Dha Yurt Bülteni -19

Dha Yurt Bülteni -19

Kılıçdaroğlu: Yeni Zelanda, inanç üzerinden siyasetin tehlikeli sonuçlar doğuracağını gösteriyor (2)'HUZURU YENİDEN TESİS ETMEK ZORUNDAYIZ'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yalova'nın ardından Tekirdağ'da partisinin Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitinge katıldı.

Dha Yurt Bülteni -19

Kılıçdaroğlu: Yeni Zelanda, inanç üzerinden siyasetin tehlikeli sonuçlar doğuracağını gösteriyor (2)


'HUZURU YENİDEN TESİS ETMEK ZORUNDAYIZ'


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yalova'nın ardından Tekirdağ'da partisinin Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitinge katıldı. Miting öncesinde meydanda toplanan kalabalığa Yeni Zelanda'da camide yapılan katliam nedeniyle müzik yayını yapılmadı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında Türkiye'yi hep birlikte aydınlığa çıkarmak zorunda olduklarını vurguladı. Ülkede huzurun yeniden tesis edilmesi gerektiğine vurgu yapan kılıçdaroğlu, "Kavgadan, kinden, öfkeden bir şey çıkmaz. Bugün Türkiye nereden bakarsanız bakın iç politikada da, dış politikada da, eğitimde de, tarımda da, işsizlikte de, istihdamda da büyük sorunlar yaşıyor. Bütün mücadelem, bu ülkede herkes huzur içerisinde yaşasın. Bütün mücadelem bu. Her evde bereket olsun, her evde huzur olsun, kavgadan bir şey çıkmaz. Siyaset bir hizmet yarışıdır. Ama hizmet yarışını bir kenara atıp, kinle öfkeyle yola çıkıp insanları karalayarak, kötüleyerek, naylon bir sürü suçlamalar bularak, insanları bir şekilde siyasetin dışına nasıl atarım diye çaba harcayarak siyaset yapamazsınız, ülkeyi aydınlığa çıkaramazsınız." dedi. 


'17 YIL SONUNDA VATANDAŞ SOĞAN KUYRUĞUNA GİTTİ'


Kılıçdaroğlu, iktidarı eleştirdiği konuşmasında şöyle dedi:


"Bir yıl değil, 5 yıl değil, 10 yıl değil, 15 yıl değil 17 yıldır tek başına yönetiyorlar. 17 yıl sizden vergi istediler vergi ödediniz. 17 yıldır sizlerin vergileriyle geçmişte kurulan fabrikaları tek tek sattılar ve bundan da 70 milyar dolar para aldılar. Borç gırtlağa kadar dayandı. Devletin borcu var, çiftçinin borcu var faiziyle beraber erteliyorlar, esnafın borcu var, sanayicinin borcu var. Herkes borç batağında. Trilyonlarca lira vergi aldın. 70 milyar dolar özelleştirme geliri aldın. Dünyanın borcunu edindin. 17 yılın sonunda vatandaş nereye geldi, soğan kuyruğuna gitti. Bir de milletin aklıyla dalga geçtiler, bu kuyruk 'varlık kuyruğu' diye. Varlıklı adam 1 kilo domates, soğan almak için kuyruğa mı girer, milleti mi kandırıyorsunuz siz. Ama demokratik yollarla bütün bu sorunları aşacağız. Yeni bir baharı hep beraber getireceğiz. Umutsuzluk bizim kitabımızda yok. Hep beraber huzur içinde Türkiye'yi yeniden ayağa kaldıracağız. Bu bizim görevimiz. Kime karşı, bayrağımıza karşı, vatanımıza karşı, çocuklarımıza karşı borcumuz var. Daha güzel bir Türkiye'yi onlar için yeniden inşa edeceğiz" dedi.


'FABRİKALARI SATTILAR'


Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin pamuk, buğday, incir ihraç edip, fabrika kurduğuna vurgu yaparak, "Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan fabrikaların hemen hemen tamamı, SEKA'ları alın, Sümerbank'ı alın, TARİŞ'i alın, Çaykur'u alın, Fiskobirliği alın, TMO'yu alın, Etibank'ları alın domates, tütün, pamuk sattılar ve bu fabrikaları kurdular. Bu fabrikalarda binlerce işçimiz çalıştı. Şimdi fabrikaları sattılar o parayla domates, soğan, patates alıyoruz. Kimi kazandırıyoruz başka ülkelerin çiftçisini. Şimdi düşünün Yunanistan komşunuz. Yunanistan'dan pamuk alıyoruz 115 milyon dolarlık geçen sene. 13 milyon dolarlık tütün aldık, 15 milyon dolarlık buğday satın aldık. Trakya'nın bereketli ovalarına bakın, Konya'ya bir ara buğday deposu derdik. Şimdi saman, buğday ithal ediyoruz. Patates, Fasulye aklınıza ne gelirse. Niçin? Hangi gerekçeyle. Çiftçi desen var, toprak desen var, deniz desen var, su desen var, çalışkan insanlar desen hepsi var. Neden ithal ediyoruz? Şimdi diyorlar ki Türkiye'nin beka sorunu var. Beka sorunu ne demek önce onu anlatayım. Bir ülke geleceği konusunda endişeye düşerse, bir ülke geleceği konusunda ciddi sorunlarla karşılaşacağını düşünürse bir beka sorunum vardır diyebilir" diye konuştu.


'TÜRKİYE'NİN KALKINMA PLANI YOK'


Almanya'nın Avrupa'nın en güçlü ülkesi olduğunu söyleyen Kılaçdaroğlu, "Ama Almanya baktı Çin ve Hindistan'da ücretler çok düşük, üretilen mallar çok ucuza Avrupa'ya geliyor. Almanya baktı ki benim beka sorunum var, üretimde beka sorunum var, geleceğimden bir beka sorunum var ve ben Çin'in, Hindistan'ın ürettiği maliyetten daha düşük maliyette ve daha kaliteli mallar üretmeliyim dedi ve sanayide 4.0 dedi. Yani birbiriyle konuşan, anlaşan robotlar. Asgari ücret yok, grev yok, toplu sözleşme yok, sosyal yardım yok, makine, basıyorsun düğmeye 48 saat, 60 saat, 100 saat günün 24 saati çalışıyor. Böylece Çin'le, Hindistan'la rekabet edebildi ve bütün dünyaya örnek oldu. Sanayide 4.0. Bunu ne zaman yaptı? Planlamayla yaptı. Ne zaman planladı bunu? Baktı ki Çin'de, Hindistan'da, Güney Kore'de büyük gelişmeler var o zaman ben de önlem almalıyım dedi plan yaptı. Peki ben size bir soru sorayım;  Türkiye Cumhuriyeti'nin Kalkınma  Planı var mı? Maalesef yok. 2018'de son kalkınma planının süresi doldu. Kalkınma planı yok. Yani elin oğlu hangi ülkeyi düşünürseniz planlaması var, önümüzdeki 50 yılın, 30 yılın, 60 yılı, 100 yılı planlıyor biz yarın sabah ne olacağını bilmiyoruz." dedi.


"AK Partili kardeşlerime seslenmek istiyorum" diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"17 yıl ne istedilerse verdin kardeşim. Oy dedin oy verdin, vergi dedin verdin, babalarının dedelerinin kurduğu fabrikaları sattılar, bir de üstüne borç aldılar, şimdi seni soğan kuyruğuna soktular. Şimdi ne yapacaksın kardeşim? Elini vicdanına koyacaksın sandığa gideceksin, dur artık yeter diyeceksin. Gırtlağa kadar geldi çocuklarım işsiz diyeceksin. İşsizlik, bütün kötülüklerin anası olan işsizlik. Üniversiteyi bitiren binlerce çocuğumuz var, milyonlarca çocuğumuz var işsiz. En son işsizlik rakamları açıklandı, 7-7.5 milyona dayanıyor işsiz sayımız. Taşı sıksa suyunu çıkaracak, gencecik fidan gibi çocuklarımız, üniversiteyi bitirmiş çocuklarımız yıllardır işsiz. Beylerin çocukları işsiz değil, beyler işsizliğin, yoksulluğun ne olduğunu bilmiyorlar. Bunu ben kabul etmiyorum. Benim vicdanım bunu kabul etmez. O nedenle Ak Parti'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum, senin artık yeter demen lazım." 


'İŞSİZLİĞİ, ÜRETİMLE ÖNLEYEBİLİRSİN'


Dünyadaki tüm iktisarçıların ortak görüşünün üretim ile işsizliğin önlenebileceği yönünde olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "İşsizliği çözmenin bir yolu vardır; üreteceksiniz, çalışacaksınız, alın teri dökeceksiniz. Yani üreten Türkiye olacak, tüketen değil. Fabrikada üreteceksiniz, tarlada üreteceksiniz, hizmet üreteceksiniz, bilimde üreteceksiniz hayatın her alanında üreteceksiniz. Ürettiniz mi Türkiye güçlü olur, söz sahibi olur, herkesin işi olur, her evde huzur olur, mahallede huzur olur, Türkiye'de huzur olur, bölgenin en büyük gücü olursunuz. Ürettiniz mi bütün dünya size saygı duyar. Tarlada üretmiyoruz, ithalat olmadan üretim yapamıyoruz. Şimdi kalkmış diyor ki bize oy verin. Ne yaptın da size oy vereceğiz?  2002'den 2019'a kadar en az 20 sefer işsizlikle mücadele programı açıklandı. İstihdam büyüteceğiz. Ne oldu her seferinde işsiz sayısı arttı. Yönetemiyorlar, yönetme güçleri yok" diye konuştu.


Kılıçdaroğlu, İstanbul'da belediye başkan adayları Ekrem İmamoğlu'nun 5 yılda 150 bin kişiye istihdam yaratacağını söylediğini belirterek, şöyle dedi:


"Eyvallah. Devasa bir İstanbul, nüfusu pek çok ülkeden fazla olan İstanbul. 150 bin kişilik istihdam yaratacağım dedi. Arkadan Binali bey, Binali Yıldırım, 'Efendim olur mu, istihdam sorununu çözmek belediyelerin işi değildir" diye açıklama yaptı. Peki kimin işi? Ona göre hükümetin işi. Hükümet çözdü mü? Hayır. O hükümetin başında kim vardı? Binali Yıldırım vardı. Niye çözmedin kardeşim. Sonra baktı ki bu iş olmuyor, o da bir açıklama yaptı. 'Efendim ben belediye başkanı olursam 500 bin kişiye istihdam yaratacağım.' Tam komedi. Gerçekten tam bir komedi. Kardeşim bakanlık, başbakanlık yaptın, niye istihdam yaratmadın da Ekrem İmamoğlu onu söyledikten sonra 'Ben de istihdam yaratacağım' dedin. Niye yapmadın? En yetkili yerdeydin, başbakandın, bütün bütçe senin emrindeydi. İstediğin yere fabrika kuruyordun, istediğin kişiyi işe alıyordun, niye yaratmadın ?"


Kılıçdaroğlu, mitingin ardından eski Tekirdağ fotoğraflarının sergilendiği Balaban Müzesi'ni ziyaret etti. Müze yanındaki bir evde oturan Keskin ailesinden çay daveti alan Kılıçdaroğlu, aileyi ziyaret çay içip, bir süre sohbet etti.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------------------


Alanda toplananlar


Bayrak sallayanlar


Çatıda alınan güvenlik önlemi


Kılıçdaroğlu'nun karşılanması


Kılıçdaroğlu'nun gidişi


Müzenin gezilmesi


Aileye çay ziyareti


Ailenin çocuğunu sevmesi


Detaylar


Haber-Kamera: Gurbet GÖKÇE-Mehmet YİRUN-Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,-


=============


Bilal Erdoğan, Adıyaman'da kılınan gıyabi cenaze namazına katıldı (2)


BİLAL ERDOĞAN, TÜGVA ADIYAMAN İL TEMSİLCİLİĞİNİN AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI


Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu üyesi Bilal Erdoğan, Türkiye Petrolleri Konferans Salonunda düzenlenen TÜGVA Adıyaman İl Temsilciği açılış törenine katıldı. Törene, Erdoğan'ın yanı sıra Adıyaman Valisi Aykut Pekmez, Adıyaman Milletvekilleri Ahmet Aydın, İbrahim Halil Fırat, Fatih Toprak, Yakup Taş, TUGVA Genel Başkanı Enes Eminoğlu ve çok sayıda kişi katıldı.


'ÇIKIN GEÇMİŞİNİZLE HESAPLAŞIN'


Törende konuşan Bilal Erdoğan Yeni Zellanda'da Cuma namazı için toplanan Müslümanlara yapılan ve 49 kişinin öldüğü silahlı saldırı haberinin Müslüman alemini derinden yaraladığını ifade ederek şunları söyledi:


"Yeni Zelanda'daki camiye caniler tarafından yapılan saldırının haberi ile uyandık. Tabi ezanla alay edenler diyorlar ki 'ezan kutsal mı nerden çıkartıyorsunuz bunu' diyorlar. Bunu neden diyorlar? Çünkü bu ülkede ezan yasaklandığı zaman o ezanı yasaklayan zihniyetin bugün canlı olduğunu bilelim. Yani bugün ezanla alay edenler bu ülkede varsa ezanla alay edilmesine destek olanlar, çanak tutunlar bu ülkede varsa arkadaşlar çok iyi bilin ki ellerine fırsat geçenlerde maalesef vardır. Çünkü o zamanın bugün ki temsilcileri günlerde ezanı yasakladıkları ile ilgili hiçbir pişmanlığı hayal etmiş değillerdir. O zaman çıkın geçmişinizle hesaplaşın, bu yaptığımız yanlıştı deyin, yap yaptığımız bu millete ihanetti deyin. Bu yaptığımız bu dine saygısızlıktı deyin. Maalesef bugüne kadar bunu ne duyduk ne gördük. Sadece bunu değil, Türkiye'de ezana saygısızlığın ezan düşmanlığının geri planında camilerin ahır yapılışı da var. Camilerin yıkılışı var, camilerin molozların ayrı, arsalarının ayrı satılması var. ve hiç yakın zamanda duydunuz mu maalesef biz bu ülkede on binin üzerinde camiyi harap ettik, sattık, nice camileri müze yaptık, ahır yaptık bu millete ihanet ettik, bu milletin değerleri ile kavga ettik, diye duydunuz mu? Şimdi bugün Yeni Zelanda'da bu olaylar olurken veya Kudüs'te bulunan Mescidi Aksa'ya saldırılırken, bu ülkede ezana saygısı olmayanları görürken bu insanların samimiyetlerine nasıl inanalım? Bu ülkenin mayası bu milletin harcı belli değerler ile yoğrulmuş. Malazgirt'ten, Çanakkale'ye, Kurtuluş Savaşına, Kurtuluş Savaşı'ndan, 15 Temmuz'a varıncaya kadar maya aynı maya, harç aynı harç ama maalesef bundan itibar edenler bu mayayı beğenmeyenler, bu harcı beğenmeyenler, halen var. Şimdi işte Kudüs bugün dünyada maalesef Müslüman dünyasından bazı gafillerin desteği ile İsrail, Amerika birlikte Filistin'e taarruz ediyorlar."


'KUDÜS'ÜN HUKUKUNU CUMHURBAŞKANIMIZ ERDOĞAN SAVUNUYOR'


İslam aleminde ve dünyada Filistin'deki mazlumların ve Kudüs'ün hukukunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savunduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Kudüs'ü her geçen gün Müslümanlardan koparmanın hesabını yapıyorlar. Peki bütün bu İslam aleminde ve dünyada Filistin'deki mazlumların ve Kudüs'ün hukukunu kim savunacak? Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan savunuyor. Cumhurbaşkanımız bugün bu mücadeleyi tek başına veriyor. Gönül isterdi ki bütün ümmet bu konuda bir araya gelsin, bütün Müslüman ülkelerin liderleri bir araya gelsin ve yan yana dursunlar Kudüs'e yapılan saldırıların, tacizlere karşı gerekli tepkilerini göstersinler, gerekli önlemleri alsınlar. Ama maalesef bizim içimize operasyonlar yapıyorlar. Meselesi sadece koltuğunu korumak olan bazı liderleri yanlarına çekmek suretiyle Müslüman dünyasına bu şekilde yapıyorlar. ve işte Yeni Zelanda'da olan mesele yeni yok yere çıkmış bir mesele değil ki, 11 Eylül'den bu yana dünyada Müslüman düşmanlığını, Müslümanlara karşı olanları göre göre destekliyorlar. Bunların sayılarının artmasına göz yumuyorlar. Git gide siyasette bu kitleler bunlara prim verenler, Avrupa'da Amerika'da güçleniyor. 15 Temmuz gecesi ölümüne oturduğu yerden uçağa binen her şeyi göze alarak halkı ile buluşmaya giden bir lider olursa gençlikte bu şekilde olur. Çünkü başka liderler var 15 Temmuz'da ne yaptılar, saklandılar. Darbecilerin izni ile hareket edebildiler, bunun hesabını verdiler mi? Ben bunu kendim soruyorum düşünüyorum da, 'bunu başkaları sormuyor mu?' diyorum. Sana neden izin verdiler, seni neden bıraktılar? Bugüne kadar bütün darbe girişimlerinde siyasiler bundan ondan demeden toplanmış, ama o akşam kimisine böyle göz yumuşlar. Bunun hesabını verebiliyor mu acaba? Zamanında ben tankların üzerine çıkarım dememiş olsa anlarım. Sorulunca ne dedi, 'tank mı var?' dedi. O tanklar insanları canlarını aldı parçaladı canlı canlı bütün bunları görmedi mi? Peki bu millet bu ülke için savaşanları, Alparslanları biliyorsunuz peki bu ülke için hiçbir şey yapmayan liderler mi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi liderler mi?"


Konuşmaların ve okunan duanın ardından kesilen kurdele ile TUGVA Adıyaman şubesinin açılışı gerçekleştirildi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------------------------


Türkiye Petrolleri konferans salonu


Salondan Genel Görüntü


-Bilal Erdoğan'ın konuşması


Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)


======================


Metro otopark inşaatındaki göçükte bir kişinin cansız bedenine ulaşıldı (4)


AYNI YERDE BİR ÇÖKME DAHA OLDU


İzmir Büyükşehir Belediyesi'nce metro vagonları için bir firmaya yaptırılan ve inşaatı süren yer altı otoparkında meydana gelen göçük altında kalan 2 kişiden Mehmet Ali Yalçın'ın cesedinini çıkarılmasının ardından Mehmet Çiftçi'ye de ulaşmak için çalışmalar sürüyor. Ancak akşam saatlerinde aynı yerde, göçüğün kenarında bir çökme daha meydana geldi. İkinci çökmede ölen ya da yaralanan kimsenin olmadığı belirtildi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


Bir kenarında yeni bir çökme olan göçükten görüntü


Haber-Kamera: Davut CAN/ İZMİR


==============


Kontrolden çıkan hafif ticari araç, evin bahçesine uçtu


SİVAS'ta rampa aşağı seyir halindeyken kontrolden çıkan hafif ticari araç evin bahçesine uçtu. Kazada yaralanan olmadı. 


Kaza, saat 17.00 sıralarında Huzur Mahallesinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 58 TN 748 plakalı hafif ticari araç, rampa aşağı giderken kontrolden çıkarak yol kenarındaki Hasan Aslan'a (80) ait müstakil evin bahçesine uçtu. Kazayı gören çevredekiler durumu polis ekiplerine haber verdi. Kaza sonrası sürücünün olay yerinden ayrıldığı öğrenildi. Kazada yaralanan olmazken ev sahibi Aslan, benzer kazaların da daha önce yaşandığını belirterek, "Buraya bu 2'inci kez araba uçtu. Arabanın sesini duyunca dışarıya çıktık. Biz burada uyuyamıyoruz" dedi.


Hafif ticari araç bulunduğu yerden çekici yardımı ile çıkarılarak götürüldü.


Görüntü Dökümü:


-Olay yerinden görüntüler


-Aracın görüntüsü


-Ev sahibinin konuşması


Haber-Kamera:  Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,


(145 mb)


==========================


Aydilge, Van'da hayranlarıyla buluştu


Orhan AŞAN/VAN - VAN'da düzenlenen 5'inci Shopping Fest etkinlikleri kapsamında verilen konserde şarkıcı Aydilge Sarp Andaç hayranlarıyla buluştu. Van Kent Park alanında konser veren Aydilge, Yeni Zelanda da yaşanan katliamdan dolayı hareketli şarkı söylemeyeceğini belirtti.


Van Valiliği, Ticaret ve Sanayi Odası ve kurumların desteği ile 15-29 Mart tarihleri arasında yapılan 'Shopping Fest' bugün kortej yürüyüşü ile başlarken, etkinlikler kapsamında akşam saatlerinde şarkıcı Aydilge Sarp Andaç sahne aldı. Kent Park alanında düzenlenen konsere Vanlılar büyük ilgi gösterirken, şarkıcı, sevilen şarkılarını kendisini izlemeye gelen hayranlarıyla birlikte seslendirdi. Yeni Zelanda da yaşanan katliamla ilgili konuşan Aydilge, "Üzücü bir olay yaşandı Yeni Zelanda da. Dolayısıyla orada kaybedilen bütün canlar ve güzel insanlar için çok hoplamadan, zıplamadan biraz da onların hüznünü paylaşarak, daha romantik ve slov şarkılarla konserimizi yapalım diye düşündük. Umarım çok hareketli bir konser olmayacağı için sizi hayal kırıklığına uğratmayız" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-------------------------------


-Konser alanından görüntüler


-Konsere katılan vatandaşlardan görüntüler


-Sanatçı Aydilge Sarp Andaç'ın sahneye çıkması ve şarkı söylemesi


-Sanatçı Aydilge Sarp Andaç'ın Yeni Zelanda ile ilgili konuşması


-Sanatçı Aydilge Sarp Andaç'ın şarkıları


Detaylar

Kaynak: DHA