DHA YURT BÜLTENİ - 11

Normalleşme 'sosyalleşme'ye dönüştü, Şanlıurfa'da vaka sayısı arttıTÜRKİYE'de koronavirüs salgınının ardından 1 Haziran'da başlayan normalleşme planı Şanlıurfa'da sosyalleşme olarak algılanınca vaka sayısında adeta patlama yaşandı.

DHA YURT BÜLTENİ - 11
13.06.2020 15:45 | Son Güncelleme: 13.06.2020 17:55

Normalleşme 'sosyalleşme'ye dönüştü, Şanlıurfa'da vaka sayısı arttı

TÜRKİYE'de koronavirüs salgınının ardından 1 Haziran'da başlayan normalleşme planı Şanlıurfa'da sosyalleşme olarak algılanınca vaka sayısında adeta patlama yaşandı. Son 10 gün içerisinde kentteki pozitif vaka sayısında ortaya çıkan tablo kent yöneticilerini tedirgin ederken, vatandaşlar ise tüm uyarılara rağmen şehrin sokak ve çarşılarında maske ile sosyal mesafe kuralına dikkat etmeden yoğunluk oluşturuyor.

Koronavirüs salgınının başlamasının ardından Şanlıurfa'nın kırsal bölgelerindeki bazı mahalleler karantinaya alındı. Şehir dışından gelenlerle temas edilmesiyle pozitif vakaların ortaya çıktığı bölgeler izole edilerek, virüsün yayılımı kontrol altına alındı. Şehir merkezinde de tedbirler kapsamında yoğunluk oluşan bazı caddeler yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Güvenlik güçleri kurallara uymayan çok sayıda kişiye de idari para cezası kesildi.

NORMALLEŞME İLE ARTIŞ BAŞLADITürkiye'de 1 Haziran itibariyle normalleşme planının devreye girmesinin ardından Ramazan ayı ve bayramda tedbirlere uyan Şanlıurfalılar, birbirlerini ziyaret etmeye başladı. Normalleşme ile sosyalleşmenin başladığı kentte, 1 Haziran'dan itibarin rahatsızlanarak hastaneye başvuranların yapılan Covid-19 testleri de pozitif çıkmaya başladı. Son 10 günlük süreçte kente pozitif vakalarda yaşanan artışın tedirgin edecek boyuta ulaşmasının ardından İl Pandemi Kurulu da Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin başkanlığında toplanarak durum değerlendirmesi yaptı.Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, kısıtlamaların olduğu dönemde vaka sayılarının ülke ortalamalarının altında seyrettiğine dikkat çekti. Vali Erin, 1 Haziran'da kontrollü sosyal hayatın başlamasının ardından Şanlıurfa'da pozitif vaka sayısının hızla yükseldiğini vurgulayarak, "İlk vakanın görüldüğü Mart ayından normalleşme sürecinin başlamasına kadar Şanlıurfa'da ciddi bir risk bulunmuyordu. Ancak Haziran ayının başlarından itibaren vaka sayımızın ve can kaybımızın artmaya başladığını üzülerek açıklamak durumundayız. Vatandaşlarımızdan, zorunlu olmadıkça evlerinden dışarıya çıkmamalarını, akraba ve komşu ziyaretlerini ertelemelerini istirham ediyor, Şanlıurfa için riskin 10 gün öncesinden daha yüksek olduğunu belirtmek istiyorum" diye konuştu.137 NOKTADA KARANTİNA UYGULAMASIKoronavirüs tablosunun riskli boyuta ulaştığı Şanlıurfa'da, kontrollü sosyal hayatın başladığı 1 Haziran tarihinden bu yana 137 noktada karantina uygulaması başlatıldı. Kırsal bazı mahallelerin yanı sıra kent merkezindeki çok sayıda noktada başlatılan karantina uygulaması kapsamında, burada yaşayan binlerce kişi 14 gün süreyle gözlem altına alındı. Karantina uygulanan mahalle ve binalarda da güvenlik güçleri görevlendirilerek giriş ve çıkışlar engellendi. Karantina uygulamasının sürdüğü bölgelerde yaşayanların ihtiyaçlarının da Vefa Sosyal Destek Grubu tarafından karşılanmasına başlandı.SOSYAL MESAFE HİÇE SAYILIYORRisk altındaki Şanlıurfa'da artan pozitif vaka sayıları tedirginlik oluştururken, vatandaşlar ise duruma aldırış etmemeye devam ediyor. Kentin simgesi olan Balıklıgöl ile çarşıların bulunduğu Haşimiye bölgesine öğle saatlerinden itibarin adeta akın eden binlerce kişi sosyal mesafe kuralını hiçe saydı. Cadde, sokak ve çarşılarda dip dibe yürüyenlerin büyük bölümünün maske takmaması da dikkat çekti.VAKA ARTIŞININ NEDENİ ŞEHİR DIŞINDAN GELENLERBirçok vatandaş artan pozitif vakaların nedeninin ise kontrollü sosyal hayatın başladığı 1 Haziran'dan itibarin kente farklı kentlerden gelenlerden kaynaklandığını ileri sürdü. Vatandaşlar, salgın döneminde kentte olumsuz tablo olmadığını ancak 1 Haziran'dan itibaren yoğun insan sirkülasyonu ile şehre gelenlerin virüs yayılımına yol açtığını ileri sürürken, sosyal mesafe ve maske kuralına uyulmaması noktasına dikkat edilmemesinin vaka artışının nedenleri arasında yer aldığını kaydetti.Kentin simgesi olan Balıklıgöl bölgesindeki çarşılarda dükkanı bulunan esnaflar da kendilerince önlem almalarına rağmen vaka sayısının arttığını uyarılarına rağmen insanların sosyal mesafeye uymadığını belirterek, haftanın belirli günlerinde yoğunluğu azaltmak için çarşı bölgelerinin kapatılmasını istedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------Balıklıgölü dolaşan vatandaşlarSosyal mesafeye uymayanlarÇarşı caddesinde oluşan yoğunlukEsnaflar ile röportajHasan Kırmızıtaş anosYolda yürüyen vatandaşlar maske takmamasıGenel ve detay görüntüler

Haber: Ömer ŞULUL-Kamera: -ŞANLIURFA

=======================

Bakan Kurum: Haliç'teki görüntüler hepimizin içini sızlatıyor

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Haliç'teki kirlilik tartışmalarına ilişkin, "Haliç'teki görüntüler hepimizin içini sızlatıyor. Haliç'i yine tertemiz gelecek nesillere tertemiz teslim etmek istiyoruz. Bakanlık olarak er türlü işbirliğine hazırız. Belediyemizin gücünün yetmediği yerde de her türlü yardımı yaparak Haliç'i temiz tutmak durumundayız" dedi.Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki dünyaca ünlü Ayder Yaylası, Yenileme ve Dönüşüm Alanı'nda incelemelerde bulundu. Bakan Kurum, incelemelerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Ayder ziyaretine ilişkin konuşan Bakan Kurum, "Doğal güzellikleriyle, tarihiyle, kültürüyle ön plana çıkmış, bir dünya lideri yetiştirmiş Rize'mizdeyiz. Rize'mize ilişkin birçok projeyi yapıyoruz. Bu doğal, bize emanet edilmiş güzellikleri korumak adına bütün ekibimizle var gücümüzle çalışmaya gayret ediyoruz. Taş köprülerimizi, ormanlarımızı, termal sularımızı, doğal kaynaklarımızı korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede Rize'mize son 18 yılda yaklaşık 20 milyar liralık Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde yatırım yaptık. Şuanda devam eden de birçok yatırımımız var. Türkiye'de yayla denince akla ilk gelen yaylardan biri Ayder Yaylası'ndayız. Burayı bir dünya merkezi haline getirecek, dünyada isminden söz ettirecek, burada çok güzel organizasyonların yapılacağı, bu doğal güzellikleri vatandaşlarımızın faydalanacağı bir projeyi yürütüyoruz" dedi.'YAPILAŞMAYA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ'Ayder'de hiçbir yapılaşmaya müsaade edilmeyeceğini belirten Bakan Kurum, şunları söyledi: "Proje çerçevesinde geçen yıl hem kaçak yapılar hem de bu alanda bulunan salıncakların yıkım sürecini gerçekleştirdik. Bu yıkımla alakalı da hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyecek şekilde onların rızasını almak suretinde burayı bir kamu alanı haline getirdik ve eskiden olduğu gibi şenliklerin, festivallerin yapılacağı bir alan olarak da kullanacağız. Yine doğal güzelliğiyle kalacak ve bu alanda hiçbir şekilde yapılaşmaya da müsaade etmeyeceğiz. Bu alan uzun yıllar Ayder'li, Rizeli vatandaşlarımızın hatıralarının yaşatıldığı bir alan olarak gelecek nesillere aktarılacaktır. Bunun dışında şuan Ayder'de İller Bankası Genel Müdürlüğümüz, yine Çamlıhemşin ve Rize Belediyemizle, valiliğimizle birlikte bir sokak sağlıklaştırma projesi yürütüyoruz. Bu kapsamda Ayder'in içinden geçen yolda kaldırımların, aydınlatmaların, yağmursuyu kanalizasyon giderlerinin tamamını yeniliyoruz. Yaklaşık 50 milyon yatırım bedelli projemizin ilk etabını Haziran sonunda bitirip vatandaşlarımızın hizmetine açacağız. Bu proje kapsamında buradaki korkuluğundan kaldırımına, aydınlatmasına, yağmur suyuna kadar her şeyi yenileyeceğiz ve bölgemize, Ayderimize yakışacak bir altyapıyı inşallah kazandırmış olacağız"OTOPARK İÇİN TARİH VERDİAyder'de yapılması planlan projeyle de otopark sorunun çözüleceğine işaret eden Bakan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun dışında proje kapsamında yürüyüş alanları, gezi alanları, bisiklet yolları, teraslarımız, gelin tülü şelalemize bakacağımız seyir terasımızda vatandaşlarımız gelecek, buradaki doğal güzellikleri en güzel şekilde hissedecekler. Termal otelimiz yapı anlamında eskimiş. Kullanım noktasında vatandaşlarımızın sıkıntı çektiği bir termal otel. Onun yapımına ilişkin ihalemizi, yer tespitini yaptık. İnşallah önümüzdeki yıl tamamlayıp hizmete açacağız. Ayder'de çok ciddi bir otopark problemimiz vardı. Bunu çözmek amacıyla yaklaşık bin 750 araçlık kapalı yerin altında bir otopark inşa ediyoruz. Oradan ring seferleriyle işletmelerden faydalanabilecekler ve buradaki doğal güzellik çok daha öne çıkacak. Önümüzdeki yıl inşallah inşaatını tamamlayıp kullanıma açacağız"'ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK'Projenin tamamlanmasıyla Ayder'in daha yaşanabilir yayla olacağına dikkat çeken Bakan Kurum şöyle dedi: "Çamlıhemşin ve Ayder'in dönüşümü kapsamında 55 tane yerel mimariye uygun ahşap taşın kullanıldığı, bunun dışında hiçbir malzemenin kullanılmadığı apart ünite inşasını rezerv alanımızda gerçekleştireceğiz. Riskli gördüğümüz kaçak noktasında buradaki yapılaşmanın vatandaşlarımızla görüşmek suretiyle onların rızasıyla gönüllü bir dönüşüm sürecini başlatacağız. İnşallah önümüzdeki yıl bitirip bu dönüşümün ikinci etabını da yapıyor, tamamlıyor olacağız. Tüm bu projelerimiz bittiğinde Ayder çok daha yaşanabilir bir yayla olacaktır ve bunu uzun yıllar koruyacaktır. Emeği geçen tüm arkadaşlarımızı ve sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum. Gerçekten bu konuda hepimizin ufkunu açtılar ve biz de üzerimize düşeni yaptık. İnşallah Ayderimize yakışan projeyi en kısa sürede hizmete sunacağız"RİZE MERKEZİ DE DÖNÜŞÜYORRize ve bölge için çok önemli projeler ile yatırımların sürdüğü aktaran Bakan Kurum, "Rize'ye ilişkin kentsel dönüşüm, millet bahçesi, atık su arıtma tesisleri, düzenli depolama tesisleri, çöp sahalarının rehabilitasyonu, araç gereç, meydan düzenlemeleri gibi birçok projeyi hep birlikte yürütüyoruz. Bu çerçevede daha önce açıkladığımız projelerin tespitlerini hem yerinde yapacağız hem de süreçteki ilerlemeleri yeniden gözden geçireceğiz. Bu çerçevede Ayder'imizde bir de atık su arıtma tesisi inşası var ve o da bu yıl içerisinde tamamlanıp buradaki evlerin atık suları arıtılarak deşarj edilecek. Bu da inşallah yılsonuna tamamlanıyor olacak. Kentsel dönüşüm kapsamında Rize'mizde çok önemli diyebileceğimiz projeler yürütüyoruz. Çarşı mahallesinde ve yine Piri Çelebi mahallesini kapsayan 2.28 hektarlık alanda ve bu alanda 133 dükkan ve 404 ofisimizin projelerini hazırladık. İnşallah Haziran ayında ihalelerini tamamlayıp Rize merkezindeki belediye blokları olarak vatandaşımızın bildiği alandaki dönüşüme başlamış olacağız. Esnafın talepleri Eylül ayı gibi buraya girmemizi istiyorlar. Onların rızası çerçevesinde, onların mağdur olmayacağı şekliyle, onların kira, taşınma gibi her türlü yardımı yaparak Rize merkezdeki bu dönüşümü de yapacağız. Toplam 900 milyon liralık bu dönüşüm projesi de gerçekten Rize'mize, bölgemize örnek olacak" dedi.'AFETLERDE VATANDAŞIMIZIN CANINI ARAMAK İSTEMİYORUZ'"Artık enkaz altında, sellerde, heyelanlarda vatandaşımızın canını aramak istemiyoruz" diyen Bakan Kurum, "'Türkiye'nin her yerinde dönüşüm' dedik. Sayın Cumhurbaşkanımız 2012 yılında 'bedeli ne olursa olsun dönüştüreceğiz' dedi. Bizde artık enkaz altında, sellerde, heyelanlarda vatandaşımızın canını aramak istemiyoruz. Bu noktada kararlıyız. Vatandaşımızla birlikte inşallah bu dönüşümü gerçekleştiriyor olacağız. Bu merkezde yapacağımız dönüşüm çerçevesinde taşlı derede Çaykur alanı olarak bildiğimiz 19.5 hektarlık bir alanımız var. Burayı rezerv alan olarak belirleyip şehrin merkezinde yıkılma riski olan gerçekten riskli binaların dönüşümü adına bu alanı rezerv alan olarak kullanacağız ve şehrimize kazandırmış olacağız. Burada da TOKİ Başkanlığımız bir proje yürütüyorlar. İlk etapta 450 konut ve 80 dükkandan oluşan projeyi yapıyor olacağız. Bu yatırımın bedeli de yaklaşık 850 milyon lira tutarındadır" şeklinde konuştu.'HALİÇ'TEKİ KİRLİĞİN SEBEBİNİ ARAŞTIYORUZ'Haliç'teki kirlilik tartışmalarına ilişkin, değerlendirmede bulunan Bakan Kurum, bu konuda ise şu ifadeleri kullandı: "Haliç'teki görüntüler hepimizin içini sızlatıyor. Başta Sayın cumhurbaşkanımız ki hakikaten belediye başkanı olduğu dönemde bu projeye ilişkin projenin içindeki çöpü, çamuru Gaziosmanpaşa'daki bir alanı deşarj ederek o bölgeyi 'gezilemez, yürünemez' denilen Haliç'i gezilir, etrafında yürünebilir, oturabilir hale getirdi. Gördüğümüz görüntüler bu noktada içler acısı. Üniversitelerimizin de işbirliğiyle mevcut bölgedeki kirliliğin sebebini araştırıyoruz. Aynı Riva deresinde olduğu gibi. Çıkan sonuçlara göre hareket edeceğiz. Büyükşehir Belediyemizin sorumluluğundaki alanda Büyükşehir Belediyemizin yapması gereken yatırımları yapması çok önem arz ediyor. Kendisinin bakanlığımızdan bir isteği yardım talebi varsa da biz bakanlık olarak tertemiz bıraktığımız Haliç'i yine tertemiz gelecek nesillere tertemiz teslim etmek istiyoruz. Bakanlık olarak er türlü işbirliğine hazırız. Belediyemizin gücünün yetmediği yerde de her türlü yardımı yaparak Haliç'i temiz tutmak durumundayız. Belediyemiz bu noktada bir yatırım yapmama sürecine girerse de Riva'da söylediğimiz gibi Haliç'i kimsenin inisiyatifine bırakmaz, gerekli yatırımları yapmak için hep birlikte seferber oluruz. Yapılacak tespitleri bekleyelim görelim. O tespitler neticesinde inşallah süreci yürütürüz"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ Görüntü canlı verildiDetaylar geçildi

HABER KAMERA:  Muhammet KAÇAR-Arzu ERBAŞ- Mehmet Can PEÇE/RİZE,  

========================

Telefon dolandırıcısının ses kaydı ortaya çıktı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde Necla Can'ı telefonla arayıp, kendisini başsavcı olarak tanıtan şüpheli, adının dolandırıcılık olayına karıştığını söyleyerek, kadının para ve ziynet eşyalarını almaya çalıştı. Polisle iş birliği yapan Necla Can, dolandırıcılık şüphelisi 3 kişinin yakalanmasını sağladı. Necla Can'ı dolandırmaya çalışan şüphelinin telefondaki konuşmalarına ilişkin ses kaydı da ortaya çıktı.Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaşayan Necla Can, 9 Haziran Salı günü telefonla arayıp kendilerini savcı ve polis olarak tanıtan 3 dolandırıcıyı, polisle iş birliği yaparak, yakalattı. İran uyruklu A.T. ile otomobille kaçan K.T. ve K.G., sevk edildikleri Manavgat sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Şüpheliler verdikleri ifadede kendilerini bir başka kişinin yönlendirdiğini söyledi. Olaya karıştığı iddia edilen bir şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan tahkikat neticesinde müştekiye bankadan para çektirme işlemi yapılmadan para çekilmiş gibi hazırlık yapılmak suretiyle müştekinin ikamet adresinin çevresinde gerekli tedbirler alındı, ayakkabı içerisine bırakılan anahtarı almak suretiyle ikamete giren bir şüpheli suç üstü yakalandı. Şüphelinin olay yerine yanında başka iki şüpheli ile geldiğinin tespit edilmesi üzerine diğer iki şüpheli de Serik'te polis ekiplerince yakalandı" denildi.OLAYA İLİŞKİN SES KAYDIDiğer taraftan Necla Can'ı arayan şüphelinin onu yönlendirdiği ses kaydı ortaya çıktı. Necla Can'ın polisle iş birliği yaptığından habersiz olan dolandırıcı, ses kaydında adının kuyumcu soygununa karıştığı ve kendisinin bu durumu düzelteceğini söylediği kadını bankadan para çektirmeye yolladı. Bankadan para çektiği sırada şüpheli bir durumla karşılaşıp karşılaşmadığını sorduğu kadına, "Ablacığım, size bankada paraları verirken, seri numaraları, barkod numaraları alındı, siz sıkıntı yaşamayın diye. Şimdi şahısları biz birazdan tespit edeceğiz. Gözaltı sürecini başlatacağız. A.Ç. adlı bir bayan senin kimliğini kullanmış, kredi kartı almış. Bu kartla da kuyumculardan altın alışverişi yapmış. Her bir karttan 5 bin lira çekip altın almış" diyen dolandırıcının, şüpheliyi gözaltına aldıklarını söylediği duyuldu. Telefondaki dolandırıcının, Necla Can'a bankadan çektiği paralarla evdeki altın takıları da siyah poşete koymasını istediği kayıtlarda yer aldı.'HİÇBİR KAMU GÖREVLİSİ VATANDAŞLARDAN PARA VEYA ALTIN İSTEMEZ'Yetkililer, telefonla kendilerini polis, jandarma ve savcı gibi tanıtan kişilere vatandaşların itibar etmemesini isteyerek, "Devletin hukuki işlemlerde yaptıkları bellidir. Bir kişi hakkında suç şüphesi varsa karakola davet edilerek veya yakalama kararıyla yakalanarak ifadesi polis merkezinde, jandarma karakolunda veya adliyede savcılık tarafından alınır. Hiçbir kamu görevlisi vatandaşlardan para veya altın istemez. Bu tür durumlarla karşılaşan vatandaşlarımız en yakın polis veya jandarma karakoluna başvursun yada 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istesin" uyarısında bulundu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------Telefondaki ses kaydıManavgat adliyesinden görüntüŞüphelilerin adliyeye getirilmesiNecla Can'ın fotoğrafı

HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGAT (Antalya),

=======================

Kore gazisi toprağa verildi

AYDIN'ın Karacasu ilçesinde, yaşlılığa bağlı nedenlerden ölen Kore Gazisi Piyade Er 91 yaşındaki İbrahim Şenler, askeri törenle toprağa verildi.İzmir'de bulunan çocuklarının yanına bir süre önce ziyarete giden Kore Gazisi Piyade Er İbrahim Şenler (91), yaşlılığa bağlı nedenlerden rahatsızlandı. Dün özel bir hastaneye götürülen 6 çocuk babası ve çiftçi Şenler, yaşamını yitirdi. Şenler, toprağa verilmek üzere memleketi Karacasu'ya getirildi. Şenler için gerçekleştirilen askeri törene; Karacasu Kaymakamı Ahmet Soley, Belediye Başkanı Zeki İnal, Denizli Merkez Komutanı Piyade Albay Süleyman Erdemir, Nazilli Askerlik Şube Başkanı Personel Asteğmen Serkan Yıldırım, Nazilli Askerlik Şubesi personeli Devlet Memuru Ahmet Yaman ile gazinin yakınları ve vatandaşlar katıldı. Cenaze namazının ardından ilçenin tek Kore Gazisi olan İbrahim Şenler'in Türk bayraklı naaşı, askerlerin omuzlarında Esençay Mahalle mezarlığına götürülerek toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Karacasu ilçesinin Kırsal Esençay Mahallesi camiden detay görüntüler.-Gazinin cenazesinin Askerlerin omuzlarında camiye getirilişinden detay görüntüler-Cenazeye katılanlardan detay görüntüler.-Cenaze namazının kılınmasından görüntü-Kore Gazisi P.Er İbrahim Şenler'in (çerçeveli fotosu)  

Haber- Kamera: Bahattin ALBAYRAK/ KARACASU (Aydın),  

======================

Kapıkule'den 15 bin gurbetçi giriş yaptı

AVRUPA'nın çeşitli ülkelerinde yaşayan gurbetçiler normalleşme sürecinin ardından yaz tatillerini geçirmek üzere anavatana gelişleri sürüyor. Kapıkule Sınır Kapısı'ndan 1 Haziran'dan bu yana yaklaşık 15 bin gurbetçinin giriş yaptığı belirtildi. Fransa'dan gelen Şeref Kaygün, (77), "Türkiye'ye 54 yıldır gidip geliyorum, bizi 12- saatten fazla hep sınır kapılarında bekletiyorlardı, bu yıl hiç öyle bir şey yaşamadık. Yollar boştu ve çok rahat geldim" dedi.Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yaşayan gurbetçiler, koronavirüs salgının ardından yaşanan normalleşme süreciyle birlikte Edirne'den yurda girişleri sürüyor.  Kapıkule Gümrük Kapısı'ndan yurda giriş yapan Türk vatandaşları, ateş ölçümlerinin ardından İl Sağlık Müdürlüğü personelince sağlık taramasından geçiriliyor. 14 günlük izole uygulamasının kaldırılmasının ardından gurbetçilerin girişlerinde her geçen gün artış yaşanıyor. Yetkililer, 1 Haziran'dan bu yana yaklaşık 15 bin gurbetçinin ülkeye giriş yaptığını söyledi. '54  YILDIR İLK DEFA BÖYLE RAHAT YOLCULUK YAPTIM'Başta Almanya olmak üzere, Hollanda, Belçika, gibi Avrupa ülkelerinden gelen gurbetçiler, yolculuklarının çok rahat geçtiğini anlattı. Fransa'dan gelerek Kapıkule Sınır Kapısı'ndan ülkeye giriş yapan Şeref Kaygün, 54 yılın ardından en rahat şekilde ülkeye giriş yaptığını söyledi. Türkiye'de İstanbul, Amasya ve Bayburt'a gideceğini söyleyen Kaygün, "Türkiye'ye 54 yıldır gidip geliyorum, bizi 12- saatten fazla hep sınır kapılarında bekletiyorlardı, bu yıl hiç öyle bir şey yaşamadık. Yollar boştu ve çok rahat geldim" dedi.'DÜNYA ÜLKELERİ BİZİ TAKTİR EDİYOR'Türkiye'nin koronavirüs salgını tedbirleri konusunda Avrupa ülkelerine göre çok ileride olduğunu söyleyen Kaygün, "Avrupa'da karantina günlerinde çok zor günler geçirdik. Ağzımıza takacak maske bulamadık. Türkiye bu konuda çok ilerideydi ve biz bunları oradan takip ediyorduk. Bizim liderimiz, hükümetimiz çok güçlü. Dünya ülkeleri bizi takdir ediyor biz bunu Fransa'da gördük. Türkiye'nin lideri, askeri gücü Fransa'da çok konuşuluyor" dedi. Almanya'dan gelen  Şaban Özsöz, "Çok rahat bir yolculuk yaşadık. Sınır kapılarından beklemeden geçtik. Türkiye'de karantina uygulaması kalkmasıyla birlikte yola koyulduk. Kayseriye'ye gideceğiz" dedi. Hollanda'dan gelen Çetin Ünsal ise, "Koronavirüs tedbirleri bizi eve hapsetti. Tedbirlerin normalleşmesi ile birlikte yola koyulduk. Türkiye'de 3 ay kalmayı düşünüyorum" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Kapıkule Gümrük tabelası-Ülkeye giriş yapan araçlar-Muhabir Ali Can Zeray'ın anonsu-Detay görüntü-Gurbetçiler ile röp-Farklı açılardan detaylar

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY-Resul ORUÇOĞLU/ EDİRNE

======================

Kaymakam, Ayazma plajındaki hazırlıkları inceledi

BOZCAADA Kaymakamı İbrahim Gültekin, Kaymakamlık tarafından Bozcaadaspor Kulübü yararına işletilen Ayazma Plajı'nda sosyal mesafeli deniz sezonu için devam eden hazırlıkları yerinde inceledi.Kaymakam Gültekin, incelemenin ardından yaptığı açıklamada, "Hayatın her alanında olduğu gibi plajlarlada sosyal mesafeye büyük önem veriyoruz. Bozcaada olarak gelen misafirlerimizin sağlığı bizim için çok önemli. Onun için plajlarda da sosyal mesafeyi gözeterek bir planlama yapıyoruz. Burada her müşteriye yada her müşteri grubuna ayrı bir adacık şeklinde güneşlenme alanlarını. Bir şemsiye ve etrafında misafir sayımıza göre belirlediğimiz alan içerisinde izole alan yaratıyoruz. Misafirlerimizi bu şekilde ağırlamayı planlıyoruz. Bu seneye özel olarak plaj içerisinde güneşlenen alanda sigara içmeyi yasakladık. Çünkü izmaritlerden bulaşma riski artacağını düşünerek, plaj alanlarının arka taraflarında ayrı bir sigara içme alanları oluşturduk. Misafirlerimiz sigaralarını orada içebilecek. Güneşlenme alanlarında sigara içilmesine izin vermeyeceğiz" dedi.Geçen yıllarda Ayazma plajında yaklaşık bin 400 şezlong uygulaması olduğunu ifade eden Kaymakam Gültekin, "Bu yıl koronavirüs nedeniyle sosyal mesafe alanlarından dolayı bu sayıyı önemli oranda düşürdük. Bu sene şöyle bir de uygulamamız olacak. Bu oluşturmuş olduğumuz izole alanların bir kısmına şezlong koymayacağız. Misafirlerimiz isterlerse belirlediğimiz alanda kendi havlularıyla da şezlong kullanmadan güneşlenme imkanına sahip olacaklar. Biz bütün planlamayı yaptık. iki kişiye, üç kişiye, dört kişiye, altı ve daha kalabalık gruplara göre oluşturduğumuz alanlar var. Gelen müşteri sayımıza göre o alanlara yönlendireceğiz. O alanlardan müşterilerimiz yararlanabilecek. Biz şezlong, şemsiye direğini etrafına belirlediğimiz metrekareye göre kazıkla birlikte alan oluşturup, kazıkların etrafını iple dolandırıp, dışarıdan kimsenin girmemesi sağlayacağız. Tabiki burada plaj görevlimiz olacak. Kullanılan tüm şezlonglar müşterilerin kullanımından sonra dezenfekte edeceğiz. Hizmet maliyetlerimiz artacağı için istemeden de olsa bu seneki fiyatlarımız maalesef yüksek olacak" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Kaymakam İbrahim Gültekin'in Ayazma plajındaki çalışmaları incelemesinden görüntüler.-Kaymakam İbrahim Gültekin ile röp.

Haber-Kamera: Burak GEZEN-Mustafa SUİÇMEZ/BOZCAADA(Çanakkale),

======================

Tokat'tan 32 ülkeye gönderilen kirazların hasadı başladı

TOKAT'ta üretimi yapılan kirazların ihracatına başlandı. Bu yıl aralarında Singapur, Hong Kong, Malezya, Rusya başta olmak üzere fabrikada işlenen kirazlar, 32 ülkeye ihraç ediliyor.Tokat'ta merkeze bağlı Akyamaç ve Kemalpaşa köyleri kiraz ve şeftali meyvesi üretimi ile yurt genelinde önemli bir pazar oluşturuyor. Akyamaç ve Kemalpaşa köylerinde halkın yüzde 90'ı geçimini meyve üretiminden sağlarken, hasat döneminde köyde yaklaşık 3 bin kişi çalışıyor. Birçok meyvenin yetiştirildiği bölgede kiraz üretimi ilk sırada yer alıyor. Özellikle, 0900 adı verilen ve normallerine göre iki kat daha iri olan kirazlar 32 ülkeye ihraç ediliyor.Merkeze bağlı Kemalpaşa köyünde komisyonculuk yapan Alper Genç, Tokat'ta kiraz hasadının başladığını belirterek "Türkiye'nin bir çok yerine meyve gönderiyoruz. Onun haricinde yurt dışına ihracat yapıyoruz. Singapur, Hong Kong, Malezya, Rusya bu 4 ülkeye gidiyor genellikle Tokat'ın kirazı. Kirazlar fabrikada işlendikten sonra 32 ülkeye daha ihraç oluyor" dedi.'SOĞUKTAN ETKİLENDİ'

Havaların soğuk geçmesinden dolayı mahsulün bu yıl az olduğunu belirten Genç, "İşlerimiz iyi, memnunuz halimizden ama mahsulümüz bu yıl az. Geçen yıla göre yüzde 70 azalma var. Soğuktan etkilendiği için çok az bir mahsul çıkıyor. Fiyatlar kaliteye ve cinsine göre değişiyor. 3 liradan 10 liraya kadar kiraz var. Tabi ihracatın fiyatları daha farklı. 12 ile 15 lira arasında değişiyor" diye konuştu.

Kaynak: DHA

title