Dha Yurt Bülteni-15

Dha Yurt Bülteni-15

Ermeni vatandaşlar ayinde buluştuHATAY'ın İskenderun İlçesi'nde Ermeni vatandaşlar, İskenderun Karasun Manuk Ermeni Kilisesi'nde ayinde buluştu.

Dha Yurt Bülteni-15

Ermeni vatandaşlar ayinde buluştu


HATAY'ın İlçesi'nde Ermeni vatandaşlar, İskenderun Karasun Manuk Ermeni Kilisesi'nde ayinde buluştu.


'Hac Yolculuğu' adını verdikleri gezi kapsamında, İstanbul'dan başlayarak Kayseri Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi ve sonrasında İskenderun Karasun Manuk Ermeni Kilisesi'ni ziyaret eden Ermeniler, ayine katıldı. Ermeni Patrikhanesi'nden Peder Şahen Ohanyan'ın yönettiği ayinde, dünya barışı için mumlar yakılıp dualar edildi. 


Görüntü Dökümü


---------------------


-Kilisede düzenlenen ayinden görüntü


Haber-Kamera Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN(Hatay),


=========================


Milli Savunma Bakanı Canikli: İnsansız savaş uçağı siparişi verildi


MİLLİ Savunma Bakanı Nurettin Canikli, 4.5 ton ağırlığında, 1.5 ton faydalı mühimmat taşıyabilecek 'Akıncı' ismi verilen İnsansız Savaş Uçağı siparişinin verildiğini belirterek, uçakların 2020 yılında teslim edilmeye başlanacağını açıkladı. Bakan Canikli "4.5 ton ağırlığında 1.5 ton faydalı mühimmat dahil taşıyabilecek akıncı ismini verdiğimiz İnsansız Savaş Uçağı sözleşmeleri yapıldı, siparişi verildi. 2020 ile 2021 yılında teslim edilmeye başlanacak. Biz İnsansız Hava Araçlarında dünyanın sahip olduğu teknolojiyi yakaladık" dedi. 


AK Parti Rize İl Başkanlığı tarafından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Konferans Salonunda düzenlenen 18'inci Siyaset Akademisi açılış töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, tarihin, coğrafyada çok hızlı aktığını belirterek bu bölgedeki devletlerin yapısının daha kolay yönetilmesi için yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını söyledi. Yeniden şekillendirilmeye çalışılan ve operasyon yapılacak ülkelerden birinin de Türkiye olduğunu ifade eden Canikli, "Türkiye'nin de en azından 4'de 1'i yakın toprağının bu bütünlükten alınarak başka bir siyasi yapılanmaya monte edilmesi planlanıyor. Bizim için düşünülen en düşük maliyet bu. Türk milletinin topraklarının yüzde 25'lik kısmı bu yapının hakimiyetinden alınarak başka yapılara kendilerinin çok rahatlıkla yönetebilecekleri başka yapılara monte edilmeye çalışılıyor. Türkiye olarak itirazımın ana omurgasını bu oluşturuyor. Buna itirazımız var.  Diyoruz ki 'Siz bu coğrafyayı Türkiye dahil istediğiniz gibi dizayn edemez, istediğiniz gibi şekillendiremezsiniz'.  Bu yeni oluşturulmak istenen yeni yapının temel amacı daha kolay yönetilebilir daha parçalara bölünmüş ve kendilerine tabi devlet yada devletçikler oluşturmak. Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'nin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunun da siyasi yapı olarak temel nedeni bu. Böyle bir yapı tamamen onu oluşturan ve ona destek veren, o terör yapılanması oluşumuna destek veren ülke yada ülkelerin emrinde onun taşeronluğunu ve tetikçiliğini yapacak onun bölgedeki amaçları ve emellerine hizmet edecek onun adına savaşacak bir yapı oluşturulmaya çalışılıyor" dedi.


'KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESECEĞİZ'


Bu itirazlarını etkisiz hale getirmek isteyen çok gizli güçlerin de ülke ve ülkenin lideri ile millete  yönelik saldırılarının söz konusu olduğunu da kaydeden Canikli, şöyle konuştu:


"Bizim de bu saldırıları ortadan kaldırmak için beka mücadelemiz söz konusu. Bir terör yapılanması oluşturulmaya çalışılıyor. YPG, PYD bir terör örgütüdür. Onlarında herkesinde kabul ettiği terör örgütü olarak kabul ettiği PKK'nın Suriye uzantısıdır. Bunu anlattık ve kabul etmek zorunda kaldılar. Türk milletinin bağımsızlığını toprak bütünlüğünü ortadan kaldırmaya çalışan bir terör örgütü var. Bu terör örgütünün hain çalışmalarının bertaraf edilmesi bu millet için bir görevdir ve mecburiyettir. Türkiye'nin toprak bütünlüğü hedef alınıyorsa  müttefikimiz, müttefik hukukunun bir gereği olarak o terör örgütünün hain hedeflerine ulaşmaması için Türkiye'ye destek vermesi gerekir. Terörle mücadelede Türkiye'nin geleceğini tehdit eden ve 40 yıldır mücadele ettiğimiz terör organizasyonuna desteği bırakın. DEAŞ diye ortaya çıkarılan suni, taşeron, bölgeyi dizayn etmek amacıyla ortaya çıkan örgüte karşı o terör örgütü ile ortaklık yapıyorsun. Ona da her türlü desteği veriyorsun. Bize vermediğin, parayla satmadığın sofistike füze sistemlerini, roket sistemlerini ona veriyorsun. 30 bin kişilik orduyu donatacak kadar mühimmat, silah sistemi, araç gereç veriyorsun. Biz müttefikiz. Sen benim düşmanımı yarın bana karşı kullanacağı silahla donatıyorsun. Bana karşı kullanacak. DEAŞ tehdidi ortadan kalktı. Zaten bütün görüşmelerde 'İlişkimiz taktiksel ve geçici. DEAŞ tehdidi bittiği zaman ortaklığımız bitecek, işimiz kalmayacak verilen silahları da toplayacağız'. DEAŞ'ın bittiğini kendileri ilan ettiler. O zaman dedik 'O verilen sözlerine yerine getirin'. O taktiksel geçici ilişkiyi ortaya çıkaran neden ortadan kalktı. Bu ilişkiyi bitirin' dedik. Bu sefer başka gerekçelerle daha da kuvvetlendirdiler ilişkilerini, daha uzun vadeli bir projeye yayarak planlar çalışmalar yapmaya başladılar. Tam tersi. Bizimle konuşmaların tam tersine. Sonuna kadar bütün yöntemleri kullanıyoruz, kullanacağız. Diplomasinin bütün bu araçlarını açık tutacağız. Hedeflere ulaşmak için katlanabileceğimiz maliyetlerin azaltılması için bu gerekli. Ama bu yöntemle sorunları çözemiyorsanız, bütün iyini yetinize rağmen bu sorunları çözemiyorsanız Cumhurbaşkanımızın dediği gibi kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Bu milleti tehdit eden terör örgütünden kurtulmak ve o riski tamamen bertaraf etmek için ne yapılması gerekiyorsa o yapılacak. Fırat Kalkanı operasyonunu DEAŞ için bu çerçevede düşünmek lazım. Zeytin Dalı operasyonunu ise bölücü terör örgütüne karşı bu çerçevede düşünmek lazım. Kendi göbeğimizin kendimizin kestiğinin işareti ve yansıması olarak göreceğiz"  


'KENDİ ADIMLARIMIZI KENDİMİZ ATIYORUZ'


Zeytin Dalı operasyonu kapsamında yapılan saldırılarda terör örgütüne verilen füzeler, roketlerin Türkiye'ye karşı, sivil insanlara ve askerlere karşı kullanıldığını da ifade eden Canikli, "Bunu gördük yaşıyoruz. Her gün tespitini yapıyoruz. Bu iş böyle olmaz. Gerçekten müttefiksek, müttefikliğin gereği tıpkı bizim NATO içerisinde gösterdiğimiz o samimi yaklaşım çerçevesinde ortaya konulması gerekir. Bir tarafta terör bir tarafta o terörün hedef aldığı senin müttefikin. İkisi bir arada olmaz ki. Bizde bunu açık etmeye deşifre etmeye ve ona göre sürekli adım atmaya zorluyoruz. Mesele bununla çözülmüyor. Kendi adımlarımızı kendimiz atıyoruz" diye konuştu.  


'İNSANSIZ SAVAŞ UÇAĞI SİPARİŞİ VERİLDİ'


 Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılan mühimmatın yüzde 98'inin yerli ve milli olarak üretildiğini açıklayan Canikli, şöyle konuştu:


"Kalan yüzde 2'yi de gelecek yıldan itibaren üretir hale gelmiş olacağız. Aynı şeyi hava kuvvetlerimizin kullandığı mühimmat ve diğer silah sistemleri içinde geçerli. Bunlardan en önemlisi  İnsansız Hava Araçları (İHA). Hakikaten Türkiye İHA'lar da bir tarih yazdı. Şuanda kullandığımız ve geliştirdiğimiz silahlı ve silahsız hava araçları dünyanın en kaliteli ve en teknolojik olanlarından bir tanesi. 2004 yılında terörle mücadele için müttefiklerimizden İHA satın almak istedik. HERO ismi ile 2004 yılından İsrail'den insansız hava araçları aldık. Çok yüksek paralar ödedik. Ama hemen hemen hiçbir tanesini etkili bir şekilde kullanamadık. Ürettiği görüntüleri gönderen ve süzgecinden geçiren İsrailli birileri vardı araçları kumanda edilen yerlerin başında. Sonradan öğrendik ki o bilgilerin önemli bir bölümü değiştirilmiş. Yanlış koordinatlar verilmiş. Süzgeçten geçmiş bilgiler olduğunu öğrendik. Bundan 2 ay önce hava kuvvetleri karargahında operasyonu canlı izliyoruz. Kandil'e operasyon  yapılıyor. Orada hem bizim Bayraktar inanılmaz cesur kahraman insanların geliştirdiği SİH ve İHA'ların görüntüsü var. Birde İsrail'den alınan HERON'ların görüntüsü var. Aralarında dağlar kadar fark var. Bizimkiler yerdeki toplu iğneyi görebilecek kalite ve kapasitede. Görüntüler iletiliyor. Hava kuvvetlerimiz gidip bombalıyor. Bizden ısrarla SİHA satın almak isteyenler var. Bu gururumuzu okşuyor. Şimdi 4.5 ton ağırlığında 1.5 ton faydalı mühimmat dahil taşıyabilecek akıncı ismini verdiğimiz İnsansız Savaş Uçağı sözleşmeleri yapıldı, siparişi verildi. 2020 ile 2021 yılında teslim edilmeye başlanacak. F 35 pilotlu savaş uçağı insanlı son savaş uçağı olarak kabul ediliyor. Bütün dünya bundan sonra insansız savaş uçağı sistemine geçme çalışmaları var.  Biz İnsansız Hava Araçlarında dünyanın sahip olduğu teknolojiyi yakaladık"


'BİZİM GİRDİĞİMİZ YERDE ŞEHİRLER, MEDİYET AYAKTA'


Harekatın kararlıkla sürdüğünün altını çizen Bakan Canikli konuşmasını şöyle tamamladı:


Yerleşim erlerine çok yakın bölgelerde operasyon yapılıyor.TSK'dan kaynaklı kayıtlara geçmiş bir tane sivil zayiatı yok. Fırat Kalkanı Harekatında da yok denecek kadar az sivil zayiat söz konusu. Biz sivil zayiat hassasiyetimiz olmasaydı çok kısa süre içerinde bir kaç hafta içerisinde Afrin'e girer orayı yerle bir ederdik. Bir tane masum insan hayatını kaybetmesin diye hem mirasımız hem inancımızın gereği olarak dikkatli davranıyoruz. Dabık, El Bab ve Cerablus'ta yıkılan bina görmediniz. Bütün binalar yerinde, tahribat yok. DEAŞ'ı oralardan temizledik. Rakka'yı da koalisyon temizledi. Rakka'da ayakta kalan bina yok. Aradaki fark bu. İki medeniyet arasındaki fark bu. Halep, Bağdat için, Irak için geçerli. 'Terörden temizliyoruz' diye bütün şehirleri tarumar ettiler. Bizim girdiğimiz yerde, şehirler medeniyetler ayakta. Kimse bu konuda bize akıl vermesin herkes kendisine baksın. Onlar kendi operasyonlarına baksınlar. 'Operasyonu kısa tutun filan'. Ne zaman dan beri terörle mücadele de bu tür tavsiyeler gündeme gelmeye başladı. Hani terör insanlık suçuydu. Herkesin terörle mücadele etmek görevi deniyordu. Terör görüldüğü yerde başı ezilmesi gereken insanlık adına bir beladır. Şimdi 'Kısa sürede bitirin'. Biz terör belasını temizlemeye çalışıyoruz. Terörü önce ülkemizden sonra bütün dünyanın başına bela olmaktan kurtarmaya çalışıyoruz. Nereden çıktı şimdi teröre karşı mücadelede bu tür tavsiyeler. Rahatsız mı oldunuz? Eğer bundan rahatsız olmuşsanız sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz. Kusura bakmayın. Gelin hep birlikte insanlık adına insanlığa zarar veren bütün örgütleri senin benim örgütü demeden hepsini birlikte temizleyelim"


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


Salondan genel görüntüler


Bakan Canikli konuşma


Detaylar


HABER: Aytekin KALENDER - KAMERA: Bayram Ali SARI/ RİZE


================================


Camilerin bağış kutusundan hırsızlığa gözaltı


MANİSA'nın Sarıgöl ilçesinde, çeşitli camilere konulan sadaka kutularından hırsızlık yaptığı iddia edilen K.B (53), polis tarafından yakalandı.


Sarıgöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Bürosu ekipleri, ilçede farklı tarihlerde çeşitli camilerdeki sadaka kutularından para hırsızlığıyla ilgili çalışma başlattı. Hırsızlık zanlısının eşkali, güvenlik kamerası görüntülerinden belirlendi. Sivil ekipler, kentteki camilerde önlem aldı. Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Köprübaşı Camii'ne dün (cuma) gelen K.B., polis tarafından yakalandı. K.B.'nin, İzmir, Kocaeli, Bursa, Tekirdağ ve 'deki çeşitli camilerden de benzer hırsızlıklar yaptığı öğrenildi. Emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen K.B. tutuklandı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


Camilerde güvenlik kamera görüntüleri


Zanlı K.B adliyeye çıkarılırken


Haber Kamera: Vehbi SARIHAN/ SARIGÖL (Manisa),


================================


Akşener: Şeker fabrikalarını satamayacaksınız (2)


AKŞENER: CUKKA İTTİFAKI


İYİ Parti Genel Başkanı , Konya'da partisinin bir otelde düzenlenen il kongresine katıldı. Akşener, İYİ Parti'nin proje partisi olduğunu söyleyenlerin olduğunu; ancak partilerinin milletin projesi olduğunu söyledi. 'Cumhur İttifakı'na da eleştiren Akşener, şöyle konuştu:


"Ayna tutmaya devam ettik. Birden kendilerinin 'Cumhur' dediği, bizim ise ben çıkar demiştim de arkadaşlar cukkayı uygun buldular, bizim de 'cukka ittifakı' dediğimiz bir koalisyonla, saray koalisyonuyla karşı karşıya kaldık. Eğer biz sizi dinlemeseydik, size kulak vermemiş olsaydık, ne cukkalar, ne saray koalisyonları bilinecekti, sarayın memurları bilinecekti."


'ERDOĞAN, İNÖNÜ'YÜ ROL MODEL ALMIŞ'


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsmet İnönü'yü rol model aldığını ileri süren Akşener, "Sayın Erdoğan, senelerdir İsmet Paşa'ya bağırır. 'Cehape' diye CHP'ye bağırır. Bir türlü anlam verememiştim ben ama gördüm ki esasında, İsmet Paşa rahmetlik, kendisinin rol modeliymiş. Özendiği alan, hani rahmetli Menderes'in resmini gezdirirken özendiği yer, özendiği kişi rahmetli İnönü'ymüş" dedi. Akşener, İsmet İnönü'nün bir dönem hem partisinin genel başkanı hem de Cumhurbaşkanlığı görevini yaptığını belirtti.


Akşener, Bilal Erdoğan'ın 'Babamdan sonra bu ülkenin hali ne olacak?' açıklaması yaptığını hatırlatarak, burada psikolojik ve patolojik sorun olduğunu söyledi. Akşener, "Devletler, milletler yaşar. İnsanlar vakti gelir giderler. Kimler gitti ki, bu millet yaşadı. Sayın Bilal Erdoğan, oradan şunu duymayı arzu etmiştir: 'Sen varsın, sen varsın'. Burada vahim iş şu: Bir kişinin geleceğini, bu büyük kadim devletin, kadim milletin geleceğiyle üst üste koymuş olabilmesidir" ifadelerini kullandı.


Görüntü Dökümü


-----------------------


-Akşener'in konuşması 


Haber- Kamera: Tolga YANIK/ KONYA


================================


Bakan Fakıbaba: İthalatı bitirmek için sürekli çalışıyoruz (2)


"KEYFİMİZDEN ELİN TOPRAĞINA GİRMEDİK"


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, Adıyaman'da, Ak Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Siyaset  Akademisi'ne katıldı. 15 Temmuz'daki darbe girişimine değinen Bakan Fakıbaba, "15 Temmuz'da büyük mücadele verildi. Keşke şehidimiz olmasaydı. 15 Temmuz olmasaydı ama her işte bir hayır vardır. Belki uyanmayacaktık. 3 yıl sonra direk olarak her şeyi teslim almış olacaklardı. Her işte bir hayır var. Bizim birlik ve beraberliğimiz kardeşliğimiz Kürt'ü, Türk'ü, Arap'ı, Zaza'sı Laz'ı, Çerkez'i Alevi'si, Sunni'si ne kadar güzel bir şey. Bu zenginliğin biz farkında olmamız lazım. Bu zenginliğin tümü ile Türkiye'yiz. Bu bayrak bizim. Bu ülke bizim. Bizim ürettiğimiz her şey bize yeter. İlerlememizi devam ettireceğiz. 15 yıl değil. Daha nice 15 yıllar biz AK Parti iktidarlarını yaşayacağımıza inanıyorum" dedi.


Zeytin Dalı Harekatı'na da değinen Fakıbaba şunları söyledi:


"Bizim kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok ama bakın o kadar şehidimiz var. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Keyfimizden elin toprağına girmedik ama siz orada terörist gönderiyorsunuz ve benim insanlarımı öldürtüyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Kim olursa olsun hangi ülke olursa olsun. Kendini ne zanneden olursa olsun. 10 binlerce kilometrede de dünyanın en büyük ülkesiyim diyen de olsa biz bize karşı olan haksızlığı önleriz. Gerekirse hepimiz ölürüz. O kendilerini büyük zannedenler gelsin denesinler görelim. Onun için bu bölge de herkes dikkatli olacak. Bizim bir tek amacımız var. Suriye Suriyelilerindir. Afrin Afrinlilerindir. Biz orada Afrin'i terör örgütlerinden kurtarıp gerçek sahipleri olan Suriyeli kardeşlerimize Allah'ın izni ile verip geri çekileceğiz ama sınırlarımızı da güvence altına alacağız.  Biz birlik ve beraberlik içinde olduğumuz taktirde bize Allah'tan başka hiç kimsenin gücü yetmez. Biz öyle bir ülkeyiz. Öyle bir ülkenin torunlarıyız. Gelecekleri varsa görecekleri de var."


Fakıbaba, buradaki programın ardından Organize Sanayi Bölgesi'ndeki yatırımları inceledi ve daha sonra Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası'nda, bakanlığınca düzenlenen 'Adıyaman Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı' katılıp Şanlıurfa'ya hareket etti.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------------------------


Belediye Konferans Salonu


Toplanan parti üyeleri


Bakan Fakıbaba'nın konuşması


Ticaret Sanayi Odası Toplantı salonu


Bakan Fakıbaba, çiftçilerle bir araya gelmesi


Organize Sanayi Bölgesi


Fabrikaları gezmesi


Genel ve detay görüntüler 


Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)


=================================


2 KÖY DAHA KONROL ALTINDA


'Zeytin Dalı Harekatı' kapsamında TSK ve ÖSO güçleri, Afrin'in Tellef ve Solaklı köylerini de çatışmalar sonucu teröristlerden temizledi.


Haber: Mücahit YOLCU  / GAZİANTEP


================================


Hülya Koçyiğit: Mehmetçiğimiz, sivillerin zarar görmemesi için özen gösteriyor


TÜRK sinemasının usta isimlerinden Hülya Koçyiğit, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Suriye'nin Afrin kentinde çok haklı bir operasyon yaptığı belirterek, "Özellikle sivillerin kaybolmaması, sivillerin zarar görmemesi için Mehmetçik çok özen gösteriyor" dedi.


Hülya Koçyiğit, sunucu Özlem Yıldız ile birlikte Kahramanmaraş'ta bir alışveriş merkezinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğe katıldı. Etkinlik öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koçyiğit, Afrin'de terör örgütü PKK/PYD'ye yönelik yürütülen operasyona katılan Mehmetçikler için dua ettiğini söyledi. Mehmetçiklere destek vermek için Hatay'da Suriye sınırına gittiğini hatırlatan Koçyiğit, şöyle konuştu:


"Şu anda Mehmetçiğimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri çok haklı bir operasyon yapıyor çünkü yıllarca terör mağduru olduk ve hala terörün şiddetle hazırlanıp üzerimize doğru geldiğini fark ettiğimiz için onları durdurma nedeniyle oradayız, işgal nedeniyle orada değiliz bu çok açık. Özellikle sivillerin kaybolmaması, sivillerin zarar görmemesi için Mehmetçik çok özen gösteriyor. Benim bütün kalbimle, bütün analar gibi duam onlarla. 'Onların tırnakları bile kırılmasın' diye dua ediyorum. İnşallah muvaffak olarak dönsünler."


Basın toplantısının ardından Hülya Koçyiğit ve Özlem Yıldız, mağazada vatandaşlarla buluştu. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Koçyiğit, bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------------------------------------


Hülya Koçyiğit ile Özlem Yıldız


Koçyiğit'in konuşması


Yıldız'ın sahneye çıkması


Koçyiğit'in sahneye çıkması


Koçyiğit'in vatandaşları selamlaması


Yıldız ile Koçyiğit'in söyleşi yapması


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)


===========================


Yüksekova'da bulduğu cisim elinde patlayan çocuk ağır yaralandı


HAKKARİ'nin Yüksekova ilçesinde arazide bulduğu cisim elinde patlayan Berat Oktay (10) ağır yaralandı.


Olay, saat 16.30'da sıralarında ilçenin Göngür Mahallesi'ndeki boş arazide meydana geldi. Burada oyun oynayan Berat Oktay'ın yerde bulduğu cisim elinde patladı. Patlamada ağır yaralanan çocuk çevredeki vatandaşların yardımıyla yoldan geçen taksi ile Yüksekova Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Olay yerine gelen polisler inceleme başlattı. Yaralı çocuğun yakınları sinir krizi geçirdi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------------------------


-Olay yerinden görüntüler


-Hastaneden görüntüler


Haber-kamera: Yaşar KAPLAN/YÜKSEKOVA (Hakkari),


==========================


Evin ambarı yangında kül oldu


KAHRAMANMARAŞ'ın Andırın ilçesinde bir evin ambarı, çıkan yangında kül oldu.


Olay, öğle saatlerinde ilçeye 25 kilometre uzaklıktaki Sumaklı Mahallesinde meydana geldi. Ramazan Hayta'nın evinin yanında bulunan ambarda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevleri görenlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri geldi. Ekiplerin yaklaşık 2 saatlik müdahalesi sonunda söndürülebilen yangında ambar, içindekilerle birlikte yanarak kullanılamaz hale geldi.


Ramazan Hayta, ambarda zeytinyağı, buğday, mısır, gübre ve saman olduğunu belirterek, "Tamamı yangınla birlikte gitti. Tüm erzakım yandı" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------------------------------------


İtfaiyenin yangına müdahalesi


Yangına köpük sıkılması


Ramazan Hayta ile röp.


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: İskender ZENGİN-KAHRAMANMARAŞ-DHA)


============================


Ordu'da yanarak ölen karı-koca 2 hafta sonra defnedildi


ORDU'nun Ünye İlçesi'nde 24 Şubat günü kaldıkları evde çıkan yangından dolayı yanarak ölmüş halde bulunan karı-koca yapılan otopsinin ardından bugün defnedildi.


Olay, Ordu'nun Ünye ilçesinde bulunan Yüceler Mahallesi'nde 24 Şubat günü meydana geldi. İddialara göre İstanbul'dan ilçeye gelen 8 çocuk babası Nuri Usluoğlu ve Lütfiye Usluoğlu'nun kaldığı kırsal bölgedeki 2 katlı evde gece saatlerinde belirlenemeyen bir nedenden yangın çıktı. Yangında hayatını kaybeden çift, sabah saatlerinde yakınları tarafından bulundu. Yapılan incelemede cinayet şüphesi üzerine cesetler önce Ordu Adli Tıp Kurumu'na, ardından ise İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek incelendi. İncelemenin ardından savcılık geniş çaplı soruşturma başlatırken otopsisi tamamlanan Nuri ve Lütfiye Usluoğlu'nun cansız bedenleri ailelerine teslim edildi. 


Nuri ve Lütfiye Usluoğlu, Yeşilkent Mahallesi'nde bulunan Güney Merkez Camii'nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından aynı yerde ki aile kabristanlığına defnedildi. 


Görüntü dökümü-HD-


-------------------------


-Cenazeden detaylar


-Cenaze namazının kılınması


-Cenazelerin omuzlarda götürülmesi


(Süre: 01.19 dk) - (Boyut: 148 mb)


Haber-Kamera: Mücahit GÜREL/ÜNYE(Ordu),


===========================


Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: Bu yıl 25 bin öğretmen ataması yapacağız (2)


EROĞLU: TAŞKINLARI BİTİRECEĞİZ


Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Edirne Valisi Günay Özdemir'i makamında ziyaret ettikten sonra düzenlediği basın toplantısında tamamlanma aşamasına gelen ve kenti taşkınlardan koruyacak olan Kanal Edirne ve Ergene Nehri'nin temizliğine ilişkin bilgiler verdi. Eroğlu, "Taşkınla ilgili büyük bir çalışma yapıyoruz. Ergene Nehri'ndeki taşkını halledeceğiz. İlk defa Edirne'de tarihinde Kanal Edirne bitme noktasına geldi. Bunu da tamamlayınca azaltmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Kanal Edirne'nin tamamlanmasına 100 metre kadar kaldı. Bitirince nehrin debisini kanala vereceğiz, Edirne'ye gitmeden Meriç'e katılacak. Bu ilk defa düşündüğümüz zor bir işti. DSİ gece, gündüz çalıştı. Kanalın çevresi de mesirelik alan olacak, turizme de açacağız. Kanal Edirne bitiyor müjdeler olsun. Ayrıca Ergene Nehri üzerine 8 tane köprüyü (Balkan savaşlarında şehit olan dedesi) dedem topçu er Hacı Hasanoğlu Mehmet efendinin ruhuna yapmak durumundayız" dedi.


'KANAL EDİRNE'NİN BİTMESİNE 100 METRE KALDI'


Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, basın toplantının ardından Edirne Valiliği bahçesindeki toplu açılış törenine katıldı. Baraj ve sulamanın yanı sıra Ergene Nehri üzerine yapılacak 8 köprünün aralarında bulunduğu 4 tesis için 60 milyon liralık yatırım yapıldığını anlatan Eroğlu, "Kanal Edirne projesi tamamlanıyor. Mayıs ayında bitecek ve üzerine 5 köprü yapıyoruz, 4 tanesi tamamlandı. Etrafında bisiklet yolları, muhteşem yürüyüş alanları mesire alanlarıyla bataklık olmaktan kurtulacak. Edirnelilerin nefes alacağı muhteşem bir mekan olacak. Gelen Meriç nehrinin debisinin 3'te 1'i oradan kanaldan akacak. Taşkından buradan 2500 metreküp/saniye su geçiyor. Bunun 773 metreküp/saniyesi bu kanaldan geçireceğiz. Taşkın riski büyük ölçüde azalacak. Sessiz sedasız muazzam bir kanal açtık. Tunca debisi de azalıyor herhangi bir sıkıntı yok. Ergene'de bitiyor, 2018-2019 yılları Edirne'de Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın destan yazdığı yıllar olacak. Biz sizi hep görüyoruz ama 2019'da da siz bizi görün. Burası resmi merasim olduğu için daha fazla söylemeyeceğim ama o zaman da bize bakın" şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından bakan Eroğlu ve beraberindekiler 4 tesisin temelini attı. Eroğlu açılış ve ziyaretlerinin ardından partisinin Edirne İl Başkanlığı'na geçti.


Görüntü Dökümü:


-Bakan Eroğlu'nun valilik ziyareti


-Toplantı salonu


-Bakanın açıklamaları


-Valilik bahçesindeki temel atma


-Programa katılanlar


-Eroğlu'nun konuşması


-Temel atılması


-Genel görüntüler


Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Ali Can ZERAY/EDİRNE,-

Kaynak: DHA