Dha Yurt Bülteni-14

Dha Yurt Bülteni-14
Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel

141)AKŞENER, "TÜRKİYE'DEN BAŞKA O PAÇAVRAYI ASAN ÜLKE YOK'İÇİŞLERİ eski Bakanı ve TBMM eski Başkanvekili Meral Akşener, Türkiye'ye gelen Barzani için İstanbul Atatürk Havalimanı ve Ankara Esenboğa Havalimanı'na asılan sözde Kürdistan bayrağına tepki gösterdi.

DHA YURT BÜLTENİ-14

1)AKŞENER, "TÜRKİYE'DEN BAŞKA O PAÇAVRAYI ASAN ÜLKE YOK'

İÇİŞLERİ eski Bakanı ve TBMM eski Başkanvekili Meral Akşener, Türkiye'ye gelen Barzani için İstanbul Atatürk Havalimanı ve Ankara Esenboğa Havalimanı'na asılan sözde Kürdistan bayrağına tepki gösterdi. Akşener, "Türkiye'nin dışında bu bayrağı göndere çeken bir başka ülke yok. Sayın Bahçeli'den ne beklersiniz? Gök kubbeyi yere indirmeyi beklersiniz. Ama şunu dedi, 'Ya ben ya Barzani. Başbakan da 'Tercihim Barzani'" diye konuştu. Meral Akşener, Milliyetçi Meslek Adamları Birliği (MİLMAB) Muğla İl Temsilciliği tarafından düzenlenen 'Milli İradenin Önemi' konferansına konuşmacı olarak katıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferansa katılımın beklenenin üzerinde oldu. Yüzlerce kişinin salonda Aşkener'i dinlemek üzere gelmesi nedeni ile izdiham yaşandı. İzdiham yaşanması üzerine Akşener, dışarı çıkarak konuşmasını bir miting havasında yapmak zorunda kaldı. Sözlerine, "Bugün buraya 'milli iradenin önemi' isimli bir konferan için geldim. Spor salonunu istedik ama vermediler" diyerek başlayan Akşener, "Muğla Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ederim, burasını bize verdi. Allah onlardan razı olsun ama gördüğünüz gibi o 600 kişilik salona sığmadık ve mecburen birarada olmak üzere karşı karşıya kaldık. Allah'ın sopası yok" diye konuştu.

"SAYENİZDE BU ÜLKEDE HUKUK DEVLETİ, GUKUK DEVLETİ OLDU"

"Türkiye milli irade, millete gitmeliyiz diyenler tarafından Olağanüstü Hal (OHAL) şartları altında referanduma gidiyor. Bir kere milli iradenin tecellisi için eşit biçimde mücadele etmek, yarışmak, rekabet etmek gerekir" diye konuşan Akşener sözlerine şu şekilde devam etti:

"Hayırcılara her türlü eziyet var. Kimimizin elektriği kesilir, kimimizin konuştuğu kürsü yıkılır. Kimisine salon verilmez, kimisi tutuklanmayla tehdit edilir. Hadi gücünüz varsa gelin beni tutuklayın. OHAL'de referanduma eşit olmayan şartlarda gidiyoruz. Diyorum ki; kanun hükmünde kararnamelerle bu ülkeyi yönetiyorsunuz. Sayenizde bu ülkede hukuk devleti gukuk devleti oldu. Ama biz öyle cesuruz ki, OHAL'de bile sizinle yarışmaya hazırız. Gelin bu meydanlara, burası er meydanı. Buradan önce Sayın Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum. Bu millet sizi üç defa Başbakan yaptı. Sonra istediniz Cumhurbaşkanı yaptı. Sizi salondan çıkarırlarken, ben sizin yanınızdaydım. Zalimliklere karşı çıktım."

"ABUDİK GUBİDİK İŞLERLE BAŞBAKAN OLDUN"

Kürsüden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'a meydan okuyan Akşener, "Buradan meydan okuyorum. Cumhurbaşkanı, bırakın Cumhurbaşkanlığı forsunu, çıkın Saray'dan gelin meydana gelin yarışalım. Siz kazanırsanız annenizin sütü gibi helal olsun. Ama kaçıyorsunuz. Abidik gubidik işlerle Başbakan seçildiğini söyledi Binali Bey. Ben tabi 15 senedir dışarıdayım. Abidik gubidik işleri bilmem. Ama siz 15 senedir bu ülkeyi yönettiğinize göre bir bildiğiniz var. Sayın Başbakan, 'abidik gubidik' işlerle Cumhurbaşkanı olan Gül müdür? Yoksa Başbakan olan Erdoğan, Davutoğlu veya şahsınız mıdır?" dedi.

"NAMUSUMA LAF ATARAK BURADAN KAÇAMAYACAKSINIZ"

Bahçeli'nin başkanlık sistemini gündeme getirmesinin sebebinin koltuk korkusu olduğunu ifade eden İçişleri eski Bakanı Meral Akşener, "Şimdi 'beka sorunu' diyorlar. Habur'da teröristler karşılanırken Türkiye'nin beka sorunu yok muydu? Oslo'da Türk devleti kepaze edilirken Türkiye'nin beka sorunu yok muydu? Nevruz'da Apo'nun mektubu yokken beka sorunu yok muydu? Hendekler kazılırken beka sorunu yok muydu? Halbuki bugün terör örgütleriyle iyi kötü mücadele ediliyor. Bu beka sorunu nerden çıktı? Bunu Sayın Bahçeli açıklamalıdır. Öyle Meral Akşener'in çoluğuna çocuğuna, şerefine namusuna, 1 yaşındaki torununa laf atarak buradan kaçamayacaksınız" dedi.

"BEBEK KATİLİNE 'SAYIN' DEMEDİK"

"Biz size dedik ki; 'Yapın kongreyi, gidin mahkemeye.' Sonuç olarak kurultayı yapmadınız" diyerek konuşmasına devam eden Akşener, "Hayır diyenlere terörist diyorsunuz. Misli misli iade ediyorum. Eğer bizlerin Barzani'yle yan yana geldiğimizi ispatlayabilirseniz, Şivan Perver'le yan yana geldiğimizi ispatlayabilirseniz, bebek katiline 'sayın' dediğimizi ispatlayabilirseniz gelin bizi gözaltına alın. Ama tüm bunları yapan sizlersiniz. Bu milli iradenin tecelli ettiği meydanda, vallahi de, billahi de hayır, hayır, hayır! 80 milyon 'hayır' diyor!" şeklinde konuştu.

"KINAMIZI YAPIP, VATANIMIZA KURBAN OLMAYA GELDİK"

Elindeki kınadan rahatsız olanlara da seslenen Akşener, "Kınanın nesinden şikayetçisiniz? Siz Türk töresinden bihaber misiniz? Kına Türk töresinin çok önemli bir kültürü ve İslami geleneğidir. Bu kararlılığı gösterir. Biz kınamızı yakıp, vatanımıza kurban olmaya geldik. Biz vatanımız için ölmeye geldik" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN DIŞINDA BU BAYRAĞI GÖNDERE ÇEKEN BİR BAŞKA ÜLKE YOK"

Akşener, geçtiğimiz günlerde Barzani'nin Türkiye'ye gelmesi sebebiyle İstanbul ve Ankara havalimanlarına Kürt bayrağı asılmasına tepki göstererek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin semalarında bir paçavra asıldı. Bunun sebeplerini anlamak lazım. Barzani bayrağı asıldı çünkü 'evet' oyuna ihtiyaçları var. Bunun için Barzani'yi ülkeye davet ettiler. İkinci olarak; hemen sınırımızda Kürt koridoru kuruldu. Bu bizim kırmızı çizgimizdi. Suriye'de Kürdistan'ın kurulmasını gözlerden kaçırmak için Barzani davet edildi. Barzani'nin özerk bölgesini bu ülkeye kabul ettirmeye çalıştılar. Türkiye'nin dışında bu bayrağı göndere çeken bir başka ülke yok. Sayın Bahçeli'den ne beklersiniz? Gök kubbeyi yere indirmeyi beklersiniz. Ama şunu dedi ya ben ya Barzani. Başbakan da dedi ki 'tercihim Barzani'" diye konuştu. MHP Iğdır eski Milletvekili Sinan Oğan'a yapılan saldırı hakkında da tepkisini dile getiren Akşener, "Sinan Oğan'ın kürsüsünü deviren kardeşim, bunu Sayın Bahçeli'ye sordun mu?" dedi.

"TECAVÜZLERE 'DUR' DEMEK İÇİN HAYIR"

Kimsesizlerin kimi olabilmek için 'hayır' dediklerini ifade eden Akşener, "Biz Mustafa Kemal Atatürk'ün torunlarıyız. Benim bir farkım daha var. Ben Gazi Paşa'nın aynı zamanda hemşerisiyim. Rejimi değiştirmemeye yemin ettik. 80 milyon kere 'hayır' diyoruz. Bu ülkede kadın cinayetleri, tecavüzler, çocuk gelinler, erkek çocuklarına yönelik saldırılar arttı, bu Türkiye için önemli bir konudur. 'hayır' diyerek aynı zamanda bunlara da dur diyeceksiniz. Bu yüzden Atatürk'ün sözüyle 'kimsesizlerin kimi' olabilmek için 16 Nisan'da 80 milyon kere hayır, hayır, hayır!" diye konuştu.

VATANDAŞA SANDIĞA SAHİP ÇIKIN UYARISI

Akşener, AKP'nin sandıkta uygulayacağı strateji konusunda da vatandaşları uyararak, "AKP iktidarı şöyle bir propaganda yapıyor; 'hayır' oyu vereceklere diyorlar ki; 'ne yaparsanız yapı bir abidik gubidik yapılır ve evet oyu çıkarılır.' Bu tamamen sandığa gitmemeniz için uydurulmuş bir senaryodur. Şimdi her biriniz akrabalarınızı, dostlarınızı, komşularınızı oy kullanmaya gideceksiniz. Oylarınızın peşinde olacaksınız. Saat 17.00'te sandıklar açıldığında orada olacaksınız. ve 'abidik gubidik'in önüne geçeceksiniz" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Meral Akşener' in konuşması

MUĞLA/DHA

==============================================================

2)ÇAVUŞOĞLU: ONLARIN DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARINDA İKİYÜZLÜLÜĞÜNÜ SURATLARINA VURURUZ

DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Ne Almanyası ne Hollandası bizi korkutamaz. Hiç kimse de bizi engelleyemez. Onların demokrasi ve insan haklarında ikiyüzlülüğünü suratlarına vururuz. Hiç endişe etmeyin. Herkes haddini bilecek. Herkes demokrasi insan haklarında çifte standarttan uzak duracak, kimse bize ders vermeye kalkmasın" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Antalya'nın Gazipaşa İlçesi'nde 4 milyon TL'ye mal olan Bıçkıcı Deresi Islahı 1'inci Kısım Temel Atma ve Orman Köylülerine Gelir Getirici Tür Sertifika Töreni'ne katıldı. Cumhuriyet Meydanı'ndaki tören öncesi Bakan Eroğlu, Gazipaşa Belediyesi'ni ziyaret ederek, Belediye Başkanı Adil Çelik'ten bilgi alarak, isteklerini dinledi.

"BURAYA AYRI İLGİ VE SEVGİM VAR"

Belediye ziyareti sonrası tören alanında kalabalığa seslenen Bakan Eroğlu, Gazipaşa'nın her zaman ayrı bir yeri olduğunu belirterek, ilçeye duyduğu sevgiyi anlattı. İlçede yapımı süren Hacı Musa Çayı Islah ve Çevre Düzenleme çalışmalarından bahseden Eroğlu, nüfus cüzdanının doğum hanesinde Hacı Musa yazdığını belirterek, "Sayın belediye başkanım beni fahri Gazipaşalı ilan etti. Bu sebeple buraya ayrı bir ilgim ve sevgim var" dedi.

"BİR DE BAKMIŞ HÜKÜMETİN ÖMRÜ BİTMİŞ"

Referandumla ilgili konuşan Bakan Eroğlu, 16 Nisan'ın Türkiye için miladi bir tarih olduğunu söyledi. 1923'ten günümüze 65 hükümet kurulduğunu anlatan Eroğlu, "Bölün yıla, ortalama bir hükümetin ömrü 16 ay. Hükümet kurma çalışmaları, güven oylaması filan derken 2 ay geçiyor. Daha sonra brifing alayım, bakanlığa hangi kapıdan girilir, hangi kapıdan çıkılır öğrenene kadar bir de bakmış hükümetin ömrü bitmiş. Böyle bir şey olabilir mi? İstikrar için cumhurbaşkanlığı sistemine 'evet' diyeceğiz" diye konuştu.

RUSYA İLE DOMATES GÖRÜŞMESİ

Bakan Mevlüt Çavuşoğlu törendeki konuşmasında önümüzdeki hafta Rusya'ya ziyaret gerçekleştireceklerini ve domates ihracatının önündeki engelleri kaldırmak için görüşmeler yapacaklarını aktarırken, olumlu sonuç alacaklarına inandıklarını kaydetti. Referanduma da değinen Çavuşoğlu, söylenilenin aksine sistemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için değil, ondan sonrası için gerekli olduğunu vurguladı. 15 yıldır halkın desteğiyle tüm zorluklara rağmen Türkiye'nin yolunda ilerlediğini belirten Çavuşoğlu, "Bu sistemin sağlam olmasından değil, cumhurbaşkanımızın güçlü olmasından, sizin de desteğinizden dolayı böyle oluyor. O yüzden biz sonrasını planlamak için bu sistemi getirmek durumundayız" dedi.

"HERKES HADDİNİ BİLECEK"

Bakan Çavuşoğlu, "Peki bu batının derdi ne?" diye sorduktan sonra Avrupa'dan baskı yapmaya çalışıldığını kaydederek, şöyle devam etti:

"Bu sistemde Türkiye güçleniyor, daha bağımsız olacak. Türkiye artık onların kontrolünde değil. Çatlıyorlar. 'Dünyanın en büyük havalimanını nasıl yapıyorsunuz' diyorlar. Kestik hortumları, yapıyoruz yatırımları. İnsani yardımda dünyada birinci sıradayız. Geçen sene 4 milyar dolar yardım yapmışız. Onlar Türkiye'nin zayıf kalmasını istiyor. O yüzden terör örgütlerine kucak açıyorlar. Şunu da bilsinler ki ne Almanyası ne Hollandası bizi korkutamaz. Hiç kimse de bizi engelleyemez. Demokratik hakkımızı da gider kullanırız. Onlar nasıl Türkiye'de kullanıyorsa biz de orada kullanırız. Onların demokrasi ve insan haklarında ikiyüzlülüğünü suratlarına vururuz. Hiç endişe etmeyin. Herkes haddini bilecek. Herkes demokrasi, insan haklarında çifte standarttan uzak duracak, kimse bize ders vermeye kalkmasın. Avrupa'daki vatandaşımızla da buluşacağız. Ne PKK ne bir başkası bizi durduramaz. Biz bizimle dost olmak isteyenle dost olmaya varız. Bu yüzden herkese bu sistemi anlatacağız ve 16 Nisan'dan sonra farklı bir Türkiye'ye uyanacağız. Size güveniyoruz."

Konuşmaların ardından temel atma töreni gerçekleştirildi.

Görüntü Dökümü

--------------

Bakan Eroğlu'nun gelişi

Alandaki kalabalıktan görüntü

Bakan Eroğlu'nun konuşması

Bakan Çavuşoğlu'nun konuşması

124 MB/// 03.54

HABER- KAMERA: Yücel BULUT/GAZİPAŞA (Antalya),

=======================================================

3)BAKAN ÖZLÜ: EKONOMİ, İSTİKRARI SEVER

BİLİM, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "Ekonomi, istikrarı sever. Siyasi istikrar, güçlü ekonominin temel şartıdır. Sistemi, istikrarın kaynağı haline getirmeliyiz" dedi.

Bakan Faruk Özlü, Bilecik'te ilk olarak Vali Süleyman Elban'ı ziyaret etti. Vali Elban, Bakan Özlü'ye Kayı flaması ve şapkası verdi. Valilik ziyaretinden sonra esnafı ziyaret edip sokakta karşılaştığı vatandaşlara ve çarşı iznine çıkan askerlerle sohbet eden Bakan Özlü, ardından Ak Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.

Bakan Faruk Özlü ziyaretlerinin ardından Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen toplantıya katıldı. Özlü, çok sayıda işadamını katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada "Ekonomimizi, sanayimizi, demokrasimizi, sosyal yapımızı her geçen gün daha da güçlendiriyoruz" dedi.

KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK

Türkiye'nin yükselişinden rahatsız olanların bulunduğu ifade eden Bakan Özlü, "Türkiye'yi durdurmak için terör örgütlerine kucak açanlar var. İşte en son Almanya'yı gördünüz. PKK'ya şehir meydanlarında miting yaptıran Almanya, Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ'ın bir programına engel oldu. Kim ne yaparsa yapsın, Türkiye'nin yükselişine engel olamayacaklar. Türkiye'nin yükselişinden, dev projeleri hayata geçirmesinden, referandumda evet çıkacak olmasından ve daha birçok şeyden korkuyor olabilirler. Ancak şunu akıllarına yazsınlar; Korkunun ecele faydası yoktu" diye konuştu.

2016 ZOR BİR YIL OLDU

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü 2016 yılının Türkiye için zorlu bir yıl olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ancak hamdolsun, yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen, ekonomimiz dimdik ayaktadır. Özellikle geçtiğimiz yılın son çeyreğinden itibaren ekonomide gözle görülen bir toparlanma süreci başladı. Ekonominin sağlam temelleri ve aldığımız hızlı tedbirler neticesinde, hem iç pazarımız canlandı hem de ihracatımız artmaya başladı. KOSGEB aracılığıyla KOBİ'lerimize sıfır faizli 50 bin lira kredi vermeye başladık. Bu krediye 770 bin başvuru geldi.Gerekli şartları sağlayan bütün KOBİ'lerimizin peyderpey bu krediden yararlanmalarını sağlayacağız. Böylece piyasalara toplamda 10 milyar TL'yi aşan bir nakit akışı sağlamış olacağız."

İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı istihdam seferberliği projesini önemsediklerini ifade eden bakan Özlü, "Bu projeyi çok önemsiyoruz. Devlet olarak, bu yıl ilave olarak istihdam ettiğiniz kişiler için 773 liraya denk gelen sigorta, fon ve vergi ödemelerini sizlerden almıyoruz. Yani bu sene işe aldığınız kişiler için sadece onların maaşını ödeyeceksiniz. Bu da asgari ücretli çalışanların maliyetinde yüzde 35'e varan bir indirim anlamına geliyor" dedi.

SANAYİ PARSELİ EMLAKÇI MANTIĞI OLANLARA TAHSİS EDİLMEYECEK

Bakan Özlü, TÜBİTAK'ı yeniden yapılandırmak içinde çalışma yürüttüklerini söyledi. Özlü şöyle devam etti:

"Böylece bilim ve teknolojide bugün olduğundan bile daha iyi bir seviyeyi yakalayacağız. İşin Ar-Ge kısmında bunları yaparken üretim kısmıyla ilgili de elbette çalışıyoruz. Üretim Reform Paketi'yle birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu paketle, büyük sanayi alanları oluşturacağız. Bakanlık olarak, büyük sanayi yatırım alanlarının belirlenmesi ve planlanmasında daha aktif rol oynayacağız. Şehir içlerinde kalan sanayi sitelerini, şehir dışına taşımak amacıyla destek ve kredi mekanizmalarını getireceğiz. Böylelikle daha modern ve verimli alanlarda üretim yapılmasını sağlayacağız. Üretim için tahsis ettiğimiz alanlarda eğer belli sürelerde üretime geçilmemişse tahsisi iptal edeceğiz. Sanayi parselini emlakçı mantığında olanlara değil gerçek sanayiciye tahsis edeceğiz. Yine OSB'lerdeki arsa tahsisleri için bir üst limit belirleyeceğiz. Arsa fiyatlarının şişmesine izin vermeyeceğiz. Üretim Reform Paketiyle, bunlara benzer daha birçok önemli adımı hayata geçireceğiz."

EKONOMİ İSTİKRARI SEVER

Bakan Faruk Özlü, cumhurbaşkanlığı sistemine evet denilmesi gerektiğini söyleyerek şöyle konuştu:

"Ekonomi, istikrarı sever. Siyasi istikrar, güçlü ekonominin temel şartıdır. İstikrarlı bir politik yapı, ekonomik kalkınmaya devamlı surette olumlu yansıyacaktır. Türkiye'de şu anda istikrar var. Ancak bu yarın da olacağı anlamına gelmiyor. Çünkü bugünkü istikrar sistemin kendisinden değil, sayın cumhurbaşkanımızın ve sayın başbakanımızın uyumlarından kaynaklanıyor. Bunu değiştirmeliyiz. Sistemi, istikrarın kaynağı haline getirmeliyiz. Kişilerden bağımsız olarak, sistem üzerinden siyasi istikrarı teminat altına almalıyız. Seçimlerle ve hükümetlerle ilgili belirsizliklere son vermeliyiz Yürütmedeki iki başlılığı muhakkak ama muhakkak bir surette ortadan kaldırmalıyız. Türkiye'yi daha hızlı karar alabilen ve aynı zamanda bu kararların etkin bir şekilde denetlenebildiği bir ülke haline getirmeliyiz. Bütün bunlar, ekonomi için, yatırımcılar için çok önemlidir. En fazla teşvik veren ülke de olsak, hatta vergileri tamamen de kaldırsak, siyasi istikrar olmazsa, ülkeye yeteri kadar yatırım çekemeyiz."

Görüntü Dökümü:

------------------------------

-Bakan Özlü'nün Valiliğe gelişinde karşılanması,

-Bakan Özlü'ye Kayı şapkası verilmesi,

-Bakanın esnaf gezisi,

-Bakanın AK Parti İl binasında karşılanması,

-Bakanın konuşması,

-Bakanın Bilecik Belediyesi ziyareti,

-Bakan Özlü'nün Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası'nca düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmasından çekilen görüntüler bulunuyor.)

Haber-Kamera: Cafer ELMAS-BİLECİK,

========================================================

BAKAN AKDAĞ: SAYIN KILIÇDAROĞLU MİLLETİN İRADESİNDEN KORKUYOR (2)

4)'TERÖRÜN KAFASINI DA EZECEĞİZ'

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ordu'nun Fatsa İlçesi Kültür Sarayı'nda AK Partili gençlerin katılımıyla düzenlenen serbest kürsü toplantısına katıldı. Burada gençlere seslenerek 16 Nisan'da yapılacak olan referandum için destek isteyen Bakan Akdağ, terörü bitireceklerini söyleyerek, "Hiç kimse heveslenmesin, Türkiye'nin önünü kesmeye yeltenmesin. O terörün kafasını da ezeceğiz. Adı ne olursa olsun, ister FETÖ olsun, ister PKK olsun, ister DAEŞ, DHKP-C olsun. Göz bebeğimiz cumhurbaşkanımızın söylediği gibi 'Topunuz gelin'. 16 Nisan'da Allah'ın izniyle biz güçlü bir Türkiye'ye uyanacağız. Burada hepimize iş, görev düşüyor. Özellikle gençlere çok görev düşüyor. Sizlerden bu referandumdan çok farklı bir gayret bekliyoruz. Herkesin yanına önümüzü ilikleyerek gideceğiz. Hiç kimse bizim için öteki değildir, kime oy vermiş olursa olsun" dedi. Türkiye'nin Suriyelilere kucak açmasını eleştirenlere de tepki gösteren Bakan Akdağ, şöyle konuştu:

"Biz IMF'den borç alıyor olsaydık şimdi çok iyi bir ülke olurduk, çok hoşlarına giderdi. Bunlar güçlü, tam bağımsız bir ülkeyi istemiyorlar. Onlar 3 milyon Suriyeliyi bağrında barındıran, misafir eden mazlum milletlerin hamisi Türkiye'yi istemiyorlar. Onlar Filistin'de ki, İsrail zulmü altında inleyen Filistinli kardeşlerimizin hamisi güçlü bir Türkiye'yi istemiyorlar. Akılları şaşıyor, bize soruyorlar toplantılarda 'Bu 3 milyon kişiyi siz nasıl barındırdınız? Nasıl bunlara bakıyorsunuz? Nasıl bunlara sağlık hizmeti veriyorsunuz?. Ama Türkiye'den de bazı kendini bilmezler çıkıp diyorlar ki, Bizim işimizmi yokta bunları bakıyoruz, bizim fakir fukaramız yok mu? Bizim gencimiz, hastamız yok mu?. Bunlar şunun farkında değiller, hizmet etmek, bize bereket getiriyor. İnançlarımızda şöyle bir şey var, şahsi malınızdan zekatınızı, sadakanızı verirseniz malınız eksilir mi?. Hayır, eksilmez. Biz Suriyeli kardeşlerimize kucak açtıkça, hizmet ettikçe cenabı hak bizim bütçemizin bereketini artırıyor."

ORDU/DHA

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title