Dha yurt bülteni-15

Dha yurt bülteni-15

Sınırda askeri helikopter hareketliliği (2)ABD HELİKOPTERLERİ SINIR HATTINDAŞanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde, öğle saatlerinden bu yana 3'üncü kez devriye uçuşu yapılan askeri helikopterlerin ABD'ye ait olduğu belirlendi.

Dha yurt bülteni-15

Sınırda askeri helikopter hareketliliği (2)

ABD HELİKOPTERLERİ SINIR HATTINDA

Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde, öğle saatlerinden bu yana 3'üncü kez devriye uçuşu yapılan askeri helikopterlerin ABD'ye ait olduğu belirlendi. Helikopterlerin kuyruk kısmında 'United States Army' yazdığı görüldü.
Akçakale'de, Türkiye ve ABD yetkilileri arasında günlerdir sürdürülen 'güvenli bölge' görüşmelerinde, teknik çalışmalarda sona gelinirken, bugün sınır hattında hareketlilik olduğu gözlendi. Çift uçuş yapılan ve çok yüksekten uçurulduğu için kime ait olduğu anlaşılmayan askeri helikopterlerin, ABD'nin olduğu belirtildi. Suriye tarafından gelerek, 3 kez devriye uçuşu yapan, Akçakale sınırlarına giren ve İlçe Jandarma Komutanlığı'na iniş yapan askeri helikopterler, bir süre sonra yeniden havalandı. Helikopterlerin kuyruk kısmında 'United States Army' yazdığı görüldü.

ŞANLIURFA,

==================

Emine Bulut'un öldürüldüğü lokantanın önüne karanfil bıraktılar
 
Kırıkkale'de, Emine Bulut'un (38), eski eşi Fedai Varan (43) tarafından 10 yaşındaki kızının gözü önünde öldürülmesi protesto edildi. Meydanda toplanan 500 kişilik grup, basın açıklaması yaparken, Emine Bulut'un öldürüldüğü lokantanın önüne de karanfil bırakıldı.
Geçen 18 Ağustos günü Menderes Caddesi'ndeki lokantada meydana gelen olayda, Makine ve Kimya Endüstri'de güvenlik görevlisi olarak çalışan Fedai Varan, 6 yıl önce boşandığı eski eşi Emine Bulut ve kızı F.B.B. ile karşılaştı. Varan, eski eşi ve kızını lokantaya soktu. Fedai Varan, tartıştığı Emine Bulut'u kızının gözleri önünde bıçaklayarak öldürdü. Kaçan Fedai Varan ise polis ekipleri tarafından yakalanarak, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Emine Bulut'un, olay yerinde kanlar içinde çekilen görüntüsü infiale yol açtı. Kanlar içinde ayakta durmakta zorlanan Emine Bulut'un, "Ben ölmek istemiyorum" diyerek feryat ederken, kızı F.B.B.'nin de "Anne lütfen ölme" diye yalvardığı video, sosyal medyada tepkiyle karşılandı.  Twitter'da #EmineBulut hashtagini TT'de ilk sırada yer aldı. Aralarında siyasi parti liderlerinin de bulunduğu binlerce kişi olayı lanetledi. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ile birçok kulüp, kadın cinayetlerinin son bulmasını istedi.
STK'LARDAN EYLEM
Tüm Türkiye'de yankı uyandıran cinayet, olayın yaşandığı Kırıkkale'de protesto edildi. Sivil toplum örgütleri öncülüğünde Cumhuriyet Meydanı'nda yaklaşık 500 kişi toplandı. Burada açıklama yapan Kırıkkale Ülkü Ocakları Başkanı Tümer Alptekin, "Tek egosunu kadınlar üzerinden göstermeye çalışan, kadına merhamet etmeyen, ne olduğu belirsiz kişilerin vahşetlerine şahit oluyoruz. Kadına şiddet toplumda meydana gelen bir kanserdir. Toplum olarak kamu ve kuruluşlarınca bu kanseri kesip atmak için farkındalık yaratmak, mazlumun sesini duyurmak, Türk milliyetçisi ve ülkücüler olarak asli vazifemizdir" dedi.
6 ay önce su kanalında ölü bulunan Sibel Gökbulut'un kardeşi Selcan Hoşnar da annesi ile eyleme katıldı. Selcan Hoşnar, "Bu nasıl bir insanlık, bu nasıl bir vicdan, ben idam istiyorum. Bu insanların dışarıda gezmesini istemiyorum, biz devlete sığınıyoruz" diye konuştu.
İŞ ARKADAŞLARI DA KATILDI
Emine Bulut'un hasta bakım annesi olarak çalıştığı rehabilitasyon merkezindeki çalışanlar da eyleme katılarak cinayete tepki gösterdi. 2 yıl Emine Bulut ile beraber çalışan Hümeyra Acır, "Şu an çok üzgünüz, sözün bittiği yer. Emine Hanım mükemmel bir hanımdı, gayet mütevazı biriydi, kendinden emin, karakteri sağlam düzgün bir insandı. Beraber çalıştığımız bakım evinde hastalarla ilgileniyordu, kendi isteğiyle ayrılmak zorunda kaldı, biz onu tekrar aramızda görmek istediğimizi söyleyerek haber gönderdi. Ancak nasip olmadı" dedi.
Kalabalık, açıklamaların ardından ellerinde taşıdıkları 'Anne lütfen ölme, Emine Bulut' pankartı ve çeşitli dövizlerle olayın yaşandığı lokantanın önüne yürüdü. Burada kaldırıma Emine Bulut için karanfiller bırakıldı. Kalabalık, daha sonra olaysız dağıldı.
SERBEST BIRAKILDILAR
Öte yandan, olayın ardından Emine Bulut'un son anlarını cep telefonuyla görüntüleyip, videoyu sosyal medyada paylaştığı iddiasıyla gözaltına alınan B.Y. (19) ile arkadaşı M.A.'nın (22) emniyette işlemleri tamamlandı. Görüntüyü kaydeden B.Y. ifadesinde, görüntüyü sadece arkadaşı M.A.'ya gönderdiğini ileri sürdü. Haklarında 'soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz kayda alma veya nakletme' suçundan işlem yapılan iki arkadaş, daha sonra emniyetten serbest bırakıldı.
2 KİŞİLİK KOĞUŞTA
Fedai Varan'ın, kaldığı Kırıkkale Hacılar F Tipi Cezaevi'nde 2 kişilik koğuşta kaldığı öğrenildi.

Görüntü Dökümü
---------------
-Kalabalık
-Pankartlar
-Açıklamalar
-Karanfil bırakılması

Haber-Kamera:  Hasan AKYILDIZ/KIRIKKALE,  

==========================

Trabzon'da Emine Bulut cinayetine tepki
 
Kırklareli'de Emine Bulut'un eski eşi Fedai Varan tarafından, 10 yaşındaki kızlarının gözünün önünde öldürülmesi, Trabzon'da da protesto edildi. Kadın Meclisi üyesi bir grup kadın, Atatürk Alanı Meydan Parkı'nda toplandı. Gösteriye, Giresun'un Eynesil ilçesinde evinin önünde yaralı bulunduktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan'ın (11) babası Şaban Vatan da katıldı. Kalabalık, kadına şiddet olaylarına tepki göstererek, 'Ölmek istemiyoruz' sloganı attı.
Kalabalık adına konuşan Kadın Meclisi üyesi Elif İrem, "Bugün burada son sözleri 'Ölmek istemiyorum' olan Emine Bulut ve öldürülen tüm kadınlar için buluştuk. Bu ülkede, bir kadın 10 yaşındaki kız çocuğunun 'anne lütfen ölme' feryatları arasında eski eşi tarafından öldürüldü. Bunları kadınlara reva görenler utansın. Bu ülkede kadınlar ne yaşıyor, o çok önemsediklerini söyledikleri çocuklar ne yaşıyor herkes görsün. Yetkisi olup, kadın cinayetlerini durdurmak için kılını kıpırdatmayanlara, Emine'nin 'Ölmek istemiyorum' sözlerini hiçbir zaman unutturmayacağız. Emine Bulut'un öldürülmesi, ülkemizdeki kadın cinayetleri gerçeğini tüm açıklığıyla gözler önüne serdi. Kadınlara reva görülen şiddet en ağır, en vahşi biçimiyle maalesef bir kez daha karşımızda. Bu ülkede kadınlar yaşamak istiyor, yaşamak. En temel insan hakkı olan yaşamlarını istiyor" dedi. 
'HEPİMİZ VİCDAN AZABI ÇEKİYORUZ'
Ölümü araştırılan Rabia Naz Vatan'ın babası Şaban Vatan ise "Gençlerimiz bugün burada adalet arıyor. Canına çocuğunun gözleri önünde kıyılmış kadının son çığlığının sesi olmaya çalışıyor. Biz bunları kabul etmiyoruz. Adalet istiyoruz. Ben 18 ayımı balkonda geçirdim. Evladımın bir saç teline hasret olduğum için geçirdim. Adalet istediğim için geçirdim. Bugün bakın Emine Bulut. Yine bir kadın cinayeti. Hepimiz vicdan azabı çekiyoruz. Kadınlarımızı, kızlarımızı korumayan, uğradığı ya da uğrayabileceği şiddetle onları baş başa bırakan, hatta daha önemlisi şiddeti bizzat yaratan ve körükleyen sistem için adalet istiyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Protestodan görüntüler

-Açıklamalar

-Detaylar

HABER KAMERA:  Aleyna KESKİN/TRABZON, -

==========================

AK Parti'li Özhaseki: Kayyum atamaları yasalara uygun yapıldı
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanlıklarına yapılan kayyum atamalarının tamamen yasalara uygun şekilde gerçekleştirildiğini söyledi.
Nevşehir'de, AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı tarafından düzenlenen '3'üncü AK Parti Yerel Yönetimler İstişare ve Bölge Toplantısı'na, 12 kentin belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, il genel meclis üyeleri, gençlik ve kadın kolları ile yerel yönetim başkanları katıldı. 
Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki, birkaç ay geçmeden CHP'nin belediyecilik anlayışının ne olduğunun, oldukça belirgin bir şekilde ortaya çıkmaya başladığını belirtti. CHP'nin belediyecilik karnesinin kirli olduğunu savunan Özhaseki, şöyle konuştu:
"Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile 'CHP belediyeciliği' demek, 'çöp', 'çukur', 'çamur' demektir. Birkaç aylık CHP belediyeciliğinde büyük ümitlerle iş başına gelenlerinin yüzünün boyasının nasıl aktığını hepimiz görüyoruz. İnşallah tüm partilerden seçilmiş belediye başkanlarının hepsi başarılı olur. Niye? 'Belediye' demek millete hizmet demek. CHP belediyeciliğinde geçmişe doğru baktığımızda bu zihniyetin başarılı olamayacağını görüyoruz. CHP belediyecilik karnesi yolsuzluklarla dolu. Tarihe geçmiş olan mahkeme kayıtlarında, bundan sonraki yüzlerce yıl, hala onların karşısına çıkacak olan en büyük yolsuzluklar, CHP'li belediyelerdedir. İSKİ skandallarını kimse unutmasın. Kocaeli'ndeki küçük bir barajın 3,5 milyar dolara devlete nasıl mal edildiğini hiçbir CHP'li izah edemez. Biz de yaptık Kayseri'de hem de elektrik üretiyor, kamuya bedeli yüzde sıfır."
'İDEOLOJİK SAPLANTI CHP'YE BAĞDAŞ KURMUŞ'
Özhaseki, CHP'li belediyelerde işçi kıyımlarının ve sendika değiştirme için baskı uygulamasının yapıldığına vurgu yaparak, şöyle devam etti:
"İdeolojik saplantı dediğimiz nesne CHP'nin içerisine bağdaş kurmuş, bir türlü atamıyorlar içlerinden. Seçimden önce Kılıçdaroğlu dahil, büyükşehir belediye başkan adayları dahil herkesin yüzüne, gözünün içine baka baka 'hiç kimsenin ekmeği ile oynamayacağız' dediler mi? demediler mi? 'Bu benim şeref sözüm' diye meydanlarda bağırdı mı bağırmadı mı? Hak-İş Konfederasyonu'na sordum, 15 gün önce aldığım rakam bin 50 garibanının işine son verdiler. Toplamda kendi sendikalarına geçmeleri için memurlara baskı yapmışlar. Birkaç gün içerisinde 20 bin memur da sendika değiştirmek zorunda kalmış. Ne oldu orada hidayete mi erdiler, hani şeref sözü idi, hani fakir fukaranın ekmeği ile oynamayacaktınız, gariban işe giderken onun ekmeği ile oynamayacaktınız, ne oldu? Sadece dün Medya A.Ş.'deki 50 kişinin işine son verdiler.  Yalan CHP'nin genel siyaseti oldu. Algı operasyonları da bunların ustalıkları oldu. CHP'nin yazık ki rehberi yalan oldu. Bunun üzerine kurulu bir dünya. Ne kadar gider bilmem; çünkü gerçekliğin her zaman açığa çıkmak gibi, çok kısa sürede bilinmek gibi bir huyu var, çok kısa sürede ortaya çıkar."
'KAYYUM ATAMALARI YASAL ZEMİNDE GERÇEKLEŞTİ'
Özhaseki, İçişleri Bakanlığı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma açılan HDP'li Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlıkları'na kayyum atamasının tamamen yasalara uygun şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti. Özhaseki şöyle konuştu:
"HDP'li belediyelerin hizmet gibi bir şeyde gözü olmadığını biz biliyoruz. HDP'li üç belediye başkanlıklarına kayyum atanması ile ilgili suçlama nedir? Birincisi  terör örgütüne ya liderlik ya üye olmak veya yardım ve yataklık yapmak, ikincisi suçu ve suçluyu övme, terörün propagandası yapmak ve üçüncüsü de görevi kötüye kullanmak. Bunun için Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanları hakkında İçişleri Bakanlığı 31 soruşturma ve kovuşturma başlatılmış. Seçilmiş HDP'li belediye başkanları teröristlerin cenazelerinde boy gösteriyor. Bunu hiç saklamıyorlar. Öğretmenlerimizi, polisimizi, askerimizi şehit eden teröristlerin cenazesinde boy gösteriyorlar. Görev yaptıkları belediyelerde askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi ve sivil vatandaşlarımızı şehit eden teröristlerin isimlerini sokağa, caddeye vermeye başlamışlar. Şehit yakınlarını işten atıp, teröristlerin yakınlarını işe almışlar. KYK ile devlet memurluğundan atılan tüm memurları işe alıp, belediyedeki tüm işleri onların kontrolü ile götürmeye başlamışlar. Eş başkanlık sistemi getirmişler. Bunu nasıl bir statü içerisinde yapabiliyorlar. Kanunlarımızda böyle bir sistem yok. Türk bayraklı tüm logoları kaldırmaya başlamışlar." 
'SEÇİLMİŞ OLMAK SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KAZANMIŞ OLMAK DEĞİLDİR'
Özhaseki, HDP'li belediyelere kayyum atanmasına ilişkin olarak yapılan eleştirilere de "Bu konuya muhalif edenler, 'Seçilmiş insan iş başından uzaklaştırılabilir mi? Demokratik ortama bu aykırı ve bu konuda mahkeme kararı mı var' şeklinde eleştiriler getiriyorlar. Bizim için seçim kutsal. Seçilmiş olmak suç işleme özgürlüğü verir mi, her istediğinizi yapabilir misiniz? Bu millete hizmet etmek için görev yapıyoruz. Bunun dışına çıkarsanız kanuna aykırı iş yaparsanız kanun gelir yakanızdan tutar" diye konuştu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ   
------------
Toplantı alanından genel görüntü
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki'nin konuşması
Diğer görüntüler

Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR,

==========================

Emine Bulut için oturma eylemi

Zonguldak'ta Ereğli Kadın Platformu üyesi kadınlar, eski eşi tarafından öldürülen Emine Bulut için oturma eylemi yaptı. 
Ereğli Kadın Platformu üyesi bir grup kadın, sahildeki gezi yolunda toplanarak, Emine Bulut'un 4 yıl önce boşandığı eski eşi Fedai Baran tarafından çocuğunun gözleri önünde bıçaklanarak öldürülmesine tepki gösterdi. Platform Sözcüsü Şenay İşeri, kadınların yasta değil isyanda olduğunu ifade ederek, "Kadınlar yasta değil isyanda. Kadınlar yaşamak ve yaşam hakkı için sokakta. Biz iyi hal indirimi istemiyoruz. Emine Bulut cinayeti bir değil, bir kerelik değil, tesadüf değil. Biz iyi hal indirimi istemiyoruz. Tahrik indirimi istemiyoruz. Ölmek istemiyoruzö dedi.
Daha sonra yaklaşık 50 kadın, 1 saatlik oturma eylemi gerçekleştirdi.
'Ses ver Türkiye, ölmek istemiyor kadınların' ve 'Boşanmayı değil, cinayeti engelle' yazılı dövizler  taşıyan kadınlara erkekler de destek verdi.

Görüntü Dökümü:
------------
-Ereğli Kadın Platformunun toplanması
-Ereğli Kadın Platformu Sözcüsü -Şenay İşeri'nin açıklaması
-Eyleme katılanlardan detaylar

Süre: (2: 50) Boyut: ( 522 MB)

Haber-Kamera: Sinan KABATEPE/EREĞLİ(Zonguldak),

======================

Keşan'da orman yangını
 
Edirne'nin Keşan ilçesinde, ormanlık alanda yangın çıktı. Yangını söndürmek için itfaiye ekiplerince havadan ve karadan çalışma başlatıldı. 
Yangın, saat 15.00 sıralarında Keşan'a bağlı Yeşilköy'deki ormanlık alanda çıktı. Henüz belirlenmeyen nedenle çıkan yangında, bölgeden yükselen dumanları görenler, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Çanakkale'den yangın söndürme helikopteri, Keşan ve Tekirdağ'dan da  itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerince yangını söndürmek için karadan ve havadan müdahale başlatıldı.

Görüntü Dökümü
----------------------------
Havadan drone ile yangın bölgesi
Yangından detaylar
Yanan ağaçlar
Helikopterin söndürme çalışmaları
İtfaiye ekiplerinin müdahalesi
Detaylar
Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),

==========================

Down sendromlu Canan'ın beyaz gelinlik hayali gerçek oldu

Eskişehir'de down sendromlu Canan Düzenli'nin (36) beyaz gelinlik giyme hayali, ailesinin yanı sıra Tepebaşı Belediyesi'nin desteğiyle düzenlenen temsili düğünde gerçek oldu. Düğüne gelinliğiyle gelen Düzenli, yakınlarıyla birlikte gönlünce eğlendi.
Eskişehir'de down sendromlu Canan Düzenli'nin beyaz gelinlik hayali gerçek oldu. Ailesi temsili düğün hazırlarken, Tepebaşı Belediyesi de Çamlıca Deneyimli Kafe'yi tahsis ederek destek oldu. Evinden beyaz gelinlikle çıkan Canan Düzenli, düğün alayıyla şehirde tur attıktan sonra düğün salonuna geldi. İlk dansını Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile yapan Düzenli'nin mutluluğu yüzünden okundu. Davetlilerle çiftetelli oynadıktan sonra elindeki çiçek buketini fırlatan Canan Düzenli, hayalindeki düğünü gerçekleştirmenin de mutluluğunu yaşadı. Çocukluğundan beri gelin olmanın ve gelinlik giymenin hayali olduğunu söyleyen Canan Düzenli, "Böyle bir düğünü her şeyden çok istiyordum. Belediye Başkanı ile dans ettim. Her şey için çok teşekkür ederim, çok mutluyum" dedi. Kızının hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayan annesi Bahriye Düzenli, ise destek olanlara teşekkür ederek, "Çok mutlu oldum. Bize destek olanlara her şey çok teşekkür ederim. Kızımın senelerdir kurduğu hayali gerçekleştirdikö şeklinde konuştu.
Abla Nurcan Tokuşlu, kardeşinin gelinlik hayalini sürekli kendilerine anlattığını belirterek, "Bu hayalini hep dinliyorduk kardeşimden. Biz de çok istediğini biliyorduk ve bir girişimde bulunalım dedik. Bu kafeyle ilgili Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile görüştük ve kendisi çok büyük destek verdi bize. Sonrasını da biz aile olarak organize etmeye çalıştık" dedi. Temsili düğünde Canan Düzenli ve yakınları müzik eşliğinde eğlenerek günün keyfini çıkardı.

Görüntü Dökümü
------------
-Gelin Canan Düzenli'nin düğün alanına gelişi
-Canan'ın Kazım Kurt ile dansı
-Düğünden genel görüntü
-Canan'ın çiçek buketini fırlatışı
-Canan'ın akrabalarıyla dansı

Haber-Kamera: Abdullah GÜÇLÜ-Oğulcan BOZ/ESKİŞEHİR,-

==========================

TransAnatolia rallisi yarın başlıyor
 
Bolu'nun doğa harikası Abant'tan başlayıp, 2 bin 300 kilometrelik rotanın ardından Göbeklitepe'de sona erecek olan Transanatolia Rally Raid'in tanıtım toplantısı yapıldı.
Bu yıl 9'uncusu düzenlenecek olan TransAnatolia Rally Raid yarın başlayacak. Rallinin startı Bolu'nn doğa harikası Abant Tabiat Parkı'ndan verilecek. Yarın başlayacak rallinin ilk gününde ralliciler Abant Gölü'nden start alıp Beypazarı, Nallıhan, Gordion ve Haymana parkurunu, 2'inci gün Haymana'dan başlayıp Tuz Gölü, Sultanhanı, Obruk Gölleri, Mekke ve Acıgöl parkurunu, 3'üncü gün Acıgöl'den Ihlara, Güzelyurt, Nar Gölü ve Kapadokya parkurunu, 4'üncü gün Kapadokya'dan Erciyes, Sultan Sazlığı, Ahır Dağı Yaylaları ve Maraş parkurunu, 5'inci gün Maraş'tan Nurhak Dağları, Engizek Dağları ve Nemrut Dağı parkurunu, 6'ncı gün Nemrut Dağı'ndan Atatürk Barajı ve Mardin parkurunu, 7'nci gün ise Mardin'den Göbeklitepe parkurunu katedecek. Toplam 2 bin 300 kilometrelik rota üzerinde ralliciler, enduro sınıfı arazi motorsikletleri, 4x4 ve 6x6 arazi araçları, ATV ve  kamyonlar dört ayrı kategoride ve bir arada yol dışı etaplarda mücadele edecek.

Yarın başlayacak zorlu yarış öncesi rallinin tanıtım toplantısı düzenlendi. Bolu'nun incisi Abant Tabiat Parkı'nda bulunan bir otelde düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan TransAnatolia Genel Koordinatörü Burak Büyükpınar, "Bu yarış, her türlü arazi aracı, motosikletler, otomobiller ve kamyonların katıldığı uzun soluklu strateji ağırlıklı bir yarış. Motor sporlarının maratonlarından biri. Sadece hızlı olmak yetmiyor, dayanıklı olmak da gerekiyor. Hem ürün hem pilotlar için bu böyle. Aynı zamanda çok ciddi navigasyon ve strateji yarışı. Bunlardan sonra hız geliyor. Çünkü çok hızlı olup çok kaybolanların derece yapması pek mümkün değil" dedi.

Büyükpınar, bu yıl ilk defa FIA Cross Country şampiyonasına aday olduklarını ifade ederek, "Adaylığımız bu sürecin sonunda kabuln edilirse Türkiye'nin ikinci bir Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) desteklediği ve şampiyonası olduğu bir yarış haline gelecek. Şuanda bu kategoride dünyada 4 tane yarış var. Biz de 5'incisi olmak yolundayız" diye konuştu.
Toplantıda ayrıca TransAnatolia Operasyon Koordinatörü Orhan Çelen de rota ve yarış hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Yarın başlayacak olan yarışların 31 Ağustos'ta Göbeklitepe'de tamamlanması planlanıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Toplantıdan görüntüler
-Konuşmalar
-Detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

==================

Tepki çeken 'Emine Bulut' paylaşımına gözaltı

İzmir'in Torbalı ilçesinde, Emine Bulut cinayeti hakkında, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, katil zanlısı Fedai Varan'a destek vererek, 'Benim eşimin sonu da böyle olacak', 'Bir kadın ölüyorsa hak etmiştir' yazan Soner Ç., jandarma ekiplerince gözaltına alındı.
Kırıkkale'de kafede, 6 gün önce, 10 yaşındaki çocuğunun gözü önünde, eski eşi tarafından boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut'un sosyal medyada ortaya çıkan görüntüleri, tüm Türkiye'de büyük tepki topladı. Cinayetin gerçekleştiği kafedeki güvenlik kamerasının görüntülerinin sosyal medyaya düşmesinin ardından kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet hakkında, çoğu kullanıcı tepkilerini dile getirdi. 
'BENİM EŞİMİN SONU DA BÖYLE OLACAK' 
Büyük çoğunluğun aksine, Torbalı'nın Ayrancılar Mahallesi'nde oturan ve eşiyle boşanma sürecinde olan Soner Ç., sosyal medya üzerinden cinayetle ilgili yaptığı bir yorumda, katil zanlısı Fedai Varan'a destek verdi. Soner Ç., yorumunda şu ifadeleri kullandı:  
'Adamı bu raddeye getiren kadındır. Benim eşimin de bana yapmadığı kalmadı. Çocuklarım için sabrediyorum ancak dayanacak gücüm kalmadı. Ayrıca kadınları bu kadar erkeğin üzerine salan devlettir, kanunlardır. Kadın bir şey yaptığını zannediyor. Ancak sonuç ortada, olan evlatlarımıza oluyor. Benim eşimin sonu da böyle olacak. Olan evlatlarıma olacak. Ancak dayanamıyorum, yapacağım. ya gelecek ya sonuç bu.'
Sonar Ç.'nin yorumu sosyal medyada özellikle Twitter'da büyük tepki topladı. Tepkilerin ardından jandarma ekipleri, hareket geçti. Şüphelinin adresini belirleyen ekipler, düzenledikleri operasyonla Soner Ç.'yi yakalayarak, gözaltına aldı.

Haber: İbrahim DANIŞ/TORBALI (İzmir), - 

=================

Binali Yıldırım'dan 24 Kasım'da ağaç dikim seferberliği duyurusu (YENİDEN)

TBMM eski Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, orman yangınlarının yaşandığı İzmir'de yeni bir ağaçlandırma kampanyası başlatacaklarını açıkladı. 'İzmir'de 800 bin öğrenci fidan oluyor' adı verilen kampanyanın okulların açılacağı 9 Eylül günü duyurulacağını belirten Yıldırım, "24 Kasım'da hep birlikte o arazide olacağız. Herkes kendi başına iş yapamaz. İzmir bir bütündür. İzmirin dağlarında çiçeklerin tekrar açması hepimizin ortak geleceğidir" dedi.
İzmir'e gelen Binali Yıldırım, yanan orman alanlarında helikopterle inceleme yaptı. Daha sonra da İzmir Valiliği'nde bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya İzmir Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, AK Parti İzmir milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Alpay Özalan, Cemal Bekle, eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, rektörler ile oda ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri hazır bulundu.
Toplantının ardından açıklama yapan Binali Yıldırım, orman yangınlarıyla ilgili izlenimlerini aktardı. Yıldırım, İzmir, Muğla, Milas ve Bodrum'da aynı anda 19 orman yangınının çıktığını, bunlardan 5'inin İzmir'de olduğunu hatırlattı. Tüm temennilerinin orman yangınlarının bir daha çıkmaması olduğunu dile getiren Yıldırım, "Yangınların çıkmaması için herkese görev düşüyor. Bütün kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve özellikle vatandaşlara görev düşüyor" dedi. İlk orman yangınının Karabağlar bölgesinde başlayıp, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla yayıldığına dikkat çeken Binali Yıldırım şöyle konuştu:
"Yangının başladığı yer orman gözetleme kulesinin hemen alt tarafı. Büyük bir şans ki yangın başladıktan 10 dakika sonra ekipler müdahale edebildi. Bu yüzden daha büyük bir alanın tahrip olmasının önüne geçildi. Araziyi buraya gelmeden önce gördük. Vadiler, tepeler var. Farklı istikametlerde rüzgarların hakim olduğu bölge. Bunlar mücadeleyi zorlaştırdı. 5 köyün ciddi tehlikeyle karşı karşıya olduğunu tespit edip, özellikle Menderes'e bağlı Çatalca, Yeniköy, Seferihisar'a bağlı Eski Orhanlı, Yeni Orhanlı üzerinde tedbirler alındığını öğrendik. Bu şekilde yangının buraya sirayet edilmesinin önüne geçildi. Başta Tarım ve Orman Bakanı olmak üzere Orman Genel Müdürlüğü ekipleri ve sivil toplum kuruluşları ellerindeki imkanlarla bu mücadeleye katkı sağladı, herkes seferber oldu."
TERS YANGIN METODU
Yangına 20 helikopterin fiilen müdahale ettiğini ifade eden Yıldırım, "Yangın bölgesinde havuzlar var. Helikopterler 400 ile 1600 ton arasında su kapasitesi olan bu havuzlardan dalıp aldığı suyu, yangının üzerine döküyor. Her seferinde 2.5 ton su serpiliyor. Dolayısıyla denizden su alma ihtiyacı hissedilmiyor. Bunun için de 237 arazöz ve Orman Genel Müdürlüğü'nün elinde hangi cihazlar varsa burada kullanıldı. 45 su taşıma aracı, 29 müdahale aracı ve belediyelere ait 95 itfaiye aracı da bilfiil yangın söndürme faaliyetine destek oldu. Mühendisler, yangın muhafaza memurları, jandarma ve polislerimizden oluşan 1200 kişilik büyük bir ekip de olağanüstü bir gayretle 53 saat boyunca gece gündüz yangın için gayret gösterdi. Hepsine teşekkürler" dedi.
Konuyla ilgili bazı yanlış anlaşılmaların olduğunu ve doğru olmayan bilgilerin paylaşıldığını kaydeden Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:
"Bazı ileri geri laflar oluyor. 'Resmi elbiseyle yangını daha da büyütmek için ormanı yaktı' diye haberler çıkıyor. Cahillik kötü. Yangının yönünü değiştirmek için ters yangın metodu var. Bu metod uygulanınca yangın oradan iç bölgelere doğru çekilip, büyük tehlikenin önüne geçiliyor. Bu yangında sadece ağaçlar yok olmadı, flora ve fauna da büyük oranda tahrip oldu. Orman canlıları büyük ölçüde olumsuz etkilendi. Tilki, tavşan, yaban domuzu gibi aktif canlılar ile ilgili olumsuz bir tablo olmadığı öngörülüyor. Yangında can kaybı olmamasından memnunuz. Yangının neden çıktığı teknik bir konudur. Tahkikatlar devam ediyor. İlk bulgulara göre sabotaj ihtimali düşük olsa da göz ardı edilmiyor. Cam parçası yere atıldığında mercek etkisiyle ateş oluşturabilir. İhtimallerin tamamı inceleniyor."
'ORMAN VARLIĞI ARTTIRILDI'
Türkiye'nin 78 milyon hektar araziye sahip olduğunu belirten Binali Yıldırım, bunun yüzde 25'inden fazlasının yani 22 milyon 621 bin hektarının orman kaplı olduğunu söyledi. Bu alanların zaman zaman yangınlarla tahrip olsa da orman varlığının yenilendiğine dikkat çekti. İzmir'de daha önce meydana gelen yangın yerlerinden fotoğraflar göstererek örnekler veren Binali Yıldırım, yapılan rehabilitasyon ve yeşillendirme çalışmaları ile bu alanların eski haline geldiğini ifade etti. 2017'de çıkan Foça yangınından örnek veren Binali Yıldırım, bölgede fidan dikiminin tamamlandığını bildirerek, "Ormana dönüşmesi yıllar alır. Bir ağacın ergenliğe ermesi bir insanın hayatı gibi. Buraya gelmeden önce Menderes'e de gittik. Burada da 1 milyon 800 bin ağaç dikimi yapıldı" diye konuştu.
Yanan alanların yerleşime açılacağı ile ilgili bazı iddialara da yanıt veren Yıldırım, ormanların Anayasa'da özel yerleri olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Orman arazisi amacı dışında kullanılamaz. 2B yasasını biz 10 yılda zor çıkardık. İzmir'in içinde binaların olduğu alanlar orman alanı gözüküyor. Sadece tek bir yaprak yok. Aynı miktarda Tarım ve Orman Bakanlığı'na başka şekilde hazineye ait arazi vermek suretiyle, yani orman varlığını kaybetmemek kaydıyla sorunu çözebildik. Orman Kanunu en ağır kanundur. Üzerinde hiçbir şey yapamayacağınız bir anlam taşır. Geçen 15 yıl içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın özel çabasıyla orman varlığımızı ciddi ölçüde arttırdık. Dünyada orman varlığını tüm yangınlara rağmen az sayıda arttıran ülkeler arasında bulunuyoruz. 2 milyon hektardan fazla orman varlığı arttırıldı."
'KURUMLARIMIZI YIPRATARAK BİR YERE VARAMAYIZ'
İzmir milletvekili olarak bu konuyla özel olarak ilgilendiğini aktaran Binali Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:
"Sivil toplum kuruluşları temsilcileri, bakanlar, bakan yardımcıları ve Orman Genel Müdürü ile birlikte işin çilesini çekenler burada. İzmirlilerin kafasını karıştırmaya yönelik lafları ortadan kaldırmak için önce yangın yerini bizzat görüp bilgi alışverişinde bulunduk. İnşallah üzücü yangınlarla bir daha karşılaşmayız. Ama hayatın doğal akışı içinde bunlar olur, amacımız hazırlıklı olmaktır. Kurumlarımızı yıpratarak bir yere varamayız. Kurumların moralleri yüksek olmazsa daha büyük zararlar olması kaçınılmaz."
'İZMİR'DE 800 BİN ÖĞRENCİ FİDAN OLUYOR'
İzmir genelinde başlatılan bir kampanyanın da duyurusunu yapan Yıldırım, üniversitelerin de dahil olacağı kampanyada ziraat ve veterinerlik fakültelerinin bazı çalışmalar yapacağını ifade etti. Yıldırım, "Bazıları toplanıp ağaç dikeceğini açıklıyor. Cehaletin de bir ölçüsü olmalı. Yanan bir yerde ağaç dikmek için önce bir temizlik yapılmalı. Daha sonra toprağın hazırlanması gerekir. Bu işlerin en seri şekilde yapılması kasım sonunu bulur. Daha önce ağaç dikmeye çalışmak göz boyamaktır. Biz ağaç dikim programını şöyle planlıyoruz; 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde İzmir'in bütün öğretmenleri, öğrencilerine çağrı yapıyoruz. 9 Eylül'de okulların açıldığı gün bunun duyurusunu yapacağız. 24 Kasım'da hep birlikte o arazide olacağız. Herkes kendi başına iş yapamaz. İzmir bir bütündür. İzmirin dağlarında çiçeklerin tekrar açması hepimizin ortak geleceğidir. 9 Eylül'de 'İzmir'de 800 bin öğrenci fidan oluyor' sloganıyla bu kampanyayı başlatıyoruz. Karabağlar, Urla, Seferihisar ve Menderes'te ağırlıklı olarak fidan dikimi yapacağız. Üniversite öğrencileri de bize destek verecek. Onlar işi daha anlamlı kılıyor. Tüm İzmir seferber olacak. Bunu büyük bir keyifle başaracağız."
'BİR YERDE YANGIN OLSA DAVET Mİ BEKLERSİNİZ?'
Konuşmasında küresel ısınma ve iklim değişikliklerine dikkat çeken Yıldırım, mevsimlerin karıştığını söyleyerek, 1 yılda düşecek yağmurun 1 günde de düşebileceğini kaydetti. İklim değişikliklerinin etkileri ile ilgili olarak üniversitelerin araştırma yapabileceğini anlatan Yıldırım, "Türkiye'nin önemli üniversitelerinin yer aldığı İzmir özelinde ve ülke genelinde küresel ısınma konuları kapsamlı araştırılmalı. Bu nesillerimizin geleceği için önemli" dedi.
Yangına müdahale için Türk Hava Kurumu'nun uçaklarının kullanılmaması konusundaki tartışmalara da değinen Yıldırım şunları ifade etti:
"Bir yerde yangın olsa davet mi beklersiniz? Herkes elindeki imkanı kullanır. Yangına müdahale etmek için izin mi alacaksınız? Uçak kalkar yangına müdahale ederse, kimse karşı çıkmaz. Herkes yangına müdahale etmek için gayret gösterir."

ABONELERİMİZİN DİKKATİNE
AŞAĞIDAKİ FTP ADRESİNDEN GÖRÜNTÜNÜN TAMAMINA, LOGOLU OLARAK ERİŞEBİLİRSİNİZ..

FTP ADRESİ: 178.211.55.226
KULLANICI ADI: dhaabone 
ŞİFRE: dha

Haber-Kamera: Nevra UÇKAÇ/İZMİR, - 


 


Kaynak: DHA