DHA YURT BÜLTENİ -11

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
DHA YURT BÜLTENİ -11

Fındık'ın cansız bedeni Tokat'a gönderildiTOKAT'ın Turhal ilçesinde köy okulunun maskotu olan ve distemper (gençlik hastalığı) nedeniyle Ankara'da tedavi gördüğü klinikte kurtarılamayan 'Fındık'ın cansız bedeni, Turhal'a gönderildi.

Fındık'ın cansız bedeni Tokat'a gönderildi

TOKAT'ın Turhal ilçesinde köy okulunun maskotu olan ve distemper (gençlik hastalığı) nedeniyle Ankara'da tedavi gördüğü klinikte kurtarılamayan 'Fındık'ın cansız bedeni, Turhal'a gönderildi.

Turhal'a bağlı Kayacık köyündeki Kayacık Şehit Haluk Yılmaz İlkokulu'nun Müdürü Ahmet Aktürk ve öğretmenlerden Mustafa Önlen'in mezarlıkta bularak, okula getirdiği av köpeği melezi erkek yavru köpek, ilgi odağı oldu. Okul Aile Birliği Başkanı Bedriye Göçer'in diktiği okul formasıyla öğrenciler arasında dolaşan ve okulun maskotu olan Fındık, ölümcül 'distemper'e yakalandı. 24 Şubat'ta Ankara'ya getirilen Fındık, önceki gece saatlerinde tedavi gördüğü klinikte yaşam savaşını kaybetti. Fındık'ın cansız bedeni, klinik görevlileri tarafından steril bir örtüye sarılarak, Ankara'ya gelen Turhal Belediyesi görevlilerine teslim edildi. Fındık'ın cansız bedeni, belediyeye ait araçla Turhal'a götürüldü.

'FINDIK İYİ BİR AMACA HİZMET ETTİ'

Veteriner hekim Bahri Terzi, Fındık için ellerinden geleni yaptıklarını, ancak onu kurtaramadıklarını söyledi. Terzi, "Fındık'ı kurtarmak için dünya genelinde uygulanan yöntemleri denedik. Bu hastalık zor bir hastalık. Ne olacağı hiçbir zaman kestirilemiyor. Yüzde yüz tedavisi olan bir hastalık değil. Elimizden geleni fazlasıyla yaptık, uğraştık; ama sonuç istediğimiz gibi olmadı. Fındık'ı köyde biz mezarlık yakınında bulmuşlardı. Tekrar buldukları yere gömmeyi planlıyorlar, o yüzden tekrar Tokat'a gönderiyoruz. Ama Fındık'ın ölümü bir son değil. Birçok sokak hayvanı aynı hastalıkla savaşıyor. O yüzden insanlar için bir bilinç oluştu hastalıkla ilgili. Bu yüzden Fındık'ın sonu kötü oldu; ama iyi bir amaca hizmet ettiğini düşünüyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Veteriner Bahri Terzi ile röp-Fındık'ın araca bindirilmesi-Detay

Haber-Kamera: Harun ÖZALP-İbrahim KÖRDEMİRCİ/ANKARA,

==================================

'Göçmen çocuklarını Almanlaştırma planı olabilir' TÜRKİYE'nin Avrupa ülkelerine gitmek isteyen mültecilere müdahale etmeme kararının ardından, 10 binlerce sığınmacı Yunanistan'a akın etti. Bunun üzerine Alman hükümeti, 'göçmen sorunu ile mücadele' amacıyla Yunan adalarındaki reşit olmayan sığınmacıları Almanya'ya getirme kararı aldı. Almanya'nın sadece çocuk sığınmacıları ülke topraklarına alma kararı, tepkilere neden oldu. Kararı değerlendiren İstanbul Altınbaş Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, "Aile desteğine muhtaç çocukları alıp, anne ve babalarını almazsanız, bu çocuklara ne yapacaksınız? Birtakım kamplarda Almanlaştırma ya da Almanya için Nazi benzeri uygulamalarla o insanları belirli kotaların içerisinde eritme gibi planları olabilir. Almanya, bu çocuklara nerede ve hangi uygulamalarla bakacağını acilen açıklamalı" dedi.

Almanya'da Angela Merkel koalisyonu dün gece yarısı gerçekleştirilen görüşmelerde, sığınmacılarla ilgili bir karar aldı. Yunanistan'a destek olmak amacıyla, Yunanistan sınır kapılarına akın eden, reşit olmayan sığınmacıların, Almanya'ya alınması kararlaştırıldı. Almanya özelinde Avrupa'nın bu tür göçmen akınlarına karşı hazırlıklı olmadığını söyleyen İstanbul Altınbaş Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, kararı değerlendirerek, "Avrupa'da göçmenlerin ağırlıklı olarak gitmek istedikleri yer Fransa ve Almanya merkezli Avrupa ülkeleri. Bugün yine Almanya'nın Yunanistan'a asker göndereceği bilgisini aldık. Hala Avrupa'nın 'acaba bir şekilde göçmenleri durdurabilir miyiz' anlayışında olduklarını görüyoruz. Mesele göçmenlerin değil, göçün durdurulması olmalı. Bu insanların göçtükleri ülkelerdeki sorunların ortadan kaldırılıp, göçün önlenmesi gerekiyor" dedi. '

YUNANİSTAN SINIR KAPILARINI AÇMAK DURUMUNDA KALACAK'

Göçmen sorununun 'pansuman tedbirlerle' çözülemeyeceğini vurgulayan Güçlüer, şunları söyledi:

"Asker göndererek ve sınırlarda fiziki önlemler alarak oradaki göçmenlerin durdurulması imkansız. Belki göç eden 1-2 milyon insan olacak. Bunun henüz 100-200 bin civarı Türkiye'den diğer ülkelere geçmiş durumda. Ancak dikkat edin, sınırda durdurabildikleri 20 bin civarı insan var. Yani 200 binin yüzde 10'una denk geliyor. Geri kalanların bir bölümünü önümüzdeki haftalarda Eyfel Kulesi'nde ya da Berlin'de görme ihtimalimiz var. Avrupa'nın, göçün durdurulmasını esas alacak ve Ortadoğu'da göçe neden olan ülkelerdeki sorunların giderilmesine yönelik projelere destek vererek, Türkiye'yle ortak hareket etmesi gerekiyor. İdlib'te rejimin saldırılarının durdurulması noktasında Avrupa ülkelerinin çok da fazla varlık gösteremediklerini görüyoruz. Yunanistan'ın üzerinde Almanya baskısı var. Öyle bir noktaya gelecek ki, onlar da sınır kapılarını açmak durumunda kalacaklar."

"BU YAKLAŞIM İÇERİDE ÇOK BÜYÜK SORUNLARA NEDEN OLACAK"

Almanya'nın reşit olmayan sığınmacıları alma kararının insanlık dışı bir uygulama olduğunu söyleyen Güçlüer, "Aile desteğine muhtaç çocukları alıp, anne ve babalarını almazsanız bu çocuklara ne yapacaksınız? Birtakım kamplarda Almanlaştırma ya da Almanya için Nazi benzeri uygulamalarla o insanları belirli kotaların içerisinde eritme gibi planları olabilir. Bu karar, Avrupa'nın sosyo-genetik kodlarındaki sömürgeci emperyalist uygulamalara yeniden dönüleceğinin çok ciddi işaretlerindendir. Çok talihsiz bir açıklama. Almanya bu çocuklara nerede ve hangi uygulamalarla bakacağını acilen açıklamalı. Çok korkunç bir şey. Almanya, Orta Çağ zihniyetiyle göçmenleri durdurmaya çalışırken içeride çok daha büyük sorunlara neden olacak. Umarım çok geç olmadan bunu anlarlar. Çok yanlış bir karar. Hem Almanya'da hem de Avrupa'da ciddi sosyal kolektif davranış biçiminde sosyal hareketler oluşmak üzere. Doğal sosyal hareketlere ve sosyal patlamalara sebebiyet vermek üzereler" diye konuştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------Detay görüntüler-Eray Güçlüer ile röportaj

Haber: Melis KARAKUZULU - Kamera: Ahmet Turhan ALTAY/İZMİR, DHA

================

İndiği otomobilin altında kalan Tuğçe, yaralandı KOCAELİ'nin Gölcük ilçesinde, kendisini okuldan alarak, eve getiren komşularının kullandığı otomobilden inen Tuğçe Z. (13), geri manevra sırasında altında kaldı. Yaralanan Tuğçe Z., hastanede tedaviye alındı.

Kaza, öğleden sonra, Değirmendere'nin Topçular Mahallesi'ndeki 3062 Sokak'ta meydana geldi. Meryem Ş., 41 E 6103 plakalı otomobiliyle Turgut Özal Ortaokulu'nda eğitim gören komşusunun kızı Tuğçe Z.'yi alarak, evinin bulunduğu sokağa getirdi. Tuğçe Z., otomobilden indikten sonra arkasından geçerken, Meryem Ş.'nin geri manevrası sırasında altında kaldı. Çevredekilerin seslenmesi üzerine Meryem Ş., aracı durdurup, panikle indi. İhbarla gelen sağlık görevlileri, Tuğçe'yi aracın altında çıkarıp, ilk müdahalesinin ardından ambulansla Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Tedaviye alınan Tuğçe Z.'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Ambulansın gelişi-Çocuğun ambulanstan indirilmesi ve acil servise götürülmesi-Hastaneden görüntü-Olay yerinden fotoğraf

HABER-KAMERA: Soner GÜLEZER/GÖLCÜK (Kocaeli),  

===============================

Kayıp olarak aranırken toprağa gömülü cesedi bulundu: 5 gözaltı BURSA'da, 1 haftadır kayıp olan İbrahim Karakoç'un (45), ormanlık alanda toprağa gömülü halde cesedi bulundu. Polisin bıçaklandığı belirlediği Karakoç'un ölümü ile ilgili 2'si kadın 5 şüpheli gözaltına alındı. 

Olay, dün öğle saatlerinde, merkez Osmangazi ilçesi Karabalçık ile Selçukgazi mahalleleri arasındaki ormanlık alanda meydana geldi. Ormanlık alanda toprağın kazıldığını fark eden mahalleli, bölgeye gittiklerinde bir erkeğe ait ceset buldu. Mahallelinin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Polisin yaptığı incelemede cesedin, yaklaşık 1 haftadır kayıp olarak aranan İbrahim Karakoç'a ait olduğu tespit edildi. 

Karakoç'un cesedi üzerine yapılan incelemede, vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanarak öldürüldüğü de belirlendi. Bunun üzerine polis ekiplerince şüphelileri yakalamak için çalışma başlatıldı. İbrahim Karakoç'un telefonundaki son aramaları inceleyen ekipler, araştırmayı genişletti. Yapılan incelemeler sonucu şüphelilerin M.A., İ.M.Ş., S.A., S.K. ve S.A. olduğu belirlendi. Bunun üzerine belirlenen adrese operasyon düzenleyen polis, 2'si kadın 5 şüpheliyi gözaltına aldı.

Şüphelilerin sorgularında Karakoç ile borç alma nedeniyle tartıştıklarını söyledikleri öğrenildi.

Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürülen şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Şüphelilerin adliyeye girişi-Adliye binasından detaylar-Ölen İbrahim Karakoç'un fotoğrafları

Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA,

===================================

Ayrıldığı eşi 7 yaşındaki kızının gözü önünde vurup sakat bıraktı MERSİN'de sokak ortasında 7 yaşındaki kızının gözü önünde ayrıldığı eşi Özkan Yarbi (35) tarafından pompalı tüfekle vurularak sakat bırakılan Hatun Koç (28), sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Olay, geçen yıl 27 Mayıs'ta merkez Toroslar ilçesi Arpaç Sakarlar mevkisinde meydana geldi. Özkan Yarbi velayeti annesinde olan 7 yaşındaki kızına bayram alışverişi yapmak için eski eşi Hatun Koç ile otogar yakınlarında buluştu. Çocuğunu alan Yarbi, arabasına bindirdiği eski eşi ile tartışmaya başladı. Koç ile yeniden barışmak isteyen Yarbi, olumsuz yanıt alınca aracı ıssız bir alana doğru sürmeye başladı. Şüphelenen Koç, bir süre sonra yavaşlayan araçtan inip kaçmaya başladı. Araçtan inen Yarbi, yanında getirdiği pompalı tüfekle çocuğunun gözleri önünde Koç'a 3 el ateş etti. Sağ ayağından yaralanan Koç, hastaneye kaldırıldı. Polis tarafından yakalanan Özkan Yarbi ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Günlerce süren tedavinin ardından taburcu olan Hatun Koç'un sağ ayağı sakat kaldı. Olayın ardından Yarbi hakkında 'kasten yaralama' suçundan iddianame hazırlandı.

ADALET İSTİYORUMYaşadıklarını Demirören Haber Ajansı muhabirine anlatan 4 ve 7 yaşında iki çocuk annesi Hatun Koç, Özkan Yarbi ile 2012 yılında evlendiklerini ve evli kaldıkları 7 yıl içerisinde sürekli şiddete maruz kaldığını söyledi. Eşinin önce yüzünün sol tarafını felç bıraktığını ardından da ayağını sakat bıraktığını dile getiren Koç, "Ben ölmek istemiyorum. Lütfen önlem alınsın. Beni dövdü, evimi yaktı sakat bıraktı. Söylediği her şeyi yaptı. Şimdi de çıkınca seni öldüreceğim diye tehdit ediyor. 29 dosyamız olmasına rağmen bu adam hiçbir zaman cezaevine girmedi. Beni bıçakladı sol tarafım felç kaldı. Şu anda tutuklu ve bu yaptıklarından dolayı cezalandırılmasını istiyorum. Bu adamın 20 sene kesinleşmiş cezası var. Bu yüzden de beni tehdit ediyor. 'Zaten 20 sene cezam var, ben çıkıp seni öldürürüm, ondan sonra hepsini yatarım' diye tehdit ediyor. Bu şahıs daha ne yapabilir. Yetkililerin sesimizi duymasını istiyoruz. Ben ölmeden önce yetkililer bir şey yapsın. Çocuklarımın annesiz kalmasını istemiyorum. Çocuğum halen baba kelimesini kullanmıyor. Halen 'anne sen vurulma' diyor. Benim vurulduğum yerlere bakıp, yaralı yerlerimi öpüyor" dedi.

Mağdur kadının annesi Teslime Evecan (50) da kızının yıllardır şiddete maruz kaldığını dile getirerek, "Artık yeter. Bu kişi içeriden çıkmasın. Cezasını çeksin" diye konuştu.

OLAY ANININ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Öte yandan olay anına ait cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Bir vatandaş tarafından çekilen görüntülerde, Yarbi, eski eşi Koç'u, önce darp edip yere düşürüyor. Ardından 7 yaşındaki kızının önünde yerde yatan kadının önce dizine ardından da topuğuna pompalı tüfekle ateş edip, olay yerinden ayrılıyor. Kanlar içinde kalan kadın ise çığlık atarak çevreden yardım istiyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜM--------------------------------Hatun Koç'un vurulma anı-Hatun Koç ile röp.-Annesi Teslime Evecan ile röp

Haber-Kamera: Soner AYDIN/MERSİN,

================================

400 yıllık çınar ağacından tekrar dumanlar yükseldi BURSA'da, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından dün akşam yakılan ve 400 yıllık olduğu tahmin edilen çınar ağacından sabah saatlerinde yeniden dumanlar yükseldi. Bölge halkı, küçük çaplı alevleri kendi imkanlarıyla söndürürken, yetkililer incelemelerde bulundu.

Bursa'nın İnegöl ilçesi kırsal Hacıkara Mahallesi'nde bir tarlanın içinde yükselen, yaklaşık 400 yıllık çınar ağacı, dün akşam saatlerinde kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından kökünden ateşe verildi. Yaklaşık 400 yıllık olan 3 metre genişliğinde, 15 metre uzunluğundaki ağacın yandığını görenler, durumu itfaiyeye bildirdi. Gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle alevler kısa sürede söndürüldü.

TEKRAR DUMANLAR YÜKSELDİDün akşam saatlerinde alevleri söndürülen çınar ağacının, bu kez sabah saatlerinde iç kısmından dumanlar çıkmaya başladı. Bunun üzerine bölge halkı, traktörlerin arkasına bağladıkları su pompalarıyla müdahale ederek, küçük çaplı alevleri söndürdü.

BELEDİYE EKİPLERİ İNCELEMEDE BULUNDUİnegöl Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri de yanan çınar ağacında incelemelerde bulundu. Gövde kısmının iç tarafı tamamen yanan çınar ağacının kesilip kesilmeyeceği, yapılan incelemelerden sonra belli olacak.

'AĞAÇ ŞU AN TEHLİKE SAÇIYOR'Yangının nasıl çıktığını anlamadıklarını söyleyen Hacıkara Köyü Muhtarı Kamettin Kayıhan, "Komşular ağaçtan alevlerin çıktığını fark etti. Hemen itfaiye çağırdılar. Yangın akşam saatlerinde söndürüldü fakat gece saatlerinde ağaç tekrar yanmaya başladı. Saat 12.00'de biz tekrar itfaiye çağırdık. Yine yangın söndürüldü fakat saat 9.00'da ağaç tekrar yanmaya başladı. Kasıtlı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çocuklar oynarken yanlışlıkla yakmıştır diye tahmin ediyorum. Kasıtlı bir şey yok. Ben 65 yaşındayım, 65 senedir ağaç böyle duruyor. Ağacı kesmemiz lazım. Şu an tehlike saçıyor. Çocuklar burada oyun oynuyor, hayvanlar geçiyor. Ağaç iç kısımdan yandığı için söndürülemiyor. Rüzgarda devrilme tehlikesi var. O yüzden belediye yetkilileri inceleme yaptıktan sonra ağaç kesilecektir diye düşünüyorum" dedi.  

'KÖYÜMÜZÜN SİMGESİ HALİNE GELMİŞTİ'Köyün simgesi haline gelen ağacın yok olmasından dolayı üzgün olduklarını dile getiren Hacıkara Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Şevket Coşkun, "Kimsenin kasıtlı yakacağına ihtimal vermiyorum. Üzgünüz, elimizden gelen müdahaleyi yapıyoruz. Daha sonra itfaiye geldi. Gece tekrar tutuşunca komşularımız müdahale etti. İtfaiye ekipleri, saat 02.00'ye kadar uğraştı. Sabah tekrar dumanlar yükselmesi sonucu arkadaşlarımız tekrar müdahale etti. Üzgünüz, tarihi bir ağaç, çocukların altında oynadığı alandaki büyük bir ağaç, köyümüzün simgesi haline gelmişti. Festivallerimizde, etkinliklerimizde kullandığımız bir yerdeki tarihi bir ağacın yok olması bizleri üzüyor. Biz de araştırıyoruz, yetkililer de araştırıyor. Gerekli müdahaleleri yapıyoruz. Kurtarmaya çalışıyoruz. Kurtarabilirsek kurtaracağız. Kurtaramazsak, mühendisler ne derse onu yapacağız" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü-----------------------Çınar ağacından detaylar-Köylülerin ağaca müdahalesinden detaylar-Drone görüntüleri-Anons

Haber: Semih ŞAHİN-Huzeyfe ÖZDEMİR - Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL, (Bursa),

=======================================

Öğrenciler, ebru sanatında buluştu

MERSİN'in Erdemli ilçesinde "7 den 70'e eski nesil ile yeni neslin ebru sanatında buluşması" projesi kapsamında öğrenciler, huzurevi sakinleriyle ebru sanatı yaptı.  

Erdemli Huzurevi'nde gerçekleştirilen ebru sanatı çalışmasında öğrenciler, huzurevi sakinleriyle bir arada vakit geçirirken sanat öğrendi. Erdemli Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu (ASO) Müdürlüğü bünyesinde usta öğreticilik yapan Emine Kurtulan ile Fadime Aşçı'nın eğitmenliğinde huzurevi sakinleriyle öğrenciler ebru çalışmalarından kendi eserlerini ortaya çıkardı. Erdemli İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Açıkyörük, Huzurevi Müdürlüğü ile yaptıkları protokol ile öğrenciler ve huzurevi sakinlerini bir araya getirdiklerini belirtti. İlçe genelinden ilk etapta 10 okuldan 100 öğrencinin etkinliğe katıldığını söyleyen Açıkyörük, "Eski nesil ile yeni neslin bir arada olmasından mutluluk duyuyoruz. Huzurevinde kalan yaşlılarımıza yalnız olmadıklarını her zaman yanlarında olduğumuzu gösteriyoruz" dedi.

ÇALIŞMALARDAN SERGİ AÇILACAK 

Huzurevi sakinleri temsilcisi Şabettin Akkaya, haftada iki gün ebru çalışmaları gerçekleştirdiklerini belirterek, 20 Mart tarihinde bu çalışmalardan oluşan bir sergi açacaklarını açıkladı. Şabettin Akkaya, çocuklarla bir arada olmaktan mutluluk duyduklarını belirtti. 

Huzurevi sakinlerinden Eyüp Kırcılı, güzel bir sanat öğrendiklerini belirterek, öğrencilerle bu sanatı yapmaya çalıştıklarını söyledi. Projeyi hazırlayanlara teşekkür eden Kırcılı, huzurevi sakinleriyle öğrencilerin bir sanat dalı üzerinden kaynaşmasının harika bir gelişme olduğunu vurguladı. Öğrencilerden Ali Efe Toga ise ebru sanatıyla değişik desenler çıkartmayı öğrendiklerini söyleyerek, huzurevi sakinlerinin kendilerine çok değerli öğütler verdiğini ve onlarla hoş vakit geçirdiklerini kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------------Yaşlılar ve öğrenciler ebru sanatı yaparken-Yaşlılar ve öğrencilerin görüntüsü-Ebru sanatı görüntüsü-Erdemli Huzurevi Yaşlı temsilcisi Şabettin Akkaya ile röportaj-Öğrenciler ile röportaj-İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Açıkyörük ile röportaj

Haber-Kamera: Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ,(Mersin),

===================================

Amik Ovası, baharın gelişiyle rengarenk oldu

HATAY'ın bereketli topraklarına sahip olan Reyhanlı ilçesineki Amik Ovası, çiçeklerin açması ile birlikte rengarenk bir ovaya dönüştü. 

Reyhanlı ilçesindeki Amik Ovası'nda arazilere ekili olan çeşitli meyve türleri de çiçek açmaya başladı. Adeta bir renk cümbüşüne dönen Amik Ovası'nda buğday ekili arazilerin yanı sıra meyve bahçelerindeki farklı renklilik görenleri de hayrete düşüyor. Yanına çocuklarını alan vatandaşlar renkli çiçeklerle bezenmiş olan ovada piknik yapıp, gezerken bazı vatandaşlarda ağaçların arasında gezinerek baharın tadını çıkarıyor.

Çocuklarıyla geldiği renkli çiçeklerin açtığı meyve bahçesinde fotoğraf çektiren Ömer Faruk Ezer, Amik Ovası'na baharın geldiğini söyleyerek, çocukları ile baharın ve bu güzelliğin tadını çıkardığını belirtti.

Görüntü Dökümü--------------------------Amik Ovası'ndan detaylar-Ağaç ve çiçeklerden detay-Gezintiye çıkan Ezer ailesi-Fotoğraf çekilmeleri

-Ezer ailesinin konuşması

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI(Hatay),


Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title