Dha yurt bülteni-12
Haberler » Güncel » Dha yurt bülteni-12 - Haber

Dha yurt bülteni-12

VAKIFBANK SPOR KULÜBÜ PERSONELİ KAZA YAPTI: 3 YARALI (YENİDEN) Bursa'nın Gemlik ilçesinde, VakıfBank Spor Kulübü personelinin bulunduğu otomobil, kontrolden çıkıp, şarampole yuvarlandı.

Dha yurt bülteni-12

VAKIFBANK SPOR KULÜBÜ PERSONELİ KAZA YAPTI: 3 YARALI (YENİDEN) 

Bursa'nın ilçesinde, VakıfBank Kulübü personelinin bulunduğu otomobil, kontrolden çıkıp, şarampole yuvarlandı. Kazada, teknik ekip görevlileri Sabri Erdoğan ve Georgi Vasilev Bivolarski ile voleybol okulu koordinatörü Üzeyir Özdurak yaralandı.

Kaza, saat 12.00 sıralarında, Gemlik ilçesi İstanbul- İzmir yolunda meydana geldi. Spor Toto Şampiyonlar Kupası için İstanbul'dan İzmir'e giden VakıfBank Spor Kulübü personelinin içinde bulunduğu 34 LM 1388 plakalı otomobil, yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkıp, şarampole devrildi. Kazada, sürücü koltuğunda oturan ve kulüpte teknik ekipte görev yapan Sabri Erdoğan ile aynı ekipten Georgi Vasilev Bivolarski ve voleybol okulu koordinatörü Üzeyir Özdurak yaralandı. İhbar üzerine, kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık görevlilerince ambulanslarla Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan 3 yaralının sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

KULÜPTEN AÇIKLAMA
Kazayla ilgili VakıfBank Spor Kulübü'nden açıklama yapıldı. Açıklamada, yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu ve tedavilerinin devam ettiği belirtilerek, "Teknik ekibimize ve ailemize geçmiş olsun diyoruz" ifadeleri kullanıldı.


GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR 

Hasan BOZBEY/BURSA,  

======================

HDP ÖNÜNDEKİ EYLEMDE 36'NCI GÜN (2)

AİLE SAYISI 54'E YÜKSELDİ
Diyarbakır'da, çocuklarının terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ederek HDP il binası önünde oturma eylemi yapan ailelerin sayısı, 54'e çıktı. 2015'te, 15 yaşındayken Kur'an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için Diyarbakır'dan gelen Hatice Ceylan oturma eylemine katıldı.

Oğlu Cafer'in 1,5 yıl önce telefon açarak Suriye'de olduğunu söylediğini belirten Hatice Ceylan, "'Oğlumun geri getirilmesi için geldim. Hayıtımız cehenneme dönmüş. Hafızlık okuyordu oğlum, daha 15 yaşındaydı. 1,5 yıl önce aradı bizi. Fazla konuşamıyordu, bizden konuşmamızı bekliyordu. Nerede olduğunu sorduk, Suriye'de olduğunu, ama neresinde olduğunu söyleyemeyeceğini söyledi. Yanında başkaları da vardı o yüzden fazla konuşamadı. Oğlumu göndersinler diye geldim HDP önüne, başka bir isteğim yok. İlk defa bu partinin önüne gelmişiz, ömrümüz boyunca karakola dahi gitmemiştik. Çocuklarımızı bıraksınlar. Onların çocuğu değil ki; bunlar oğlumuzu esir gibi kullanıyorlar. Oğlumuz onların köleleri değil. Kendi çocuklarını götürsünler madem o kadar seviyorlarsa. Oğlum beni duyuyorsa kapımız ona her zaman açıktır, ne gecemiz ne gündüzümüz belli değil. Benim ciğerimi koparanın da ciğeri kopsun. Bu acıyı bana kim yaşattıysa, bin beterini yaşasın" dedi.

Görüntü Dökümü
------------
-HDP il binası
-Ailelerin bekleyişi
-Hatice Ceylan'ın açıklaması
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN, Elif FİLİZ/DİYARBAKIR,

===================================

SURİYE SINIRINA KOMANDO SEVKİYATI

Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yönelik olası askeri harekatı öncesi Suriye sınırındaki Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine komando sevkiyatı yapıldı.

Türkiye, sınır güvenliğini tehdit eden terör örgütü PKK/YPG'nin işgal ettiği alanlardan çıkarılması, bölgenin güvenli hale getirilmesi için ABD ile Ağustos ayı başında çalışma başlattı. İki ülke tarafından Fırat'ın doğusundaki alana güvenli bölge oluşturulması için yürütülen çalışmalar kapsamında 12 Ağustos tarihinde Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde Müşterek Harekat Merkezi kuruldu. İki ülke askerlerinin yaptığı çalışmalar kapsamında Fırat'ın doğusundaki terör örgütü PKK/YPG denetimindeki Telabyad ile Resulayn kentleri arasında 7 kez hava, 3 kez de ortak kara devriyesi yapıldı. Türkiye, teröristlerin bölgeden çıkması için ABD'ye Eylül ayı sonuna kadar süre tanıdı. Bu süre zarfında da teröristlerin bölgeden çıkmaması üzerine Türkiye, Fırat'ın doğusuna askeri harekat sinyali verdi. Türkiye'nin kararlılığının ardından dün sabah saatlerinden itibaren Telabyad ve Resulayn'da bulunan ABD askerleri, üslerini boşaltmaya başladı. ABD askerlerinin çekilmesinin ardından Türkiye'nin de sınır hattına askeri sevkiyat hız kazandı. Zırhlı araç sevkiyatı yapılan Akçakale'ye öğle saatlerinde de askeri personel gönderildi. Şanlıurfa yönünden gelen ve Fırat'ın doğusuna yönelik harekatta görev alacak komandoları taşıyan 5 otobüs, güvenlik önlemleri arasında, Akçakale'de bulunan TSK'ya ait üs bölgesine ulaştı.

Görüntü Dökümü
------------
Telabyad'a gösteri yapan Suriyelileri  
Sınırı hattında görev yapan askerler
Sınıra askerler sevk edilmesi  
Otobüslere sınıra gelen askerler
Genel detay görüntüler

Haber- Hasan KIRMIZITAŞ, Hadi KURT-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA

====================================

TIR'DAN DEVRİLEN PAMUK BALYALARININ ALTINDA KALIP AĞIR YARALANDI

Şanlıurfa'da park halindeki TIR'ın dorsesinde bulunan pamuk balyalarının altında kalan sürücü Mehmet Çoban (33), ağır yaralandı. Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
Olay, 1'inci Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) meydana geldi. Organize Sanayi Bölgesi'deki iplik fabrikası önünde park eden pamuk yüklü TIR'ın sürücüsü, dorsede halatlarla gerdirme yaptığı sırada üzerine pamuk balyaları düştü. Başına isabet eden pamuk balyasıyla yere düşen ve uzun bir süre hareketsiz yatan Çoban'ı fark eden fabrika çalışanları, durumu sağlık görevlilerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine geçen ekipler, pamuk balyalarının altında kalan Mehmet Çoban'ı Balıklıgöl Devlet Hastanesi'ne götürdü. Acil serviste tedaviye alınan sürücünün hayati tehlikesinin sürdüğü bildirildi.
Kaza anı ise fabrikaya ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Görüntü Dökümü
-------------
Park halindeki  pamuk yüklü TIR
Halatla gerdirme yapan sürücü Mehmet Çoban
Üzerine pamuk balyaları devrilmesi
Genel ve detay görüntüler

Haber: Ali LEYLAK- Kamera: -ŞANLIURFA-DHA

===================================

BU ÇARŞIDA TARİHİ BİRİKTİRİYORLAR

İzmir'de tarihi Kemeraltı Çarşısı'ndaki tarihi bir bedestende açılan Antikacılar Çarşısı, tarihi biriktirenleri aynı çatı altında topladı. Çarşı pikaplardan yükselen Türk Sanat Müziği şarkıları eşliğinde geziliyor. Antika, retro ve vintage ürünlerin yer aldığı çarşıda akıllı telefonların olmadığı zamanda kullanılan çevirmeli ahizeli telefonlar, numaraların yazılı olduğu rehberler insanı geçmişe götürüyor. 1886 Fransa yapımı kule saati ile 1918 yılında dünyanın ilk engelli arabası olarak üretilen mekanik araç büyük ilgi görüyor. 
Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda açılan Antikacılar Çarşısı, koleksiyonerler ile antika severleri bir araya getiriyor. Kemeraltı'nı canlandırmak ve antika severleri tek çatı altında toplamak amacıyla Tarihi Bedesten'den restore edilerek açılan çarşıda, birbirinden değerli birçok eser görücüye çıkıyor. Tarihi biriktirenler, pikaplardan yükselen Türk Sanat Müziği eşliğinde antika, retro ve vintage ürünlerle buluşuyor. Paha biçilemez daktilo, gramofon, televizyon, radyo, para, koleksiyon parçaları, dikiş makinesi ve telefon gibi ürünlerin sergilendiği çarşı, meraklılarından yoğun ilgi görüyor. Her antika objeden ayrı bir masal dinleyen ziyaretçiler, aynı zamanda çarşıda bulunan oturma alanlarında kitap okuma fırsatı da buluyor. Geçmişte saklı kalan objeleri gözler önüne seren çarşıda ziyaretçiler, her cuma günü kurulan mezatlarda açık arttırmadan ürün alıp satabiliyor. 
'HATIRA BİRİKTİREN, BİLGE İNSANLAR'
Çarşının her geçen gün daha büyük bir ilgi gördüğünü söyleyen Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nın sahibi Serdar Dağıstan, "Biz buradaki kişilere antikacı demiyoruz, hatıra biriktiren bilge insanlar diyoruz. Bir bilge insanla 1 saat konuşmak yüz kitap okumaktan daha değerliymiş. Biz bu kişileri, Kemeraltı Antikacılar Çarşısı çatısı altında topladık. Topladıkları hatıralara yeni anılar, yeni hikayeler ekliyoruz. Bu anıları tüm İzmirliler, İstanbullular ve İzmir'i ziyaret eden turistlerle buluşturuyoruz. Hepsi İzmir ve çevresinde dağınık durumdalardı ve buraya gelince bir tema oluşturduk. Her biri ayrı zamanların sembollerini içeren ürünleri sergiliyorlar. Burası yalnızca çarşı değil, aynı zamanda şiir dinletileri, sergiler, söyleşilerin yer alacağı bir merkez olacak" dedi. 
ALTIN REHBER DİKKAT ÇEKİYOR
Çarşıda retro ve vintage ürünleri sergileyen koleksiyonerlerden Can El, "Çarşımız çok güzel bir oluşum oldu. İzmir'de bir ilk ve geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyorum. Umuyoruz ki bu çarşıyla birlikte bizler de eskiye özlem duyan antika severlerin isteklerini karşılamış olacağız. Şu anda çarşı büyük ilgi görüyor ileride bu alışkanlığın daha da artacağını düşünüyorum. Eski ürünlerin ruhu var ve insanların geçmişine dokunuyor. Geçmişe duyduğumuz özlem her geçen gün artıyor. Geçmişe dair bir obje bile bizi bambaşka yerlere götürebiliyor. Örneğin altın rehber olarak bilinen telefon ve adres kitaplarını görenler, eski hatıralarına dalıyor. Akıllı telefonların olmadığı zamanda insanlar adres ve telefonları bu rehberlerden bulurdu ve bir numara çevirmek uzun zaman alırdı, ancak onun da keyfi bambaşkaydı" diye konuştu. 
'BÜYÜK EKSİKLİKTİ'
Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda uzun süredir antikacılık yapan Cem Üsküp, Kemeraltı'nda yaklaşık 35 esnafın bir arada bulunduğu Antikacılar Çarşısı'nda antikacılar, koleksiyonerler, sahaflar, hattatlar, ebru sanatçıları ve ressamların yer aldığını belirterek, "Burayı tüm sanatseverlerin toplandığı bir kültür merkezi gibi düşünüyorum. Antikacıların dağınık olması ve bir arada bulunmaması büyük bir eksiklikti. Şimdi bu açığı kapatıyoruz. Koleksiyoncular burada aradıkları nadide ve güzel sanat eserlerini bulabilirler. İzmirli gayrimüslimler ve eski Osmanlı ürünleri çarşımızda oldukça popüler ve bizler de daha çok bunları edinmeye çalışıyoruz. Beklediğimizden fazla ilgi ve alaka var. Çarşının içinde önümüzdeki süreçte antika kafe açmayı planlıyoruz" dedi. 
'ESKİ, YENİYİ CEBİNDEN ÇIKARIR'
Çarşıda antika avizeleri satışa sunan Metin Yavuztekin, "İzmir'in böyle bir çarşıya ihtiyacı vardı. Resmi açılış 1 hafta önce gerçekleşti ama yoğun bir taleple karşı karşıya kalıyoruz. Bir sene içerisinde tüm İzmirliler buraya alışır. Eski ürünleri tamir edip, bakım yapıp burada satıyoruz. Eskiler, yenileri cebinden 10 defa çıkarır. Kalite bakımından, güzellik bakımından eski olan şeyler paha biçilemez" dedi. 
Endüstriyel antikacı Selami Tatlıcıbaşı ise, "Çarşıda antika endüstriyel mekanik ürünlerimi sergiliyorum. Bunların içinde bulunduğu halleri oldukça kötü durumda olan, daha sonra restore edilince fabrikasyon konumuna getirilmiş 100 yıllık ürünler yer alıyor. 1886 Fransa yapımı olan kule saati oldukça ilgi görüyor. Onun dışında burada, 1918 yılında dünyanın ilk engelli arabası olarak üretilen mekanik araç yer alıyor. Burası tek çatı altında toplanan Türkiye'nin sayılı çarşılarından bir tanesi oldu. Ben de çok iyi bir oluşum olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü
-------------
Antikacılar çarşısı genel ve detay 
Anonslar, 
Satıcalarla röp
Objelerden genel ve detay görüntüler
Hanın sahibi ile röp
 
HABER: Hande NAYMAN- Melis KARAKUZULU/ İZMİR

==============================

ANTALYA'DA PIRLANTA TAŞ ÇALAN ÜRDÜNLÜLER, İSTANBUL'DA YAKALANDI
 
Antalya'da bir kuyumcudan yankesicilik yöntemiyle 60 bin lira değerinde pırlanta taş çalan Ürdün uyruklu T.O. ve A.K. kaçtıkları İstanbul'da otel odasında yakalandı. Pırlanta taş ise bulunamadı.

Hırsızlık olayı, geçen hafta Muratpaşa ilçesindeki bir kuyumcuda yaşandı. Yapılan kontrolde 60 bin lira değerindeki pırlanta taşın olmadığını fark eden iş yeri sahibi, Antalya Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü'ne başvurdu.

Kuyumcu dükkanındaki güvenlik kamerasının görüntülerini izleyen polis, pırlanta taşı, Ürdün uyruklu T.O. ve A.K.'nin çaldığını tespit etti. İkilinin, pırlanta taşı kağıt içine koyarak,  çaldıkları an kamera görüntülerinden saniye saniye tespit edildi.

İSTANBUL'DA OTELDE YAKALANDILAR
Şüphelilerin Antalya'da kaldıkları otelden ayrılıp, Mersin'e oradan da İstanbul'a gittiklerı belirlendi. İstanbul polisi ile ortak operasyon düzenleyen Antalya polisi, T.O. ve A.K.'yi, Fatih ilçesinde kaldıkları otelde yakaladı. İki şüphelinin kaldığı odada yapılan aramada, pırlanta taş bulunamadı. Odada bulunan altın yüzük ve kolye ile 6 bin dolara el koyuldu. Antalya'ya getirilerek ifadeleri alınan 2 şüpheli, adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Şüphelilerin çıkarılan ürünlere bakması
-İki şüphelinin işyeri sahibi kadın ve adamın önünden yankesicilik yöntemi ile hırsızlık yapması

Haber: Bülent TATOĞULLARI- Kamera: Tolga YILDIRIM/ANTALYA-DHA

===============================

TEHLİKE YARATAN DEV KAYA DÜŞÜRÜLDÜ

Zonguldak-İstanbul Karayolu'nda dik yamaçta bulunan kaya, tehlike oluşturması üzerine düşürüldü.
Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi kavşağı mevkiindeki yamaçta geçen yıl Şubat ayında heyelan meydana gelirken, yamaçta bulunan kayanın tehlike oluşturması üzerine çalışma başlatıldı. Bugün sabah saatlerinde yapılan çalışma sonucu dik yamaçta bulunan dev kayanın düşürülmesi için trafik kesildi. Ekipler, tehlike yaratan kayanın kontrollü olarak düşmesini sağladı. Ekipler, iş makineleriyle taşı yol kenarına aldıktan sonra trafik tekrar açıldı. Yoldan geçen sürücüler, dev kayayı görünce şaşkınlık yaşadı.

Görüntü Dökümü
-------------
-Yola düşürülenkaya
-Araçların ilerlemesi

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

==================================

KÖPRÜ KORKULUKLARINA ASILI KURT ÖLÜSÜNÜN SIRRI ÇÖZÜLDÜ

Bayburt'un Aydıntepe ilçesine bağlı Çiğdemlik köyünde, silahla vurulduktan sonra iple ayağından köprü korkuluklarına asılan kurt ölüsünün sırrı çözüldü. Çobanların sürüsüne saldırdığı için ateş ederek öldürdüğü kurdun, köydeki yaşları 8 ile 10 arasında değişen çocuklar tarafından köprüye asıldığı öne sürüldü.

Çiğdemlik köyünde Bayburt- Trabzon karayolundan geçen sürücüler, iple ayağından köprü korkuluklarına asılı ölü kurdu fark etti. Araçlarından inen sürücüler, ipi keserek kurdu indirdi, jandarma ekiplerine verdi. Gelen jandarma ekipleri, olayla ilgili araştırma başlattı. Ekipler, Ömer Erkovan ve Mikdat Gökdemir'in, sürüsüne saldıran kurda ateş ederek vurduklarını belirledi. Köylüler, kurt ölüsünü ise köyde yaşları 8 ile 10 arasında değişen çocukların köprüye astığını söyledi. Jandarma, Erkovan ve Gökdemir'in ifadesini aldı.

'20'YE YAKIN KOYUNUMUZU TELEF ETTİ'
Çobanlardan Mikdat Gökdemir, kurdun sürekli kendilerini taciz ettiğini belirterek, "20'ye yakın koyunumuzu telef etti. Bizi sürekli taciz ediyordu. Biz gözetledik ve ateş ettik. Korkutma amaçlı gece karanlığında ateş açmıştık. Saçmalardan bir isabet etmiş. Sabah çocuklar ölüsünü bulmuş. Oynama amaçlı getirip köprünün korkuluklarından asmışlar. Bundan bizim bilgimiz yok. Köyümüzün bu görüntüyle anılması hoş değil, üzgünüz" dedi.
Köylülerden Erhan Timur da kurdun sürüye saldırdığını belirterek, "Kurt gelmiş köyün yakınlarına düşmüş. Çocuklar da görünce almış getirmişler, köprünün korkuluğundan asmışlar. Kurdun asılmasıyla alakamız yok. Bu hareketi doğru bulmuyoruz. Küçük çocuklar bu olayı yapmışlar. Olayın yanlış olduğunu onlara da anlattık" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------
-Kurtun köprüye asılmış hali
-Erhan Timur ile röp.
-Köyden detay
-Sürüden detay
-Miktat Gökdemir ile röp.

Haber-Kamera: Murat SÖYLEMEZ/ BAYBURT -

====================================

ENDEMİK TÜR 'TAVAS KURBAĞASI' TEL ÖRGÜYLE KORUNACAK

Dünyada sadece Denizli'nin Tavas ilçesinde görülen, nesli tükenmekte olan 'Tavas kurbağası' adlı endemik türün koruma altına alınması için toplantı yapıldı. Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Zooloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Düşen, Tavas kurbağasının korunması için canlının yaşam alanının çevresinin tel örgüyle kapatılacağını açıkladı. 
Tavas ilçesine bağlı Akdağlar Çakıroluk mevkisindeki sulak alanda yaşayan Tavas kurbağaları, 1960 yılında Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. İbrahim Baran tarafından keşfedilip, bilim dünyasına tanıtıldı. Henüz 20 yaşındayken yeni bir endemik tür keşfeden Baran, dünyada sadece bu bölgede yaşadığı tespit edilen kurbağaların ismini 'Rana Tavasensis', Türkçe ismiyle yaşadıkları yerin ismi olan 'Tavas Kurbağası' koydu. Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Zooloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Düşen, Botanik ve Sistem Uzmanı Prof. Dr. Olcay Düşen ile Ekolog Prof. Dr. Eyüp Başkale, 2010 yılında bölgede tekrar inceleme yaptı. Bilimsel araştırmalar sonucunda, Tavas kurbağalarının sayılarının oldukça azaldığı belirlendi. Akdağlar'da 10 dekar sulak alanda yaşayan ve sayıları yaklaşık 100'e yakın olan türü korumak için akademisyenler harekete geçti. Kurbağaların korunması ve neslinin yaşatılabilmesi için Pamukkale Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü iş birliğinde eylem planı hazırlandı. Yaklaşık 6 aylık arazi çalışması tamamlandı. Kentteki bir otelde, türün neslinin devamı için neler yapılacağının görüşüleceği 'Tür eylem planı toplantısı' yapıldı. Prof. Dr. Serdar Düşen, "Yaptığımız çalışmalarda endemik Rana Tavasensis kurbağalarının birey sayısının kritik seviyeye düştüğünü gözlemledik. Önümüzdeki 5 yıl süresinde kamu kurum ve kuruluşlarıyla beraber faaliyetler yürüterek, kurbağanın neslinin tükenmemesi adına çalışacağız. Bölgede bir koruma alanı oluşturacağız. Kurbağaların yaşadığı alan insan girişine ve tahribatına açık bir nokta. Yakın zamanda bölge koruma altına alınacak. Tel örgüyle etrafı çevrilerek, insan ve hayvan girişine kapatılacak. Böylelikle tür üzerindeki baskı azaltılarak birey sayısı arttırılacak" dedi. 
Kurbağa sayısında 5 yıl içerisinde kademeli bir artış beklediklerini ifade eden Ekolog Prof. Dr. Eyüp Başkale ise, "Türün devamı hakkında bir uçurumun eşiğine geldik. ya hepsi yok olup gidecek ya da koruma çalışmalarıyla biz bu türün devamını sağlayacağız. Elimizden geldiği kadar doğal sürece müdahale etmeden yapacağımız birey sayısını arttırmak istiyoruz" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü
-------------
Tavas kurbağasından arşiv detay görüntüler
Tür Eylem Planı toplantısından detaylar
Prof. Dr. Serdar Düşen ile röp.
 Prof. Dr. Eyüp Başkale ile röp.

Haber- Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

==========================

HUZUREVİNDE KALAN YAŞLILARA ÖZEL TIRNAK BAKIMI YAPILDI

Samsun'da bulunan Huzurevi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde kalan yaklaşık 70 yaşlıya özel el ve ayak tırnak bakımı yapıldı.
Samsun Valisi Osman Kaymak ve eşi Emine Kaymak Canik ilçesinde bulunan Huzurevi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'ni ziyaret etti. Vali Kaymak ve eşi Emine Kaymak burada yaşlılarla sohbet edip gül verdi, pasta kesti. Samsun'da bulunan özel el ve ayak tırnak bakım merkezi görevlileri de huzurevinde kalan yaşlılara özel tırnak bakımı yaptı. Vali Kaymak'ta sorumlu Evrim Akın'dan yaptığı uygulama hakkında bilgi aldı. Akın, özellikle mantar rahatsızlığı açısından yaşlılarda tırnak bakımının çok önemli olduğunu söyleyerek huzurevinde kalan yaklaşık 70 yaşlıya el ve ayak tırnak bakımı yaptıklarını belirtti.
Samsun Valisi Osman Kaymak, "Allah insanlara belirli bir ömür vermiş. Hepimizin gençlik yılları ve güzel zamanları oluyor ama hepimiz bir gün yaşlanacağız. Bir toplum yaşlılarına iyi bakmıyorsa, yaşlılarını ihmal ediyorsa yarın kendileri için daha kötü şartların geleceğini bilmesi lazım. Bizler için sizler çok kıymetlisiniz. Devletimiz sizler için her türlü imkanı hazırlıyor. Sizlerden tek istediğimiz devlete ve millete dua edin. Biliyorsunuz haberleri izliyorsunuz şu an. Suriye'nin kuzeyine bir operasyon hazırlığımız var. Türkiye çok zor bir coğrafya. Bunun için sizlerden tek isteğimiz dua etmeniz. Bu devletin birliği ve beraberliği için, güçlü olmamız için biz büyüklerin duasına inanıyoruz. Güçlü Türkiye için dua edip birbirimizi çok seveceğizö dedi.

Görüntü Dökümü 
------------
-Ziyaretten detaylar 
-Yaşılara tırnak bakımı yapılması
-Samsun valisi Osman Kaymak'ın konuşması
-Detaylar

Haber-Kamera: Hüseyin KALAY/SAMSUN, 


Kaynak: DHA