DHA YURT BÜLTENİ-12

DHA YURT BÜLTENİ-12

7 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ KAZADA, YAŞLI ÇİFT DÜĞÜNDEN DÖNÜYORMUŞ 1)CENAZELER DEFNEDİLDİKonya'da iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada ölen Esranur Bilecen'in cenazesi, Parsana Camii'nde kılanan namazın ardından Musalla Mezarlığına defdenildi.

DHA YURT BÜLTENİ-12

7 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ KAZADA, YAŞLI ÇİFT DÜĞÜNDEN DÖNÜYORMUŞ
1)CENAZELER DEFNEDİLDİ

Konya'da iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada ölen Esranur Bilecen'in cenazesi, Parsana Camii'nde kılanan namazın ardından Musalla Mezarlığına defdenildi. İbrahim Serdar Olgun'un cenazesi Elmacı Mezarlığında, Hakan Yel ve Muhammed Emin Gül'ün cenazeleri Üçler Mezarlığında toprağa verildi. Muammer Can ve eşi Memduha Can'ın cenazelerinin Cihanbeyli ilçesinde,Elanur Karacadağ'ın  kentte bugün toprağa verileceği ifade edildi.

Görüntü Dökümü 
-----------------
Esranur Bilicen'in cenaze namazının kılınması 
tabutunun omuzlarda taşınması 

(Haber- Kamera: KONYA DHA)

==================================================

2)CENNET KOYDAKİ YAPILAŞMAYA PİKNİKLİ PROTESTO

İZMİR'in Çeşme ilçesi Ovacık Mahallesi'nin cenneti andıran koylarından Gücücek'te, Hazine'ye ait arazinin çevresini tel örgüler ve ağaçlarla kapatan bazı kişiler, denizi hakim tepeye beton döktü. Taş villalar yapılmış gibi gösterilen ve imar barışından faydalanarak yapı kayıt belgesi alan şahıslar, 3 farklı alana dökülen betonlardan ikisinin üzerine de prefabrik bina yaptı. Mahalle sakinleri ve çevreciler, işgal edildiğini söyledikleri koydaki durumu piknik yaparak protesto etti.  İzmir'in turistik ilçesi Çeşme'nin Ovacık Mahallesi'nde bulunan, eşsiz manzarası, temiz denizi ve doğasıyla görenleri büyüleyen Gücücek Koyu, yapılaşma tehdidi ile karşı karşıya. Koyun burun kısmında denize hakim bir tepedeki Hazine'ye ait araziyi işgal eden 3 farklı kişi, önce alanın çevresini tel örgü ve ağaçlarla kapatıp, girişlerin sağlandığı yere de demir bir kapı koydu. Ardından, bölgenin farklı alanlarına betonlar döküldü. Betonların ikisinin üzerine de tek katlı prefabrik yapılar konuldu. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'ne başvuruda bulunan yapı sahipleri, bölgede imar barışından önce yapılmış iki taş villa olduğunu beyan ederek, yapı kayıt belgesi aldı. Koydaki yapılaşmaya karşı mücadele eden vatandaşların itirazlarına rağmen herhangi bir işlem yapılmadı. Durumu protesto eden çevreciler ve mahalle sakinleri, bu sabah (Pazar), beton dökülerek prefabrik kurulan alanda piknik yaptı.

'TARİHİ KALINTILAR VAR'

Gücücek Koyu'nda bir araya gelen yaklaşık 200 kişi, betonların ve prefabrik binaların kaldırılmasını istedi. Grubun sözcüsü Avukat Seher Gacar, bölgenin Hazine arazisi olmasının yanı sıra, SİT alanı özelliğini de taşıdığını belirtti. Buraya beton döküldüğünü gördükleri ilk an belediye ve jandarmaya ihbarda bulunduklarını söyleyen Gacar, tüm çabalara rağmen işlemin durdurulmadığını belirtti. Çeşme Belediyesi'nin 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun, 'Başkasına ait arazilerinin üzerine yapılan yapıların kaldırılmasını' içeren 18'inci maddesine göre işlem yaptığını ancak yapı kayıt belgesi iptal edilmeden yıkım işleminin gerçekleştirilemeyeceğini açıklayan Gacar, "Biz, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne burada herhangi bir bina olmadığını, yapı kayıt belgesinin de temel betonu için alınmayacağını söyledik. Ayrıca buradaki yapıların da 2019 yılı içerisinde konulduğunu belirttik. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü 'Yapı kayıt belgesini inceleyelim, iptal ederiz' dedi. Bunun üzerinden 2,5 ay geçti. Bu süre içerisinde de herhangi bir işlem yapılmadı. Üstüne bir de konteyner yapılar kondu. Dışarıdan buraya girişleri engellemek için ağaçlarla çit yapıldı. Özel mülk gibi demir kapı konuldu. Biz burada oturan ve çevreye zarar verilmesini  kabul etmeyen dostlarımızla birlikte, durumu protesto ediyoruz" dedi. Bölgede tarihi kalıntıların bulunduğunu ve yine yapıların kıyı kenar çizgisine çok yakın olduğunu kaydeden Seher Gacar, koyun yapılaşmasına izin vermeyeceklerini dile getirdi. 
'EN GÜZEL KOYLAR İŞGAL EDİLİYOR'
Çevrecilerden Ahmet Güler de, "Çeşme yarımadası oldukça bakir bir bölge. Bu nedenle Türkiye'deki yeni inşaat rantçılarının hedefi durumuna geldi. İmar affı ile birlikte herkes her yere bir şeyler kondurmaya başladı. Dünyanın en güzel koylarından biri işgal edildi. Halkın yeri işgal edildi. Halk olarak buna 'Dur' diyoruz. İlgililerin de buna gerekli hassasiyeti göstereceğini umut ediyoruz. Böyle güzel yerler betonla çevriliyor. Önümüzdeki yıllarda Çeşme diye bir şey kalmayacak. Beton bir şehir göreceğiz. Biz betona karşı mücadele ediyoruz" diye konuştu. 
Mahalle sakinlerinden Mihribar Bahar, ilgili kurumların desteğini beklediklerini ifade ederek, şunları söyledi:  
"Koyumuz cennet gibi. Nedense buraya bir takım insanlar göz koyuyor. Burada daha önce inşaat yoktu. Bir gün baktık betonlar var. Buna karşıyız. Devletimize ait arazilerin bu şekilde talan edilmesi ve bizim yaşantımıza el konulmasına karşıyız. Bu güzelliklerin yok olmasına tepkiliyiz. Bu nedenle ilgili kurumlardan destek bekliyoruz." 
Bülent Altıner ise, "Halkın arazisini kimse işgal edemez. Bu nedenle toplandık ve bu hareket gün geçtikte daha da büyüyecek. Bunların hiç birine izin vermeyeceğiz" dedi. Tülin Kapancı da, yaşam alanlarına sahip çıktıklarını, bölgenin yapılaşmaya açılmaması için mücadele vereceklerini ifade etti. 93 yaşında olan ve baston desteği ile yürüyen Sevim Efeler de, çevrecilerin protestosuna destek verdi. Mahalle sakinleri ve çevreciler, daha sonra bölgeden ayrıldı. 
Görüntü Dökümü 
-----------------
-Çeşme'deki kaçak yapılardan görüntü
-Prefabrik binalardan ve dökülen betonlardan görüntü
-Vatandaşların kahvaltı yapması
-Avukat Seher Gacar, Ahmet Güler ve vatandaşlarla röp.
-Genel ve detay görüntü

Haber-kamera: Umut KARAKOYUN/ İZMİR,

==================================================

3)UYUŞTURUCUDAN ÖLEN GENCİN CENAZESİNDE PANKARTLI TEPKİ 

SAMSUN'da, metruk binada ölü bulunan ve aşırı dozda uyuşturucu madde kullandığı için hayatını kaybettiği değerlendirilen Hacı Ali Bahar'ın (24) cenazesinde ailesi ve yakınları uyuşturucu maddeye karşı pankartlar açıp, tepki gösterdi.
İlkadım ilçesi Reşadiye Mahallesi'nde önceki gece Hacı Ali Bahar, arkadaşlarıyla birlikte metruk binaya girip iddiaya göre, uyuşturucu madde kullandı. Sabah binaya gelen başka bir arkadaşı Bahar'ın cansız bedenini buldu ve polise haber verdi. Bahar'ın cenazesi otopsi yapılmak üzere Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü. İlk belirlemelere göre Bahar'ın kanında aşırı dozda uyuşturucu maddeye rastlandı. 
Pazarcılık yapan Hacı Ali Bahar için Oğuz Sokak'taki evinin önünde bu sabah cenaze için helallik alındı. Burada toplanan Bahar'ın ailesi, yakınları ve mahalleli üzerinde 'Uyuşturucuya hayır, mahallene sahip çık', 'Uyuşturucu kimyasal silahtır, aileyi parçalayan düşmandır', 'Uyuşturucu satma, uyuşturucu kullanma' yazılı pankartlar açtı.
'CANLAR YANIYOR'
Bedir Bahar, yeğeninin yaklaşık 3 yıldır uyuşturucu madde kullandığını belirterek, engellemek için çok çaba harcadıklarını ama başarılı olamadıklarını dile getirdi. Uyuşturucu madde satışının engellenmesini isteyen Bahar, "Yeğenim bu uyuşturucu batağına yakalandı. Çocuklarımızı, gençlerimizi zehirliyorlar. Maalesef gerekli önlem alınamıyor, defalarca çocuklarımız vefat etti. Devletimiz bize yardımcı olsun. Canlar yanıyor. Mahallemizde metruk binalar var, bu binaların yakılmasını istiyoruz. Bıktık artık, hepimizin canı yanıyor ama elimizden bir şey gelmiyor. Devletimizden yardım istiyoruz gençlerimiz sürekli zehirleniyor. Çocuklarımızı uyuşturucu yolunda kaybediyoruz" dedi.
Hacı Ali Bahar için evinin önünde helallik alınıp dua edildi. Ardından cenazesi Reşadiye Merkez Camii'ne getirildi. Grup pankartlarla cenaze eşliğinde camiye yürüdü. Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Bahar'ın cenazesi Kıranköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Evine asılan pankarttan detay
-Cenaze törenine katılanların pankartlar taşıması
-Tabutun taşınması
-Helallik alınıp dua edilmesi
-Röportaj
-Detaylar
Haber-Kamera: Yaprak KOÇER/SAMSUN,

==================================================

4)DENİZDE BOĞULARAK HAYATINI KAYBEDEN ÇOCUK TOPRAĞA VERİLDİ

KOCAELİ'nin Körfez ilçesinde dün serinlemek için girdiği denizde boğulan 9 yaşındaki Suriyeli Abdulhadi Rıdvan El Ali toprağa verildi.
Dün Körfez ilçesindeki 95 Evler sahilinde denize giren Suriye uyruklu Şamil El Hüseyin El Ali(13), Abdülhadi Rıdvan El Ali(9) ve Ömer El Ali(15) kardeşler ile ismi öğrenilemeyen bir çocuğun suda çırpındığını gören vatandaşlar hemen denize atladı. O sırada sahilde olan Erol Değer, suya atlayarak Şamil El Hüseyin El Ali ve Ömer El Ali ile ismi öğrenilemeyen diğer çocuğu vatandaşların da yardımıyla kıyıya çıkardı. Abdülhadi Rıdvan El Ali ise bu sırada gözden kayboldu. Olay yerine gelen itfaiye ve deniz polisine bağlı dalgıçlar, Abdulhadi Rıdvan El Ali'nin cansız bedenini yaklaşık 4 saatlik arama çalışmasının ardından kıyıdan 100 metre açıkta buldu. 'Denize girmek yasaktır' tabelasının asılı olduğu sahilde küçük çocuğun cansız bedeni çıkarılırken, ailesi sinir krizleri geçirdi.
Kaldırıldığı Körfez Asri Mezarlığı'nda yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edilen küçük çocuğun cenazesi, Körfez Yeşil Camii'nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından İlimtepe Mezarlığı'nda toprağa verildi. Hayatını kaybeden Abdülhadi Rıdvan El Ali'nin, Vefa El Vagga ve Rıdvan El Ali'nin 8 çocuğunun en küçüğü olduğu öğrenildi. Ailenin daha önceki yıllarda Suriye'de bir çocuğunu trafik kazasında, bir çocuğunu ise denizde boğulma sonucu kaybettiği öğrenildi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
Cenazeden görüntüler
Cenaze namazının kılınması
Tabutun omuzda taşınması
Detay
HABER-KAMERA: Dinçer AKBİR/DERİNCE(Kocaeli),

==================================================

5)KAPIKULE'DE GURBETÇİLERE CİĞER VE BADEM EZMELİ KARŞILAMA

AVRUPA'nın çeşitli ülkelerinden yaz tatilleri için memleketlerine karayolu ile gelen gurbetçileri, Kapıkule Sınır Kapısı'nda, Edirneli ciğerci ve şekerlemeci esnaf karşıladı. Anavatana giriş yapan gurbetçilere esnaf tarafından meşhur Edirne tava ciğeri, badem ezmesi, kavala kurabiyesi ve devaimisk helvası müzik eşliğinde ikram edildi. Yaşadıkları Avrupa ülkelerinden anavatana karayolu ile akın akın gelen gurbetçiler, Kapıkule'de sazlı, sözlü, ciğer ve şekerlemeli ikramlarla karşılandı. Edirneli ciğerci esnafı Bahri Dinar ve şekerlemeci Arif Meriç gümrük sahasında anavatana girmek için sıra bekleyenlere kentin meşhur lezzeti tava ciğer, badem ezmesi, kavala kurabiyesi ve devaimisk ikram edip "Hoş geldiniz" dedi. 

Aynı zamanda Edirne'yi Tanıtma ve Tava Ciğeri Kalite Koruma Derneği Başkanı Bahri Dinar, gurbetle sılanın buluştuğu sıfır noktasında gurbetçileri karşıladıklarını söyleyerek, "Binlerce gurbetçimiz çalıştıkları ülkelerden kalktılar sılaya doğru yola çıktılar, biz de tam o gurbetle sılanın buluştuğu yerde kendilerinin vatana kavuşma sevincine ortak olmaya geldik ve Edirne'nin yöresel markalarını, tava ciğeri, badem ezmesini, kavala kurabiyesini, deva- i misk ikram ediyoruz ve onların vatanla buluşma sevincine ortak oluyoruz burada. Aldığımız tepki çok güzel. İnşallah bundan sonra izin boyunca, yani bu tatil dönemi boyunca bütün esnaf olarak burada oluruz ve onlara Edirne'nin bütün yöresel yiyeceklerini ikram ederiz, çünkü görüyoruz ki onlar çok mutlu oluyorlar, onlar mutlu oldukça biz de mutlu oluyoruz" dedi.

'BU LEZZETLERDEN ALDIKLARI GÜÇLE MEMLEKETLERİNE GİDECEKLER'

Şekerlemeci Arif Meriç de amaçlarının memleketlerine doğru yola çıkan vatandaşlara sıcak bir hoş geldin demek olduğunu dile getirdi. Meriç, "Hani bir dua vardır; 'yolcunun duası hiçbir şeye benzemez' öyle ki, yolcunun duası arşı titretir. Gurbetçi kardeşlerimiz binlerce kilometre öteden geliyorlar, biz de burada esnaf olarak dedik ki; bu güzelliği bu yıl da devam ettirelim ve onlara Edirne'nin lezzetlerini sunalım. Bizleri gördüklerinde yüzlerindeki tebessümü görmek çok güzel. Buradan da memleketlerine gidecekler, az yol değil. Biz de başta 41 baharatlı, lavantalı helvamız olmak üzere en güzel lezzetlerimizi onlara tattırdık. Onlar da bu lezzetlerden aldıkları güçle memleketlerine gidecekler" diye konuştu. 

'ŞU TOPRAKLARA GELİP BÖYLE KARŞILANMAK PAHA BİÇİLEMEZ'

Almanya'nın Stuttgart şehrinden gelerek İzmit'e giden Meral Serin, Türkiye'ye girişte bu şekilde karşılanmaktan duyduklarını mutluluğun paha biçilemez olduğunu ifade etti. Serin, "Vatanımıza girdik, çok mutluyuz. Gurbette yaşayanlar kadar vatan toprağının kıymetini bilen olmuyor. Çok güzeldi karşılamaları. Kardeşlerimize helal olsun. Şu topraklara gelip, bu şekilde karşılanmak paha biçilemez bir duygu" dedi. Fransa'dan gelen Kudret Sueri ise ilk defa bu şekilde karşılandıklarını belirterek, "Gerçekten çok mutlu olduk. Türkiye'de olmak paha biçilemez. Emeği geçenlere teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü
--------------------------------
Gurbetçilere ciğer ve şeker ikramı
Gurbetçilerle röp.
Araç kuyruğundan detaylar
Kemancının araçlar arasında keman çalması
Keman eşliğinde ikramlar
Bahri Dinar ile röp.
Gurbetçilerin ikramları tatması
Arif Meriç ile röp.
Sazlı sözlü ikram
İkram edilen ürünler
Detaylar

Haber-Kamera: Olgay GÜLER/EDİRNE, -


 


Kaynak: DHA