DHA YURT BÜLTENİ - 15
Haberler » Güncel » DHA YURT BÜLTENİ - 15 - Haber

DHA YURT BÜLTENİ - 15

Şüpheli paket fünye ile patlatıldı GAZİANTEP'te bir işyerinin önünde bulunan paket, şüphe üzerine bomba imha ekibi tarafından fünye ile patlatıldı.

DHA YURT BÜLTENİ - 15

Şüpheli paket fünye ile patlatıldı

 

GAZİANTEP'te bir işyerinin önünde bulunan paket, şüphe üzerine bomba imha ekibi tarafından fünye ile patlatıldı. Pakette bulunan yazıcı parlanırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Akşam saatlerinde İnönü Mahallesi'nde bir işyerinin önünde şüpheli paket görenler polise haber verdi. Olay yerine gelen ekipler çevrede güvenlik önlemi alarak bomba imha uzmanına haber verdi. Sağlık ve itfaiye ekiplerini de hazır beklediği mahalleye girişler kapatıldı. Gelen bomba imha uzmanı şüpheli paketi fünye ile kontrollü şekilde patlattı. Büyük bir gürültüyle patlayan paketten yazıcı çıktı. Yazıcı parçaları incelenmek üzere eminiyete götürülürken, alınan önlenler de kaldırıldı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------------Olay yeriPolisin güvenlik önlemi almasıBomba imha uzmanının gelmesiŞüpheli paketin fünye ile patlatılmasıPaketten çıkan yazıcıGenel ve detay görüntüler

: Mustafa KANLI- Kamera: Kadir GÜNEŞ-GAZİANTEP-DHA)==============================

Kendisini evin tavanına astı ADIYAMAN'ın Gölbaşı ilçesinde, Kemal Erkenekli (58), evinin tavanına bağladığı iple kendisini asarak yaşamına son verdi.

Olay, akşam saatlerinde Fatih Mahallesi'nde meydana geldi. Yalnız yaşayan Kemal Erkenekli'den bir süredir haber alamayan yakınları eve geldi ancak kapıyı açan olmadı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri kapıyı açınca Erkenekli'yi evin salonunda tavana iple asılı buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Kemal Erkenekli'nin hayatını kaybettiği belirledi. Erkenekli'nin cansız bedeni yapılan incelemenin ardından otopsi yapılmak üzere Malatya Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------------------------Olay yeri ve bekleyen kalabalık-Cesedin evden çıkarılması-Cesedin cenaze aracına konularak götürülmesiGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZ-ADIYAMAN- =========================

Aslı Baş davasında yarın 'karar' açıklanacak MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde, 9,5 yıl önce manken Aslı Baş'ın (32) turizmci Ahmet Bayer'in (64) villasının terasından düşüp, yaşamını yitirmesiyle ilgili davada karar, yarın açıklanacak. Bugünkü celsede Baş ailesinin avukatları savunmalarını tamamlarken, yarın ise sanık avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme heyeti kararını açıklayacak.

2003 'Miss Model Of The World' birincisi Aslı Baş, 2010 yılında 21 Temmuz gecesi saat 02.30 sıralarında, vurgun yediği için tekerlekli sandalye ile hayatını devam ettiren turizmci Ahmet Bayer'in Bodrum Yalıkavak'taki Clup Flipper Tatil Köyü içindeki villasının, 6,5 metre yüksekliğindeki terasından düşerek, yaşamını yitirdi. Aslı Baş'ın ölümüyle ilgili soruşturma sonunda turizmci Ahmet Bayer ile oğulları Hakan Bayer (34) ve Volkan Bayer (32) hakkında 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, yanlarında çalışan Murat Umirov (43) hakkında da 'delilleri karartmak ve ortadan kaldırmak' suçundan 7,5 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Muğla 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın bugün 35'inci duruşması görüldü. Duruşmaya Aslı Baş'ın babası Mehmet Baş, annesi Müyesser Baş, tutuksuz yargılanan Ahmet Bayer, Hakan Bayer, Volkan Bayer, Murat Umirov ile avukatlar katıldı. Yoklamayla başlayan duruşmanın ardından Aslı Baş ailesinin avukatı Faruk Zorba, söz aldı.

'İDDİALARIMIZI SOMUT DELİLLERE DAYANDIRMA KONUSUNDA ÇOK HASSAS DAVRANDIK'Zorba, "10 yılı bulan adalet arayışımızın önemli bir aşamasına gelmiş bulunmaktayız. 10 yıllık bir zaman aşımına rağmen bugün ya da yarın her ne karar çıkarsa çıksın asla adalet yerini bulmayacak, vicdanlar bir nebze de olsa rahatlamayacaktır. Neden, çünkü atalarımızın toplum vicdanına kazınmış bir deyişiyle geç gelen adalet, adalet değildir. Etkili bir soruşturma yürütülmemesi, delillerin bizatihi soruşturma görevini yürüten yetkililerce yok edilmesi ya da yok olmasına göz yumulması adaletin gecikmesinin en önemli, belki de tek nedenidir. 10 yıl boyunca bizler maddi hakikatin ortaya çıkması için olağanüstü bir çaba sarf ettik. Davanın kaderini belirleyen çok sayıda delilleri ortaya çıkardık. Bunu yaparken adli mercilerin bizlere çok anlayışlı ve yardımcı olduklarını çoğu durumda söyleyemeyiz. Defalarca hakkımızda suç duyurusunda bulunuldu. Tamamı sonuçsuz kaldı. Çünkü bugüne kadar hiçbir iddiamız soyut ve temelsiz değildi. İddialarımızı somut delillere dayandırma konusunda çok hassas davrandık. Yine de hedef haline getirildik" dedi.

9,5 YILDA 3 CUMHURİYET SAVCISI VE 3 MAHKEME BAŞKANI DEĞİŞTİZorba, enerjilerinin çoğunu sanıkların yargılamayı etkilemeye dönük girişimlerini engellemekle harcadıklarını ifade ederek, "Önemle belirtmek isterim ki mahkeme heyetinde görev yapan hiçbir yargı görevlisine karşı önyargımız yoktur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı ve heyeti hedef alan hiçbir olumsuz görüşü herhangi bir ortamda dile getirmedik. İlanihaye, geç de olsa, bu davanın adaletli bir sonuca kavuşacağını umuyoruz. Sanıkların yargı görevini yapanları etkilemeye yönelik teşebbüslerinin akim kalacağını son kertede suçluların layık oldukları cezayı alacaklarını ümit ediyoruz. O ümitle on yıl boyunca çalıştık, çabaladık bütün karalama, yalan ve iftiralar karşısında asla yolumuzdan sapmadık. Bizler asıl yargılamanın mahkemelerde değil vicdanlarda yapıldığını düşünüyoruz. Sanıklar şaşmaz bir terazi olan toplum vicdanında çoktan mahkum oldular. Bu davada karar verecek hakimlerin de vicdanlarının olduğunu ve vicdani kanaatlerine göre karar vereceklerini umuyor ve istiyoruz. 10 yıllık süre içerisinde soruşturma aşamasında 3 cumhuriyet savcısı ve 3 mahkeme başkanı değişti. Heyet defalarca değişti. Ne yazık ki davanın başında ve delillerin değerlendirildiği aşamalarda yer alan hiçbir yargıç bu mahkemede şu an görev yapmıyor. Bu dava dosyası, bağlı açılan davalarla birlikte otuz klasörlük bir hacmi aşmış durumda. Bunca dosya kalabalığı içerisinde delilleri değerlendirmenin ve yorumlamanın güçlüğünün de farkındayız" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Tutuksuz sanıklar Ahmet Bayer, oğulları Hakan Bayer ve Volkan Bayer'in adliye binasına gelişi 

- Kamera: Cavit AKGÜN  / MUĞLA, ============================

Isınmak için yaktığı mangal öldürdü ADIYAMAN'da, yalnız yaşayan Muzaffer Kızıl (46), ısınmak için yaktığı mangaldan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetti.

Olay, akşam saatlerinde Yeşilyurt Mahallesi'nde meydana geldi. Muzaffer Kızıl, iddiaya göre yalnız yaşadığı tek odalı evde ısınmak için mangal yakarak uykuya daldı. Kendisinden haber alamayan yakınları eve geldiğinde Kızıl'ı yerde hareketsiz yatarken buldu. İhbarla eve gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Kızıl'ın yaşamını yitirdiği belirledi. Yapılan ilk belirlemelere göre mangaldan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiği belirlenen Muzaffer Kızıl'ın cansız bedeni yapılan otopsi için morga konuldu.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------------Olay yeriÇevrede toplanan yakınlarıSağlık görevlileriPolislerin çalışmasıKızıl'ın cenazesi götürülmesiGenel ve detay görüntüler 

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN- ======================

'Reng-i 'ye Van'da yoğun ilgi HAKKARİ Belediyesi Kültür ve Sanat İşleri Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan 75 kişiden oluşan Reng-i Hakkari Sanat Topluluğu, Van'da sahne aldı.

Hakkari Valiliği, Hakkari Belediyesi, Van Büyükşehir Belediyesi ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı'nın (DAKA) iş birliğinde Van Devlet Tiyatroları Salonu'nda akşam saatlerinde düzenlenen etkinliğe vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. 75 kişiden oluşan yöresel kıyafetli Reng-i Hakkari Grubundaki solistlerin Kürtçe ve Türkçe şarkılarıyla başlayan etkinlikte, yöresel kıyafetli Denbejler, Kürtçe uzun hava şarkılar da seslendirdi. Türkiye'nin farklı yörelerine ait oyun ve müzikleri sahnelendiği Rengi-Hakkari Van programında, grubun zeybek, teke, halay ve horon oyunları gösterisi ise büyük beğeni kazandı. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı programda bazı seyirciler, yer bulamadığı için etkinliği ayakta izledi. Dışarıda kalan bazı vatandaşlar da çalınan müzik eşliğinde halay çekmesi dikkat çekti.

Programı ayakta izleyen Hakkarili Burcu Başak Erik, Reng-i Hakkari grubunun kültürel bir zenginlik olduğunu belirterek, "Türkiye'nin çeşitli yörelerine ait oyunları ve şarkıları seslendirdiler. Çok beğendim. Ama salonda yer olmadığı için bu programı ayakta izledim. Memleketimizin kültürel zenginliklerini tüm Türkiye'ye duyurdukları için teşekkür ediyorum." dedi.

Canan Öner ise, Reng-i Hakkari Sanat topluğunun gösterisini çok beğendiğini söyledi. Programa, Hakkari Vali Yardımcı Aziz Gölbaşı, Van Valisi Mehmet Emin Bilmez'in eşi Meral Bilmez ve 3 bine yakın vatandaş katıldı. Program, destek olan kurum yetkililerine plaketlerin verilmesiyle son buldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------------------Reng-i Hakkari sanat topluluğu gösterisi için gelen vatandaşlar-Kalabalıktan genel ve detaylar-Reng-i Hakkari Sanat Topluluğunun Kürtçe ve Türkçe şarkılar senlendirmesi-Detaylar-Hakkarili Burcu Başak Erik ile röportaj-Hakkarili Canan Öner ile röportaj-Horon gösterisi-Dışarıda kalan vatandaşlar halay çekerken

Haber: Behçet DALMAZ/VAN, ======================== Ulukışla'da yangın faciası: 2'si çocuk 4 ölü, 3 yaralı (3)TOPRAĞA VERİLDİLER

Niğde'nin Ulukışla ilçesinde çıkan yangında hayatını kaybeden Fadime Doğan, çocukları Necati ve Murat Muhammet Doğan ile annesi Mukaddes Subaşı'nın cenazeleri, otopsilerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Cenazeler, Hacıbekirli köyünde helallik alınmasının ardından gözyaşları arasında toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Eşini ve çocuklarını kaybeden Gökhan Doğan'dan görüntü-Cenaze namazı kılınırken görüntü-Cenazelerin omuzlarda taşınması-Detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,=========================

 


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler