Dha Yurt Bülteni - 18

Dha Yurt Bülteni - 18

El Bab'dan acı haber: 4 şehit, 15 yaralı (6)TSK: EYP PATLADISuriye'nin El Bab bölgesinde terör örgütü DEAŞ militanları ile çatışma sırasında 2 askerin el yapımı patlayıcının infilat etmesi sonucu şehit olduğunu açıkladı.

Dha Yurt Bülteni - 18

El Bab'dan acı haber: 4 şehit, 15 yaralı (6)


TSK: EYP PATLADI


Suriye'nin El Bab bölgesinde terör örgütü DEAŞ militanları ile çatışma sırasında 2 askerin el yapımı patlayıcının infilat etmesi sonucu şehit olduğunu açıkladı. Açıklamada şöyle denildi:


"Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında 8 Şubat 2017 öğleden sonra DEAŞ terör örgütü ile süren çatışmalar esnasında iki kahraman silah arkadaşımız daha el yapımı patlayıcı patlaması sonucu şehit olmuştur. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailesine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır diliyoruz."


Haber: Mücahit YOLCU/ GAZİANTEP,


==========================================


Zonguldak'ta otomobil şarampole yuvarlandı: 3 yaralı


ZONGULDAK'ın Ereğli İlçesi'nde, kontrolden çıkarak şarampole yuvarlanan otomobildeki 3 kişi yaralandı.


Kaza, saat 16.00 sıralarında Zonguldak-İstanbul Karayolu'nun 35'inci kilometresinde meydana geldi. Ereğli yönüne giden Erdal Adıyaman'ın kullandığı 67 ED 214 plakalı otomobil, virajda kontrolden çıktıktan sonra 20 metreden şarampole yuvarlandı. Sürücü Erdal Adıyaman'ın yara almadan kurtulduğu kazada Muhammet Bayar, Hatice Bayar ve Emine Bayar yaralandı.


Ambulansla Ereğli Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Görüntü Dökümü:


------------------------


-Yaralıların kurtarılması(cep telefonu)


-Ambulansta tedavileri yapılan yaralılar


-Şarampole devrilen otomobil


-Erdal Adıyaman'ın polise kaza anını anlatması


-Viraj girişine konan hız tabelası


Haber-Kamera: Sinan KABATEPE/EREĞLİ(Zonguldak),


================================================


Tutuklu işadamı FETÖ'nün Adana'daki A takımını itiraf etti


ADANA'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 36'sı tutuklu 103 sanığın yargılandığı davada, tutuklu işadamı Muammer Beluk, FETÖ'nün Adana yapılanmasındaki üst düzey isimleri açıkladı.


Haklarında 'Terör örgütüne üye olmak' ve 'Terör örgütüne finans sağlamak' suçundan 25'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmaları istemiyle dava açılan FETÖ/PDY lideri Fethullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 14'ü firari, 103 işadamının Adana 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmalarına üçüncü günde de devam edildi. Tutuklu sanıklardan Erciyes İnşaatın sahibi Muammer Beluk, savunmasında yapıyla ilgili bildiklerini anlattı. Cemaat ile 2001 yılında Anadolu Genç İş Adamları Derneği vasıtasıyla tanıştığını anlatan Beluk, savunmasında şunları söyledi:


"Bu dernekle Ankara'da Türkçe Olimpiyatları'na gittik. Orada siyahi bir çocuğun İstiklal Marşı'nı ezbere okumasından çok etkilendim. Böylece içlerine girmiş oldum. Bu yapıyla birlikte 2012 ve 2013 yıllarında ABD'ye, bunun yanı sıra da Kongo, Mısır, Senegal, Cezayir'e de gittim. Gittiğimiz yerlerde bize bu yapının okullarını gezdiriyorlardı. Amaçları bana okul yaptırmaktı. Çünkü benim hayır için okul yaptırdığımı biliyorlardı. Ancak daha önce Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ne Mimarlık Fakültesi ve Adana'ya bir lise yapma sözü vermiştim. Bu yüzden herhangi bir okul yaptırmadım onlar için. ABD'ye ilk ziyaretimizde 4 kişi, Fethullah Gülen'i görmeye gidecekti. Ancak Gülen hasta olduğu için görüşmenin iptal edildiğini söylediler."


'YANIMIZDA VALİ DE VARDI'


Konga'ya gittiklerinde yanlarında dönemin Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un da bulunduğunu belirten Beluk, "Kongo'ya gittiğimizde yanımızda dönemin Adana Valisi Hüseyin Avni Coş ve Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan da vardı. Hatta Çelikcan, benim de geziye katılmam için çok arayıp ısrar etti. Senegal'de kurban kestik. Parasal olarak bu yapıya hiç yardım yapmadım, yapmam da. Zaten bunu en başta onlara söylemiştim. Dağlıoğlu Mahallesi'nde bulunan Altınçocuk Okuma Salonu'nu yaptım. Bunu benden Cevdet Şeker istedi. Toplantı ve sohbetlere katıldım. Toplantılarda Barış Hoca diye bildiğimiz kişi dini sohbetler yapardı. Mavi Marmara olayından sonra bu yapıya karşı soğudum. 25 Aralık'tan sonra da pişman oldum" diye konuştu.


'ADANA'NIN A TAKIMI'


Adana'da FETÖ yapılanmasına yönelik önemli bilgiler veren Beluk, "Adana'nın il imamı olarak Öner Ekinci'yi biliyorum. Ekinci ile Kemal Elibal, Adana'da başrollerdeydi. A takımı olarak bilinen mütevelli heyetinde bildiğim kadarıyla Muammer Çalışkan, Mustafa Vural, Tahir Acaroğlu, Kemal Elibal, Ahmet Coşkun, Halil Kadı ve Ahmet Çalışkan yer alıyordu. Benim katıldığım toplantılarda himmet toplanmadı. Fethullah Gülen haini önce insanların gönlüne, sonra ruhuna, daha sonra ise ceplerine girdi" şeklinde konuştu.


'17-25 ARALIKTAN SONRA İSTİFA ETTİM'


Adana'nın tanınmış işadamlarından tutuksuz sanık Mehmet Kıvanç ise 17-25 Aralık sürecinde AGİD ve kapatılan Kanuni Üniversitesi'ndeki görevinden istifa ettiğini belirterek, "Bank Asya'daki hesap hareketliliğim 26 aylık sürede 404 kalemdir. Ben diğer bankalarda günde 250 kalem işlem yapıyorum. Bu yapıyla herhangi bir bağım yoktur. Fethullah Gülen'in talimatı üzerine Bank Asya'ya para yatırma iddiası gerçek dışıdır. Çünkü, istesek kanalize edebilecek durumdaydık. Ancak böyle bir destekte bulunmadık. Ayrıca Kanuni Üniversitesi'nde benim atmadığım imzalar var. Taklit imzaların tespit edilmesini istiyorum" diye savunma yaptı.


'GÜLEN İLE MAAŞ KUYRUĞUNDA ARA SIRA SELAMLAŞIRDIK'


Tutuklu sanık 68 yaşındaki Mahmut Yesari Kahraman'a FETÖ lideri Fethullah Gülen lehine yaptığı açıklamalar soruldu. Basında yer alan 'Hayatımda 15 başbakan gördüm, hiçbiri Hocaefendi'ye böyle iftira atmamıştı' başlıklı röportajını yalanlayan Kahraman, ifadelerinin çarpıtıldığını öne sürerek şunları söyledi:


"Fetullah Gülen ile 45 yıl önce İzmir'de imamlık yaptık. Maaşlarımız o dönemlerde elden verilirdi ve uzun kuyruklar oluşurdu. Bu kuyruklarda ara sıra selamlaşır, resmiyet içerisinde samimi olmadan sohbet ederdik. 1971 yılında İzmir'den ayrıldım, İskenderun'da bir fabrikada çalışmaya başladım. Oradan emekli oldum. Aynı röportajda Gülen'in 45 yıllık dostu olduğum yönündeki iddialar yalandır. Fethullah Gülen'i 40 senedir görmedim, görüşmedim. Fethullah Gülen'in kötü yüzünü görmedim, iyi görünen tarafını gördüm. Bugüne kadar ismim hiçbir yerde geçmiyordu da 40 sene sonra mı keşfettiler beni. Cezaevinde sağlığım da kötüye gidiyor. Tahliyemi istiyorum." Duruşmalar, ifadeler tamamlanıncaya kadar devam edecek.


Haber: Salih ÜÇTEPE/ADANA, -


==============================================


15 yaşındaki çocuk kullandığı traktörün altında kalarak öldü


İZMİR'in Bergama İlçesi'nde 15 yaşındaki Enver A., kontrolünden çıkıp ağaca çarptıktan sonra takla atan traktörün altında kalarak yaşamını yitirdi.


Kaza, bugün saat 16.30 sıralarında Bergama-Kozak Karayolu, Aşağı Mahalle Mevkisi'nde meydana geldi. Enver A. yönetimindeki 35 L 3404 plakalı arkasında sepet takılı traktör, aşırı hız nedeniyle kontrolden çıkıp yol kenarındaki ağaca çarparak devrildi. Kazada, traktörün altında kalan Enver A., yaşamını yitirdi.


Babasına ait traktörü izinsiz aldığı öğrenilen Enver A.'nın ölümü yakınlarını yasa boğdu. Enver A.'nın cesedi, olay yerindeki incelemelerinin ardından Bergama Faruk İlker Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı.


Haber: Oben ULU/BERGAMA (İzmir), -


==============================================


Maaşlarını alamayan işçiler, atölyedeki haczi engellemeye çalıştı


TEKİRDAĞ'ın Çerkezköy İlçesi'nde bir tekstil firmasında aylardır maaşlarını alamayan işçiler, alacaklı firmanın tesislere hacze gelmesi üzerine görevlileri, tesislere sokmadı. Maaşlarının ödenmesini isteyen işçiler, yaşanan kargaşanın ardından jandarma ekiplerinin iknasıyla atölyedeki makinelerin haczedilmesine izin verdi.


Çerkezköy İlçesi'nin Kızılpınar Mahallesi'nde geçen yıl kurulan bir tekstil atölyesinde çalışan yaklaşık 100 işçi, son 3-4 aydır maaşlarını alamadı. İddiaya göre işleri sahipleri Burhan D. ile Feridun G., piyasaya da borçlanınca, kayıplara karıştı. Firmadan alacakları bulunan firmalar mahkemeye başvurup, haciz kararı aldırdı. Bugün saat 16.30 sıralarında alacaklılar haciz memurları ile birlikte atölyeye gelip, tekstil makinelerine alacaklara karşı el koymak istedi. Ancak aylardan maaşlarına alamayan işçiler, bu duruma karşı çıkıp önce kendi maaşlarının ödenmesini isteyerek, haciz işleminin gerçekleşmesini izin vermedi.


Atölye önünde kargaşa yaşanması üzerine bölgeye Çerkezköy İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, işçileri atölye önünden uzaklaştırmak isterken, olayı duyan diğer işçilerin de gelmesi üzerine tesis önüne takviye jandarma ekipleri gönderildi. İşçiler adına konuşan bir işçi, aylardır maaşlarını alamadıklarını belirterek, "Bizler maaşlarımızı alamazken, üstüne üstlük birde başka alacaklı firmalar tarafından haciz memurları geldi ve içerideki makineleri almak istiyorlar. Bizler maaşlarımızı almadan makineleri vermeyeceğimizi ifade ettik. Yaklaşık 100 işçi kaç aydır maaşlarını alamıyor ve hepimiz zor durumdayız. Hacze gelen kamyonları karşımızda görünce makinelerin alınmasına izin vermedik ve kamyonları geri gönderdik. Paralarımızı almadan makineleri teslim etmeyeceğiz" dedi.


Jandarma ekipleri haklarını isteyen işçileri, ikna etmek için uzun süre çaba sarf ederek kendilerini bilgilendirdiler. Bir ara ortam gerginleşirken, taşkınlık çıkarmak isteyen bir kaç işçi jandarma ekipleri tarafından güçlükle sakinleştirildi. Uzun süren bilgilendirmelerin ardından jandarma ekiplerinin ikna çabaları sonuç verirken, haciz için gelen kamyonlar da atölye önüne çekildi. Maaşlarını alamayan işçiler taşkınlık yapmadan makinelerin yüklenmesini izleyeceklerini belirtirken, jandarma ekipleri de oluşturdukları güvenlik kordonuyla işçilere izin verdi. Atölyede bulunan 30 adet tekstil makinesi ve atölyede kullanılan birkaç tekstilde kullanılan masalar üç kamyona yüklenerek yediemine götürüldü. İşçiler de kamyonların gitmesinin ardından olaysız bir şekilde dağıldılar.


Görüntü Dökümü


---------------------------


-Atölye önünden detaylar


-Hacze gelenleri engelleyin işçiler


-Tesis önündeki kargaşa


-Jandarma ekiplerinin müdahalesi


-İşçilerin tepkileri


-Jandarmanın bilgilendirmesi


-Makinelerin alınması


-Detaylar


Haber-Kamera: Şaban KARDEŞ/ÇERKEZKÖY(Tekirdağ),


===================================================


Ege'nin en büyük kayak merkezi cazibe merkezi olacak


DENİZLİ'de bulunan Ege Bölgesi'nin en büyük kayak merkezi durumundaki Denizli Kayak Merkezi'nin turizm potansiyelini arttırmaya yönelik çalışmalar devam ediyor. Kentte faaliyet gösteren 46 acente temsilcisinin Kayak Merkezini yerinde incelemesini sağlayan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Pamukkale Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Turan Köseoğlu, Denizli Kayak Merkezi'nin geleceğin kayak merkezleri arasında önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.


Türkiye'deki kış turizminin önemli merkezlerinden olması beklenen ve Ege bölgesinin en büyük kayak merkezi durumundaki Tavas ilçesinin Nilüfer Mahallesinde bulunan Denizli Kayak Merkezi, şehirde faaliyetlerini sürdüren 46 turistik acente temsilcisini ağırladı. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Pamukkale Bölgesel Yürütme Kurulu tarafından düzenlenen gezide, profesyonel acente temsilcileri kayak merkezini gezerek, doğal güzellikleri yerinde görme fırsatı buldu. Kayak merkezini daha iyi tanıtarak düzenlenen turlarla bölgeye gelen turist sayısını ve kente gelen turistlerin konaklama sayısını arttırmayı amaçlayan gezide, acente temsilcileri, telesiyeje binerek zirveye çıktı. Kayak pistlerini yerinde inceleyen temsilciler Büyükşehir Belediyesi'nin sosyal tesislerinde sucuk ekmek keyfi yaptı.


TÜRSAB Pamukkale Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Turan Köseoğlu, Denizli Kayak Merkezi'nin ülkedeki kış turizminde ciddi bir potansiyele sahip olduğunu, düzenledikleri geziyle kentteki acente temsilcilerine kayak merkezini tanıttıklarını ve amaçlarının Denizli Kayak Merkezi'ni cazibe merkezi yapmak olduğunu söyledi.


Denizli'nin turizm değerleri bakımından birçok hazineye sahip olduğunu belirten Köseoğlu, "Denizli Kayak Merkezi geleceğin kayak merkezleri arasında büyük bir potansiyele sahip. Profesyonel bir kayakçı ile burada görüştük. Doğru adımlar atılırsa Denizli Kayak Merkezi'nin Türkiye'nin ilk üç kayak merkezinden birine girebileceğini söyledi. Turizm acenteleri olarak Denizli'nin turizmden gereken payı almadığını düşünüyorum. Komşu Aydın, Antalya, Muğla, İzmir ve Uşak gibi bu illerden gelecek olalar ya da konaklamalı turlarla Denizli Kayak Merkezinin daha da hareketli bir hale geleceğini düşünüyoruz" dedi.


Geziye katılan acente temsilcilerinden Oğuz Güler, Pamukkale'yi ziyaret eden turistlerin Denizli Kayak Merkezi'ne de gelmesinin sağlanması durumunda kentin turizm anlamında oldukça hareketleneceğini söyledi. Kayak merkezinin tanıtımı için çalışmalar yapacaklarını ifade eden Güler, "Buraya turizmci arkadaşlarımızla beraber burayı tanıtmak, değerlerimizi çevremize anlatmak için geldik. Yetkililer, buranın kar kalitesinin çok iyi olduğunu, Türkiye'de ilk ikiye girebileceğini söylediler. Bir tarafımız Pamukkale, bir tarafımız kayak merkezi eğer turistleri buraya çekebilirsek, tanıtımını iyi yapabilirsek, gerek fuarlarda ve acenteler olarak bizler bunu başarabilirsek, hem Pamukkale'nin hem buranın daha fazla hareketlenmesini sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Bizde acenteler olarak tüm desteği vereceğiz" diye konuştu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


--------------------------------


Kayak merkezinden görüntü


Acente sahiplerinden görüntü


Telesiyejden görüntü


Turan Köseoğlu'nun açıklamasından görüntü


Oğuz Güler'in açıklamasından görüntü


Genel ve detay görüntü


Haber-Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

Kaynak: DHA