Dha Yurt Bülteni-2

Dha Yurt Bülteni-2

Dağdan kopan kayalar direkleri devirdi, bahçeye zarar verdiErzurum'un Narman ilçesine bağlı Alabalık Mahallesi'nde dağdan kopan dev kaya parçaları 100 dönümlük meyve bahçesinde zarara yol açtı.

Dha Yurt Bülteni-2

Dağdan kopan kayalar direkleri devirdi, bahçeye zarar verdi

Erzurum'un Narman ilçesine bağlı Alabalık Mahallesi'nde dağdan kopan dev kaya parçaları 100 dönümlük meyve bahçesinde zarara yol açtı. Elektrik direklerinin de devrildiği heyelan nedeniyle 2 gündür karanlıkta kalan mahalleli, can güvenliklerinin olmadığını söyledi.

Narman'da 15 gündür etkili olan yağışlarla birlikte dağdan kopan kayalar, Alabalık Mahallesi'ne yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki meyve ağaçlarının bulunduğu araziye yuvarlandı. Mahalle halkında deprem korkusu yaratan heyelanda, anlarca meyve ağacı ve elektrik direkleri devrildi. Mahalle sakinlerinden İsmail Hakkı Avcı, elektriksiz kaldıklarını belirterek, her yağmur yağdığında endişe yaşadıklarını söyledi. Korkudan bahçeye gidemediklerini vurgulayan Avcı, "Kayaların düşmesi sırasında yer yerinden oynuyordu. Dağdan kopup gelen devasa kayalar meyve ağaçlarımızın bulunduğu araziyi yerle bir etti. Ne yapacağız bilemiyoruz. Köydeki halkın tek geçim kaynağı bu meyve ağaçlarıydı. Şimdi arazimiz kullanılmaz halde. Devletimizin yardımlarını bekliyoruz" diye konuştu. Tehlikeyi daha önce yetkililere bildirdiklerini ancak bir sonuç alamadıklarını ifade eden Zemine Doğar ise şunları söyledi: "Kayalar uçacak, önlem alınsın diye birkaç kez her yere dilekçe ile müracaat ettik. Ama bizi kimse dinlemedi, önlem almadılar. Şimdi bahçelerimiz tamamen kullanılmaz hale geldi. Korkudan bahçemize de gidemiyoruz. Ne yapacağımızı şaşırıp kaldık. Bu kayaları buradan kaldırmaya bizim gücümüz yetmez. Taşların gelme tehlikesi devam ediyor. Can güvenliğimiz yok. Mahallenin geçim kaynağı bu arazide yetişen meyveler. Kayaların bir an evvel arazimizden kaldırılmasını ve diğer kayalar için de önlem alınmasını istiyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Köyün görüntüsü  

-Kayanın uzaktan görüntüsü 

-Kayaların arazideki görüntüsünden detaylar  

-Vatandaşlarla röp

(Süre: 3.26 DK/376 MB)

Haber-Kamera: Murat AYDIN/ NARMAN (Erzurum),  

==========================================

Pistonlardan 350 bin captagon hap çıktı

Adana'da polislerin durduruğu kamyonetin taşıdığı çelik pistonlar, şüphe üzerine sanayide torna makinesiyle açıldı. Saatlerce süren çalışmada, pistonların içine gizlenen 350 bin captagon uyuşturucu hap ele geçirildi.

Merkez Sarıçam ilçesinde uygulama yapan polisler, M.Ş. (47) yönetimindekiçelik piston taşıyan, plakası açıklanmayan kamyoneti durdurdu. M.Ş.'nin şüpheli tavırlar sergilemesi üzerine araç, yakındaki metal sanayiye götürüldü. Ekipler, ağır çelik pistonları atölyede torna makinesiyle açtırdı. Pistonların içine gizlenen 350 bin captagon uyuşturucu hap ele geçirildi. Saatlerce süren çalışma sonucu çıkarılan, değerinin 5 milyon lira olduğu belirtilen haplar, çuvallarla taşındı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Görüntü Dökümü :

------------------------

Polis ekiplerinin kamyonda arama yapması

Aramalarda bulunan pistonların içinde narkotik maddenin bulunması

Narkotik madde'nin çuvallara boşaltılması

Ele geçirilen narkotik maddelerin ve pistonların görüntüsü

SÜRE: 01'08"   BOYUT: 69,4 MB

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,

=========================================

Nakille hayata bağlananan Tekla eğitim görmek istiyor

Gürcistan'lı 12 yaşındaki Tekla Nachkebia, lösemi teşhisi konulduktan sonra ülkesindeki tedavi imkanlarının yetersizliğinden dolayı gönderildiği İzmir'de, 18 ay boyunca uygun kemik iliğinin bulunmasını bekledi. Doğum günündeki müjdeli haberin ardından geçen aralık ayında 37 yaşındaki erkek Türk donörden alınan kemik iliğinin nakledilmesiyle sağlığına kavuşan küçük kız, artık gönlünce oyunlar oynayıp, bisikletine binmeye başladı. İzmir'deki kontrolleri devam eden Tekla, buradaki evlerinde kendisine eğitim verilmesini istedi.

Gürcistan'daki çocuk programlarında ve çizgi filmlerde seslendirme yapan Tekla Nachkebia'nın, annesi, kardeşi ve babasıyla sürdürdüğü mutlu yaşamı, iki yıl önce lösemi teşhisinin konulmasıyla kabusa döndü. Ülkesindeki tedavi imkanlarının yetersiz olması nedeniyle Tekla, İzmir'deki Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi Hemotoloji bölümüne sevk edildi. Tedavisine Ege Üniversitesi Hastanesi'nde devam edilen Tekla Nachkebia, bir yandan yaşam mücadelesi verdi bir yandan da umutla kendisini hayata bağlayacak kemik iliğini bekledi.

YAŞ GÜNÜNDE YENİ HAYAT HEDİYESİ MÜJDESİ

Gürcistan'dan İzmir'e gelen annesi Dariko Nachkebia ve kardeşi Tazo Nachkebia'yla birlikte yaşayan, onların büyük desteğini gören Tekla'yı hayata bağlayan müjde ise geçen kasım ayında, 12'nci yaş gününde geldi. Hastanede tedavi sürecinde ülkesinin halk dansları gösterileri ve söylediği güzel şarkılarla, neşe kaynağı da olan Tekla Nachkebia, 12'nci yaş gününde, ilik bulunduğu haberini aldı. İliğin İzmir'e getirilmesinden sonra, Tekla, 12 gün özel servise alındı. Gerekli hazırlıkların tamamlanmasıyla da küçük kızı hayata bağlayan nakil gerçekleştirildi. Nakilden sonra da kemik iliği nakil biriminde tedavisi devam eden Tekla, sağlığına kavuşunca, hastaneden çıkıp, İzmir'de oturdukları evlerine döndü. Artık annesi ve anneannesiyle İzmir'de mutlu bir hayat süren Tekla, bebekleriyle ve bisikletiyle gönlünce oynuyor. Parklarda koşan Tekla, 1.5 yıl hastane odasında sağlığına kavuşmayı beklemesinin acısını çıkarıyor. Çok mutlu olduğunu söyleyen ve kendisine yardım edenlere teşekkür eden Tekla, Türkiye'ye geldikten sonra da ana dili gibi Türkçe konuşmaya başladı. Ülkesini özlediğini belirten, ancak tedavi sürecinin devam etmesinden dolayı Türkiye'de kalmayı sürdürecek olan Tekla'nın tek isteği ise okula gidemediği için İngilizce, Türkçe ve matematik gibi dersleri evinde alabilmek oldu. Tekla,"Hiç arkadaşım yok, bende annemle oynuyorum ama ders çalışmayı da seviyorum. Bana derslerim konusunda yardım edilmesini bekliyorum" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------ 

Tekla ile röportaj

Bebekleriyle oynadığı sırada görüntü

Ailesiyle oynadığı sırada görüntü

Bisikletiyle gezdiği sırada görüntü

Haber: Taylan YILDIRIM- Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

===========================================

Hayırsever rahibeye, Kapadokya'da görkemli karşılama

İngiltere'de yaşayan Nijeryalı rahibe Esther Abimbola Ajayi, kendi adını taşıyan vakıf çalışmaları çerçevesinde Türkiye'ye geldi. Uçakla Nevşehir'deki Kapadokya Havaalanı'na inen Ajayi ailesi çiçeklerle karşılandı, rahibe için bilboardlar hazırlandı, kurban kesilerek halk oyunları ekibi gösteri sundu ve kına gecesi düzenlendi. 

Nijerya'nın Lagos kentinde doğan ve hayatını İngiltere'de sürdüren Ajayi, başarılı bir iş kadını olarak da tanınırken, kendi adını taşıyan Esther Ajayi Vakfı'nın kurdu ve hayır işlerine yöneldi. Başta Afrika ülkeleri olmak üzere pek çok topluluğa sağladığı yardımlarla tanınan vakıf, sağlıklı yaşamın da önemli savunucularından oldu. Vakıf Başkanı Ajayi, bazı dernek ve vakıflara yardımda bulunmak ve Türkiye'deki Suriyeli mültecileri ziyaret etmek amacıyla, Londra'da yaşamını sürdüren Nevşehirli iş adamı Aydın Adem Yıldırım'ın daveti üzerine Nevşehir'e geldi. Havaalanında çiçeklerle karşılanan Ajayi, Türkiye'ye ilk defa geldiğini belirterek, "Türkiye'de bazı vakıf ve derneklere yardımda bulunmak istiyoruz. Ayrıca, Kahramanmaraş'ta Suriyeli mülteciler için yapılan kampı ziyaret edeceğiz" dedi. Ajayi, havaalanından Avanos'a gelirken yol üzerindeki bilboardlarda kendisi için hazırlanan afişler önünde de objektiflere poz verdi.

RAHİBEDEN, ŞEHİT MEZARINA ZİYARET

Esther Ajayi Vakıf Başkanı Esther Abimbola Ajayi, Avanos'a bağlı Yeşilöz Mahallesindeki mezarlığı da ziyaret ederek, 2015 yılında Tunceli 'nin Nazimiye ilçesindeki Kaymakamlık lojmanlarına teröristlerin düzenlediği saldırıda şehit olan özel harekat polisi Ali Rıza Güneş'in kabrini de ziyaret etti. Türkiye'ye geldiğinde aslında Anıtkabir'i ziyaret etmeyi çok istediğini ancak programda Ankara olmadığı için bu isteğini gerçekleştiremediğini söyleyen Ajayi, Anıtkabir yerine, Yeşilöz'deki şehit kabrini ziyaret ettiğini belirterek, ülkesini savunurken hayatını kaybeden tüm şehitler için dua ettiğini bildirdi. Şehit kabri ziyaretinden sonra konaklayacağı Ürgüp'teki otele geçen rahibe Esther Ajayi, burada davul ve zurna eşliğinde çiçeklerle karşılandı. Türkiye ziyareti şerefine kurban kesilen Ajayi, bir süre halk oyunları ekibinin gösterisini izledi ve ekibe katılarak halay çekti. Bu arada halk oyunları ekibi Ajayi'ye Türk bayrağı hediye etti. Misafir rahibe ve beraberindekiler için 'kına gecesi' de düzenlendi ve Ajayi'nin ellerine kına yakıldı. Ajayi, kendisine gösterilen ilgiden çok memnun olduğunu ve Türk misafirperverliğine hayran kaldığını da sözlerine ekledi.

Görüntü Dökümü:

------------------------

Kapadokya'ya gelen rahibenin karşılanması

Havalalanı önünde açıklama yapması

Rahibe'nine şehitlik ziyareti

Davul ve zurna ile karşılanması

Rahibenin halay çekmesi, kına sürülmesi oyun havası oynaması

5 Dakika 164-MB

Haber - Kamera: Zafer BARIŞ/NEVŞEHİR,

===========================================

Ruh sağlığı hastaları şifayı doğada buluyor

 

Manisa'da, ruh sağlığı hastaları, Ahmetli ilçesindeki tarım faaliyetlerinin yapıldığı hastanede, doğayla iç içe tedavi oluyor. Üzüm bağlarından asma yaprağı ile kayısı, dut ağaçlarından da meyve toplayan hastaların kendilerini daha iyi hissettiklerini belirten Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Serkan Saka, doğayla terapinin olumlu yönlerinin olduğunu ve hastaların sosyal hayata adaptasyonunu kolaylaştırdığını söyledi.

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne bağlı Ahmetli Ek Hizmet Birimi'nde tedavi gören ruh sağlığı hastaları, şehrin gürültüsünden uzak, üzüm bağlarının arasında yer alan hastanede doğayla terapi oluyor. 42 dönüm arazi üzerine kurulan hastanede üzüm bağları, zeytin ağaçları ve çeşitli meyve ağaçları yer alırken, hastalar da doğal ortamda tarım faaliyetleriyle uğraşıyor. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Saka, 150 yatak kapasiteli Ahmetli Ek Hizmet Birimi'nde 2006 yılından bu yana hastalarını doğayla iç içe tedavi ettiğini söyledi. Başhekim Saka, "Şizofreni hastalarının rehabilitasyonunu sağlamak için kronik dönemde tedavilerini sağlıyoruz. Ahmetli biriminde rehabilitasyon çalışmaları yapıyoruz. Üzüm bağlarımız, kayısı, dut, zeytin ağaçlarımız var. Bunlarla hastalarımız uğraşıyor. Mesai saatlerinde 3 psikiyatri uzmanı, mesai saatleri dışında da 1 psikiyatri uzmanı kalıyor. Hastalarımızdan olumlu geri dönüş alıyoruz. Doğayla terapi herkesi rahatlatıyor. Şizofreni tedavisinde de doğayla terapinin olumlu yönleri var. Akut dönemi Manisa merkezdeki hastanemizde geçiren hastamız kronik dönemde Ahmetli birimine geliyor. Doğayla baş başa bu ortamı yaşadıktan sonra ailesine ve sosyal yaşama katılabilecek hale geliyor" diye konuştu. Hastanede, geçmiş yıllarda hayvancılık faaliyetlerinin de yapıldığını dile getiren Başhekim Saka, hayvan yetiştiriciliğine tekrar başlanacağını ve lavanta bahçelerinin oluşturulacağını kaydetti.

'HASTALAR İŞE YARADIĞINI HİSSEDİYOR'

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Ahmetli Ek Hizmet Birimi'nde görevli hemşire Fatma Menteş, hastaların tarım faaliyetleriyle uğraşarak, monotonluktan uzaklaştığını ve kendilerini işe yarar hissetmeye başladığını söyledi. Hemşire Menteş, "Burada ilaç tedavisinin yanı tedavi gören hastalara yönelik çeşitli aktiviteler var. Sabah sporları yaptırıyoruz. Atölye faaliyetleri de yapıyoruz. Haftanın 3 günü müzik derslerimiz var, hastalar eşlik ediyor. Bahçemizde meyvelerimiz var. Ağaçlarımızdan hastalarımızla meyve ve zeytin, bağımızdan üzüm ve asma yaprağı topluyoruz. Hastalar bu faaliyetleri yaptıkları zaman faydalı olma duygusunu hissediyorlar. Hastalar bu yüzden daha huzurlu. Bizde bu işi severek yapıyoruz. Hastalar monotonluktan uzaklaşıyor ve günlerini aktif bir şekilde geçirebiliyorlar. Doğayla terapi onlara çok iyi geliyor. Doğada kendilerini daha iyi hissediyorlar. Buradaki sosyal faaliyetler, bahçe çalışmaları sosyal hayata daha çabuk adapte olmalarını kolaylaştırıyor" dedi. Ahmetli Ek Hizmet Birimi'nde tedavi gören hastalar da doğayla iç içe spor yapıp, çalışarak, tedavi olmanın kendilerine iyi geldiğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Hastalar spor yaparken ve oyun havası oynarken görüntü

-Hastaların yeşillikler içinde gezmesi

-Hastaların dut ve kayısı toplaması 

-Hastaların asma yaprağı toplaması

-Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Serkan Saka ile röp.

-Hemşire Fatma Menteş ile röp.

-Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne bağlı Ahmetli Ek Hizmet Birimi'nde görüntü

Haber: İlker KILIÇASLAN - Kamera: Nermin UÇTU/ MANİSA,