Dha Yurt Bülteni-17
Haberler » Güncel » Dha Yurt Bülteni-17 - Haber

Dha Yurt Bülteni-17

Destici: PKK'lıların devletten temizlenmesi lazımBBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Mardin'de şehit edilen Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk'ün ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

Dha Yurt Bülteni-17

Destici: 'lıların devletten temizlenmesi lazım


BBP Genel Başkanı , 'de şehit edilen Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk'ün ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Devlet kurumlarından PKK'lıların temizlenmesi gerektiğini söyleyen Destici, "Hain PKK'lıların devletin içinden temizlenmesi lazım. O bölgeye kayyum olarak atanan belediye başkanları, kaymakam, kaymakam yardımcıları ve valilerin mutlaka yakın çalışma arkadaşlarının kendilerine seçme imkanı verilmesi lazım. Onlar PKK'nın atadığı insanlar" dedi.


BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, şehit Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk'ün Arifiye İlçesi'ndeki baba evine taziye ziyaretinde bulundu. Şehit kaymakamın babası Asım Safitürk, Destici'yi kapıda karşıladı. Genel Başkan Destici şehidin babası ve yakınlarına baş sağlığı dileklerini ilettikten sonra evin önünde bulunan çadırda Kuran okuyarak şehit kaymakam için dua etti. Destici ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, PKK terör örgütünün yalnızca dağdaki üyesiyle değil, tüm destekçileriyle mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Terörle mücadelede topyekün bir mücadele safhasına girilmiştir. Biz başından beri bunu söylüyorduk. PKK'nın tüm unsurlarına karşı topyekün mücadele hem dağdakine, hem finans ayaklarına, hem belediyelere, hem dış desteklere topyekün bir mücadele verilmesi gerektiğini söylüyorduk. Bugün veriliyor, biz bunu sonuna kadar destekliyoruz" dedi.


Destici devlet kurumlarının PKK'lılardan temizlenmesi gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:


"Kaymakamımızın şehit edilmesinde şunu gördük ki, kaymakamlıkta çalışan, devletten maaş alan, devletin ekmeğini yiyen hainler bu işin içindeler. Bunlar aracılık etmişler. Bundan 4-5 yıl önce de Gaziantep'te bomba patlatıp 9 sivilimizi şehit ettiklerinde de o zaman da başmüdür yardımcıları vardı bu işin içinde. Bu hain PKK'lıların devletin içinden temizlenmesi lazım. O bölgeye kayyum olarak atanan belediye başkanları, kaymakam, kaymakam yardımcıları ve valilerin mutlaka yakın çalışma arkadaşlarının kendilerine seçme imkanı verilmesi lazım. Onlar PKK'nın atadığı insanlar. Onlarla çalıştırırsanız bu gibi kahpeliklerle karşı karşıya kalabiliriz. Oraya sızmış olan PKK'lı imam, memurdu, yazı işleri müdürüydü hepsinin temizlenmesi lazım. Terörle mücadelede ne kadar doğru adım atılıyorsa ki bugün doğru adımlar atılıyor, biz devletimizin, hükümetimizin terörle mücadelede yanındayız"


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------


Destici ziyareti


Açıklamaları


Aziz GÜVENER/ADAPAZARI(Sakarya), -


===========================


Tunceli Belediyesine Vali Yardımcısı kayyum olarak atandı (3)


TUNCELİ BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ ÖNER GÖREVİNE BAŞLADI


Tunceli Belediye Başkanı Mehmet Ali Bul'un tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum olarak atanan Vali Yardımcısı Olgun Öner, sıkı güvenlik önlemleri eşliğinde belediye binasına gelerek başkanlık makamına oturdu. Başkan Vekili Öner, belediye binasına gelmeden önce polis ekipleri belediye binasında arama yaptı. Saat 16.00 sıralarında belediye binasında polis arama yaparken, içerdeki belediye personelleri dışarıya çıkarıldı ve belediye binasına girişlere izin vermedi.


Polis ile belediye önünde bekleyen grup arasında zaman zaman kısa süreli gerginlik yaşandı. HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü burada yaptığı konuşmada, "İşgalci vali sanki bu memlekete iyi bir hizmet yapmış gibi işgalini ziyarete gelmiş. İşgalini bize kabul ettirmeye gelmiş. Bu vali artık devletin valisi değil. Atanan da öyle başkan vekili falan değil. Sarayın atamasıdır, AKP'nin atamasıdır. Burada haklın iradesini gasp etmeye hakkı yok. Bu halk bunu kabul etmeyecek" dedi. Vali Osman Kaymak ve Başkan Yardımcılığı'na getirilen Vali Yardımcısı Olgun Öner, daha sonra başkanlık makamında basın açıklaması yaptı. Tunceli Valisi Osman Kaymak, burada yaptığı konuşmada, valilik olarak bütün hizmetlerde belediyenin yanında olacaklarını belirterek, "Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma sonucu belediye başkanı, eş başkan, toplam 12 kişi tutuklanarak cezaevine konulmuştur. Bunun sebebi terör örgütü PKK'ya üye olmak, yardım ve yataklık etmek suçlamasıyla dava açıldı ve tutuklandılar. Bu adli bir karardır. Valilik olarak, hükümetimiz olarak burada amacımız halkımıza hizmet etmektir. Tutuklanınca yasa gereği İçişleri Bakanımız belediye yasası gereği vali yardımcımız Olgun Öner beyi buraya belediye başkan vekili olarak atadı. Arkadaşımızı buraya getirdik. Kendisine başarılar diliyorum. Biz valilik olarak yanında olacağız. Daha önceki belediyede hizmetlerde zaman zaman ayrılıklar oldu ama şimdi valiliğin bütün hizmetleri halkımızın hizmetinde olacak. Arkadaşımız proje hazırlayacak ve sistemli alışacağız. Burada belediyenin amacı halka hizmet götürmektir ama bu güne kadar bu hizmetlerin yeteri kadar verildiğini düşünmüyoruz. Bu çerçevede bizler burada halka zulüm etmek için değil, hizmet etmek için geldik. Bu geçici bir durum. Şu an ülkemiz olağanüstü hal koşullarında yönetiliyor. Bu kalıcı bir şey değildir. Terör örgütünün Tunceli halkının üzerindeki baskısı kalkıncaya kadar devam edecek" dedi.


Tunceli Belediyesi'ne Başkan Vekili olarak atanan Vali yardımcısı Olgun Öner ise, 3 yıldır Tunceli'de yaşadığını ve Tunceli halkının ihtiyaçları ile eksikliklerini bildiğini ifade ederek, "Tunceli Vali Yardımcısı olarak bugün itibariyle sayın İçişleri Bakanımız'ın onayıyla Tunceli Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmiş bulunmaktayım. Tunceli'ye bizler yabancı değiliz. 3 yılı aşkın süredir Tunceli'deyiz. Tunceli'nin eksikliklerini, Tunceli'nin ihtiyaçlarını biliyoruz. Bu vesileyle de İçişleri Bakanımız bizleri bu göreve tevbih ettiler. Bu gayri resmi bir atama değil. Kanuni ve adli bir süreç sonunda tutuklanan belediye başkanı ve beraberindekilerle devam eden idari bir sürecin devamı. Önemli olan bunun nasıl olduğuna değil de, bundan sonra önümüze bakmak. Tunceli'ye hizmet etmek için bizler buradayız. Sayın valimiz başımızda olacak, bize destekleri olacak. Tunceli halkı hizmetin en güzelini, en iyisini hak ediyor. Bizler de bu vesileyle önemli olan hizmet etmekse bunun kim tarafından yapıldığı bence çok önemli değil. Tunceli halkı bunu biliyor. Bunun mağduriyetini yıllarca yaşadığını bizler yakinen biliyoruz" diye konuştu. Polis ekipleri belediye önünde yoğun güvenlik önemli alırken, belediye önünde slogan atan kalabalık grup, daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


----------------------------------------------


-Belediye binasında bekleyen polis ve vatandaşlar


-Polis ile vatandaşlar arasında yaşanan gerginlik


-Kısa süreli müdahale


-HDP'li Alican Önlü'nün konuşması


-Vali Osman Kaymak ve Başkan Vekili Olgun Öner'in konuşmaları


-Alınan güvenlik önlemleri


-Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Tunç'un vatandaşları sakinleştirmeye çalışması


-Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: TUNCELİ, -


===================================


Sezaryende unutulan sargı bezi, ölüme götürdü -EK


SORUŞTURMA AÇILDI


İzmir'de, Harika Yanık'ın sezaryenle 6 ay önce yaptığı doğum sırasında rahminde sargı bezi unutulduğu için hayatını kaybetmesi üzerine İl Sağlık Müdürlüğü, harekete geçti. Hastanelerden eldeki tüm evrakları isteyen İl Sağlık Müdürlüğü'nün, konuyla ilgili soruşturma açtığı öğrenildi. Müfettişlerin araştırmalarından sonra doktor ve hastane hakkında, adli soruşturmanın yanı sıra idari anlamda da yaptırım uygulanabileceği ifade edildi.


İZMİR


===========================


Bartın'da 17 yaşındaki liseli 5 gündür kayıp


BARTIN'da, lise öğrencisi 17 yaşındaki Sezer Arabacı, 5 gün önce evden çıktıktan sonra kayboldu.


Hürriyet Mahallesi'nde oturan Mehmet Akif Ersoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Sezer Arabacı, geçen Cumartesi akşam saatlerinde, köyde oturan dedesinin yanına gideceğini söyleyerek evden çıktı. Köye gitmeyen, eve de dönmeyen Sezer Arabacı kayboldu. Çocuklarından alamayan Müesser ve Mustafa Arabacı çifti polise başvurdu. Şimdiye kadar yapılan aramalarda Sezer Arabacı'ya ulaşılamadı.


İnşaat ustası 40 yaşındaki Mustafa Arabacı, "Oğlumla hiçbir sorunumuz yoktu. Geçtiğimiz Cumartesi günü 'köye gidiyorum' diye çıktı. Biz de sonra köye gittik. Ancak köye gitmemiş. Sonra her yeri aradık, bulamadık. Cep telefonunu aradık, ulaşamadık. Daha sonra polise başvurduk, bir sonuç alamadık. Gece gündüz oğlumuzu arıyoruz. Görenlerin insaniyet namına haber vermelerini istiyorum" dedi.


42 yaşındaki Müesser Arabacı da oğlunun hayatından endişe duyduğunu söyleyerek gözyaşlarına boğuldu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------------------------


-Aileden detay görüntü


-Kayıp çocuğun fotosu


-Annenin ağlaması


-Baba ve anne ile röp.


Dosya adı: brt_kayıp_ogrencı


Süre: 2.24 Boyut: 74,7 MB


Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN,


=====================================


Bakan Avcı, mektupla kitap isteyen öğrencileri ziyaret etti (2)


TARİHİ YERLERİ GEZDİ


Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı Şanlıurfa'daki temasları kapsamında Örencik Mahallesi yakınlarında bulunan ve dünyanın en eski tapınak kalıntılarına ev sahipliği yapan Göbeklitepe'yi gezdi. Kazı alanında yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi alan Avcı, Göbeklitepe'nin yakın bir zamanda tüm dünyayı çeken bir cazibe merkezi olduğunu belirterek şunları söyledi:


"Burası en eskisi 11 bin 500 yıl öncesine uzan bir alan. Buranın ne olduğuna dair en çok rağbet gören teori bir tapınak kompleksi olduğu. Bunun nasıl bir inanç sistemine yaslandığına dair henüz elimizde sağlam veriler yok. Şu haliyle bile bütün yerleşik tarih açıklamalarını, arkeolojik senaryoları alt üst eden bir bulguyla karşı karşıyayız. Aşağıdaki buluntuları korumak üzere bir çatı projesi yürürlükte. Bu proje tamamlanana kadar kazılara ara verildi. Çatının önümüzdeki Mayıs sonu Haziran başı itibariyle tamamlanmış olmasını bekliyoruz. Çatı gerçekleştirildikten sonra kazı ve ziyaretler devam edecek. Burası yakın bir zaman tüm dünyadan ziyareti çeken bir cazibe merkezi olacak. Zaten olmaya başladı. Kültür Bakanlığı olarak Göbeklitepe'nin tanıtımına ayrı bir önem veriyoruz. Önümüzdeki dönemlerde Şanlıurfa'nın ve Türkiye'nin zenginliklerine yeni bir unsur daha eklenmiş olacaktır. İnşallah burası dünya arkeolojik literatürlüğüne çok önemli bir katkılarda bulunacağını düşünüyoruz."


Göbektepe ziyaretinin ardından Bakan Nabi Avcı, Türkiye'nin en büyük dünyanın ise sayılı müzelerinden biri olan Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesini gezdi. Müzeyi gezerek yetkililerden bilgi alan Bakan Avcı, son olarak kentin simgesi olan Balıklıgöl'ü gezdi. Bakan Avcı, seyyar satıcılardan aldığı yemi balıklara atarak dilek tutu. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan ve sık sık fotoğraf çektiren Avcı, Hz. İbrahim'in doğduğuna inanılan mağarayı gezdikten sonra Dergah Camisi'nde akşam namazı kıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


------------------------------------


Bakan Avcı'nın müzeyi gezmesi


Bakan Avcı'nın balıklıgölü gezmesi


Bakan Avcı'nın balıklara yem atması


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Ömer PINAR-ŞANLIURFA-DHA)


============================================


Zonguldak'ta FETÖ iddianamesinde 84 kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi


ZONGULDAK'ta, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında, aralarında örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 69'u tutuklu 84 şüpheli hakkında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı.


Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca 15 Temmuz darbe girişimi ardından, FETÖ/PDY ile bağlantıları olduğu ve örgüte finans desteği sağladıkları iddia edilen iş adamlarıyla ilgili başlatılan soruşturma tamamlandı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcı vekili Ahmet Yıkılmaz'ın hazırladığı 200 sayfalık iddianame ile örgüt elebaşı Fethullah Gülen'in yanı sıra Zonguldak'taki dernek yöneticileri, iş adamları, kamu kurumlarında çalışan kişilerin olduğu 69'u tutuklu, 14'ü firar ve 1'i adli kontrolle serbest bırakılan 84 şüpheli hakkında dava açıldı. 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede sanıklar için, 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme', 'Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık', 'Terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet', 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme', 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istendi.


Örgütün şeması anlatılan iddianamede örgüt elebaşı Fethullah Gülen'in İzmir Kestanepazarı Kuran Kursu'nda görev yaptığı dönemde çevresinde bulunan arkadaşları ile dini motifleri de kullanarak örgütün çekirdek kadrosunu oluşturduğu, faaliyetlerini 13-18 yaş grubundaki öğrenci ve genç kesim üzerinde yoğunlaştırdığı bilgilerine yer verildi. Örgütün, Kuranı Kerim'i ve onun hükümlerini yüceltmek, savunmak ve Allah'ın emrettiği şekilde yaşamak gayesi ile hareket ettiği gibi görünse de asıl amacın Türkiye'de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek ve aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük ve etkili siyasi ve ekonomik güç haline gelmek olduğu belirtildi.


VAAZLARI İDDİANEMEYE GİRDİ


Fethullah Gülen'in, "Firavunlar çağını yaşıyoruz, toprak firavun bitirmek için pek mühimdi. Böyle bir dönemde tam özünüzü bulacağınız, kıyama ereceğiniz ana kadar, dünyayı sırtımıza alıp taşıyabileceğimiz güce ulaşana kadar, o kuvveti temsil edeceğiniz şeyler elinizde olacağı ana kadar Türkiye'deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır" şeklinde bir vaazında söylediği sözler de iddianamede delil olarak yer aldı.


ÖRGÜT ÜYELERİNE SADAKAT YEMİNİ


Örgütün çalışma yapısı hakkında da geniş bilgilerin verildiği iddianamede, kamu kurumlarının önemli kademelerinde çalışan kişilerin kod isim kullandığı, ayrıca örgüte itaat ve bağlılık vurgusu yapılan bir metin doğrultusunda kutsal değerler üzerine yemin ettirilerek, örgüt liderine koşulsuz sadakatleri sağlandığı da anlatıldı. İddianamede şu ifadelere yer verildi:


"Örgütün en önemli hedefinin yasal veya yasa dışı dinleme, izleme, raporlarla elde ettiği bilgileri, tehdit-şantaj olarak kullanmak ve Türkiye'de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek, aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük, etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmek olduğu anlaşılmaktadır. Örgütün ideolojisinin Türkiye'de devletin bütün anayasal kurumları, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek ve aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük ve yetkili bir güç haline gelmek olduğu anlaşılmıştır. FETÖ/PDY isimli yapı/teşekkülün; belirlenen amaçlar etrafında insan sayısı olarak üçten fazla kişinin bir araya geldiği, hiyerarşik görev dağılımının yapıldığı, gizliliğin esas alındığı, iş bölümünün, faaliyet alanlarının, sorumluluklarının önceden tespit edildiği, eleman ve finansal kaynak temini ile üyelerinin eğitiminin ne şekilde yapılacağı gibi hususların açıkça ortaya konulduğu, kod isim ve yemin uygulaması olan, kendine özgü ceza ve ödül sistemi bulunan profesyonel bir örgütlenme olduğu anlaşılmıştır."


'HÜKÜMETİN SEÇİMİ KAYBETMESİ İÇİN DİĞER PARTİLERDE MÜŞAHİTLİK'


İddianamenin sonuç bölümünde, Fethullah Gülen'in asıl amacının Türkiye Cumhuriyeti anayasal kurumlarını ele geçirerek kendi görüşleri doğrultusunda bir yapı oluşturmak olduğuna vurgu yapılarak şöyle denildi:


"Sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde darbeye teşebbüs eden terör örgütü üyeleriyle birlikte hareket edip onlara destek verdikleri, hatta hükümetin seçimleri kaybetmesi amacıyla diğer partilerde müşahitlik görevleri aldıkları ve bu şekilde seçimlerde görev yaptıkları anlaşılmıştır. Bu şekilde anayasal düzeni değiştirmeye ve hükümeti yıkmaya teşebbüs ettikleri kanaatine varılmıştır. Şüphelilerin ortakları oldukları veya çalıştıkları özel eğitim kurumları ya da kendi şirketleri aracılığıyla, ayrıca düzenledikleri sohbet toplantıları ile terör örgütüne sempatizan ve üye kazandırdıkları, bu toplantılarda örgüte finansman sağlamak için himmet, kurban parası, öğrenci bursu gibi faaliyetlerle nakdi yardımlar topladıkları, ayrıca örgüte ait gazete ve dergilere abone bulmak suretiyle örgütün propagandasını yaptıkları ve geniş kitlelere yayılmasını sağlayarak örgüte yeni katılımları artırdıkları anlaşılmıştır."


Görüntü Dökümü:


------------------------------------


-İddianameye konu kişilerin adliyeye çıkarılması(arşiv)


-Adliyeden detaylar


Dosya Adı: zngfetoiddianame


Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ ZONGULDAK,


======================================


Bilecik'te FETÖ şüphelisi 10 kişi adliyeye sevk edildi


Bilecik'te Fethullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan 10 kişi adliyeye sevk edildi


Bilecik Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aralarında sanayici, esnaf ve din görevlilerinin bulunduğu 10 kişiyi gözaltına aldı. Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulamaları tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.


Görüntü dökümü:


----------------


-Şüphelilerin adliyeye getirilirken çekilen görüntüleri


Haber-Kamera: Cafer ELMAS-BİLECİK,


=============================================


Dolandırıcının hesabına yatırdığı parayı bloke ettirdi


ZONGULDAK'ta, borçları nedeniyle bankaların kredi vermediği 58 yaşındaki Salih A., telefonla arayarak kredi çekmesine yardımcı olacağını söyleyen kişiye inanıp hesabına 2 bin 50 lira yatırdı. Dolandırıldığını fark eden Salih A, dolandırıcı çekmeden prayı bloke ettirdi.Emekli Salih A., ihtiyaç kredisi çekmek için banka şubelerine başvuruda bulundu. Ancak bankalara olan borçları nedeniyle Salih A.'ya kredi verilmedi. Salih A.'yı cep telefonundan arayan bir kişi, "Biz htiyaç sahiplerine kredi çekiyoruz, siz de ister misiniz?" dedi. Telefondaki dolandırıcıya inanan Salih A., kredi masrafları için para talep eden kişinin hesabına PTT şubesinden 2 bin 50 lira para yatırdı. Bir süre sonra, hesabına para yatırdığı kişiye cep telefonu ile ulaşamayınca dolandırıldığını anlayan Salih A., şubede görevlilere durumu anlatarak polise haber verdi. Dolandırıcı çekmeden para bloke edildi.


İfadesi alınmak üzere polis merkezine götürülen Salih A.'ya parasının, yapılacak işlemlerin ardından geri verileceği belirtildi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------------------------


-Salih Akduman'ın PTT Merkez Şubesi'nden çıkıp polis aracına binmesi


-Polis aracının ayrılması


-PTT Merkez Şubesi


Haber-Kamera: Durmuş SEVİNDİK/ZONGULDAK,


===================================

Kaynak: DHA

Manşet

Haberler