Dha Yurt Bülteni-2

Dha Yurt Bülteni-2

1)BEYDAĞ'A ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜ VAN'ın Çaldıran İlçesi'nin Harabekordon Bölgesi'nde sızma girişiminde bulunmak isteyen PKK'lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada ağır yaralanan 27 yaşındaki Jandarma Üsteğmen Mehmet Sakallı, kaldırıldığı hastanede şehit oldu.

Dha Yurt Bülteni-2

1)BEYDAĞ'A ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜ

 

VAN'ın Çaldıran İlçesi'nin Harabekordon Bölgesi'nde sızma girişiminde bulunmak isteyen PKK'lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada ağır yaralanan 27 yaşındaki Jandarma Üsteğmen Mehmet Sakallı, kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Şehidin acı haberi, İzmir'in Beydağ İlçesi'ndeki ailesine verilirken eve Türk Bayrağı asıldı.

Van Valiliği'nin açıklamasına göre, Çaldıran'ın Harabekordon bölgesinde, dün saat 19.00 sıralarında, bölgeye sızma girişiminde bulunan PKK'lı teröristlerle, İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı askerler arasında çatışma çıktı. Çatışmada, Çaldıran Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutan Vekili Jandarma Üsteğmen Mehmet Sakallı, açılan ateş sonucu ağır yaralandı. Üsteğmen Sakallı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahelelere rağmen, kurtarılamayarak şehit oldu.

ACI HABER VERİLDİ

Şehit düşen Üsteğmen Mehmet Sakallı'nın acı haberi, İzmir'in Beydağ İlçesi'ndeki babasının evine ulaştı. Şehadet haberi aileye, Beydağ Kaymakamı Gürkan Üçüncü, Beydağ Belediye Başkanı Vasfi Şentürk ile İzmir Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bağlı psikolog ve jandarma komutanı eşliğinde verildi. Sağlık ekipleri de tedbir amaçlı evin önünde bekledi. Şehidin evine Türk bayrağı asılırken, Sakallı'nın yakınları gözyaşlarına boğuldu.

CENAZESİ İZMİR'E GÖNDERİLDİ

Şehit Üsteğmen Mehmet Sakallı için Van'da uğurlama töreni düzenlendi. Yapılan tören ardından şehit Üsteğmen Sakallı'nın cenazesi memleketi İzmir'e gönderildi.

Görüntü Dökümü

------------------:

Evin önünden görüntü

Genel ve detay görüntü

-Şehidin fotoğrafı

(Haber-Kamera: Faruk ÇARK/ BEYDAĞ (İzmir),

=============================================

2)YOLCU OTOBÜSÜ DEVRİLDİ: 3 ÖLÜ, 19 YARALI

 

ANKARA- Konya karayolunda yolcu otobüsünün kontrolden çıkıp şarampole devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, 3 kişi öldü, 19 kişi yaralandı.  Kaza, bugün saat 08.30 sıralarında Ankara- Konya karayolunun 170'inci kilometresinde, Ankara'nın Bala ilçesine bağlı Karahamzalar Mahallesi yakınında meydana geldi. Batman'dan Ankara'ya giden 'Star Batman' firmasına ait Veysi Küçükaslan yönetimindeki 61 S 1291 plakalı yolcu otobüsü, kontrolden çıkıp, şarampole devrildi. Kazada, 3 yolcu öldü. Ölen yolcularından birinin Nurettin Dinçer olduğu tespit edilirken, henüz kimlikleri tespit edilemeyen diğer iki yolcunun cesedinin otobüsün altında kaldığı belirlendi. Sürücü Küçükaslan ile birlikte ikinci şoför, muavin ve yolcular olmak üzere 19 kişi de yaralandı. Yaralılar, ambulanslar Ankara ve Konya'daki çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü 

------------------

Otobüsten detay

Genel ve detay

Haber- Kamera: Mehmet YILMAZ KULU KONYA DHA)

=============================================

3)ZEYTİN SEZONUNDA 'AĞAÇTAN DÜŞMELERE' KARŞI UYARI

EGE Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Merkezi'nde görev yapan Prof. Dr. Yeşim Akkoç ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, zeytin toplama sezonunun başlaması nedeniyle, sakatlıklara neden olan ağaçtan düşme vakalarına karşı uyarılarda bulundu. Zeytin toplarken düşüp yaralanan ve tedavileri süren Fatma Özdönertaş ile Aziz Hızlı da dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Aydın'ın Kuşadası İlçesi Ege Mahallesi'nde, geçen 12 Ekim'de, evinin yakınlarında bulunan ağaca zeytin toplamak için çıkan 47 yaşındaki Fatma Özdönertaş, bastığı dalın kırılmasıyla yere düştü. Haber verilmesiyle gelen sağlık ekipleri, yaralı kadını ambulansla Söke Fehime-Faik Kocagöz Devlet Hastanesi'ne götürdü. Omuru kırıldığı için burada ameliyat edilen Özdönertaş, oradan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Merkezi'ne sevk edildi.

Ağaçtan düştüğü anda belinden aşağısını hissetmediğini söyleyen Fatma Özdönertaş, "Düştüğümde hemen çevredekiler geldi. Gelenlerden birinin cep telefonunu isteyerek ambulansı aradım. Kimsenin de bana müdahale etmesine izin vermedim. Ambulans beni Kuşadası Devlet Hastanesi'ne götürdü. Orada tomografi çekildikten sonra Söke'ye sevk edildim. Oradaki doktorumuz çok acil ameliyata girmem gerektiğini söyledi. Karar verdik ve apar topar ameliyata girdim. 19 gün Söke Fehime-Faik Kocagöz Devlet Hastanesi'nde kaldıktan sonra Ege Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildim.  Burada yapılan tetkiklerin ardından fizik tedaviye başlandı. Buradaki doktorlardan personelden ve hemşirelerimden çok memnunum. Herkesten Allah razı olsun. Tedavim şimdi devam ediyor" dedi.

"ZEYTİN TOPLAYANLAR DİKKATLİ OLSUN"

Ekim 2016'da zeytin ağacından düşüncü omuriliği zarar gören ve o günden bu yana da yürüyemeyen 61 yaşındaki Aziz Hızlı da Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gören kazazedeler arasında yer aldı. Zeytin toplayanların dikkatli olmalarını isteyen Hızlı, "Dal çürük oluyor, dalda bir hasar oluyor ve farketmeden basıyorsun, düşüyorsun. Merdivenli toplayanlar için de üç ayak merdivenler dengesiz olabiliyor, bunlara dikkat edilmeli. Mümkünse zeytinin makineyle toplanması kazaları önler" diye konuştu.  

"HALKI BİLİNÇLENDİRMELİYİZ"

Rehabilitasyon Merkezi'nde hastalarla yakından ilgilenen Prof. Dr. Yeşim Akkoç ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, halkın bu tür kazalara karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Omurilik yaralanmalarının ülkemizde en sık görülme nedenleri arasında ilk sırada trafik kazaları gelirken, hemen ardından da yüksekten düşmeler gelmektedir. Ağaçtan düşmeler de bu kazalar arasında en sık görüler vakalardır. Kliniğimizde iki olgu olması itibariyle halkı bu konuda bilinçlendirmek istedik. Hastalarımızın buradaki tedavileri devam etmektedir" bilgisini verdi.

 

Görüntü Dökümü

------------------:

 Fatma Özdönertaş ile röp

Aziz Hızlı ile röp.

Doktorlar ile röp

Klinikten görüntü

Genel ve detay görüntü

( Haber-Kamera: Mehmet GÜNEY/ İZMİR,

=============================================

4)KASIM AYINDA DENİZ KEYFİ 

MUĞLA'nın Fethiye İlçesi'nde güzel havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler, denize girip güneşlendi. 

Fethiye'nin Göcek Mahallesi'ndeki D-Marin Plajı'nda yazdan kalma günler, görenlerin içini ısıttı. Hava sıcaklığının 24 derece ölçüldüğü ilçede tatilini uzatan yabancı turistler, Kasım ayını sahilde karşıladı. Kimileri denize girip yüzerken, kimileri güneşlendi, yoga yaptı ve kumsalda kitap okudu. 

Rus bir grubun da tercihi Göcek oldu. Arkadaşlarıyla harika bir tatil geçirdiklerini aktaran gruptakiler, "Güneş, hava, deniz, doğa hepsi ayrı ayrı güzel. Burada yaşayan yerli halk çok şanslı. Bu sıcak ortamı bırakıp, gitmek istemiyoruz. Ama dört gün sonra tatilimiz bitiyor" diye konuştu. 

Göcekli olan ve Hollanda'da yaşayan Perihan Hanım, "Ben Hollanda'da yaşıyorum. Buraya geldiğimde de hergün denizdeyim ve yüzüyorum. Yerli halktan çok tatil için Göcek'e gelenler ise denizin keyfini çıkartıyor. Çünkü Avrupa'nın birçok yerinde bu güneşi ve bu havayı bulmak mümkün değil" dedi.

Sahil kenarına gelenlerin bazıları denize girip top oynadı ve bol bol yüzdü. Bazı gruplar ise yoga yaptı, çocukların keyfine ise diyecek yoktu.

 Görüntü Dökümü

------------------: -

Denize girenlerden görüntü

Güneşlenenlerden görüntü

Kitap okuyanlardan görüntü

Yoga yapanlardan görüntü

Tatilciler ile röp.

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Cihan KAYA/ FETHİYE (Muğla),

=============================================

(TEKRAR)

Çanakkale Prof.Dr. Aslan'dan Truva Atı'yla ilgili o iddiaya yanıt

5)Prof.Dr. Aslan'dan Truva Atı'yla ilgili o iddiaya yanıt

 

ÇANAKKALE'nin merkeze bağlı Tevfikiye Köyü sınırları içinde bulunan 5 bin yıllık geçmişe sahip Truva Ören Yeri'nin simgesi  Truva Atı ile ilgili İtalyan Deniz Arkeoloğu Francesco Tiboni'nin ortaya attığı, 'Truva Atı aslında bir gemiydi' iddiaları yeni bir tartışmayı başlattı. Truva Kazı Heyeti Başkanı Prof.Dr. Rüstem Aslan, İtalyan araştırmacının iddialarının bin yıllardır insanları büyüleyen Truva Atı efsanesini değiştiremeyeceğini söyledi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Rüstem Aslan, İtalyan deniz arkeoloğu Francesco Tiboni'nin, kısa süre önce İtalyan basına yansıyan 'Truva Atı aslında bir gemiydi' iddialarına yanıt verdi. 150 yılı aşkın süreden bu yana arkeolojik kazıların sürdüğü Truva'da, öğrencilik yıllarından itibaren çalışmalara katılan ve şu anda da Truva kazıları başkanlığını yürüten Prof.Dr. Aslan, Truva mitolojisiyle ilgili tartışma ve teorilerin antik döneme kadar geri gittiğine işaret etti. Homeros'un yazdığı kabul edilen İlyada ve Odesa destanlarının bulunduğunu ve İlyada'nın Truva savaşlarını anlattığını, Odesa destanının ise Odesa'nın geri dönüş öyküsünü anlattığını belirten Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, şunları söyledi: "Truva Atı öyküsü 1'inci İlyada destanında geçmemekle birlikte Odesa destanının 7'nci kitabında kısaca anlatılmaktadır. Burada Odesa destanını okuduğumuzda Truva Atının içine askerlerin, Odesa ile birlikte saklandığı öyküsünü buradan bilmekteyiz. Fakat bu konu ilgili eski çağlardan itibaren, yani Homeros dönemi sonrasından itibaren tartışa gelmektedir. 'Böyle bir hikaye olmuş mudur, olmamış mıdır?, 'Truva atı var mıdır, yok mudur?' diye sorabiliriz. Fakat araştırmacılar özellikle 1930'lu yıllardan itibaren Assur metinlerine ve betimlemelerine dayanarak bunun bir savaş aleti, ata benzeyen bir saldırı aleti olduğunu ve Homeros'un da öykülerine karıştırarak anlattığı üzerinde durmuşlardır. 1932-38'lerde Troia'da kazı yapan Blegen ise Truva'nın depremle yıkıldığını, tahrip olduğunu ve deprem sonrasında Akhalı askerlerin Truva'yı fethettiğini, böylece deprem tanrıçası Poseidon'un sembolü olan atın Homeros destanlarında ilişkilendirildiğini öne sürmüştür. Bu da ayrı bir teoridir. Fakat son dönem kazılarında özellikle Truva 6, yani Homeros Truva'sı döneminde at kemiklerinin çoğaldığını ve atın ön plana çıktığını görüyoruz. Yeni kazılarında, Truva'nın aşağı kentinde savaş arabalarının kaleye yaklaşmasını önleyecek savunma hendeği tespit edilmiştir. Bu da bize şunu gösteriyor ki, Homeros Truva'sı olarak tanımlanan dönemin, Anadolu ve Ege coğrafyasındaki en önemli savaş aleti, savaş arabasıdır. At da çok önemli bir öğe olarak karşımıza çıkmaktadır. Savaş kazanmak için yeterli at sayısı ve savaş arabası olması gerekiyor. Fakat Homeros, atın önemini, metoforik, sembolik bir şekilde anlatmaktadır. Yani sadece orduya ve silaha sahip olmanız bir savaşı kazanmak için yeterli değildir. Homeros, aynı zamanda bir fikrinde gerekli olduğunu Truva Atı öyküsüyle anlatmaktadır. Aslında bu iddia yeni değil. Homeros'un destanlarıyla ilgili pek çok yeni teoriler var. İtalyan araştırmacının öne attığı teori ise araştırmacılar tarihinde çok kabul gören bir teori değildir. Zaten önümüzdeki dönemde de bu konu üzerinde hiç tartışılmaması ve unutulacak olması da bunu bize gösterecektir. Diğer konularda olduğu gibi Homeros destanları kültür tarihi açısından önemli olduğu için pek çok araştırmacı kendi adını öne çıkarmak açısından bazen bu tür teorilere başvurmaktadırlar."

Prof. Dr. Aslan, Homeros destanlarındaki birçok öykünün dinleyenleri etkilediğini ifade ederken, "Truva Atı öyküsü de bunlardan bir tanedir. Bin yıllardır Truva Atı, Truva Atı mitolojisi ve yorumları insanları ilgilendirmektedir. İnsanları büyülemektedir. Bundan sonra da bu etki devam edecektir" dedi.

BRAD PITT'IN FİLMINDE DE TRUVA ATI KULLANILDI

Prof.Dr. Rüstem Aslan, geçmiş yıllarda başrolünde Brad Pitt'in oynadığı 'Troy' filminde de  Truva Atı efsanesine yer verildiğini söyledi. Aslan, "Hollywood'un 'Troy' filminde kullanılan Truva Atı'nın Çanakkale kordonunda sergilendiğini görüyoruz. Aslında böylesi büyük bir filmde de bu öykü kullanışmış. Burada da yine Homeros sonrasındaki anlatımlara dayanarak, eski gemilerin omurgalarından yapılmış izlenimini veren bir Truva Atı görüyoruz. Bu da antik dönemde farklı Truva Atı görsellerinin olduğunu bize göstermektedir. En sonuncusu da arkamızdaki Hollywood'un ünlü 'Troy' filminin Truva Atı'dır" dedi.

TRUVA ATI İLE İLGİLİ HENÜZ ARKEOLOJİK BULGU YOK

Prof.Dr. Rüstem Aslan, Truva Atıyla ilgili arkeolojik bir bulgu söz konusu olmadığını belirterek, "Truva Atı tarihsel bazı olaylarla iç içe geçmiş mitolojik bir öğedir. Truva Ören Yeri'ndeki tahta atın özellikle belki de dünyanın en çok fotoğrafı çekilen objelerden bir tanesidir. Turistlerin atın içine girebilmesi ve bir empati kurması açısından çok önemli. Bu Truva Atı 1970'li yıllardan sonra büyük ikonik bir objeye dönüşmüştür" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------------

Truva Ören Yeri'nden görüntü

Prof. Dr. Rüstem Aslan ile kordondaki Truva Atı önünde röp.

Kordondaki Truva Atı'ndan görüntü

Kordonda sergilenin Truva Ören Yeri Maketi'nden görüntü

 Haber- Kamera: Burak GEZEN- Mustafa SUİÇMEZ/ ÇANAKKALE,

=====================================================

6)MARMARİS'TEN OVACIK'IN KAMPANYASINA DESTEK 

MUĞLA'nın Marmaris İlçesi'nin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetimi, Tunceli'nin Ovacık Belediyesi'nin kız çocuklarını okutmak ve yoksullara yardım için ürettiği gıda ürünlerinden satın alınmasına destek oldu. Ovacık İlçesi'nden kargoyla Marmaris'e gönderilen 350 kilo gıda, Marmaris'te sipariş veren ailelere teslim edildi.

Tunceli'nin Ovacık Belediye Başkanı Komünist Partili Fatih Maçaoğlu, hazineden kiraladığı 600 dönüm üzerine yoksullara dağıtmak ve okuyan öğrencilere destek olmak için halkla beraber nohut, patates, kuru fasulye ekti. Ekilen ürünlerin ise hasadı yapıldı. Marmaris Pir Sultan Abdal Derneği yönetimi, Başkan Maçaoğlu ile irtibata geçti. Yapılan görüşmeler sonucunda Marmaris'te destek kampanyası başlatıldı. Yapılan duyurularla Marmaris'te birçok vatandaş ürünlerden almak için ön sipariş verdi. Bir hafta içinde 200 kilo nohut, 100 kilo kuru fasulye ve 50 kilo bal siparişi alındı. Toplam 350 kilo gıda, kargoyla ilçeye getirildi. Gelen gıda ürünleri, sipariş veren vatandaşlara teslim edildi.

Türkiye'de yaklaşık 300 Alevi derneği yönetiminin belediye başkanına destek olmak için seferber olduğunu söyleyen Marmaris Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Kasım Çağlı, "Ovacık Belediye Başkanı Maçaoğlu'nun okuyan öğrencilere ve yoksul vatandaşlarımıza destek olmak için yaptığı çalışmayı öğrendik. Ticari olmayan bu özveriyi medyadan gördüğümüzde bizler de Ovacık Belediye Başkanı ile görüşerek destek kampanyası başlatacağımızı bildirdik. Derneğimiz üyelerine ve çevremizdeki dostlarımıza durumu anlattık. Yoğun bir taleple karşılaştık. Kasım ayı içi aldığımız siparişlere zor yetiştik. Yaklaşık 350 kilo gıda siparişi alındı. Bu siparişler kargo ile bizlere ulaştı. Böyle anlamlı bir projeye destek olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Ovacık Belediye Başkanı Maçaoğlu'na görevinde başarılar dileriz" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------

Marmaris Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Kasım Çağlı ile hizmet binasında gelen gıda ürünleri yanında röp.

(Toplam: 2 dakika 27 saniye-177 MB görüntü)

Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN/  MARMARİS (Muğla),