Dha Yurt Bülteni-2

Dha Yurt Bülteni-2

Lice, Hani ve Ergani'de narko-terör operasyonuDİYARBAKIR'ın Lice, Hani ve Ergani ilçeleri kırsalında düzenlenen narko-terör operasyonu kapsamında 2 terörist ve bunlara işbirlikçilik yapan 2 kişi ile bunlarla birlikte silah, el bombaları, el yapımı patlayıcılar, yaşam ve giyim malzemeleri ile...

Dha Yurt Bülteni-2

Lice, Hani ve Ergani'de narko-terör operasyonu

DİYARBAKIR'ın Lice, Hani ve Ergani ilçeleri kırsalında düzenlenen narko-terör operasyonu kapsamında 2 terörist ve bunlara işbirlikçilik yapan 2 kişi ile bunlarla birlikte silah, el bombaları, el yapımı patlayıcılar, yaşam ve giyim malzemeleri ile toplam 11 bin 290 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. 

Düzenlenen operasyonla ilgili Diyarbakır Valiliği'nce yapılan yazılı açıklamada, "Hani ve Lice ilçeleri mülki sınırları içerisinde, 04 Ekim 2017 Çarşamba günü saat 20.00'dan itibaren icrasına başlanılan Bayrak-62 Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hatip Çağlar Operasyonu ile Ergani İlçesi mülki sınırları içerisinde gerçekleştirilen yol kontrol ve arama faaliyetleri neticesinde; 1'i bayan olmak üzere 2 terörist ile 2 bölücü terör örgütü işbirlikçisi; 1 adet AK-47 Kaleşnikof P.Tf., 5 adet AK-47 Kaleşnikof P.Tf. şarjörü, 149 AK-47 Kaleşnikof P.Tf. fişeği, 2 adet el bombası, 3 bin 200 lira nakit para, 1'i Peugeot Bipper, 1'i traktör olmak üzere 2 araç, 1 adet  kütüklük, 2 adet  not defteri, 16 sayfa Arapça dilinde yazılı kağıt,1 metre uzunluğunda 3X0,25mm elektrik kablosu, 1 takım terörist kıyafeti, 1 adet çanta kılıfı, 1 adet panço, 6 metre çadır ipi ile muhtelif gıda, giyim ve yaşam malzemeleri ile birlikte sağ olarak yakalanmıştır" denildi.

Açıklamada, Hani İlçesi'nde bir doğal mağara içerisinde bulunduğu belirtilerek, "Anılan operasyonlarda icra edilen temas aramaları sonucunda; Hani İlçesi Kırım Köyü mülki sınırları içerisinde, tespit edilen 1 adet doğal mağara ve kaya koyuğuna gizlenen 1 adet jelikan bidon  içerisinde; 2 adet tabanca, 4 adet tabanca şarjörü, 59 adet 9 mm tabanca fişeği, 1 adet gece görüş dürbünü, 1 adet Yeasu marka el telsizi, 1 adet küçük tüp ile hazırlanmış Mayın/EYP düzeneği, 1 adet uzaktan komutalı ateşleme cihazı monteli kobra marka küçük el telsizi, 1 adet Tol serisi Mayın/EYP uzaktan ateşleme devre kutusu, 1 adet Fujifilm marka fotoğraf makinesi, 3 adet kalem pil, 1 adet powerbank, 1 adet lehim pastası, 1 adet koli bant, 2 adet şemsiye, 2 adet mont, 1 adet baret feneri, 2 adet battaniye, örgütsel doküman ve çok miktarda muhtelif yaşam malzemesi  ele geçirilmiştir" ifadelerine yer verildi. 

Lice İlçesi'ne bağlı Birlik Köyü Şakan Mezrası mülki sınırları içerisinde toprağa gömülü vaziyette 2 adet uzaktan kumandalı Mayın/EYP düzeneği tespit edilen açıklamada, Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Madde Tespit ve İmha Timi (METİ) tarafından emniyetli bir şekilde yerinde tahrip edildiği belirtildi.

Öte yandan narko-terörizmle mücadele kapsamında yapılan aramalarda ise toplam 11 bin 290 kök kenevir bitkisi bulunduğu kaydedilen valilik açıklamasında, şu bilgilere yerverildi:

"Narko-Terörizmle mücadele faaliyetleri kapsamında, Hani ilçesi Kaledibi Köyü Kürtşeyhkomu mülki sınırları içerisinde 9 bin 600 kök, Yukarıturalı Köyü Aşağıturalı Mezrası mülki sınırları içerisinde bin 500 kök, Lice ilçesi Birlik Köyü Gezan Mezrası mülki sınırları içerisinde ise 190 kök olmak üzere toplam 11 bin 290 kök kenevir bitkisi tespit edilmeyi müteakip, numune alınması sonrasında usulüne uygun şekilde yerinde imha edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları gereğince, delil niteliğine haiz olan silah, mühimmat ve malzemeler ile teröristlere ait nakit para muhafaza altına alınmış, (3) ayrı bölgedeki Mayın/EYP, METİ Timlerince, yiyecek maddesi ile giyecek türü malzemeler ise operasyon birliklerince yerinde imha edilmiştir. Bölgemizde yaşayan vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin sağlanması ve teröristle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara artan bir azim ve kararlılıkla devam edilmektedir."

Görüntü Dökümü

-Ele geçirilen 2 adet EYP imha anı

-Ele geçirilen araçlar

-Ele geçirilen silah ve mühimmatlar

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: DİYARBAKIR, -

===========================================

(ÖZEL) Ambulansta oksijen tüpü patladı, hasta yanarak öldü

 

BURDUR'da, ambulanstaki 2 oksijen tüpünün patlaması sonucu çıkan yangında araçtaki hasta 58 yaşındaki İsmail Sargın yanarak öldü.

Yeşilova İlçesi Horoz Köyü'nde oturan İsmail Sargın rahatsızlanınca ambulansla Yeşilova Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Solunum yolu rahatsızlığı bulunan İsmail Sargın, buradaki müdahale ardından Burdur Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hasta, Hamza Tokgöz'ün kullandığı 15 DB 429 plakalı ambulansla yola çıkarıldı.

OKSİJEN TÜPÜ PATLADI

Tefenni-Burdur karayolunda hareket halindeki ambulans, Göl Evleri Mevkii'ne saat 04.30 sıralarında gelirken araçtaki oksijen tüpü bilinmeyen bir nedenle patladı. Patlama nedeniyle ambulansta yangın çıktı. Ambulans şoförü Hamza Tokgöz aracı durdururken ile sağlık memuru Levent Yaman, anestezi teknikeri İbrahim Bölükbaşı ve İsmail Sargın'ın eşi Teslime Sargın kendilerini dışarı attı. Bir anda yükselen alevler ve ikinci oksijen tüpünün patlaması nedeniyle yangın daha da büyüdü. Alevler nedeniyle hastayı dışarı çıkaramayan sağlık görevlilerinin haber vermesiyle itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürülürken, küle dönene ambulanstaki İsmail Sargın yanarak öldü. Patlama sırasında  anestezi teknikeri İbrahim Bölükbaşı'nın hastanın yanında olduğu kaydedildi. 

İsmail Sargın'ın cenazesi polis, sağlık ekipleri ve cumhuriyet savcısının incelemesi ardından Burdur Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Olaydan yara almadan kurtulan Hamza Tokgöz, Levent Yaman, İbrahim Bölükbaşı ve Teslime Sargın kontrol amacıyla hastaneye gönderildi.

Olay nedeniyle Burdur-Tefenni karayolu yaklaşık 1 saat trafiğe kapandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

Cep telefonu yangın görüntüsü

İtfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları

İtfaiye ve sağlık ekipleri

Yoldaki trafik

Detay

Haber/Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,

========================================

Konya'da FETÖ'nün gaybubet ve öğrenci evlerine operasyon : 50 gözaltı 

KONYA'da FETÖ/PDY'nin güvenli olarak gördüğü gaybubet ve öğrenci evlerine yapılan operasyonda çoğunluğu üniversite öğrencisi 50 kişi gözaltına alındı. 

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından darbe girişimi ardından FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri yaklaşık 3 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından daha önce tespit edilen gaybubet ve öğrenci evlerine sabah saatlerinde eşzamanlı baskınlar düzenledi. Özel Harekat polisleriyle birlikte yaklaşık 200 polisin katıldığı baskınlar üniversite öğrencilerin yoğunlukta yaşadığı merkez Selçuklu ilçesi Bosna Hersek Mahallesi'nde gerçekleştirildi. Özel harekat polisleri tarafında baskın yapılan bir evin kapısı koçbaşı ile kırılarak içeri girildi. İki şüpheli odasında, 1 şüpheli de balkondan kaçmak üzereyken özel harekat polisi tarafından son anda yakalanarak gözaltına alındı. 

Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda örgütsel dokümanlar ile çeşitli yerlere saklanmış cep telefonları ele geçirildi. Telefonlara polis tarafından el konuldu. Yapılan operasyonlarda şuana kadar 50 kişinin gözaltına alındığı öğrenilirken, sayının artabileceği bildirildi. Gözaltına alınan şüphelilerin deşifre olmamak için aileleriyle çok sık görüşmediği, fazla dışarıya çıkmadığı ve cep telefonlarını az kullandığı öğrenildi. Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, ifadesi alınmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Görüntü Dökümü:

----------------------------

-Özel harekat polislerinin yaptığı baskın

-Baskından detay

-Şüphelilerin göz altına alınması

-Şüphelilerin sağlık kontrolünden geçirilmesi

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera:  Tolga YANIK/KONYA,

=========================================

Hırsızların 'incir yemeğe gittik' savunması

ADANA'da baz istasyonundaki bakır kabloları ve sistem dolabını çalan 29 yaşındaki Çetin T. ve 34 yaşındaki Yunus A., "Oraya incir yemek için gittik" diyerek kendilerini savundu.

Olay, 5 Ekim'de merkez Seyhan İlçesi'nde bulunan özel bir GSM şirketine ait baz istasyonunda meydana geldi. Ağaçlık bir bölgede bulunan baz istasyonuna gelen Çetin T. ile Yunus A., yanlarında getirdikleri çuvalların içine bakır kabloları koydu. Bu sırada Çetin T., fark ettiği güvenlik kamerasının açısını bulduğu tahta parçasıyla değiştirmeye çalıştı. Hırsızlık anı ise güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Baz istasyonuna haftalık bakım yapmak için gelen firma yetkilileri, bakır kabloların çalındığını anlayınca polise başvurdu.

Güvenlik kamerası görüntülerini izleyen polis, zanlıların kimliğini tespit etti.  Kısa sürede yakalanan zanlılar emniyetteki ilk ifadelerinde, "Oraya incir yemek için gittik. Hırsızlık yapmadık" dedi.

Nöbetçi mahkemeye sevk edilen 2 şüpheli tutuklandı.

Görüntü Dökümü

----------------------

Zanlıların sağlık kontrolüne getirilmesi

Yüzmeleri kapaması

Adli Tıp Birimi dış görüntüsü

Güvenlik Kamerası

---------------------------

Hırsızların ellerindeki çuvalla basz istasyonuna gelmesi

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,

=============================================

Yarış atlarına kadınlar bakacak

Arkeologdu, seyis olacak

İZMİR'de, erkek çalışanların egemen olduğu haralarda büyük özenle bakımları yapılan, binlerce TL değerindeki yarış atları, artık kadın seyislere de emanet edilecek. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın projesiyle İzmir'deki 36 kadın seyislik eğitimine alındı. Bir atın doğumundan ölümüne, hayatlarının her alanındaki bilgilerle donatılacak olan kadınlar, hem atlara kadın dokunuşunda bulunacaklar hem de aile ekonomilerine katkı sağlayacaklar. Kursiyer kadınlardan arkeolog Işık Özken, sadece atlara binen değil onlara bakan olabilmek için kursa geldiğini söyledi.

Merve Manav ise, tek isteğinin atçılık yapan ailesinin işini sertifikalı seyis olarak sürdürmek olduğunu dile getirdi.

Avrupa'daki birçok at çiftliğinde kadın çalışanların ağırlıkta olduğu seyislikte, Türkiye'de birkaç örnek dışında çalışan yok. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da Türkiye Jokey Kulübü ve İŞKUR'un desteğiyle hem bu alanda farkındalık yaratmak hem de istihdam sağlamak için kadını seyis projesini hayata geçirdi. İzmir ve ilçelerinde, 18 ila 40 yaş arasında olmak, 80 kiloyu geçmemek, uyuşturucu madde kullanmamak gibi kriterleri taşıyan 36 kadın seyis adayı belirlendi. Bu kadınlar, 2 Ekim tarihinden itibaren eğitime alındı. 15 Aralık 2017 arihine kadara sürecek olan eğitimlerde, kadınlar uygulamalı ve teorik olmak üzere toplam 360 saat ders alacaklar. Bu eğitimlerin 80 saati uygulamalı, 280'i teorik olacak.

KADIN DOKUNUŞU ATÇILIĞI GELİŞTİRECEK

Projeyle ilgili eğitim alan kadınları ziyaret edip bilgilendirme yapan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdür Vekili Musa Bakan, açıklama da yaptı. 'Kırsalda kadın seyisler yetişiyor' projesiyle önceliğinin kadınları meslek sahibi yapmak ve ekonomik kazanç elde etmelerinin sağlanması olduğunu vurgulayan Musa Bakan, "Türkiye'de kadınlarını da bu sektöre katılmalarını sağlamak için projeye başlandı. Avrupa ülkelerinde bu işi büyük oranlarda kadınlar yapıyor. Bir kadının dokunuşu, sevgisi, ilgisi, atçılıkta daha farklı gelişme sağlanacak" dedi. Kadınların eğitimden sonra sertifika alacaklarını da vurgulayan Bakan, "Bu kadınlarımız, gerek haralarda gerekse de yetiştirme çiftliklerinde iş bulabilecekler. İstihdamları sağlanacak. Ailelerine ekonomik kazanç getirecekler" diye konuştu.

Hipodrom Müdürü Cüneyt Ertan da, teorik ve pratik eğitimlerin kulüp eğitmenlerinin desteğiyle yapıldığını söyleyip, "Kadın seyislerimiz, lisanslı hazır hale gelecek. Bizim haralarda yarışan atlara bakımın yanı sıra eğitim çiftliklerinde, özel at çiftliklerinde iş bulacaklar. Haralar erkek egemen bir yetiştirme alanı. Kadın seyislerin çoğalması Türkiye'de öncü olacak. Birçok ülkede kadın seyis ağırlıklı. Bizde de kadının girmesiyle, kadının ata yaklaşımı sevecen olmasıyla atların huylarında bile değişiklikler olmasını bekliyoruz. Ahırların bakımında da değişiklikler olacağını düşünüyorum" dedi.

AİLE GELENEĞİNİ SÜRDÜRECEK

Proje kapsamında eğitim alan kursiyerler arasında farklı meslek ve yaşlardan kadınların bulunması da dikkat çekti. Bu kursiyerlerden birisi de Merve Manav. Babası eski jokey olan, ağabeyi halen jokeylik eğitimi alan Manav, annesinin de seyislik yaptığını söyledi. Aileden atçı olduklarını ama artık eğitimli olmak istediğini anlatan Merve Manav, "Bu eğitimde bakımından beslenmesine, A'dan Z'ye atlarla ilgili her bilgiyi alıyoruz. Uygulamalı olarak da eğitim alacağız. Hepsinden önemlisi lisanslı olacağız. Babam eski jokey, kardeşim apranti, annem de seyis. Yıllardır atlara baktı. Buradan belge almak istedim ve bunu anneme hediye edeceğim. İleride at aldığımız zaman ona kendim bakacağım. Diğer seyislere göre lisansım olacak. Annemin lisansı yok mesela ama benim olacak" diye konuştu.

ARKEOLOGDU, SEYİS OLACAK

Arkeolog olan Işık Özken de, iki yıldır ata bindiğini ama onlara daha yakın olabilmek için seyisliği seçtiğini söyleyip, "Atların taylığından, ölümüne kadar her aşamasını öğreniyoruz. Aslında at yetiştirmeye öğreniyoruz buna sadece seyislik demeyelim. İleride kendimiz de at yetiştirebiliriz. Ben iki yıldır at biniyorum, onların üzerindeyken koşarken çok mutluyum. Bu yetmedi, bundan fazlasını yapmak istedim. Sadece binmek değil onlara iyi bir şekilde bakmak da istiyorum. Hayatlarının her aşamasında onlarla olmak istiyorum. At sahipleri var ama biz onlara sahip çıkanlar olacağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Eğitim sırasında çekilen görüntü.

Röportajlar.

Atlarla pratik eğitimden görüntü.

Hipodromdan görüntü.

Haber: Taylan YILDIRIM, kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR

============================================

Kanserde kişiye özel tedavi yöntemi araştırılıyor

MANİSA Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seda Vatansever, kanser hastalarında kişiye özel tedavi üzerine çalıştıklarını belirterek, aynı tip kanserlerde bile hücresel özelliklerin farklı olduğunu ve yaptıkları çalışmalarda bazı hasta gruplarında kanser ilaçlarına karşı direnç saptadıklarını söyledi. Prof. Dr. Vatansever, kişiye özel kanser tedavisiyle birlikte vücut sıvısında alınan örnekle hasta kanser olmadan önce yakalamak için bir çip geliştirme projesine başladıklarını açıkladı.

MCBÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seda Vatansever, kanser hastalığının tekrarlamasının önüne geçmek ve kişiye özel kanser tedavi yöntemleri geliştirmek için çalışmaya başladı. Kanser tedavilerinde kişiye özel bir tedavi olması gerektiğine inandığını söyleyen Prof. Dr. Vatansever; kolon, meme ve mesane kanserine ait örnekler üzerinde çalışma yaptıklarını açıkladı. Cerrahi müdahale sırasında hastalardan örnek aldıklarını belirten Prof. Dr. Vatansever, kanser hastalarında kullanılan ilaçların bazı hastalarda tedaviye cevap vermediğini söyledi. Prof. Dr. Vatansever, "Hastalarda ilaç dirençliliği olup olmadığına baktık. Gerçekten hastanın tedavi prensipleri içindeki ilaçları kullandığında, bazı hasta gruplarında kullanılacak olan ilaca direnç olduğu ve hastanın tedaviye cevap vermediği görüldü. Buradan yola çıkarak mutasyonu bilmediğimiz gruplarda ilaca karşı duyarlılığı ölçmek en etkin tedavi olacaktır. Bu bağlamda proje kapsamında Yakındoğu Üniversitesi ile ortak yapmayı planladığımız kişiye, özel tedavi çalışması var. Kanser hücrelerinin hücresel özelikleri birbirinden tamamen farklıdır. Kanserlerin tedavilerinin tamamen farklı olması gerekiyor. Belki uygulanan ilaç bir aşamaya kadar tedavi edebiliyor ama etkin mi bilmiyoruz. Hücresel değişiklerin olduğu durumlarda tedavi etkin olmayabiliyor, hastada tekrar tümör oluşabiliyor. Kanser hücresi çok akıllı ve kontrol edemeyebiliyorsunuz. Şeklini, tipini değiştirebiliyor. Bu gibi durumlarda nasıl daha etkin tedavi yapabiliyoruz bunun için çalışıyoruz" dedi.

AYNI TİP TÜMÖRLERDE BİLE FARKLILIK VAR

İnsanların yeme alışkanlıklarının, kullandığı ilaçların bile tümörlerde farlılık yarattığını kaydeden Prof. Dr. Seda Vatansever, bunun için kanser tedavisinde de kişiye özel yöntemlerin kullanılması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Vatansever, "Kişiler arasındaki aynı tip tümörler arasında bile farklılıklar olabilir. Çünkü aynı tümör tipi teşhis edilmiş kişilerde tedaviye cevap aynı olmuyor. Çevresel faktörler, kullanılan ilaçlar, yeme alışkanlıkları hücrenin karakterini belirliyor. O yüzden tedaviler kişiye özel olmalı. Kişinin hücresi çeşitli nedenlerden dolayı değişmiş olabilir" diye konuştu.

ÇİP GELİŞTİRECEKLER

Hastalık gelişmeden önce riskli gruplarda kansere yönelik belirtileri tespit etmek amacıyla çip geliştirme projelerinin de bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Vatansever, "Biyo-mühendislerle çalıştığımız projeler var. Artık hedefimiz bilimi üretime döndürmek ve kullanım alanı içerisine sokabilmek. Bilkent, Katip Çelebi ve Ege Üniversitesi ile bu tür çalışmalarımız var. Kanser olmayan veya olanlarda, ya da kanser olma riski barındıran bazı hastalıklar var. Bu gruplarda kanser olma olasılığı yüksek oluyor. Biz hasta takibinde, hasta kansere doğru gidiyorsa bunu aydınlatacak bir belirteç arıyoruz. Kanda dolaşan bir hücre olabilir, bir protein olabilir. Bunu ayırt etmek adına bir çip yapmayı planlıyoruz. Bu çip hücreleri ayırt etmeye ve içindeki maddeleri tanımlamaya uygun bir çip. Hasta takibinde kullanabileceğiz bir çip üretmeyi hedefliyoruz. Kültür sıvısı alıp dolaşanlara bakıp ve sıvı biyopsi ile bunu birleştirerek, ona uygun çip geliştireceğiz. İlaç verdiğimizde sıvı örnekteki değişenleri araştıracağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Prof. Dr. Seda Vatansever'in konuşması

Seda Vatansever laboratuarda çalışırken görüntü

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Nermin UÇTU/ MANİSA,

========================================

Marmaris'te güneşli havayı gören denize koştu

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde ekim ayında deniz keyfi devam ediyor.

Marmaris'te yazdan kalma güneşli hava nedeniyle, sahillerde renkli görüntüler sürüyor. Hava sıcaklığının 26, deniz suyu sıcaklığırnın ise 21 derece olarak ölçüldüğü Marmaris'te güneşli havayı gören turistler ve Marmarisliler, soluğu deniz kenarında aldı. Caddelere konumlandırılmış elektronik termometrelerin 32 dereceyi gösterdiği ilçede, Atatürk Caddesi'nden Turban Mevkisi'ne kadar uzanan mavi bayraklı plajlarda, hareketlilik yaşandı. Ekim ayında, sıcak havayı görenlerin bir kısmı şezlonglarına uzanıp, güneşlenip, kitap okuyarak dinlenmeyi tercih etti. Sahil yolunda şort ve bikinili yürüyüş yapan turistler, kiraladıkları bisikletlerle deniz manzarası eşliğinde pedal basanlar güneşli havanın tadını çıkardı. Heyecan arayanlar jet-ski, fly fish ve banana gibi su sporları aktiviteleri yaparken kimi turistler kafeteryalarda soğuk meşrubatlarını içti. Otel havuz başları ise plajları aratmayan kalabalıklara sahne oldu. Havuz başında ebeveynler şezlonglarda güneşlenirken çocuklar yüzdü, oyunlar oynadı.

İsveç uyruklu 27 yaşındaki Debrah Georgian, "Bizim ülkemizde bu güneşi bulmak çok zor. Burası cennetten bir köşe. Ekim ayında deniz ve güneşin tadını çıkartıyorum. Bir haftalık tatilimi 4 günde daha uzatarak cennet koylarınızı gezeceğim" dedi.

Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri, hava sıcaklıklarının gündüz yazdan kalma günler gibi etkisini sürdüreceğini, akşam ise serin olacağını belirtti. Hafta başından itibaren aralıklı yağışların başlayacağı bilgisi verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Caddelere konumlandırılmış elektronik termometre görüntüsü

-Kafeteryalarda yazlık kıyafetlerle oturan turistlerden görüntü

-Plaj ve sahil yolunda yürüyüş yapanlardan görüntü

Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),

=================================================