin ısrarı üzerine 31 Mart seçimlerinde tekrar aday oldu. İki adayın yarıştığı seçimlerde 619 oyun 421'ini alan Çukadar, 2'nci kez muhtar seçildi. Çukadar, mahalle sakinlerine akşam yemeği vererek, davullu zurnalı kutlama yaptı. Misafirleriyle yakından ilgilenen Çukadar, kazanda pişirilen etli pilavı kendi ikram etti. Ege türkülerinin çalındığı akşam yemeğinde mahalle sakinleri zeybek oynayarak gönüllerince eğlendi. Çukadar, "Mahalle sakinlerinin tercihi ile bir kez daha bu göreve geldim. Bana, yürekten destek oldular, sağ olsunlar var olsunlar. Bu dönem onlara layık olmak için çok daha gayretli ve özverili bir şekilde çalışacağım. Seçimlerden önce yanlış anlaşılmasın diye yemek vermedim. Şimdi seçim bitti. Bana oy veren, vermeyen herkese teşekkür etmek için bu kutlama yemeğini düzenledim" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------

Cumalı Mahallesi Muhtarı Semih Çukadar misafirlerine yemek dağıtımı yaparken

Yemekten görüntü

Cumalı Mahallesi Muhtarı Semih Çukadar ile röp.

Davetliler, davul zurna eşliğinde oynarlarken görüntü

Haber- Kamera: Mehmet ÇİL/ DATÇA (Muğla),

Kaynak: DHA