Dha Yurt Bülteni - 17

Dha Yurt Bülteni - 17

Bakan Fakıbaba: Bizim fakir fukaramız da et yiyecek (2)ZENGİN TOPRAKLARIN ZENGİN ÇOCUKLARI OLACAĞIZGıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, " Bizim bu kadar zengin topraklarımız var. Zengin toprakların fakir çocuklarıyız. Biz zengin toprakların zengin çocukları olacağız" dedi.

Dha Yurt Bülteni - 17

Bakan Fakıbaba: Bizim fakir fukaramız da et yiyecek (2)

ZENGİN TOPRAKLARIN ZENGİN ÇOCUKLARI OLACAĞIZ

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba,"Bizim bu kadar zengin topraklarımız var. Zengin toprakların fakir çocuklarıyız. Biz zengin toprakların zengin çocukları olacağız" dedi.

Yozgat'ın Kadışheri İlçesine bağlı Kabalı Köyünde arazi toplulaştırma yöntemiyle birleştirilen 10 bin 920 dekar alanın 5 bin 345 dekarında oluşturulan Kabalı Meyve Bahçesinde incelemelerde bulunan Bakan Fakıbaba, meyve bahçesinin Türkiye için örnek bir bahçe olduğunu ve bu tür projeleri yaygınlaştıracaklarını söyledi. Fakıbaba, "Bakanlık görevine geldiğim günden beri hayal ettiğim olay buydu. Genelde insanlar 5 dönüm 3 dönüm 10 dönüm ile tarım yapmaya çalışıyorlar. Oysa dünyaya baktığımızda en az 5 bin dönüm 6 bin dönüm, en küçüğü bin dönüm. Burası örnek bir yer. Yani parselleri birleştirmişler yine mal sahiplerinin tapuları kendi cebinde, burası bir işletme. Eskiden buradan insanlar bir lira kazanırken şimdi 10 lira kazanıyor. Burada köyden kente göç varken, şimdi İstanbul'dan bu köye göç var. Yozgat'ın üretmiş olduğu elmanın toplam miktarı 15 bin ton. Sadece bu köy 4 bin tonunu üretiyor" diye konuştu.

BEN ÜRETENİN ELİNİ ÖPERİM

Kabalı Köyünde meyve bahçelerini gezen Bakan Fakıbaba, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu proje önemli bir proje. Benim kalbimin attığı bir proje, Türkiye'nin kalbinin atacağı bir proje. Üreticinin gerçekten efendilik yapabileceği, mükemmel bir şekilde yaşacağı bir proje. Biz Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak Allah'ın izni ile destekleyeceğiz. Ben inanıyorum Cumhurbaşkanımız da bu projeye destek verecektir. Kısa sürede bu projeler kartopu gibi büyücek bunu fındıkta da, çayda da, kaysıda da başarırız. Biz üretici için varız, gece gündüz vallahi sizin için çalışıyoruz. Sizin mutluluğunuz için varız. Ben üretenin elini öperim diyorum. Bunu samimiyetli söylüyorum. Eğer şu elmayı üreten olmasa ben bu elmayı nasıl yiyeceğim. Bütün dünya benim olmuş olsa, ekmek yoksa, et yoksa, buğday yoksa, ben ne yaparım dünyayı. Ben hekimim, 40 gün yaşarsın sonra gidersin. Onun için üretmek lazım. Bu projeleri önemsiyoruz. Farklı modeller çıkaracağız. Sayın Cumhurbaşkanıma arz edeceğim. Farklı yasalarla inşallah bu işin önünü açacağız. Bakacaksınız ki, köyler akıl birliği içerisinde müthiş bir şekilde bir araya gelecekler ve üretimlerini birleştirecekler."

ZENGİN TOPRAKLARIN FAKİR ÇOCUKLARIYIZ

"Üretimi artırmak ve kaliteli hale getirmek amacıyla, örnek olsun diye her ilde 3 tane köy düşünüyorum. Bu projeler, toprağın analizine, köyün durumuna, su durumuna göre, bazısı meyve bahçesi, bazısı zeytin, bazısı tahıl, hububat olur, duruma göre. Biz tarım bakanlığı olarak destekleyeceğiz bu projeleri, üretimi birleştireceğiz. İnsanlar mutlu olacaklar. İnsanlar, insan gibi çok daha iyi yaşama kalitesini yükseltecekler. Benim Avrupa'dan hiçbir farlılığım yok. Daha fazla zenginliğim var. Bizim bu kadar zengin topraklarımız var. Zengin toprakların fakir çocuklarıyız. Biz zengin toprakların zengin çocukları olacağız. Bizim daha yapacak çok işimiz var. 2023 hedefleri çok önemli hedefler, bu hedeflerde en azından ülkenin çok büyük bir kısmında artık köylerden şehre göç etmeyecekler, şehirden köye göç edecekler. Köyde yaşayanlar güzel şeyi hak ediyorlar, üreten insanlar güzel şeyi hak ediyorlar. Üreten insanlara çok değer veriyoruz. İnşallah elimizden geldiği kadar onları destekleyeceğiz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Bakan Fakıbaba'nın meyve bahçesini incelemesi

-Bakan Fakıbaba'nın açıklamaları

Haber: Harun GÖKÇEOĞLU/YOZGAT, 

=======================================

Trafodaki patlama korkuya yol açtı

İZMİR'in Güzelbahçe İlçesi'nde, bir elektrik trafosunda ardı ardına meydana gelen patlama, mahalle sakinleri arasında korkuya neden oldu.

Güzelbahçe'de bir parkta bulunan elektrik trafosunda bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangınla birlikte trafoda ardı ardına patlamalar oldu. Yüksek ses çıkaran patlamalar nedeniyle mahalle sakinleri panik yaşadı. Patlamalar, bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Bazı vatandaşlar ise korku içinde durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri yanan trafoya müdahale ederek, kısa sürede söndürdü. Kimsenin yaralanmadığı olayda trafo kullanılamaz hale geldi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Trafodaki patlamalardan görüntü

Haber-Kamera: Mehmet CANDAN / İZMİR,

=========================================

Çatı katından yükselen duman korkuttu

ANTALYA'da bir apartmanın çatı katından yükselen duman paniğe neden oldu.

Yangın, Muratpaşa İlçesi Kışla Mahallesi Cengiz Toytunç Caddesi üzerinde bulunan 6 katlı Melek Apartmanı'nın çatı katında meydana geldi. Binadan duman yükseldiğini görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Apartman sakinleri kısa süreli panik yaşarken dumandan etkilenen olma ihtimaline karşı sağlık görevlileri hazırda bekledi. Kısa sürede gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etti.

Çıkış nedeni belirlenemeyen yangınla ilgili itfaiye ve polis inceleme başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

yangından alevli görüntü

İtfaiyenin müdahalesi

Haber: Bülent TATOĞULLARI- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

============================================

Tartıştığı kızını, boğazını keserek öldürdü

ELAZIĞ'da telekomünikasyon firmasında görevli 49 yaşındaki Ahmet Baş, evlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartıştığı kızı 22 yaşındaki Hilal Baş'ı, boğazını keserek öldürdü. Ahmet Baş, cinayet sonrası polisi arayıp, "Kızımı öldürdüm" diye kendisini ihbar etti. Merkez Rüstempaşa Mahallesi Çiftçi Sokak'taki bugün öğle saat 13.00 sıralarında, Ahmet Baş evlerinde kızı Hilal Baş ile henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışma sırasında Ahmet Baş, mutfaktan aldığı bıçakla kızının boğazını kesti. Kanlar içinde yere düşen Hilal Baş, olay yerinde can verdi. Polisi arayan Ahmet Baş, "Kızımı öldürdüm" diyerek kendisini ihbar etti. Eve gelen polis ekipleri, baba Ahmet Baş'ı gözaltına aldı. Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından Hilal Baş'ın cesedi, otopsi için ambulansla Fırat Üniversitesi Hastanesi'nin morguna gönderildi. Acı haberi duyarak eve koşan genç kızın yakınları, sinir krizi geçirdi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Apartmanın önünden görüntü 

-Kaldırımda oturan ailenin görüntüsü 

-Cenaze arabasının gelişi 

-Öldürülen genç kızın cenaze arabasına alınması 

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: ELAZIĞ,

============================================

Bilal Erdoğan: 21'inci yüzyıl bizim yüzyılımız olacak

TÜRKİYE Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu üyesi Bilal Erdoğan, "21'inci yüzyıl inanın bizim yüzyılımız olacak. Bundan benim hiç şüphem yok. Sizin de olmasın. Dünyanın bugünkü bu çalkantıları inşallah çok kutlu doğumlara haberci" dedi.

TÜGVA Bolu İl Hizmet binası, törenle açıldı. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın yanında Vali Aydın Baruş, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Ağcan, Seben Belediye Başkanı Süleyman Özbağ, Ak Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, TÜGVA Genel Başkanı İsmail Emanet katıldı. Törende konuşan Erdoğan, 'Batılılaşma' adı altında 150-200 yıllık bir süreç yaşandığını ifade ederek şöyle dedi: "Bu batılılaşma bize ne getirdi? Sadece şeklen batılılaşmayı getirdi. İşte giyimimiz, kuşamımız, dinlenilen müzikler, televizyonlarda izlenen filmler, yediğimiz yemeklere varıncaya kadar sadece batının adeta gelenek görenek, adetlerini kopyalamaya çalıştık. Ama batının ilmini, fennini, teknolojisinin aldık mı? Kocaman bir hayır. 'Kendi uçağımızı üreteceğiz' dediğimiz zaman engel olundu. Kendi otomobilimizi üreteceğimiz zaman engel olundu. Bu projelere son verildi. Çünkü bize batılılaşma ile dayatmak istedikleri şey, batının nesi varsa onu satın almaktan ibaret. Batılılaşma, yani batının kapı kulu, pazarı olmak. Bundan öteye geçmemizi istemediler. İşte onun için son 15 yılda yaşadıklarımız. Bu kadar gelişmeden, güçlenmeden sonra 'Gezi' ile başlatılan süreç, özellikle gençlerin manipüle edildiği bu süreçte Türkiye'nin önünü kesmek istediler. Özgür Türkiye, bağımsız Türkiye, kendi kararlarını kendi veren Türkiye istenmiyor. Yani dost, müttefik, şu, bu hepsi yalan. 'Benim dediğimi yapacaksın.' 'Benim menfaatim neyi gerektiriyorsa öyle hareket edeceksin.' Bizden beklenen bu. Bunun gençlikteki yansıması özenti bir gençlik yetişmesi ve bu planı uygulamasıdır." 21'inci yüzyılın Türkiye'nin yüzyılı olacağını ifade eden Erdoğan şöyle devam etti: "Bakın 'Batı' diyoruz, 'Medeniyet' diyoruz, 'Çok geliştiler' diyoruz ama. Acaba batı medeniyetinin dünyada egemen olduğu bu son 200 yılda dünya daha adaletli bir yer oldu mu? Acaba dünyada zulümler son mu buldu? Savaşlar mı bitti? Fakirlik mi son buldu? Hayır. Batının tahakkümü altında dünyada daha çok kan, daha çok gözyaşı ve daha çok savaş oldu. 21'inci yüzyıl inanın bizim yüzyılımız olacak. Bundan benim, hiç şüphem yok. Sizin de olmasın. Dünyanın bugünkü bu çalkantıları inşallah çok kutlu doğumlara haberci. Ben böyle düşünüyorum. Çünkü bu millet 15 Temmuz'da Çanakkale ruhunun bitmediğini ispat etti. Dünya da bunu gördü. Şimdi onun için üstümüze gelecekler. Ama bu millet nasıl bin yılı aşkın bağımsızlığını kimseye teslim etmediyse, bugün de yarın da teslim etmez." Konuşmaların ardından TÜGVA Genel Başkanı İsmail Emanet tarafından Bilal Erdoğan'a halı, kilim ve süs amaçlı olarak kullanılan pösteki hediye edildi. Bilal Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra kurdele keserek binanın açılışını yaptı.

Görüntü dökümü:

-------------------------

-Mehteran gösterisi

-Bilal Erdoğan'ın gelişi

-TÜGVA Başkanı İsmail Emanet'in konuşması

-Bilal Erdoğan'ın konuşması

-Bilal Erdoğan'a hediye verilmesi

-Kurdele kesilmesi

-Güvenlik önlemleri

-Detaylar

Süre: 05.12 Boyut: 166.34 MB

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

============================================

Sağlıksız koşullarda gıda üretimi yapan işyerlerine baskın

DENİZLİ'deki Pamukkale Belediyesi zabıta ekipleri, sağlıksız koşullarda üretim yapan iki işyerinde ele geçirdiği 1500 kilo peynir ve 190 kilo sakatata el koyarak imha etti. İşyerleri mühürlenirken, sahiplerine toplam 33 bin lira idari para cezası kesildi.

Pamukkale Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğü ile ortaklaşa gerçekleştirdiği operasyonda sağlıksız koşullarda peynir ve süt ürünleri üretimi yapan ve sakatat satışı yapılan işyerlerine operasyon düzenledi. Korucuk Mahallesi'ndeki iki işyerine baskın yapan ekipler, ruhsatsız kaçak imalathanelerde 1500 kilo peynir ve süt ürünü ile 190 kilo büyük ve küçükbaş sakatatı ele geçirdi. Ele geçirilen sağlıksız gıda ürünleri, ekiplerce imha edildi. Sağlıksız şartlarda üretim ve satış yapan iki işyeri de görevlilerce mühürlenirken, sahiplerine toplam 33 bin lira idari para cezası kesildi. Pamukkale Belediye Başkanı AK Partili Hüseyin Gürlesin, zabıta ekiplerinin denetimleri ile ilçede halk sağlığını tehdit eden gıda üretimi yapan işyerlerine geçit vermeyeceklerini belirtti. Halk sağlığını korumak adına rutin denetimlerini aralıksız sürdüklerini ifade eden Başkan Gürlesin, "Halkımızın sağlığı her şeyden önemlidir. Halk sağlığını korumak adına düzenli olarak sürdürdüğümüz denetimler dışında, vatandaşlarımızdan gelen ihbarları da anında değerlendirerek diğer kurumlarla da ortak hareket ederek gerekli önlemleri almaya devam ediyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

Zabıta ekiplerinin işyerine girmesi

Sağlıksız koşullardaki işyerinden ve sakatatlardan detaylar

Varillerdeki peynirlerden detaylar

Sağlıksız gıdaların araçlara yüklenmesi

Haber- Kamera; Deniz TOKAT / DENİZLİ,