Dha Yurt Bülteni -2

Dha Yurt Bülteni -2

Çeşme-Atina arasında feribot seferleri başlayacakTürkiye ile Yunanistan bir ilke imza atıp, İzmir'in Çeşme ilçesi ile Atina'nın Lavrion Limanı arasında feribot seferleri düzenlenmesine yeşil ışık yaktı.

Dha Yurt Bülteni -2

Çeşme-Atina arasında feribot seferleri başlayacak

Türkiye ile Yunanistan bir ilke imza atıp, İzmir'in Çeşme ilçesi ile Atina'nın Lavrion Limanı arasında feribot seferleri düzenlenmesine yeşil ışık yaktı. Haziran ayında başlayacak seferleri yapacak şirketin yönetim kurulu başkanı Bülent İpek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın ortaya koydukları irade, bu tarihi adımın atılmasının dönüm noktalarından biri oldu. Bu hat, iki ülke arasındaki ticari ve insani ilişkileri geliştirme potansiyeli taşıyor. ve biz bu hattı ülkemiz ve Avrupa ile arasındaki bir köprü olarak görüyoruz" dedi.

Türkiye ve Yunanistan arasındaki siyasi adımların atılmasının ardından İstanbul merkezli bir Türk firması, gerekli girişimi yapıp hazırlıklarını da tamamladı. Planlamaya göre, firma 2 Haziran tarihinden itibaren hem Türkiye hem de Yunanistan için tarihi bir özellik de taşıyan arabalı vapur seferlerine başlayacak. Seferler için ise merkez olarak iki ülkenin en yakın olduğu güzergah, turizm cenneti Çeşme ilçesi ile Atina'nın Lavrion Limanı seçildi. Seferler, bölgeye kazandıracağı ekonomik getirinin yanı sıra gurbetçiler başta olmak üzere turistler için de önemli kolaylıklar sağlayacak. Türkiye'yi tatil programlarına alan turistler için zamanın yanı sıra ulaşım ve ekonomik yönden de büyük avantajlar getirecek seferlerle, yurt içi karayolu güzergahındaki yoğunluk azalacak, sınır kapılarındaki uzun araç kuyruklarının azalması sağlanacak.

SEFERLER HER GÜN KARŞILIKLI OLACAK

Şirketin planlamasına göre seferler, Çeşme ve Atina arasında her gün tek sefer olarak yapılacak. Feribotta, yolcuların yanı sıra TIR'ların da taşınacağını, bunun da ticari ve ekonomik açıdan getirisi olacağını belirten şirketin yönetim kurulu başkanı Bülent İpek, "Bu hattın açılması için uzun yıllardır önemli bir mücadele veriliyordu. Her seferinde çok istenmesine rağmen bu sağlanamadı. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın ortaya koydukları irade, bu tarihi adımın atılmasının dönüm noktalarından biri oldu. Seferlerin başlamasıyla iki ülke arasındaki yolculuk 7 saat olacak. Seferler sayesinde, gurbetçilerimiz başta olmak üzere turistlerin, Avrupa'ya kendi araçlarıyla seyahat edebilecek olması önemli bir kolaylık getirecek. Tüm bunların yanında İstanbul trafiğinde yoğunluğa neden olan, yakıt tüketimi ile çevre kirliliğine neden olan TIR'ların İzmir üzerinden Avrupa'ya gitmesiyle, şirketlerin maliyetleri düşecek. Ayrıca seferler, iki ülke arasındaki ticari ve insani ilişkileri geliştirme potansiyeli taşıyor. ve biz bu hattı ülkemiz ile Avrupa arasındaki bir köprü olarak görüyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Bülent İpek ile röportaj.

-Deniz kenarındaki görüntüsü.

Haber: Taylan YILDIRIM- Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

======================

İzmir'de DEAŞ operasyonu

İzmir'de DEAŞ terör örgütüne eleman kazandırmak amacıyla faaliyetlerde bulundukları belirtilen 8 şüpheli düzenlenen operasyonla yakalandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, bu sabah DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon yaptı. Belirlenen adreslere yapılan baskınlarda örgüte eleman kazandırmak amacıyla faaliyet gösterdikleri tespit edilen 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde ve örgüt paralelinde faaliyet gösteren bir dernekte yapılan aramalarda, hakkında toplatma kararı olan çok sayıda yayın, terör örgütünün bayrağı ve dijital materyal ele geçirildi. Şüphelilerin emniyetteki sorgusunun sürdüğü belirtildi.

Görüntü Dökümü

-------------

Şüphelilerden görüntü

Haber: Mehmet CANDAN - Kamera: İZMİR,

=======================

Bursa'da 'kırmızı bülten'le aranan DEAŞ'lı kadın terörist yakalandı

Bursa'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda, 'Kırmızı Bülten' ile aranan Lübnan asıllı Danimarka vatandaşı kadın terörist A.A.M. yakalanarak gözaltına alındı. Bursa Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortak olarak yürüttüğü terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda, Yıldırım ilçesinde bir evde örgüt üyesinin saklandığı tespit edildi. Ekipler, bugün sabah erken saatlerde eve yoğun güvenlik önlemleri altında baskın yaptı. Operasyonda,  'Kırmızı Bülten' ile aranan ve Türkiye'ye yasa dışı yollar ile giren Lübnan asıllı, Danimarka vatandaşı kadın terörist A.A.M., gözaltına alındı. A.A.M.'nin terör örgütü DEAŞ'ın içerisinde aktif olarak faaliyet gösterdiği belirtildi. A.A.M. ifadesi alınmak üzere Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR

Haber: Berktuğ ÖNCÜ/BURSA,

==============

Kız öğrenciler ojeli elleriyle atlara bebek gibi bakıyor

Uludağ Üniversitesi Mennan Pasinli Atçılık Meslek Yüksek Okulunda eğitim gören kız öğrenciler, yaptıkları işlerle erkeklere taş çıkartıyor. Her gün okulun damında bulunan atların önce tavlalarını temizleyen öğrenciler, daha sonra atların bakımı ile ilgileniyorlar. Ojeli elleri ile atların yelelerini tarayarak onlara adeta bir çocukları gibi bakan kız öğrenciler,  "Bizim tırnaklarımız ve bakımız dışarıda da böyle, at çiftliğinde de. Sonuçta okula geliyoruz, kısacası biz çiftlikte de bakımlıyız dışarıda da bakımlıyız. Hem atlara, hem kendimize bakım yapıyoruz" dedi.

Uludağ Üniversitesi Mennan Pasinli Atçılık Meslek Yüksek Okulunda eğitim gören kız öğrenciler, kampüste yaptıkları işler ile erkeklere taş çıkartıyor. Ojeli elleriyle her gün okulun tavlalarında bulunan atların önce pisliklerini temizleyen öğrenciler, nallarını temizledikten sonra atlara tımar yapıyor. Okulda bulunan hocalarından atların bakımı ile ilgili bilgiler edinen kız öğrenciler atlara adeta bir bebek gibi bakıyor. Burada atçılık ve antrenörlüğü konusunda teorik ve uygulamalı bilgilerle donatılan öğrenciler, bu okuldan mezun olduktan sonra hipodromlarda, tarım işletmeleri atçılık birimlerinde, TJK haraları, atlı spor kulüpleri, veteriner fakültesi hayvan hastanesi, özel çiftlikler, bakanlık teşkilatında iş imkanına sahip oluyor.

HEM ATLARA HEM KENDİMİZE BAKIM YAPIYORUZ

Ojeli eller ile bakım yaptıkları için dışarıdan sadece ilgi çekici olduklarını dile getiren atçılık okulu öğrencilerinden olan Zehra Okumuş, "Sabahları atlarımıza yemlerini, otlarını veriyoruz. Atları temizliyoruz, tımar yapıyoruz, biniş yapıyoruz. Atçılıkla uğraştığım için aksi bir tepkiyle karşılaşmadım. Ben atlarla ilgilenmeyi seviyorum. Bakımlıyız ve atçıyız. Hem atlara hem kendimize bakım yapıyoruz" şeklinde konuştu.

RAHVAN ATI ALDI HAYATI DEĞİŞTİ

Lisede kendisine rahvan atı alıp ve yarışmalara katılan Şeyda Kebapçı,"Atlara ilgim küçüklüğümden beri vardı. Lise bittikten sonra rahvan atı aldım, kendi atımla yarış koştum, 1-2 yıl bu şekilde atlarla ilgilendikten sonra bu bölümü gördüm. Atlara ilgim olduğu için bu bölümü seçtim. Atların kötü alışkanlıklardan uzak tuttuğunu düşünüyorum. Onlarla ilgilenmek bana terapi gibi geliyor. Burada atların tüm bakımıyla biz ilgileniyoruz, talaşını açıyoruz, ayaklarını temizliyoruz, tımarını yapıyoruz, idman yapıyoruz, idmandan sonra soğutma işlemlerini yapıyoruz. Bunları severek yaptığımız için yorulmuyoruz, biz bunu iş olarak görmüyoruz" diye konuştu.

AT BAKIMLARINDA ERKEKLER DAHA ÇOK ZORLANIYOR

Erkeklerin at bakımında daha çok zorlandıklarını ve en ufak bir sıkıntıda hemen vazgeçtiklerini belirten, Atçılık Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç Dr. Gözde Özalp,"Bütün öğrencilerimiz burada çok ilgililer hepsi mesleklerine tam donanımlı olarak mezun oluyorlar. Ama kadın öğrencilerimizin farkı var, kadınlar atlara daha sevgili, daha ılımlı, daha yumuşak yaklaştıkları için onlarla iletişimleri biraz daha iyi. Kadın öğrencilerimiz burada erkek öğrencilerimizin yaptığı her şeyi yapabiliyor. Kadınların tamamen erkek egemen bir eğitim süreci gibi görünen yerlerde çok önemli görevler alabileceği ve bu işi de başarıyla yapabileceklerinin en büyük kanıtı bizim öğrencilerimizdir. Zorlanan öğrencilerimizin büyük bir kısmı erkeklerden oluşuyor, kadınlarda böyle bir durum yok. Kadınlar inatla, ısrarla, direnerek çalışıyorlar. Öğrencilerimiz çoğu zaman korkarak geliyorlar erkeklerde bu korku biraz daha az ama atın üzerinden düştüklerinde vazgeçen erkeklerimiz oldu. Kadınlarımız düştüğünde bile tekrar biniyor ve direniyorlar" dedi.

Atçılık okulu öğrencisi Aycan Ulu," İlk zamanlarda atlara dokunmaya korkuyordum. Hatta baya ürküyordum, ama şuanda onlara sarılıp onları öpebiliyorum. Eğer biz korkarsak atlardan, atlarda bizim korktuğumuzu anlayıp bizden ürkebiliyorlar. O yüzden onlara her zaman sevgi ile yaklaşmamız gerekiyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------

-Öğrencilerin atlara binmesi, atları koşturmaları

-Bakımlı kız öğrencilerden yakın detay

-Kız öğrencilerin ojeli eller ile atlara kaşağı yapması

-Atların nallarının temizlemelerinden detaylar

-Atların tavlalarını değiştirmelerinden detay

-Kız öğrencilerin atlara bakım yapmasından detay

-Öğrencilerin atlara sarılmaları, öpmelerinden görüntüler

-Öğrenciler ile röportaj

-Okul müdürü ile röportaj

-Detaylar

Süre: 07.29 Boyut: 837 MB

Haber:  Serkan AKKUŞ - Kamera:  İsmail Hakkı SEYMEN/BURSA, 

===============

Antika tutkunu berber

Muğla'nın Ula ilçesinde, 17 yıldır berberlik yapan Ali Tiriç (31), tarihe olan merakını işyerine taşıdı. Tiriç, berber dükkanında 1940 yılından önce kullanılan tıraş malzemeleri başta olmak üzere, tedavülden kalkan paralar ve eski radyoları sergiliyor.

Ula'nın sakin şehir unvanlı mahallesi Akyaka'da yaşayan ve 14 yaşındayken çırak olarak mesleğe başladığı günden bugüne antika eşyalara meraklı olan 1 çocuk babası Ali Tiriç, işyerini adeta müzeye çevirdi. Cumhuriyet Caddesi'nde mesleğini sürdüren Tiriç, müşterilerine elektronik aletlerin yanı sıra, eski berber malzemelerinin bulunduğu nostaljik dükkanda tıraş olma imkanı sunuyor.

Bulduğu tarihi eşyaları satın alarak 9 yıl önce Akyaka'da açtığı berber dükkanında sergilemeye başladığını belirten Tiriç, yaz sezonunda tıraş olmak için gelen yerli ve yabancı turistlerin, sergilenen eski eşyaları satın almak için girişimlerde bulunduklarını söyledi. Tiriç, "1940'lı yıllarndan önce meslek büyüklerimizin kullandığı malzemeler ilgimi çekiyor. Günümüzde artık teknolojinin gelişmesi ile bunlar kullanılmıyor. Kullanılmayan tıraş malzemelerini toplamaya başladım. Bu merakımı bilen vatandaşlar da ellerinde bulunan eski eşyaları getiriyor. Eski tıraş malzemelerini iş yerimde sergilememin nedeni bu mesleğin nerelerden nereye geldiğini göstermek. Yaz sezonunda tıraş olmak için gelen özellikle yabancı turistler, bu eşyalardan satın almak istiyor. Ancak benim satmak gibi bir niyetim yok. Aksine elinde eski tıraş malzemesi olan vatandaşlarımız varsa almak istiyorum" dedi.

TEDAVÜDEN KALKAN KAĞIT PARALARI DA SERGİLİYOR

İşyerinde tedavülden kalkan kağıt Türk paralarının da bulunduğunu belirten Tiriç, "Kağıt para koleksiyonuna hobi olarak başladım. Camekan içinde kağıt eski paraları gören vatandaşlar kendi ellerindekileri getirmeye başladılar. Paraların üzerinde kimin tarafından verildi ise onun ismi yazılı. Tedavülden kalkmış bin lira da var, 10 milyon lira da var. Bunun yanında gelen yabancı müşteriler de ellerindeki paralardan bırakıyor. Bugün kullanılmayan, fakat çok değerli olduğunu bildiğim radyolar da var. Özellikle lambalı radyoyu yüksek paralar vererek almak isteyen müşterilerim oldu. Ben satmak yerine olanları satın almak istiyorum" diye konuştu.

DİŞ ÇEKİM PENSESİ DE VAR

Berber Ali Tiriç, eskiden berberlerin diş çekimi ve iğne de yaptığını belirterek, "Sergilenen eski tıraş malzemeleri arasında ustura, makas, el makinesi, saç yıkama tası, süngü, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın ambleminin bulunduğu antika kol saati, enjektör, av tüfeği, kömürlü ütü, fotoğraf makineleri, pirinç koku şişesi ve diş çekim pensesi de var. Berberler geçmişte hem diş çekimi, hem de iğne yapıyormuş. Bu malzemeler de işyerimde sergileniyor. Tarihi değeri olan eşyaları toplamaya ve işyerimde sergilemeye devam edeceğim" dedi.

Görüntü Dökümü

------------

-Vitrindeki antika eşyaların görüntüsü

-Berber Ali Tiriç'in müşteriyi sakal tıraşı yapması

-Ali Tiriç ile röp.

Haber - Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

==========================

Geleceğin mimarları depremden zarar gören mahallede uygulama yapıyor

Muğla'nın Datça ilçesinde, 2 yıl önce meydana gelen Gökova depreminden en fazla etkilenen yerlerden olan Reşadiye Mahallesi özel bir üniversite ile yapılan protokol çerçevesinde restore edilecek.

Datça ilçesinin önemli ölçüde korunmuş eski bir yerleşim yeri olan Reşadiye Mahallesi, daracık sokakları, beyaz badanalı taş evleri, tarihi yapıları ile dikkat çekiyor. Kentsel SİT nedeniyle yıllardır onarılamayan eski taş yapıların bulunduğu mahellede 21 Temmuz 2017 tarihinde birbiri ardına yaşanan depremlerin ardından çoğu tescilli binanın 28'i ağır 100'e yakını ise az ve orta derecede hasar gördü. Deprem sonrası hasar tespitlerinin yapılması, binaların restorasyon projelerinin hazırlanması ve bölgenin bütünsel korunmasına yönelik çalışmalara ihtiyaç duyulan Reşadiye Mahallesi, bu yönüyle mimarlık fakültesi öğrencilerinin adeta uygulamalı eğitim sahası oldu. İstanbul'daki bir özel üniversitenin Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'nden bir heyet bu yıl da bölgede çalışmalarını sürdürdü. 71 kişilik mimarlık fakültesi öğrenci grubu, 6 günlük bir çalışma için Reşadiye Mahallesi'ne geldi.

HEM DERS HEM DE YARDIM YAPIYORLAR

Üniversitenin Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülhan Benli, bu yıl ikinci kez bölgeye geldiklerini belirterek, geçen yıl da 18 binanın projelerini hazırlayıp belediyeye teslim ettiklerini, bunların bir kısmının ilgili koruma kurullarına gönderildiğini söyledi. Doç. Dr. Benli, "Bu yıl ikincisini gerçekleştireceğimiz bu çalışmada yine 18 binanın projelerini yapacağız. Haziran ayı içerisinde çalışmalarımızı tamamlayacağız. Bu yıl 71 öğrenci ile buradayız. Hepsi İngilizce ve Türkçe 3'üncü sınıf mimarlık bölümü öğrencisi. Lisans programı içerisinde verilmiş olan eğitim, rölöve alma tekniği ve aynı zamanda restorasyona yönelik bazı yapısal önerilerin de yar alacağı malzeme analizlerinin öğrenildiği bir ders olacak. Bu ders kapsamında öğrenciler hem eğitim almakta hem 3 yıl boyunca almış oldukları eğitimi uygulama imkanı bulmakta. Aynı zamanda buradaki halka da yardım edebildiğimiz için bu iş sosyal sorumluluk ve gurur kaynağı" dedi.

'GELENEKSEL YAPIM TEKNİĞİ, DEPREMİN YIKICI ETKİSİNİ ARTIYOR'

Reşadiye Mahallesi'ndeki çalışmalara eşlik eden Yrd. Doç. Dr. Yıldız Salman 2 yıldır süren çalışmalar sırasında, geleneksel yapım tekniği nedeniyle depremin yıkıcı etkisinin arttığına dikkat çekerek, şöyle dedi:

"Burada özgün bir yapım tekniği ile yapılan ve korunması gereken yapılar bulunuyor. Ancak bu geleneksel yapım tekniğinde bazı sebepler nedeniyle binalar, deprem yüklerine karşı zayıf ve çok ciddi hasar almalarına yol açıyor. Çevrede çalıştığımız çoğu binada aynı hasarları görüyoruz. Bu çalışmalar kapsamında, öğrenciler ile yapacağımız belgelemeler sonucunda ve sonrasında binaların geçmiş dönemlerde başlarından geçen olaylar ve nasıl onarılması gerektiği konusunda yaklaşım önerilerimizle yardımcı olmayı amaçlıyoruz."

Bu çalışmaların gerçekleşebilmesi için en önemli desteği, mülk sahipleri ve Reşadiye halkından beklediklerini ifade eden Salman, "Zira bu çalışmaların amacına ulaşabilmesi, onların da bu sürece isteyerek katılmaları ile mümkün olacak. Bize evlerinde, çalışmak için izin veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Dileğimiz o ki, çalışmanın devamında kurul ve gerekli izinlerin alınması ve denetimlerin yapılması süreçlerinde, aynı hoşgörüyü göstermelerini bekliyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------

-Reşadiye Mahallesi'nden genel görünüm..

-Mimarlık bölümü öğrencileri, depremde hasar gören binaların üzerinde çalışma yapmalarından görüntü

-Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Gülhan Benli ile röp.

-Yrd. Doç. Dr. Yıldız Salman ile röp.

Haber - Kamera: Mehmet ÇİL/ DATÇA (Muğla),

======================

Halsiz kalan yavru baykuşa yardım eli

Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki arıtma tesisi bahçesinde halsiz halde bulunan yavru kır baykuşu, tedavi edilip doğaya salındı.

Turgutlu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü personeli, Turgutlu Arıtma Tesisi bahçesinde halsiz halde, uçamayan bir yavru kır baykuşu buldu. İşçiler kötü durumdaki baykuşu yakalayarak, Turgutlu Belediyesi Hayvan Barınağı'na götürdü. Yapılan tedavi sonrası iyileşen yavru baykuş, tekrar doğaya salındı. Belediye çalışanı Cengiz Toprak, "Gerekli tedavilerini yaptırdık ve tekrar doğaya saldık. Vatandaşlardan ricamız, bu tür hayvanları yaralı halde gördüklerinde bizleri bilgilendirsinler" dedi.

KIR BAYKUŞU

Kır baykuşu, baykuşgiller familyasından bir baykuş türüdür. Asio cinsine ait baykuşlar 'kulaklı baykuşlar' olarak da bilinirler. Çünkü memeli kulaklarına benzeyen tepelikleri vardır. Bu tüy tepelikler görünür veya görünmez olabilir. Asio flammeus savunma durumunda tepeliklerini gösterir bu durum dışında pek görünmez.

Görüntü Dökümü

-------------

Tedavisi yapılan yavru baykuşu doğaya salma çalışmaları

Haber- Kamera: Doğan ÇİZMECİ/ TURGUTLU (Manisa),

===================

400 kilo meyveyi 1 saatte tükettiler

Erzurum Celal Akın İlkokulu öğrencileri, Beslenme Dostu Okul Projesi kapsamında anneleri tarafından okula getirilen 400 kilo meyveyi 1 saatte tüketti. Öğrenciler, anne ve öğretmenleri tarafından büyük bir bölümü sıkılan meyve sularını içip, tabaklarda hazırlanan meyveleri de yedi.

Merkez Yakutiye ilçesindeki 27 derslik, 600 öğrenci ve 32 öğretmeni bulunan Celal Akın İlkokulunda çocuklar, 'meyve günü'nde taze sıkılan meyve suyu içip, bol bol meyve yediler. Ayda bir kez düzenlenen meyve günü nedeniyle her aile, okul yönetimi tarafından belirlenen gün mevsimsel meyvelerden olan nar, kivi, elma, portakal ve havuç alıp okula teslim etti. Sabah okula gönüllü olarak giden bir grup anne koridora dizdikleri sıraların üzerine meyve sıkacaklarını yerleştirdi. Bazı kadınlar, bıçaklarla meyveleri soyarken bazıları da meyve sıkacağı ile taze meyve suyu yaptı. Öğretmenler eşliğinde sınıf sınıf koridora getirilen öğrenciler bardaklara doldurulan meyve sularını içip ellerine aldıkları meyve tabakları ile de sınıflarına döndü.

Buram buram meyve kokan okulda öğrencilere sağlıklı beslenme ve meyve alışkanlığı kazandırmaya çalıştıklarını söyleyen Celal Akın İlkokulu Müdürü Lokman Genç, "Ayda bir gün okulda meyve etkinliği düzenliyoruz. Mevsime göre meyveleri öğretmen ve velilerimiz alıp okula getiriyor. Okulun koridorunda hazırlanan meyve sıkacakların başına geçen anneler ve öğretmenlerimiz gelen yaklaşık 400 kilo nar, portakal, kivi, elma ve havucun bir bölümünü dilimliyor bir bölümüne de sıkıyor. Daha sonra sınıflar sırayla annelerin hazırladığı meyve sularını içip birer tanede meyve tabağı alıp sınıfına gidiyor. Amacımız öğrencilere meyveyi sevdirmek ve organik beslenmeyi aşılamak" şeklinde konuştu.

Okulun öğretmen velilerinden olan Ezel Kocatürk ise, "Bu etkinliği çocuklarımız için zevkle yapıyoruz. Çocuklarımıza hazır meyve suyu yerine taze sıkılmış meyve suyu içiyoruz. Bağımlılık sadece madde bağımlılığı değil lütfen çocuklarınıza meyve bağımlılığını da kazandıralım. Gün boyu çalıştık ama yorulmadık. Yeter ki çocuklarımız doğru beslenmeyi öğrensin" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Okulun dışından detay 

-Okul tabelasından detay 

-Öğrencilerin meyve suyu almak için sırya girmesi

-Velilerin öğrencilere meyve suyu sıkması 

-Öğrencilerden detay 

-Veliler ile röp

-Okul Müdürü Lokman Genç ile röp

SÜRE: 06.17 BOYUT: 704 MB

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

======================

BUDO ve İDO'dan sefer iptali

Bursa Deniz Otobüsü İşletmeleri (BUDO) ile İstanbul Deniz Otobüsü İşletmeleri (İDO) olumsuz hava şartları nedeniyle seferlerini iptal etti.

Marmara Denizi'ndeki olumsuz hava koşulları nedeniyle BUDO ve İDO, seferlerini iptal etti. İDO'dan yapılan açıklamaya göre bugün saat 09.50'de yapılması planlanan Kadıköy- Yenikapı- Bursa seferi ile saat 10.30'daki Bursa- Yenikapı- Kadıköy seferleri iptal edildi.

BUDO'dan yapılan açıklamaya göre ise saat 07.00'de Bursa (Mudanya)- İstanbul (Eminönü/Sirkeci), saat 08: 30'da İstanbul (Eminönü/Sirkeci) - Bursa (Mudanya), saat 09: 30'da Bursa (Mudanya) - İstanbul (Eminönü/Sirkeci), saat 09: 30'da Bursa (Mudanya)- Armutlu (İhlas), saat 10: 00'da Armutlu (İhlas)- İstanbul (Eminönü/Sirkeci), saat 11: 30'da İstanbul (Eminönü/Sirkeci)- Bursa (Mudanya), saat 11: 30'da İstanbul (Eminönü/Sirkeci)- Armutlu (İhlas), saat 12: 55'de Armutlu (İhlas)- Bursa (Mudanya) seferleri, olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edildi.

Haber: Mehmet İNAN/BURSA, -

Kaynak: DHA