Dha Yurt Bülteni-2

03.04.2018 09:46 | Son Güncelleme: 03.04.2018 09:46
Dha Yurt Bülteni-2

Van' da kaybolan 8 yaşındaki Berhan ölü bulunduVan'ın Edremit ilçesi Çiçekli Mahallesi'nde dün saat 16.

Van' da kaybolan 8 yaşındaki Berhan ölü bulundu

Van'ın Edremit ilçesi Çiçekli Mahallesi'nde dün saat 16.00 sıralarında kaybolan ve ailesinin haber vermesi üzerine UMKE, AFAD, polis ve jandarma ekiplerince aranan 8 yaşındaki Berhan Kıyak'ın bugün sabah saatlerinde, hidroelektrik santralinin yakınlarındaki su kanalında cansız bedeni bulundu.

Haber: VAN,

==========================================

25 yıl önce hobi olarak başladı ünü yurtdışına yayıldı

Manisa'da 25 yıl önce üniversite yıllarında hobi olarak başladığı antika eşya ve silah restorasyon işini belgesini alarak devam ettiren 46 yaşındaki İbrahim Gürcan'ın ünü hem ülkede hem de yurtdışında yayıldı. Gürcan, Türkiye'deki çeşitli müzelerden ve illerden gönderilen tarihi eşyaların yanı sıra, Fransa, Belçika, Hollanda, İspanya ve Portekiz'den gönderilen 1800'lü yıllara ait antika eşyaların restorasyonunu yapıyor.

İstanbul Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık bölümünde okurken, 25 yıl önce hobi olarak antika eşya ve silah restorasyon işine başlayan İbrahim Gürcan, belgesini alarak bunu iş olarak devam ettirdi. Tarihi değeri bulunan eserleri restorasyon işini devam ettirmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Gürcan, cam, seramik, ahşap, metal eserlerin yanı sıra eski radyo, gramofon gibi eşyaları da restore ettiğini kaydetti. Gürcan, 2 yıl önce 1940 yılından önce üretilen tabanca ve tüfekleri restore etmeye başladığını da anlattı.

4 ÜLKEDEN MÜŞTERİSİ VAR

1800'lü yıllardan kalma kaplama, kalıp işleri, seramik, cam işleme, ahşap oyma, nakış, aplike, varak, radyo, saat işleri yaptığını belirten Gürcan, "Türkiye'nin çeşitli illerinden koleksiyonerler ve müzeler bana 1800'lü yıllardan kalma değerli eşyaları gönderiyorlar. Ben de titiz bir çalışmayla bunların restorasyonunu yapıyorum. Müşterilerim daha çok yurt dışından. Fransa, İspanya, Belçika ve Portekiz'den çeşitli değerli eşyalar geliyor. Aslına uygun olarak restore ettikten sonra tekrar müşteriye gönderiyorum. Türkiye'den ise ünlü koleksiyonerler, çeşitli müzayedelerde ismimi duyarak beni buluyor. Benim amacın tarihin tozlu raflarında olan değerli eşyalara hayat vermek. Bundan da büyük mutluluk duyuyorum ve keyif alıyorum" dedi. 

Elinde şu an Abdülhamit'e ait altın kaplama değerli bir vazo bulunduğunu belirten Gürcan, vazonun kendisine müzeden gönderildiğini ve restorasyonunu tamamlayıp, teslim edeceğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:  

-------------------------------

-İbrahim Gürcan'ın atölyesindeki tarihi eşyalardan görüntü

-İbrahim Gürcan'ın Abdülhamit'e ait değerli vazoyu ve tarihi bir tabancayı restore ederken görüntüsü

-tarihi eşyaları restore ederek hayat veren İbrahim Gürcan ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber: İlker KILIÇASLAN - Kamera: Nermin UÇTU/MANİSA,

===========================================

Görme engelli arkadaşlarına 'göz, kulak' oldular

Manisa'nın Salihli ilçesindeki bir ortaokulun öğrencileri, 'Bana göz kulak olur musun' adlı projeyle, görme engelli arkadaşları için çeşitli kitapları seslendirip, dijital ortama aktarıyor. Böylelikle görme engelliler, seslendirilen kitapları dinleyerek faydalanıyor.

Salihli'deki 50'inci Yıl Ortaokulu öğrencileri, 'Bana göz kulak olur musun' adlı projeyle görme engelli arkadaşları için anlamlı bir çalışmaya imza attı. Okul bünyesinde oluşturulan bir sınıfta öğrenciler, seslendirdikleri kitapları dijital ortamda kaydedip, internet ortamında Konya Selçuklu Mediha Hasan Tahsin Alaylı Görme Engelliler Ortaokulu öğrencilerine gönderiyor. Proje hakkında bilgi veren 50. Yıl Ortaokulu Müdürü Fatih Akın, "Proje, Konya Selçuklu Görme Engelliler Ortaokulu ile birlikte uygulamış olduğumuz bir proje. Projenin içeriğinde öğrencilerimiz, seslendirdikleri kitapları dijital ortama kaydediyorlar, Konya Selçuklu'daki görme engelli kardeşlerine gönderiyorlar. Görme engelli kardeşlerimiz bunları dijital ortamda açıp dinliyorlar" dedi. Projede yer alan öğrencilerden Beyza Kaya da "Bu sayede hem görme engelli arkadaşlarımızı mutlu ediyoruz hem de yalnızlıklarını gideriyoruz" diye konuştu. Öğrencilerden Aysu Şahin ise, "Görme engelli okullarındaki arkadaşlarımızın ulaşamadıkları kitapları onlara seslendirme yaparak gören gözleri olmaya çalışacağız. Bu sayede empati ve yardımlaşma duygumuz gelişecektir" diye konuştu. Öğrencilerden Doğukan Önder, "İngilizce kitaplar okuyarak kelime haznemizi geliştiriyoruz. Bunları ses kaydı yapıp görme engelli arkadaşlarımıza yolluyoruz. Onlar da bu sayede İngilizce kitapları dinliyorlar" dedi. Nehir Cihan adlı diğer bir öğrenci ise "Bu projenin bize en büyük katkısı engelli bireylerin ihtiyaçlarının farkına varmamızı sağlıyor" diye konuştu. İngilizce öğretmeni Dilek Şahin ise "Bana göz kulak olur musun projesi, 'E Twinning' platformu üzerinde oluşturulan sosyal sorumluluk projesidir. Sene başından itibaren Konya Selçuklu Görme Engelliler Okulu tarafından koordine edilmekte olan ulusal bir projedir. Salihli 50. Yıl Ortaokulu olarak bizler de aktif olarak 6'ıncı sınıf öğrencilerimize İngilizce hikayeler okutup, ses kayıtları yaptırarak onları görme engelliler okullarına göndererek projede aktif katılım sağlamaktayız. Amacımız, engelli bireylerin yaşadıkları sıkıntıların öğrencilerimizin farkına varması, engelli bireylerle iletişim kurmalarını sağlamak, aynı zamanda toplumsal farkındalıkların küçük yaşta kazanılmasına yardımcı olmak ve bunun yanı sırada yabancı dil yeteneklerini ve dil gelişimlerine destek olmak" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

Sınıftan görüntü

Okul Müdürü Fatih Akın'ın konuşması

Öğrencilerden açıklama

Sınıf öğretmeni Dilek Şahin'in konuşma

Öğrenciler okudukları kitapları dijital ortamda kayıt yaparken

176, 3 dakika 6 saniye

Haber- Kamera: Ekrem ÇAĞLAR/ SALİHLİ (Manisa),

===========================================

ÖZEL-Esnaf müzesinde 300 yıllık yazılı eserler ile araç ve gereçler sergileniyor

Türkiye'nin ilk esnaf müzesi olan Kayseri'deki Ahi Evran Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi'nde  300 yıllık yazılı eser, çeşitli mesleklere ait araç ve gereçler bulunuyor. Türk esnafının önderi sayılan " Şeyh Nasruddin-i Mahmud olarak da bilinen  Ahi Evran'ın ( 1171-1262) Horosan'dan 1205 'de Anadolu'ya adım atarak geldiği Kayseri'de  kaldığı zaviye, daha sonra restore edilerek müzeye dönüştürüldü. Müzede çeşitli mesleklere ait yaklaşık 500 ürün sergileniyor.

Kayseri'nin Merkez Melikgazi ilçesine bağlı Tacettinveli Mahallesinde bulunan ve Türkiye'nin ilk esnaf ve sanatkarlar müzesi olma özelliğine sahip 'Ahi Evran Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi' tarihin derinliklerinde kaybolmaya yüz tutan bir çok mesleğe ait  araç ve gereçleri ücretsiz olarak sergiliyor. Büyükşehir Belediyesi ve  Esnaf Sanatkarlar Odalar Birliği'nin ortak çabası ile onarılan Ahi Evran zaviyesi, 12. yüzyılda Kayseri'ye göç eden Ahi Evran'ın dergahı olarak kullandığı ve dericilik yaptığı yer olarak da biliniyor. Genç sanatkarların mesleklerinin geçmişini öğrenmesi ve ahilik kültüründe yetişmesi amacıyla müzenin hizmet verdiğini ifade eden Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ahmet Övüç, "  Bulunduğumuz zaviye dergahıdır. Burada insanlar sanat öğretmek için mücadele göstermiş, ahilik teşkilatını kurmuştur. Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılan bu yapı restore edilerek, Türkiye'nin ilk esnaf ve sanatkarlar müzesi oluşturuldu. İçinde 4 odanın ve  500'den fazla eserin yer aldığı müzede demircilik, ayakkabıcılık, dericilik, mobilyacılık, halıcılık ve daha birçok mesleğin icra edilmesinde kullanılan araç ve gereçler var" dedi. Müze içinde Kayseri alimlerinden ve Ahi Evran dostlarından Hasan Efendi'nin Hicri 1178 yılında Ramazan ayında yazdığı, peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed ve halifelerin iş, yaşam ve ticaret ahlakından bahsedilen el yazması eserlerin sergilendiği belirten Başkan Övüç, " Ahi Evran zaviyesinde yer alan eserlerin bazıları önceki dönem birlik Başkanı Mustafa Alan tarafından para ile yarısı da emekliye ayrılmış ustaların kendileri ve yakınları tarafından gönüllülük esası ile getirilmiştir. Bu müzeyi özellikle genç esnafların yaptıkları mesleklerinin geçmişini öğrenmesi ve ahilik kültürünü anlaması için haftanın 6 günü, ücretsiz gezme imkanı sunuyoruz" diye konuştu.

AHİ EVRAN 1205'DE KAYSERİ'YE YERLEŞTİ

Şeyh Nasruddin-i Mahmud olarak bilinen Ahi Evran Horasan'dan 1200 yıllarında Anadolu'ya geldiğinde ilk olarak  1205 yılında Kayseri'ye yerleşti. O zamanki külah-Duzlar mahallesi debbağlar çarşısı mescidi ile bitişik bir evde ikamet ettiği ve zaman zaman Erciyes dağı eteğindeki Battal Mescidi'nde ibadet ettiği rivayet edilmektedir. Ahi Evran"n şu anda Kartal istikametinde Talas caddesi üzerinde, Kadı Burhaneddin türbesi ve mezarlığının karşısında yer alan  "Ahi Evran zaviyesi (Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi) "in de faaliyet sürdürdüğü bilinmektedir. O dönemden itibaren de dericilikle uğraşan Kayseri Ahileri, zaviyenin çok yakınında büyük bir dabakhanede (çarşıda) faaliyetlerini sürdürdü

Görüntü Dökümü:

-------------------------

Esnaf zaviyesinden dış görüntü

Esnaf zaviyesinden iç ve dış detay görüntü

300 yıllık araç ve gereçler

Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ahmet Övüç ile röportaj

Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ahmet Övüç'ün demircilikte kullanılan araç ve gereçleri tanıtması

Genel ve detay görüntü  

6 dakika 11saniye/ 693 MB

Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ/ KAYSERİ,

==============================================

Bisikletle dünya turuna çıkan Ukraynalı aile Finike'de 

Ukrayna'dan bisikletle dünya turuna çıkan Blagomyr- Lena Dovgan çifti ve 1 yaşındaki çocukları Miya, Antalya'nın Finike ilçesinde mola verdi. Blagomyr Dovgan, dünya turunu 6 yılda tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.

Ukrayna'da yaşayan Blagomyr- Lena Dovgan çifti yaklaşık 9 ay önce çocukları Miya ile birlikte dünya turuna çıktı. Başkent Kiev'den tura başlayan aile Romanya ve Bulgaristan'ın ardından Türkiye'ye geldi. Türkiye'de birçok şehri dolaşarak konaklayan Dovgan ailesi, Finike'ye ulaştı. 6 yılda dünya turunu tamamlamayı hedefleyen aileyi Finike'de, Bisikletliler Derneği Finike Temsilcisi Murat Suyabatmaz ve Ali Can Şahin karşıladı. Dovgan ailesi ilçede 2 gece konakladı. Uzak ve deniz aşırı ülkelere uçakla gitmeyi planlayan aile, mola verdikleri kentlerin tarihi dokusunu, yöresel lezzetlerini fotoğraflayarak sosyal medya hesaplarından takipçileriyle paylaşıyor. Çocukları Miya'yı seyir sırasında korunaklı tekerlekli kabinde taşıdıklarını anlatan Blagomyr Dovgan, şu ana kadar bir sıkıntı yaşamadıklarını söyledi. Türkiye'deki insanları çok misafirperver bulduklarını belirten Dovgan, bebekleri Miya'nın da çok ilgi gördüğünü anlattı. Konaklayacakları yerlerde Bisikletliler Derneği temsilcilerinden yardım aldıklarını kaydeden Blagomyr Dovgan,  gittikleri ülkelerde farklı insanlarla tanışmak ve sohbet etmekten çok mutlu olduklarını vurguladı. Bisikletle dünya turu yapmanın çok zor olmadığını, zor parkurları büyük araçları olan insanlardan yardım alarak geçtiklerini belirten Dovgan, "Dünyayı dolaşmak bizim hayalimizdi, çocuğumuz 7 yaşına gelmeden dünya turunu tamamlamak istiyoruz" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

Ukraynalı çift bisiklet sürerken

Blagomyr Dovgan kısa konuşma

Çocukla ilgilenirken görüntü

-Genel ve detay 

HABER- KAMERA: Suat SÖĞÜT/FİNİKE (Antalya),

=================================================

Stadyumun final maçına yetişmesi için 200 personel görev yapıyor

Diyarbakır'da, Ziraat Türkiye Kupası final maçının oynanacağı yeni Diyarbakır Stadyumu'nda hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Stadyum, kupa maçıyla hizmete açılırken, Büyükşehir Belediyesi Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi'nde bulunan yeni stadyuma çıkan yeni yollarda 200 işçiyle gece gündüz çalışılıyor. Stadyum çevresindeki alt yapı ve ağaçlandırma çalışmaları da devam ederken, çalışmaların bu ayın sonuna kadar bitirilmesi planlanıyor.

Diyarbakır'a 17 Mart'ta geldiği sırada Türkiye Ziraat Kupası final maçının yeni Diyarbakır Stadyumunda oynama müjdesini veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu açıklamasından sonra stadyum ve çevresindeki hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Büyükşehir Belediyesi, stadyumun bölgesinde devam eden çevre düzenleme çalışmalarına hız verdi. Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım Şube Müdürü İsmail Akça, çevre düzenlemesinin Nisan ayı sonrasında tamamlanacağını ifade ederek, şöyle konuştu: "Mayıs'ta final maçının yapılacağı Diyarbakır Stadyumu'nun bağlantı yollarını, kaldırım ve çevre düzenlemesini Nisan ayı sonunda bitireceğiz. Çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu kapsamda, Fırat ile Laleş bulvarları ve Dorşin ile Nazım Hikmet caddelerinde toplamda 7 kilometre yol, 100 bin ton asfalt, 70 bin metrekare kaldırım, 500 adet çınar ağacı, 250 adet dekoratif aydınlatma direği ve 7 kilometre de yağmur suyu şebekesini yapacağız. Bütün bu çalışmaların toplam maliyeti 14 milyon. Bu çalışmaların tamamlanması kentin trafiğini önemli ölçüde rahatlatacaktır. Rahat, konforlu ve güvenli bir ulaşımı sağlamış olacağız. Asfaltlama çalışmamızı 3 asflatlama aracıyla yapıyoruz. Bu uygulama Diyarbakır'da ilk kez yapılıyor. Asfalt, peyzaj, aldınlatma ve kaldırım çalışmalarında 200 personel görev yapıyor." Diyarbakır Stadyumu'nu yapan inşaat yetkilileri ise, UEFA standartlarında olan 33 bin kapasiteli stadın içerideki çalışmaların bitmek üzere olduğunu ifade ederek, çalışmaları Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileriyle birlikte yaptıklarını söyledi. Yetkililer, Diyarbakır'da Ziraat Türkiye Kupası Finali'nde ilk kez hayata geçecek olan Pasoligin alt yapı çalışmalarının ise devam ettiğini aktardı.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Çevre düzenleme çalışmaları

-Yol yapım çalışmaları

-Yolların asfaltlanması

-Stadyumdan görüntü

-Bölgenin drone görüntüleri

-Röportaj

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Ahmet ÜN - Burak EMEK/DİYARBAKIR,

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

title