Dha Yurt Bülteni - 18 - Haberler
Haberi Paylaş

Dha Yurt Bülteni - 18

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Dha Yurt Bülteni - 18

ERZURUM'A ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜSURİYE'de sürdürülen Fırat Kalkanı Harekatı'nda, El Bab bölgesinde Rusya savaş uçağının vurduğu binanın enkazından yaralı olarak çıkarılan askerlerden Erzurumlu uzman çavuş 26 yaşındaki Sedat Atalay, tedavi gördüğü hastanede şehit oldu.

ERZURUM'A ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜ

SURİYE'de sürdürülen Fırat Kalkanı Harekatı'nda, El Bab bölgesinde Rusya savaş uçağının vurduğu binanın enkazından yaralı olarak çıkarılan askerlerden Erzurumlu uzman çavuş 26 yaşındaki Sedat Atalay, tedavi gördüğü hastanede şehit oldu.

Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında kuşatılan El Bab bölgesinde geçen 9 Şubat günü Rusya'ya ait savaş uçağının kazaen vurduğu belirtilen binada 3 asker şehit oldu, 11 asker de yaralandı. Yaralı askerlerden uzman çavuş Sedat Atalay, Gaziantep'te tedavi gördüğü hastanede bugün saat 17.30 sıralarında, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamayarak şehit oldu.

Uzman çavuş Sedat Atalay'ın şehit olduğu haberi, Erzurum'un Aşkale İlçesi'ne 10 kilometre uzaklıktaki Merdiven Mahallesi'nde yaşayan yakınlarına ulaştı. Fadime ve Sinan Atalay çifti ise, dört çocuklarından biri olan oğullarının şehit olduğu haberini, Gaziantep'te aldı.

Bekar olan şehit uzman çavuş Sedat Atalay'ın Tunceli'de görevliyken bir süre önce El Bab'a gittiği belirtildi.

Sedat Atalay'ın cenazesinin yarın, Erzurum Askeri Havalimanı'nda yapılacak törenin ardından Aşkale İlçesi'nde kılınacak cenaze namazı sonrası Merdivenli Mahallesi'nde toprağa verileceği bildirildi.

Haber : ERZURUM, -

==================================================

AK PARTİLİ ŞAHİN: SAYIN KILIÇDAROĞLU, 'EVET' DEDİĞİNİZ İÇİN 3 ÇOCUĞUNUZ VAR

AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, "Sayın Kılıçdaroğlu'na sesleniyorum. Siz, Selvi hanımla oturduğunuz nikah masasında 'Evet' demeseydiniz 3 tane çocuğa sahip olamayacaktınız. 'Evet' dediğiniz için mutlu bir evliliğiniz var sayın Kılıçdaroğlu. Hayırda hayır yoktur. 'Evet' de hayır vardır" dedi.

Karabük'te partisinin İl Danışma Meclisi toplantısında konuşan Şahin, referandum sürecinde 'hayır' diyenlerin 10 yıl önce de Cumhurbaşkanını halkın seçmesini amaçlayan anayasa değişikliğine 'hayır' dediklerini belirterek şöyle dedi:

"O zaman da 'millet Cumhurbaşkanını seçmesin' dediler. 'Meclis seçmeye devam etsin' dediler. Başta da CHP. CHP, hala şimdi milletin kendi Cumhurbaşkanını seçmesini içine sindirebilmiş değildir. 2010 yılında bir Anayasa uzlaşma komisyonu kuruldu. Siyasi partiler buraya Anayasa değişikliği önerilerini getirdiler. CHP'nin oradaki kendilerine göre hazırladıkları Anayasa metninde Cumhurbaşkanının meclis tarafından seçilmesi yazılıdır. CHP eğer güç olsa yeniden halkından alıp meclise seçtirecek. Bu halka güvensizliktir. Bu milli iradeye saygısızlıktır. Sık sık milli iradeden, millet egemenliğinden bahsediyorlar. CHP hala halkın seçtiği Cumhurbaşkanlığı modelini benimseyebilmiş ve içine sindirebilmiş değildir. Ellerine bir fırsat geçse yine halktan alıp meclise vermeye çalışacaktır. Sayın Kılıçdaroğlu'na sesleniyorum. Siz, Selvi hanımla oturduğunuz nikah masasında 'evet' demeseydiniz 3 tane çocuğa sahip olamayacaktınız. 'Evet' dediğiniz için mutlu bir evliliğiniz var sayın Kılıçdaroğlu. 'Hayır'da hayır yoktur. 'Evet'de hayır vardır. 'Evet' dediğiniz için şu anda mutlu bir evliliğiniz var."

"Sandıkta 'evet' dediğimizde biz artık Cumhurbaşkanlarının Başbakanların suratına Anayasa kitapçığı fırlattığı bir ülkede olmayacağız. Çünkü başbakan olmayacak. Ülkemizde çift başlılık olmayacak" diyen Şahin, şöyle devam etti:

"Şu andaki Anayasaya göre Cumhurbaşkanları yetkilidir ama sorumsuzdur. Cumhurbaşkanlarının tek başına yaptığı işlemler ve diğer işlemlerden dolayı şu anda yargılanmaları mümkün değildir. Sadece vatana ihanetten dolayı yargılanabilir diyor. Ama 1991'de Hıyanet-i Vataniye kanunu yürürlükten kaldırıldı. Şu anda Cumhurbaşkanını yargılayacak vatana ihanetten dolayı herhangi bir yasal düzenleme de yok. Türkiye'de Cumhurbaşkanını şu anda yargılamak mümkün değildir. Biz bu modelle Cumhurbaşkanının yargılanması önündeki engelleri de kaldırıyoruz. Tek başına yaptığı kişisel tasarruflardan dolayı da yargılanacağı gibi görev esnasında yapmış olduğu hatalardan dolayı da Cumhurbaşkanı yargılanabilecek."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

-Salondan detay

-AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in konuşması

Haber -Kamera: Bülent DİKTEPE/KARABÜK,

==================================================

Kurtulmuş: El Bab'taki mücadele Türkiye'nin zaferi ile bitecektir (2)

'15 TEMMUZ'DA TİYATRO SAHNESİ İZLEMEDİNİZ'

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Eskişehir Ak Parti İl Binası'nı ziyaret etti. Burada yaptığı kouşmada referandum sürecini değerlendiren Kurtulmuş, basın mensuplarının yönelttiği soruları yanıtladı. Kurtulmuş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın FETÖ soruşturması kapsamında Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda yapılan aramada darbeci Kurmay Albay Murat Korkmaz'ın odasında kendisinin, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank'ın isimlerinin ve adreslerinin yazılı olduğu notun ele geçirilmesi ile ilgili soru üzerine konuyu internete düşen son dakika haberler inden öğrendiğini söyledi. Kurtulmuş şöyle konuştu:

"Konuyu tabii ki teferruatlı olarak öğreneceğiz. Ama 15 Temmuz'da bir tiyatro sahnesini izlemedik. 15 Temmuz tarihinde Türkiye bir uçurumun kenarından döndü. Allah razı olsun bu milletten. Cesaretle meydanlara çıktı. ve 15 Temmuz'da bu eşkıya çetesinin, eşkıya sürüsünün Türkiye'yi hedef alan saldırılarını önledi. Türkiye kurtulmuş oldu. Dolayısıyla evet bunlar başarılı olsalardı, Allah muhafaza öyle bir yargılama süreçleri de olmayacaktı. Onu söyleyeyim. Hangi sebeplerle olursa olsun, çekip vuracaklar, bir çukura atacaklar ve arkasından bir iç savaş çıkartacaklar, o iç savaşın sonunda da Türkiye'yi yabancı işgale hazır hale getireceklerdi. Bu hain planın ana parçalarının bu olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bizim ismimizin de çıkmış olması normaldir. Ben tabii ki teferruatını bilmediğim için, başka bir şey söylemek istemiyorum. Muhtemel dava dosyasında bu savcılık tarafından konulacaktır. Biz de ona göre bu davaya müdahil olarak katılacağız. Ne olduğunu, bizimle ilgili gelişmenin hangi mahiyette olduğunu ilgililerden hesap sormak için bu davaya müdahil oluruz."

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, üniversitelerden Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen akademisyenlerle ilgili bir soruya da "Akademisyenlerin durumlarıyla ilgili tek tek bilgimiz yok. Ama yapılan bir yanış varsa bunun düzeltilebilmesi için biliyorsunuz daha önceden açıkladığımız 7 kişilik bir düzeltme komisyonu var. Eğer yanlışlık varsa, o yanlışlıkların düzeltileceği bir mekanizma mevcuttur" yanıtını verdi.

Görüntü dökümü:

--------------------------

-Numan Kurtulmuş'un konuşması

Haber -Kamera: Kemal ATLAN-ESKİŞEHİR,

======================================

BAKAN YILMAZ: İKİLİ EĞİTİME SON VERECEĞİZ

MİLLİ Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Önümüzdeki dönemde daha iyi eğitim verebilmek için okul öncesi eğitimi zorunlu hale getireceğiz. İkili eğitime son vereceğiz" dedi.

Kütahya'ya gelen Bakan İsmet Yılmaz, Hazar Dinari Kültür Merkezi'de düzenlenen Ak Parti İl Danışma Kurulu Toplantısı'na katıldı. Burada konuşma yapan Bakan Yılmaz ikili eğitimi ortadan kaldıracaklarını söyledi. Eğitimde çok büyük hizmetler yaptıklarını anlatan Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ama hala yapmamız gerekenlerin olduğunu da biliyoruz. Eksikliklerin farkındayız. İnşallah önümüzdeki dönemde bu eksikliklerimizi de gidereceğiz. ve her zaman kaliteli bir eğitim vermek bizlerin değişmez hedefi olacaktır. Önümüzdeki dönemde daha iyi eğitim verebilmek için okul öncesi eğitimi zorunlu hale getireceğiz. İkili eğitime son vereceğiz. Türkiye'de 77 bin derslik okul ihtiyacımız var ve bunları yaparaktan ikili eğitimi de ortadan kaldıracağız. Niye yapıyoruz kaliteli eğitim için yapıyoruz. Okul öncesi eğitim alan öğrencilerin başarısı araştırmalarla sabittir diğer çocuklardan daha başarılı. Daha başarılı olabilmek için ikili eğitimi ortadan kaldırmak daha başarı için okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmemiz lazım. Daha iyi bir gelecek bizleri bekliyor. Yarınlarımız bugünlerden daha güzel olacak bundan hiç şüpheniz olmasın. Daha iyi bir gelecek için daha iyi bir yönetim sistemine sahip olmamız gerektiği tartışmasızdır. Şimdi önümüzde çok iyi bir fırsat var daha iyi bir yönetim için 2007 yılında başlatılan anayasa değişikliğinin tamamlanması gerekir. "

Yeni sistemle Türkiye'nin daha istikrarlı olacağını söyleyen İsmet Yılmaz, "Bu sistemde istikrar gelecek. .Bundan hiç şüpheniz olmazısn. Seçim sandığı kurulduğu, netice alındığının ertesi gün bu ülkeyi kimin yöneteceğini bileceksiniz ve ne kadar sürede kalacak? 5 yıl kalacak. Bununla birlikte istikrar gelecek mi? Evet gelecek. En büyük kazanımımız nedir? İstikrar. Hiç kimsenin itirazı var mı? Yok. İkincisi bu sistem kesinlikle uzlaşmayı getirecektir. Niçin uzlaşmayı getirecektir? Parti olarak seçime girersin yüzde 30, yüzde 40 oy alırsınız. Hükümeti kurabilir misiniz? Kuramaz mısınız? Kiminle kuracaksınız? Ancak yüzde 50 oy aldığınızda. İşte o zaman alabilmek için de mutlaka başka partilerle uzlaşma aramak zorundasınız. Ak Parti yüzde 49,5 oy aldık. Ama yetmez. Ne yapmak lazım? ya Milliyetçi Hareket Partisi'nin değerlerine yakın bir duruş göstermemiz lazım, ya da Cumhuriyet Halk Partisi'nin. İşte bu yüzde 50'den fazla oy gerekliliği toplumda uzlaşmayı getirecektir" diye konuştu.

Görüntü dökümü:

------------------------

-Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın konuşması

Haber -Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA,-

======================================

CHP'li Altay: KHK'ların ahlaki ve vicdani bir hükmü yoktur (2)

'MHP İKİYE AYRILDI'

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen, 'Neden Hayır Demeliyiz ve Nasıl Hayır Demeliyiz" isimli bilgilendirme toplantısına katıldı. Burada konuşan Altay, partililerine önemli tavsiyelerde bulundu. Altay, parti için çok çalışmaları gerektiğini belirterek, "7 Haziran seçimlerini hatırlayın. İktidar partisi 7 Haziran seçimlerini başkanlık eksenine oturttu. Bu önümüzdeki süreç için, önümüzdeki süreç için önemli bir mesajdır. Niye? Adamların oyu 50. Bunların hepsi evet diyorsa zaten bu iş bitmiştir, ama demiyor. 7 Haziran'dan daha yüksek bir refleksi görüyorum. Eminim görüyorsunuzdur. Kesinlik ve kesinlikle 7 Haziran refleksinin fazlası var, eksiği yok. Rehavete kapılmamız lazım, özgüvenimizin de yüksek olması lazım. Bizim hedef kitlemiz, MHP tabanı açısından tablo belli. MHP karpuz gibi ikiye yarıldı, evet hayır diye. Bu net. CHP kitlesinde bir sorun yok. Bizim hedef kitlemiz 7 Haziran'da Ak Parti'nden çekilen yüzde 9'dur. Bu şimdi yüzde 15 gibi görünüyor. Yani ne söyleyecekseniz, gidin onlara söyleyin. Birbirinize bir şey anlatmayın" dedi.

'VATANDAŞ KONUYU İYİ BİLİYOR'

Yapılacak referandumda vatandaşın konuyu siyasilerden çok daha iyi bildiğini ifade eden Altay, "Millet konuyu bizden iyi biliyor. Gezi'de olduğu gibi, sosyal medya aracılığıyla da müthiş şeyler yapıyorlar. Sadece sosyal medya da, değil en ücra köyde bile millet konunu farkındadır. Ben millet bilmiyor deyimine katılmıyorum. Konu kavrandı. Mesele bu olguyu bir algı operasyonu ile biraz belden aşağı vurarak, biraz partimize yönelik olarak çamur at izi kalsın mantığı ile yapacakları, tüm medya kanalları ile Türkiye'nin izleyeceği hamleleri var, ama yalancının mumu yatsıya kadar derler. Biz 2009 yılında Oslo başlarken bunları uyardık, yanlış yapıyorsunuz dedik. Şimdi millet diyor ki; CHP o zaman söylemişti, haklı. Bizim millete söylediğimiz temel konularda hiç haksız çıktığımız olmadı. Onun için buradan yola çıkarak milletin buna itibar etmediğini ben net olarak görüyorum" diye konuştu.

'EVET'İ ANLATAMAZLAR'

Referandum sürecinde sürdürülecek seçim kampanyasında çok avantajlı olduklarını kaydeden Altay, şunları söyledi:

"Neden evet denilmek istendiğini Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan anlatabildi mi, anlatamaz. Çünkü çok sırıtır, yalanın bu kadarına da pes denir. Onun için neden evet diye peş peşe 3 cümle kuramayacaklar. Yani bu kadar da alemi kör, herkesi sersem zanneden bir anlayışa Türkiye'nin çok prim vereceğini doğrusu düşünmüyorum."

'CUMHURBAŞKANLIĞI ORTAK PAYDADIR'

Cumhurbaşkanlığı sisteminin farklı özelliğine değinin Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aslında Cumhurbaşkanlığı bir ortak payda, değerdir. Ortak değeri imha ederseniz, millet olmanın gerektirdiği şartlardan birini de ortadan kaldırmış olursunuz. Hep söylerim, kamudan bireye, bireyden bireye, bireyden kamuya yönelik hak ihlali iddiaları hep vardı. Burada birey bazen toplumun bir kesimindendir, inanç aidiyeti olarak. Öbürü başka bir kesimdendir. İşte bu çok kültürlü toplumda, Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı müessesi bir hakem müessesidir. Bir sigorta şalteri gibidir. Siz şimdi bu hakemi, sigortayı ortadan kaldırırsanız orada farklı bir tablo doğar. Hele bu topraklar, ülke, vatandaşlarımız gibi farklılıkları ile bir arada bir bütün olmuş bir toplumda böyle bir ortak paydaya ve değere ihtiyaç vardır. Bunun yok edilmesi demek, tekrar ayrışmanın ortaya çıkması demektir. Bu da aynı zamanda Türkiye'nin parçalanması demektir."

'BAĞCIYI DÖVMEYELİM'

Altay, konuşmasının sonunda Ak Partiye yüklenerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şimdi siz devletin bütün anahtarlarını bir kişiye verirseniz, yargıyı, yürütmeyi ve yasamayı al sen tepe tepe kullan derseniz, ona oy vermeyen yüzde 50 her zaman güvencesizdir. Ona oy verenle vermeyen arasında otomatik bir kamplaşma başlar. Osmanlı İmparatorluğu'nda bu kadar yetki padişahta yoktu. Millette bunu biliyor. Bunun için biz evet isteyen partiden bir kitle almak zorundayız. Amacımız üzüm yemekse, bu böyle. Hayır, bağcıyı dövelim ise buyurun gidelim. Bence üzüm yiyelim. Bağcıyı dövmeyelim. Şunu da yapmayın, Ak Parti'ye oy veriyorsa bu Atatürk düşmanıdır, laikliğe karşıdır, böyle bir şey yok. İnanarak söylüyordum, Ak Parti'ye oy veren seçmenlerin çok büyük bir bölümünün Atatürk ile de, laiklikle de sorunu yok. Sorun tepe, onların yöneticilerindedir. Bu milletin dini duygularını istismar ederek, din tacirliği yapanlardadır. Yoksa insanlar farklı sebeplerle, farklı farklı yerlere oy verirler. Nasıl 7 Haziran'da 50, 40 olduysa, şimdi 50, 35'e iniyor. Bu süreçte olabildiği kadar yapıcı, ılımlı, samimi bir dil kullanmaya mecburuz. Biz onlar itse bile, biz gideceğiz, ilişki kuracağız."

Görüntü Dökümü

-----------------------

Salonun görüntüsü

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay konuşurken

Altay'ın dinleyenlerden genel ve detay görüntü

Haber -Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN,

======================================

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI BÖKE, 'HAYIR' KONULU SÖYLEŞİYE KATILDI

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke İzmir'de katıldığı 'Yeni bir başlangıç için hayır' konulu söyleşide referandumda başkanlık sistemine 'Hayır' çıkması için mahalle mahalle gezerek vatandaşları bilgilendirmek gerektiğini söyledi.

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi Nazım Hikmet Salonu'nda bugün saat 18.00'de Birleşik Haziran Hareketi Güzelyalı Meclisi tarafından düzenlenen 'Yeni bir başlangıç için hayır' konulu söyleşiye CHP Genel Başkanı Selin Sayek Böke konuşmacı olarak katıldı. Yaklaşık 150 kişinin katıldığı söyleşide konuşan Böke, "Bizi yalnız hissettirmeye çalışanlara karşı yalnız olmadığımızı birbirimize hatırlatmak bence bu dönemde kendimiz içinde Türkiye için de yapacağımız en kıymetli şey olacaktır. Çünkü o yalnızlık hissi insanı içine kapatan, kendisiyle birlikte toplumu da içine kapatan ve dünyadan kopartan sürecinin en önemli araçlarından biridir. O yüzden bu dönemde hayır dediğini bildiklerinizle beraber hayır demeyenlerin yanına birlikte gitmek mutlaka bu düzeni değiştirmek için yapmamız gereken en temel ve en önemli sorumluluk diye düşünüyorum. Kendi içimizde konuşmamalıyız ama birbirimizle konuşmalıyız ve birbirimizle konuşarak sesimizi çoğaltıp bu çoğalan sesi de bizim olmayan mahallelere yayıp; esasında biz siz değil, hepimiz olduğumuzu yeniden hatırlatmalıyım. çünkü bizim hissettiğimiz bu korku ve baskı Esasında sanki biz ve siz varmış hissini bize dahi pekiştiren bir Türkiye ortaya çıkarttı oysa biliyoruz ki hepimizin ortak kararı biz siz olmayan hep birlikte olan bir Türkiye'nin ortağı olmak onun içinde bize biz siz ayrımı yapanlara çok önemli bir görev düşüyor oda birlikte olduğumuzu yeniden hatırlatmak." dedi.

Söyleşiye katılanlara teşekkür eden Böke, salondan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

Salondan görüntü

Selin Sayek Böke'nin konuşmasından görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber -Kamera: Mehmet GÜNEY/ İZMİR,

=====================================

NİĞDE'DE KAZA: 2 YARALI

NİĞDE'de park halindeki araca çarpan otomobildeki 2 kişi yaralandı.

Kaza, saat 19.00 sıralarında Niğde-Bor karayolunda meydana geldi. 33 yaşındaki Serdar Özçelik yönetimindeki 51 KK 956 yönetimindeki otomobil, arıza nedeniyle yol kenarına park eden 38 NE 946 plakalı araca çarptı. Kazada, Serdar Özçelik ile yanındaki 37 yaşındaki Cuma Arı yaralandı. Yaralılar, kazanın ardından alev alan araçtan çevredekilerin yardımıyla çıkarıldı. İki yaralı, ambulansla Niğde Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Yanan araç ise itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürdü.

Görüntü Dökümü

------------------------

Kaza yerinden genel görüntü

İtfaiye ekipleri çalışırken görüntü

Araçtan fırlayan lpg tüpünden görüntü

Yaralıya ait ayakkabı görüntüsü

İtfaiye aracından görüntü

Hurdaya dönen araçtan görüntü

Polisler inceleme yaparken görüntü

Çekici tarafından araç çekilirken

Kaza yeriden görüntü

Haber - Kamera: Ali KADI/ NİĞDE,

======================================

'1915 Çanakkale Köprüsü' ihalesini kazanan Türk-Kore ortaklığı, sözleşmeye çağrıldı (2)

BAKAN'A MEMLEKETİNDE YOĞUN İLGİ

Kars'taki programları sonrası memleketi Kağızman ilçesine geçen Ulaştırma, Denizcilik ve Haber leşme Bakanı Ahmet Arslan ilçe halkının yoğun ilgisi ile karşılandı. İlk olarak Kaymakam Ercan Öter'i ziyaret eden Bakan Arlan, daha sonra MHP'li Belediye Başkanı Nevzat Yıldız'ı makamında ziyaret etti. Başkan Nevzat Yıldız, Bakan Arslan ve beraberindeki heyete Kağızman'a özgü uzun elma ikram etti. Bakan Arslan da uzun elmaları basın mensuplarına tattırdı. Bakan Ahmet Arslan, "Geçmişte Kağızman'a yatırım yapmanın sıkıntısını yaşadık. Önceki belediye yer bulamıyordu. Belediye başka kararlar alınca iş kilitleniyordu. Kağızman'a yatırımlarımıza desteklerinden dolayı belediye başkanına teşekkür ediyorum" dedi. Esnafı gezen Bakan Ahmet Arslan babası Süleyman Arslan'ı ziyaret ettikten sonra Kağızmandan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

-Bakanın kaymakam ziyareti

-Belediye başkanını ziyareti

-Karşılanması

-Vatandaşlarla selamlaşması

-Kahvede vatandaşlarla sohbet etmesi

Haber -Kamera: İlhami TURAN/ KAĞIZMAN, (Kars)

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet
title