DHA YURT BÜLTENİ - 15
Haberler » Güncel » DHA YURT BÜLTENİ - 15 - Haber

DHA YURT BÜLTENİ - 15

Kastamonu'da minibüs ve TIR çarpıştı: 3 ölü, 2 yaralı Kastamonu'da, minibüs ile TIR'ın çarpışması sonucu meydana gelen kazada 3 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

DHA YURT BÜLTENİ - 15

Kastamonu'da minibüs ve TIR çarpıştı: 3 ölü, 2 yaralı

 

Kastamonu'da, minibüs ile TIR'ın çarpışması sonucu meydana gelen kazada 3 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.Kaza, sabah saatlerinde Kastamonu-İnebolu arasındaki yolun Seydiler ilçesi Yayla mevkiinde meydana geldi. Sis nedeniyle görüş mesafesinin düştüğü ve buzlanma meydana gelen yolda İnebolu yönüne giden Cafer Kızıldağ yönetimindeki 37 SE 563 plakalı çakıl yüklü TIR, karşı yönden gelen Salih Emik'in kullandığı 37 BF 334 plakalı minibüs ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kontrolden çıkan TIR, devrildi. Minibüs ise hurda yığınına döndü.Minibüs sürücüsü Salih Emik ile yanında bulunan Saliha Genç, olay yerinde hayatını kaybetti. Minibüste ağır yaralanan Ahmet Genç (9) de kaldırıldığı Kastamonu Devlet Hastanesi'nde doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.Minibüste bulunan Kerim Emik ve TIR sürücüsü Cafer Karadağ, hastanede tedaviye alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü--------------Kaza yeri-Kaza yerinde Tır'ın görüntüsü-Kaza yerinden Minibüsün görüntüsü-Jandarma çalışması

Haber-Kamera:  Gürkan YILMAZ/KASTAMONU, 

=================================

Güleda yaşasaydı bugün 20 yaşında olacaktı 

Isparta'da üniversite eğitimini sürdürürken ayrılmak istediği erkek arkadaşı Zafer Pehlivan (19) tarafından öldürülen Güleda Cankel (19), yaşasaydı bugün 20 yaşında olacaktı. Sınıf arkadaşları bugün Cankel'in Muğla'daki kabrini ziyaret edip, kırmızı gül ve karanfil bıraktı. Tepkili baba Mustafa Cankel (50), "Cezaevinden salınan bir kişi, elini kolunu sallayarak Ceren'i katletti. Kızımın cinayetinin ardından bu olayın yaşanması bizi daha da üzdü" dedi. Isparta'nın merkez Fatih Mahallesi'ndeki apartın 12 numaralı odasında 18 Kasım Pazartesi günü saat 11.00 sıralarında meydana gelen olayda, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Güleda Cankel, ayrılmak istediği erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından boğazı sıkıldıktan sonra kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Zafer Pehlivan, cinayetten 3 saat sonra polis merkezine gidip teslim oldu. Üniversiteli Güleda'nın, hayatta kalmak için 17 saat mücadele ettiği, bu sürede 3 kez Zafer Pehlivan'ın elinden kaçmaya çalıştığı ortaya çıktı. Sorgusunun ardından 19 Kasım Salı günü adliyeye sevk edilen Zafer Pehlivan, tutuklandı. Güleda Cankel ise memleketi Muğla'nın Menteşe ilçesindeki Ortaköy Mahalle Mezarlığı'nda toprağa verildi.'DOĞUM GÜNÜNÜ MEZARLIKTA KUTLAMAYA GELDİK'ISUBÜ Fotoğrafçılık Bölümü'nden 7 öğrenci, Güleda Cankel'in bugün doğum günü nedeniyle otobüsle Muğla'ya geldi. Yol kenarında otobüsten inen öğrencileri, Güleda'nın babası Mustafa Cankel karşıladı. Gruptakiler, daha sonra Güleda'nın kabri başına giderek, kırmızı gül ve karanfil bırakıp dua etti. Öğrenciler gözyaşlarına hakim olamazken, Güleda'nın 'Lisa' isimli köpeğinin mezar başından ayrılmaması dikkat çekti. Üzüntülü baba Mustafa Cankel, "11 Aralık kızımın doğum günü. Maalesef elim bir cinayete kurban gittiği için doğum gününü mezarlıkta kutlamaya geldik. Zanlıya en büyük cezanın verilmesini, başka Güledaların ölmemesi, bundan sonra bütün kadınların haklarının korunması ve bu acılara son verilmesi en büyük isteğimiz. Katile en yüksek cezayı aldırıp, kızımı sembol yapmak istiyorum. Arkadaşları Isparta'dan doğum günü münasebetiyle kabir ziyareti gerçekleştirdiler. Hepsine teşekkür ediyorum. Kızım 1,5 aylık öğrenim dönemi görmesine rağmen çok güzel arkadaşlık kurmuş. Eşim henüz kendini toparlayamadı. Psikolojik destek alıyor ve ilaçlarla ayakta duruyor. Ayrıca Ceren Özdemir cinayeti içimizi yaktı. Cezaevinden salınan bir kişi, elini kolunu sallayarak Ceren'i katletti. Kızımın cinayetinin ardından bu olayın yaşanması bizi daha da üzdü" dedi. ISUBÜ Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Kadir Pehlivan ise, "Bütün sınıf olarak buraya gelmek isterdik. Maddi imkanı olan ya da olamayan var. Okulda bir etkinlik yapmayı düşünüyorduk. Buraya gelmenin daha doğru olduğunu düşündük. Güleda'nın da burada olmasını isterdik. Bugün saat 19.00'da dersimiz vardı. Keşke hep birlikte derse gidebilseydik" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü-------------Baba Mustafa Cankel'in otobüsten inen öğrencileri karşılanmasıÖğrencilerin ellerinde gül, karanfil ve çiçeklerle Güleda'nın mezarlığa yürümesiGüleda'nın kabrine kırmızı gül, karanfil ve çiçek bırakılıp, dua edilmesiBaba Mustafa Cankel ile röp.Öğrencilerden Kadir Umut Pehlivan ile röp. 

Haber: Cavit AKGÜN- Kamera Aykut KURT/ MUĞLA,

===================================

Acısına dayanamadığı oğlunun yanında toprağa verildi Zonguldak'ın Alaplı ilçesine bağlı Gümeli beldesinde, babasına böbreğini veren Tayfun Yıldız'ın nakilden 1 ay sonra kalp krizi sonucu ölmesinin ardından enfeksiyon riski nedeniyle evin balkonundan gözyaşlarıyla cenaze namazını izlemesiyle akıllarda kalan baba Cevat Yıldız (56) da 3 ay sonra yaşamını yitirdi. Bugün toprağa verilen Cevat Yıldız'ın ailesi, ölümü şüpheli bularak tedavi gördüğü özel hastaneden şikayetçi oldu.Alaplı'ya bağlı Gümeli beldesinde Tayfun Yıldız, 3 ay önce böbrek yetmezliği bulunan babası Cevat Yıldız'a İstanbul'da özel hastanede yapılan ameliyatla böbreğini verdi. Tayfun Yıldız, nakilden bir ay sonra kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Tayfun Yıldız, 18 Eylül'de kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cevat Yıldız, oğlunun cenazesini enfeksiyon riski nedeniyle evinin balkonundan izledi. Gözyaşlarını tutamayan Cevat Yıldız'ın balkondaki fotoğrafı akıllarda kaldı. Cevat Yıldız, tedavi gördüğü İstanbul'daki özel hastanede önceki gün yaşam savaşını kaybetti. Cevat Yıldız'ın cenazesi yapılan otopsinin ardından Gümeli beldesine götürüldü. Yıldız için evinin önünde helallik alındı.OĞLU ŞİKAYETÇİ OLDUCenaze başında gözyaşlarını tutamayan oğlu Cemal Yıldız, ağabeyi ve babasının ihmal sonucu öldüğünü düşündüklerini söyledi. Ameliyatı yapan 3 doktor ve hastaneden şikayetçi olduklarını söyleyen Cemal Yıldız, "Babam diyaliz hastasıydı. Babama kardeşim böbreğini verdi. 22 Ağustos'ta ameliyat oldular. Aradan 25 gün geçtikten sonra kardeşimi kaybettik sebepsiz yere. Hastane sebep bulamadı. Otopsi yapıldı. Şimdi sonuçlarını bekliyoruz. Aradan 3 ay geçtikten sonra babamı kaybettik. Hastane bu hiçbir müdahalede bulunmadı. Otopsi istemediler. Biz peşine düştük şikayetçi olduk ve otopsi yapıldı. Ameliyatı yapan 3 doktordan şikayetçiyim. Hastane dahil doktorlarla ilgili bu işin peşini bırakmayacağım" dedi.Cevat Yıldız, belde merkezinde kılınan cenaze namazının ardından oğlunun yanında toprağa verildi.

Görüntü Dökümü--------------Cenazeden detaylar-Dua edilmesi-Cenaze namazı-Cenaze taşınması-Oğlu Cemal Yıldız röp.-Babanın cenazeden arşiv görüntüsü

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN-Cem SÜRMENELİ/ZONGULDAK,

=================================

1500 yıllık hastane yazıtı heyecan yarattı Sidyma Antik Kenti yakınlarında, üzerinde eski Yunanca 'Bu yapı, yabancılar için bir liman, hastalar içinse bir tedavi yeridir. Merhamet o hasta düşen kimselere' yazan, 1500 yıllık yazıt bulundu. Yazıtın, Hristiyanlık döneminden hastaneye ait olduğunu belirten araştırma görevlisi Fatma Avcu, "Yazıtın nereden getirildiği belli olmadığı için arkeolojik olarak bir kalıntıya ulaşamadık" dedi. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Onur başkanlığında, antik Lykia bölgesinde yüzey araştırması yapan ekip, Patara Yol Anıtı ışığında yazıtlara ulaştı. Muğla sınırlarındaki Sidyma Antik Kenti yakınlarında, bugünün Türk mezarlığında bulunan 1500 yıllık yazıt, tarihe ışık tuttu. Bölgede ilk kez bulunan, hastane ya da bakımevine ait olduğu düşünülen yazıtta, eski Yunanca 'Bu yapı, yabancılar için bir liman, hastalar içinse bir tedavi yeridir. Merhamet o hasta düşen kimselere' yazıyor. PATARA YOL ANITI'NDAKİ YOLLARIN İZİNDEAntik Likya ve Pamphylia'nın kara yolları, deniz yolları ve limanları açısından çok az araştırma yapıldığını belirten Prof. Dr. Fatih Onur, 2004'ten beri Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından yürütülen yüzey araştırmasını, yaşamını yitirmesinden sonra 2018'e kadar Prof. Dr. Eda Akyürek Şahin'in devam ettirdiğini belirtti. Prof. Dr. Onur, çalışmaların kendi başkanlığında sürdürüldüğünü kaydederek, "Eski Yunanca yazılmış Patara Yol Anıtı'nın yayınının hem tarihi yorumunun hem de anıtta geçen yolların arazi üzerindeki güzergahların yer aldığı 2007 yılındaki yayının ardından merhum Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından Türkçesi 2014 yılında basıldı. 'Stadiasmus Patarensis' başlıklı bu kitap dışında antik Likya ve Pamphylia coğrafyasının Roma Çağı ulaşım sistemini konu alan bir yayın yok. Araştırma görevlilerimiz Fatma Avcu ve Hüseyin Uzunoğlu, Ksanthos-Sidyma yolunun ve yeni yazıtların bilimsel çalışmasını tamamlayarak yayımladı" diye konuştu.HASTANE YA DA BAKIMEVİNE AİT 1500 YILLIK YAZITAraştırma görevlisi Fatma Avcu ise Sidyma Antik Kenti yakınlarındaki Dereboğazı Mezarlığı'nda buldukları miltaşlarından ilkinin, Commodus Dönemi'nden olup, yolların onarımının Vali C. Pomponius Bassus Terentianus denetiminde gerçekleştirildiği bilgisini içerdiğini anlattı. Avcu, "Sidyma ve civarındaki çeşitli köylerde (Seki, Ge) Hristiyanlık döneminden bir hastaneye ait vezinli bir yazıt bulduk" dedi.Yazıtı, Sidyma Antik Kenti'ne yakın Ge Mahallesi'ndeki mezarlıkta bulduklarını dile getiren Avcu, bölgede ilk kez rastlanılan hastane yazıtında, yabancılara ve kendisini hasta hissedenlere yönelik sözlerin yer aldığını belirtti.'BU EV BİR LİMANDIR' CÜMLESİ YER ALIYORYazıtın 5'inci ya da 6'ncı yüzyıla ait olduğunu kaydeden Fatma Avcu, "Bu, yaklaşık 1500 yıllık yazıt. Bu yazıt bizlere olasılıkla konukevi ya da bakımevinin varlığını gösteriyor" dedi.Yazıtta küçük şiir bulunduğunu da anlatan Avcu, "Yazıtta, 'Bu yapı, yabancılar için bir liman, hastalar içinse bir tedavi yeridir. Merhamet o hasta düşen kimselere' cümleleri yer alıyor. Bölgede daha önce bir hastaneye ait bir yazıt bulunmamıştı. Bu hastane ya da hasta bakım yeri nerede olabilir bilmiyoruz. Yazıtın nereden getirildiği de belli olmadığından arkeolojik olarak da herhangi bir kalıntıya ulaşamadık" diye konuştu.1800 YILLIK DOST MEZARLARI YAZITIFatma Avcu, çalışmalarda 6 yeni mezar yazıtı bulduklarını, en ilginç olanının ise 'Dostlar' diye başlayan yazıt olduğunu söyledi. Avcu, "Bunların 1800 yıllık mezar yazıtı olduğunu düşünüyoruz. Bu yazıtlardan birinin ilginç yanı ise daha önce bulunan diğer yazıtlarda da geçen ve 15 kadarını bildiğimiz bir arkadaş grubuna ait olması. Bu arkadaşlar ölen arkadaşlarının cenaze masraflarını ve gömü işlemlerini yerine getirmiş. Bu yazıt grubunda ölen kişinin ve onun cenaze işlemlerini yapan arkadaşlarının isimleri yer alıyor. Yazıt, 'Dostlar' kelimesiyle başlıyor. Bu arkadaşlardan isimleri çıkarabildiklerimiz, Epagathos II, Pixas, Thalamos, Deios, Epaphrodeitos, Kalotykhos, Philatos, Demetras, Karpos,Thalliarkhos, Diogas, Quintus Euphrosynos, Karpos, Epagathos ve Claudius Daphnikos" dedi.

Görüntü Dökümü-------------Röp: Prof. Dr. Fatih Onur

Buluntuların fotoğrafları

Haber: Selma KUNAR- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA

==================================


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler