Dha Yurt Bülteni - 19 - Haberler
Haberi Paylaş

Dha Yurt Bülteni - 19

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Dha Yurt Bülteni - 19

Bitlis merkezli 9 ilde FETÖ operasyonu: 8 gözaltıBİTLİS merkezli 9 ilde gerçekleştirilen FETÖ/PDY operasyonunda meslekten ihraç edilen 8 asker gözaltına alındı.

Bitlis merkezli 9 ilde FETÖ operasyonu: 8 gözaltı

BİTLİS merkezli 9 ilde gerçekleştirilen FETÖ/PDY operasyonunda meslekten ihraç edilen 8 asker gözaltına alındı.

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılğı'nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında daha önce meslekten ihraç edilen 1 yarbay, 1 kıdemli yüzbaşı, 2 üsteğmen, 4 astsubay ve 1 uzman çavuş hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından Bitlis merkezli, Gaziantep, Burdur, Osmaniye, Manisa, Samsun, Mersin, Kayseri ve Ankara'da şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, A.A., K.G., M.A.A., Y.E., M.K., H.İ.T., U.K., Ö.A. gözaltına alındı. İ.E. adlı şüphelinin ise yakalanması için çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Haber : Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, -

===========================================

TEKİRDAĞ'DA 500 POLİSLE ASAYİŞ UYGULAMASI

TEKİRDAĞ'da Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevli 500 polisle il merkezi ve 11 ilçede aynı anda asayiş uygulaması yapıldı.

Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü, TEM, KOM, narkotik, asayiş ve trafik ekiplerinden oluşan 500 polis il genelinde huzur uygulamaları yaptı. Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Mustafa Aydın'ın da denetlediği uygulamalarda, önceden belirlenen noktalarda şüpheli araçlar durdurularak arama ve kimlik kontrolü yapıldı. Ayrıca şüpheli kişilere yönelik Genel Bilgi Tarama (GBT) kontrolleri yapıldı. Toplam 500 polisin katıldığı denetimlerde bazı iş yerleri ve vatandaşlara kabahatler kanunundan para cezası kesilerek işlem yapılırken, durdrulan otomobilde 1 tabanca ve tabancaya ait kurşunlar ve 1 kurusukı tabancaya da el konuldu. Gece boyunca süren süren denetimlerde haklarında yakalama kararı bulunan 3 kişi gözaltına alındı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Uygulamaya katılan çeşitli şubelerden polisler

-Araçlarda yapılan aramalar

-Arama yapan narkotik polisleri

-Alkol kontrolü yapan trafik ekipleri

-Uygulamadan detay görüntüler

Haber -Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,-

============================================

BİTLİS'TE 300 POLİSLE 'GÜVEN VE HUZUR OPERASYONU'

BİTLİS'te eksi 7 derecede, 300 polisle asayiş uygulaması yapıldı.

Bitlis Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 2 sabit ve 1 gezici noktada, 300 polisin katılımıyla asayiş uygulaması yapıldı. Uygulamada, araçlar tek tek durdurularak arandı, içindeki kişilere kimlik kontrolü yapıldı. Eksi 7 derecede sis altında yapılan uygulamada dedektör köpekler de kullanıldı.

Saat 18.00'de başlayan uygulama, Bitlis Emniyet Müdürlüğü önü, Bitlis-Diyarbakır yolu üzerindeki arama kontrol noktası ve gezici kontrol noktalarında gece saat 23.30'a kadar devam edecek.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLİYOR

Haber : Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, -

===========================================

Bakan Müezzinoğlu: İşsizlik oranında hedef yüzde 9.5-10.5 (4)

BAKAN MÜEZZİNOĞLU BALKAN GÖÇMENLERİ ÇALIŞTAYI'NA KATILDI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bugün akşam saatlerinde İzmir Kaya Termal Otel'de yapılan Balkan Göçmenleri Çalıştayı'na katıldı. Basına kapalı gerçekleştirilen çalıştay öncesinde salonu dolduran hemşehrilerine seslenen Bakan Müezzinoğlu, "Biz farklı tercihlerimizle büyük bir yapıyız, bu farklı tercihlerimiz zenginliğimizdir, ayrışma nedenimiz değildir. Bu anlamda elinizi vicdanınıza koyarak aklınızla analiz ederek, o muasır medeniyet seviyesinin üzerindeki hedefe yürümek için elimiz vicdanımız bize evet dedirtiyorsa, evet diyeceğiz. Ama içinden gelmiyor, hayır demek geliyorsa elinizi vicdanınıza koyup takdirinizi kullanın" dedi.

'ZOR BİR COĞRAFYANIN ÇOCUKLARI OLARAK DÜNYAYA GELDİK'

Balkan göçmenlerinin gördükleri zulme rağmen umudunu kaybetmeyen bir millet olduğunu ve merhametli, cesur ve mert yönünü hiçbir zaman kaybetmediğini söyleyen Mezzinoğlu, "Balkan göçmeni vatandaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek için ilk olarak 10 gün önce Ankara'da bir çalıştay düzenledik. Bu çalıştaylar vasıtasıyla da dünyaya medeniyet sunmuş bir milletin yarınlarına hizmet edebilmek bizim için şereftir ve aynı zamanda bu bizim borcumuzdur. Rabbime bu borcu ödeyebilmek için dua ediyorum." dedi.

Bakan Mehmet Müezzinoğlu, çalıştayın ardından Adnan Menderes Havalimanı'na geçerek İzmir'den ayrıldı.

Haber : Mehmet GÜNEY/İZMİR,

===============================================

BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI FEYZİOĞLU, "CUMHURBAŞKANINA ANLATMAK İSTİYORUM"

DENİZLİ Barosu'nun düzenlediği "Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz " paneline katılan Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Başbakan Binali Yıldırım ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Referandum tarihleri vermesini YSK'ya saygısızlık olarak nitelerken, anayasa değişikliğiyle ilgili hayati endişelerini cumhurbaşkanına anlatmak istediğini ancak kendisine duvar çekildiğini belirtti.

Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, CHP eski Milletvekili ve Anaya Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum ile birlikte Denizli Barosu'nun Adalet Mahallesi'ndeki binasında panel öncesi basın mensuplarıyla bir araya geldi. CHP eski Milletvekili Süheyl Batum, Türkiye'nin belirli noktalarını gezerek yeni Anayasa metninde ne var ya da ne yok onu anlatmak istediklerini belirterek, "2010 yılını yakından yaşamış biri olarak 'yetmez ama evet' 'içeriğini bilmiyoruz ama evet ' demenin Türkiye'ye nelere mal olduğunu gören insanlardan birisiyim. İçeriğini bilmiyoruz ama evet diyenlerin bugün bir bölümü Pensilvanya'da bir bölümü içerde, bir bölümü olan liberal aydınlarda içerde. Bilinçsiz bir evet demek Türkiye'yi ne kadar büyük olaylara sürükledi. Amacımız Türkiye'yi hukuk açısından aydınlatabilmektir" dedi.

Denizli Baro Başkanı Müjdat İlhan'ında hazır bulunduğu toplantıda çarpıcı açıklamalarda bulunan Metin Feyzioğlu, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Başbakan Binali Yıldırım ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Referandum tarihlerini açıklamasıyla ilgili konuşan Feyzioğlu, "Kısa bir süre kalmasına rağmen varsayım tabi, bura da garip bir durum var. Önce Adalet Bakanı tarih açıkladı. Başbakan tarih açıkladı. Ama Başbakan ile Adalet Bakanı'nın bu ülkede bir Yüksek Seçim Kurulu olduğu halde, hangi yetkiyle tarih açıkladıklarını ben hukukçu olarak bilmiyorum. Bu işlerde yetki YSK'dadır. YSK'ya hiç olmazsa görünüşte saygı göstermelerini bir hukukçu olarak diliyorum. Yani bu kadar hukuk tanımaz bir yaklaşım içinde kimse olmasın diye düşünüyorum" dedi.

"CUMHURBAŞKANI TALİMAT VERSİN KOŞAR GİDERİM"

Feyzioğlu, Anayasa değişikliğiyle ilgili hayati bilgileri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a anlamak istediğini ancak araya duvar çekildiğini ifade ederek, "Bizim şu anda tüm çırpınışımız, Cumhurbaşkanlığı makamının yerini ve saygınlığını orada tutmak içindir. Devlette küslük asla olmaz. 100 bin avukatın temsilcisiyim. Barolar Birliği Başkanıyım. Devletin içinde yargının kurucu unsurlarından birinin temsilcisiyim. Cumhurbaşkanı da, Türkiye Cumhurbaşkanıdır. Ne onun bu kurumun başına küsme hakkı vardır, nede bu kurumun başının Cumhurbaşkanına küsme hakkı vardır. Bizim kültürümüzde Cumhurbaşkanlığı makamı çok yukarıdadır, saygısızlık, küslük yoktur, sırtını dönmek asla yoktur. Bizim şu anda tüm çırpınışımız, Cumhurbaşkanlığı makamının yerini ve saygınlığını orada tutmak içindir. Cumhurbaşkanı talimat verseydi nerede olursam olayım, koşar gelir ve bu hayati bilgileri kendisine sunardım. Bunu günlerdir gittiğimiz yerlerde basın aracılığıyla duyuruyoruz. Canlı yayınlarda sesleniyoruz. Yapmayın, bir kez olsun dinleyin. Etrafınızdakiler belki size artık sadece aklınızdan ne geçiyorsa onu söylemeye çalışıyor. Etrafınızdakiler belki sadece 'çok haklısın' demekle yetiniyor, benim hiçbir beklentim yok. Tek beklentim doğmamış olan torunlarımın torunlarına tek parça refah içinde ülkede yaşamasıdır. Talimat verseydi, bütün bildiklerimizi koşar gider kendisiyle paylaşırdık, görev bilirdik. Ancak kendilerinden farklı düşünen kimselere anladığım kadarıyla duvar çekilmiş durumda, oysa biz birlikte Türk milletiyiz. Mesele milli menfaat olduğunda her zaman koştuk" dedi.

"SON KHK'YLA YANLIŞ KİŞİLERİ MAĞDUR VE KAHRAMAN ETTİLER"

Bakanlar Kurulu'ndan son çıkan KHK'yla meslekten ihraç edilen bilim adamlarıyla ilgili konuşan Feyzioğlu, "Listeye baktım, üzüldüm. Türkiye'nin birikimi denebilecek pek çok insan var. Bunların bir kısmının ihraç sebebi F Tipi örgüt üyeliği nedeni, delil nedir bilmiyorum, delil dayanak gösterme ihtiyacı bile duymuyorlar. Diyorlar ki 'ben söyledim benim sözüm delil', ama bugüne kadar söylediklerini daha sonra 'hay Allah aldatılmışım, yanılmışım' diyerek geri almak zorunda kaldıklarını hatırlıyorum. Geçen yıl bir bildiri yayınlanmıştı. O bildiriye karşı benim çok sert bir tepkim vardı. O tepkimden geri adım atmış değilim, bildiriyi imzalayanların neye imza attığını büyük çoğunluğunun bilmediğini düşünüyorum. Çünkü çok ayrıntılar ve satır aralarında çok hikayeler var. Bildiriyi bizzat kaleme alanlar bir avuç insandır. Onlara söylediğim, şudur, mütareke döneminin sözde aydınlarıdır. O bildirinin içinde barış falan yok, başlığında var sadece, altında canı kanı pahasına teröristi topraklarımızdan temizleme mücadelesi veren askerimizi polisimizi dünyaya etnik temizlik yapmakla suçlamanın telaşı vardı bildiriyi hazırlayanların. O bildirinin içeriğini kötü niyetli hazırlayanları pek bir maharetli bulduğumu ifade etmiştim. Ancak ceza hukuku ayrı bir şey, idare hukuku da ayrı bir şey, devlet aklı ve hukuk devleti böyle bir kötü bildiriye karşı bilimle cevap vermeyi emreder, akıl dışı yöntemlerle despotlukla cevap vermeyi yasaklar. Kızdığımız üzüldüğüm şey şu, o KHK'yla yapılan o bildiriyi hazırlayanları dahi mağdur etmiştir, mağdur konumuna getirmiştir. Büyük akılsızlıktır bu, onlara verilecek en büyük cevap bilim yoluyla verilecek cevaptır. Bizde verdik zaten ama adalete erişim hakkını kapayarak mahkemeye gidemesin denilerek önünü tıkayarak bir KHK'yla attım seni dediğinizde onlar dahi mağdur oldu. Nasıl kızmayayım buna, nasıl üzülmeyeyim buna, Cumhurbaşkanına da Başbakana da yetkili herkese söyledik, hukuk devletinin gereklerini yerine getirmezseniz, yanlış insanları dahi mağdur ederseniz, kahraman edersiniz, bravo becerdiler, despotlukla becerdiler" şeklinde konuştu.

"KAZAEN AÇIKLAMASI MANİDAR"

Feyzioğlu, bir Rus jetinin Türk birliğini bombaladığı haberiyle sarsıldıklarını belirterek, "Ancak bir hukukçu olarak bizi sarsan bir başka şey daha var. Yaklaşık 15 dakika sonra hükümetin yaptığı 'Kazaen' oldu şeklindeki açıklamadır. Belki kazaen olmuştur, kazaen olduğunu bende düşünmek istiyorum. İnşallah kazaen olmuştur. Ancak devlet ciddiyetine yakışmayan bu alel acele açıklamanın şehit düşen askerlerimizin anısına saygılı bir açıklama olmadığını, milletimizin de bilmesi gerekenleri öğrenmesi gerektiğini engelleyecek bir şey taşıdığını maalesef kuşkuyla düşünüyorum. CIA Başkanı'nın Türkiye'de olduğu gün kazaen Rus jeti Türk birliğini vurdu. Kazaen olmuştur umarım. Ama 15 dakika içerisinde kazaen olup olmadığını anlamak mümkün değildir. Ortada uluslararası hukuk açısından bir sorumluluk var mıdır yok mudur, Türkiye Cumhuriyeti soruşturmak ve soruşturtmak zorundadır" dedi.

"ŞİRKETLERİN VARLIK FONU'NA DEVREDİLMESİ TEK ADAM SİSTEMİNİN İSPATIDIR"

Bazı şirketlerin Varlık Fonu'na devredilmesiyle ilgili açıklamada yapan Feyzioğlu, "Türkiye'nin milli servetinin varlık fonu diye bir özel hukuk tüzel kişiliğine devredilmesi başkanlık sistemi diye takdim edilen ama aslında bir tek adam sistemi olan yeni arzu edilen düzenin ne olduğunun ispatıdır. Varlık fonuna devredilmiş olan trilyonluk servetin yönetimi artık denetimsizdir. Bu arzu edilen Anayasa değişikliğiyle neler yapılacağının göstergesidir. Yani Ziraat Bankası'nın inanılmaz değerli bir arsasını 'kaça sattın' diye sorsanız ticari sırdır artık. Şimdi milletin malını verdikten sonra birde devletin kalan kısmının tapusunu Anayasayla birlikte verecek miyiz, işte bunu tartışıyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Barolar Birliği Feyzioğlu'nun salona gelişinden görüntü

Feyzioğlu'nun açıklamaları

Anayasanın değiştirilmesiyle ilgili yapılan toplantıdan görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber : Ramazan ÇETİN-Kamera: Deniz TOKAT/DENİZLİ,

====================================================

ATAŞ: BU HALK OYLAMASI SON 100 YILIN EN ÖNEMLİ PROJELERİNDEN BİRİ

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, "Bu halk oylaması sıradan bir halk oylaması değildir. Türkiye'nin geleceğiyle ilgili son 100 yılın en önemli projelerinden bir tanesidir" dedi.

Eskişehir'de AK Parti İl Teşkilatı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısı Anemon Otel'de yapıldı. Toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, AK Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca, AK Parti Eskişehir Milletvekili Harun Karacan ile çok sayıda kişi katıldı.

'İNSANLAR OLUK OLUK SOKAĞA AKTI'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş 15 Temmuz darbe girişimine karşı milletin ikinci bir kurtuluş savaşı mücadelesi verdiği söyledi Ataş şöyle devam etti:

"Türkiye bugün F ırat Kalkanı operasyonunda mücadelesini verdiğimiz sınır ötesi harekatlarda mücadelesini verip orada yok etmeye çalıştığınız terör örgütleri tarafından bilesiniz ki işgal edilecekti. Bunların hazırlığı yapılmıştı. ve en önemlisi bu ülkenin Cumhurbaşkanını Marmaris'te bulunduğu otelin odasında suikast planı yapmak suretiyle öldürmeye teşebbüste bulunmuşlardır. Bu ülkenin başbakanı Ankara'ya giderken konvoyuna ateş açmak suretiyle tacizde bulunma cüretini gösterebilmişlerdir. İşte halk oylaması tüm bu olayların Allah'ın izniyle sona ereceği bir rövanş olacaktır. Bu halk oylaması sıradan bir halk oylaması değildir. Türkiye'nin geleceğiyle ilgili son 100 yılın en önemli projelerinden bir tanesidir. 15 Temmuz darbe girişimi bu ülkeni ikinci kurtuluş savaşı mücadelesidir. Hamdolsun ki Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lider vardı bu ülkenin başında. ve o gece telefonla canlı bağlantı kurmak suretiyle bir kanalda milletini sokaklara davet eden ve 'ben de onların arasına gidiyorum. Tanklarıyla toplarıyla gelsinler ne yapacaklarsa yapsınlar' diyen bir liderin Türkiye'de yeniden Millet olma özelliğimizi kazandırdığı gecedir 15 Temmuz gecesi. O gece sokakla inen ilk insanlar AK Parti teşkilatları olmuştur. Ama sayın Cumhurbaşkanımız çağrısıyla da insanlar oluk oluk su gibi sokaklara aktılar."

'YENİ DÜZEENLEMEDE FESİH DİYE BİR KELİME YOK'

Konuşmasında CHP'yi eleştiren Mustafa Ataç, yeni düzenlemede cumhurbaşkanına fazla yetki verilmediğini savundu. Ataş şunları söyledi:

"Ana Muhalefet Partisi çıkıyor bir takım yalan yanlış bilgilerle milletin her seçimde olduğu gibi milletin kafasını karıştırmaya çalışıyor. Yeni anayasa değişikliği 18 maddelik bir anayasa değişikliği. Bunların önemli olan, yani toplumun her kesimini ilgilendiren, yönetimli ilgili 7-8 tane önemli maddesi var. Milletvekili sayısı 550'den 600'e çıktı. Seçilme yaşını 18'e indirildi. 'Niye 18 yaşına indirildi ne gereği vardı?' Siz kendi çocuğunuza işyerinizi, evinizi teslim ediyor musunuz 18 yaşındaki çocuğunuza? Teslim ediyorsanız Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 18 yaş, veya 20 yaşında, 25 yaşında bir gencimizin olması, gençlerimize siyasetin sevdirilmesi için onlara böyle bir yol açılmasından ne mahsur doğabilir? 'Efendim Cumhurbaşkanına sınırsız yetkiler veriliyor.' Allah aşkına açın şuanda Anayasada yazan Cumhurbaşkanın yetkileriyle yeni düzenlemede cumhurbaşkanına tanınan yetkileri yan yana koyun ve okuyun. Şuandaki cumhurbaşkanı yetkileri yapılan düzenlemelerdeki yetkilerden çok daha fazladır. İstediği zaman hükümeti fesih etme, meclisi seçime götürme yetkisi vardır. Yeni sistemle böyle bir şey yok. Yeni düzenlemede fesih diye bir kelime hiçbir yerde yok. Yalan söylüyorlar."

Görüntü dökümü:

------------------------

-Mustafa Ataş'ın salona gelişi ve tokalaşması,

-Ataş'a çiçek verilmesi,

-Toplantıya katılanların,

-Mustafa Ataş'ın konuşmasından çekilen görüntüler bulunuyor.)

Haber -Kamera: Eyüp KELEBEK-ESKİŞEHİR,

==================================================

PİYASA DEĞERİ 10 MİLYON LİRA OLAN TARİHİ ESER ELE GEÇİRİLDİ

MUĞLA'da, asayiş uygulaması yapan jandarmanın durduğu otomobilde piyasa değeri 10 milyon lira olan tarihi eser bulundu. Otomobildeki 4 kişi ise gözaltına alındı.

Muğla İl Jandarma Komutanlığı tarafından bugün akşam saatlerinde asayiş ve yol kontrolü uygulaması yapıldı. Muğla-Antalya Karayolu'nun 10. kilometresindeki uygulamada şüphe üzerine 48 SC 406 plakalı otomobil durduruldu. Otomobilde yapılan aramada, bagajda beyaz çuval içerisinde beze sarılı halde Helenistik Döneme ait Hazreti İsa Heykelciği ve Haç figürleri bulunan 3 obje ele geçirildi. Olayla ilgili olarak jandarma tarafından tarihi eserlere el konulurken, otomobildeki M.D., E.Y., A.B. ve M.A., gözaltına alındı. Uzunluğu 72 santimetre olan Hazreti İsa heykelciği, 2 şarap kadehi ve gözyaşı şişesinin piyasa değerinin 10 milyon liranın üzerinde olduğu öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

Jandarmanın bagajdaki tarihi serleri incelemesi

Tarihi eserlerden görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber -Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

=====================================================

ÇORUM'DA DEPO YANGINI KORKUTTU

ÇORUM'da bir ayakkabı dükkanının deposunda çıkan yangın korkuttu.

Çorum'un Çöplü Mahallesi Osmancık Caddesi'nde Mustafa Özgün'e ait ayakkabı dükkanının depo olarak kullanılan çatı kısmında çıkan yangın korku dolu anların yaşanmasına neden oldu. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık görevlileri gönderildi. Tedbir olarak sokağın elektriğini kesildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın bir saatlik çalışma sonucu kontrol altına alındı. Büyük çapta maddi hasarın oluştuğu yangınla ilgili polis soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü:

---------------------

Yangın yerinden itfaiye, polis ve ambulans görüntü

-İtfaiye ekiplerinin çalışması

-Detaylar

Haber -Kamera: Yusuf ÇINAR/ÇORUM,

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet
title