Dha Yurt Bülteni -12

Dha Yurt Bülteni -12

1)AKŞENER: MHP'YE DE AK PARTİ'YE DE OY VEREN İNSANLARIMIZ KARDEŞİMİZDİRİYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Bizim açımızdan MHP'ye de AK Parti'ye de oy veren bütün insanlarımız; bizim kardeşimizdir, candan ileridir.

Dha Yurt Bülteni -12

1)AKŞENER: MHP'YE DE AK PARTİ'YE DE OY VEREN İNSANLARIMIZ KARDEŞİMİZDİR

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Bizim açımızdan MHP'ye de AK Parti'ye de oy veren bütün insanlarımız; bizim kardeşimizdir, candan ileridir. Bu bir rekabettir, hizmetin yarıştığı rekabettir" dedi. 

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, dün gece geldiği Erzurum'daki programına, bugün Abdurrahman Gazi Türbesi'ni ziyaret ederek başladı. Türbeye giren Akşener, bir süre dua etti. Türbe ziyareti sonrası İYİ Parti İl Başkanlığı'na geçen Akşener, burada basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarına oy istemek için Erzurum'da olduğunu belirten Akşener, ayrıştırıcı dile prim verilmemesini istedi. Akşener, "Kardeşlerimden ricamdır; Allah aşkına, bu siyasetçilerin oluşturduğu ayrıştırıcı dile prim vermeyin. 1 Nisan'dan sonra elbette ben adayımız Mahmut Uykusuz başkanın kazanmasını istiyorum. Ama her kim kazanırsa kazansın, 1 Nisan'dan sonra Erzurumlular pazarda, kahvede, hastanede, camide, iş yerlerinde; esnaf, memur, işçi olarak ev hanımı ya da çalışan kadın olarak birbirlerinin yüzüne bakacaklar. Yerel seçimlerin şehirlerde bölünmeye, ayrışmaya neden olacak dilden uzak kalmalarını, bu dili duymamalarını istirham ediyorum" diye konuştu.

'BU, HİZMETİN YARIŞTIĞI BİR REKABET'

'Doğu Anadolu'nun yıldızı' olarak tanımlanan Erzurum'un ıssızlaştığını savunan Akşener, "Havası kömür kokan, gri bir gökyüzü olan Erzurum'a gelinmiş durumda. Bunun elbette belediyeden başlayarak, devlet sistemi içinde başka bir gözle bakılmasının zamanı gelmiştir. Bu bir yerel seçimdir. Birbirinizi kırmaya, incitmeye hacet yok. Tepedekilerin hepsi gelecek, gidecek, siz baş başa kalacaksınız. Bizim açımızdan MHP'ye de AK Parti'ye de oy veren bütün insanlarımız; kardeşimizdir, candan ileridir. Bu bir rekabettir, hizmetin yarıştığı bir rekabettir. Elbette İYİ Parti'nin adaylarına ve başta Mahmut başkan olmak üzere Erzurumlu kardeşlerimin oyunu istemek için buradayım. Bunu yaparken, başka alanlara iftira atmanın, sövmenin doğru olmadığını, birbirimizle bir ve beraber olmaya ihtiyacı olan bir Türkiye olduğumuzu belirtmekte fayda görüyorum" dedi. 

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Meral Akşener'in makam aracıyla türbeye gelmesi

-Meral Akşener'in beyaz başörtü alması

-Meral Akşener'in türbe ziyaretinden görüntü

Haber-Kamera: Turgay İPEK/ Hümeyra PARDELİ/ ERZURUM,

====================================================

2)BAKAN SOYLU: ŞER İTTİFAKININ PARTİLERİ, 'BİZ HDP'Yİ TAŞIMIYORUZ' DEMİYOR

 

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, Millet İttifakı'nı kastederek, "Siyasette ittifak olmaz mı, elbette ki olur, ama bu alelade bir ittifak değildir. FETÖ ve PKK, bu ittifakın tam göbeğindedir. En acısı da nedir biliyor musunuz? Benim bütün bu anlattıklarıma hiçbirisi itiraz etmiyor. Şer ittifakının partileri 'Biz HDP'yi taşımıyoruz' demiyorlar" dedi.

'İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bursa Merinos Kongre ve Kültür Merkezi'nde iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile kahvaltı programında bir araya geldi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, MHP Bursa İl Başkanı Cihangir Kalkancı, İçişleri eski Bakanı Efkan Ala, AK Parti milletvekilleri de katıldı.

Burada konuşan Süleyman Soylu, HDP'yi eleştirdi. Soylu, "Bir şekilde Meclise giriyorlar, birkaç yıldır silah patlamayan yerlerde birden bire her gün 5-10 tane şehit haberi geliyor. Normal mi baksaydık bu işlere. 6- 7 Ekim olaylarında bir siyasi partinin genel başkanı, insanları sokağa çağıracak, onlarca insanımız hayatını kaybedecek, sonra o genel başkan kameralar karşısında boncuk boncuk terleyecek, biz de bu genel başkana partisine, normal siyasi parti muamelesi yapacağız öyle mi? veya bu partinin yönettiği belediyeler, çukur eylemlerinde terör örgütü emrinde çalışacak, her belediyede Kandil'in atadığı bir kayyum olacak, terörist cenazelerinde saf tutulacak, eş genel başkanı çıkıp, 'biz sırtımızı PKK'ya yasladık' diyecek. DHKP-C bombacısının mezarı başında ağıtlar yakacak, biz de arkamızda binlerce yıllık devlet geleneği varken, bu olan bitene uzaktan bakacağız, ağzımızı açmayacağız öyle mi? Bugün bana kızıyorlar. Süleyman Soylu sert konuşuyor diye. O  zaman siyaset de yapmayalım, konuşmayalım. El alemin besleyip büyüttüğü teröristi gelsin, belediyeyi ele geçirsin, haraca kessin, millete her türlü hakareti etsin, çoluk çocuğu dağa kaçırsın, tecavüz etsin. Türkiye'nin yarısına açık açık 'Kürdistan' desin, biz ağzımızı açmayalım öyle mi? Kimse kusura bakmasın" dedi. 

'SON 300 YILIN EN GÜÇLÜ DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ'

Terörle mücadelede ilk defa bu kadar sona yaklaşıldığını belirten Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün hem terörle mücadele ediyoruz. Hem uyuşturucu ile gözü kara bir mücadele veriyoruz. İlk defa bu işin sonuna bu kadar yaklaşmışken, bugün buna can suyu vermeye çalışıyorlar, buna da milleti alet etmek istiyorlar. Son 300 yılın en güçlü dönemini yaşıyoruz. Siyasette ittifak olmaz mı, elbette ki olur, ama bu alelade bir ittifak değildir. FETÖ ve PKK, bu ittifakın tam göbeğindedir. En acısı da nedir biliyor musunuz? Benim bütün bu anlattıklarıma hiçbirisi itiraz etmiyor. Şer ittifakının partileri 'biz HDP'yi taşımıyoruz' demiyorlar. HDP, 'benim PKK ile ilgim yok' demiyor. Bakın terörle mücadelede operasyon sayımızı 2017'den 2018'e kadar yüzde 72 arttırdık. Geçen yıl 104 bin 534 operasyon yaptık. 2017'nin başından bugüne kadar 3 bin 450 teröristi etkisiz hale getirdik. Örgüte katılım 2014'te 5 bin 556, 2015'te 3 bin 882'ydi. Şimdi yerlerde sürünüyor, 2018'de 136 oldu katılım. Son 30 yılın en düşük seviyesidir. 2017'den bugüne kadar 303 üst düzey teröristi etkisiz hale getirdik. Şimdi bütün bunları burada bırakıp tekrar bu örgüte moral vermeyelim, güç vermeyelim, bizim derdimiz budur. Bizim meselemiz 3-5 belediye fazla kazanmak değildir, ama burada bir çarpıklık var. Biz bunu göstermek istiyoruz, milletimize anlatmak istiyoruz."

'BUNDAN 10 YIL ÖNCE KİMSE BEN DİNDARIM DİYEMİYORDU'

Dış güçlerin zengin ve güçlü bir Türkiye istemediğine işaret eden Bakan Soylu, şöyle devam etti:

"Kandil'in arkasında basbayağı Amerika var. Kandil'in arkasında basbayağı Avrupa var. Özgüvenimizi altüst etmeye çalışıyorlar, istedikleri güçlü bir Türkiye olmasın. Menderes'ten Özal'a, Demirel'den Türkeş'e, Erbakan'a kadar kendilerine kim bir şey söylüyorsa, en ağır hakaretlerle, en ağır iftiralarla onları terbiye etmeye çalıştılar. 10 yıllardan beridir bunu yaptılar. Biz o gün de adamdık, bugün de adamız, yarın da daha büyük adam olacağız. Türkiye, 21'inci asrın başından itibaren büyük devrimlere imza atıyor. Katlanamadıkları budur. Bir şeyi es geçiyoruz, çocukluğumuzda babalarımız konuşurken derlerdi ki; Doğu ve Güneydoğu'nun makus talihi yenilmez, bir teslimiyet ruhu vardır, yapamayız. Bugün sadece Hakkari'ye İçişleri Bakanlığım döneminde 30 defa gittim. Doğu ve Güneydoğu'yu adım adım, ilçe ilçe gezmeye, oraların sorunlarını bilmeye, oraların huzur içinde sorunlarının çözülmesine katkı sunmaya çalıştık, gayret gösterdik. Babalarımız o sözü söyledikleri zaman Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da haklılardı, hastane yoktu, doktor yoktu, okul yoktu. Öğretmen sınırlıydı, iş yoktu, yol yoktu, üniversite yoktu. Türkiye o gün hayal edilemeyen bir devrimi gerçekleştirdi. 21'inci asrın başından itibaren bugün Doğu ve Güneydoğu'nun her yerinde okul var, öğretmen var, hastane var, doktor var. Her ilde üniversite var. Batının hangi ilçesiyle kıyaslarsanız kıyaslayın, hiçbir farklılık söz konusu değildir. Türkiye büyük bir devrime imza attı, etrafındaki kargaşaya rağmen. Terör örgütlerinin huzuru bozmak istemelerine rağmen büyük bir devrime imza attı. Bu devrimi gerçekleştiren her şeye rağmen Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bugün bu büyük devrim gerçekleşmiştir. Bundan 10 yıl önce insanlar, ben dindarım diyemiyorlardı. Çok net, açık söylüyorum. Bunu söylemek cesaret isterdi, bugün herkes ben dindarım diyor. Kimse ben Kürdüm, Aleviyim diyemiyordu, bugün herkes kendini ifade edebiliyor."

'OKUL ÇEVRESİNDE UYUŞTURUCU SATANLARIN AYAKLARINI KIRIN'

Son olarak uyuşturucu ile mücadele konusuna da değinen Bakan Soylu, "Terörle mücadelede muhteşem gidiyoruz. Uyuşturucu ile mücadelemiz sürüyor. Biz millet ne derse onu yapmakla mükellefiz. Okulların çevresinde uyuşturucu satıcısı varsa, 'ayaklarını kırın' dedik polislere, yanlış mı dedik? 2017 yılında 941'di uyuşturucudan ölenlerin sayısı, şimdi aralık ayı hariç 491'e indi. Büyük mücadele veriyoruz. Yarı yarıya düşürdük. 31 Mart'ta ne olursunuz, bizim boynumuzu Kandil'in önünde eğik bırakmayın. Bizi şu FETÖ şarlatanına ne olursunuz güldürmeyin. İlk kez istim üzerindeyiz, 31 Mart'ta bize güç ve kuvvetin verin" diye konuştu.

Muammer İRTEM- Enver Fatih TIKIR- Berktuğ ÖNCÜ/BURSA, -

======================================================

3)DİYARBAKIR'DA KALİFORNİYUM OLDUĞU İDDİA EDİLEN MADDE ELE GEÇİRİLDİ 

DİYARBAKIR'da tarihi eser kaçakçılarına düzenlenen operasyonda, kaliforniyum olduğu değerlendirilen 7 gram kimyasal madde ele geçirdi. Dünyanın en pahalı maddelerinden biri olan ve altın aramada da kullanılan kimyasal incelenmek üzere Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'na gönderildi. Operasyonda bin 195 tarihi eser de ele geçirildi.  

İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ile Kayapınar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, tarihi eser kaçakçısının elindeki 1000 adet tarihi sikkeyi satmak için alıcı aradığı bilgisini elde etti. Şüphelinin elinde kimyasal madde kaliforniyum olduğu yönünde de ihbar alan jandarma ekipleri, 12 Mart Salı günü operasyon için düğmeye bastı. Şüpheli, Kayapınar ilçesinde, tarihi eserler ile kimyasal maddeyi satmak isterken, suçüstü yakalandı.  

Şüphelinin üzerinde ve aracında yapılan aramada, kaliforniyum olduğu değerlendirilen 7 gram kimyasal madde ile Roma ve Bizans dönemlerine ait bin 167 bronz sikke, 10 gümüş sikke, 3 yüzük, 15 obje ele geçirilid. Toplam bin 195 tarihi eser ile kimyasal maddeye el konuldu. Jandarma alıcı 2 şüpheliyi de gözaltına aldı. 3 şüphelinin sorgusu sürerken, kimyasal madde, kaliforniyum olup olmadığının tespiti için incelenmek üzere Türkiye Atom Enerjisi Kurumu(TAEK) gönderildi.

KALİFORNİYUM NEDİR?

Kaliforniyum maddesi, 98 atom numarasına ve Cf sembolüne sahip radyoaktif metalik bir kimyasal elementtir. 1950 yılının Şubat ayında ilk kez Kaliforniya Üniversitesi'ndeki laboratuvarda küriyumun alfa parçacıkları (helyum iyonları) ile bombardıman edilmesiyle üretilmiştir. Normal basınç altında biri 900 °C'nin üstünde ve diğeri 900 °C'nin altında olmak üzere iki farklı kristal yapıda bulunan Kaliforniyum maddesi, oda sıcaklığında hava ile temas ettiğinde yavaşça matlaşmaktadır.

DOĞAL YOLLARLA ELDE EDİLEMİYOR

Periyodik tabloda aktinitler serisinde bulunan Kaliforniyum, yeryüzünde bilindiği kadarıyla doğal bir şekilde elde edilememektedir. Fakat çeşitli nükleosentezlerin meydana gelmesi nedeniyle uranyum cevherlerinde birkaç dakikalığına da varlığını sürdürmektedir.

KALİFORNİYUM NE İŞE YARAR?

Kaliforniyum, nükleer araştırmalarda fisyon parçacıkları kaynağı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca nötron kaynağı olarak, petrol kuyularında nem ölçüm aygıtlarında ve altın ya da gümüş araştırma çalışmalarında da kullanılan bir elementtir.

Görüntü dökümü

------------

Sergilenen sikke ve kaliforniyum maddesi

Muhabir anonsu

Sikke ve kaliforniyumdan detay görüntüler

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Canan ALTINTAŞ-Mesut BUDRAÇ/DİYARBAKIR,

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 432 MB

===================================================

4)İZMİT KÖRFEZİ'NDE 57 FARKLI BALIK VE CANLI TÜRÜ YAŞIYOR

KOCAELİ Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile derneklerin yürüttüğü İzmit Körfezi'nin Balıkçılığı ve Sürdürülebilir Hale Getirilmesi Projesi'nde sona gelindi. Yapılan çalışmalarla temizlenen İzmit Körfezi'nde 57 çeşit balık ve canlı türünün yaşadığı tespit edildi. Yoğun sanayileşme ve kentleşme ile birlikte artan çevre kirliliği nedeniyle ciddi şekilde kirlenen İzmit Körfezi, 2004 yılından beri Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çevre yatırımları ve sıkı denetimler sonrası eski durumuna dönmeye başladı. İzmit Körfezi etrafında mevcut olan sanayi ve kentleşme ile birlikte doğal yaşamın da sürdürülebilir bir şekilde devamını sağlamak amacıyla Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği ve Kocaeli Sportif Amatör Olta Balıkçıları ve Doğal Hayatı Koruma Derneği(KAMADER) ortaklığında 2 yıl önce İzmit Körfezi'nin Balıkçılığı ve Sürdürülebilir Hale Getirilmesi Projesi başlatıldı. Proje kapsamında İzmit Körfezi'nde faaliyet gösteren ticari, amatör ve sportif balıkçılığın mevcut durumunun ortaya koyulması ve bundan sonraki süreçte gerçekleştirilecek balıkçılık faaliyetlerinin sürdürülebilir yönetiminin sağlanması amaçlandı. İzmit Körfezi'ndeki balık ve omurgasız türlerin güncel durumunu belirlemek için araştırma gemisiyle trol sörveyi gerçekleştirildi. İzmit Körfezi'nde 45 adet balık türü, 12 adet omurgasız türü olmak üzere 57 tür bulunduğu tespit edildi. Ayrıca deniz altında çekimler yapılırarak deniz canlıları görüntülendi. 

İzmit Körfezi'nin kirlenmesinin önlenmesine yönelik olarak da çalışmalar yapan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bünyesinde oluşturduğu denetim ekipleri ile sürekli olarak havadan, karadan ve denizden kontrol ve izleme yaparak kirliliğe sebep olduğu tespit edilen gemi ve deniz araçlarına cezai işlem uyguluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bugüne kadar yaklaşık 500 gemiye toplam 20 milyon TL'nin üzerinde idari para cezası uygulandı.

İzmit Körfezi'nin Balıkçılığı ve Sürdürülebilir Hale Getirilmesi Projesi'nin kapanış toplantısında sunum yapan İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Firdevs Saadet Karakulak, "İzmit Körfezi, Türk Boğazlar Sistemi'nin bir parçası olması ve İstanbul'a yakınlığı bakımından Türkiye balıkçılığında geçmişten bugüne büyük bir önem arz etmekte. Bölgede bulunan önemli su alanları da bu önemi daha da arttırmakta. 1980'li yıllardan sonra kentsel ve endüstriyel gelişim doğrultusunda Körfez'deki antropolojik baskının olmasına rağmen balıkçılık faaliyetleri hem ticari hem de amatör olarak hala devam etmekte. Bu proje kapsamında İzmit Körfezi'nin balıkçılık durumunun ve biyoçeşitliliğin belirlenmesi amaçlandı. Körfez'de ticari olarak faaliyet yapan toplam 260 tekne bulunmakta ve bu teknelerin çoğunluğu küçük ölçekli balıkçılık grubunda bulunuyor. Son yıllarda tüm dünyada bu balıkçılık grubu önemsenmekte ve teşvik edilmekte. Körfez'de balıkçı teknelerinin faydalandığı toplam 18 adet balıkçı kıyı yapıları var. Bunların çoğu çekek yeri, barınma ve yanaşma yeri özelliği taşıyor. Körfez'deki ticari ve amatör balıkçı sayısına baktığımızda, ticari olarak toplam bin 377 balıkçı var. Amatör balıkçı belgesine sahip kişi sayısı da 2 bin 920 adet." dedi.

İzmit Körfezi'nin altındaki yaşamı görüntüleyen Sualtı Görüntüleme Yönetmeni Tahsin Ceylan, "İzmit Körfezi geçmişinde, bir dönem çok fazla bir kirliliğe maruz kalmış. Artan nüfus ve endüstri ile beraber bu kirlilik daha da artmış. Son yıllarda alınan tedbirler ile bir iyileşme süreci içerisinde. Ben yaklaşık 1 yıldır burada aktif olarak çalışıyor olsam da, arşivimdeki görseller yaklaşık 10 yıla dayanıyor. 1999'dan beri bu bölgede sürekli araştırma yapıyorum. Marmara'yı seviyorum. Marmara'nın kendine özgü bir ekosistemi var. Öncelikle Karadeniz kökenli besleyici elementler açısından derin suların beslediği bir alan. Ancak kirlilik ile birlikte bazı türler burada yok oldu. Önceden 36 tane tür vardı. Şimdi bunların sayısı 7-8'e kadar düştü. Tabii Marmara bir iç deniz. Diğer denizlerimizin uluslararası bir yönü var. Burası sadece Türkiye'ye ait bir deniz. Biz bu çalışmayla aslında, 'Bakın burada bu türler var. Ama bu türlerin korunması bugünden sonra 2 kat daha fazla bir emek gerektirir. Çalışma gerektirir' demek istedik. Bize göre eksik olan parça toplumun bu konuda bilinçli olmaması. Yani sadece Resmi Gazete'de tedbir yayınlamakla, 'Şu tür az, bu yasaktır' demekle bunu önleme şansımız yok.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Toplantıdan görüntü

-Prof. Dr. Firdevs Saadet Karakulak'ın konuşması

-Sualtı Görüntü Yönetmeni Tahsin Ceylan'ın konuşması

-Detay

Haber: Dinçer AKBİR-Kamera: Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli),

Kaynak: DHA